Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Saldırıya uğrayan kolluk kuvvetlerine yardım etmek
#21
İyi bir konuya değinilmiş şunu da belirtmeliyim ki; geçen sene faili meçhul bir cinayetin sanığının da yakalanmış olması ve ayrıca 3 adet aracın kurşunlanması ve 1 aracın ateşe verilmesi suçlarının da failli yakalanmış olması(yani siz) ve ayrıca o tarihte yurt dışında olsanız bile daha bir çok suçtan dolayı ifade vermek zorunda kalabileceğiniz gerçeği beni çok düşündürürdü.. Smile
(22-06-2011, 11:19 AM)loclu demiş ki: İyi bir konuya değinilmiş şunu da belirtmeliyim ki; geçen sene faili meçhul bir cinayetin sanığının da yakalanmış olması ve ayrıca 3 adet aracın kurşunlanması ve 1 aracın ateşe verilmesi suçlarının da failli yakalanmış olması(yani siz) ve ayrıca o tarihte yurt dışında olsanız bile daha bir çok suçtan dolayı ifade vermek zorunda kalabileceğiniz gerçeği beni çok düşündürürdü.. Smile


Aslında yukarıda biraz espiri ile karışık cevap vermek istedim ancak şu var ki O pozisyonda bende iyi bir siper alıp en azından ilk attığım kurşunla birinin bacağından yaralanmasını sağlardım. ondan sonrası zaten sizde direkt olarak düşman grubunda yer alacaksınız uzunca bir süre sağlam siper yapmanız gerekecektir ve kesinlikle en az 2 adet mermi ayırıp silahınızı kontrollü kullanmanız gerekecektir. İşin kötü tarafı poliste - teröristte sizi düşman olarak algılayacaktır.

1998 yılında İstanbul Ataşehirde böyle bir olay olmuştu ancak herhangi bir müdahelede bulunan olmadı. (polis lojmanlarında)

 
Alıntı

#22
Aslında bu konuda pek fazla şansınız olduğunu zannetmiyorum.Doğuda bir öğretmen mahallede hırsız var denince elinde silahla çatıya çıkmış ve bir uzman çavuş tarafından hırsız sanılarak vurulmuştu.

Bu konuda tüm dünyanında çok becerikli olduğunu zannetmiyorum.Tek şansınız birinin sizi tanıması(ve amir/komutan) olması ve size ateş açılmamasının sağlanması.Tabii deliyürek dizisindeki gibi askerler ve polisler şehit olduktan sonra yerden bir silah kapıp kaçanlara ateş ederseniz bir şansınız olur.O da filmlerde olur.

Bu tarz durumlar için zaten çok fazla eğitildiklerinide zannetmiyorum.Tüm dünyada eğitim silahlı ve silahsız üzerine kuruludur.Silahlı iseniz potansiyel tehditsiniz.Nitekim 82 de İran elçiliği operasyonunda SAS böyle bir durumda kalmıştır.İçeride rehilerle birlikte bir polis memuruda vardır.Bu bilinmektedir zaten ama polisin silahı alınmıştır.İçeriye giren Onbaşı(em. çvş) John MacAleese içeriye girince polisle bir teröristin dövüştüğünü görmüşütür.İkiside tek olan silaha hakim olmaya çalışmaktadırlar.İkisi biribirine girmiştir ve teröristin elinde tuttuğu silaha polis sahip olmaya çalışmaktadır(ya da tam tersi silah polisin elinde şimdi aklımda değil).Mac Alese sonrasında bir belgeselde şöyle demiştir.Böyle bir durum için eğitilmemiştik.Biran kalakaldık.İkisi de birbirne çok yakındı.Polisi üniformadan tanıyabiliyorduk.Sonrasında silah yere düştü ve ikisi ayrıldı ve bende tetiği çekebildim.

Böyle bir durum yalnız çok iyi bir planlamayla aşılabilir.Spontane bir durumda böyle bir şans olacağını çok düşünmüyorum.

Yine aynı olayda tabancasını atan bir terörist rehinelerin arasına karışmıştır.Elinde el bombası vardır.Merdivenlerden rehinelerle beraber terörist inerken bir çavuş elindeki rgd tipi sovyet orjinli el bombasını farkedebilmiştir.Bu el bombalarının fünye kısmı tıpkı bir sigara gibi bombanın üzerinden çıkmaktadır.(Çavuş da buradan farkeder)Teröriste bunu anlayıp pimi çeker.Zaten vurulması da bir olur.Şans eseri bomba patlamaz.

Bu olay üzerine "tüm rehilerin ellerinin bağlanması ve sorgulama yapılana kadar şüpheli muamelesi görmesi" yaygın olarak kabul edilmiştir.Zaten İran elçiliği operasyonu tüm dünya özel kuvvetleri için bir başvuru kitabı sayılmaktadır.

 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
sparus
#23
Bu konu ile ilgili yazılanların tamamı bence mümkün,lakin;
Bu tip saldırılarda uzun namlulu silahlar kullanan aklı evvel yaratıklara ilk karşılığı,otomatik silahla nübet tutan görevli kardeşimiz verecektir.Zaten böyle bir durum bir kaç saniye süreceğinden,oradaki hafif silah (tabanca) taşıyan herhengi birinin ilk etapta karşılık vermesini çok düşük bir ihtimal olarak düşünüyorum.
Emniyet teşkilatı risk teşkil eden zamanlarda,durumlarda her türlü tedbirini alır.
Çok açık bir pozisyon olmadıkça ne böyle bir saldırı yapılabilir, ne de sadece tabanca taşıyan biri buna müdahale edebilir.Ama iş o raddeye geldiğinde Türk kanı taşıyan hiç kimse de canına kastedecek hainlere cevabını vermekten kaçınmaz!
Saygılarımla..
 
Alıntı

#24
Mesele keşke polisimize yada mehmetçiğe yapılan fiziki bir saldırı kadar basit olsa. Öylesi birşeye kim izin verir ki? Profesyonel bir saldırıda, profesyonelce davranmak da şarttır. Bedavadan hamaset yapmaya benzemiyor bu işler.

2008 yada 2009'da bulunduğumuz ilçenin bölge trafik şubesine gece saat 23:00 gibi evvela biksiyle ateş açılmıştı. Olay anında bizde özel harekatçı bir grup polisle polisevindeydik. İlk silah patlamasıyla oturduğumuz herkesin tüfeğini alıp fırlaması bir oldu, bende yanımda bulunan tabancayla dışarı fırladım ancak, gayet tabiidir ki yanlarına almadılar. Lokale de saldırı olabileceğini söyleyip kibarca savuşturdular. Özel tim, 2 zırhlı short land'la derhal olay yerine hareket etti,giderken de fn'le havaya ara ara ateş açtılar. Hem karşı tarafa geliyoruz mesajı, hem bu tarafa dayanın mesajıymış. Az sonra yoğun mg3 sesi gelmeye başladı. Aynı anda da telsizden askere ateş etmemesini söyleyen bağırtılar gelmeye başladı. Meğer bölge trafiğin yanında bulunan hudut taburundaki nöbetçiler, panikleyip, olay yerine giden özel harekat aracına ve etrafa dağılan özel harekatçıların üzerine ateş açmış. Bu hengame 2 dakika kadar sürdükten sonra, evlerindeki tahsisli g3 ve ak47'lerini alan sivil kıyafetli, istirahatli polisler sivil araçlarıyla olay yerine gitmek için yola çıktılar. Aynı anda yine bir çatırtı ve telsiz bağırtıları.. Emniyet müdürü olay yerine sivil kıyafetli kimsenin gelmemesini emredince, herkes geri döndü. Sonrasında taburdan havanla aydınlatma fişeği atılmasını istediler, ancak atılan havanların özel timi aydınlatması da adamların rahatça kaçmasına neden oldu.

Sonuçta irtibatsızlık ve koordinasyonsuzluk nedeniyle 1500'e yakın mermi harcandı ama 1 damla kan bile akıtılamadı. Özel harekat fırtına gibi çıkmıştı, olay yerine daha yaklaşmadan timin birisi araçtan dağılıp araziye saldırmıştı. Adamların arazideki yerlerini de tespit etmişlerdi. Ama üzerlerine ateş açılması, aydınlatılmaları ve diğer harici faktörlerle uğraşmaları nedeniyle o şerefsizleri haklayabilecekken elleri boş döndüler. Ha şurasıda var. O kızılca kıyamette yara almadan ve vurulmadan dönmelerini sağlayanda eğitimlerindendir; üzerlerine ateş açan askere karşılık vermeyip, sükunetle mevzi alıp bekleyebilmeleri de eğitimlerindendir.

Buradaki garabete neden olan siviller değildi. Profesyonel olması ve profesyonelce davranması beklenen kurum personelleriydi. Aynı ortamda emir-komuta disiplininden vareste olan, keyfiyetiyle duruma müdahil olan, atacağı tabanca mermisiyle 50 metre içerisinde ki herkesi alınlarının çatından vurabileceğini zanneden bir sivil olsaydı, acaba ayak bağımı olurdu, kahraman mı, dost ateşiyle niyazi, yada düşman ateşiyle şehit mi?

Birde bu tip taarruzlara dönük olarak kurumların olay/hareket planları vardır. Fii tarihinde bizim dağ karakolunda vardı. Herhalde şimdi de vardır. Biz 20 kadar taciz, 7-8 kerede saldırı gördük, bu hareket planlarının çok faydası oldu. Kimin nereye gidip, nereye ateş edeceği belliydi. Bir de şayet karakol içinde tanımadığımız silahlı adamlar görürsek ilk onları vurmamız özellikle söylenirdi. Bizde olmadı ama bizim dedelerin zamanında karakolun içine kadar girmişler çünkü.

Ben bildiklerimi, gördüklerimi, düşündüklerimi yazdım. Hayatında çatışma görmemiş, ota b**a silah çekme heveslisi birileri aksiyon yaratma uğruna, askerime-polisime zarar verecekse, onları zor durumda bırakacaksa, açıkcası buna gönlüm razı olmaz. Böyle düşünenleri köşe yazarı olarak itham etmek de kimsenin harcı da, tasarrufu da değildir.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
sparus, Guns N' Cars
#25
(21-06-2011, 10:19 AM)vgun demiş ki: 1. Teröristlere ateş edersem,
2. Bir teröristi yaralarsam,
3. Bir teröristi öldürürsem

kanunlar karşısında suçlu duruma düşer miyim?

Hukukçu arkadaşlardan ricam, bu senaryo karşısında, kanunların nasıl işlediği konusunda bizi bilgilendirmeleridir.


Gördüğüm kadarıyla konu fena dağılmış farklı mecralara gitmiş. İlk cevabımda latife yapmış olsam dahi olayın hukuki boyutu Sn. Baysal'ın belirttiği gibidir.

Yani meşru müdafaa hükümleri uygulanır. Karşılık verme yetkiniz TCK 25e göre belirlenir. Savunmayı aşıp örneğin terörist kaçarken veya silahını bıraktıktan sonra vurursanız meşru müdafaanın aşılması söze konu alır ve ceza alırsınız.

Meşru müdafaa ile ilgili çok sayıda makale olduğu için buraya uzun uzun yazma gereği duymadım.

İşin hukuki boyutu budur. Diğerlerini bilmem...

Saygılar.

 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
sparus
#26
(22-06-2011, 08:31 PM)merak demiş ki:
(21-06-2011, 10:19 AM)vgun demiş ki: 1. Teröristlere ateş edersem,
2. Bir teröristi yaralarsam,
3. Bir teröristi öldürürsem

kanunlar karşısında suçlu duruma düşer miyim?

Hukukçu arkadaşlardan ricam, bu senaryo karşısında, kanunların nasıl işlediği konusunda bizi bilgilendirmeleridir.


Gördüğüm kadarıyla konu fena dağılmış farklı mecralara gitmiş. İlk cevabımda latife yapmış olsam dahi olayın hukuki boyutu Sn. Baysal'ın belirttiği gibidir.

Yani meşru müdafaa hükümleri uygulanır. Karşılık verme yetkiniz TCK 25e göre belirlenir. Savunmayı aşıp örneğin terörist kaçarken veya silahını bıraktıktan sonra vurursanız meşru müdafaanın aşılması söze konu alır ve ceza alırsınız.

Meşru müdafaa ile ilgili çok sayıda makale olduğu için buraya uzun uzun yazma gereği duymadım.

İşin hukuki boyutu budur. Diğerlerini bilmem...

Saygılar.

Sn. merak, evet haklısnız, ben de bu soruyu sorarken, bahsettiğiniz açıdan baktım. Sn. Baysal, ilgili kanunu yazarak, aklımdaki sorulara tam olarak cevap verdi.

Bu senaryo ile ilgili, benim o an için düşünemediğim bir çok farklı durumdan bahseden bütün diğer forum üyeleri, bu konuya farklı açılardan da bakmamı sağladılar. Onların tecrübeleri ve bizlere aktardıkları önemli bir rehber oldu, nacizane benim için.

Bunları düşünerek, (bu durumla karşı karşya kalma ihtimalim olduğu için), bu tür bir durum karşısında, kendim için, aşağıdaki gibi bir eylem planı hazırladım. Kendim için diyorum, çünkü böyle bir durumda, her şahıs, kendi kriterlerini belirleyerek, farklı senaryo durumlarına göre eylem planı hazırlayacağından, bir tek doğru hareket yoktur, birden fazla vardır diye düşünüyorum.

Ben, giriş - çıkış yaptığm birimlerdeki, ilk sırada çatışmaya girecek kolluk kuvvetlerini tanıyorum. Onlar da beni tanıyor. Ve biliyorum ki, en az ikinci bir destek grubu müdahele edecek. Onların hepsini tanımıyorum. Bu kuvvetler, gerekli müdaheleyi yapacaktır diye düşünüyorum.

Bu konudaki, diğer forum üyesi arkadaşların yazdıklarını dikkate alarak, böyle bir saldırı durumunda, benim gibi birinin, kolluk kuvvetlerine faydalı olma ihtimalinin az, zararlı olma ihtimalinin çok olacağını düşünüyorum.

burada yazılanların hepsini değerlendirerek, kendim için hazırladığım eylem planı şu şekilde:

1. Saldırıyı farkettiğim anda, kolluk kuvvetlerine ait tarafta, en güvenli mevziye ulaşıp, orada tam siper alırım, silahımı kesinlikle yerinden çıkarmam
2. İlk sıradaki (birincil) kuvvetlerin, saldırıyı geri püskürtmesi için bir eylem planı olduğundan dolayı, onların görevlerini yapması için herhangi bir şeye müdahele etmem
3. Bu sırada ikincil kuvvetler yardıma gelecek, ve şehir içinde kısa mesafeli dar bir alanda gerçekleştiğinden dolayı çatışma, bir kaç dakika içerisinde sona ermesini beklerim.
4. Bu sırada, mevzimi bozmadan kendimi, kolluk kuvvetlerine "dost unsur" olarak tanıtmak için çaba sarfederim.
5. Bütün bunlar olurken, güvenliğimi sağlayarak, çatışmanın seyrini yakından takip ederim.
6. Normal şartlarda, %99 ihtimalle, ben herhangi bir müdahelede bulunmadan, çatışma sona erecektir.
7. Geriye kalan %1 ihitmalde ise, bütün bu desteklere rağmen, herhangi bir polisin (ya da askerin) zor durumda kaldığını ve benden başkasının yardım edemediğinin farkına varırsam, ona yardım etmek için ateş gücümü kontrollü olarak kullanırım.
8. Bu aşamada, öncelikle kolluk kuvvetlerinin ve etraftaki sivil vatandaşların, sonra da kendimin zarar görmemesi için, mümkün olduğunca dikkatli davranırım.
9. Elimdeki 9 mm silah ile, çatışma tecrübesi olmadan, bir teröristi alnının çatından vurmaktan ziyade, teröristin dikkatini dağıtmak için, önce havaya sonra da teröristin üzerine ateş açarım diye düşünüyorum.
10. Bu aşamadan sonra da, Allah korusun bir şey olursa, devlet nezdinde niyazi oluruz belki ama, Allah katında şehit olacağımı düşünüyorum.
11. Şehit olmasam da, kanunların benim hakkımda ne diyeceğini avukat arkadaşlardan öğrenmiş oldum.

Bu eylem planı, kişiye özel olarak, her şahıs tarafından farklılaştırılabilir ve farklılaştırılmalıdır da bence. Bu planda da hatalar, eksikler olabilir tabi. Değerli forum üyelerinin, fikirlerini her zaman dikkate alacağımı bilmenizi isterim.

Burada bilgi veren ve fikir beyan eden bütün değerli forum üyelerine teşşekür ederim.

Allah kimseyi bu durumda bırakmasın.

Saygılarımla...
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
kartalpencesi, Guns N' Cars
#27
(23-06-2011, 10:20 AM)vgun demiş ki: 9. Elimdeki 9 mm silah ile, çatışma tecrübesi olmadan, bir teröristi alnının çatından vurmaktan ziyade, teröristin dikkatini dağıtmak için, önce havaya sonra da teröristin üzerine ateş açarım diye düşünüyorum.

Önceki 8 maddeyi ilga etmiş. Geriye de sadece Galu inna lillahi ve inna ileyhi raciun demek kalmış.
 
Alıntı

#28
Eğer ki, Vatanı korumak için görev yapan askere böylesine iğrenç bir saldırı yapılırsa ve bende o ortamdaysam kaçıp canımı kurtarmak yerine namusumla askerimizin yanında çatışmaya girerek ölmeyi tercih ederim... Hiç bir kanun beni o çatışmadan alıkoyamaz. Doğru olan, Olması gerekende budur zaten...
 
Alıntı

#29
Sn. vgun,
Bence en doğru hareket tarzını eylem planı olarak belirlemişsiniz. Saygılar.
 
Alıntı

#30
(23-06-2011, 01:40 PM)oguz74 demiş ki: Sn. vgun,
Bence en doğru hareket tarzını eylem planı olarak belirlemişsiniz. Saygılar.

Sn. oguz74,

Onayınız için teşekkür ederim efendim.

Nezdinizde, bu konuda bilgilerini paylaşarak ve fikirlerini bildirerek, eylem planının ortaya çıkmasında katkısı olan bütün forum üyelerine, teşekkürlerimi bir kez daha sunmak istiyorum.

Saygılarımla.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi