Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yurt Savunma Sanayi TT Forum Ziyareti
#31
(17-12-2012, 01:02 AM)yanik61 demiş ki: Burada yapılan övgüden bahsediliyor. Bu övgünün neye yapıldığını anlamak çok zor olmasa gerek.
Övgü, yapılan davete, misafirperverliğe, hataların kabul edilip, isteklerin ve taleplerin yerine getirilmesine söz vermelerine
ve bu uğurda göstermiş oldukları cesaretedir. Ayrıca, tümüyle yenilenmiş bir oluşumadır.

Bundan sonra fabrikanın atacak olduğu adımlar, duruş ve verilen sözlerin yerine getirilmesi kendi lehlerine olacak bir durumdur.

Politikacılar meydanlara seçmeni toplar, eser gürler mangalda kül bırakmazlar sonrası hazindir, sevinçdir bunu zaman gösterir bildiğiniz üzere.
Son kullanıcı ne zaman şikayetlerden arızalardan kurtulur işte o zaman benim için övme sırası gelir emin olun ilk ön sıralarda ben olurum, o zamana kadar benim için ciddi bir durum yoktur. Bu yüzden son kullanıcıya hazır silahların testine bu kadar önem veriyorum. Yoksa bunu anlamak emin olun zor olmadı Sn. Yanık61, herkesin beklentileri bu konuda farklı ve takdirleride farklı olacaktır, neyi takdir ettiğiniz kişiden kişiye değişen bir durum. İşaret etmeye çalıştığım şey buydu. Tüm katılan üyeler emek vermişler sağolsunlar.
Saygılar..
 
Alıntı

#32
Bu çok değerli paylaşım için emek verenlere bende teşekkür etmek isterim. Firma yetkililerinide davranışlarından ötürü kutlarım.

Yurt Savunma umarım yakaladığı bu olumlu havayı kaybetmeden üretimine devam eder. Bununda tek yolunu onlar benden iyi biliyor.

 
Alıntı

#33
Samsun'a kadar gidip zaman ayırıp, fabrikayı gezenlere, görüşlerini paylaşanlara, iyi niyetle kapısını incelemeye açanlara birşey demiyorum. Bu konuda teşekkür etmek dışında fazla denecek birşey de yok .Mesele iyiniyet sorgulaması değil zaten.

Bu gezi gündeme geldiği zaman birkaç kez, bu incelemenin bir standarta bağlanmasını, hangi testlerin yapılacağı konusunda firmayla mutabakat sağlanmasını anlatmaya çalıştım. Benim gördüğüm kadarıyla genel bir görüşme, tesis gezintisi ve üretilen silahlarla az miktarda atış yapılmış.

Bunun için de zahmet harcanmış yine teşekkürler. Fakat bu notlardan yola çıkarak firmaya ilişkin net bir incelemenin yapıldığını söylemek mümkün değil. Giden ekip elinden geldiği kadar inceleme yapmış. En azından firmanın kendi sitesinde yer alan bazı testlerin, donmuş halde ve sıcakta, çamur veya kumlu ortamda bırakılarak, atış testleri yapılabilirdi. Bu ortamlarda 50 şer atış yapılsaydı en azından. Benim anlayabildiğim kadarıyla firma daha kapsamlı bir teste de hazırmış zaten. Arkadaşlar ellerinden geleni yapmışlar fakat bu testleri yapacaklarını firmaya bildirip bildirmediklerini bilmiyoruz. Firma muhtemelen kabul ederdi.

Son kullanıcı olarak, ışıl işlem veya metalürji, kalibrasyon gibi konuları ben açıkçası merak etmiyorum. Bunlar geziyle anlaşılacak konular da değil zaten. Fakat hazır poligonları varken, firma da istekli iken, zaman elverdiği ölçüde iyi bir test yapılabilirdi diye düşünüyorum, çünkü sadece bu tür bir test, son kullanıcıya ürünün ne ifade ettiğini gösterebilir.

Burada firmaya da sorumluluk düşüyor, bu gezi notlarının yazılacağını bilerek, daha kapsamlı bir ortamı test için hazır edebililirlerdi. Geziden çıkan sonuç, bu firmanın ürünleri için bir süre daha beklenilmesi gerektiği, yeni üretimlerine bakarak karar verilmesi oldu benim için.







































 
Alıntı

#34
Sn.Mirgun bazı şeyler içinize mi doğuyor, yoksa sizde sofilik, ermişlik mi var bilemedim şimdi Smile Hislerinize hayranım.

Efendim Ankara (Angara) ekibi olarak sizin bahsettiğinizden çok daha fazlasını yapıp, olanı olduğu gibi ortaya koymak adına, günlerdir buluşup, bir plan çiziyorduk. Halihazırda Türkiye'mizin gerçekten büyük makine fabrikalarında, ciddi parkurlarda çalışan makine mühendisi, metalürji mühendisi ve polimer enjeksiyon konularına hakim olan yetkin bir mühendisten oluşacak teknik bir ekip ile beraber, ömrü silahlar içinde geçmiş bir özel kuvvetler mensubu büyüğümüzü de alarak, gerek benim gibi amatör ruhla silahlarla ilgilenen, gerekse profesyonel manada işi gereği silahlarla iltisakı olan memur-sivil üyelerle birlikte Samsun'a gidecektik.. Günlerdir her detayını fotoğrafladığım P99 ile TP9'un kıyaslamasını yapacak, mevcut ham madde ve diğer malzemelerden bedeli mukabili numuneler alacak, üretimi bitmiş olan silahlar arasından rastgele 2-3 adet seçerek kontrol ve atış yapacak, polimer hamurun karışımı, enjeksiyon usulü, malzemenin mukavemeti gibi konuları detaylıca ve uzman gözüyle burada irdeleyecektik.

Firma hakkında atılı bulunan "ferrokrom" iddialarını, kullandıkları metallerdeki değişken sertlik iddialarını açıklığa kavuşturacaktık. Getirilecek olan numunelerin irdelenmesi, ne olduklarının ortaya konulması hususlarında da ikili ilişkilerimizi devreye sokmuştuk. Yine yapılan ısıl işlemin niteliği, oluşan yüzey sertliği, mevcut alet, edevat, cihaz ve diğer makine parkurlarının yeterliliği, işçilerin ve formenlerin vasıfları, konuya bakış açıları, çalışma istekleri gibi konuları, bu konularla hayatını geçirmiş teknik ekibimizle değerlendirecektik.

Biz günlerdir bir araya gelerek bu konuları konuşuyorduk. Dikkat ederseniz Angara ekibi son günlerde sürekli birşeyler yiyip, içerken fotoğraflanıyor. Sebeb-i mucibesi budur efendim..

Devlet memuru olan üyeler izin alabilmek için neler yaptı bilemezsiniz, amiriyle çatışanlar oldu. Özel sektörde fevkalade yoğun şekilde çalışan üyeler sırf o bir günü boşa çıkarabilmek adına günlerdir fazla mesaiye kaldı, yaklaşık 10 kişi iş yeriyle ve eviyle ciddi sorunları göze alıp, gelmek için her şeyi yaptı.

Hatta firmanın günlük olağan halini görüp, en naturel halini resmedebilmek adına, "freze uçlarının, kesici kalem setlerinin ve diğer iş-işlem için kullanılan sert maden başlıkların zamanında değişip değişmediğinin çok önemli olduğu" gibi bir yanlış yönlendirmeyi yapmaktan da geri durmadık.

Amacımız dediğim gibi fabrikanın bizim için hazırlanıp hazırlanmadığını anlamak, doğal haliyle mi yoksa makyajla mı karşımıza çıktıklarını anlamaktı. Ama gitmesek de anladık Big Grin

Biz aslında her şeyi kendimizce planlayıp, programlayıp, listeleyip ortaya çıkmaya hazırlanırken, hiç de beklemediğimiz ve hak etmediğimizi düşündüğümüz şeylerle karşılaştık.

Efendim, bize "abartmayın" denildi. Her şeyin gösterilemeyeceği söylendi.

Biz de günlerdir kafa patlattığımız, toplam 10-11 saatlik bir yolculuğa katlanacağımız ancak nihayetinde fabrikanın hazırlayıp verdiği şablon bilgilerden daha fazlasına ulaşamayacağımız bir "gezi" ye gitmeyi uygun bulmadık. Belki sırf Angara ekibini temsilen bir arabaya doluşup gidebilirdik ama o anın moral bozukluğuyla kimse bunu istemedi. Neticede yollar buz, iç anadoluyu karadenize bağlayan yollardan bazı noktalar tıkalı, sabah saat 5 gibi çıkılmalı ki yetişilsin.. "Gezi" için onca meşakkate ve riske kimse girmedi.

Ayrıca arzında zaruret görüğümüz diğer hususlardan birisi de firmanın özellikle Angara ekibini çok ama çok yanlış anlamalarıdır.

Bu buluşma lafzı ortaya atıldığında söylenen "5 üyenin geliş gidiş uçak bedellerinin karışılanacağı" idi. Biz ise madem bu masraf yapılacak, o halde aynı paraya neden daha fazla kişi katılamasın, neden daha yetkin kişilerin inceleyip, irdeleyip paylaşımda bulunmaları sağlanamasın diye düşündük. Bunu da günler öncesinden ben yazdım. Bir minibüs kiralayıp (150 TL idi), içine doluşup, sabah saat 4-5 gibi yola çıkıp, incelemelerimizi yaptıktan sonra tekrar aheste aheste dönecektik.

Sağolsun Sn.Caytmazoğlu konuyu firmaya iletti. Firmanın olumlu olduğunu bize söyledi.. Ancak bize ne dönüş oldu ne de bir şey. Ben bunları da malum konu başlığında yazdım zaten. Hafta sonu için önceden araç ayırtılmazsa, rent a car'larda araç bulmak zulüm oluyor. Ama buna rağmen cuma günü öğleden sonrasına kadar bize dönüş olmadı. O saatten sonra da arayan yine Sn.Caytmazoğlu oldu. Firmadaki bir görevlinin bizi dinlemediğine, bunun yerine bizi yaftaladığına kâni olduk.

3 kişinin gidiş dönüş uçak masrafı ne tutar bilemiyorum ama herhalde 500 TL'den de epeyce fazladır.. Bizim gayretimiz 10 kişinin yakıtıyla ulaşımıyla 500 TL veya daha az bir mesarifle naklini sağlamaktı. Nedense çıkarcı, menfaatçi addedildik..

Bu sözleri işittikten sonrada hiç birimizde istek vesair kalmadı. Bizde "Firmanın davetiyle masraflar karşılanarak gittiğimize göre, herhalde olumsuz şeyler yazarsak zılgıtı yeriz" fikri hasıl oldu.

Bu nedenle akşam saat 19:00'da gerçekleşen buluşmada, kendi tutacağımız araçla, kendi imkanlarımızla gidelim kanaati pekişti. Sn.Darre'nin 1 saat süre görüşmeleri nihayetinde araya hatır ve gönül koyarak, rica ve minnet ile 2002 model bir caravelle'yi ayarladık. Ancak bu esnada gerçekleşen bazı telefon görüşmelerinden sonra, bizde o istek de kalmadı. İstediğimiz gibi bir incelemeyi yapamayacağımızı anladık.

Konudan ortak kanaat ile sarf-ı nazar edildi.
 
Alıntı

#35
Sn. yakuzz,

Bu inceleme gezisine hazırlanırken olan sizin göbeklere oldu. Kokoreçti, pastırmaydı derken olayı ekmekle bir üst boyuta taşıdınız. Hanımlar nezdindeki kredinizi de epey zorladınız. Kıymetli bir büyüğümüzün ifadesiyle bundan sonraki buluşmalar için eşlerinizden "yengen vizesi" kolay kolay çıkmaz. Smile

Hayırlısı olsun artık.

Selamlar
 
Alıntı

#36
Sn. Mirgun ben sizin Yurt savunma gezisine iştirak edeceğinizi düşünmüştüm. Demek ki sizde gitmediniz.

Sn. Pinus önümüzdeki maçlara bakacağız.

Açıkçası böyle bir daveti Tisaş firmasından bekliyordum. Yurt savunmadan gelmesi beni şaşırttı. İnşallah dünya standartlarında silah üretmesi için vesile olur. Tüm forum ahalisi olarak bundan gurur duyarız.
 
Alıntı

#37
Firmanın 1 yıl önce yaptığı açıklama var, aralık 2011'de bir gazete yer almış, özetle "10 bin atım yaptık sorun yok. Eksi artı 40 derecede 7 saat beklettik, sorun yok" diyor. Silah satışı çıktı bir dizi eksiklik bulundu. 2012 aralık ayında gezen arkadaşlara "Bu hataları düzelteceğiz" açıklaması geldi. Soralım bizde o zaman..

- 10 bin atımı niye yaptınız, bu kadar sorunlu silahı neden satışa sundunuz?
- İyi niyetlisiniz tamam, 2011'de 10 bin atımda bulamadığınız sorunları nasıl oluyorda en fazla 100 mermi atan son kullanıcı hemen buluyor?
- 10 bin mermiyi kime attırdınız?
- F-35 için bazı parçaları üretiyorsunuz, peki Amerikalı'ya böyle geri çağrılıp elden geçirilecek kadar sorunlu parça satabiliyor musunuz? Ürünleriniz sorunlu çıktığında Amerikalı size ne yapıyor?
- Namlu ve sürgü, metal dayanıklılık için uluslararası bir test evinden onay almayı düşünüyor musunuz? Walther, HK vb hala test evlerinden onay alıyor, rekabet için bu yolu denemeyi düşünüyor musunuz? Bu firmalar hala bağımsız test onayları alırken siz, kısa namlu ömrü olan silahları, neden aynı bedelle satmaya çalışıyorsunuz?
- 10 bin atımda sorunları bulamayan bir sisteminiz var, bu sistemle sorunları nasıl çözeceksiniz? Silah satıp, bir yol sonra yine, "iyiniyetliyiz, sorunlarımızı çözeceğiz" demeyeceğinizin garantisi var mı?


 
Alıntı

#38
(17-12-2012, 10:39 AM)yakuzz demiş ki: Sn.Mirgun bazı şeyler içinize mi doğuyor, yoksa sizde sofilik, ermişlik mi var bilemedim şimdi Smile Hislerinize hayranım.

Efendim Ankara (Angara) ekibi olarak sizin bahsettiğinizden çok daha fazlasını yapıp, olanı olduğu gibi ortaya koymak adına günlerdir buluşup, bir plan çiziyorduk. Halihazırda Türkiye'mizin gerçekten büyük makine fabrikalarında, ciddi parkurlarda çalışan makine mühendisi, metalürji mühendisi ve polimer enjeksiyon konularına hakim olan yetkin bir mühendisten oluşacak teknik bir ekip ile beraber, ömrü silahlar içinde geçmiş bir özel kuvvetler mensubu büyüğümüzü de alarak, gerek benim gibi amatör ruhla silahlarla ilgilenen, gerekse profesyonel manada işi gereği silahlarla iltisakı olan memur-sivil üyelerle birlikte Samsun'a gidecektik. Günlerdir her detayını fotoğrafladığım P99 ile TP9'un kıyaslamasını yapacak, mevcut ham madde ve diğer malzemelerden bedeli mukabili numuneler alacak, üretimi bitmiş olan silahlar arasından rastgele 2-3 adet seçerek kontrol ve atış yapacak, polimer hamurun karışımı, enjeksiyon usulü, malzemenin mukavemeti gibi konuları detaylıca ve uzman gözüyle burada irdeleyecektik.

Firma hakkında atılı bulunan "ferrokrom" iddialarını, kullandıkları metallerdeki değişken sertlik iddialarını açıklığa kavuşturacaktık. Getirilecek olan numunelerin irdelenmesi, ne olduklarının ortaya konulması hususlarında da ikili ilişkilerimizi devreye sokmuştuk. Yine yapılan ısıl işlemin niteliği, oluşan yüzey sertliği, mevcut alet, edevat, cihaz ve diğer makine parkurlarının yeterliliği, işçilerin ve formenlerin vasıfları, konuya bakış açıları, çalışma istekleri gibi konuları, bu konularla hayatını geçirmiş teknik ekibimizle değerlendirecektik.

Biz günlerdir bir araya gelerek bu konuları konuşuyorduk. Dikkat ederseniz Angara ekibi son günlerde sürekli birşeyler yiyip, içerken fotoğraflanıyor. Sebeb-i mucibesi budur efendim..

Devlet memuru olan üyeler izin alabilmek için neler yaptı bilemezsiniz, amiriyle çatışanlar oldu. Özel sektörde fevkalade yoğun şekilde çalışan üyeler sırf o bir günü boşa çıkarabilmek adına günlerdir fazla mesaiye kaldı, yaklaşık 10 kişi iş yeriyle ve eviyle ciddi sorunları göze alıp, gelmek için her şeyi yaptı.

Hatta firmanın günlük olağan halini görüp, en naturel halini resmedebilmek adına, "freze uçlarının, kesici kalem setlerinin ve diğer iş-işlem için kullanılan sert maden başlıkların zamanında değişip değişmediğinin çok önemli olduğu" gibi bir yanlış yönlendirmeyi yapmaktan da geri durmadık.

Amacımız dediğim gibi fabrikanın bizim için hazırlanıp hazırlanmadığını anlamak, doğal haliyle mi yoksa makyajla mı karşımıza çıktıklarını anlamaktı. Ama gitmesek de anladık Big Grin

Biz aslında herşeyi kendimizce planlayıp, programlayıp, listeleyip ortaya çıkmaya hazırlanırken, hiç de beklemediğimiz ve hak etmediğimizi düşündüğümüz şeylerle karşılaştık.

Efendim bize "abartmayın" denildi. Her şeyin gösterilemeyeceği söylendi.

Biz de günlerdir kafa patlattığımız, toplam 10-11 saatlik bir yolculuğa katlanacağımız ancak nihayetinde fabrikanın hazırlayıp verdiği şablon bilgilerden daha fazlasına ulaşamayacağımız bir "gezi" ye gitmeyi uygun bulmadık. Belki sırf Angara ekibini temsilen bir arabaya doluşup gidebilirdik ama o anın moral bozukluğuyla kimse bunu istemedi. Neticede yollar buz, iç anadoluyu karadenize bağlayan yollardan bazı noktalar tıkalı, sabah saat 5 gibi çıkılmalı ki yetişilsin.. Gezi için onca meşakkate ve riske kimse girmedi.

Ayrıca arzında zaruret görüğümüz diğer hususlardan birisi de firmanın özellikle Angara ekibini çok ama çok yanlış anlamalarıdır.

Bu buluşma lafzı ortaya atıldığında söylenen "5 üyenin geliş gidiş uçak bedellerinin karışılanacağı" idi. Biz ise madem bu masraf yapılacak, o halde aynı paraya neden daha fazla kişi katılamasın, neden daha yetkin kişilerin inceleyip, irdeleyip paylaşımda bulunmaları sağlanamasın diye düşündük. Bunu da günler öncesinden ben yazdım. Bir minibüs kiralıyıp (150 TL idi), içine doluşup, sabah saat 4-5 gibi yola çıkıp, incelemelerimizi yaptıktan sonra tekrar aheste aheste dönecektik.

Sağolsun Sn.Caytmazoğlu konuyu firmaya iletti. Firmanın olumlu olduğunu bize söyledi. Ancak biz ne dönüş oldu ne birşey. Ben bunları da malum konu başlığında yazdım zaten. Hafta sonu için önceden araç ayırtılmazsa rent a car'larda araç bulmak zulüm. Ama buna rağmen cuma günü öğleden sonrasına kadar bize dönüş olmadı. O saatten sonra da arayan yine Sn.Caytmazoğlu oldu. Firmadaki bir görevlinin bizi dinlemediğine, bunun yerine yaftaladığına kâni olduk.

3 kişinin gidiş dönüş uçak masrafı ne tutar bilemiyorum ama herhalde 500 TL'den de epeyce fazladır. Gayretimiz 10 kişiyi, yakıtıyla ulaşımıyla 500 TL veya daha az bir mesarifle naklini sağlamaktı. Nedense çıkarcı, menfaatçi addedildik..

Bu sözleri işittikten sonrada hiç birimizde istek vesair kalmadı. Bizde "Firmanın davetiyle masraflar karşılanarak gittiğimize göre, herhalde olumsuz şeyler yazarsak zılgıtı yeriz" fikri hasıl oldu.

Bu nedenle akşam saat 19:00'da gerçekleşen buluşmada, kendi tutacağımız araçla, kendi imkanlarımızla gidelim kanaati pekişti. Sn.Darre'nin 1 saat süre görüşmeleri nihayetinde araya hatır ve gönül koyarak, rica ve minnet ile 2002 model bir caravelle'yi ayarladık. Ancak bu esnada gerçekleşen bazı telefon görüşmelerinden sonra, bizde o istek de kalmadı. İstediğimiz gibi bir incelemeyi yapamayacağımızı anladık.

Konudan ortak kanaat ile sarf-ı nazar edildi.

Sn.Yakuzz bu dediklerinizi yapabilseydiniz çok daha detaylı bilgilerimiz olurdu.Üzüldüm şahsenUndecided
 
Alıntı

#39
Sn.Pinus ben ne kahveye giderim, ne cafeye. Evcimen biriyimdir. Şu son günlerdeki aşırı hareketliliğimden ve arabanın deposunun zırt pırt boşalmasından dolayı hanım iyice kıllandı.

Telefon hiç susmuyor. Her seferinde dakikalarca görüşmeler oluyor. Konuşma içinde sürekli "makine, parkur, fabrika, mühendis, alet, işçilik, kiralık araba" kelamları geçiyor. Ömrü boyunca acil, 112, hastane, nöbet, exitus, yaralı gibi kelimeleri duydu kadıncağız.

Hele hele Darre'li, Kararsız'lı, Türkmenoğlu'lu, Mercankaya'lı, Ecorotti'li, Golema'lı, Metin06'lı Mirgun'lu cümleleri izah etmek hiç kolay olmuyor Big Grin
 
Alıntı

#40
Sn Yakuzz Whatsapp'tan görüşelim.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi