Saldırıya uğrayan kolluk kuvvetlerine yardım etmek
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Saldırıya uğrayan kolluk kuvvetlerine yardım etmek
#31
(22-06-2011, 04:51 PM)yakuzz demiş ki: Mesele keşke polisimize yada mehmetçiğe yapılan fiziki bir saldırı kadar basit olsa. Öylesi birşeye kim izin verir ki? Profesyonel bir saldırıda, profesyonelce davranmak da şarttır. Bedavadan hamaset yapmaya benzemiyor bu işler.

2008 yada 2009'da bulunduğumuz ilçenin bölge trafik şubesine gece saat 23:00 gibi evvela biksiyle ateş açılmıştı. Olay anında bizde özel harekatçı bir grup polisle polisevindeydik. İlk silah patlamasıyla oturduğumuz herkesin tüfeğini alıp fırlaması bir oldu, bende yanımda bulunan tabancayla dışarı fırladım ancak, gayet tabiidir ki yanlarına almadılar. Lokale de saldırı olabileceğini söyleyip kibarca savuşturdular. Özel tim, 2 zırhlı short land'la derhal olay yerine hareket etti,giderken de fn'le havaya ara ara ateş açtılar. Hem karşı tarafa geliyoruz mesajı, hem bu tarafa dayanın mesajıymış. Az sonra yoğun mg3 sesi gelmeye başladı. Aynı anda da telsizden askere ateş etmemesini söyleyen bağırtılar gelmeye başladı. Meğer bölge trafiğin yanında bulunan hudut taburundaki nöbetçiler, panikleyip, olay yerine giden özel harekat aracına ve etrafa dağılan özel harekatçıların üzerine ateş açmış. Bu hengame 2 dakika kadar sürdükten sonra, evlerindeki tahsisli g3 ve ak47'lerini alan sivil kıyafetli, istirahatli polisler sivil araçlarıyla olay yerine gitmek için yola çıktılar. Aynı anda yine bir çatırtı ve telsiz bağırtıları.. Emniyet müdürü olay yerine sivil kıyafetli kimsenin gelmemesini emredince, herkes geri döndü. Sonrasında taburdan havanla aydınlatma fişeği atılmasını istediler, ancak atılan havanların özel timi aydınlatması da adamların rahatça kaçmasına neden oldu.

Sonuçta irtibatsızlık ve koordinasyonsuzluk nedeniyle 1500'e yakın mermi harcandı ama 1 damla kan bile akıtılamadı. Özel harekat fırtına gibi çıkmıştı, olay yerine daha yaklaşmadan timin birisi araçtan dağılıp araziye saldırmıştı. Adamların arazideki yerlerini de tespit etmişlerdi. Ama üzerlerine ateş açılması, aydınlatılmaları ve diğer harici faktörlerle uğraşmaları nedeniyle o şerefsizleri haklayabilecekken elleri boş döndüler. Ha şurasıda var. O kızılca kıyamette yara almadan ve vurulmadan dönmelerini sağlayanda eğitimlerindendir; üzerlerine ateş açan askere karşılık vermeyip, sükunetle mevzi alıp bekleyebilmeleri de eğitimlerindendir.

Buradaki garabete neden olan siviller değildi. Profesyonel olması ve profesyonelce davranması beklenen kurum personelleriydi. Aynı ortamda emir-komuta disiplininden vareste olan, keyfiyetiyle duruma müdahil olan, atacağı tabanca mermisiyle 50 metre içerisinde ki herkesi alınlarının çatından vurabileceğini zanneden bir sivil olsaydı, acaba ayak bağımı olurdu, kahraman mı, dost ateşiyle niyazi, yada düşman ateşiyle şehit mi?

Birde bu tip taarruzlara dönük olarak kurumların olay/hareket planları vardır. Fii tarihinde bizim dağ karakolunda vardı. Herhalde şimdi de vardır. Biz 20 kadar taciz, 7-8 kerede saldırı gördük, bu hareket planlarının çok faydası oldu. Kimin nereye gidip, nereye ateş edeceği belliydi. Bir de şayet karakol içinde tanımadığımız silahlı adamlar görürsek ilk onları vurmamız özellikle söylenirdi. Bizde olmadı ama bizim dedelerin zamanında karakolun içine kadar girmişler çünkü.

Ben bildiklerimi, gördüklerimi, düşündüklerimi yazdım. Hayatında çatışma görmemiş, ota b**a silah çekme heveslisi birileri aksiyon yaratma uğruna, askerime-polisime zarar verecekse, onları zor durumda bırakacaksa, açıkcası buna gönlüm razı olmaz. Böyle düşünenleri köşe yazarı olarak itham etmek de kimsenin harcı da, tasarrufu da değildir.

Sayın Yakuz; Köşe yazarı yakıştırmasını kendim için kullanmıştım ama yanlış anlaşıldı herhalde. Bu forumda ki kişi veya düşüncelere saygım var ve böyle olmalı. Bundan fazlasını yazarak kendimi müdafa etmeyeceğim. Allahım tüm güvenlik personelinin yardımcısı olsun.
Saygılarımla.

 
Alıntı

#32
Sn. merak 27 no'lu mesajınızda kurduğunuz cümlenin, türkçe karşılığını nedir acaba?

Bu konu zaman zaman benimde aklıma geliyordu. Birkaç ay içerisinde mecburi hizmet veya askerlik nedeniyle doğuda görev yapma olasılığım oldukça yüksek. Allah korusun, bu tarz durumla karşılaşma ihtimali her zaman mevcut. Soruyu sorana da, cevaplayan ve yorumlayan arkadaşlara da teşekkür ederim.
 
Alıntı

#33
(23-06-2011, 12:28 PM)merak demiş ki:
(23-06-2011, 10:20 AM)vgun demiş ki: 9. Elimdeki 9 mm silah ile, çatışma tecrübesi olmadan, bir teröristi alnının çatından vurmaktan ziyade, teröristin dikkatini dağıtmak için, önce havaya sonra da teröristin üzerine ateş açarım diye düşünüyorum.

Önceki 8 maddeyi ilga etmiş. Geriye de sadece Galu inna lillahi ve inna ileyhi raciun demek kalmış.

(25-06-2011, 01:05 PM)barrett_m82 demiş ki: Sn. merak 27 no'lu mesajınızda kurduğunuz cümlenin, türkçe karşılığını nedir acaba?

İlk 7 maddede güzel şeyler yazılmış fakat 8. maddedeki teröristin dikkatini dağıtmak için, önce havaya ateş açarım ifadesi önceki tüm maddeleri geçersiz hale getirmiş. Geriye de sadece Galu inna lillahi ve inna ileyhi raciun demek kalmış diye belirttiğm söz de Bakara Suresi 156. ayet olup manası bakara suresinin 156. ayetidir. Tam olarak, ellezîne izâ esâbethum musîbetun, gâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne). şeklindedir.Meali: onlar ki; kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “biz muhakkak ki allah içiniz (o'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak o'na döneceğiz (ulaşacağız).” dediler.

Genelde cenazenin arkasından söylenir.

Yani bana göre o aşamadan sonra uyarı için teröriste ateş etmek demek müstakbel cenaze demek. Smile Saygılar.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
kartalpencesi
#34
(25-06-2011, 03:42 PM)merak demiş ki:
(23-06-2011, 12:28 PM)merak demiş ki:
(23-06-2011, 10:20 AM)vgun demiş ki: 9. Elimdeki 9 mm silah ile, çatışma tecrübesi olmadan, bir teröristi alnının çatından vurmaktan ziyade, teröristin dikkatini dağıtmak için, önce havaya sonra da teröristin üzerine ateş açarım diye düşünüyorum.

Önceki 8 maddeyi ilga etmiş. Geriye de sadece Galu inna lillahi ve inna ileyhi raciun demek kalmış.

(25-06-2011, 01:05 PM)barrett_m82 demiş ki: Sn. merak 27 no'lu mesajınızda kurduğunuz cümlenin, türkçe karşılığını nedir acaba?

İlk 7 maddede güzel şeyler yazılmış fakat 8. maddedeki teröristin dikkatini dağıtmak için, önce havaya ateş açarım ifadesi önceki tüm maddeleri geçersiz hale getirmiş. Geriye de sadece Galu inna lillahi ve inna ileyhi raciun demek kalmış diye belirttiğm söz de Bakara Suresi 156. ayet olup manası bakara suresinin 156. ayetidir. Tam olarak, ellezîne izâ esâbethum musîbetun, gâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne). şeklindedir.Meali: onlar ki; kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “biz muhakkak ki allah içiniz (o'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak o'na döneceğiz (ulaşacağız).” dediler.

Genelde cenazenin arkasından söylenir.

Yani bana göre o aşamadan sonra uyarı için teröriste ateş etmek demek müstakbel cenaze demek. Smile Saygılar.

Sn. merak teşekkür ederim. 9. madde içinde size katılıyorum. Saygılar bizden. Smile
 
Alıntı

#35
Şahsi kanaatım, beladan , öyle ya da böyle uzak durmak olurdu...
 
Alıntı

#36
(23-06-2011, 10:20 AM)vgun demiş ki:
(22-06-2011, 08:31 PM)merak demiş ki:
(21-06-2011, 10:19 AM)vgun demiş ki: 1. Teröristlere ateş edersem,
2. Bir teröristi yaralarsam,
3. Bir teröristi öldürürsem

kanunlar karşısında suçlu duruma düşer miyim?

Hukukçu arkadaşlardan ricam, bu senaryo karşısında, kanunların nasıl işlediği konusunda bizi bilgilendirmeleridir.


Gördüğüm kadarıyla konu fena dağılmış farklı mecralara gitmiş. İlk cevabımda latife yapmış olsam dahi olayın hukuki boyutu Sn. Baysal'ın belirttiği gibidir.

Yani meşru müdafaa hükümleri uygulanır. Karşılık verme yetkiniz TCK 25e göre belirlenir. Savunmayı aşıp örneğin terörist kaçarken veya silahını bıraktıktan sonra vurursanız meşru müdafaanın aşılması söze konu alır ve ceza alırsınız.

Meşru müdafaa ile ilgili çok sayıda makale olduğu için buraya uzun uzun yazma gereği duymadım.

İşin hukuki boyutu budur. Diğerlerini bilmem...

Saygılar.

Sn. merak, evet haklısnız, ben de bu soruyu sorarken, bahsettiğiniz açıdan baktım. Sn. Baysal, ilgili kanunu yazarak, aklımdaki sorulara tam olarak cevap verdi.

Bu senaryo ile ilgili, benim o an için düşünemediğim bir çok farklı durumdan bahseden bütün diğer forum üyeleri, bu konuya farklı açılardan da bakmamı sağladılar. Onların tecrübeleri ve bizlere aktardıkları önemli bir rehber oldu, nacizane benim için.

Bunları düşünerek, (bu durumla karşı karşya kalma ihtimalim olduğu için), bu tür bir durum karşısında, kendim için, aşağıdaki gibi bir eylem planı hazırladım. Kendim için diyorum, çünkü böyle bir durumda, her şahıs, kendi kriterlerini belirleyerek, farklı senaryo durumlarına göre eylem planı hazırlayacağından, bir tek doğru hareket yoktur, birden fazla vardır diye düşünüyorum.

Ben, giriş - çıkış yaptığm birimlerdeki, ilk sırada çatışmaya girecek kolluk kuvvetlerini tanıyorum. Onlar da beni tanıyor. Ve biliyorum ki, en az ikinci bir destek grubu müdahele edecek. Onların hepsini tanımıyorum. Bu kuvvetler, gerekli müdaheleyi yapacaktır diye düşünüyorum.

Bu konudaki, diğer forum üyesi arkadaşların yazdıklarını dikkate alarak, böyle bir saldırı durumunda, benim gibi birinin, kolluk kuvvetlerine faydalı olma ihtimalinin az, zararlı olma ihtimalinin çok olacağını düşünüyorum.

burada yazılanların hepsini değerlendirerek, kendim için hazırladığım eylem planı şu şekilde:

1. Saldırıyı farkettiğim anda, kolluk kuvvetlerine ait tarafta, en güvenli mevziye ulaşıp, orada tam siper alırım, silahımı kesinlikle yerinden çıkarmam
2. İlk sıradaki (birincil) kuvvetlerin, saldırıyı geri püskürtmesi için bir eylem planı olduğundan dolayı, onların görevlerini yapması için herhangi bir şeye müdahele etmem
3. Bu sırada ikincil kuvvetler yardıma gelecek, ve şehir içinde kısa mesafeli dar bir alanda gerçekleştiğinden dolayı çatışma, bir kaç dakika içerisinde sona ermesini beklerim.
4. Bu sırada, mevzimi bozmadan kendimi, kolluk kuvvetlerine "dost unsur" olarak tanıtmak için çaba sarfederim.
5. Bütün bunlar olurken, güvenliğimi sağlayarak, çatışmanın seyrini yakından takip ederim.
6. Normal şartlarda, %99 ihtimalle, ben herhangi bir müdahelede bulunmadan, çatışma sona erecektir.
7. Geriye kalan %1 ihitmalde ise, bütün bu desteklere rağmen, herhangi bir polisin (ya da askerin) zor durumda kaldığını ve benden başkasının yardım edemediğinin farkına varırsam, ona yardım etmek için ateş gücümü kontrollü olarak kullanırım.
8. Bu aşamada, öncelikle kolluk kuvvetlerinin ve etraftaki sivil vatandaşların, sonra da kendimin zarar görmemesi için, mümkün olduğunca dikkatli davranırım.
9. Elimdeki 9 mm silah ile, çatışma tecrübesi olmadan, bir teröristi alnının çatından vurmaktan ziyade, teröristin dikkatini dağıtmak için, önce havaya sonra da teröristin üzerine ateş açarım diye düşünüyorum.
10. Bu aşamadan sonra da, Allah korusun bir şey olursa, devlet nezdinde niyazi oluruz belki ama, Allah katında şehit olacağımı düşünüyorum.
11. Şehit olmasam da, kanunların benim hakkımda ne diyeceğini avukat arkadaşlardan öğrenmiş oldum.

Bu eylem planı, kişiye özel olarak, her şahıs tarafından farklılaştırılabilir ve farklılaştırılmalıdır da bence. Bu planda da hatalar, eksikler olabilir tabi. Değerli forum üyelerinin, fikirlerini her zaman dikkate alacağımı bilmenizi isterim.

Burada bilgi veren ve fikir beyan eden bütün değerli forum üyelerine teşşekür ederim.

Allah kimseyi bu durumda bırakmasın.

Saygılarımla...

+1
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Newedition
#37
Ben vururum. Ölen veya yargılayanlar düşünsün sonucunu.
 
Alıntı

#38
Sn. Canalan, yarginin isi sonucu dusunmek olmuyor maalesef. Bu durumda emin olun ki sonuc sadece sizin derdiniz olur ve icerde gecirdiginiz sure boyunca dusunmek icin bol, bol zaman bulursunuz.

Sehit ailesinin 40.000, kacakcinin 130.000 lira tazminat aldigi bir ulkede ben bu durumda uc maymunu oynardim.

 
Alıntı

#39
Sn.Karabasan mesajınızı ancak gördüm. Uzun zaman geçmiş, özür dilerim. Konunun hararetiyle ben de yanlış anlaşılabilecek şeyler yazmışım. Bunun için de özür dilerim.

Selamlar, saygılar, muhabbetler.
 
Alıntı

#40
Konu eskimiş ama şöyle bir bilgi vermek isterim.
TCK25 olay mahalline kolluk kuvveti gelene kadar her vatandaşın yetkisidir. Ancak olaya kolluk kuvveti müdehale ettikten sonra size düşen görev duruma göre kolluk kuvvetlerinin emir ve doğrultularında hareket etmenizdir. Kurulan seneryodeki olayda ise size emir verilmedikçe ya da can bütünlüğünüze direkt kast yoksa kanunen müdehale yetkiniz yoktur.
Bir diğer nokta ise mahkemeye sevkedildiğinizde hemen hemen bütün hakimlerin size " şahısların suçlu olduğuna nasıl ve ne şekilde hükmettin " olacaktır. Bunun cevabını da hiç kimse veremez.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
sparus
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi