Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 3 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BHP TARİHÇESİ
#11
Arkadaşlar, BHP ' nin gelişim süreci ile ilgili olarak bazı ön yargılar mevcuttur. Bunlardan birisi BHP ' nin John Moses Browning ' in son dizaynı olması, diğeri de bu gün BHP olarak bildiğimiz tabancanın, JMB ' in son dizaynı olduğu iddia edilen tabanca ile aynı olmasıdır.

JMB' in adına tescilli son patent, 31 Temmuz 1923 ' de başvurusu yapılarak, arşivlenen 10 Mayıs 1927' de adına patent kayıtları 1628226 patent numarası ile onaylanan .50 kalibre tam otomatik bir makinalı tüfektir.

GP için ise 28 Haziran 1923 ' de patent başvurusu yapılarak, dosya arşivlenmiş, 22 Şubat 1927' de de, 1618510 patent numarası ile onaylanmıştır.

Yani GP gerek patent başvuru zamanı, gerekse de patentlerinin onaylanması açısından, JMB 'in sanıldığı gibi en son eseri olmayıp, bundan sonra patentlendirilip onaylanmış bir çalışması daha mevcuttur. Kasım 1926 ' da Belçika Herstal ' deki atölyesinde öldüğünde ise, önünde iddia edilenin aksine GP ile alakalı bir proje değil, bitirmek üzere olduğu bir superpoze yivsiz av tüfeği vardı.

GP olarak adlandırılan ve BHP ' nin atası olarak kabul edilen silah ise, aslında Fransız Ordu ihalesi için hazırlanmış, 1922' de Fransızlar tarafından da test edilmiş 9x19 m kalibrede, 16 mermi kapasiteli tabancadır. Başlangıçta '' Grand Rendement '' olarak adlandırılmıştır ve kabaca manası '' yüksek mermi kapasiteli '' olarak tercüme edilebilir. Bu silah oldukça iri bir tabancaydı ve yine oldukça uzun bir kabzası vardı. Sürgüsünün içerisinde geriye kadar uzanan, bolt şeklinde bir iğne bloğu mevcuttur. Bu silahı kullanılabilir pratik bir dizayn haline getiren kişi ise, daha sonra FAL projesinin başında FN 'in hafif silahlar dizayn ekibinin başına gelecek olan Dieudonne Saive ' dir.

Saive silahın kapasitesini 13 mermiye indirerek, kabzayı kibarlaştırdı.
Bolt sistemini terk ederek, sürgü-iğne bloğu geometrisini yeniden düzenledi.
Silahın arka kısmına yerleşmiş olan emniyet manevelasını bu günkü yerine taşıdı.

Açıkçası JMB konseptin ana hatlarını belirlemiş, ancak dizaynı bu gün bildiğimiz gerçek manadaki şekline Dieudonne Saive taşımıştır. 1930 yılında artık silah hemen hemen son halini almış olmasına rağmen, 1935 yılına kadar lansmanı yapılmamıştır. Silah sabit gez arpacık ve dereceli Tangent gez opsiyonları ile piyasaya sürülmüştür.

Silah son hali ile '' Grand Puissance / GP '' '' Hi-power / HP '' '' P-35 '' adını almıştır.
GP veya HP ' nin de manası yüksek güçlü değil, yüksek kapasitelidir. Tabancalarla ilgili olarak kullanılan '' Power '' kelimesini Anglosaksonlar, '' kapasite '' manasında kullanmaktadırlar ve maalesef birebir yapılan tercümeler de, bu nedenle hatalı olmaktadır.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
blueokkes
#12
JMB adına kayıtlı Grand Rendement aşağıdaki tabancadır;

Boyutlarına,
Bolt için dizayn edilmiş sürgü üst konturuna,
CZ gibi gövde içerisine yerleşmiş sürgüye,
Horozsuz iğne vurmalı ateşleme ve arkada yer alan emniyet sistemine,
Tek sıra mermi için dizayn edilmiş kabza konturu ile kabza kapak vidalarına dikkat etmenizi rica edeceğim.

Özetle Browning Hi Power, tamamen JMB 'in dizayn etmediği bir Browning modelidir. Cool




[Resim: browningu.jpg]



[Resim: fnhighpowerorig.jpg]



[Resim: 22f7bb14.png]



[Resim: 44576485.png]






FN GP35 / HP,
Nam-ı Diğer; 14 ' lü Belçika.

1921 yılında Fransız Savunma Bakanlığı kabzasına dipçik takılabilir, 15 mermi kapasiteli 9x19 mm kalibrede bir tabanca talebinde bulundu. JMBrowning'in sıkça yaptığı FN ziyaretlerinden birisinde kendisine Fransızların taleplerini karşılayabilecek bir silah tasarlayıp tasarlayamayacağı soruldu. JMB yüksek kapasiteli bir silah tasarlamayı düşünmediğinden dolayı proje kendisinin FN'deki halefi olan Dieudonne Saive'ye verildi. Saive ilk önce Model 1903'ü modifiye ederek 9x20 mm Uzun Browning kalibrede, çift sıra fişek yerleştirilmiş bir prototip ile işe başladı.

Tabanca tamamlandıktan sonra Browning'e gösterildi, bunun üzerine kendisi ilk başta verdiği karardan vazgeçerek, ABD dönüşünde Fransızların kriterlerini karşılayabilecek bir silah üzerinde çalışmaya başladı. Browning ve ekibi, birisi düz geri tepmeli, kilitli geri tepme sistemli olmak üzere iki prototip geliştirdiler. Her ikisi de iğne vurmalı olup, sürgü P210 gibi gövde içerisindeki kızaklara yerleştirilmişti. Prototipler o sıralarda Kuzey Amerika'da tasarlanmış tüm Browning modellerinin kontrat haklarını elinde bulunduran ve aynı zamanda tüm Browning modellerindeki Amerikan patent başvuru prosedürlerini yerine getirme ve masraflarını da karşılama durumunda olan Colt'a sunuldu. Colt'un her iki prototipi de ABD ' de üretme konusuyla ilgilenmemesi üzerine, prototipler ve proje tekrar FN'e döndü. FN kilitli geri tepme sistemini benimseyerek projeyi devam ettirdi.

FN birisi daha uzun namlu ve sürgülü olmak üzere iki adet prototipi test edilmek üzere Fransızlara sundu. FN aynı zamanda daha önceki bir FN prototipi olan 9.65 mm çapındaki '' Grand Browning '' modelini de bu prototiplerle karşılaştırma amaçlı olarak kullandı. Grand Browning, M1911 tarzında 9 fişek kapasiteli bir tabancaydı. 9.65 mm çapındaki FN mühimmatı daha önce Colt tarafından 9.8 mm çapında özel 1910 modeli tabanca ile de test edilmişti. Bu tabancalar Birinci Dünya Savaşı öncesinde Doğu Avrupa'ya pazarlanmıştı.

Fransızların yaptığı testlerde kısa M1922 modeli beğenilip, şartname kriterleri revize edilerek Saive'den tasarımın üzerinde çalışıp, geliştirmesi istendi. Browning'in iğne vurmalı ateşleme sistemi yerine klasik horozla ateşlenen bir şekle dönüşen silah Model 1923 adını aldı. Bu prototip 1925 ' de Fransızlar tarafından ek testlere tabi tutuldu. Fransızlar tasarımdan genel olarak memnun kalmakla beraber, hala çok ağır olduğundan şikayetçiydiler.

1926'da JMB' in ölümünü müteakiben Saive'den tüm mesaisini Model 1923'ü geliştirmeye yoğunlaştırması istendi. Takip eden prototiplerde Saive fişek kapasitesini 2 adet azaltarak kabza yüksekliği ile, namlu ve sürgü uzunluğunu azalttı. Tasarım FN'in tanıtım lansmanlarında '' Grand Rendement '' '' Yüksek Kapasiteli '' olarak adlandırılmaya başlandı.

1928'de Colt'un 1911 modeli üzerindeki patent koruma haklarının süresinin dolması üzerine, Saive'den bu platformun da bazı özelliklerini haihazırdaki prototiplerine adapte etmesi istendi. Bu minvalde yürütülen çalışma sonrasında ortaya çıkan prototip Model 1928 olarak adlandırıldı. Bu aşamadan itibaren platform halihazırdaki bilinen GP-35'e benzemeye başladı, 1929 ve 1931'deki prototiplerle bugünkü modele biraz daha yaklaşıldı. Ancak bu dönemde yaşanan küresel ekonomik kriz Avrupası'yı da en az ABD kadar etkiledi, sipariş ve seri üretim olmadığı takdirde tasarımın askıya alınacaktı.

1933'de Fransızlar bu sefer Fransızların 7.65x20 mm Uzun mühimmatı kullanan bir platfrom arayışı ile tabanca testlerine tekrar başladılar. FN 9x19 mm Model 1928 ve yine Saive'nin tasarımı olan düz geri tepme sistemli, 7.65x20 mm kalibre ve 8 fişek kapasiteli bir modelle şansını denemek istedi.Testlere giren 7.65x20 mm kalibredeki 20 tabancadan hiç birisi şartname kriterleri karşılayabilecek bir performans gösteremedi. Saive'nin düz geri tepmeli modelinin, üç Fransız tasarımının ardında dördüncü sırada yer aldığı açıklandı. Ancak buna rağmen gelecekte yapılacak testlerde aranacak şartlar yine de Saive'nin iki modeli örnek alınarak belirlendi.

1935 yılında tekrar başlayan testlere Saive kilitli tepme sistemi kullanan bir 7.65x20 mm tabancayı da müdahil etti. 1935 'deki testlere katılan tasarımların çoğu Saive'nin 1933'deki tasarımdan izler taşıdığından Fransızlar Saive'nin yeni tasarımını Model 1936 olarak tanımlamak istediler. Bu aşamada FN zaten Saive'nin tasarımını bitirmiş olduğu 9x19 mm modelin lansmanını 1934'de '' Grand Puissance '', '' Hi-Power '' , '' Yüksek Kapasiteli '' olarak yapmış olduğundan bu konu ile fazla ilgilenmedi. Saive'nin 9x19 mm tasarımı, Belçika Savunma Bakanlığı'nın 1935 yılındaki talebine kadar yüklü miktarda sipariş almadı. Bu sipariş ile Grand Puissance Model 1935 veya kısaca GP-35 olarak adlandırılmaya başladı. Hatta FN bu sipariş için seri numaralarını tekrar #1# den başlattı.

Yeni tabanca İkinci Dünya Savaşı öncesinde üç ayrı ülke tarafından envantere alındı. İngilizlerin de platformdan beklentilerinin yüksek olması nedeni ile Saive ve fabrika çalışanlarını Alman işgalcilerin önünden kaçırdılar. Almanlar da GP-35 üretim bandını savaş boyunca çalıştırmaya devam ettiler. FN, savaş sonrası yapılanmasını tamamlar tamamlamaz, GP-35 yaklaşık olarak 65 ülke tarafından envantere alındı. FN bir kaç kez GP-35'i daha modern çift hareketli modellerle değiştirmeyi denediyse de, yüksek fişek kapasiteli mükemmel kabza konturu ve atıştaki kontrol rahatlığı nedeni ile GP-35 satış rakamları modeli üretimde tutmaya yetecek düzeyde oldu. Bu özellikleri GP 35'i özellikle İngiliz SAS ve FBI HRT ( Hostage Rescue Team; Rehine Kurtarma Timi ) gibi anti-terör teşkilatları arasında da oldukça popülerize etti.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
blueokkes
#13
Sn. Üstad,
Böylesi bir parçayı ancak değerini bilen biri keyifle seyreder.
Teşekkürler..
 
Alıntı

#14
Sayın Lupus, bir konuyu size danışmak istiyorum. BHP'lerde içi yuvarlak horozlu modeller ile tırnaklı Cz horozuna benzer, sivri horozlu modeller arasında üretim zamanı açısından bir fark mevcut mudur? Siz bu bilgiyi verdiniz belki ama ben göremedim. Saygılar.
 
Alıntı

#15
def-50 demiş ki:BHP'lerde içi yuvarlak horozlu modeller ile tırnaklı CZ horozuna benzer, sivri horozlu modeller arasında üretim zamanı açısından bir fark mevcut mudur?
FNH, C serisi ile birlikte standard modellerde '' tırnaklı '' tabir edilen deliksiz horozları kullanmaya başladı. Bu meyanda, 70 ' lerin ortasına kadar, ara ara gelen kontrat siparişleri için delikli horozlu T serisinin üretimine de devam etti. Ara geçiş döneminde, Practical modelleri ortaya çıkana kadar bir müddet sadece '' tırnaklı '' tabir edilen düz mahmuzlu horozu olan modeller üretildi. Practical modeli ile beraber, delikli ve yuvarlak mahmuzlu horozlar tekrar gün yüzüne çıktı.

Saygılar.
 
Alıntı

#16
Çok teşekkür ederim Sayın Lupus. Peki kullanım rahatlığı açısından deliksiz horozun delikli horoza bir üstünlüğü var mıdır? Yanlış hatırlamıyorsam delikli horozun kimi kullanıcıların parmağından küçük ısırıklar aldığını söylemiştiniz.
 
Alıntı

#17
def-50 demiş ki:Yanlış hatırlamıyorsam delikli horozun kimi kullanıcıların parmağından küçük ısırıklar aldığını söylemiştiniz.
BHP horozlarının arka düzlüğü ve bazen de mahmuz bölgesinin sırtı atıcının el arkından küçük ısırıklar alabilir. ısırık alma konusunda delikli ya da tırnaklı olması çok da fark etmiyor. Ancak delikli ve yuvarlak mahmuzlu horozun, kılıftan çekme manüpülasyonları esnasında etrafa daha az takılacağı kabul edilerek, daha pratik olduğunu düşünülmektedir.

Saygılar.
 
Alıntı

#18
haddim olmayarak diyorum ki Üstad, MKE'de Glockların hal-i pür melalini görünce yine eskimeyen efsaneyi hatırladı. Hatta foruma glok namlusuyla (belki yanılıyorumdur)BHP namlusunu yan yana koyup kibarca 'işçilik bu mudur.budur'dedi.
Saygılar
 
Alıntı

#19
Teşekkür ederim Sayın Lupus.
 
Alıntı

#20
sayın lupus formunuzun yeni üyelerindenim içimdeki sönmüş volkanı bilgi ve deneyimlerinizle yeniden alevlendirdiniz şu anda 2 adet tabanca sahibiyim 1.7.65mm kırıkkale 2.9mm çapımda 511 mm seri nolu browning silahı 2.el olarak aldım fakat hemen hemen hiç kullanılmadıgı kanaatindeyim bu kanaata varma sebebimboya meneviş olmasına ragmen çizkler yok şarzörler orjinal ve kullanım izleri yok kabzesi ahşap ve orjinal cizikvede lekelenme yok fakat kafama takılan soru şu silah mke çıkışlı olmasına ragmen seri no 511 ile başlıyor mm ve.........devam ediyor yani bu amerika içinmi üretilmiş oluyor öyle ise türkiyeye nasıl gelmiş 2001 yılı mke faturasının dosyada oldunu biliyorum benimle ve arkadaşlarla bilginizi paylaşırsanız sevinirim şimdiden teşekkürler
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 2 Ziyaretçi