Silahsever uyelerimizin ogrenim durumu.
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol



Anket: Ogrenim durumunuz:
Ilkokul
Ortaokul
Lise
Yuksekokul
Universite
Yuksek Lisans
2 Yuksek Lisans
Doktora
[Sonuçları Göster]
 
 


Konuyu Değerlendir
  • 3 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Silahsever uyelerimizin ogrenim durumu.
Neden yerli silah almıyorum arkadaşlar biliyor musunuz? Nedeni işte bu.

Dikkat ve özen bir yaşam tarzıdır. Kimse kusura bakmasın ama, özensizliğini ve dikkatsizliğini her gün trafikte, iş hayatında gördüğüm, forum sayfasında bir tuşa bir saniye daha fazla basmaya üşenen, her işini " Öyle de olur, böyle de olur...Anlayan anlar. " mantığıyla yapan insanların tasarlayıp ürettiği silaha kendimin ve sevdiklerimin canını emanet edemem.
 
Alıntı
5 üye teşekkür etti:
Haritacı1461, hfc, lenduha, Sabri, blueokkes
(21-04-2016, 10:20 AM)madenci08 demiş ki: Hani bir diyalog olduğu olduğu öne sürülen bir anlatı vardır.Savaş sonunda (ikinci dünya savaşı) bir Alman generali ile müttefik generali arasında bir diyalog geçer.Siz der mağlup komutan ülkeniz stratejik bombardımanlarla (Biraz Dresden bombardımanını araştıran insanlar atom bombasının şişirmece olduğunu görecekler) yerle bir oldu.Bütün sanayi altyapınız mahvoldu , ülkeniz harap halde bu durumda belinizi doğrultmanız imkansız.Alman general cevap verir.Evet der.Ülkemizin tüm sanayi altyapısını ve lojistik kabiliyetlerini yok ettiniz ama unuttuğunuz bir şey var.Bu ülke hala üniversitelerine ve kütüphanelerine sahip.

Fotoğraf aklıma bu hikayeyi getirdi.

Mesleğimle ilgili bir Alman firmasının Augsburg'daki fabrikasına 5-6 defa eğitime gittim. Firmanın müzesinde savaş sonrası bombalanmış görüntüleri vardı. İnanılmazdı. Adamlar tamamen yıkılmış fabrikaları onarıp 15-20 yıl içinde tekrardan sektörün lideri konumuna yükselebilmişler. O dönemlerde bir çalışanın işe gecikme izni şöyleymiş: Ayda 2 defa, iki dakika.

Benzeri Opel fabrikası içinde geçerliymiş. Ruslar bombardımandan kurtulan tüm tezgahları trene yükleyip Rusya'ya götürmüşler: Sonuç malum.

Ancak şunu da belirtmek lazım, (bence) günümüzdeki Almanlar fırsatını bulduğunda; (misal Türkiye'ye işe/servise geldiğinde) işten kaytarma, fazla mesai yazmayı abartma, konaklama-ulaşım masrafında faturayı fazla yazdırma gibi aksiyonlarda bizden pek geri kalmıyorlar.

Saygılar.

 
Alıntı

İkinci Dünya Savaşı nesli ve hemen sonrasındaki nesil tükendiğinde onları da zor günler bekliyor...

Artık Almanya' da da sağa sola sigara izmariti atan Alman gençleri mevcut.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
hfc, blueokkes
Almanya'yı veya her hangi bir Batı Avrupa ülkesini yerzündeki cennet olarak tasvir edenlere çok gülüyorum.

Biraz içine girince, bir de bakıyorsunuz ki; her türlü fırıldak dönüyor. Ancak halka halen daha aynı masallar okunuyor (rüşvet yok, her şey kanuna nizama uygun!). VW skandalı biz de olsa kendi milletimize demediğimzi bırakmazdık öyle değil mi?
Şimdi dürüst olun; ne hırsızlığımız kalırdı, ne dolandırıcılığımız, ne yalancılığımız, zaten böyle bir millet olduğumuzdan dem vurup, düzelmeyeceğimizle bitirirdik değil mi?

VW skandalı hakkında ne düşündüklerini, cebinde parası olan, irtibatta olduğunuz Almanlar'a sorun ama biraz da tahrik etmyi ihmal etmeyin. "Ya biz sizi çok dürüst, kanunlara saygılı, çevreye duyarlı bilirdik, ne oldu size böyle, hem mi böyleydiniz yoksa sonradan mı böyle oldunuz?" diye biraz gıdıklayın bakalım ne çıkacak.

Çoğunluk güvenli tarafta kalıp maaşı bir iş seçtiği için zaten neler olup bittiğinden bir haber. İşin gerçeği umurunda da değil.

Esasen malını "bu Alman malı, kalitenin hası" diye satan zevat var ya, aha işte onlara soracaksınız aslen.
Ya, biz size iki misli, üç misli para ödüyorduk, şimdi aklımız şüphe düştü, nasıl olacak bundan sonra diye bir sormak da lazım, değil mi?

E, henüz halkın keyfi yerinde olduğu için çok fazla sosyal sorun ortaya çıkmıyor. Bununla beraber, gidişat bayır aşağı.

Airbus'un 2040 a kadar bütün sipariş defterlerinin dolu olduğuna bakıp, Avrupa'da işler yolunda demek, şu anda 20~30 yaş arasındakilerin düşüncelerinden bir haber olmak demek.

Her neyse, biz işimize bakalım, onların nereye gittiği bizi ilgilendirmez ama başkalarının yaptığı hatalardan da ders almak gerek.

Aynı otomotivde, tekstilde olduğu gibi bu sektörü de devlet rahat bırakırsa, yirmi sene içerisinde bir dünya çapında tanınan bir silah markası çıkartmamız işten bile değil.
Elbette dünya deyince herkesin aklına ilk aşamada ABD ve Avrupa geliyor ama bir de Afrika var, Güney Amerika var, Orta Asya var, buralardaki "çok kaliteli" mallarını, politik bağlantıları sayesinde, fahiş fiyatlara satan şirketler var.

 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
hfc
VW Skandali sizde olmaz.Nedeni ise cok basit,ürettiginiz herhangi bir arac markaniz yok.
+VW Skandali sadece emisyon verileri ile ilgili bir konu, aracin Kalitesi ile bir alakasi yok.Halkin keyfi yerinde cünkü,emeginin karsiligini aliyor.
Üniversite bitiren Akademisyenler,Mühendisler,Teknisyenler okuduklarinin karsiligini aliyorlar.

Basimizi kuma gömmüsüz "Devekusu"misali, Avrupa,Almanya söyle yapmis böyle yapmis,dedikodulariyla zaman harciyoruz.
Bugün Avrupanin Japonyanin,Korenin basi agirsa acisini Türkiyede kurduklari otomotiv sanayisi cekecektir.Saniyormusunuz ki Avrupa veya Japonya,Kore kendi ülkesindeki fabrikasini kapatacak,hayir ilk önce yurtdisindaki montaj fabrikalarini kapatir.

Gelelim MKE. Bugüne kadar H&K Lisansi ile üretim yapiyorlar.Yeni Milli Piyade Tüfegi icin haberlerde 22 milyon liralik bir ARGE calismasi harcamasi yapmislar.
Merak ediyorum bu paralari nereye harcadiklarini?
Sayin Evrenay, kendileri cok yakindan tanirlar Waffen Albert Sirketini.Anton Albertin kendi üretimi iki cesit Silah ALR .338 LM. ALR.300 WM.
Bahsettigim sirket kücük bir Aile sirketi.
http://www.waffen-albert.de/startseite/a...lr-338-lm/ Bu silah Özel birliklere Askeri veya Polisler icin.
http://www.waffen-albert.de/startseite/a...lr-300-wm/ Bu Silah ise sivil kullanicilarinda alabilecekleri bir Silah.

Emin olun bu sirket 22 milyon lira!! Harcamadi bu iki silahin yapiminda patentlerini aliminda..
Simdi, kendimize sormamiz gereken soru. MKE böyle bir Bütce ile neden bugüne kadar bir Piyade Tüfegi üretmedi?
Kimler ne gibi sahsi,politik cikarlar amaciyla engellediler?
Yoksa bizim Mühendislerimiz bu kadar kabiliyetsizmi idiler?
MKE Siviller icin ürettikleri T41 modelleri (Sivil G3) daha öncede bahsetmistim. Almanyaya gelen parti mallarda Nisangah hatalari vardi,ayni eksende kaynak yapilmamis gez ile arpacik konumlari hakkinda bir cok sikayetler mevcut idi.Sahsim bu sebeplerden dolayi almaktan vazgectim.

Arkadaslar, ABD, Avrupa, Asya üsütürse bizler zatürre oluruz.Bagimsiz bir sanayi ve Üretim sektörümüzü kurmaliyiz,montaj üretimle kendimizi dev aynasinda görmeyi birakmaliyiz...
saygilar,
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
hfc, whistle
VW marka araçların kalitesiyle ilgili bir şey yazmadım zaten, yalancılıklarıyla ve bunu son derece rahat ve de pişkin bir şekilde yapmış olmalarıyla ilgili yazdım. Aynı rahatlığı, genişliği ve vurdumduymazlığı araçların başka aksamlarını üretirlerken de göstermemeleri için de hiç bir sebep yok.

Şahsi kanaatim; VW grubun ürettiği araçların Türkiye'de olduğundan fazla abartıldığıdır. Özellikle TSI motorlarla ve DSG şanzımanlarla ilgili şikayetler dağları aştı, bu konuyla ilgili forumları okuyabilirsiniz.

Siz hiç merak etmeyin, kimse, Türkiye'deki fabikasını kapatAmaz, bakın kapatmaz yazmıyorum, kapAtamaz!
Etrafımızda bu kadar bakir pazar varken hiç bir şirket öyle bir saçmalık yapmaz, yapAmaz.
Üstüne üstlük yeterli kaliteyi, kalifiye personel sayesinde kendi ülkesinden daha ucuza mal ederken, binbir emekle kurdukları üretim tesislerini kapatacak kadar bilinçsizce hareket edecek her hangi bir kuruluşu kimse kurtaramaz.
En kötü ihtimal Türk şirketlerine satarlar, onlar da civardaki pazarlara satış yapmak üzere üretime devam ederler.

Zatürre, nezle, hapşırık, aksırık, tıksırık, bunlar hikaye. Hikaye olduğunu da 2001 yılından beri görüyoruz. Yaşı otuzun üzerinde olan herkes farkı görebilir.

Silah sanayi konusunda Türkiye'deki atıllığın sebebinin, halen devam etmekte olan devletçi gelenek olduğunu zaten yazdım. Yavaş yavaş özel sektörün önü açılmaya başladı (şimdilik tabanca fişeği ile, yakında bunu tüfek fişeğinin takip edeceğine inanıyorum)

Bugün Ford-Otosan'ın İnönü'deki fabrikası, Ford'un global kamyon üretim merkezi oluyorsa ve bu kamyonlarda kullanılan "ecotorq" motorların tasarımı Otosan şirketine aitse, kendi markasını oluşturmak için önünde her hangi bir engel yoktur.
Ancak ticari olarak Ford markası altında hareket etmek daha karlıdır, Otosan'da öyle yapmaktadır. Günün sonunda kimse şoven duygularla haykıran haticelere bakmaz, görülecek olan neticelerdir.

Kendi şehrimdeki havacılık sektöründen bahsetmiyorum bile.

Kimsenin kendisini dev aynasında falan gördüğü yok. Ne olduğumuzu ve bayrağını sembolünüz yaptığınız ülkenin de ne olduğunu biliyoruz.

Çok gülüyorum; bazen bazı Avrupalıların aşırı egolarından şişen t.şşaklarından dolayı yürüyemeyeceklerini düşündüğümde.

Biliyorum orada basın-yayın organları buraları biraz farklı gösteriyor.

Üniversitenin beton laboratuvarında çalışan yaşı küçük, dili büyük bir Almancı kız çocuğu, hocaların yanında Türkiye'de beton laboratuvarı olmadığını söylediğinde (sene 2003), bunun beynini nasıl yıkamışlar ki, kendi ırkının yaşadığı ülkeyi bu kadar boş zannedebiliyor diye düşünmüştüm.
Akabinde zemin mekaniği hocasına Metrocity'nin -36,5 metreye inen temel duvarlarının ankrajlarının fotoğraflarını gösterdiğim zaman çok şaşırmıştı ,(o sıklıkta kuşaklama olamayacağını iddia etmişti, olabileceğini daha doğrusu onun teorik bilgisinin ötesinde de bir şeyler yapılabileceğini görmüş oldu).

Oralarda Türkiye'yi halen daha turizm ve karpuz-mandalina ülkesi zanneden çok insan olduğunu düşünüyorum.
Bunda iki savaş kaybetmiş olmanın getirdiği inanılmaz kompleksi, başka milletleri aşağılayarak dindirmeye çalışan bir devlet zihniyetinin etkisi büyük.

Senelerdir Türk iş adamlarını beş günlük fuar için beş günlük vize vererek ellerindne geldiğince uzak tuttular. Bakalım eğer vize serbestisi gelirse (ki her zamanki çifte standartın ve iki yüzlülüğün, burada da karşımıza çıkacağını düşünüyorum) nasıl olacak.
Oh ne ala, sen elini kolunu sallayarak gel Türkiye'ye, kur şirketini, hemen başla çalışmaya, Türk senin ülkene gelince (ki vizeyi aşıp gelebilirse) kırk dereden kırk su getir, yirmibeşbin Avro'yu verip GmbH kurmasına izin ver ama şirket sahibine ne oturum izini, ne de çalışma izni ver. Haksız rekabet olmuyor mu bu? Lafa gelince eşitlik dersi vermeye kalkarlar.

An itibariyle Türkiye'de dört bin (rakam ile 4000) in üzerinde Alman şirketi faaliyet gösteriyor. Kimi malını Türkiye pazarına satıyor, kimi Türkiye üzerinden Arap ve Orta Asya pazarına çıkmaya çalışıyor, kimi de her ikisini yaparken bir de üretim yapıyor (başımızın tacıdırlar), bir de sadece ticaret için burada olan (mesela alışveriş merkezleri işletmecisi Otto Grup'un ana hissedarı olduğı ECE Grup -bu arada Frankonia'da Otoo Grup'a aittir) şirketler var.

O hakkını aldığını söylediğiniz mühendislerin, işletmecilerin gerçekten orada yaşamaya devam edip etmeyeceklerini zaman gösterir. Çünkü insan hayatında her şey para ve maddiyat değildir (her ne kadar özellikle Almanya'da aksi olsa da).
Ben kendi arkadaşlarımdan Türkiye'ye dönen veya başka ülkelere göç edenleri gittikçe daha sık duymaya başladım.

Malum; ırkçılık, İslam korkusu falan kalifiye, rızkını dünyanın her yerinde kazanabilecek gerçek manada "global" insanlar için rahatsız edici olabiliyor.

Eminim Almanya, kadın başına 1,3 bebeklik doğum oranıyla, bu açığı hemen kapatacaktır. Alternatif olarak sığınmacı olarak aldıkları PKK yandaşlarını kullanabilirler.

Hamasete gerek yok, gidişat bellidir ancak geciktirilebilir.

Gecikmemesi için birbirimizi tutmak ve birlik olmak zorundayız.

Yıllardır vakit kaybediyoruz, Allah mı yardım ediyor, başka bir şey mi var bilemiyorum ama bu kadar darbe yemesine rağmen halen daha ekonomik olarak gittikçe güçlenerek nasıl ayakta duruyoruz, inanması gerçekten zor! Tabi burada bazıları hemen şahsi borçlanmalardan bahsedecektir. Almanya'da yirmi senenin altında motgage ile ev satınalabilen kaç kişi var, diye sormak lazım. Eskiden tek maaşla bile bu mortgageleri ödeyebilirken, şimdi karı-koca devlet memuru ancak ailelerinin desteğiyle böyle bir mülke sahip olabiliyorlar.

Bu kadar uzun yazmamın esas sebebi; yıllardır gözümüzün çeşitli şekillerde boyanmış olduğunu anlatmak içindir. Artık gerçekleri size farklı göstermeye çalışanlara itibar etmemeyi ve bunlara itiraz etmeyi öğrenmemiz lazım.

Nasıl ki; yirmibin tane mülteci alıp şikayet etmeye başlayan, mülteci evlerini yakan, onları tacizcilikle suçlayıp (on gün sonra da; aaa, onlar değilmiş diyen!) hedef haline getiren bir devletin (ki devlet politikasıdır), ikibuçuk milyon göçmeni kendindenmiş gibi bağrına basan Türkiye Cumhuriyeti'ne ve onun halkına, insanlık dersi vermeye kalkması şaşkın bir komediden öteye gidemiyorsa, Avrupa malı onun için kaliteli, onun için de pahalı diyenlere bir kaşımızı yukarıya kaldırarak bakmayı öğrenmemiz gerek.

Not: Kovan kesen HK USP lerden, Walther P99 lardan, 40.000 km de direksiyon kutusu dağıtan BMW 5 lerden, doksanbin kilometrede turbo yiyen VW Passat'lardan, daha 70.000 km ye gelmeden havalı süspansiyonu bozulan Mercedes S'lerden bahsetmeye başlamayalım (hepsi kendi tecrübemdir).

Ama adamlar öyle bir imaj yaratmışlar ki, zannedersin malları bozulduğunda kabahat kullanıcının, ya mermisi hatalı, ya yolu bozuk, ya havası kirli, hadi be oradan!

Not2: Wir operieren in beiden Laender, wir kennen die Unterschiede, die Vorteile aber auch die Nachteile. Wir haben einen objektiven Blick und wir wissen, dass Selbstpropaganda uns nicht weiterbringen wird.
 
Alıntı

Aklıma şanzıman servisi geldi " İyi ki Alman arabaları var " iş yapıyoruz demişlerdi . Benim önceki Honda servisi de iş yok diye ücreti 2 kat çıkartırdı . Bunu yazdım ama hep kullandığım ürünler Alman ????


Sent from my iPhone using Tapatalk
 
Alıntı

S Classe ' nin amartisörlerinin ne tür " torture test " lerden sonra iflas ettiğini bilmesek... Smile
 
Alıntı

Günaydin,

Sayin Evrenay,
Bahsettiginiz bir cok konuda haklisiniz.Özellikle Irkcilik konusunda.Malumunuz yabanci düsmanligi hep vardi.Özellikle biz Türklere karsi ve hala var.
Gerci Bizim devletimizde bizleri hep yanliz birakmakla yetinmemis, hatta Alman Hükümeti ile birlik olup kendi vatandasini ihbar etmistir.
Örnek;Merkez bankasinda hesabi olanlar,cifte vatandasligi bulunanlari...

Vizeler konusuda bizim Hükümetlerimizin bir fiyaskosudur.halbuki Gümrük birligi anlasmasinda hepsi mevcut ama bizimkiler hep taviz vermislerdir. Kendi isadamlarina sahip cikmamislardir.
Dediginiz gibi alti üstü bir 5 günlük fuara katilim icin bin dereden su isterler.
Araclar konusu ise günümüzde Emisyon verileri, yakit tasarrufu Global isinmayi önleme amacli Devletlerin vermis olduklari Limit rakamlarini asmamak icin üretilen araclarin karoseri hacmi büyüdügü halde motor hacimlerinin kücültülmesi, destekleyici Turbolar vb. Bircok aksamlar kullanarak özellikle elektronik destekleyiciler beraberinde bir sürü problemide getirdiler.
Ben 23 sene ayni BMW 5 lik kullandim.Elektronik olarak sadece Dijital bir saat vardi arabamda Smile

Bizim Ülke genelinde imaj sorunumuz var.Hangi sektör olursa olsun.Insaat sektörüne bakiyorsun Italyan mermeri fayansi, sanirsiniz Ülkemde kaliteli mermer,granit yokmus gibi lanse ediliyor.Bu ve buna benzer bir sürü örnekler mevcut uzatmanin bir anlami yok.
Bakiniz sizde örneklemissiniz,bu kadar arizalara ragmen,yinede Alman mali kullanmakta israr etmissiniz...
Bizim sorunumuz kendi insanimiza ve ürettigimize güvenmemek.

Iyi calismalar.
 
Alıntı

(22-04-2016, 09:55 AM)glock17 demiş ki: Bakiniz sizde örneklemissiniz,bu kadar arizalara ragmen,yinede Alman mali kullanmakta israr etmissiniz...
Bizim sorunumuz kendi insanimiza ve ürettigimize güvenmemek.

Iyi calismalar.

Sayın glock17,

yukarıda alıntıladığım yazı bana değil, sayın asuspc'ye ait.

Şahsım adına konuşmam gerekirse; Vitra-Artema dururken, aynı fiyata verilmesine rağmen (nasıl beceriyorlar anlamıyorum), Duravit - Hans Grohe kullanmam.

Arzu ettiğimiz kaliteyi önce yerelde, sonra ulusalda, en sonunda mecbur kalırsak globalde arıyoruz.

 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi