Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
WALTER P99AS COMPACT vs. GLOCK G26
#11
Emeğe saygı ellere sağlık.

Sn.Evrenay sayesinde aklımda ki birkaç sorudan kurtulmuş oldum bir subcompact peşindeydim walter aklıma nadirende olsa giriyordu,artık kendisini tamamen elemiş bulunuyorum hem malum carcür uyumuda var işin içinde o yüzdendir ki yaşa varol G26 diyorum.Smile

Glock PörfikşınnnCool.
 
Alıntı

#12
Sn.Forum Üyeleri ;

Sonunda Sn.Evrenay ile tabancaları yanyana getirme imkanını bulduk.Fotoğraflarını çektik...Tabii bizim telefon müsade ettiği kadarıyla Smile

Sn.Evrenay'ın kıdemli bir takım üyesi olması nedeniyle konuyu kendisi özetledi..Bende müsadenizle 1-2 ilave yapmak isterim.

Walther'de tetik yolu Glock'a göre daha uzun...Glock 26 ya göre profesyonel atış öncesi daha uzun süreli deneyim ve antreman gerektiyor.Askerde öğretildiği gb tetiği daha uzun sağmanız gerekiyor.Zaten bunu da poligonda yaptığım deneme atışı ile tecrübe etmiştim.

Sn.Lupus şarjör konusunda haklı...plastik değil metal olarak imal edilmiş.Sadece şarjörün alt kısmı polimerden...Orjinal kutusundaki yedek şarjörü mermi kapasitesi aynı olmak üzere , daha uzun ve serçe parmağın oturabileceği şekilde dizayn edilmiş...Bu şarjörün fotoğrafınıda en kısa sürede yüklemeye çalışacağım...

Yayların maviye boyanmasını, bir arkadaşım , koruyucu amaçla olabileceğini ifade etti.Ne kadar doğrudur bilemiyorum..??Sonradan incelediğim kadarıyla pekte boya gb durmuyor.Daha çok bir kaplama gb.

Şarjör manivelası tetik yuvasının hemen kenarlarında konumlandırılmış ve sert polimerden imal edilmiş.Bana pek kırılganmış gb gelmedi ama sanırım Sn.Evrenay'ı pek tatmin etmedi.

Ayrıca orjinal kutusunda 2 adet farklı ebatlarda kabze konturu bulunmakta.Sub-compact bir silah olması nedeniyle , farklı el yapıları düşünülerek konulmuş zannedersem...

Glock 26 da yakalama mandalları daha estetik. Walther de yakalama mandalının neden bu kadar uzun yapıldığını bizde anlayamadık.Gerçekten de çirkin durduğu söylenebilir.Zaten aradaki en büyük farklardan biride bu bence...Silah üstündeki tek çıkıntıyı burası yaratıyor.

Ağırlık olarak Walther P99 As , Glock 26 dan 30 gr daha hafif.. (530 - 560 gr).Boyut olarak ise hemen hemen aynı diyebiliriz.

Fiziksel anlamda silahların aralarında bence çok büyük farklar yok...Mekanik farklılıkları ise zamanla göreceğiz...Silah henüz 55 mermi yaktı.Tecrübeler arttıkça bilgide artacaktır.

Poligon tecrübesinden sonra Evrenay'ın dediği gb asıl kazanan belli olacak..Aradaki 1000$ 'ı hak ediyormu , yoksa etmiyormu.... Smile)

Saygılarımla....
 
Alıntı

#13
Satin Erog, galibin kim olacağı zaten belli de, fair play adına
atışları bekleyelim dedim Smile
 
Alıntı

#14
Sn.Evrenay;

Güreş meydanına çıkmadan kimin galip geleceğ belli olmaz,ama sizin bu tecrübeniz illaki bizi mağlub edecektir...Aslında ben sizin kulvarınızda bile değilim ama , tecrübede güreşmeden kazanılmıyor.... Smile
 
Alıntı

#15
Eorg demiş ki:Yayların maviye boyanmasını, bir arkadaşım , koruyucu amaçla olabileceğini ifade etti.Ne kadar doğrudur bilemiyorum..??Sonradan incelediğim kadarıyla pekte boya gb durmuyor.Daha çok bir kaplama gb.
Arkadaşınız haklı Sn.Eorg, yayların üzerinde koruma amaçlı, polimer bazlı kalın püskürtme bir boya var.
Eorg demiş ki:Şarjör manivelası tetik yuvasının hemen kenarlarında konumlandırılmış ve sert polimerden imal edilmiş.Bana pek kırılganmış gb gelmedi ama sanırım Sn.Evrenay'ı pek tatmin etmedi.
Şarjör mandalının çift taraflı olması ve kabza tutuşunuzu değiştirmeden, gerekirse sağ el tetik parmağınızla da şarjör mandalını aşağıya bastırarak manüpüle edilebilmesi bence Walther P99 ' un önemli bir artısı...Bu tasarımın bir avantajı da, kazara meydana gelen şarjör mandalı temasları sonucu şarjörün yerinden çıkıp, bazen de düşüp kaybolmasına neden olabilecek kazaları da engellemesi.Ayrıca bu mandalın dışı polimer olup, içerde şarjörü yakalayan kısmı metaldir.
Eorg demiş ki:Glock 26 da yakalama mandalları daha estetik. Walther de yakalama mandalının neden bu kadar uzun yapıldığını bizde anlayamadık.Gerçekten de çirkin durduğu söylenebilir.Zaten aradaki en büyük farklardan biride bu bence...Silah üstündeki tek çıkıntıyı burası yaratıyor.
Walther ' deki sürgü yakalama mandalının hem öne, hem de arkaya doğru bu kadar uzun bırakılmasının nedeni de, daha geniş bir temas yüzeyi sağlayıp, parmaklarınız kısa dahi olsa kabza kavrayışınızı bozmadan, sürgüyü salabilmenizdir. Ancak, özellikle parmaklar ileride, derin tutuş tekniğini benimseyen atıcılar için en büyük handikapı, özellikle arka kola olan kontrolsüz temaslar sonucu, sürgünün son fişekten sonra geride kilitlenmesine engel olmaktır ki, Walther P99 modelinde kişisel olarak en çok muzdarip olduğum ergonomi sorunu budur...
 
Alıntı

#16
evrenay demiş ki:Tabancakus Gemini Contractos uy uy uy!

Big Grin Big Grin Big Grin
 
Alıntı

#17
afatsum42 demiş ki:Silah sürekli kovan sıkıştırıyor kullanıcı kovanı çeken parçanın yayının sertliğinden şüpheleniyor.Yayını yumuşatmış farklı yayla ama sorun bugun tekrar nüksetti.Tetik tertibatı biraz sert geldi...internetten inccelediğimde daha hoş gelmişti p99...

Ben bu P99'u yıllardır okuyorum, tek tük olduğunu okudum da sürekli sıkıştırdığını ilk defa duyuyorum. Sizler de benim cahilliğimi maruz görerek "kovan sıkıştırmak" durumunu açıklayabilir misiniz?

Teşekkür ederim.
 
Alıntı

#18
Sn Evrenay,

Çok güzel bir karşılaştırma olmuş...Smile

Teşekkürler
Sevgiler
 
Alıntı

#19
afatsum42 demiş ki:Sürekliden kastım her atış değildi 10 atıştan birinde kovanı sıkıştırıyordu.Kovan sıkıştırmaktan kastım boş kovanı tabanca atamıyordu.Anlatımım ve terim yetersizliğinden tekrar özür dlierim.
Silah sahibi yayı yumuşatma olarak yaptığı davranış ise silahın boş kovanını tutan parçanın yayını tükenmez kalemin yayını ikiye kesip değiştirmiş ama yine olmamış.
Sn.afatsum42, silah sahibi oldukça yanlış bir yol izliyor. Bu tür durumlarda öncelikle silahı başka atıcıların ellerinde bir görmek gerekir. Mümkünse de kavrama zaafiyetine neden olmadan silahı farklı hızlarda ve pozisyonlarda deneyebilecek tecrübe atıcıların elinde görmek gerekir.

Eğer silah hala kovan sıkıştırıyorsa, bunun tam olarak tanımının yapılması gerekir. Yani kovan atım yatağından çıkarılamıyor mu, atım yatağından kısmen çıkmış kovan mı veya tamamen çıkmış kovan mı sıkışıyor, sıkıyorsa da hangi aşamada sıkıyor, bunların analizinin çok doğru yapılması gerekir. Bazen sorun arka parça grubunun üzerinde yerleşmiş olan kovan fırlatıcında dahi olabiliyor ve forumumuzda bu tür bir arıza sonucu Walther ' in arka parça grubunu karşılıksız olarak değiştirdiği bir P99 hikayesi mevcut...

http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...p?tid=1966

körnişancı demiş ki:Merhaba,

Arkadaşlarımızdan bazıları hatırlayacaktır. Bu siteye ilk olarak bir P99 satışı için girmiştim.

Silah bir arkadaşıma aitti. Kendisi silahlardan hiç anlamadığı için, tamamen başkalarının yönlendirmesiyle ve benim karşı çıkmama rağmen P99 seçmişti. Seçimindeki en büyük etken ellerinin çok küçük olması ve Walther'in parça değiştirilebilir kabzası idi.

Yanlış hatırlamıyorsam, silahı 1998 de almıştı. İlk atış denememizde silah sürekli kovan tahliye problemi yaşattı. Her şarjörde 2 veya 3 boş kovanı tahliye edemeyip dikti. O dönemde Walther Türkiye temsilcisi olan firmayı aradığımızda bizi Tandoğanda, MKEK karşısındaki, teknik servis olduğu söylenen bir firmaya yönlendirdi. Bu firmayı aradığımızda, Türkiyedeki mermilerin basınçlarının düşük olmsı nedeniyle bu hatanın olduğunu ve icra yayının değişmesi gerektiğini söyleyerek, adresmize yeni bir icra yayı gönderdiler. İcra yayını değiştirdiğimizde problem ortadan kalktı.

Bu arkadaşım meraklı olmadığı için yılda 2 veya 3 şarjör mermiyi 1 günde atar, ben silahı temizleyip yağladıktan sonra kalan 364 gün silah kasada yatardı. Bu nedenle ilk aldığı 250 mermiyi bitirmesi epey zaman aldı. 4 veya 5 yıl sonra tekrar mermi alıp, atış yaptıktan sonra silahını temizleyip bıraktık, ertesi yıl silah tetik düşürmemeye başladı. Son temizlik işlemini de ben yaptığım için suçlu gibi oldum.

O arada temsilci firmayı aradık, işi bıraktıklarını öğrendik. Servis işini yapan firmada ortadan kaybolmuştu. MKEK silahı verin, Almanyaya gönderelim, yaklaşık 1.000 Dolar masrafı olur deyince, Ankara Tandoğanda bir silahçıya müracaat ettik. Reklam olmasın diye isim yazmıyorum. Evirdi, çevirdi, inceledi ve tetik mekanizması içerisinde yanlış hatırlamıyorsam "çekme kasası" gibi bir ismi olan bir kaç parçadan oluşan bir grubun arızalı olduğunu deneme yoluyla tesbit etti. Bir başka silahın aynı parçasını bizim silaha takınca, bizimki düzeldi, bizim parçayı diğer silaha takınca diğer silah arıza verdi. İkinci taktığımız düşük mukavemetli icra yayı sebebiyle, yeni seri yüksek basınçlı mermilerle yapılan 1 şarjörlük atışta silahın tetik tertibatı sakatlanmıştı.

Bunun üzerine, durumu anlatan bir mektup yazıp, silahın faturası ve ruhsat fotokopileri ile Walther / Almanya'ya fax çektim. Ertesi gün cevap verdiler ve söz konusu parça 1 hafta içinde posta ile adresimize geldi. Nakliyeyi bile ödemişler. Parça değişince silah sıfır gibi oldu, elbette düşük mukavemetli icra yayını da, silahın üzerinde ilk gelen orijinal yayla değiştirmeyi ihmal etmedik.

Özetle arızanın doğru tespiti yapılmadan işe girişmek hem boşuna bir uğraştır, hem de silaha zarar verme ihtimali olan bir ameliyedir...
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi