Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Trap ve Skeet
#21
Sn.syılmaz

Skeet atıcısı olarak sorunuza cevap vermeye çalışayım.Atış tüfeklerinin tetikleri genellikle daha net ve daha hafif tetik ağırlığına sahiptir.Örnek vermek gerekirse 800 gr tetik ile atış yapan atıcılar biliyorum.
Tetik ağırlığı yeni başlayan bir atıcı için çok büyük farklara sebep olmaz ancak Huglu tüfekleri genelde ağır tetikleri ile bilinir ve biraz sıkıntıya sebep olabilir.Zaman içinde kendi tarzınız oturdukça tetik ağırlığına karar verebilirsiniz.
Umarım sorunuza cevap vermişimdir.

Saygılarımla
 
Alıntı

#22
Sn. Kut4, bilgilendirmeniz için teşekkür ederim, tetik çekme ağırlığının av tipi tüfeklerden daha hafif olması mantıklı bir düşünce. Av tipi tüfeklerlerde fazla hafif tetik emniyet açısından riskli olur diye düşünüyorum. Ayrıca madem skeet atıcısısınız, yivsiz tüfekler başlığı altında daha fazla paylaşımda bulunmaya davet ediyorum sizi. Smile
 
Alıntı

#23
Aşağıda ki mesaj Sn. Ali Kozanoğlu'na aittir, kendisine bilgilendirme için teşekkür ederim.

Alıntı: Serdar bey,

Skeet husunda bahsettiğim arkadaşım Güneş Yunus öğleden sonra uğradı. Yanında eski/emektar İstanbul Bölgesi skeet atıcılarından Tuğrul Etik de vardı.Hoş beş arasında değişen skeet kurallarını sordum.

Özetle;

1968’de Türkiye’de başlayan “Uluslar arası Skeet” atışlarında (Zaten bu atışların dünyadaki başlangış tarihi de birkaç sene daha önceymiş. Kuralları farklı olan ABD Skeet’i çok daha erken başlamış) 1989’a kadar 32 gram, 1994’e kadar 28 gram, ve bilâhare 24 gram saçma kullanılıyor.

Plâka başlangıçta 60-65 metre arasına düşecek hızda atılırken 1989’dan itibaren 65-67 metreye düşecek şekilde ayarlanıyormuş.

Evvelâ 200 atış üzerinden yapılan müsabakalar daha sonra (belirli bir barajı geçenlerin devam etmesi için) bir müddet sonra 200+25, daha sonra 150+50, 75+50 ve 150 atış üzerinden değerlendirilmiş.

Başlangıçta tüm istasyonlarda tek soldan ve sağdan atılan plâkalara sonra 1, 3, 6, 7 numaralarda duble plâkalara atılır, opsiyon en sonda kullanılırmış. Bunu takiben 1 ve 2 numaralı istasyonlarda tekler ve dubleler, 3, 4, 5 numaralı istasyonlarda tekler, 6 ve 7 numaralı istasyonlarda tekler ve dubleler atılıp sonra da 8 numara tekler ve opsiyon atılırmış. Bunu 1. İstasyonda tekler, 2. ve 3. İstasyonlarda tekler ve dubleler, 4. de tekler, 5. ve 6. da tekler ve dubleler 7. ve 8 istasyonlarda tekler ve opsiyon atılarak devam etmiş. Opsiyon yer ve vaktini karıştırmış olabilirim.

Her ikisinin de söylediği; 200 atış üzerinden yapılan baştaki atışlarda hem sonuçta eşit vuruşlu çok kişinin olması, 200’ün altındaki skorlarda en erken manke yapmış olanın 1. son manke yapmış olanın eşit vuruşlar arasında sonuncu olduğu için skorlama zorlukları çıktığı ve de tekler ile dublelerin ayrı ayrı yapılmasının sebebiyle atışların çok uzadığı,

bu yüzden evvelâ 200+25 olarak saptanan baraj ve derece atışlarının daha sonra 150+50 olarak değiştirildiği, 24 granlık saçmalı fişekler kullanılmaya başlandığında da 75+50 lik bir atış sırası kullanıldığı.

Bilhassa saçma azaltılmasının maksadının plâka kırılmasını zorlaştırmak ve artan “manke”ler sayesinde derecelendirmeyi basitleştirmek, bir yandan da atış sürelerini kısaltıp işin seyirci için daha ilgi çekici hale gelmesini sağlamak olduğunu söylediler.

Biliyorum, bu benim size vermek istediğim kadar detaylı ve kesin bir bilgi değil, fakat sadece 1968 yılındaki 32, şimdiki 24 gram saçma miktarının dahi %25 bir kırılma randımanı azalması yarattığını düşünürsek bunun skorlara aynen yansımadığını fakat %3-5 kadar dahi yansısa derecelendirmenin kolaylaştığını düşünürseniz, bunun üzerine az da olsa plâka hızı artışı ile atışların çabuklaşmasının sebep olacağı ufak tefek mankelerin bu durumu daha da basitleştirdiği aşikâr olsa gerek.

Güneş Yunus’u bir gün evinde kafası rahatken yakalayabilirsem belki daha detaylı bir değişiklikler listesi çıkabilir ortaya. Çünkü bugün bazı detayları da ben kaçırmış olabilirim.

Skeet atışlarının avcılı eğitimi olarak çok faydası olduğunu fakat yurdumuzda henüz yapılmayan “Sporting Clays” atışlarının av şartlarına çok daha yakın olduğunu da söylediler.
Sizin siteye koyduğunuz o renkli grafikli SKEET TRAP yazısında skeet plâkalarının 120 km/saat hızla gitti yazıyordu. 12 numara fişeklerin saçmaları ise 1200-1400 fps (1300-1500 km/saat namlu hızıyla çıktıklarına göre saçma namlu hızının bu bahsedilenlerden 200-300 metre/saat kadar dahi azalması bile plâkaya yetişememe durumu yaratmaz. Üstelik düşünün ki atışların pek azı plakanın tam arkasından yapılır. Bu sürat farkları olsa olsa "önleme" mesafelerini değiştirerek atışları zorlaştırabilirler. Tabii şayet fps km/saat çevriminde hesap hatası yapmamışsam.
Benden şimdilik bu kadar. Tabii bahsettiğim fişek kutusunu ortaya çıkartmak dışında. Onu da bu hafta sonu halledeceğimi sanıyorum.

Selâmlar, saygılar, sevgiler,


Ali Kozanoğlu, H.B.M., B.Y.B
 
Alıntı

#24
Sayın syılmaz, bu güzel ve aydınlatıcı derleme için çok teşekkür ederim. Her zamanki gibi çok aydınlatıcı ve net bilgiler sundunuz. Müsadenizle kısa bir skeet antreman videomu paylaşmak istiyorum. Atışları yaptığım son istasyonun adı, "Ana kucağı" olarak adlandırılmaktadırSmile (malesef double atışlarımın olduğu hafıza kartım hala kayıp)


 
Alıntı

#25
Şipşakçı güvende, parkurda dolu yada kapalı silahla dolaşmak bile kesinlikle yasak. Tripod kullanıldıSmile
[Resim: 27015_383460357919_719382919_367491.jpg]
 
Alıntı

#26
Temel anlamda bilinen atıcılık prensiplerinin terk edildiği bir atış disiplini gerektirmektedir. Tetiği ezmek yerine direkt sert ve ani çekmek, hedefi sadece hareket halinde görebilmek gibi. Bence yivsiz sever tüm üyelerimizin tecrübe etmeleri gereken bir spor. Profesyonel yarışmacı olmadığınız sürece hayli ekonomik bir sosyal faliyet olduğunuda söyleyebilirim.
 
Alıntı

#27
Paylaşımınız için teşekkürler Sn. Meftae. Ayrıca profesyonel olarak yapılmadıktan sonra ekonomik olarak yapılabilir bir spor dalı olduğu konusunda kesinlikle size katılıyorum. Çok para harcarım diye gözünüzü korkutmaya gerek yok.
 
Alıntı

#28
Sn. syılmaz ve diğer Sn. arkadaşlar,

Her şey bir yana, bilhassa skeet atışları uçar avcıları için çok faydalı bir amtrenman yöntemidir. Hele zayıf olduğunuz tip atışları biliyorsanız, ve de saha fazla meşgul değilken sadece seri atarak değil de zayıf olduğunuz yönlerin atışlarına çalışabilirseniz.

Bir de, şayet skorlarınız düşükse, değişik ölçülerde ve bilhassa kısa boyunlu ve/veya toplu yüzlü olanlar için "avantajlı (cast-off)" kundaklı bir tüfekle denemenizi öneririm.

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı

#29
Bende poligonda öğrendiğim normal dipçikli bir av tüfeğiyle, trap atışı yapılmasını kolaylaştıran bir numarayı burada paylaşmak istiyorum. Öncelikle belirteyim ki bu sadece hobi amaçlı trap atışları için geçerli pratik bir yöntem olup, kesinlikle profesyonel bir çözüm önerisi değildir.

Tüfeği omuzladığımız zaman yanağımız dipçikte arpacığı görüyorken, bir arkadaşınız işaret parmağını namlunun başlangıç kısmında, namlunun hemen üzerine koysun. Bu pozisyondayken arkadaşınızın parmağı arpacığı görmenizi engelleyecektir. Sizde dipçiğin daha ilerisinden yanağınızı dipçiğe dayadığınız vakit yeniden arpacığı görüyor olacaksınız. Böylece profesyonelce olmasada, yüksek bantla bakıyormuş gibi nişan almış olacaksınız.
 
Alıntı

#30
Tebrikler ve forum'a konu ile ilgili ulaşan tüm meraklı arkadaşlar adına tekrar teşekkürler sayın syılmaz. Bir küçük tüyo da ben vereyim; Dipçiğinizin omuzla buluştuğu tampon bölgesi ideal bir skeet tüfeğinde kolay kayması için sert ve takılmaz olmalı, en ekonomik çözümlemesi ise bölgeyi tırnak cilası ile kaplamak olacaktır. Tekli çalışmalarda dahi atış sonrası namlu, hedefi olası güzergahında takip etmeli.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi