Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 3 Oy - 3.67 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Namlu içi krom kaplamalı mı? Krom kaplamasız mı?
#1
Aşağıda ki bilgiler forumumuzun da üyesi olan Sn. Sir Adams'a aittir. Kendisinin açtığı bu konuyu başka bir forumda gördüm, özelden ulaşarak aynı konuyu tt.com'da da paylaşmasını rica ettim. Kendisi bazı özel sebeplerden artık foruma girmediğini ama kaynağını belirterek tt.com'da paylaşabileceğimi söyledi. Ben de silahseverler bu önemli bilgilerden mahrum kalmasın diye onun adına burada paylaşıyorum.

------------------------------------------

İfade, kromlu namlu mu - kromsuz namlu mu olarak kullanılırsa yanlış oluyor. Zira , kaliteli krom kaplamasız namlu çelik alaşımları içerisinde zaten krom var (Chromium-Molybdenum).

Namlu içi krom kaplamalı namlular ile, namlu içi krom kaplamalı olmayan yivsiz tüfeklerin birbirlerine üstün ve zayıf oldukları yönler vardır.

"Krom Kaplama Olmayan Namlu Üretim Süreci", "Krom Kaplamalı Namlu Üretim Süreci"nden farkı yaygın yanlış bilindiği gibi aynı çeliğe sadece "krom kaplama atılması" değildir. "Krom Kaplama Olmayan Namlu Üretim Süreci", çok daha zor , çok daha pahalı bir süreçtir.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, İtalyan firmalarının ağırlıkla tercih ettigi "Krom Kaplamalı Namlu Üretim Süreci", çok daha kolay, çok daha hızlı ve çok daha ucuz bir süreçtir.


Krom Kaplama Olmayan Namlu Üretim Süreci;

- Beher namlu üretim süresini arttırır.
- Beher namlu üretim maliyetini arttırır.
- Bu süreçte kullanılabilecek çelik çeşidi çok azdır, ancak çok üst kalite çeliklerle üretim yapılabilir, üst kalite chromium-molybdenum gibi...
- Bu süreçte kullanılan endüstriyel makineler çok daha pahalıdır.
- Üretim kapasitesini düşürür.
- Üretim kapasitesinin düşmesinin de üzerine, tüfek maliyeti ve fiyatları yükseldiği için, çok daha az satılacak tüfek adedinden dolayı, üreticinin gelirlerini düşürür.
- Namlu bakım ihtiyacını arttırır, her atış gününden sonra mutlaka namlu temizliği ve bakımına ihtiyacı vardır.
- Genel atış performansları nispeten daha yüksektir.
- Bu namlularla yapılan atışlarda "accuracy" (hassaslık) performansı daha yüksektir.
- Bu namlularla yapılan atışarda "pattern" (dağılım) performansı daha yüksektir.

Namlularını krom kaplama yapmayan firmalar;
- Holland & Holland,
- Westley Richards,
- Purdey & Sons,
- Merkel,
- Perazzi,
- Krieghoff,
- Browning (sadece üst serisi B25 krom kaplama değildir, 525, Cynergy gibi sıra tüfekleri krom kaplamadır, krom kaplama olmayan üst model olan B25'ler özel sipariş ile (Belgium Custom Shop) Belgium Herstal FN'de üretilirken, krom kaplama olan sıra modelleri 525, Citori, Cynergy gibi tüfekler Japonya Miroku tesislerinde üretiliyor.


Krom Kaplama Olan Namlu Üretim Süreci;

- Beher namlu üretim süresini düşürür, birim zamanda çok daha fazla namlu üretim bandından çıkar.
- Beher namlu üretim maliyetlerini çok aşağılara çeker.
- Bu süreçte kullanılabilecek çelik çeşidi çok fazladır, nispeten daha düşük kaliteli çelikler de rahatlıkla kullanılabilir.
- Bu süreçte kullanılabilecek endüstriyel makineler, özellikle uzak doğu ürünlerinin de piyasaya girmesiyle daha ucuzdur.
- Üretim kapasitesini çok yukarılara çeker.
- Üretim kapasitesinin çok yukarılara çıkmasıyla birlikte, tüfek maliyet ve satış fiyatları düştüğü için, çok daha fazla satılacak tüfek adedinden dolayı, üreticinin gelirlerini yükseltir.
- Namlu bakım ihtiyacını azaltır, özellikle pas ve korozyona karşı namlu iç mukavemetini arttırır.
- Genel atış performansları nispeten daha düşüktür.
- Bu namlularla yapılan atışlarda "accuracy" (hassaslık) performansı daha düşüktür.
- Bu namlularla yapılan atışlarda "pattern" (dağılım) performansı daha düşüktür.
- Namlularını krom kaplama yapan firmalar genel olarak, çok pahalı olmayan sıra tüfekleri üreten firmalardır;
- Perazzi hariç hemen hemen bütün İtalyan üreticiler,
- Tüm yerli (Türk) üretici firmalar vs?


Yüksek kalite standartlarındaki bir namlunun üretimi için, krom kaplamasız bir süreç, krom kaplamalı bir süreçten çok daha pahalı ve zor bir süreçtir. Kullanmanız gereken cihazlar daha yüksek teknoloji ürünü, daha pahalı makinelerdir. Örnegin, Merkel'in milimetrenin 15.000'de 1'i hassasiyetinde "honing" işlemini yaptığı makinesi, Türkiye'de hiç bir üreticimizde yok maalesef.

Çelik kalitesine güvenen ve yeterli derecede üst kalitede üretim süreçleri bulunan firmalar, krom kaplamaya ihtiyac duymazlar ancak bu maliyeti düşürmüyor aksine Euro üzerinden yaklaşık 2 katı arttırıyor!!! Bununla birlikte, üretim kapasitesini düşürüyor!!!

Kromlu namlu üretimini ağırlıklı olarak başlatanlar , İtalyan firmalardır.

Bununla birlikte, bir Holland&Holland'ın yanında, Beretta'nın kalitesini karşılaştırmak, biraz haksızlık olur. Kromlu üretim, seri üretim için daha uygundur, çünkü maliyeti daha düşüktür ve daha kolaydır, birim zamanda hatasız çıkarabileceğiniz ürün sayısı, krom kaplamasız prosese göre çok daha fazladır. Bu da daha çok kar daha çok gelir demek tabii ki.

Namlularını krom kaplamasız imal etmekte ısrar eden üreticilerin neden bu konuda ısrar ettiklerini tek tek her biriyle yazışarak sordum ve öğrendim. Elimde Holland & Holland'ın, Westley Richards'ın, Purdey and Sons'un, Krieghoff'un, Perazzi'nin , Merkel'in "yazılı" cevap ve açıklamaları var.

Merak eden, düzgün bir İngilizce ile sorduğu takdirde, yanıtını çok geçmeden alacaktır. Benim aldığım yanıtlarla, aynı cevapları bütün bu üreticilerden kendisi de alacaktır...

Hepsinin birleştiği nokta, krom kaplamasız namlunun, kromlu namluya göre, avı ele geçirmede (capture/ hunt down) yadsınamaz üstünlükleri olduğudur.

Her şeyden önce, çok daha kaliteli ve homojen bir pattern oluşturduğu için krom kaplamasız namlu, krom kaplamalı namluya göre 1-0 öne geçer.

Bunun bir çok sebebi olduğu gibi en önemli nedeni, kromun elastikiyeti nispeten daha düşük ve çok daha sert bir malzeme olmasından dolayı, atış esnasında , atıcının fark edemeyeceği kadar yüksek bir frekansta, titreşime uğramasıdır. Bu çok az şiddette ancak çok yüksek frekansta titreşim pattern'de, krom kaplamasız namluya göre, daha istikrarsız bir pattern oluşmasını sağlar. Bu konu çok daha uzar ama şimdilik bu sebebi bu kadar açıklamayı yeterli addediyorum.

Bakın aşağıdaki örnek, içi krom kaplı bir namluda sıkça karşılaşılabilecek, balistikte "patchiness" dediğimiz homojenliğin bozulmuş haline bir örnek.

[Resim: patchiness2.jpg]

Burada, bazı saçmalar, bir kaç tanesi bir araya gelerek birleşirken, küçük yuvarlaklarla işaret edilen noktalara hiç saçma gelmemiş olması, shotshell fişeklerde, özellikle krom kaplı namlularda rastlanan ve balistikte "patchiness" dediğimiz sorundur.

Kaynak;
Ballistics, Tehory and Design of Guns and Ammunition, Donald E. Carlucci
The Mysteries of Shotgun Patterns, George G. Oberfell, Charless E. Thompson

Krom kaplamanın tüketiciye avantajı, bakımdaki kolaylığı ve korozyon-paslanmaya karşı daha az bakımla gösterdiği mukavemettir.

Krom kaplamanın, üreticiye avantajı, birim tüfek başına üretim maliyetlerini düşürmesi, üretim kapasitesini arttırması ve toplamda gelirleri arttırmasıdır.

Aşağıya, bir krom kaplamasız namlu üretim örnek sürecini, bir de krom kaplamalı namlu üretim örnek sürecini (üreticiden üreticiye farklılık gösterir) koyuyorum.

Asağidaki krom kaplamasız namlu üretim süreci, biraz daha asağıdaki krom kaplamalı namlu üretim sürecinin maliyetinin Euro cinsinden yaklaşık 2 katıdır..

Aslına bakarsanız, namlu içi krom kaplama olmayan tüfekler, tamamiyle kromdan arındırılmış değiller, çelik alaşımının adlarına bakarsanız, zaten çelik alaşımının kendisi krom içeriyor, yeter ki alaşım üst kalitede olsun. (Chromium-Molybdenum , Chromium-Vanadium). Eğer alaşım ve krom kullanımı yeterli kalitede olursa, kromun kaplama şeklinde kullanımına hiç gerek kalmıyor. (24 ayar altına, altın kaplamayı düşünün, benzetme tamamen aynı degil ama aklınızda bir fikir oluşması için verdim bu örneği.)

Aşağıdaki linkte, çok yüksek kalitede ve sertlikte Merkel firmasının namlu çeliklerini görebilirsiniz;

[Resim: highqualitysteelfornonc.jpg]

Merkel firması, çok yüksek kalitede ve sertlikte özel namlu çeliklerini 4 ana süreçten geçiriyor ve bu süreçten geçen namlular çocuklara, torunlara hatta onların da çocuklarına da miras olarak kalıyor;

1) DEEP HOLE DRILLING, İlk Soğuk Delme Süreci ;

[Resim: deepholedrillingfornonc.jpg]

2) GRINDING, İlk Soğuk Taşlama Süreci;

[Resim: grindingfornonchromebar.jpg]

3) HONING, Soğuk İnce Taşlama ve Soğuk Dövme Süreci;

[Resim: honingfornonchromebarre.jpg]

[Resim: coldforgingwithforceham.jpg]

4) ANNEALING, Firmanın Kendine Özel Sertlik Verme ve Çelik Üzerindeki Stresi Alma Süreci;

[Resim: annealingfornonchromeba.jpg]

Bu alman firmasının tüfek genel üretim süreci.

[Resim: merkelprocesses.jpg]

Bir italyan firmasının ürettiği içi krom kaplamalı namlularının üretim sürecini görebiliriz.

[Resim: generalprocessforchrome.jpg]
 
Alıntı

#2
Paylaşım için teşekkürler Sn Syılmaz bildiğim kadarıyla ve tecrübeyle sabittir krom olmayan namluların öldürücü gücü daha fazladır bu da sürtünmenin çok olmasına bağlı sanırım saygılar.
 
Alıntı

#3
Sn. arkadaşlar,

Turalı Polis (1903 Browning/FN) tabancaların da namlu çeliği zehirlidir, vurulan iflâh olmaz ......
DERLER ! ! !

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı

#4
(16-03-2011, 12:31 AM)alikozanoglu demiş ki: Sn. arkadaşlar,

Turalı Polis (1903 Browning/FN) tabancaların da namlu çeliği zehirlidir, vurulan iflâh olmaz ......
DERLER ! ! !

Saygılar,

alikozanoglu

Kılıfsız taşınırsa ısırır mı sahibini? Smile
 
Alıntı

#5
Sayenizde güzel bilgilerde alıyoruz sn syılmaz teşekkürler.
 
Alıntı

#6
Sn. Red Kit,

İşini bilenler kılıfsız taşırken ağızlık takarlarmış her ihtimale karşı. Tabii, şuraya değdi şuraya değmedi demeltense toptan yoğurt sürmek de bir çözüm olabilir. Çok meraklıları Turalı 1903 FNden; "Yavrum Turali; güveneyrum oğa" diye bahsederlermiş.

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı

#7
Namluyu yoğurda banıp taşıma gayet mantıklı görünüyor, ama en yukarıda belirtilen:
Alıntı: Hepsinin birleştiği nokta, krom kaplamasız namlunun, kromlu namluya göre, avı ele geçirmede (capture/ hunt down) yadsınamaz üstünlükleri olduğudur.

Her şeyden önce, çok daha kaliteli ve homojen bir pattern oluşturduğu için krom kaplamasız namlu, krom kaplamalı namluya göre 1-0 öne geçer.

Bunun bir çok sebebi olduğu gibi en önemli nedeni, kromun elastikiyeti nispeten daha düşük ve çok daha sert bir malzeme olmasından dolayı, atış esnasında , atıcının fark edemeyeceği kadar yüksek bir frekansta, titreşime uğramasıdır. Bu çok az şiddette ancak çok yüksek frekansta titreşim pattern'de, krom kaplamasız namluya göre, daha istikrarsız bir pattern oluşmasını sağlar. Bu konu çok daha uzar ama şimdilik bu sebebi bu kadar açıklamayı yeterli addediyorum.

Bakın aşağıdaki örnek, içi krom kaplı bir namluda sıkça karşılaşılabilecek, balistikte "patchiness" dediğimiz homojenliğin bozulmuş haline bir örnek.

namlu harmonikleri, rezonans frekansları, tek parçadan ziyade toplu ilerleyen saçmanın paternine etkisi, bizde hala "woodoo" yani karabüyü mertebesinde ve hiç değinilmeyen konular iken, küffar en baştan çeliğin seçimi ve tedariğinden itibaren en son ısıl işlem ve stres alma işlemleri üzerine yoğunlaşıp, kaliteyi çok yukarılara çekiyor...

Paylaşım harika olmuş, elinize sağlık.

Önce bu kavramların "varlığından haberdar olup", sonra ne olduğunu öğrenir, sonra da üretim sürecinde gerekli ölçüm ve deneyimi ekleyebilirsek kalite yükselir. Yoksa hala aynı dizaynları kopyalayarak "ben yaptım" mertebesidne takılır kalırız...

Saygılarımla...
 
Alıntı

#8
Bu güzel ve önemli paylaşım için teşkkürler Sn.Syılmaz.
Fazla önemsemesem de, eski avcılardan duyduğum ''yakma' diye bir tabir vardır. ''Namlu içi paslanmayan Tüfek yakmaz, namlu içi paslanabilen tüfek daha iyi yakar'' diye söylerler. Teknik bilgisi fazla olmayan bu avcılar, sanırım bu olaya 'yakma'' adını vermişler.
Bahsettiğim bu avcılar tarafından 30-40 yıllık eski Rus çifteleri, çok tutulur, onların tabiriyle; '' çok iyi yakan soğuk hava tüfeği'' olarak anılır.
Bu tüfeklerin namluları nasıl üretilmiş? Eski tüfekler olduğu için, net bir ayrım yapamadım . Bu konuda bilgisi olan varsa sevinirim.
Saygılar.
 
Alıntı

#9
Burada krom kaplama ve görece sert namlu içinden oluşan titremeler olgusundan kasıt namlunun titremesinden ziyade saçmaların sert yüzeye çarptıktan sonra biraz da anarşize olarak ve belli noktalara toplanma eğilimi göstererek homojen dağılımdan uzaklaşması sanırım.

Yakmama meselesini de yine sert namlu içi ile temas süresi azlığı ve temasın uzaklaşmadan ötürü tekrarlanmaması ile saçmanın yeterince ısınmadan hedef ava ulaşarak öldürücülükten uzaklaşması şeklinde anladım naçizane.

Tek kurşunda ise sürekli sert zeminle temas , ihtimal namlunun daha erken ısınmasına sebep olup, öldürücülük yönünden kurşunun ısısı da bu tip zaten halihazırda güçlü bir kütlede olumlu bir katkı sağlamayacağından avantaj olarak da değerlendirilemeyecektir.

Özetle ne varsa klasik kalitede var galibaSmile.


Şevrotinler de dahi yumuşak ve stabil bir akış sağlayabilir diye düşünülebilir mi acaba görece yumuşak iç yüzeyde? Sonuçta tek kurşun gibi tüp rayda ilerlemiyor ve saçmadan daha kütleli olduğundan tepkisel davranış eğilimi muhakkak daha yüksek ve diğer kardeşleriyle kaotik teması daha tehlikeli.
 
Alıntı

#10
(16-03-2011, 12:33 PM)baris demiş ki: Namluyu yoğurda banıp taşıma gayet mantıklı görünüyor, ama en yukarıda belirtilen:
Alıntı: Hepsinin birleştiği nokta, krom kaplamasız namlunun, kromlu namluya göre, avı ele geçirmede (capture/ hunt down) yadsınamaz üstünlükleri olduğudur.

Her şeyden önce, çok daha kaliteli ve homojen bir pattern oluşturduğu için krom kaplamasız namlu, krom kaplamalı namluya göre 1-0 öne geçer.

Bunun bir çok sebebi olduğu gibi en önemli nedeni, kromun elastikiyeti nispeten daha düşük ve çok daha sert bir malzeme olmasından dolayı, atış esnasında , atıcının fark edemeyeceği kadar yüksek bir frekansta, titreşime uğramasıdır. Bu çok az şiddette ancak çok yüksek frekansta titreşim pattern'de, krom kaplamasız namluya göre, daha istikrarsız bir pattern oluşmasını sağlar. Bu konu çok daha uzar ama şimdilik bu sebebi bu kadar açıklamayı yeterli addediyorum.

Bakın aşağıdaki örnek, içi krom kaplı bir namluda sıkça karşılaşılabilecek, balistikte "patchiness" dediğimiz homojenliğin bozulmuş haline bir örnek.

namlu harmonikleri, rezonans frekansları, tek parçadan ziyade toplu ilerleyen saçmanın paternine etkisi, bizde hala "woodoo" yani karabüyü mertebesinde ve hiç değinilmeyen konular iken, küffar en baştan çeliğin seçimi ve tedariğinden itibaren en son ısıl işlem ve stres alma işlemleri üzerine yoğunlaşıp, kaliteyi çok yukarılara çekiyor...

Paylaşım harika olmuş, elinize sağlık.

Önce bu kavramların "varlığından haberdar olup", sonra ne olduğunu öğrenir, sonra da üretim sürecinde gerekli ölçüm ve deneyimi ekleyebilirsek kalite yükselir. Yoksa hala aynı dizaynları kopyalayarak "ben yaptım" mertebesidne takılır kalırız...

Saygılarımla...
Sayın Baris açıklamanız gayet net olmuş küffar deyiminiz ve bizim üreticilerimizin taklit ile uğraşması kopyalaması kaliteyi nasıl üst sınırlara çekeriz gibi çabalarının olmaması bizim üreticilerimizin içine düştüğü acz içinde olmaları tekniklerinin yetersiz oluşu hala bizim tüfeklerimiz kaliteli demeleri yabancı forumlarda tüfeklerimizin devamlı surette sorun çıkarmalarını bahseden kullanıcıların ifadelerini üzüntü ile okumaktayım.Bu gidiş ile yakın gelecekte ihraç kapıları müşteri memnuniytsizliğinden dolayı saygıdeğer üreticilerimizin yüzüne kapanırsa şaşmamak gerek...Ayrıca sayın Yılmaz beye paylaşımları için cok tesekkur ediyorum. Krieghoff Alman tüfeği hakkında teknik bilgilerinizide paylaşmanızı rica ediyorum ..Görsel olarak sahip olamasakda kaliteyi incelemek hoşumuza gidecektir..Saygılarımla
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi