Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mevzide EYP ve ilkyardım..
#21
(14-10-2011, 03:27 PM)blacksea demiş ki: Çivi çakarken çekici elimize vursak, acıdan yerimizde zıplıyoruz. Yaralı askerin bacağı diz altından kopmuş, çene kırık, göğüs travması, kol kemiği parçalanmış. Acaba diyorum belli bir eşiği geçtikten sonra insan beyni acı algılamasını kesiyor mu, beyin bir tür narkoz gibi birşeyler mi salgılıyor?

Bilgilerimin kesin doğruluğu olmamakla beraber hafif ve orta dereceli yaralanmalarda vücudun belirli bir süre ağrı kesici gören adrenalin salgıladığını ve acıyı kestiğini, ağır yaralanmalarda ise beynin kendini kapattığını yani bayıldığını biliyorum.
 
Alıntı

#22
(14-10-2011, 12:29 PM)lupus demiş ki:
(13-10-2011, 11:42 PM)Kıraç Ata demiş ki: Bizim sihhiyeci baytardi... :-)

Samsun Sahra Sıhhiye Sınıf Okulu' nda yaşını başını almış, bu nedenle de albay rütbesi taşımaya layık görülmüş bir büyüğümüz stajyerler ateşli bir nutuk atarken hızını alamaz ve '' Doktoruz diye geçiniyorsunuz, bir adamın nesi olduğunu anlamak için kırk tane ahiret sorusu soruyorsunuz, bakın bakalım, veterinerler bir sürü soru sorarak mı teşhis koyuyorlar?...'' ...Bunun üzerine sıradaki stayjer muvazzaf teğmenlerden birisi '' Tamam komutanım, bundan sonra biz de size bir şey sormayız o zaman...'' der ve konuyu kapatır...Smile

Sn. Lupus,

Ancak bizim baytar 5 saat muayene edip, her hastalık tipine aynı ilaçları verip, devamında bir tane de izotoniği (umarım doğru yazmışımdır), damarı tutturamayıp direk kola bağlayarak omuza kadar şişirdikten sonra kazandığı namıyla; tüm bölüğü bir daha hasta olmamaya ikna etmiştir. Big Grin

Saygılarımla...
 
Alıntı

#23


Sn. Lupus,

Ancak bizim baytar 5 saat muayene edip, her hastalık tipine aynı ilaçları verip, devamında bir tane de izotoniği (umarım doğru yazmışımdır), damarı tutturamayıp direk kola bağlayarak omuza kadar şişirdikten sonra kazandığı namıyla; tüm bölüğü bir daha hasta olmamaya ikna etmiştir. Big Grin

Saygılarımla...
[/quote]

Big Grin Big Grin Big Grin
 
Alıntı

#24
(12-10-2011, 02:48 PM)yakuzz demiş ki:




Olay yeri Afganistan. Muhtemelen mevzide mayın araması yapılmadı. Yada söz konusu eyp sinyal vermeyen cinstendi. Görebildiğim kadarıyla sol diz altı ampute, sol kolda çoklu kırıklar var. Göğüs ve batın bölgesinde ağır travma mevcut. Üst ve alt çenede kırıklar var. Şahıs kendisinde ancak sürekli doğrulmak istiyor. Akciğer tahribatında ve nefes almada sorun olduğunda böyle davranışlar olabiliyor. Olayın şokunda olduğu bariz.. Zaten olayı kaydeden kamerayı taşıyan kişide bir müddet şoktan çıkamadı. Sağlık görevlisinin sükuneti takdire şayan. Galiba astsubay (usa rütbeleri de bizimkiler gibiyse, öyle). Patlamanın olduğu bölgeye fütursuzca gelen askeri azarlaması, kontrollü birisi olduğunu gösteriyor.

Derhal ampute olan bölgeyi turnikeleyip, sol kola atel uyguluyor. Tüm vücudu görüp değerlendirmesini yapıyor. Süreç boyunca sakin. Üstelik patlamanın en yanıbaşında olmasına ve kendisinide geriye savurmasına rağmen..

Yaralının ilkyardımını yaptıktan sonra gelen helikoperle naklini de sağlıyor.

EYP' nin neler yapabildiğini göstermesi açısından önemli bir video.



Videoyu izleme olanağımız var mıdır acaba?
 
Alıntı

#25
Buyrun...







 
Alıntı
15 üye teşekkür etti:
fuat_61, iso, foottwo, blueokkes, heisenberg, hunter 12, nineteeneleven, Dr.Oz, mtaner55, Mr.Wayne, 1905sss, alpago, ismicey, Ugrastelefon, sparus
#26
(14-10-2011, 03:27 PM)blacksea demiş ki: Çivi çakarken çekici elimize vursak, acıdan yerimizde zıplıyoruz. Yaralı askerin bacağı diz altından kopmuş, çene kırık, göğüs travması, kol kemiği parçalanmış. Acaba diyorum belli bir eşiği geçtikten sonra insan beyni acı algılamasını kesiyor mu, beyin bir tür narkoz gibi birşeyler mi salgılıyor?

Aynen sayın blacksea bu gibi durumlarda tüm vücutta bir dizi nöro-kimyasallar hızlıca salgılanarak bir nevi morfin etkisi yaratabilir. Terör bölgesinde görev yapan bir genel cerrahi uzmanı olarak bir kaç defa yüksek enerjili ateşli silah yaralanması olan hastalarla karşılaştım . Daha 10 gün önce ameliyat ettiğim hastalardan birinde 7.62 çapında bir ak 47 mermi nüvesinin nasıl bir hasar bırakabileceğini hayretler içinde idrak ettim .
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
blacksea
#27
Öncelikle herkese selamlar, saygılar. Yaralı asker hakkında daha önce yazılanlara katılıyorum.

Benin dikkat çekmek istediğim konu sağlıkçı askerin donanımı.Şöyle özetlemeye çalışayım; dağ şartlarında gerekli olabilecek tıbbi malzemeyi taşımak için kullanışlı bir çantası var, düzgünce istif edilmiş. Turnike olarak kullanılacak standart malzemesi mevcut. Yaralıyı taşımak için üretilmişe benzeyen bir sedyeleri var. Yaralının düşmesini engelleyecek kemerler mevcut ki bu da muhtemelen standart. Ve yine muhtemeldir ki bu elemanlar, çantalarında ne gibi malzemeler bulundurmaları ve de ellerindeki malzemeyi nasıl kullanacaklarına dair, eğitim de almışlardır. Ayrıca belirtilmeli ki gelen helikopter, bir ambulans helikopter ve içinde daha deneyimli personel var, muhtemelen.

Tabip Asteğmen olarak görev yaptığım süre zarfında ben böyle bir standart malzemeye şahit olmadım. Benim, kampetten bozma sedyelerim, kendimce ayarladığım turnikelerim, tıbbi malzeme taşımaya uygun ama kendi taşınmaya pek uygun olmayan bir çantam vardı. Allah'tan askerliğimiz üs bölgelerinde geçti. Bizim yaralılarımızı sıradan hizmet skorski'leri taşırdı ve içinde sağlık personeli yada doktor yoktu. Yıllardan beri terörle mücadele eden bir ordunun standart bir acil yardım donanımının olmaması şaşırtmıştı beni. Hep kendime sorardım, ne eksiğim olabilir diye. Sonra aklıma gelen şeyleri Asker Hastanesindeki devreler yardımı ile temin ederdim. Sivil hayatta Sağlık Memuru olan Sıhhiyeler verimli idi.

2 ay kaldığımız Sahra Sıhhiye Okulunda, dağda görev yapmakla ilgili, çatışma bölgesinde yaralıya müdehale ile ilgili bir konu konuşulmadı, böyle bir ders işlenmedi. Sıhhiye erlerinin de bu yönde bir eğitim aldıklarını düşünmüyorum. Tabii neredeyse her bölükte doktor vardı, yada doktor göreve giden birliklerce ortak kullanılıyordu.

Askerlik dönüşü bu konuyu gündeme getirmeyi, Samsun'a gidip öğrenci TbpAstgm'lerle tecrübelerimi paylaşmayı düşünmüştüm. Bir standardı olmalı idi bu işlerin... Tezkere sonrası, yaptığım görevin ve başıma gelen işlerin, hiç kimsenin umurunda olmadığını görüp, hayata devam ettim. Şimdiki durum nasıl bilmiyorum. Bir gelişme varsa, bilgilendirirseniz memnun olurum.

Söylemeyi unuttum. 1997 - 1998 yıllarında Şırnak'ta görev yaptım. Piyade ve Jandarma birliklerinde bulundum. Videodaki olaya benzer bir durumu da yaşadım... Eski günlere gittim...
Saygılar sunuyorum...
 
Alıntı
10 üye teşekkür etti:
Zemre10, rainman, PersonalDefence, Murata, abrek, tirendaz, sem, madenci08, ismicey, sparus
#28
2005 yılında bir değişiklik yoktu doktor bey, umarım daha güncel ve iyi haberler alırız.
Saygılarımla
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Dr.Oz
#29
Benzer olayı Elazığ asker hastanesinde yaşadım. Tabib asteğmen mayında 2 ayağını 2 kolunu kaybetmişti. Önümüzden çığlık çığlığa geçti. Mayın silahların en kahpesidir. Çok travmatik bir günümdü.

Aynı gün sabah Tunceli de pusu yiyen tim sabah karşı sikorskilerle hastaneye taşındı. Sikorski' nin gece ışıkları kapalıysa kesin yaralı taşıyor demektir bu. Eğer patpat ( UH-1) geliyorsa bu şehit demektir.

Kolordunun üzerinden geçti. Bir kaçı birden geçince zaiyatın çok olduğunu hemen anladık .Nöbetçi göz doktoruymuş. Eli ayağına karışmış panik olmuş. Devremin biri sedyedeki askeri çekmiş. Tak tuk bir şey düşmüş. Garibim mehmetçiğin kafatası kemiğinin parçasıymış. 15 şehit vardı. Hepimiz koşarak kan vermeye gittik. Gerçi benden almadılar.

Çok muazzam bir mücadele ordaki. Çoğunluk bunun farkında değil. Muazzam saygı duyuyorum bu fedakar yiğit kahraman Türk askerine.

Saygılar.
 
Alıntı
7 üye teşekkür etti:
iso, Dr.Oz, sem, madenci08, alpago, ismicey, sparus
#30
(04-07-2017, 11:09 PM)Dr.Oz demiş ki: Ayrıca belirtilmeli ki gelen helikopter, bir ambulans helikopter ve içinde daha deneyimli personel var, muhtemelen.

Helikopterlerinde yaşam destek ünitesi dahil olmak üzere herşey mevcut.

(04-07-2017, 11:09 PM)Dr.Oz demiş ki: 2 ay kaldığımız Sahra Sıhhiye Okulunda, dağda görev yapmakla ilgili, çatışma bölgesinde yaralıya müdehale ile ilgili bir konu konuşulmadı, böyle bir ders işlenmedi.

Askeri nosyon derslerinde kompleks gidermek için kursiyerlere '' Kardeşim gelen adama on tane soru soruyorsunuz, hala neyi olduğunu anlayamıyorsunuz... Veterinerler muhatabına bir tane soru soruyor mu?... '' şeklinde kelam edip, karşılığında '' Bundan sonra biz de size soru sormayız Komutanım...'' cevabını alan kalitesiz adamların eğitimci olarak istihdam edilebildiği bir yerdir Samsun Sahra Sıhhıye Sınıf Okulu.

(04-07-2017, 11:09 PM)Dr.Oz demiş ki: Askerlik dönüşü bu konuyu gündeme getirmeyi, Samsun'a gidip öğrenci TbpAstgm'lerle tecrübelerimi paylaşmayı düşünmüştüm. Bir standardı olmalı idi bu işlerin... Tezkere sonrası, yaptığım görevin ve başıma gelen işlerin, hiç kimsenin umurunda olmadığını görüp, hayata devam ettim. Şimdiki durum nasıl bilmiyorum. Bir gelişme varsa, bilgilendirirseniz memnun olurum.

Bizde başkalarının tecrübelerinden yararlanma kültürü yoktur. Dökümantasyon kültürü yoktur. Geriye dönük analiz yapma kültürü yoktur. Yapılan analizlerden sonuçlar çıkarıp, çözüm üretme, tedbir alma kültürü yoktur. Sadece ama sadece hamaset, tedbir ve çözüm üretiyor gibi görünüp, kağıt üzerinde götü kollama kültürü vardır.
 
Alıntı
15 üye teşekkür etti:
Kıraç Ata, tirendaz, ombra, iso, Dr.Oz, blacksea, Murata, sem, madenci08, 1905sss, Simurg, blueokkes, alpago, ismicey, sparus
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi