Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tabanca Nedir?
#1
Tabancalar, tek elle kullanılmak üzere tasarlanmış silahlardır. İlk tabancaların 1550'lerde süvari silahı olarak geliştirildiği sanılır. Ancak bu ilk tabancalar kullanışsız ve güvenilmez silahlardı. 17. yüzyılın sonlarında çakmaklı ateşleme sistemi bulununca, daha etkili silahlar yapılmaya başlandı. Bu sistemde, tetik çekildiği zaman üzerinde çakmaktaşı bulunan bir çekiç (horoz) çelik bir yüzeye vuruyor ve bu vuruş sırasında ortaya çıkan kıvılcım barutu ateşliyordu O dönemde her asker, kılıcının yanı sıra iki tabanca taşıyordu. Ama bu tabancaların her atıştan sonra doldurulması gerekiyordu ve bundan dolayı bu silahlar savaş sırasında çok kullanışlı değildi.

1831-35 arasında, ABD'li Samuel Colt, revolver de denilen toplu tabancayı geliştirdi. Bu tabancada namlunun arkasında, genellikle altı mermi alan döner bir silindirin (top) bulunur. Her atıştan sonra bu silindir dönerek namlunun arkasına yeni bir mermi sürer. Böylece, yeniden doldurmaya gerek kalmadan altı kurşun atılabilir. Bu nedenle bu tür tabancalar altıpatlar olarak da adlandırılır. Otomatik tabancalarda ise "top" yerine şarjör bulunur. 6-12 mermi alabilen şarjördeki yay sistemi her atıştan sonra yeni bir mermiyi namluya sürer. Şarjör boşalınca yerine dolu bir şarjör takılarak atışa devam edilir.

Tabancaların namlusu tüfeklerinkinden daha kısadır. Mermisi daha küçük ve sevk barutu da daha azdır. Bu nedenle tabancanın atış uzaklığı (menzili) daha kısa, mermi hızı da daha düşüktür.

Tabancaların çalışma sistemlerini parçalara ayırarak inceleme yapmak gerekmektedir.



Tabancalar genelde 5 (Beş) ana Parçadan oluşmaktadır.

1.) Kapak Takımı
2.) Namlu
3.) Yerine Getiren Yay ve Mil
4.) Gövde
5.) Şarjör



1.) Kapak takımı (Sürgü):

Kapak takımı diğer adı ile sürgü ,Yarı otomatik ve Tam otomatik tabancalarda namluyu dış etkenlere karşı koruyan tabancanın gövdesini kapatan emniyet tertibatını kovan atma tertibatını,tırnağı iğne ve yayını, gez ve arpacığı üzerinde taşıyan parçaya denir
Kapak takımının bir görevi de şarjörden fişeği alarak fişek yatağına sürmektir. Boş kovan yine kapak takımındaki tırnak tarafından geriye çekilir. Boş kovan atacağına çarparak dışarıya atılır. Kapak takımı yerine getiren yayın etkisi ile ileriye doğru giderken şarjörden bir fişek alarak taban cayı atışa hazır hale getirir.
Kapak takımı fişek yatağındaki patlama sonucunda oluşan basınçtan zarar görmeyecek kadar dirençli metalden yapılmaktadır.

Boş kovan atacağı:

Boş kovanın kendisine çarpılması suretiyle kovanı dışarı fırlatır.

Tırnak:

Fişek yatağındaki boş kovanı geri çeker.

Tetik tulumbası:

Horozun kurulması ve atış anında horozun serbest kalmasını sağlayan parçadır. Tetik manivelasından aldığı hareketle tetik tulumbası ara parçasını ileri doğru hareket ettirerek horozun çentiğinden kurtulmasını ve yarım otomatik çalışmasını sağlar.



2.) Namlu:

Merminin istikrarlı bir şekilde hedefe gitmesini sağlayan bölüme namlu denir.Çelik silindirin freze edilmesiyle elde edilir. Namlu kalınlıkları kuyruk kısmında fazla,ağız kısmında azdır.

Namlu iç yüzeyinde bulunan 4 , 5 veya 6 adet yiv ve set , mermiye dönü kazandırarak merminin takla atmadan istikrarlı bir şekilde hedefe ulaşmasını sağlar.

Namlu uzunluğunun artması tabancanın etkili mesafesini arttırır. Yiv ve setlerin dönüş açısı sabit kalıp namlu uzunluğu artarsa sürtünmeden dolayı namlu çıkış hızı azalır.Dönüş açısı arttırılarak namlu çıkış hızı arttırılabilir.
Fişek Yatağı: Namlunun hemen gerisindeki namlu ile bitişik olan kısma Fişek yatağı denir. Fişek yatağının çapı namlu çapından daha büyük olduğu gibi kalınlığı da daha fazladır. Çapının büyük olmasının nedeni ise yatağa sadece fişeğin değil kovanında oturmasıdır.Fişek yatağı, iğnenin kapsüle çarptığı ve patlamanın meydana geldiği yerdir.

Fişek yatağı: Namlu gerisinde namluya bitişik fişeğin atışa hazır bulunduğu, patlamanın olduğu yerdir.



Namlu içindeki iki set arasındaki mesafeye denir.

Yiv:
Namlu içindeki girintilere denir. Derinlikleri 0,075-0,1 mm.dir.

Set:
Namlu içindeki çıkıntılara denir.

Yiv-Set Çekirdeğin kendi ekseni etrafında dönmesini ve takla atmadan hedefe gitmesini sağlar. Menzili ve delme gücünü arttırır.

Rayyür:
Çekirdeğin üzerindeki yiv ve setlerin izlerine denir.



Yerine Getiren Yay ve Mil:
Atış anında kapak takımına hareket veren, ve hızlı bir şekilde şarjörden mermi almayı sağlayan , geride kalmış olan kapak takımının ileriye gitmesini sağlayan parçalardır.Yerine getiren yay ve mil tabancanın yarı ve tam otomatik olarak alışmasını da sağlar.



Gövde :
Tabancanın hareketli ve sabit bütün parçalarını üzerinde taşıyan bölüme denir.
Emniyet Tertibatları

Şarjör emniyeti :

Atım yatağında fişek olsa dahi şarjör, şarjör yuvasına yerleştirilmedikçe tetik çekilmez ve silah ateş almaz. Ateş edebilmek için silaha mutlaka şarjör takılı olmalıdır.
NOT: Bu emniyet sistemi, bazı tabancalarda aşınma, kullanıcı personel tarafından silahın yetkisiz olarak kurcalanması veya orijinal parça kullanmama neticesi devre dışı kalmış olabilir. Şarjör çıkartıldıktan sonra silah boş olarak kurulup tetik çekildiğinde tetik düşüyorsa, tabancanın onarıma gönderilmesi gerekir.



Mandal emniyeti :
Tabancanın sol tarafında gövde üzerinde, kapak takımının ileri-geri hareketini engelleyecek şekilde emniyet mandalı vardır. Tabanca emniyette iken tetik düşmez. Ayrıca emniyet mandalı kapalı iken tabanca doldurulamaz ve boşaltılamaz.



Ateşleme çekici (horoz) emniyeti :

Horoz inik iken çıt sesi duyulana kadar (Normal kurulum mesafesinin 1/3’ si kadar) kaldırıldığında veya tam kalkık iken (Ateşe hazır durumda iken ) Horoz ile iğne arasındaki boşluğa sol elin baş parmağı ile bastırılıp, tetik sağ elin başparmağı ile yerinden kurtarılarak tetik üzerindeki parmak kaldırıldıktan sonra sol elin baş parmağı ile horozun üzerindeki baskı yavaşça kaldırılır. Horoz normal kurulum mesafesinin 2/3’ si kadar indikten sonra iğneye vurmadan durur ve böylece horoz emniyeti devreye girer.

Ateşleme iğnesi emniyeti :

Tetik sonuna kadar geriye kadar çekilmediği zaman ufak bir piston ateşleme iğnesini bloke etmekte ve yüksek bir yerden düşme gibi şiddetli darbelere maruz kalsa bile her türlü hareketi önlemektedir. Bu otomatik emniyet sadece tetik sonuna kadar çekildiğinde devre dışı kalır.

(e) Parmak Emniyeti :

Glock ve Browning model 125 te olduğu gibi parmak uçu ile tetiğe baskı uygulanmadığı sürece ve tabancanın yere düşmesinde bile horoz iğneye çarpamaz durum- dadır

(f) Kabze Emniyeti:

Avuç içi ile kabzenin arka bölgesine bastırılmadığı sürece tetik çekilse bile horozun düşmesini engellenmektedir.



5.) Şarjör :
Şarjörler genelde 5 (Beş) parçadan meydana gelmektedir.

a.) Şarjör Gövdesi b.) Şarjör Yayı c.) Gerdel d.) Şarjör Kapağı e.) Şarjör Kapak Kiliti

a)Şarjör Gövdesi: Şarjörün en büyük parçası olup Fişeklerin içine yerleştirildiği bölümdür. Gövdenin üzerinde bulunan yuvarlak deliklerden şarjörün içindeki fişek sayısını österir. Gövdenin üzerinde ve oval olan tarafında bulunan dikdörtgen şeklindeki delik şarjör tutma mandal yuvasıdır.

b)Şarjör Yayı: Gerdeli yukarı iterek, her fişeğin şarjör dudakları arasına tam olarak oturmasını sağlar. Şarjördeki fişeklerin rahat bir şekilde fişek yatağına sürülmesine yardımcı olan şarjör yayı genellikle çelikten yapılır ve esnek bir yapıya sahiptir.

c)Gerdel: Şarjör gövdesi içerisinde bulunan şarjör yayının uç kısmına takılan ve fişeklerin üzerine yerleştirildiği parçaya denir. Şarjördeki hareketli parçalardan biridir. Genellikle sert plastikten oluşturulmuş bir yapıya sahiptir. Üzerinde atış sırası gelen fişekler durur. Şekli gövdenin, şarjör dudaklarının ve fişek yatağının şekline göre dizayn dilmiştir.

d)Şarjör Kapağı: Şarjör yayı ve şarjör gövdesinin alt kısmında bulunan ve fişeklerin şarjör içerisinde muhafazasını sağlayan parçadır. Şarjör gövdesinin ait tarafını kapatmak için yapılmıştır. Gövdenin alt tarafında bulunan kızaklardan sürülerek takılır. Kimisinin ortasında şarjör kapak kilitinin geçmesi için yuvarlak bir delik bulunmaktadır.

e)Şarjör Kapak Kiliti: Şarjör gövdesi ve şarjör yayı ile şarjör kapağını bir arada tutan şarjörün sökülmesini ve parçaların birbirine kilitlenmesini sağlayan en küçük parçadır.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
foottwo, Antiterör
#2
Alıntı: Bu nedenle bu tür tabancalar altıpatlar olarak da adlandırılır
Cüneyt Abimiz, Mateba'dan çok önce otomatik tambur şarjörlü revolver'i geliştirmiştir.

Şaka bir yana tanım ve kavramlarla ilgili yazıların gerçekten çok verimli oluyor, çok teşekkürler.
Çünkü bazı yabancı tabirlerin bizdeki tam karşılıklarını bulmak bir muamma. Bu tanımlama yazıları ile en azından üzerinde ortak konsensus oluşturduğumuz, ortak bir dilimiz olmuş olur.

Hürmetler.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Antiterör
#3
Smile teşekkürSmile
 
Alıntı

#4
elinize sağlık.
 
Alıntı

#5
Cok istifade ettim eline saglık...
 
Alıntı

#6
helal olsun yaa okudukca insanin okuyasi geliyor zevk aliyor insan böyle yazilardan emege saglik
 
Alıntı

#7
smith demiş ki:Yiv ve setlerin dönüş açısı sabit kalıp namlu uzunluğu artarsa sürtünmeden dolayı namlu çıkış hızı azalır.Dönüş açısı arttırılarak namlu çıkış hızı arttırılabilir.

Sn. Smith hocam, ben yukarıdaki ifadeyi tam anlayamadım.

Birinci cümle:
Referans olarak 10 cm/tur (36º/cm) dönüş açısında 10 cm'lik bir namlu alalım. Aynı tur özelliğinde 20 cm'lik bir namlu kullanırsak, namlu uzunluğu artmasına karşın, mermi namluda 2 tur attığı için sürtünme artar ve namlu çıkış hızı düşer demek istiyor sanırım.

İkinci cümleye göre ise:
Bu 20 cm'lik namlunun dönüş açısı artıralım, diyelim 5 cm/tur (72º/cm) olsun. İfadeye göre mermi namlu içinde 4 tur atar ve ilk 20 cm'lik namluya göre merminin namlu çıkış hızı artar (?)
Ya da referans olarak aldığımız 10 cm'lik namlunun dönüş açısını artıralım, yine 5 cm/tur (72º/cm) olsun. Bu kez mermi 10 cm'de 2 tur atsın; bu durumda hızı artacak. Bana bu da pek mantıklı gelmedi, çünkü setlerin uzunluğu artıyor ve dolayısıyla sürtünme artıyor.

Birinci ifade uzun namlu+az tur hızı artırır derken, ikinci ifade çok tur hızı artırır diyor. Çeliştim...

Saygı ile,
 
Alıntı

#8
Bugün rastladım ilgimi çekti; bakın tabanca nerden gelirmiş;

''Tabanca Türkçede el ayası demek aslında. Elin pembe derili olan iç kısmının adı: ayağın tabanı, elin tabancası olur. Türkiye Türkçesinde 14. yüzyıldan itibaren özellikle “tokat, şamar” anlamında kullanılmış. Misal: mübarek yüzine bir tabanca urup devirdi... bir niçe tabanca ile ruhsar-ı latifini mecruh idüp... meh-veş yüzine urdu felek gam tabancasını...

1680 tarihli Meninski sözlüğü tabanca için “tokat, şamar” diyor sadece, başka anlam kaydetmemiş. “Avuçla tutulan küçük piştov” anlamı sanırım en erken 19. yüzyılda beliriyor. (Sözlüğümde 15. yy diyor; hatadır, düzeltiyorum.) “Avuç içi” anlamında mı kullanılmış, yoksa tokat sesine mi gönderme yapmışlar ondan emin değilim maamafih.

Piştov daha eski, en az 18. yüzyıldan beri var. Aletin kendisi Alman icadı, ama piştol değil de /v/ ile piştov olması Macarcadan alındığını gösterir sanırım, çünkü Macarlar da öyle telaffuz ediyorlarmış.''

Sevan Nişanyan, ''Tabanca'' başlıklı makalesinden alınmıştır
 
Alıntı

#9
tabancanın tanımı ateşli silahlar kanunda toplam uzunluğun 50 cm geçmediği, namlu boyunun 30 cm yi geçmediği, yarı otomatik çalışan ateşli silah olarak geçiyor. bildiğim kadarıylada namlu boyunu sabit tuttuğumuzda yiv ve setlerin dönüş açısı arttırıldığında namlu çıkış hızı azalır etkili menzil artar, dönüş açısı azaltıldığında çıkış hızı artar etkili menzil kısalır.
 
Alıntı

#10
cihangir demiş ki:tabancanın tanımı ateşli silahlar kanunda toplam uzunluğun 50 cm geçmediği, namlu boyunun 30 cm yi geçmediği, yarı otomatik çalışan ateşli silah olarak geçiyor. bildiğim kadarıylada namlu boyunu sabit tuttuğumuzda yiv ve setlerin dönüş açısı arttırıldığında namlu çıkış hızı azalır etkili menzil artar, dönüş açısı azaltıldığında çıkış hızı artar etkili menzil kısalır.

Aynı namlu boyunda, dönüş kutru kısalttıkça, yani yiv setin bir turunu tamamlama mesafesi kısaldıkça çıkış hızı azalır, ancak fark ihmal edilebilir kadar azdır.

Aynı namlu boyunda, dönüş kutru uzadıkça, yani yiv setin bir turunu tamamlama mesafesi uzadıkça çıkış hızı artar, ancak yine fark ihmal edilebilir kadar azdır.

Aynı dönüş kutruna sahip olan yiv sette, belirli bir limit sürtünme katsayısına kadar namlu boyu uzadıkça çıkış hızı artar.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Antiterör
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi