Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ağa'mızın Hırvat Malı Laylonu
#1
Arkadaşlar dün Sn.MelihAga'nın HS 2000'ini beraber denedik.

Öncelikle şunu söylemeliyim, silahın malzeme ve işçilik düzeyi oldukça iyi. Parçalarda benim bulabildiğim en önemli çapak kalıntısı, iğne / horoz tulumbasının çalışmayan iç kısmında, hassas döküm-döküm giriş kısmında kalmış bir çapaktı. Bunun dışında oldukça tatminkar bir işçilik vardı.

Silahın 102 mm'lik namlusunun yiv-set başlangıcında aynı P99'da gördüğümüz, aynı setler gibi rampalı bir şekilde başlayan yivler, yüzümüzde tatlı bir tebessüme neden oldu. Namlunun yiv derinliği aynı P99'daki gibi oldukça az. Bu silahın da oldukça iyi çıkış hızı değerleri sağlayacağını düşünüyorum.

Yanımızdaki arkadaşlardan bir tanesi, fişek besleme yatağının alt dış kısmında çok hafif bir asimetri fark edene kadar Sn.Ağa'mızın 4000 küsür dalırlık P229'unun namlusuna bayağı bir süre, iyi çamur attık. Big Grin İşin şakası bir yana fişek besleme yatağı tesviyesi ve simetrisi kesinlikle P229'dan daha iyiydi.

Silahın tetiğinin sağma mesafesi Glück'lerden uzun. İğne kurtulup, ateşleme olduktan sonra da, tetik bir miktar daha geriye doğru boşa hareket ediyor. Yani teknik tabiri ile ön ve arka hareket oldukça fazla.

Tetiğin kurulma mesafesi de aynı şekilde uzun. Tetiğin tekrar kurulup atış pozisyonuna gelmesi için, bayağı bir mesafe gerekiyor. Tetik kurulduktan sonra, tekrar çekmeye başladığınızda, bir miktar ön ölü boşluk alıyorsunuz, mekanik temas ve hareket, bu ölü tetik boşluğundan sonra başlıyor.

Sanırım bu silah fişek yatağı dolu iken, sadece kabze emniyeti ile kilitlenen, sadece tek hareketli silah konumunda olduğu için, tetik aşırı güvenlikli olarak dizayn edilmiş. Ama hızlı ve seri atışta, dikkatsiz davranıp, silahın mekanik özelliklerine göre tetik parmağınızı kullanmayı ezberleyemezseniz parmağınız, sanki silah tutukluk yapmış gibi donup kalabilir. Bu konuda Glück, Steyr ve P99'un hızına sahip değil.

Ancak tetik uzak mesafeye atışta, Glück'den daha başarılı. Daha klasik bir silah tetiği hissi veriyor. Tetiği sağarak, iğneyi kontrollü bir şekilde düşürmek çok kolay, mesafe uzun ama kontrolü kolay. Glück'de aldığınız o yay ve plastik hissi bu silahın tetiğinde yok.

Özetle, nişan alarak yavaş atışta kullanışlı olan tetik, hızlı ve seri atışlarda, aşırı güvenli ve yavaş kalıyor.
Burada atıcının kendi profilini değerlendirip, ona göre tercih yapması gerekiyor.

Silah atışta eli yormuyor. En sevdiğim özelliklerinden birisi bu oldu. Elin iyi ve gerekli noktalarına temas edip, atış aksını avucun içine çok güzel yerleştiriyor. Şahlanması P99 ve HK P2000 ile aynı düzeyde. Yani silah iyi şahlanıyor. Ancak avuç içine güzel oturduğu için, atış hattına çabuk dönüyor. Bu silahın atış ve tepmesinden aldığım his, bana daha çok P99'u hatırlattı.

Arkadaşlar, bence HS 2000 gerçek manada az paraya çok silah kategorisinde bir tabanca. CZ 75'in tutuşunu konforlu bulan atıcıların, HS'yi de beğeneceğini, hatta küçük elli olan atıcıların daha çok beğeneceğini tahmin ediyorum. Polimer grupta kesinlikle en iyi alternatiflerden birisi.
 
Alıntı

#2
Sn Lupus açıklamalarınız için teşekkür ederim .Dosyam 6 aydır valilikte bekliyor inşallah imzalanırda Dolar fazla yükselmeden bende bir tane HS 2000 alırım.Rolleyes
 
Alıntı

#3
Beyler ,
HS 2000 tercih eden arkadaşımıza kazasız belasız güzel günlerde kullanmasını diliyorum ama kusura bakmayın "doluya koyuyorum almıyor , boşa koyuyorum dolmuyor" tabirinde olduğu gibi HS2000 lütfen Glock - SIG - S&W ve özellikle H&K gibi silahlarla karşılaştırmayalım , saygı duyalım üretime , katkıya , designa , değeri karşılığı işlevine ama kesinlikle kıyas kabul etmeyecek bir karşılaştırmaya girmenin lüzumu yok kaldı ki her yabancı sitelerdeki oylamaları yapanlarda ne derece bu konularda uzman - tecrübe sahibi onu da değerlendirmek gerekir ,
Yani "reputable" tabiri sanırım en uuygun kelime anlatmak istediğim konu hakkında , Glock - SIG - S&W - H&K tüm bunlar reputable markalar ve üretimlerdir . HS 2000 bu alanda kabul görmüş bir marka ve üretim olamamıştır henuz...
Yorumumu mazur görün ama asla bir Glock , SIG , S&W , H&K (tüm bu markaların polimerleri için) asalaletini , kalitesini ve silah hissinin alınamayacağını düşünüyorum HS 2000 ile

Selamlar
 
Alıntı

#4
gazi-78 demiş ki:Dosyam 6 aydır valilikte bekliyor

Sn. Gazi-78, 6 ay çok uzun bir süre değil mi? bir problem mi var acaba?
 
Alıntı

#5
bildiğim kadarıyla başvuru tarihinden itibaren 6 içinde olumlu ya da olumsuz cevap verilmek zorunluluğu var kanunen(tabi avukat arkadaşlar daha iyi bilirler)
 
Alıntı

#6
Rolleyes 
Sn Ares, on günde bir valiliği arıyorum. silah ruhsatları ile ilgili kişi her aradığımda vali bey daha imzalamadı diyor.
Vali beye Dilekçe yazayım diyorum ters tepki yaratır hiç imzalamaz diye çekiniyorum.
Birde biz GAZİ, lerin RESMİ DAİRELERDE önceliğimiz var diyorlar bu nasıl öncelik anlayamadım bu konuyuda belirttim ama değişen bir şey yok hala bekliyorum. ne yapabilirim bilmiyorum.Sad
 
Alıntı

#7
Alıntı: Yorumumu mazur görün ama asla bir Glock , SIG , S&W , H&K (tüm bu markaların polimerleri için) asalaletini , kalitesini ve silah hissinin alınamayacağını düşünüyorum HS 2000 ile

Bu konuda haklısınız. Söz konusu köklü markaların '' Snobbery '' düzeyindeki asalet hissini vermesi mümkün değil.
Ama kesinlikle bunların sundukları kullanım özelliklerinin, en azından bir kısmını rahatlıkla verebiliyor.

HS'yi denerken, yanımızda başka bir polimer silah yoktu. Ancak elimizin altındaki P229 ile karşılaştırdığımızda, elimizde fazladan P229'dan aldığımız '' snobbery '' kalite hissinden başka bir şey kalmıyordu. Sn.MelihAga'nın el yapısından ve alışkanlıklarından dolayı tercihi P229'dan yana iken, bizle beraber atış yapan, oldukça tecrübeli ve Glock, HK, Walther P88 C, P99 gibi silahları kullanmış, halihazırda kardeşinde de bir Glock19c olan arkadaşım da,benimle benzer görüşleri paylaştı.

P229'un bariz bir şekilde asimetrik kesilmiş fişek besleme yatağını, yetersiz derinlikte açılmış horoz indirme manevelası çentiği nedeni ile, bu manevelanın neden olduğu gövde vuruntularını, kızaklarındaki yenme miktarını, bunun kaç atımda meydana geldiğini, boyadan ayrı olarak kızaklardaki malzemede meydana gelen hasarı, tamamen söktüğümüzde gövde içinde yerli silahlarda bile görmediğimiz orandaki vuruntuları ve en önemlisi de bu dayanımın kaç paraya alındığını Sn.MelihAga çok daha iyi izah edecektir. Sanırım bu saydıklarımızın, '' Sig Sauer Reputation '' ile pek bağdaşmadığı ortadadır. Üstelik bu saydıklarımız sadece Ağa'mızın P229'una mahsus olan şeyler olmayıp, 2000 yılından sonra üretilmiş tüm SigSauer'lerde neredeyse standard bir hale gelmiştir.

HS'yi şimdiye kadar gördüğüm, atış yaptığım ve parçalama imkanı bulduğum polimerlerle karşılaştırdığımda, polimer döküm ayrıntıları Glock'dan ve Steyr'dan daha güzel ve temiz. Polimerde döküm artığı çapaklar yok. Ancak HK USPc ve P2000, özellikle de SIGPro'nun polimerleri daha temiz. HK USP F modeli için ise aynı şeyi söyleyemeyeceğim, bunu anlamak için bulabildiğiniz bir F modelinin '' dust cover '' denen ön gövde uzantısındaki polimer çapaklarını bir inceleyin.

Namlu işleme konusunda HK ve Walther'in eline, HS de dahil omak üzere kimse su dökemez. Glock namluları da bu konuda HK ve Walther ile başa baş konumdadır. Ama HS namlusu en az Sig Sauer kadar temiz, Steyr'dan daha temiz ve özenli işlenmiş. Namlunun dış profili hemen hemen SigSauer klasik P serileri ile aynı, iç profili ise Walther P 99 ile aynıdır. Namlu zaten direk Avusturya'lı Böhler'den alınmaktadır.

Kızak iç yüzey işçiliği, Steyr'dan çok daha temiz. P 99, HK ve Glock'dan ise kötüdür. Ancak dış yüzeyinde gerek HK'nın siyah modelleri, gerekse de SigPro'dan daha az işleme izi vardır. Yüzey tamamen pürüzsüzdür.

İç parçalardan sadece '' sear '' / horoz / iğne tulumbasında ve otomatik iğne kilidi arka yüzeyinde bir hassas döküm çapağı bulabildim, onlar da çalışan yüzeylerde değildi. İç parçalar kesinlikle Steyr'dan daha temiz, Glock kadar temiz, P 99, HK ve SigPro'nun ise gerisindedir.

Silahda genel olarak, kendimce beğendiğim özellikler;
*Tutukluk yapmadan çalışması.
*Mesafeleri uzun olmasına rağmen yumuşak sağılabilen tetik.
*Metal olup,çekişinde plastikimsi hissi az olan tetik.
*Güzel işlenmiş soğuk dövme namlu.
*Kolay temizlenen, pürüzsüz yiv set.
*Metal nişangahlar.
*İyi düzeyde dağılım özellikleri.
*Elin içine güzel yerleşmesi.
*Refleks olarak hedefe doğrultma esnasında arpacığın göğe bakmaması.

Silahda genel olarak kendimce bulduğum kusurlar ise şunlardır;
*Silah kirlendikçe, tetik çekişindeki standard his kaybolmaktadır.
*Tetiğin sağma ve kurulma mesafeleri ile, bu mesafelerdeki ölü boşluklar fazladır.
*Kabze, taşıma amaçlı bir silah için çok uzundur.
*Tüm 100 mm civarı namlulu polimerlerdeki gibi şahlanma fazladır.
*Fişek yatağı doldurulduğunda iğne tam kurulu halde kalıp, manuel emniyet olmaksızın sadece kabze emniyetine güvenilmektedir. Bu horozu kurulu bir 1911'i sadece kabze emniyeti ile taşımak gibi bir şeydir. Buradaki tek fark kabza emniyetinin tetik / horoz tulumbasını bloke derek biraz daha güvenli vir taşıma sağlamasıdır.
*Silahın kabze emniyeti kavranmadıkça, kızak da manüpüle edilememektedir.
*Sert icra yayı nedeni ile, kızak manüpülasyonun da serttir.

Silahla yaptığımız atışların videolarını ve durarak yaptığımız hedef atışlarının resimlerini yarın eklemeyi düşünüyorum.
Atış performansı ve kapasitesi hakkında o zaman daha müsbet bir fikir edinme imkanı bulmuş olacaksınız.

Bence bütçesi kısıtlı olan, ancak güvenilir ve çalışkan bir polimer silah almayı planlıyan arkadaşların, kesinlikle göz ardı etmemeleri gereken bir alternatif. Bütçe sorunu olmasa da, iğne vurmalı ve gizli horozlu silah isteyen fakat Glock ve Steyr gibi silahların ergonomisi ve hedef hattı uzanımından rahatsız olan arkadaşların da rahatlıkla tercih edebilecekleri bir tabanca. Tekrar söyleme ihtiyacı hissediyorum, özellikle de küçük el ve kısa parmaklı arkadaşların çok rahat edebileceklerini düşündüğüm bir silah.
 
Alıntı

#8
'' Reputable '' konusuna gelince, köklü orta Avrupa'lı üreticilerin bazılarının yüzyıllardan süzülüp gelen know-how birikimine ulaşmak gerçekten çok zordur. Ancak Hırvatistan'ın, Avusturya-Macaristan-Çek Cumhuriyeti-Almanya halkasının arka bahçesi olduğunu da unutmamak gerekir. Hırvat'lar iç savaş ve sonrasında, Almanya ve Avusturya'dan inanılmaz derecede teknoloji ve para yardımı ile know-how transferi almışlardır. Zaten bundan sonra da ilk ürettikleri o garip ucubelerin ardından HS 2000 gelmiştir. Ayrıca Hırvatlar kapasitelerini bilerek, namlularını Böhler'e yaptırmaktadırlar. Böhler ise müsabaka silahlarına üretiği namlularla ün salmış bir firmadır.

Bugün ABD'de özellikle IDPA'da, gerek yedek parça, gerek diğer idame maliyetleri, gerekse de yeterli pratikliği sağlayamadıkları için HK, SIGPro, P99 gibi silahlar nadiren görülürken, XD ise hemen hemen tek kendini isbat etmiş Glock alternatifi olarak, '' reputable '' markalar arasında yerini çoktan almıştır.

Glock da piyasaya ilk çıktığında, oldukça yadırganmış, kaç atıma, ne kadar zaman dayanacağı, yada bu silahla 1 m den bir filin bile vurulup vurulamayacağı çok tartışılmıştır. Ama artık bu tartışmalar mazi olmuştur. Glock kendisini nasıl isbat ettiyse, XD / HS grubu da çok kısa sürede kendisini en iyi Glock alternatifi olarak kabul ettirmiştir. Bu da bence yeterli bir '' reputation '' düzeyidir.

Glock piyasaya hakim olduğundan beri, SigSauer SigPro ve P250 ile, HK USP ve türevleri ile, Walther P99 ile, S&W Sigma ve M&P ile, Beretta 9000 serisi ve PX4 ile, Browning FNPro ile, Steyr M9 ile sürekli olarak Glock'a alternatif olmaya çalışmışlar, ancak bunu sadece HS / XD tam anlamıyla başarabilmiştir. Söz konusu köklü firmaların '' reputation '' kariyerleri ise bu başarıyı yakalamaya yetmemiştir. İnsan ister istemez, bir sürü silah fabrikası olan memleketimizde neden böyle bir başarının altına bizim imzamız atılamıyor demekten de kendisini alamıyor.

Evet, HS'nin Glock19 kadar hızlı tetiği olmadığı ve bu tabanca kadar derli toplu bir taşıma silahı olamayacağı, HK kadar iyi hedef dağılım özellikleri gösteremeyeceği veya SIGPro gibi çelik silahları aratmayacak bir tetiği olmayacağı aşikardır. Direk bunlardan birisinin yerine konması da zordur,ama bazı yönlerden onları hiç aratmayacağı da yadsınamaz bir gerçektir. Ayrıca isimleri zikrettiğimiz marka ve modellerin de, sundukları artıların yanında, kendilerine has negatifleri de mevcuttur. Yani aslında hiç birisi tam anlamıyla en ideal özelliklerin mükemmel bir harmanı değildir. Sadece optimum kullanım özellikleri içerisinde bazı özellikleri daha çok öne çıkan silahlardır.

Silahın optimum yönleri için ödenen paranın, neredeyse diğerlerinin yarısı kadar olması da apayrı bir fenomendir, çünkü bu paranın karşılığında yarı yarıya düşük kalitede veya yarı yarıya iş görür bir silah almıyorsunuz. Bundan fazlası için para ödemek ise, tamamen atıcının özel teknik talepleri ve zevkine kalmış bir şeydir. Örneğin ben kişisel olarak bir Glock19 tetiği ve daha kompakt kabzesi için fazladan para ödemeyi göze alacak bir atıcıyım, ama hala aklım HS'nin uzun olmasına rağmen daha rahat olan kabze konturu ve daha doğal olan nişangah hattında kalarak. Ancak kesinlikle şunu söyleyebilirim, bu tercihimde, HS'nin henüz bilinen klasik manada '' reputable '' bir firma olmaması, yok denecek kadar az etkili olacaktır.

Saygılar.
 
Alıntı

#9
İlk başta kısmen veya tamamen doğru olan gerçekler zamanla değişse bile artık insanları döndürmek çok zor olur. Güzel bir söz var: 'İnsanları inandıkları şeyden vazgeçirmek, yeni bir şeye inandırmaktan çok daha zordur'. Ön yargının oluşması bir yıl sürerse, bunun yıkılması için on yıl da yetmez. HS 2000 (elime hiç geçmedi, hakkında hiç fikrim yok) Glock ayarına gelip geçse bile uzun süre daha en büyüklerin arkasında asaletini tasdik ettirmek için bekleyebilir. Veya S&W yarı otomatiklerin kaybettikleri güveni geri kazanmaları için mükemmel silahı ürettikten sonra yıllarca sabretmeleri gerekebilir.

Ön yargılardan kurtulmamız için tecrübelerini bizlerle paylaşan her arkadaşa teşekkürler.
 
Alıntı

#10
Merhaba arkadaşlar Sn Lupus'a çok teşekkür ediyorum,
pazartesi günü Sn Lupus ve Poligoncuyu ziyaret ettim, misafirperverlikleriyle beni gerçekten mahcup ettiler, daha önce 250 kadar mermi atmış olduğum HS 2000 i yaklaşık 50 mermi ile denedik, sağolsun Sn Lupus, bize yazacak bişey bırakmamış,
evet silah gerçekten en iyi en mükemmel silah değil, benim diğer silahlarımın yanında basit kaldığıda doğru, fakat şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu silahı şu anki şekliyle başka bir marka üretseydi eminim herkes çok farklı bir gözle bakacaktı, ve herkes ne kadar mükemmel olduğunu söyleyecekti, ama millet olarak hala marka takıntısından kurtulamadık, tek silahım bu olsa asla yazmazdım ama çok daha pahalı ve marka silahlarım olduğu için yazıyorum, bu silah gerçekten alınabilecek bir tabanca...
asıl garibime giden ise Glock o kadar çok methediliyorki ve yanında bunu silahtan bile saymıyorlar, fakat ikisini birarada kullanmadan yapılan yorumları anlamakta zorlanıyorum, neymiş glock tutukluk yapmazmış, yapan kaçtane HS gördünüz desem, sanırım cevap alamam, en sevdiğim silah ve silahım 229 dur, ama buna rağmen Hs bana göre alınabilecek, hatta tek silah olarak alınabilecek bir alettir...

Saygılar...
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi