Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
JFK Suikast Silahı - Manlicher Carcano
#1
Sn. Dostlarım,


Geçenlerde JFK suikasti ilr ilgili okuduğum bir yazıda kullanılan silahtan bahsedilmişti. İlgimi çekti ve biraz araştırdım.


Üzerinden 50 sene geçmiş ve hala çözülememiş. Ve çözdürülmemiş artık her neyse. İlginç olan tarihte ki en önemli suikastlardan biri olmasına rağmen kullanılan silah için pek bir özelliği olmayan, çok kaliteli olmayan bir tüfek olarak tanımlanması.

Manlicher Carcano yanlış bilgilere ulaşmadıysam 1888 yılında İtalyan ordusu için tüfek yapmaya başlamış. Ve en son 1945 senesinde üretim yapmış. Aslında silahın özelliğinden daha fazla yapılan/yapılması mümkün olmayan atışlar tartışılmış.


Suikast ta kullanılan silah ve yapılan atışlar hakkında ki yazı :



Suikastta İtalyan yapımı olan Manlicher Carcano dürbünlü tüfeğin kullanıldığı açıklandı. Kennedy üstü açık araba ile halkı selamlar iken ilk kurşun ensesinin altından girip kravat düğümünden çıkmış ikince mermi Dallas Valisi Connaly i sırtından ağır yaralamış üçüncü ve ölümcül darbe Kennedy nin kafasının üst bölümünü parçalamıştır. O şekilde araç doğrudan hastaneye yönlenmiş ancak Kennedy tüm çabalara karşın kurtarılamamıştır. İlk atış ile son atış arasında yaklaşık 5,6 saniye bulunmaktadır.

Ancak olayı araştıran FBI ajanlarının hiçbirisi nişan almaksızın bile benzer şekilde ateş etme başarısını gösterememiştir. Kullanılan silahın en son olarak 1945 yılında üretilmiş olan ve mermilerin tek tek hazneye sürüldüğü kollu mekanizma ile çalışan bir silahtır. Üç merminin ayrı ayrı sürülmesi ve nişan alınması bu kadar sürede başarılamamıştır. (suikast sırasında 5 atış olduğuda iddia edilir fakat bunların yankıdan kaynaklandığı varsayılmıştır)

Bulabildiğim bazı resimler;

[Resim: rw400x]


[Resim: rw400x]

[Resim: rw400x]


Nette ulaştığım başka bir yazı :

Ayrıca suikastın yapıldığı iddia edilen silah ikinci dünya savaşından kalma İtalyan yapımı ucuz bir Mannlicher-Carcano. suikasttan sonra -göstermelik olarak- üç FBI keskin nişancısı ateş edildiği söylenen yerden atışlarda bulunuyor. Ama hiçbiri suikasttaki performansa ulaşamıyor. Altı saniyeden az sürede çok iyi nişan alarak tam üç atış hem de kollu mekanizmali bir tüfekle. Normal birinin bu sürede iki el ateş etmesi bile şans eseridir. İlk atış en iyisi olur. Ama burada en kusursuz olan üçüncü atış. O son kurşun da güya zikzaklar çizerek Kennedy’yle Connally’yi yedi kez vurmuş. Tüm bunlara ek olarak nitrat testlerine göre 22 Kasım’da tüfekle ateş edilmemiş. Ama suikast sonrası böyle bir test yapılmaya gerek duyulmuyor.


Yine netten ulaştığım yazı ile o günün tam hikayesi ;


Kennedy, Dallas’ı ziyaret etmeden önce, akşam, yani 21 Kasım 1963 akşamı Dallas’ta gökten boşalırcasına yağmur yağmıştır..Ancak şehir halkı, buna rağmen başkanı en iyi şekilde karşılamak için elinden geleni yapmıştır.. 22 Kasım 1963 sabahı, Washington D.C’den Air Force One uçağıyla Dallas’a gelen başkan Kennedy ve eşi, sabah 9′ta şehir merkezinde Dallas valisi Connaly ile birlikte kahvaltı ettikten sonra üstü açık bir limuzine binerek halkı selamlamaya başlamışlardır.. Tam 6 aracın olduğu kortejde en son arabada başkan Kennedy ve Vali Connaly vardır.. Önde motosikletli korumalar ve yanda CIA ajanlarının bulunduğu arabalarla Kennedy’nin arabası Kortejle birlikte Elm Caddesi’nden Houston’a doğru beklenmedik bir dönüş yapar…

O sırada silah sesleri yükselmeye başlar. Polisler, telsizle anons etmeye başlar; ”Korteje ateş ediyorlar yere yatın!” diye..Tam 6 el silah sesi duyulur.. Birinci mermi, arabayı komple ıskalar ve alt geçitte bekleyen Edmund Harris adındaki taksi şoförünün kulağını parçalar.. İkinci mermi, Kennedy’i tam omzundan vurur.. Üçüncü mermi Kennedy’i ıskalayıp ön koltuktaki Vali Connaly’i omzundan vurur.. Dördüncü mermi, Kennedy’i boynundan vurur. Aynı mermi, başkanın vücudundan çıkıp Vali Connaly’i sırtından vurur.. Beşinci mermi, arabayı ıskalayıp dikiz aynasını kırıp dışarı çıkar.. Ve Altıncı mermi… Altıncı mermi, başkan Kennedy’i tam kafasından vurur.. Başkanın kafasını parçalayan mermi, bulunamaz..

Suikastten sonra yapılan araştırmalarda Kennedy’i Lee Harvey Oswald’ın vurduğu iddia edilir..Ortada altı mermi olmasına rağmen Oswald’ın tek katil olduğu görüşüne varılır.. İddialara göre Oswald, Texas Okul kitapları bürosunun altıncı katındaki pencere dibinden İtalyan yapımı Manlicher Caracano marka sniper tüfeği ile başkan Kennedy’i ve Vali Connaly’i altı kez vurarak başkanı öldürmeyi başarmıştır..

Sözde suikastçi sniper Lee Harvey Oswald’ın vurduğu başkan Kennedy, feci şekilde can vermiş ve Lee Harvey Oswald, apar topar hapsi boylamıştır.. Ortadaki deliller, birden çok keskin nişancının olduğunu göstermesine rağmen; birileri suçu Lee Harvey Oswald’ın üzerine atarak delilleri bir bir yok etmiştir.. Suikasti gören 57 kişi, ya bir kaza ile ya da intihar ile ölü bulunmuştur..
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
iso, Carbon12
#2
Suikastçi gibi silahta uyduruk. Ne Kennedy'yi vuran Oswald, ne de tüfek Manlicher Carcano. Kennedy'yi vuran tüfeğin
o olduğuna inanmıyorum.

Saygılar.
 
Alıntı

#3
Sn. arkadaşlar,

Takriben 26 saat önce “Türk Mauser Resimleri” başlığına gönderdiğim mesaj #48 şöyle başlıyordu: “…. . John F. Kennedy bu şekilde piyasaya çıkan bir İtalyan Carcano tüfeğiyle (o konuda halâ kesin bir delil yok fakat Lee Harv ey Oswald yakalandığında yanındaki tüfek buydu) vurulduktan sonra epey kısıtlamalar kondu, fakat bunlar daha sonra peyderpey kaldırıldı. ….. “

1888’de o sıralar Avrupa’da görülen müşterek “dumansız barutlu fişek” paniği çerçevesinde bir “piyade silahı komisyonu” kuruluyor. Komisyon denemeye tabi tuttuğu 50’den fazla tüfeği tatminkâr bulmuyor. Bazı önerilerde bulunuyor. Bu öneriler arasında Alman Gewehr-1888’in Avusturya tipine göre (onların da bir Avusturya Gewehr-1888’i var) tercih edildiği yazılı.

1890’ın sonlarına doğru 6.5 mm çapında ve dumansız barutlu bir fişek uygun görülüyor. Bu sıralarda başa güreşen iki tüfek kalmış: 1- Mauser-Mannlicher Tipo 2, ve de Terni’deki İtalya Devlet Silâh Fabrikasında Albay Salvatore Carcano tarafından geliştirilen Fucilo Italiano No. 1.
Fucile Italiano No.1’in biraz daha geliştirilmiş bir tipi 29 Mart 1892’de Fucilo di Fanteria Modelo 1891 tanımıyla Ordu hizmeti için kabul ediliyor.

Bu tüfek genelde silâh çevrelerinde Model 1891 Mannlicher-Carcano olarak tanınıyor. Kullandığı fişekler de 6 atımlık blok-bağ içinde 6.5x52mmR fişeği. Bu tüfekte kullanılan blok-bağ da Alman Gewehr-1888 bağı gibi hazneye sürülürken alt-üst ayrımı yapılmayan bir tasarım.

Bazen aynı kulvarlarda düşünen insanların beyinleri finiş kurdelesine birbirlerine çok yakın varıyorlar.
Sn. 1905sss ile ben hiçbir şekilde bir temasımız olmadan aynı konuya dokunuyoruz.
Sn. NAVIGATOR, benim dün akşam hiç duymamıştım diye siteye yazdığım “Hava Ordusu” Parabellumu'nun resimlerini bu sabah erkenden siteye koyuyor.

Anglo-Saxonların bir sözü var; “Böyyük zihinler aynı mecralarda akar.”
Buyrun burdan yakın. Onlar daha böyyük zihin göömemişler ! ! !

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
iso
#4
Belki lüzumsuz bir bilgi olacak ama yinede paylaşmak istedim. JFK suikastinin olduğu anı net şekilde görüntüleyen amatör-profesyonel 5-6 adet farklı kamera var. Vaktiyle el konulan ama geçen yıllarda kamuoyu ile paylaşılan bu video kayıtlarına bakılırsa, başkana hem önden hemde arkadan vede değişik açılardan atışlar yapıldığı net şekilde görülür. Yanlış hatırlamıyorsam ölüme neden olan atış tam karşıdan gelen bir mermiyle olmuştu. Yine atışlar başlamadan hemen önce muhafız eskortlarının aracın yanından uzaklaşmaları, araçdaki korumanın zorla araçdan uzaklaştırılması, araç şoförünün atışlara rağmen aşağıya kaykılıp hızlanmaması ve kaçmaması gibi ilginçliklerde vardı. Bazı uzmanlar en az 3 atıcının bulunduğunu bu sayının dahada fazla olabileceğini söylemişlerdi. Aslında uzmanlığa falanda gerek yok, görüntülerde atışların yönleri bariz belli. Yani basbayağı başkanlarını öldürmüş adamlar. Muhtemelen kuleleride kendileri vurdular.. Böyle bir kültürleri var çünkü.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
iso
#5
Bu konuda, Washington Post gazetesinin yayımladığı bir kitap bulunur. Kitap bu sikastin öncesini, olay anını ve sonrasını birçok şahit, eyalet ve federal emniyet güçleri ve istihbarat örgütü ile birlikte araştırmacıların röportajları ve dosya içeriği delillerle birlikte sunar.

Gençliğimde babamın kütüphanesinde bularak okumuş olduğum bu kitabın varabildiği bir sonuç yoktur: bu suikast'i kimin işlediği muammadır. Lee Harwey Oswald yukarıdaki tüfekle birlikte bulunduğu için şüpheli olarak tutuklanmış, çok kısa bir süre sonra, yanlış hatırlamıyorsam mahkemeye götürülürken vurularak öldürülmüştür.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
iso
#6
Rahatsız edici görüntü içerir ! (Yaralanma-ölüm anı net )



Nasıl böyle bir olay tam aydınlatılamamış, çok ilginç..



 
Alıntı

#7
Derler ki Başkan'a vesile olan tüfek şudur;

[Resim: jfk-hickey-with-rifle.jpg]

Üstelik bunu diyenler, çok çok sağlam delillerle bunu destekliyorlar da. Olay anında başkanlık aracının yanında yöresinde olan tüm sivillerin ifadelerinde barut kokusu aldığını söylemeleri, hatta bazılarının koruma aracından çıkan kıvılcım benzeri şeylerden bahsetmesi, Ar 15'i taşıyan George Hickey isimli ajanının iddiaları kolay kolay inkar etmemesi hatta iddialar karşısında sessiz kalması, kafatasına giren çekirdeğin açısı ve oluşturduğu kavitenin 5,56'ya uyması, cesedi görüntüleyen röntgen teknisyenine yapılan baskılar sonucunda çaresiz kalıp bazı 6,5mm FMJ çekirdek kalıntılarını kafa kaidesine iliştirip öyle görüntüleme yapması ve bunu ancak 1997 açıklaması, Hoover'ın o dönem için olayı kişiselleştirmesi ve herkese tehditler savurması vs vs vs de ayrıca şayan-ı hayret.

Kimsenin inkar edemediği bu iddialar doğruysa başkanı friendly fire yakmış..

Neticede sittin sene marksman'lık yapmış onca cevval adamlar bile, carcano ile 6 saniyede 3 başarılı atış yapamamışlardır..
 
Alıntı

#8
Üstad Kadir Mısıroğlu son noktayı koymuş.



 
Alıntı

#9
Merhaba,

Sn. 1905sss kusura bakmaz ise, Donald Trump'ın JFK suikastine dair gizlilik içeren belgelerden bir kısmının yayınlanması ile ilgili verdiği talimat sonrası ortaya çıkan bazı konuları bu konuya eklemek istedim. Aslında konu tabii ki suikastte kullanılan silah. Benim de bir sonraki mesajım silahla ilgili olacak. Ancak hikayeyi belgesel tadında hatırlamak, olayları teknik olarak yorumlamaya da yardımcı olacaktır.


ABD'nin 35'inci Başkanı John F. Kennedy, 22 Kasım 1963 yılında uğradığı suikast sonucu öldürüldü. Üstü açık bir arabada yolculuk ediyordu. Başkan'ın önünde oturan Teksas Valisi John Connally saldırıdan yaralı kurtuldu.

Aynı saat içinde suikastın gerçekleştiği Dallas'ta, polis memuru JD Tippit de öldürüldü. Hemen ardından da şüpheli Lee Harvey Oswald tutuklandı. 12 saat içinde Oswald, Kennedy ve Tippit'i öldürmekle suçlandı. 24 Kasım'da Oswald, Dallas karakolunun alt katından çıkarıldığı sırada bir gece kulubü sahibi olan Jack Ruby tarafından silahla vurularak öldürüldü. Bu anlarda canlı yayın kameraları da oradaydı ve yayındalardı. 

Ruby, Oswald'ı öldürme suçundan ölüm cezasına çarptırıldı. Kararı temyize götüren Ruby, yeniden yargılanma hakkını kazanamadan 1967 yılında kanserden öldü.




.

Resmi açıklama neydi?

Kennedy'nin öldürülmesinden iki saat sonra uçakta yemin ederek başkanlığı devralan Lyndon B. Johnson, davayı soruşturmak için bir komisyon oluşturdu.





Eylül 1964'te yayınlanan Warren Komisyonu raporuna göre;
  • Teksas Okul Kitaplığı deposunun güney doğu köşesinden, altıncı katın penceresinden ateş edildi.
  • Ateş eden Lee Harvey Oswald'dı.
  • Oswald veya Ruby'nin, iç ya da dış herhangi bir komployla ilgileri olduğuna dair bir delil yoktu.
Sonrasında başka soruşturmalar da yapıldı:
  • 1968 yılında, dört doktordan oluşan bir komisyon, Warren Komisyonu raporunun tıbbi sonuçlarına destek verdi.
  • 1975 yılında Rockefeller Komisyonu, CIA'in suikaste karıştığına dair "güvenilir bir kanıt" bulamadığını açıkladı.
  • 1979 yılında ABD Temsilciler Meclisi Suikastler Komitesi, Warren Komisyonu raporuna büyük ölçüde destek verildiğini ancak "büyük bir olasılıkla Kennedy'ye bir değil iki tetikçinin ateş açtığı" sonucuna varıldığını açıkladı.
1992 yılında, ABD Kongresi'nde suikastle ilgili beş milyon sayfadan oluşan tüm kayıtların, Ulusal Arşiv'e gönderilmesine karar veren yasa kabul edildi. Arşivlenen bu kayıtların yüzde 88'lik bölümü hiçbir gizlilik içermiyor. Yine halka açık olan yüzde 11'lik bir bölümden ise "hassas bölümler" çıkarılmış. Kalan yüzde 1'lik bölüm ise bütünüyle gizliydi. ABD'de 1992'de geçen bir yasaya göre, arşivler üzerindeki gizliliğin 25 yıl sonra kaldırılması zorunluydu. Bunun tek istisnası ise mevcut Başkan'ın bu duruma karşı çıkmasıydı.

ABD yönetimi, 22 Kasım 1963' de dönemin başkanı John F. Kennedy'nin suikast sonucu öldürülmesiyle ile olarak 2017 yılına kadar "gizli" kategorisinde bulunan 2 bin 800 belgeyi kamuoyunun erişimine açtı. Başkan Donald Trump, hakkında birçok komplo teorisi bulunan suikast hakkında, kamuoyunun bütün bilgilere erişim hakkı olması gerektiğini söylemişti. Buna rağmen bazı resmi makamların karşı başvuruları nedeniyle hâlâ gizliliği kaldırılmayan belgeler var.

Yayınlanan belgelerden bazıları:

*İlk gözaltına alınan şüpheli Lee Harvey Oswald?a karşı suikast düzenleneceği istihbaratının FBI?ın o dönemki başkanı J Edgar Hoover?e iletilmesi.

Hoover 24 Kasım 1963 tarihli mesajında "Dün gece Dallas'taki büromuzu arayan sakin sesli biri Oswald'ın öldürülmesini planlayan komiteden olduğunu söyledi" diyor. FBI başkanı daha sonra "Hemen (Dallas) emniyet müdürüne haber verdik ve o da bize Oswald'ın gereğince korunacağı konusunda güvence verdi. Bu sabah, emniyet müdürünü tekrar arayarak Oswald'a karşı bir girişim olasılığı konusunda yine uyarıda bulunduk. O da bize yine yeterli koruma sağlanacağı konusunda güvence verdi. Ama bu yapılmadı" diyor.

[Resim: 1_1.jpg]
Suikastten sonra yakalanan Lee Harvey Oswald Dallas Emniyet Müdürlüğü'nde polis memurlarıyla

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32263509.pdf


**SSCB'nin suikast sonrası kaygıları

Suikasttan sonra SSCB'den gelen tepkilerin değerlendirildiği bir FBI belgesi, Sovyetler Birliği liderlerliğinin Oswald'ı "Kendi ülkesine sadakati olmayan asabi bir ruh hastası" olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Sovyet yetkilileri bu değerlendirmeye göre, Kennedy suikastının ardında sağ darbeciler ya da Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson'un örgütlediği bir komplonun bulunduğundan ve sonuçlarının ağır olabileceğinden endişe ediyor. FBI belgesinde "Kaynağımıza göre Sovyet yetkilileri ayrıca, liderliğin bulunmadığı bir ortamda, ABD'deki sorumsuz bir generalin Sovyetler Birliği'ni hedefleyen bir füzenin düğmesine basabileceğinden korkuyor" deniyor.

[Resim: 9.jpg]
Başkan Kennedy ve eşi suikastten 1 saat kadar önce Dallas'ta

[Resim: 5.jpg]
Başkan John F. Kennedy'nin öldürülmesinden yalnızca iki saat sonra Başkan Yardımcısı Lyndon Baines Johnson yemin ederek görevi devraldığında öldürülen başkanın şok içindeki eşi Jackie Kennedy de yanındaydı

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32204484.pdf


***Küba'dan 'sevinçli' tepki

Küba lideri Fidel Castro 1978 yılında, JFK suikastı ile ilgili bir soruşturma için ülkesine gelen Amerikan Temsilciler Meclisi üyelerine, suikast ile ülkesinin hiç bir ilgisi olmadığını söylemişti.

Buna karşılık Amerikan Merkezi İstihbarat Örgütü'ne (CIA) ait bir belge Küba'nın ABD büyükelçisinin, cinayete 'sevinçle' tepki verdiğini kaydediyor.

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32394141.pdf


****Oswald 'KGB suikast timi üyesiyle' konuşması

Bu yeni "bilgi" 1963 Eylül ve Ekim aylarında Mexico City'de CIA tarafından yapılan izleme ve telefon dinlemelerine dayanıyor.

Telefon dinlemesine ilişkin CIA belgesine göre, Lee Harvey Oswald 28 Eylül 1963 günü Mexico City'deki SSCB Büyükelçiliği'nde, konsolos Valeriy Vladimiroviç Kostikov ile görüştü.
Daha sonra 1 Ekim'de büyükelçiliği arayan Oswald, kırık dökük bir Rusça ile kendisini ismen tanıttıktan sonra, telefondaki görevliye "Washington'a telgraf konusunda yeni bir şey olup olmadığını" sordu.
CIA belgesi, adı geçen diplomat Kostikov'un "Bilinen bir KGB (Sovyet istihbarat servisi) üyesi" ve "sabotaj ve suikastlerden sorumlu" 13. bölümün mensubu olarak tanımlıyor.

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32364160.pdf


*****Oswald hakkında suikastten önce takip edilmiş

FBI'ın New Orleans ofisi kaynaklı belgeler, büronun 1963 yılı Ekim ayında yani suikast öncesinde Oswald'ın izini bulmaya çalıştığına işaret ediyor. New Orleans'daki bir FBI ajanı, Küba'daki kaynaklara göre Oswald'ın izlenmeye değer biri olduğunu ve bu bilgiyi Dallas'taki yetkililere gönderdiğini yazıyor.

Belgede ajan "Onlar (Dallas FBI ofisi) hali hazırda Lee Harvey Oswald'ın yerini tespit etmek için soruşturma yürütüyor" diye belirtmiş.

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32197130.pdf


******Jack Ruby'nin Dallas polisiyle ilişkileri

JFK suikastıyla ilgili zanlı Oswald'ı öldüren Jack Ruby ile ilgili de yeni bilgiler var. Ruby'nin Oswald'ı vurarak öldürmesinden birkaç gün sonra bir FBI muhbirinin verdiği bilgilere dayanan yazışmada, Ruby'nin "içkinin su gibi aktığı fuhuş işleri çevirdiği ve polisin hiç müdahale etmediği" kaydedilerek, Ruby'nin poliste kontakları olabileceğine işaret ediliyor. Fakat yine aynı muhbirin Ruby'nin Oswald'ı bacağından yaralamak yerine öldürmesine şaşırdığı da not edilmiş.

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32142846.pdf


*******FBI komplo teorilerine başından beri kuşkuyla baktı

24 Kasım 1963 tarihli bir yazışmada FBI Başkanı Edgar J Hoover'ın daha suikastten hemen sonra komplo teorilerinin alıp yürümesinden kaygı duyduğu anlaşılıyor. Hoover belgede, Oswald'ın cinayetin faili olduğunun net şekilde açıklanmasını istiyor, aksi halde ABD'nin bilhassa Moskova ile ilişkilerini gerecek komplo teorilerinin alıp yürüyeceğinden endişe ettiğini gizlemiyor.

Hoover, Oswald'ın Mexico City ve Wahington'daki SSCB diplomatik temsilcileriyle tespit edilen önceki temaslarının bu suikastla ilgili olmadığı inancını dolaylı olarak ifade ediyor.

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32263509.pdf


********CIA'in başka ülkelerin liderlerine suikast planları

Bu belgeler CIA'in başta Küba lideri Fidel Castro olmak üzere başka ülkelerin liderlerini ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerinin ayrıntılarını veriyor.

1975 tarihli bir "bilinenlerin özeti" başlıklı 84 sayfalık belgeden CIA'nin suikast girişimi yapmayı düşündüğü liderler arasında Kongo lideri Patrice Lumumba ve Endonezya Devlet Başkanı Sukarno'nun da bulunduğu anlaşılıyor.

Bu gizli suikast projelerine dair masraf belgeleri ve hesaplar, tanıklıklar, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Kongo, Kuzey ve Güney Vietnam gibi ülkelerde CIA'nin komünizm karşıtı faaliyetlere verdiği on binlerce doları, malzeme ve silahları da belgeliyor.

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32112745.pdf


*********Yerel bir İngiliz gazetesine önceden ihbar

Bu CIA belgesine göre İngiltere'de bir yerel gazete olan Cambridge Evening News gazetesinin bir muhabirini suikastten 25 dakika önce arayan adını vermeyen bir kişi, büyük bir haber için ABD büyükelçiliğini aramasını söyledi.
CIA başkan yardımcılarından birinin FBI başkanına yazdığı mektupta şöyle deniyor: "Arayan kişi Cambridge News muhabirine sadece büyük bir haber için Londra'daki ABD Büyükelçiliğini araması gerektiğini söyleyip telefonu kapatmış. Başkanın öldürüldüğü haberi duyulunca, muhabir Cambridge polisini arayarak kendisine böyle bir ihbarın yapıldığını bildiriyor, polis de MI5'a (İngiltere İç İstihbarat Servisi) haber veriyor. Önemli nokta ise MI5'in hesaplarına göre telefon aramasının başkanın vurulmasından 25 dakika önce yapılmış olması."

Belgenin orjinali - https://www.archives.gov/files/research/jfk/releases/docid-32389606.pdf

Bütün belgeler açıklanmadı

ABD Başkanı Donald Trump sayısı bilinmeyen bir kısım belgenin kamuya açılmasını, kendisinin elinde olmadığını, FBI ve CIA'nin güvenlik kaygılarına kulak vermek durumunda kaldığını söyleyerek engelledi. Trump bu iki istihbarat örgütüne bu gizli belgeleri yeniden gözden geçirmeleri için 180 gün süre verdi. Bu değerlendirmenin sonucu olarak yeni belgeler açılacaksa, bunun tarihi 25 Nisan 2018 olacak.


419 kareden oluşan suikast anı videosu (+18) ve az bilinen açılardan bazı fotoğraflar






[Resim: 1.jpg]

[Resim: 2.jpg]

[Resim: 3.jpg]

Kaynaklar:
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41772194
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41748100
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41775738
https://www.archives.gov
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
lenduha, ombra, S@riyerli, madenci08
#10
Ülkemizde JFK suikastı ile ilgili en çok bilgi - belge toplayan, en ciddi araştırmacılarından biri de ressam Bedri Baykam'dır.

Saygılarımla.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
madenci08
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi