Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
UZUN MESAFE ATICILIĞINA İLK ADIM...
#1
Öncelikle Tüm forum üyelerimizin ve ziyaretçilerimizin Bayramını Kutlarım.

Yivli tüfek kullanımında belirli bir mesafeyi kat etmiş, uzun mesafe atıcılığında yeni olan yada başlamak isteyenlerin öğrenmesi gereken bazı temel bilgiler vardır.

Bu yazı uzun mesafe atıcılığına gönül vermiş ama imkanları kısıtlı olan üyelerimize atfen hazırlanmıştır.

Öncelikle atıcı, Sn.xlcod3r ve Sn.lupus?un bıkmadan usanmadan, üzerine basa basa tekrarladığı Mekanik Nişancılığı hakkıyla öğrenmiş, optik nişancılıkta da belirli bir mesafeyi kat etmiş olmalı, ayrıca UMA(uzun mesafe atıcılığı) da kullanacağı ekipmanlarada aşina olmalıdır.
Bu işe gönül verenlerin ilk önce halletmesi gereken konulardan biri GÜVENLİ BİR BİÇİMDE atış yapabileceği mümkünse 1000 metreye kadar düz, engebesiz bir poligon ayarlamak. Dağda bayırda eğilip bükülerek namluyu hedefe doğrultmaya uğraşarak rahat atış yapılmaz. Mesafenin uzun olmasındaki amaç kendinizi geliştirdikçe bir sonraki levelde yer sıkıntısı çekmeden eğitime devam etmek.

Ortalama bir atıcı, tüfeğini 100 yada 200 metre gibi sabit bir mesafeye sıfırlar. Bu mesafenin üzerindeki hedeflere atış yaparken de, atış yaptığı mesafedeki mermi düşümüne göre artı kılı biraz daha üst tutar. UMA olabilmek için artık üst tutmayı bırakacak ve UMA sanatının inceliklerini öğrenmeye başlayacağız.

Yine yapmamız gereken ilk şeylerden biri ilerde kullanacağımız malzemeleri öğrenmek, gözden geçirmek ve eksiklerimizi tamamlamaktır. En pahalı ekipmanlara ihtiyacımız yok, ama işini ciddi yapan firmaların mütevazi ürünlerini başlangıçta tercih edebiliriz. Kaliteli ürünlerin ucuz imitasyonlarından, Çin malı dürbünlerden mutlaka uzak durulmalıdır. Bu işte tecrübe sahibi olmuş büyüklerimizin tavsiyelerini kulağımıza küpe yapmalıyız.

Bilhassa Tüfek dürbünleri Uzun Mesafe Atıcılığının kalbi ve ruhudur. Tamburalı (kuleli) ve güvenilir ayar aralıkları olan kaliteli bir dürbüne ihtiyacımız olacak. Başlangıç seviyesi olarak dürbün için en az 500 $ bütçe ayırmamız gerekebilir.
Çoğu ucuz dürbünler sadece süsten ibarettir ve yaptığınız ayarlamaları net olarak artı kıla yansıtmaz. Eğer böyle bir dürbüne sahipseniz asla tüfeğinize bağlamayın ve yıllık istihkakınızı harcamayın.

Dürbün
Mesafe tahmin yönteminde ve optik düzeltmelerde kullanılan 4 sistem vardır. Mil-Radyan, MOA, IPHY ve Metrik sistem. Mil-Radyan ordu ve polis teşkilatlarında standart olarak kullanılmaktadır. MOA açısal dakikaya ve IPHY 100 yardada 1 inç kuralına (inch per hundered yards) dayanmaktadır. Metrik sistem genelde Avrupa?da tercih edilmektedir.

Hangi sistemi kullandığınız hayati derecede önem arz etmez. Ama iyice özümsediğiniz ve anladığınız bir sistemi kullanmanızda fayda var. Ülkemizde en çok tercih edilen sistemler Mil-Radian ve MOA dır. Mil-Radian sistemi tüm tactical dürbünlerin ürün gamında bulunan bir sistemdir ve çeşitli artı kıllarla beraber sunulmaktadır. Burda dikkat edilmesi gereken husus ise dürbününüzün ayar tamburası ile artıkılınızın birbirine uyuşmasıdır. Tamburası Mil-radyan olarak taksimatlı bir dürbünde artıkılınız mil-dot ise ölçü birimlerini çevirirken sıkıntı yaşarsınız. Aynı şekilde tamburası MOA olarak ayarlı dürbünde metric sistem artıkıl kullanmakta aynı sorunu beraberinde getirir.
IPHY ayarlı dürbünler şu günlerde pek popular değil. Esasında MOA sistemide IPHY gibi kullanılıyor çünkü MOA sisteminde 1 moa 100 yardda 1 inch olarak yuvarlanarak kullanılıyor.

Metrik dürbünler çeşitli ölçülerde ayar aralıklarına sahip. 100 metrede 5 mm, 100 metrede 1 cm gibi. Bu sistemde en büyük problem balistik programların olmaması ve avrupadaki eğitmenlerin bile Amerikan metrik sistemi ve Mil-radianı kullanması.

Marka vermek gerekirse 1000$?ın altında bir fiyata Bushnell Tactical, Sightron SIII, Leupold?ın bazı modelleri, Nikon modelleri örnek gösterilebilir.
Ama daha yüksek bir bütçeniz varsa şu modeller çok daha yüksek performans sunar; Leupold MK4, March, US Optics, Nighforce, Zeiss, Schmidt Bender. Ama ne yazık ki bu markalar fiyat olarak oldukça yüksek ve ülkemizde edinilmesi biraz daha zahmetlidir.

Dürbün seçimi başlı başına ayrı bir konu olmakla beraber dikkat edilmesi gereken hususlardan bazılarına değinmek gerekirse; Lens kalitesi yüksek, görüntüsü net, büyütme gücü arttıkça netlik azalmayan, ayar işaretleri net, kolay okunan, klik ayarları kolay hissedilen yanılgıya yer vermeyen şeklinde sıralanabilir. Tabi tüm bu seçenekleri bir dürbünde toplamak isterseniz yukarıdaki listeden 2. Sinde aradığınız bulursunuz. Ucuz yada pahalı dürbün alabilirsiniz ama ne alırsanız alın, uzun mesafe çalışacaksanız dürbününüzde mutlaka parallax ayarı olması lazım.
Dürbün Montajı
Çok çeşitli montaj sistemleri olsada, taktikal bir dürbün kullandığımıda daha montaj aşamasında artıkıl hareketini maksimize etmemiz gerekir. Bunu en kolay şekilde picattiny rail ile yapabiliriz. Picattiny rail (kızak) bize dürbün ön lensinde istediğimiz bastırmayı verir.
Ayrıca bilezik de denen montaj halkalarının arasındaki mesafede esneklik sunar. Picattiny Rail in bir diğer faydasıda geri tepme esnasında oluşan stresin bir kısmını emerek geri tepmenin doğrudan bileziklerden dürbüne geçmesini önler.
Montaj işleminde kullanılan malzemelerin kalitesi hayati öneme sahiptir. Dürbün ayarı atış istikrarı açısından çok önemli olduğu için dürbün ayarının bozulmasını asla istemeyiz. Bileziklerin (halka) sağlam malzemeden yapılmış olması bağlantı vidaların yeterliliği gibi bir sürü önemli ayrıntı vardır.
Tüfeğiniz ve dürbününüz ne kadar iyi olursa olsun montaj düzgün ve kaliteli ekipmanla yapılmamışsa o sistemden verim alamazsınız. Belki çok ilerde bu işlemi kendiniz yapabilirsiniz ama bu işe yeni başlayanlar mutlaka ehil bir ustaya dürbün montajını yaptırmalıdır. Montaj aşamasında hiç aklımıza dahi gelmeyecek ayrıntılar vardır. Montaj işlemi başlı başına kendine has ekipmanlar gerektirir.
Dürbünün kutusundan çıkan alyanlarla montaj yapmak tam bir hayal ve gaflettir. Bu sebeple saf zihinleri bulandırmamak adına dürbün montajının teorikte nasıl yapılması gerektiğini es geçiyorum.

Mermi seçimi ve Mermiyi Tanımak.
Uzun mesafe atıcılığı aslında ülkemizde bireysel olarak uğraşılması ve başarı elde edilmesi çok zor bir daldır. Tüm değişkenler, zincirin halkası gibi birbirine bağlıdır ve bir halka eksik kalırsa başarısızlık kaçınılmazdır.

Ama sizde benim gibi ?illa uğraşacam? diyorsanız buyurun devam edin okumaya.Tüfeğimiz dürübünümüz montajımız tamam. En iyisinden. Ama bu işe uygun fişek MKEK de ne yazık ki yok. Son aldığım GECO marka merminin kutusunda sadece ve sadece çekirdeğin graini yazıyor. Ne mermi yolu tablosu ne balistik katsayı nede bir internet sitesi.

UMA'lığı yapacaksak bir balistik program için en az; namlu çıkış hızı, balistik katsayı ve çekirdek ağırlığını bilmek zorundayız. Ve bu değerleri doğru bilmiyorsak mermi yolu tablomuzda yanlış olur. Bir çok firma gelişi güzel değerler vermektedir.

Mümkünse ilgili ekipmanlarla namlu çıkış hızını çekirdek ağırlğını ölçerek doğrulamak gerekir. Hadi bunlarda tamam, tüm ateşli silahlarda başarılı bir atıcı olmanın yolu bol Pratik yapmaktan geçtiği için yılda 200 mermi ile bol bol pratik yapamıyoruz ne yazık ki.

Neyse?. Şimdi Türkiye?de değil de Amerika da yaşadığımızı farz ederek yazımız devam edelim.
Uzun mesafe atışında başarı, mühimmat ayağında kaliteli fişek kullanmaktan geçer. Amerika?da da yaşasanız hazır fabrika doluları ile atış yapmak epey bir pahalıya gelir. Bu yüzden ustalaşmış atıcılar tarafından kabul gören prensip kendi merminizi kendinizin doldurmasıdır. Bu hem ucuz bir yöntem hem de keskinlik bakımından, mühimmatınız tanıma bakımından daha iyi bir yöntemdir.

Elle doldurulan mühimmatta namlu çıkış hızında en düşük hata payını elde edersiniz. Buda size en düşük dikey dağılımı verir ki UMA bu çok önemlidir. Gerçi fabrika dolularında da çok iyi markalar var. Ama bu işin felsefesi elle doldurmayı öğütlüyor.

Ülkemizde elle doldurma yapma yasak olduğu gibi ithalat yasağıda olduğu için zaten mümkün değil. En azından bizim gibi kanuna saygılı insanlar için.
Mkek?ye bağımlı olduğumuza göre en iyisi bir kronograf edinmek ve ortalama namlu çıkış hızını alarak mermi yolu tablomuzu buna göre hazırlamak yada balistik programa bu veriyi girmek.

Tüfeği Sıfırlama
Hangi mesafede olursa olsun, sıfırlama yapılırken maksimum özeni göstermek lazım gelir. Sıfırlamaya başlarken temiz namluyla başlamayın. Bir kaç mermi atılmış olmasına dikkat edin. Çünkü temiz namlu görece daha kirli namluya göre biraz daha farklı dağılım gösterebilir. Her daim temiz namlu ile atış yapmayacağımız içinde bu şekilde sıfırlama yapmak hata payımızı biraz daha düşürür.
Buna karşı çıkanlarda olabilir. Ama yaygın kanı bu yönde. Benchrest atıcıları temiz namluyla sıfırlama yaptıkları gibi, atışlarında da yanlarında harbi takımı bulundurarak maksimum 3-5 atışta bir namludan harbi geçirmek sureti ile namlularını her daim temiz tutarlar. Temiz namluyla sıfırlama yapacaksak, yanımızda sürekli harbi gezdirmeliyiz.

Sıfırlama yaparken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da atışa soğuk namlu ile başlamak ve atışlar arasında namlunun soğuması için gereken zaman kadar beklemek. Sıcak namlu ve soğuk namlu arasında bariz bir dağılım farkı olduğunu zaten zamanla göreceksiniz.
Parallax ayarının düzgün bir şekilde yapıldığından emin olunmalı ve varsa bir atış sehpasında sıfırlama yapmalısınız.

Kişiden kişiye değişkenlik göstermekle beraber, önce namlunun içinden bakarak namlu ve artıkılı aynı noktaya getirmeye çalışın. Bu mermi israfını azaltır. Sonrasında 5 atışlık bir grup oluşturun ve bu grubun merkezine artıkılı getirin. Bunu dürbünün içinden bakarakta yapabilirsiniz, hesaplamalara hakimseniz matematiksel olarakta yapabilirsiniz. 2 moa aşağı 1 moa sola gibi.
Bu şekilde sıfırlamanızı bitirdikten sonra farklı bir günde farklı ortamda sıfırlamanızın sağlamasını yapınız.

Balistik programlar?Artık sahaya çıktık ve atışa hazırız. Eskiden artıkılı üst tutarak biraz daha uzak hedefleri vuruyorduk. Son zamanlarda öğrendiğimiz mermi yolu tablosu, vuruş moktası, Mil ve Moa gibi terimleri ve hesaplamaları kullanarak dürbüne gerekli düzeltmeleri vermek suretiyle hedefleri vuracak ve bu konuda kendimiz geliştireceğiz.

Teknolojiyi ne kadar seversek sevelim yinede teknoloji olmadan önce insanlar bu işi nasıl yapıyorsa, bizde kullanmasak dahi klasik usul ve yöntemleri bilmeliyiz. Mantığını kavrayamadığımız işte başarılı olamayız.

Online Balisitk programlar evde zaman geçirmek ve mermi yolunu öğrenmek tanımak adına çok faydalı programlardır. Çıktı almak suretiyle yanımızda taşıyarak da sahada pratiklik sağlar ve yanlış hesaplamaların önüne geçebilir.
Evde aldığımız çıktıda girilen atmosferik şartlar sahada muhtemelen aynı olmayacaktır. Uzun mesafe atışlarında atmosferik şartlar hayati önem taşıdığı için anlık olarak doğru verileri girmemiz çok önemlidir.

Teknolojinin gelişmesi ile küçülen bilgisayarlar ve gelişen akıllı telefonlar sayesinde balistik programımızı cebimizde taşıyabiliyoruz artık. Windows tabanlı PDA lar kullanabileceğimiz gibi, İphone, ve android işlemcili akıllı telefonlarda kullanabiliriz.

Bu programların doğru değerleri hesaplaması için girdiğimiz verilerin doğru olması gerekir. Mühimmatın önemi burada bir kez daha ön plana çıkıyor. Atmosferik şartlarıda iyi ölçüp analiz etmeliyiz. Rakım, sıcaklık,nem,rüzgar. Bu dört değişkeni ölçebilmek içinde bir alete ihtiyacımız olacak. Kestrel?in cep hava ölçüm cihazları en çok tercih edilen markalardan biridir.

Muhtelif malzeme ve ekipmanlar.
Tabi bu iş silah,dürbün,mermi ile bitmiyor. Bazısı yukarıdaki paragraflarda da geçen daha bir çok ekipmana ihtiyaç duyacağız. Ne yazık ki cebimizde paramız olduğu sürece alacak bir şeyler hep olacaktır. Şu an aklıma gelen temel ihtiyaçları sıralamak gerekirse;
Başlangıç için en az 600 yardalık bir mesafe ölçer olmazsa olmazdır. Her ne kadar mil-dot yardımı ile mesafemizi tespit edebilsek de poligon dışındaki doğal atış alanlarında bu cihaza mutlaka ihyiyaç duyarız.

Tüfeğimize uygun bir bipod (çatal ayak) mutlaka edinin. Her zaman sehpada atış imkanı olmaz. Yerde yatarak atışlarda en sabit atış şekli bipod iledir. Bu yüzden mutlaka alınacaklar listesinde bence olmalıdır.

Kulaklık ve gözlük istenmeyen kaboom olaylarında tek emniyet subabımız. Bu ikili zaten her ateşli silahın olmazsa olmaz partneridir ama yinede hatırlatmak istedim.

Sağlam ve dengeli bir atış platformu. Bu sağlam imal edilmiş bir atış sehpası da olabilir, kendi imal ettiğiniz tüfeği sabit tutan herhangi bir zihni sinir projesi de olabilir. Ama atış esnasında tüfeğin sabit (steady) olması şarttır.

Hava ölçüm cihazı. Rüzgar, ısı, nem gibi atmosferik faktörleri ölçmek için Kestrelin kullanışlı bir modeli.

Ve tabi ki mümkünse kaliteli optiklere sahip Spotting Scope. Yani yüksek yakınlaştırma gücüne sahip gözetleme dürbünü. Yaptığımız atışların hedef üzerinde dağılımını görmek için bir teleskopa ihtiyacınız olacak. Ama tüfek dürbününüzün zoom gücü yüksek ve netliği de berraksa tüfeğinizden de hedefi izleyebilirsiniz. Ama bu işle uğraşacaksanız eninde sonunda bir spotting scope alacaksınız.

Bu yazının hazırlanmasında çeşitli internet sitelerinden faydalanılmıştır. Eleştiriye ve geliştirilmeye açık bir yazıdır. Lütfen yanlış olduğunu düşündüğünüz yerleri belirterek düzeltiniz ki İnsanımız yanlış bilgi sahibi olmasın.
Bayram Tatili nedeniyle paylaşımların azalacağını düşündüğüm için, forum üyelerimiz bayramda okusun diye biraz acele ettim. Bayram şekeri niyetine. Smile
Sn.Xlcod3r inşallah eddite edecek daha sonra.

Hepinizin Bayramını tek tek kutlarım.

Saygılar.
 
Alıntı
5 üye teşekkür etti:
ERTUNGA, ismicey, Sabri, lenduha, al-me
#2
Cok tesekkurler
 
Alıntı

#3
Herşey bir yana,bu kısıtlı imkanlarda mesafe atıcılığı ile iştigal etmek bile takdire şayan bir hadise.
 
Alıntı

#4
Ellerinize sağlık Sn. Yavuzhan, okurken çok keyif aldım...
 
Alıntı

#5
Sayın üyeler, aklımıza gelen etki faktörlerini ard arda eklemek yerine sn. Yavuhan'ın konusunu toparlayarak bir başyapıt meydana getirmesini beklemeliyiz. Şahsım gerekli olacak düzeltmeleri yazının sonuna saklıyorum.

İyi günler.
 
Alıntı

#6
Üstad nacizane tavsiyem bu uğraşın kenarından geçmiş, tecrübe ve birikimleri ile herkese faydası olacak kıyemetleri üyelerimizin de fikirlerini alarak onlarında yardımları ile çeviriye dayalı olmayan, doğrudan tecrübelerin paylaşıldığı bir başlık çok daha keyifli olur. Benim yapacağım çalışma bu örnekte olduğu gibi çok sığ olacaktır. Eğer üyelerimizin zamanı müsait olmazda katkıda bulunamazlarsa ben elimden geldiğince istediğiniz çalışmayı tamamlarım.

Saygılar.
 
Alıntı

#7
Sn.Yavuzhan, ulkemızde ruhsatlı bır yıvlı tufege sahıp olup; hem maddı hem de manevı olarak en az zararla, bu konuya meraklı ınsanların kendılerını gelıstıreceklerı yazıların devamını ben de merakla beklıyorum. Bır yıvlı tufek sahıbı oldugunuzda, hedef mesafenız arttıkca kısıtlı muhımmat ıle malıyetler ve bu ıse kafa yorma ınanılmaz artıyor anladıgım kadarıyla. Mesafe 100 mt yı gectıkce, hedef de fızıkı olarak aynı kalırsa; mesafeler arttıkca; yanınıza bır hesap uzmanı, bır meteorolojı muhendısı, bır goz doktoru(kılların hassasıyetını daha ıyı gormek ıcın), bır de tetıgı cekecek elı hafıf bır genel cerrah almanız lazım anlasılan Smile Yıvlı tufek sahıplerı, tabanca sahıplerıne gore daha zor bır hobı ıle ugrasıyorlar.
 
Alıntı

#8
Ben özetle dürbün montajını anlatayım:

Dürbünü ayakla ya da kızak+ayakla monte edebilirsiniz. Kızak+ayak kullanmak her zaman için kullanıcıya esneklik sağlamaktadır. Temel mantık olarak, dürbünü dürbün ayağına sabitlemek ve mümkünse bu ikiliyi hiç ayırmamak en doğrusudur. Kızak sabit olarak silaha monte edildikten sonra, farklı optikleri kullanmak mümkün olabilecektir.

Kızak montajı tamamen bir silahçı işi olduğu için bu konuya burada değinmek uygun olmayacaktır. Fakat kızağın silahın ekseniyle tam paralel olması gerektiğini ve bunu sağlamak için her türlü gayretin gösterilmesinin gerektiğini vurgulamaya gerek yok sanırım. Ben bu işi garantiye alıp, fabrika çıkışı kızaklı bir tüfeğin tercih edilmesinden yanayım.

Kızak ve dürbün ayaklarının son derece hassas işlenmiş olması gerekir. Bunun da ötesinde, kızak ve bağlamalardaki malzemelerin iyi kalite çelik veya yüksek evsaflı alaşımlardan üretilmiş olması çok önemlidir. Bunların birbirlerine tam uyumlu ve boşluksuz olması gereklidir. Kızak ve bağlama, atış yapmaya başladıktan sonra (sanayi ağzıyla) çalışıp işlemeyecek yani, malzeme birbirini yıpratıp boşluk yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Yoksa bu ve bundan sonra yapacağınız işlemler, tüfeğe ve dürbüne akıttığınız paralar heba olur.

Dürbünün, dürbün ayağına (dürbün bağlaması ya da dürbün bileziğine) montajını anlatmaya çalışayım:
Öncelikle satın aldığınız dürbünün gövdesinin blok metalden yekpare işlenmiş olması önemlidir. Ucuz dürbünler tabaka metalden işlenir veya parçalı yapılabilir. Bu durumda dürbün gövdesi tam yuvarlak işlenmiş olmayabilir ve ayaklarla uyumsuzluk gösterir. Aynı şekilde dürbün ayaklarını da mümkün olan en iyi kalite olması önemlidir. Yan sanayi, no name ayak kesinlikle tavsiye etmem.

Dürbün ayaklarınız yekpare ise işiniz daha kolaydır. Eğer iki parçalı ayak kullanıyorsanız hizalamanın düzgün olduğundan emin olmanız gerekecektir. Dürbün ayaklarının alt ve üst parçalarını ayırın. Alt parçaları tüfeğe monte edin. Eğer kızak kullanıyorsanız alt parçayı/parçaları kızağa takıp sabitleyin. Daha sonra dürbün ayaklarının iç kısmına mavi montaj boyası sürün. Dürbünü ayak takımına tam ortalayarak yerleştirin ve üst parçaları yerleştirip vidalarını sıkın. Bu işlemi yapmamızın amacı ayakların tesfiyeye ihtiyacı olup olmadığını anlamaktır. Eğer ayakların dürbün gövdesine tam oturmadığı (vurduğu) yer varsa montaj boyasındaki bozulmadan ve dürbün gövdesi üzerinde bıraktığı izden bunu tespit edebilirsiniz. Böyle bir vuruntu varsa, ilgili yerleri ince zımpara ile tesfiye ederek ayakların dürbün gövdesine tam oturmasını sağlayın. Bu işlemi sonuçtan emin olana kadar birkaç kez yapabilirsiniz. Her seferde ve işlem sonunda montaj boyasını tinerle çıkartın. Eğer aynı markanın dürbün, bağlama ve kızağını kullanıyorsanız, böyle bir işleme ihtiyacınız olmayacaktır. Wink

Dürbün-ayak uyumunun tam olduğuna inandığınızda dürbünü ayaklara yapıştıracaksınız. Yapıştırma işlemi için Loctite (veya benzeri markanın) ısıyla açılan yapıştırıcısını kullanın. Bu yapıştırıcılar kuruduktan sonra sadece ısı tabancası ile 80ºC üzeri ısı uygulayarak açılırlar. Amacınız dürbünü ayaklardan ayırmamak olsa da zaman içerisinde böyle bir ihtiyaç doğabilir. Yapıştırma işlemi dürbünün ayaktan oynamayacağının ve sıfırlamanızın bu nedenle bozulmayacağının bir çeşit garantisi gibidir.

Yapıştırma işlemi ile kaba dürbün sıfırlaması birlikte yapılır. Bu kaba sıfırlama için bir kalimatöre ihtiyaç vardır. Kalimatör basitçe namlu ucuna takılan yarım dürbün gibi bir optik gereçtir. Kalimatörün bir ucunda namlu içine girecek şekilde çubuk vardır. Namlu kalibresine uygun namlu içi bilezikleri vardır (boresight benzeri). Çubuğu namlu içine soktuğunuzda, kalimatör dürbünüze bakar konumda olur. Dürbünüzün artikılı ile kalimatördeki artikılı kesiştererek dürbünün montaj sıfırlamasını yaparsınız. Bu işlem için kalimatörü tüfeğe montajlayıp, daha sonra dürbünü ayağa yapıştıracak Loctite uygulayıp vidaları hafifçe sıkmanız gerekir. Henüz yapıştırıcı kurumamışken, dürbünü hafif sağ-sol, yukarı-aşağı tıklayarak kalimatör ile sıfırlayıp ayak vidalarını tam sıkarsınız. Ayakların vidaları (genellikle alyandır) en çok 68 in-lbs / 78 cm-kg kuvvetle sıkılmalıdır. Vidaları bozmak istemeyenlerin bu iş için kalibreli tork anahtarı almalarını tavsiye ederim. Böylece dürbünün montajı ve montaj sıfırlaması yapılmış olur.

Eğer eğimsiz ayak (sıfır MOA) kullanıyorsanız, işlemi yaparken dürbün artikılının fabrika sıfır noktasında olması lazımdır. Ancak eğimli ayak kullanıyorsanız, artikılı eğim değeri kadar kaldırıp, o şekilde sıfırlamanız gerekiyor. Şöyle açıklayayım:
Diyelim ki kızağınızda 20 MOA ve bağlamanızda 20 MOA olarak toplam 40 MOA eğim var (ben bu hikayeyi bir yerden hatırlıyorum ama... Wink ) Dürbünü kalimatör ile ayarlamadan önce, artikılı 40 MOA'ya karşılık gelecek kadar kaldırırsınız. Yani dürbününüzde her klik (tık) 0.25 MOA ise, 160 tık yukarı alırsınız. Böylece kızak ve bağlamadaki eğim nedeniyle 40 MOA aşağı bakan dürbünün artikılı 40 MOA yukarı alınmış ve tam düzlemine gelmiştir. Ve bu durumda (mesela 32x NF Smile ) ±65 MOA'lık dürbününüzün artikılının hareket alanı değişmiştir: Artık artikılı "sıfır" noktasına getirdiğinizde; artikıl yukarı 25 MOA, aşağı 105 MOA'lık hareket alanına sahiptir. Vee böylece, kullansanız da kullanmasanız da, çoook uzun menzillere atış için 105 MOA'lık bir bastırma imkanınıza sahipsiniz. Bu ihtiyaç düşük zoomlu dürbünlerdeki artikılın hareket siasının (örneğin 15x NF için ±110 MOA) genişliği nedeniyle gereksiz olabilir ama yüksek zoomlu dürbünlerde bu yönde ihtiyaçlar olabilmektedir. Umarım bu sefer meramımı anlatabildim...

Ve şimdi atışlı hassas sıfırlama zamanı gelmiştir. Buyrun poligona.
 
Alıntı

#9
Ellerinize sağlık sayın Yavuzhan ve sayın harun. Bayram şekeri niyetine okudum.
Saygılarımla.
 
Alıntı

#10
Sn Yavuzhan'dan ilaveler icin yesil isik geldigine gore daha once yazip sonra sildigim ilaveleri tekrar gonderiyorum. Tekrar elinize saglik Sn Yavuzhan.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi