Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 3 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
NEDEN BİREYSEL SİLAHLANMA
Birşeyi kaçırdım herhalde. Sn. Harun esnaflıktan önce f16 pilotu falanmıydı. Ne bileyim yani, öyleyse hiç yorum yapmayayım bu konuda. Smile
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
harun, _X0X_
(21-04-2020, 08:01 PM)Dr.Vatan demiş ki: Birşeyi kaçırdım herhalde. Sn. Harun esnaflıktan önce f16 pilotu falanmıydı. Ne bileyim yani, öyleyse hiç yorum yapmayayım bu konuda. Smile

Aslında hiç "esnaf" olamadım demek daha doğru herhalde.
 
Alıntı
16 üye teşekkür etti:
LKT darknight cos30, Dr.Vatan, g-shock, Sabri, Militia_747, waltherslv, kepenek50, Murphy, bdirican, serdar75, bilhan, Xlll, kyle_katarn, Dost, hunter 12, _X0X_
Big Grin Big Grin Big Grin
 
Alıntı

Aşağıdaki mesaj bana da iletilmiş bir mesaj olarak geldi. Kaynağı teyit etmedim ancak altında kaynak belirtildiği için gerçek olduğunu tahmin ediyorum. Biz "Neden bireysel silahlanma" üzerinde burada yazışıyoruz. Bu olay tek başına çok şeyi anlatmaya yeterli.

"13 Kasım 1918'de Mustafa Kemal Paşa,  Haydarpaşa Garı'nda trenden iner.
Tren ve peron cepheden gelen subay ve askerlerle doludur.
Mustafa Kemal'i tanıyan ve trenden inişini izleyen bir çavuş, gür bir sesle perondaki askerlere komut verir:
-Dikkaaat, gelen Mustafa Kemal Paşa'dır, selaamduurr!

Tüyler ürperten bir an yaşanır.
Haydarpaşa Garı'ndaki tüm subay ve askerler bir anda yerinde çakılır, hazır ola geçip askerce selam verirler.
Mustafa Kemal Paşa, yavaş adımlarla çavuşun karşısına yürür, durur ve sorar:
-Nerede beraberdik?
Cevap çok şey ifade eden tek kelime ile gelir:
-Çanakkale!
Mustafa Kemal çavuşa şöyle der:
-Emir geçir, herkes köyüne memleketine silahı ile gitsin, bir şekilde silahını götürsün.

Emir geçirmek, askeri bir terimdir.
Emrin yüksek sesle değil, yavaşça kulaktan kulağa sessizce tekrarlanması demektir.
Çanakkale'den, yakın siperlerden, cephe günlerinden kalma bir önlemdir.
Çavuş emir geçirir, peron bir anda boşalır.
Yüzlerce asker silahı ile birlikte ortadan kaybolur, memleketine doğru yola koyulur.
Mondros Teslimiyet Anlaşması'nın öngördüğü, Türk Ordusu'nun tüm silahları teslim etmesi şartının aksine Mustafa Kemal daha İstanbul'a indiği ilk anda ilk emrini vermiştir;
-Silahları vermeyin!
Çünkü yarın her bir silah milli mücadelede lazım olacaktır.
Mustafa Kemal, İstanbul'a adımını atar atmaz, Milli Mücadele ruhunu da geldiği trenden adeta Haydarpaşa Gar'ındaki her bir neferin kalbine, şah damarına mühürlemiştir.

Kaynak: Taylan Sorgun, İmparatorluktan Cumhuriyet'e.?
 
Alıntı
33 üye teşekkür etti:
Militia_747, axoy68, Murata, whistle, harun, JoTuN, OCEANBORN, Xeror, ombra, red, Acemi Silahşör, ErhanG, Murat Y, wildeagle, Rangeman, waltherslv, osman08, Pistov, hunter 12, alone61, shooter25, demirci57, alpercuhaci, iso, aseyhan, XXAHMETXX, al-me, topraxxx, Mechul, werewolf, Vefasiz, Ahmet Efe, Sakin
(21-04-2020, 05:59 PM)Sabri demiş ki:
(21-04-2020, 05:19 PM)Dr.Vatan demiş ki: Sn. Harun, yok Amerika şurada bozguna uğradı, yok çok kayıp verdi lafları belli marjinal grupların ve kitabını satmaya çalışan gazetecilerin palavralarıdır. 

Sihalar bukadar ekonomik olduklari surece istediği kadar eğitimli milis olsun sonuç değişmez. 

Bu devirde eğitimli, hafif silahli yerel guclerin böyle sistemlere sahip bir devlete karşi herhangi bir şanslarinin olduğunu düşünmek sadece düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir?

Sn. Dr. Vatan,

Herne kadar Sayın harun'a söylemişsiniz ama size marjinal ve palavra olmayan gerçek rakamları  söyleyeyim:
A.B.D Vietnamda  Viet-Kong'un 1.1 milyon kaybına karşılık 250.000 askerini kaybetti. Pılısını pırtısını  bile toplamadan Vietnamdan çekildi.  Afganistanda Ruslar 15.000 asker kaybetti, çekildi. A.B.D. nin Afganistandaki kaybı 2500 (Bunun 1900 kadarı milis saldırısında) Orayı da müttefiklerine terketti.  O kadar silah üstünlüğüne rağmen ırakta 4,454 kaybı var, sonuçta destabilize bir ülke bırakıp çekildi. Bunlar gazeteci palavrası değil, gerçek rakamlar.

SİHA sonuçta açık arazide veya istibarata göre görebildiğini vurur. Her türlü teknolojiye karşı yine de önlemler var. Bu işler video oyunları veya taraflı filmlerdeki gibi olmuyor. Elbette teknoloji ile çok insan öldürürsünüz ama o coğrafyada kalıcı olamazsınız, beklemediğiniz kayıplar verirsiniz. 

Siz eğer karşınıza çok yüksek teknoloji ile çıkarlarsa şansınız yok o nedenle boşuna silah almayın diyorsanız çok yanılırsınız. Demirden korkan cebinde bozuk para da taşımasın. İbn'i Haldun'un dediği gibi "Coğrafya bir kaderdir". Bizim bulunduğumuz coğrafya yurdumuza göz dikenler için her zaman kötü kader oldu, olmaya da devam edecek. Burada milis çok iş yapar, gelene de kök söktürür. Bireysel silahlanma  da bir haktır.

Sn Sabri, anlatımınız aklıma babamın bir sözünü getirdi.

Sık kullanır bu sözü. "Zor, gücü bozar" der. 

İlk duyduğum anı da dün gibi hatırlarım:

İlkokula yeni başlamışım ilk haftalar, hem okula geç verildikleri hem de bolca sınıfta kalmaktan mütevellit 15-16 yaşında olmalarına rağmen halen ilkokulda bulunan ve bir nevi çete oluşturarak sürekli okulda sorun çıkartan bir grup beni sıkıştırıp cebimden harçlığımı aldı. Babama gittim ve olayı anlattım. "Eee,yüzünde gözünde hiç bir şey yok. Kavga etmeden mi verdin cebindeki parayı?" dedi. Ben de baba dört tane 15 yaşında çocuğa karşı ben ne yapabilirim ki..  dedim.  Ki yaşıma göre bile ufak tefek bir çocuktum.

"Zorluk çıkarabilirsin" dedi. Eğer zorluk çıkarmazsan hergün gelir cebindeki parayı alırlar. Zorluk çıkarırsan iki kez dayak yersin belki ama, üçüncüde sana değil zorluk çıkarmayan başka birine giderler. "Zor, gücü bozar" dedi. 

Aynen de dediği gibi oldu. Sonraki gelişlerinde birini ısırdım öbürünün yüzünü gözünü anahtar ile çizdim, ellerinden kaçtım, e tabi sonra yakalandım, yediğim okkalı iki farklı dayaktan sonra gözümle gördüm birbirlerine bakıp beni işaret edip sonra yaka silktiler ve başkalarına bela oldular.. 

Bunu ülkelere ölçeklediğimizde de durum çok da farklı değil aslında.
 
Alıntı
17 üye teşekkür etti:
wubıh, kyle_katarn, Sabri, topraxxx, Katsumoto, waltherslv, whistle, blacksea, Xeror, werewolf, mk39, erydn, Pistov, alpercuhaci, axoy68, Rangeman, ErhanG
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 2 Ziyaretçi