Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 3 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
HS-9 MOD.TR
#1
MKEK nin sitesini incelediğimde HS PRODUCT HS-9 MOD TR modelin satışı başlamış.HS 2000 den farklı olarak genel uzunlukta 0,5 mm. namlu uzunluğu yine aynı şekilde 0,5 mm ve genel ağırlığında ise 55 Gr. fazlalığı göze çarpıyor.Fiyatı ise 1665,85$.Ustalarımın değerlendirmelirini dört gözle bekliyorum saygılar.

Çap 9X19 MM PARA.
Şarjör Kapasitesi 15 ADET
Tip YARI OTOMATİK
Renk SİYAH
Ağırlık (Boş Şarjörlü) 705 GR.
Uzunluk 180,5 mm
Namlu Uzunluğu 102,5 mm
Yükseklik 140 mm
 
Alıntı

#2

Bir soru da ben sorayım. Diğer bazı tabancalarda da model ismi olarak MOD TR tercih edilmiş. MOD TR Türkiye için özel üretildiğini mi gösteriyor yoksa diğer ülkelerde de aynı modelin satışı var mı veya farklı bir anlamı mı var?

Saygılar
 
Alıntı

#3
Full size tabancalarin genelde sarjor kapasitesi 15'in uzerinde oluyor. Bu ureticilerden ayni tabancayi sarjor kapasitesi 15 seklinde uretip gondermesini istediginizde, ayriyeten bu tabancayi Turkiye'ye sokmak icin katalogunda max 15 sarjor kapasitesi ile teshir etmesini de sart kostugunuzda "Mod Tr" ortaya cikiyor.
 
Alıntı

#4
Sn.actionman in dediği gibi silahın normal şarjör kapasitesi 16 fakat ülkemizde 15 in üzerindeki şarjörler yasal olarak kabul edilmediğinden Türkiye 'ye özel bir durum ortaya çıkmış gözüküyor.
 
Alıntı

#5
http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...ht=hs+2000



(16-09-2008, 12:37 PM)lupus demiş ki: Arkadaşlar dün Sn.MelihAga'nın HS 2000'ini beraber denedik.

Öncelikle şunu söylemeliyim, silahın malzeme ve işçilik düzeyi oldukça iyi. Parçalarda benim bulabildiğim en önemli çapak kalıntısı, iğne / horoz tulumbasının çalışmayan iç kısmında, hassas döküm-döküm giriş kısmında kalmış bir çapaktı. Bunun dışında oldukça tatminkar bir işçilik vardı.

Silahın 102 mm'lik namlusunun yiv-set başlangıcında aynı P99'da gördüğümüz, aynı setler gibi rampalı bir şekilde başlayan yivler, yüzümüzde tatlı bir tebessüme neden oldu. Namlunun yiv derinliği aynı P99'daki gibi oldukça az. Bu silahın da oldukça iyi çıkış hızı değerleri sağlayacağını düşünüyorum.

Yanımızdaki arkadaşlardan bir tanesi, fişek besleme yatağının alt dış kısmında çok hafif bir asimetri fark edene kadar Sn.Ağa'mızın 4000 küsür dalırlık P229'unun namlusuna bayağı bir süre, iyi çamur attık. Big Grin İşin şakası bir yana fişek besleme yatağı tesviyesi ve simetrisi kesinlikle P229'dan daha iyiydi.

Silahın tetiğinin sağma mesafesi Glück'lerden uzun. İğne kurtulup, ateşleme olduktan sonra da, tetik bir miktar daha geriye doğru boşa hareket ediyor. Yani teknik tabiri ile ön ve arka hareket oldukça fazla.

Tetiğin kurulma mesafesi de aynı şekilde uzun. Tetiğin tekrar kurulup atış pozisyonuna gelmesi için, bayağı bir mesafe gerekiyor. Tetik kurulduktan sonra, tekrar çekmeye başladığınızda, bir miktar ön ölü boşluk alıyorsunuz, mekanik temas ve hareket, bu ölü tetik boşluğundan sonra başlıyor.

Sanırım bu silah fişek yatağı dolu iken, sadece kabze emniyeti ile kilitlenen, sadece tek hareketli silah konumunda olduğu için, tetik aşırı güvenlikli olarak dizayn edilmiş. Ama hızlı ve seri atışta, dikkatsiz davranıp, silahın mekanik özelliklerine göre tetik parmağınızı kullanmayı ezberleyemezseniz parmağınız, sanki silah tutukluk yapmış gibi donup kalabilir. Bu konuda Glück, Steyr ve P99'un hızına sahip değil.

Ancak tetik uzak mesafeye atışta, Glück'den daha başarılı. Daha klasik bir silah tetiği hissi veriyor. Tetiği sağarak, iğneyi kontrollü bir şekilde düşürmek çok kolay, mesafe uzun ama kontrolü kolay. Glück'de aldığınız o yay ve plastik hissi bu silahın tetiğinde yok.

Özetle, nişan alarak yavaş atışta kullanışlı olan tetik, hızlı ve seri atışlarda, aşırı güvenli ve yavaş kalıyor.
Burada atıcının kendi profilini değerlendirip, ona göre tercih yapması gerekiyor.

Silah atışta eli yormuyor. En sevdiğim özelliklerinden birisi bu oldu. Elin iyi ve gerekli noktalarına temas edip, atış aksını avucun içine çok güzel yerleştiriyor. Şahlanması P99 ve HK P2000 ile aynı düzeyde. Yani silah iyi şahlanıyor. Ancak avuç içine güzel oturduğu için, atış hattına çabuk dönüyor. Bu silahın atış ve tepmesinden aldığım his, bana daha çok P99'u hatırlattı.

Arkadaşlar, bence HS 2000 gerçek manada az paraya çok silah kategorisinde bir tabanca. CZ 75'in tutuşunu konforlu bulan atıcıların, HS'yi de beğeneceğini, hatta küçük elli olan atıcıların daha çok beğeneceğini tahmin ediyorum. Polimer grupta kesinlikle en iyi alternatiflerden birisi.
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
FRD, Vectra, drmehmet
#6
(17-09-2008, 03:02 AM)lupus demiş ki:
Alıntı: Yorumumu mazur görün ama asla bir Glock , SIG , S&W , H&K (tüm bu markaların polimerleri için) asalaletini , kalitesini ve silah hissinin alınamayacağını düşünüyorum HS 2000 ile

Bu konuda haklısınız. Söz konusu köklü markaların '' Snobbery '' düzeyindeki asalet hissini vermesi mümkün değil.
Ama kesinlikle bunların sundukları kullanım özelliklerinin, en azından bir kısmını rahatlıkla verebiliyor.

HS'yi denerken, yanımızda başka bir polimer silah yoktu. Ancak elimizin altındaki P229 ile karşılaştırdığımızda, elimizde fazladan P229'dan aldığımız '' snobbery '' kalite hissinden başka bir şey kalmıyordu. Sn.MelihAga'nın el yapısından ve alışkanlıklarından dolayı tercihi P229'dan yana iken, bizle beraber atış yapan, oldukça tecrübeli ve Glock, HK, Walther P88 C, P99 gibi silahları kullanmış, halihazırda kardeşinde de bir Glock19c olan arkadaşım da,benimle benzer görüşleri paylaştı.

P229'un bariz bir şekilde asimetrik kesilmiş fişek besleme yatağını, yetersiz derinlikte açılmış horoz indirme manevelası çentiği nedeni ile, bu manevelanın neden olduğu gövde vuruntularını, kızaklarındaki yenme miktarını, bunun kaç atımda meydana geldiğini, boyadan ayrı olarak kızaklardaki malzemede meydana gelen hasarı, tamamen söktüğümüzde gövde içinde yerli silahlarda bile görmediğimiz orandaki vuruntuları ve en önemlisi de bu dayanımın kaç paraya alındığını Sn.MelihAga çok daha iyi izah edecektir. Sanırım bu saydıklarımızın, '' Sig Sauer Reputation '' ile pek bağdaşmadığı ortadadır. Üstelik bu saydıklarımız sadece Ağa'mızın P229'una mahsus olan şeyler olmayıp, 2000 yılından sonra üretilmiş tüm SigSauer'lerde neredeyse standard bir hale gelmiştir.

HS'yi şimdiye kadar gördüğüm, atış yaptığım ve parçalama imkanı bulduğum polimerlerle karşılaştırdığımda, polimer döküm ayrıntıları Glock'dan ve Steyr'dan daha güzel ve temiz. Polimerde döküm artığı çapaklar yok. Ancak HK USPc ve P2000, özellikle de SIGPro'nun polimerleri daha temiz. HK USP F modeli için ise aynı şeyi söyleyemeyeceğim, bunu anlamak için bulabildiğiniz bir F modelinin '' dust cover '' denen ön gövde uzantısındaki polimer çapaklarını bir inceleyin.

Namlu işleme konusunda HK ve Walther'in eline, HS de dahil omak üzere kimse su dökemez. Glock namluları da bu konuda HK ve Walther ile başa baş konumdadır. Ama HS namlusu en az Sig Sauer kadar temiz, Steyr'dan daha temiz ve özenli işlenmiş. Namlunun dış profili hemen hemen SigSauer klasik P serileri ile aynı, iç profili ise Walther P 99 ile aynıdır. Namlu zaten direk Avusturya'lı Böhler'den alınmaktadır.

Kızak iç yüzey işçiliği, Steyr'dan çok daha temiz. P 99, HK ve Glock'dan ise kötüdür. Ancak dış yüzeyinde gerek HK'nın siyah modelleri, gerekse de SigPro'dan daha az işleme izi vardır. Yüzey tamamen pürüzsüzdür.

İç parçalardan sadece '' sear '' / horoz / iğne tulumbasında ve otomatik iğne kilidi arka yüzeyinde bir hassas döküm çapağı bulabildim, onlar da çalışan yüzeylerde değildi. İç parçalar kesinlikle Steyr'dan daha temiz, Glock kadar temiz, P 99, HK ve SigPro'nun ise gerisindedir.

Silahda genel olarak, kendimce beğendiğim özellikler;
*Tutukluk yapmadan çalışması.
*Mesafeleri uzun olmasına rağmen yumuşak sağılabilen tetik.
*Metal olup,çekişinde plastikimsi hissi az olan tetik.
*Güzel işlenmiş soğuk dövme namlu.
*Kolay temizlenen, pürüzsüz yiv set.
*Metal nişangahlar.
*İyi düzeyde dağılım özellikleri.
*Elin içine güzel yerleşmesi.
*Refleks olarak hedefe doğrultma esnasında arpacığın göğe bakmaması.

Silahda genel olarak kendimce bulduğum kusurlar ise şunlardır;
*Silah kirlendikçe, tetik çekişindeki standard his kaybolmaktadır.
*Tetiğin sağma ve kurulma mesafeleri ile, bu mesafelerdeki ölü boşluklar fazladır.
*Kabze, taşıma amaçlı bir silah için çok uzundur.
*Tüm 100 mm civarı namlulu polimerlerdeki gibi şahlanma fazladır.
*Fişek yatağı doldurulduğunda iğne tam kurulu halde kalıp, manuel emniyet olmaksızın sadece kabze emniyetine güvenilmektedir. Bu horozu kurulu bir 1911'i sadece kabze emniyeti ile taşımak gibi bir şeydir. Buradaki tek fark kabza emniyetinin tetik / horoz tulumbasını bloke derek biraz daha güvenli vir taşıma sağlamasıdır.
*Silahın kabze emniyeti kavranmadıkça, kızak da manüpüle edilememektedir.
*Sert icra yayı nedeni ile, kızak manüpülasyonun da serttir.

Silahla yaptığımız atışların videolarını ve durarak yaptığımız hedef atışlarının resimlerini yarın eklemeyi düşünüyorum.
Atış performansı ve kapasitesi hakkında o zaman daha müsbet bir fikir edinme imkanı bulmuş olacaksınız.

Bence bütçesi kısıtlı olan, ancak güvenilir ve çalışkan bir polimer silah almayı planlıyan arkadaşların, kesinlikle göz ardı etmemeleri gereken bir alternatif. Bütçe sorunu olmasa da, iğne vurmalı ve gizli horozlu silah isteyen fakat Glock ve Steyr gibi silahların ergonomisi ve hedef hattı uzanımından rahatsız olan arkadaşların da rahatlıkla tercih edebilecekleri bir tabanca. Tekrar söyleme ihtiyacı hissediyorum, özellikle de küçük el ve kısa parmaklı arkadaşların çok rahat edebileceklerini düşündüğüm bir silah.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
FRD, FatihKafka
#7
(17-09-2008, 07:40 PM)lupus demiş ki: Arkadaşlar, aşağıda HS 2000'in 15 m deki vuruşlarını görüyorsunuz.
Ayakta, iki elle, yavaş atışla yapılmış 16 vuruş görüyorsunuz.
İlk başta saat 9-3 hizasına nişan aldık ve üstten vurduk.
Daha sonra saat 6 hizasına nişan alınca vuruşlar merkezde toplandı.
Silahın tetiği yumuşayıp, sağma mesafesine alışılınca daha iyi vuruşlar yapılacağını düşünüyorum.
Soldaki dokuzun üzerindeki üç vuruş da, benden ve Hacı Bro'dan kaynaklanan telefatlardır.Rolleyes

[Resim: hstargetdz5.jpg]
 
Alıntı

#8
http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...ht=hs+2000



(17-08-2008, 10:56 PM)lupus demiş ki: Pek çok arkadaşımızın sık sık sorduğu bazı soruları biraz daha ayrıntılı cevaplamak için, böyle bir konu başlığının oldukça faydalı olacağını düşündüm. MKEK'nin en çok getirip dağıttığı Glock modeli olan G19 ile HS2000 arasındaki farkları ve her ikisinin de kendilerine göre tercih edilme nedenlerini elimden geldiği kadar sıralamaya çalışacağım.

[Resim: hsxd3jf3.jpg]

[Resim: hsxd2ll9.jpg]


HS 2000 Boyutları ; Boy 180.7 x Yükseklik 139 x Genişlik 32.6 mm dir. Boş ağırlığı 698 gramdır.
Glock 19 Boyutları ; Boy 174.0 x Yükseklik 127 x Genişlik 30.0 mm dir. Boş ağırlığı 595 gramdır.

Genel boyutlar olarak, G19 daha derli toplu bir silahdır.
HS'nin özellikle kabze yüksekliği bir CZ75 / Jericho kadardır.
Özellikle taşıma amaçlı silahlarda, kabze yüksekliği 135 mm'nin üzerine çıktığında, ciddi bir sorun olmaya başlıyor. BHP ve Glock'un 127 mm civarı olan kabze yüksekliği ile, P226, CZ 75, Cougar gibi silahların 140 mm civarı olan kabze yüksekliklerini karşılaştırdığınızda, aradaki farkı çok daha rahat anlayabilirsiniz.

[Resim: hsglock2ma4.jpg]

[Resim: hsglock1vp9.jpg]

[Resim: hsglock3ta4.jpg]

Glock kabzesi parmak izli olup, bazı kişilerce kavramayı arttırdığı için tercih edilirken, bazı kişiler parmak et kalınlığına ve şekline uyumsuz olduğu için bunu tercih etmemektedir. ABD'de sırf bu nedenle ikinci nesil Glock'ları tercih eden, yada yeni nesil Glock'lardaki bu parmak izlerini traşlatan çoktur.

Her iki silahın da kabze yan taraflarında, baş parmak dayama ve kavrama olukları vardır. Bunların pratik geçerliliği tartışmalı olmakla beraber, bazı atıcılar, özellikle tek elle yapılan atışlarda, başparmağı buraya dayamayı tercih etmektedir.

Ülkemizde çok anlamlı olmamakla beraber, her iki silahda da, '' picatiny '' aparat takma olukları mevcuttur.

HS 'de şarjör mandalı her iki yandan da manüpüle edilecek şekildeyken, Glock'da bu özellik yoktur.
Bu, solakların ya da her iki elle atış yapmayı tercih edenlerin göz önünde bulundurabilecekleri ve tercih nedeni olabilecek bir özelliktir.
HS 'de metal şarjör mandalı varken, Glock'da polimerdir.
HS'de metal şarjör mandalı, metal şarjörü yakalar ve sabitlerken, Glock'da bu işlemler polimer yüzeylerde yapılmaktadır.

Glock sökme mandalı her iki yana uzanan dişli çıkıntıları ile, aşağı çekilerek manüpüle edilir.
Bu mandal aynı zamanda namlu ve kızak takımını kilitleyen parçanın uzantısıdır.
Altındaki yaprak bir yay ile gerimi sağlanmaktadır.
Glock'un en çok kırılan parçalarından birisi öncelikle bu yaprak yay, müteakiben de mandaldır.

HS sökme ve kilitleme mandalı, SigSauer'lerdeki ile aynıdır.
Zaten namlu kilit noktaları da neredeyse aynı klasik P serilerindeki gibidir.
Aynı Sig'ler gibi sadece kızak geriye kilitlenip, fişek yatağı açıkken manüpüle edilebilir.
Tek farkı HS mandalının yukarı doğru, kızak içindeki bir yatakta dönmesidir.
HS'nin bu özelliği Glock'a karşı ciddi bir güvenlik artısı sağlamaktadır.
Her ikisi de tetik düşürülerek sökülebilen tabancalarda, kullanıcıyı fişek yatağını açmaya zorlayarak sökülenin ciddi bir güvenlik artısı vardır. Kişisel görüşüm Glock kilit ve sökme sisteminin daha basit, HS'nin gerek kilitleme sisteminin, gerekse de sökme takma metodunun daha sıhhatli olduğu yönündedir.

Glock tetiği tamamen polimer iken, HS'nin tüm tetik parçaları metaldir.
Bu çok anlamlı olmamakla beraber bazı atıcılar tarafından HS'nin diğer bir tercih nedenidir.
Eğer istenirse Glock için de metal aftermarket tetik bulunabilmektedir.
HS tetiğinin sağma ve kurulma mesafeleri daha uzundur.
Seri atışlarda Glock tetiği daha hızlı kullanılabildiğinden tercih nedenidir.

HS nişangahları metal olup, yatakları SigSauer'lerle birebir aynıdır.
SigSauer için üretilmiş nişangahların yükseklikleri uyumlu olmak kaydı ile, rahatlıkla HS'de kullanabilirsiniz. SigSauer'ler için üretilmiş her türlü ayarlı gez takımını da rahatlıkla kullanabilirsiniz.
HS nin arpacığı da yandan geçme tiptedir.
Standard Glock nişangahları plastik olup, sadece gece tipi nişangahları metaldir.
Glock arpacığı kızak içinden ince bir plastik çakma ile sabitlenen punto geçme bir arpacıktır.

HS kızağında hem önde, hem de arkada kurma ve manüpülasyon kertikleri varken, Glock'da sadece arkada vardır.

HS'de fişek yatağı durum göstergesi varken, Glock'da yoktur.
Bunun da ne kadar kullanışlı ve gerekli bir özellik olduğu her zaman tartışıla gelmiştir. Bazı otörler bu tür aparatların çalışma sıhhatini tehlikeye atmaktan başka bir işe yaramayacağını iddia etmekle beraber, şimdiye kadar bu parça ile ilgili herhangi bir sorun duymadım. Ama herhalde ben bir HS yada SP2022 alacak olsam ilk yapacağım şeylerden birisi bu parçaları sökmek olurdu herhalde, çünkü bunları gözün içine giren estetik düşmanları olarak gören birisiyim.

HS de iğne kurulu iken arkadan görülebilir ve hissedilebilirken, Glock iğnesinin konumu dışarıdan göremezsiniz. Glock'da tetiğin konumu bu konuda ip ucu olarak kullanılabilir. Eğer tetik ileride ise, iğne kurulu pozisyondadır. Tetik geride kalmış ise iğne boştadır.

HS iğne kilidi kızak arkasında ve tırnaktan bağımsız olarak çalışan bir parça iken, Glock'da kızak ön kısmında ve iğne ile iç içe çalışan bir parçadır. HS'de iğne kilidi ayrı bir pimle yerine sabitlenirken, Glock'da tırnakla beraber geçme olarak yerinde durmaktadır.

Glock tırnak yatağı dışarıdan olup, tırnak arkadan bastıran bir germe yayı ile çalışırken, HS'de aynı SigPro ve SP2022'deki gibi gizli, ancak kızağı söktüğünüzde tamamen açıkta kalan bir yaprak yay şeklinde tırnak vardır.
HS tırnağının tam söküm yapılmadan temizlenebilmesi artı bir özelliktir.

Glock iğne ve tırnak takımı sökümü için sadece arka plakanın çıkarılması yeterli iken, HS iğnesinin sökülmesi için sabitleme piminin çekiçlenerek sökülmesi gerekmektedir. Glock'un pek çok silaha olan en büyük avantajlarından birisi, kızak takımının hiç bir alete, özellikle de çekiçe gerek duyulmadan sökülebilmesidir.

HS iğnesinde, önde bir geri itme yayı varken, Glock'da yoktur.
Glock iğnesi kuru tetik düşürdüğünüzde önde kalırken, HS de ise geri çekilmektedir.
HS iğnesinin bu özelliği daha ziyade Walther'e benzemektedir.
İğne yayı ise Glock'daki gibi iki plastik kafa ile sabitlenmez.
HS iğnesinin yayı arkadan içine girer, aynı eski iğneli Mauser, Browning, ya da yeni Steyr iğneleri gibidir.
HS iğnesinde ayrıca bir durum gösterme pimi de vardır.

[Resim: hsslideyv9.jpg]

HS iğnesi, gövdedeki klasik horoz tulumbası benzeri bir ayakla ve bu ayağı emniyete alan ayrı bir kabze emniyeti ile kombine çalışırken, Glock'da tüm bu işler tetik kolu üzerindeki bir tabla aracılığı yapılmaktadır.
Glock'da tetik kolu ve bunun bir parçası olan tablanın iğneden ayrılmasını ise gövde arkasındaki, yaprak yay şeklindeki '' connector '' idare etmektedir.
HS'deki kabze emniyeti bazı otörlerce tercih nedeni iken, bazılarına göre de gereksiz bir ayrıntıdır.

HS' de tetik kolu irtibat kesme işlemi, tetik kolu üzerindeki bir mahmuz aracılığı ile yapılmaktadır.
İğne kilidi açma işlemini de, aynı SigSauer'lerdeki gibi ayrı bir manevela yapmaktadır.
Glock'da iğne bloğunu açma işini tetik kolu üzerindeki bir mahmuz yaparken, tetik kolu irtibat kesme işlemi, connector'ü içeriye doğru iten bir kızak çıkıntısının yardımı ile yapılmaktadır, dolayısı ile connector devre dışı kalınca, irtibat da kesilmektedir.


Aşağıdaki şemada sarı A harfi iğne kurma uzantısı, diğer sarı çizgi de bu uzantının, iğne tam kurulu olduğu andaki pozisyonunu gösterir. Kırmızı B harfi iğneyi yakalayan klasik horoz tulumbasıdır. Kırmızı D iğne bloğu, kırmızı C ise onu açan maneveladır. Biraz ileride de SP2022 'deki gibi dizayn edilmiş tırnak görülüyor. Tetik kolu üzerindeki mahmuz ise irtibat kesicidir. Aynı parçanın kızaktaki karşılığında da SigSauer benzeri irtibat kesici çalışma yatağını görüyorsunuz. Şarjör yatağının derinliğinde de metal şarjör mandalını görüyorsunuz.

[Resim: diagramzf0rp2.jpg]


HS'de ön gövde rayları, kilit bloğu ile yekpare olup, oldukça kalın ve uzundur.
Arka gövde rayları ise polimer gövde ile yekpare birer gövde uzantısı olan polimer oluklardır.
Bazılarınızın aklına hemen dayanım ile ilgili sorular gelebilir, ancak HS'de yükün neredeyse tamamı ön raylarca taşındığından, arka raylara sadece yönlendirme işi düşmektedir. Kaldıki şimdiye kadar bunlarla ilgili herhangi bir sorun okumadım.
Glock ön ve arka kızak raylarının her ikisi de gövdeye eritilmiştir.

[Resim: cimg8382cq4gh0.jpg]

[Resim: raylarsm7.jpg]


HS kovan fırlatıcısı BHP ve klasik SigSauer P serileri gibi yerleşmiş, sökülüp takılabilir ayrı bir parça iken, Glock kovan fırlatıcısı gövde içine çakılmış, sabit bir parçadır. Glock'da bu parçanın kırılması komple gövde revizyonu gerektirirken, HS'de ise sadece parça değişimi gerekmektedir. Bu ayrıntı da bence HS'nin en güzel zelliklerinden birisidir.

Glock namlusu heksagonal yapıda poligon profilli namlu iken, HS namlusu klasik yiv setli bir namludur.
HS namlusu da, Avusturya'nın müsabaka tüfekleri için namlu üretmesi ile meşhur Böhler firması tarafından üretilmektedir.


Glock icra yayı, tek parça yassı yay iken, HS de iki parça teleskopik geçme konvansiyonel yay sistemi vardır.
Her iki silahın yayları sahra sökümü esnasında, icra yayına monte bir şekilde, tek parça olarak kalmaktadır.
HS icra yayı sistemi, HK benzeri bir tamponlama işlevi de görmektedir, bence bu polimer bir silahda önemli bir artıdır.

Arkadaşlar tüm bunları göz önüne aldıktan sonra, önemli bir tercih faktörü de her iki silahın ikinci el değer ve piyasasıdır. Bu konuda Glock'un rakipsiziliği tartışmasızdır. Ama HS de az paraya çok silah avantajı ile değerlendirelebilecek iyi bir alternatif konumundadır.

Saygılar.
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
FRD, kartalpencesi, FatihKafka
#9
http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...ht=hs+2000




(23-11-2008, 02:23 PM)lupus demiş ki: Sn.Alptekin, yazınızdan anlaşıldığı kadarı ile, bireysel ergonomik uyum, kişisel subjektif kalite hissi, fiyat gibi faktörleri ekarte ettiğimizi düşünürsek tercihim Glock'tan yana olurdu. Çünkü bu sorunun cevabı kafanızda ve gönlünüzde ''Elime o anda hangisi gelirse alır, çıkarım! '' olmadıkça ve HS ile yola çıkıp da, yolda yanınızdaki herhangi bir kişide her Glock gördüğünüzde '' Acaba ben de Glock' mu alsaydım? '' yada '' Keşke ben de Glock alsaydım...'' gibi düşünceler kafanızdan geçecekse, size de kesinlikle bir Glock almanızı tavsiye ederim, kesinlikle. Çünkü bir atıcının silahını sevmesi, benimsemesi ve ona güvenmesi gibi subjektif kriterler de, en az müsbet veri ve testler kadar önemlidir.
 
Alıntı

#10
http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...ht=hs+2000





(09-12-2008, 03:28 AM)lupus demiş ki: ABD'deki bir atıcının güzel bir geri bildirimini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Aslında bu kişi ciddi bir 1911 fanatiğidir. Atış için kullandığı temel silahı bir Les Baer'dir. Aynı silahtan bir tane de sadece kolleksiyon amaçlı olarak bulundurmaktadır. Bu atıcının yıllar içerisinde, çeşitli eğitimler ve müsabakalardaki 27.000 atım sonrası, '' al-çık '' kategorisinde olacak kadar güvenini kazanabilen XD ile ilgili görüşlerini ve kullandığı silahın resimlerini aşağıda görebilirsiniz.

Alıntı: My favorite handgun, as in what has been a most reliable, accurate, fun, and surprisingly durable gun. Bought in '04, trigger job, several re-applications of grip tape, SS guide rod, several defensive classes, many weekends of competing, and 27,000 rounds later it is my go to gun. I may have nicer pistols in the safe, but this one is my baby:

[Resim: standardis7.jpg]

[Resim: hs1gp1.jpg]

[Resim: hs2is9.jpg]

Arkadaşlar, bu silahın performansını gösteren bu tür raporları okudukça çileden çıkıyorum. Yerli tabanca sanayimizin en bildik temcit pilavı bahanesi olan bilmem kaç yıl kadar geçmişi dahi olmayan bir Hırvatistan'ın, topu topu sadece iki değişik kopya modelden sonra bu platforma ve standarda ulaşabilmesi kadar utanç verici bir şey olamaz.

Her türlü handikap ve kusuruna rağmen, bu gün hala bu tür bahaneleri sunan ve savunan insanların, kafalarını kumdan çıkartmalarına yetecek kadar kaba etlerine tekme vurmaya kafi derecede tatminkar olan bu silahın performansını, hele hele bir de fiyatı ile kıyaslayınca söyleyecek laf kalmıyor.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
drmehmet
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi