Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 6 Oy - 3.67 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
HAFİF ATEŞLİ SİLÂHLAR SÖZLÜĞÜ - Ali KOZANOĞLU
#1
Sayın arkadaşlar,

Takriben on senedir bir ?sözlük? üzerinde çalışıyorum ufak ufak.
Bu ?sözlük? halen bitmedi. İçinde çok eksik, bir çok da hata var. Sizler bunları fark ettiğinizde veya bazı sözcükler için resim, bazı konular için açıklayıcı çizimler filân istediğinizde alikozanoglu@hotmail.com adresine ?sözlük? konusuyla yazarsanız zaman içinde eksikler ve yanlışlar azalarak öneriler, eleştiriler dikkate alınarak cidden işe yarar bir sözlük haline gelebilir. Aşağıdaki linkten ?sözlük? programının tamamını bir yere kayderseniz aradığınız sözcüklere hem tamamını gezerek, hem Ana Sayfa başındaki harf dizesine tıklayarak hem de harflerin münferit bölümlerini açarak erişebilirsiniz.
Şimdiden yardımlarınız ve katkılarınız için teşekkürler ederim.
Saygılarımla,

alikozanoglu

http://www.megaupload.com/?d=NGBCMD8M


ATEŞLİ SİLAH TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
 
 
A
 
ABRASION: Bkz; AŞINMA
ACCELERATOR: Bkz; HIZLANDIRICI
ACCESSORY: Bkz; AKSESUAR
ACCURACY: Bkz.; İSABET
ACP: Bkz.; AUTOMATIC COLT PISTOL
ACTION: Bkz.; MEKANİZMA
ADAPTER: Bkz; ADAPTÖR
ADAPTÖR (Adapter): Herhangi bir silâhta daha küçük bir mermi atılmasını, veya farklı maksatlı aksam takılmasını sağlayan
        parça(lar)
ADJUSTABLE CHOKE: Bkz.; AYARLANABİLİR ŞOK
AĞIZ (Muzzle)(Mouth): Dolma silâh namlusunun veya kovanın barut/mermi/saçma doldurulan açık ucu.
AĞIZ OTU (Priming Charge): Sevk hakkının ateşlenmesini sağlayan genelde ince taneli barut. Ağızdan dolma silâhlarda namlu
cidarına açılan bir deliğin kenarında bulunan bir oyuk veya çanağa konulur. (Büyük çaplı modern toplarda kese ile konulan sevk hakkının en arkasına ufak bir yastık şeklinde bağlanır.)
AĞIZDAN DOLMA (Muzzleloader): Namlu ağzından barut, mermi veya saçma doldurularak fitil, çakmak taşı kıvılcımı veya
kapsül patlaması ile ateşlenen eski tip silâhlar.
AIM: Bkz.; NİŞAN.
AIRGUN: Bkz.; HAVALI SİLAH.
AKSESUAR (Accessory): Bir silâhın entegre bir parçası olmamasına rağmen onunla ilgili olarak kullanılan yağdanlık, kayış,
fişeklik, vb.,  parça, aksam, düzen.
ALEV ÖRTEN HUNİ (Flash Hider): Genelde tam-otomatik askeri tüfeklerin namlu uçlarına takılan ve gece atışında namlu ucu
alevi ile atıcının görüşünün bozulmasını önleyen konik siper.  ( ALAFORTANFONİ ! )
AMMUNITION: Bkz.; CEPHANE
ANA YAY (Mainspring): Bir silâhın horozunu veya ateşleme iğnesini hareket ettiren kuvvetli yay.
ANİ ATIŞ: Bkz.; ÖNLEME.
ANVIL: Bkz.; ÖRS
APERTURE: Bkz.; NİŞANGÂH DELİĞİ
APERTURE SIGHT: Bkz.; DİOPTER NİŞANGÂH
ARIZA (Malfunction): Silâhın çalışmasını engelleyen bir bozukluk.
ARKEBÜS (Arquebus veya Harquebus): Aslen; 15. yy ortalarında Almanya?da kullanılan kaval namlusu altında destek kancası
bulunan kav/fitil çakmaklı ağır tüfek. Daha sonraları; kaliteli tüfekleri sıradan askeri tüfeklerden (MUSKET) ayırmak için kullanılmış bir sıfat.
ARMOR-PIERCING: Bkz; ZIRH DELİCİ
ARPACIK (Front Sight): Namlu ucu üstüne takılmış ?ön? nişangâh
DİOPTER ARPACIK (Aperture): Bazı Nişan tüfeklerinde kullanılan halka görünümlü arpacık.
KÜRE ARPACIK (Bead Sight): Yivsiz (ve bazı yivli) av tüfeklerinde bulunan boncuk arpacık
YAPRAK ARPACIK (Blade Sight): Genellikle tabancalarda bulunan yassı arpacık.
ARQUEBUS veya HARQUEBUS: Bkz; ARKEBÜS
ARTAN HADVE (Gain Twist): Bkz.; HADVE
ASSEMBLY: Bkz; GRUP (2)
AŞINMA (Abrasion): 1- Namlu içinde yiv ve setlerin her atışta mermi sürtünmesi ile normal olarak aşınması.
2- Üzerine sert, aşındırıcı maddeler bulaşmış mermilerin namluda sebep olduğu normal dışı aşınma.
ATEŞLEME (Ignition): Sevk hakkının (barutun) yanmaya başlatılması.
ATEŞLEME ANA YAYI (Mainspring): Silâhı ateşleyen horozun veya iğnenin yayı.
ATEŞLEME DÜZENİ (Firing Mechanism): Namlu içindeki barutu dışardan ateşlemek için yapılan çeşitli mekanik düzenler. Bkz.; ÇAKMAK
ATEŞLEME HAKKI (Ignition Charge): Bazı silâhlarda daha iyi ateşleme sağlamak için  fişek dibine konulan kolay yanıcı
barut(genellikle kapsül önüne eklenen bir miktar karabarut). Bkz.; YEMLEME BARUTU
ATEŞLEME İĞNESİ (PİMİ)(Pin/Firing Pin): Kuyruk mekanizmasının fişek kapsülüne çarparak ateşlemeyi sağlayan parçası (Çoğu
silâhlarda sürgünün bir parçası).
ATEŞLEME MEKANİZMASI (Gunlock): Herhangi bir hafif silâhın ateşlenmesini sağlayan mekanik düzen.
ATEŞLİ SİLAH (Firearm): Yanan baruun gaz basıncı ile mermi atan silâh.
ATIM (Round): Tek atışlık cephane.
ATIŞ HIZI (Cyclic Rate): Tam otomatik silâhlarda ?atış/dakika (rounds per minute)? olarak verilen azami atış hızı. (Bu meyanda
          şarjör kapasitesi veya namlu ısısı gibi etkenler hesaba katılmaz)
ATIŞ GÖZLÜĞÜ (Shooting Glasses): Genelde sarı renkli ve ?temperli? camlı koruyucu gözlük.
AUTOMATIC COLT PISTOL TİPİ FİŞEK (ACP): İlk olarak yarım  otomatik Colt tabancalarında kullanıldığı için bu adı taşıyan
özel fişek/ler. .25ACP (6.35mm Browning), .32ACP (7.65mm Browning), .380ACP (9mm Kısa Browning), .38ACP (9mm Uzun Browning?e benzer) ve .45 ACP (11.25 veya 11.43mm diye tanınan fişek).
AUTOLOADING Bkz.; OTOMATİK DOLDURMALI
AUTOMATIC: Bkz.; OTOMATİK SİLAH
AUTOMATIC SAFETY: Bkz.; OTOMATİK EMNİYET
AV FİŞEĞİ (Shotshell): Yivsiz av tüfeği ile atılmak üzere saçma ile doldurulmuş fişek.
AV TÜFEĞİ (Shotgun): Bkz.; YİVSİZ AV TÜFEĞİ.
AYAKLI ŞERİT (Ventilated Rib): Bkz.; ŞERİT.
AYAK PARMAĞI? (Toe): Dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Dipçik bir ayağa benzetilirse, parmaklar. 
AYARLANABİLİR ŞOK (Adjustable Choke)(Variable Choke): Yivsiz av tüfekleri için genellikle döner bir parça ile sıkışıp
        açılarak ayarlanabilen şok.
AYARLANABİLİR NİŞANGÂH: (Adjustable Sights): Ayarlanabilir gez ve/veya arpacık
AYIRICI (Disconnector): Yarım otomatik silâhlarda, her bir tetik çekilişi için bir atış yapılmasını sağlayan (silâhın tam otomatik
olarak çalışmasını önleyen) aksam.
 
B
 
BALANCE POINT: Bkz.; DENGE NOKTASI
BALİSTİK İLMİ (Ballistics): Hareket halindeki mermilerin namlu içinde ve dışında (mermi yolu, güç, vuruş ve penetrasyon)
geçirdiği evrelerin incelenmesi. İç balistik barutun yanması ile oluşan basınç ve etkileri ile; dış balistik ise namludan fırlatılan mermilerin (1 veya daha fazla sayıda) namlu dışındaki hareketleri ve hedefteki etkileri ile ilgilenir.
(Namlu içi=iç balistik; Namlu dışı= dış balistik)
BALİSTİK KATSAYISI (Ballistic Coefficient) : Bir merminin şekli, boyu, çapı, ağırlığı ve uç tasarımının hava sürtünmesine karşı
sürat, menzil ve dengeyi etkilemesini gösteren katsayı.
BALL: Bkz.; MİSKET,  TAM GÖMLEKLİ MERMİ.
BALL AMMUNITION: Bkz.; TAM GÖMLEKLİ MERMİ.
BALLISTIC COEFFICIENT: Bkz:; BALİSTİK KATSAYISI.
BALLISTICS: Bkz:; BALİSTİK İLMİ.
BANT (Rib): Bkz.; ŞERİT.
BARREL: Bkz.; NAMLU
BARREL BAND: Bkz.; GERDANE
BARREL CHANNEL: Bkz.; NAMLU KANALI.
BARUT (Powder/Gun Powder): Bkz.; KARABARUT,  DUMANSIZ BARUT. Ateşli silâhlarda yanarak sevk gücü üreten
kimyasal karışım.
BARUT HAKKI (Charge/Powder Charge): Şarj - Fişeğe konan barut miktarı ? Bir atımlık barut miktarı.
BARUT ÖLÇEĞİ (Powder Measure): Kıvılcım yaratmayacak bir maddeden yapılmış ölçek.
BASE WAD: Bkz.; DİP TAPASI
BASINÇ (Pressure): Ateşlenme ile yanan barut gazlarının namlu cidarı, kovan duvarları ve başı/kafası, sürgü yüzü, ve mermi
tabanına yaptığı itme.
BASİT GERİ FIRLATMALI?  (Simple Blowback): Tetik çekildiğinde açık durumdan ileri gitmeye başlayan sabit iğneli sürgüsü ile
fişek süren ve sürgü kapanma anında ateşleyen, ve barut gazının geri fırlattığı boş
kovanın itmesi ile tekrar açık sürgü durumuna geçen yarım veya tam otomatik silâh.  
BATARYA (Battery): Yarı veya tam otomatik silâhlarda mekanizmanın dolu, kilitli ve atışa hazır hali.
BATTERY veya FRIZZEN: Bkz.; ÇELİK.
BATTERY: Bkz; BATARYA
BB: Takriben 4 mm çapında bizde 0/2 olarak tanınan saçmaya yakın boyutta bir saçma ? Bir tür havalı silâh mermisi (hava
tüfeklerinde bilhassa çelikten yapılmış ve bazıları bakır kaplı BB kullanılır).
BEAVERTAIL: Bkz.; EL KUNDAĞI.
BELT: Bkz.; KEMER.
BERDAN KAPSÜL : (Bak; KAPSÜL)
BESLEME DÜZENİ (Feed Mechanism): Hazneden yatağa fişek süren düzen.
BIG BORE: Bkz.; BÜYÜK ÇAPLI
BIPOD: Bkz.; ÇİFT AYAK
BİRLEŞTİRME KONİSİ (Cone/Forcing Cone): Fişek yatağı çapından namlu çapına geçiş konisi.
BLACKING: Bkz.; MENEVİŞ. Siyah/füme meneviş için genellikle İngilterede kullanılan bir isim.
BLANK/BLANK CARTRIDGE: Bkz.; KURUSIKI
BLOWBACK*: Bkz; GERİ FIRLATMALI (?)
BLOWN PATTERN: Bkz.; DAĞINIK PATERN.
BLOWN PRIMER: Bkz; FIRLAMIŞ/DELİNMİŞ KAPSÜL
BLUEING: Bkz.; MENEVİŞ
BOATTAIL: Bkz.; KONİK KUYRUKLU.
BOĞAZ (Neck): : Yivli silâh kovanlarında mermiyi kavrayan kısım; boyun. Fişek yatağının hafif konik bir şekilde namlu çapına
inip bağlandığı bölüm.
BOLT: Bkz.; SÜRGÜ. 
BOLT ACTION: Bkz.; SÜRGÜLÜ MEKANİZMA
BOLT HANDLE: Bkz.; SÜRGÜ KOLU
BOLT RELEASE: Bk, SÜRGÜ MANDALI
BOLT STOP: Bkz; SÜRGÜ MANDALI
BOOSTER CHARGE: Bkz.; YEMLEME BARUTU.
BORE: Bkz.; NAMLU İÇİ 
BORE DIAMETER: Bkz.; NAMLU ÇAPI.
BORU ŞARJÖR (Tubular Magazine): Bazı tüfeklerde namlu altı veya dipçik içine yerleştirilrn boru şeklinde şarjör. Bkz.;
ŞARJÖR.
BOŞLUK (Slack): Tetik çekilirken, tetik ayağına dokununcaya kadar olan boşluk.
BOTTLENECK: Bkz.; BOYUNLU/OMUZLU.
BOXLOCK: Bkz.; YARIM ÇAKMAK.
BOX MAGAZINE: Bkz.; KUTU ŞARJÖR.
BOXER KAPSÜL : Bkz.; KAPSÜL.
BOYUN: Bkz.; BOĞAZ.
BOYUNLU (Bottleneck):  Gövdesi sertçe bir daralma ile incelerek mermiyi tutacak hale getirilmiş şekilde fişek kovanı (çoğu yivli
tüfek kovanlarının şekli).
BRASS: Bkz.; PİRİNÇ; KOVAN .
BREECH: Bkz.; KUYRUK.
BREECH BLOCK: Bkz.; KUYRUK SÜRGÜSÜ, KAMA.
BREECH BOLT: Bkz.; KUYRUK SÜRGÜSÜ, KAMA.
BREECH LOADER: Bkz.; KUYRUKTAN DOLMA.
BREECH PLUG: Bkz; KUYRUK TIPASI.
BREECH PRESSURE: Bkz; KUYRUK/YATAK BASINCI.
BROWNING: Bkz.; MENEVİŞ. Bilhassa eski sarma namlulu silâhlarda görülen kahverengi meneviş.
BROWNING, JOHN MOSES (1855-1926): ABD Doğumlu ateşli silâhlar mucidi.
BRUSH LOAD: Bkz.; DİSPERSAN.
BT (Kısaltma): BOATTAIL.
BURUN (Nose): Merminin ucu.
BUCKSHOT: Bkz.; ŞEVROTİN.
BUFFER: Bkz TAMPON.
BULLET: Bkz.; MERMİ.
BULLET ENERGY: Bkz.; MERMİ ENERJİSİ.
BULLET JACKET: Bkz.; MERMİ GÖMLEĞİ
BÜYÜK ÇAPLI (Big Bore):  7.62 mm den büyük tüfek ve 9mm den büyük tabanca çapları.
BULLET MOULD: Bkz.; KURŞUN KALIBI.
BULLET RAMP: Bkz; MERMİ RAMPASI.
BULLSEYE: Bkz.; HEDEF MERKEZİ.
BUTT; Bkz.; DİPÇİK.
BUTT PLATE: Bkz.; DİPÇİK TABAN PLÂKASI.
BUTT STROKE: Bkz; DİPÇİK DARBESİ.
 
 
C
 
 
CALIBER: Bkz.; KALİBRE.
CANISTER: Bkz; MİSKET DOLUSU
CANNELURE: Bkz; 1- KANAL; 2- KANALCIK.
CANNON: Bkz; TOP.
CANNON LOCK: Bkz; EL TOPU.
CAP: Bkz; KAPSÜL.
CAPLOCK: Bkz.; KAPSÜLLÜ ÇAKMAK.
CARBINE: Bkz.; KARABİNA.
CARTOUCH(E): Bkz; KARTUŞ.
CARTRIDGE: Bkz; FİŞEK ve KARTUŞ.
CARTRIDGE HEAD: Bkz.; KOVAN KAFASI/BAŞI.
CASE: Bkz.; KOVAN.
CATCH: Bkz; MANDAL.
CENTERFIRE: Bkz.; MERKEZİ VURUŞLU ATEŞLEME.
CEPHANE (Munitions/Ammunition/Ammo): Ateşli silâhların attığı mermiler ve bunların atılmasını sağlayan sevk, ateşleme
hakları, ateşleyiciler ve kovanları. Günümüz silâhlarında; fişek.
CF (Kısaltma): CENTERFIRE.
CHAMBER: Bkz.; FİŞEK YATAĞI.
CHAMBER PRESSURE: Bkz.; FİŞEK YATAĞI BASINCI
CHARGE: Bkz.; BARUT HAKKI.
CHECKERING: Bkz.; TIRTIL.
CHEEK PIECE: Bkz.; YANAKLIK.
CHOKE: Bkz.; ŞOK.
CHOKE TUBE: Bkz.; ŞOK TÜPÜ.
CHRONOGRAPH: Bkz; KRONOGRAF.
CIVA FULMİNAT (Mercury Fulminate): Kapsül eczası olarak kullanılan çok hassas ve patlayıcı bir kimyasal madde.
CLAY BIRD/PIDGEON: Bkz.; PLÂKA.
CLEANING KIT: Bkz.; TEMİZLEME TAKIMI.
CLEANING ROD: Bkz.; TEMİZLEME HARBİSİ.
CLIP: Bkz.; ŞARJÖR.
COCK: Bkz.; HOROZ.
COCKING HANDLE: Bkz.; KURMA KOLU.
COCKING INDICATOR: Bkz.; KURULMA GÖSTERGESİ.
COLLIMATOR: Bkz; KOLİMATOR.
COMB*: Tüfek kundağında, kabzadan sonra yukarı doğru yükselip dipçiğe dönen köşe. Bkz.; İBİK.
COMBINATION GUN: Bkz.; ÇOK MAKSATLI TÜFEK.
COMPENSATOR: Bkz; NAMLU UCU FRENİ.
CONE: BİRLEŞTİRME KONİSİ.
CORDITE: Bkz.; KORDİT.
CORROSION: Bkz.; KOROZYON.
CREEP: Bkz.; SÜRTÜNME.
CRIMP: Bkz.; KIVIRMA.
CROSSHAIR: Bkz.; NİŞAN ÇAPRAZI.
CUTOFF: Bkz; HAZNE MANDALI
CYCLIC RATE: Bkz; ATIŞ HIZI.
CYLINDER: Bkz.; TABANCA TOPU.
CYLINDER CHOKE: Bkz.;  ŞOK.
 
Ç
 
ÇAKMAK (Lock): Önceleri ağızdan dolma, şimdi tüm, silâhların ateşleme mekanizması.
ÇAKMAK TABLASI (Lockplate): Çakmaklı silâhların aksamını taşıyan ve çalışmasını sağlayan plâka.
ÇAKMAK SÜRESİ (ÇAKMAK HIZI) (Lock Time): Mekanik gecikme (Atıcılıkta: Tetiğin çekilmesinden saçma/merminin namluyu terk etmesi arasında geçen vakit; Silâhçılık: Horoz ve/veya iğnenin tetikten kurtulması anından ateşleme iğnesinin kapsüle değmesi arasında geçen zaman.
ÇAKMAK TAŞI (Flint)(Pyrites): Sert bir çelik parçasına çarparak ak kor halinde çelik parçacıkları (kıvılcım) çıkartan akik ayarı
sertlikte quvars bazlı sert taş (flint). Çarklı ateşleme düzenlerinde kullanılan, ve sert bir demire sürüldüğünde kıvılcım çıkaran demir/kükürt bileşimi (pyrites)(sigara çakmaklarının taşı gibi).
ÇANAK (Pan): Ağızdan dolma silâhlarda, falya deliği yanında ağızotu barutunu tutan metal çanak.
ÇAPRAZ TEL (Crosswire): Dürbünlü nişangâhların nişan alma çizgileri.
ÇARKLI ÇAKMAK (Wheellock): ZEMBEREKLİ. Günümüz sigara çakmaklarının çarkının büyüğüne benzer bir çarkın, bir anahtarla yay gücüne karşı kurulduğu, ve tetik çekildiğinde kurtulan çarkın dönerek üzerine basan bir pirit taşından kıvılcımlar çıkararak ağızotunu ateşlediği, mekanik bir ateşleme düzeni.
ÇENE (Jaw): Taşlı çakmaklarda Horozun taşı sıkan mengene tablaları.
ÇELİK (Battery) veya (Frizzen): Taşlı çakmaklarda horoza bağlı çakmaktaşının kıvılcım çıkarmak maksadıyla çarptığı çelik  kol.
Bazı hallerde, aynı zamanda da ateş çanağı kapağı görevini yapar.
ÇERÇEVE (Frame): Tabancalarda kubuz.
ÇEVRE VURUŞLU(ATEŞLEME) (Rimfire): Düşük basınçlı fişeklerin kıvırmalı ince kovan dip tablası arasına ateşleme için
kapsül eczası sürülerek elde edilen çok ekonomik ateşleme yöntemi. Eskiden .177 ila .58 (4.5mm-15mm) çaplı fişeklerde bile
kullanıldığı halde, artık yalnız .22RF çap fişeklerde kullanılmaktadır.
ÇIPLAK KURŞUN (Plain Lead Bullet): Metal gömlek, kâğıt veya bez sargısı olmayan mermi.
ÇİFT AYAK (Bipod): Hafif makinalı tüfeklerde ve bazı yivli av tüfeklerinde kullanılan ikili istinat ayağı.
ÇİFT BAZLI BARUT (Double Base Powder) : Nitroselüloz'un (pamuk barutu) yanma hızını arttırmak için nitrogliserin ilavesiyle
yapılan dumansız barut.
ÇİFT NAMLU/LU (Double-Barrel/led): Klâsik çifte, Süperpoze veya diğer çift namlulu silâhlar.
ÇİFT PATLAMA (Doubling): Çift namlulu silâhlarda ikinci namlunun birinci namlunun patlaması ile aynı anda istek dışı patlaması.
ÇİFT KURMALI TETİK (Double Set Triggers): Bazı yivli tüfeklerde bulunan, tetiğe benzer bir levye ile kurulan hassas tetik
düzeni.
ÇİFT TETİK (Double-Trigger): Çifte ve süperpozelerde bulunan çift  tetik
ÇOK MAKSATLI TÜFEK (Combination Gun): Aynı kubuz üzerinde değişik çap ve tiplerde (Yivli/yivsiz) namluları olan tüfek.
(Örneğin; ?Drilling? veya ?Vierling? tüfek).
 
 
D
 
DAĞINIK PATERN (Blown Pattern): Genelde, tapa kenarından gaz kaçmasıyla oluşan bozuk saçma dağılımı.
DAMASCUS BARREL: Bak; SARMA NAMLU
DARBELİ ÇAKMAK: Bak.; KAPSÜLLÜ ÇAKMAK.
DELAYED BLOWBACK*: Bkz; GECİKTİRİLMİŞ GERİ FIRLATMALI(?)
DELİK UÇLU (Hollow Point): Vuruş sırasında genişleyerek darbeyi artırmak amacıyla merminin ucuna açılan delik veya oyuk.
DELİNMİŞ KAPSÜL (Blown Primer): Bkz.; FIRLAMIŞ/DELİNMİŞ KAPSÜL.
DENEME (Proof): Namlu ve/veya mekanizmaların sağlamlığını teyit için yapılan yüksek şarjlı deneme atışı.
DENEME HAKKI (Proof Load): Yukarıda anlatılan sınama işlemi için kullanılan yüksek şarjlı dolu.
DENEME İŞARETİ (Proof Mark): Sınama işleminin yapıldığını gösteren namlu/kubuz/mekanizma işaretleri
DENGE NOKTASI (Balance Point): Silâhın denge noktası ? Ağırlık merkezi
DESTEK (Rest): Atış yapılırken dayanılacak cisim. Mesnet.
DETERRENT: Bkz.; ÖNLEYİCİ
DIE: Bkz.; HADDE KALIBI.
DISCONNECTOR: Bkz; AYIRICI.
DİOPTER NİŞANGÂH (Aperture Sight): Yuvarlak bir delikten oluşan gez. Askeri ve av maksatlı tüfeklerde nişan kolaylığı sağlar.
Nişan tüfeklerinde bazen diopter gezle kullanılan ve ayaklı bir metal halka veya arpacık yuvasına oturan üzerine siyah bir daire çizilmiş ve ortası delinmiş cam veya plâstik levha. Gez deliği içine arpacık dairesi, bunun içine de hedef yuvarlağı ortalanır.  
DİP TAPASI (Base Wad): Av fişeği dip tapası; barut hakkının altında kalan kâğıt tapa.? Kapsülün bulunduğu bölüm.
DİPÇİK (Butt): Dipçik, Kabza, Tüfek kundaklarının arka ucu (Omuza dayanan kısım)
DİPÇİK DARBESİ (Butt Stroke): Silâhın dipçiği ile yapılan vuruş/darbe.
DİPÇİK TABAN PLÂKASI (Butt Plate): Kundağın dip tarafını örten metal veya başka bir maddeden yapılan plâka. Bazı metal
plâkalarda  temizlik malzemesi, fişek veya diğer aksamı taşımak için kapaklı ufak hazneler bulunur.
DİRİSA/DRİSA (Windage): Nişan ve vuruş noktaları arasındaki yatay farkı ortadan kaldırmak için yapılan nişangâh ayarı.
DİSPERSAN (Brush/Spreader/Scatter Load): Saçmaların kısa mesafede dağılmasını sağlayan fişek
DOLDURMA KAPAĞI (Loading Gate): Silâhın fişek haznesine fişek doldurmak için kullanılan gövde yanındaki kapak. Topu
yukarı veya yana kırılmayan/açılmayan toplu tabancalarda çerçeveya bağlı döner kapak.
DOLDURMA MAKİNASI (Loading Press): Pres şeklinde fişek doldurma makinası.
DOLMA TÜFEK KAPSÜLÜ : (Bak; KAPSÜL)
DOLU/SIKI (Load): Bir atımlık sevk hakkı, mermi/saçma, veya fişek.
DOM DOM KURŞUNU (Dum Dum Bullet): 19. yüzyılın ikinci yarısında Hindistan?ın Dumdum kentinde bulunan İngiliz silâh
fabrikasında üretilen oldukça yumuşak bir kurşun alaşımından yapılan delik uçlu mermi ve bu mermi ile doldurulan fişeklere
verilen gayriresmi ad. Hatalı veya yanlış olarak patlayıcı madde ile doldurulmuş hafif silâh mermileri ve günümüzde kullanılan
spor amaçlı delik uçlu mermiler içinde kullanılmaktadır.
DOUBLE ACTION: Bkz.;  TETİK
DOUBLE BARREL: Bkz.; ÇİFT NAMLU
DOUBLE BASE POWDER: Bkz.; ÇİFT BAZLI BARUT
DOUBLE SET TRIGGERS: Bkz.; ÇİFT KURMALI TETİK.
DOUBLE TRIGGER: Bkz.; ÇİFT TETİK
DOUBLING: Bkz.; ÇİFT PATLAMA
DÖNÜŞ (Spin): Yiv ve setin mermi mermiye verdiği ekseni etrafında dönme hareketi.
DRIFT: Bkz.; KAYMA.
DRIFT SLIDE: Bkz; KAYMA SÜRGÜSÜ
DRİLİNG (Drilling): Üç namlulu çok maksatlı kırma tüfek (Genelde 2 yivsiz 1 yivli namlu).
DROP*: Kundağın üst tarafında kabza arkasındaki yüksek çıkıntıdan (comb) dipçik tabanı üst noktasına (heel) uzanan çizginin
nişan hattına olan mesafesi.
DRUM: Bkz TAMBUR.
DUMANSIZ BARUT (Smokeless Powder): 19.yy sonlarında nitro selülozun yalın halinde veya nitrogliserinli kimyasal
karışımlarından yapılan sevk maddesi, Bkz; BARUT
DUM DUM / DUM DUM BULLET: Bkz; DOM DOM KURŞUNU.
DÜRBÜN AYAKLARI (Scope Bases/Mounts): Dürbün takılabilmesi için silâha bağlanan ayaklar.
DÜRBÜN HALKALARI (Scope Rings): Silâha takılabilmesi için dürbüne takılan halkalar.
DÜZ ÇEKMELİ SÜRGÜ (Straight-Pull Bolt): Bazı sürgülü mekanizmalarda, sürgünün elle döndürülmeden açılmasını, ve kapanıp
kilitlenmesini sağlayan mekanik düzen.
 
E
 
EAR  PLUG: Bkz.; KULAK TIKACI.
EAR  PROTECTOR: Bkz.; KORUYUCU KULAKLIK.
EKSTRAKTÖR (KOVAN ÇEKME TIRNAĞI)(Extractor): kovanı yataktan dışarı çeken mekanik düzen
EJECTOR: Bkz.; EJEKTÖR
EJEKTÖR (KOVAN ATMA TIRNAĞI)(Ejector): Fişek kovanını silâhtan dışarı atan mekanik düzen.
TERCİHLİ/OTOMATİK EJEKTÖR (Selective Ejector): Çifte/Süperpoze silâhlarda sadece atılmış kovanı dışarı atan düzen.
ELEVATION: Bkz.; İRTİFA.
EL KUNDAĞI (Forend): Tüfek kundaklarının namlu altına gelen ve elle tutulan bölümü (Boy kundağının bir kısmı olarak veya ayrı
bir parça halinde bulunur).
Geniş el kundağı (Beavertail)
Dar/İnce el kundaği (Splinter)
EL TOPU(Cannon Lock)(Hand Cannon): 15.yy da kullanılmaya başlanan, bir elde tutulup öbür elle kor veya kav ile ateşlenen ilkel
bir tabanca.
EMNİYET (Safety): Silâhların ateşleme düzenlerini bloke ederek ateşlenmeyi önleyen güvenlik unsurları.
EMNİYET MANDALI (Thumb Safety): Baş parmakla çalıştırılan emniyet mandalı.
ENERJİ (Energy): Bir merminin yaptığı iş miktarı (ft/lb veya m/kg olarak ifade edilir).
ENGLISH STOCK: Bkz.; İNGİLİZ KUNDAK.
EROZYON (Erosion): Namlu iç yüzeyinin kurşun, pas ve sıcak barut gazları tarafından aşındırılması.
ESAS GÖZ: Bkz.; HAKİM GÖZ.
EXPANDING BULLET: Bkz.; GENİŞLEYEN MERMİ.
EXPLOSIVE BULLET: Bkz; PATLAYICI MERMİ
EXTRACTOR: Bkz.; KOVAN ÇEKME TIRNAĞI.
EXTRA-FULL CHOKE: Bkz.; ŞOK.
EYE RELIEF: Bkz.; GÖZ MESAFESİ.
 
F
 
FEED MECHANISM: Bkz.; BESLEME DÜZENİ.
FEET PER SECOND (fps)(ft/sec): Amerikan ve İngiliz sisteminde Fit(ayak=304.8mm)/ Saniye olarak mermi hızını gösteren birim (Metrik sistemde m/s veya mps veya metre/saniye).
FIELD-OF-VIEW: Bkz.; GÖRÜŞ ALANI.
FINISH: Bkz.; İŞÇİLİK/GÖRÜNÜM
FIREARM: Bk, ATEŞLİ SİLAH
FIRING MECHANISM: Bkz.; ATEŞLEME DÜZENİ
FIRING PIN: Bkz.; ATEŞLEME PİMİ/İĞNESİ
FIRLAMIŞ/DELİNMİŞ KAPSÜL (Blown Primer): Fişek kapsülünün patlama tazyiği ile kovandaki yatağından kısmen veya
tamamen  çıkması. Hatalı olarak delinmiş kapsüller için de bazen kullanılır. Bazı silâhlarda ise sürgü kilitleme/geciktirme elemanı olarak kullanılmıştır (Örneğin; M-1 den önceki Garand tasarımı piyade tüfeği prototipi). 
FIXED AMMUNITION: Bkz; MÜKEMMEL CEPHANE.
FİLİNTA: Bkz; KARABİNA
FİŞEK (Cartridge)(Shell): Ateşli hafif silâh mükemmel cephanesi.
FİŞEK DOLDURMA (Handloading/Reloading): Fabrikasyon olmayan, elle veya basit makinalarla, fişek doldurma.
FİŞEK HAZNESİ (Magazine) : Silâhın içinde, namluya sürülmeye hazır fişeklerin durduğu bölüm. Sabit şarjör.
FİŞEK YATAĞI (Chamber): Namlunun içinin kuyruk tarafında, fişek yerleştirilmesi için açılmış kısım.
FİŞEK YATAĞI BASINCI (Chamber Pressure): Silâhın tasarımına esas olan, ateşleme sırasındaki fişek yatağı basıncı. Fişeğin
ateşlenmesiyle erişilen en yüksek basınç.
FİTİL (Match): Fitilli silâhlarda kullanılan, keten, kendir veya pamuktan yapılıp güherçile emdirilerek kor halinde yavaş yavaş
yanması sağlanmış ip veya kaytan.
FİTİLLİ ÇAKMAK (Matchlock): Bir metal kolun ucuna takılı fitille ateşlenen silâhların ateşleme düzeni.
FLASH HIDER: Bkz ALEV ÖRTEN HUNİ
FLINT: Bkz; ÇAKMAK TAŞI
FLINTLOCK: Bkz.; TAŞLI ÇAKMAK
FLİNTA: Bkz; KARABİNA
FLOORPLATE: Bkz.; ŞARJÖR TABANI.
FOLDING TRIGGER: Bkz; KATLANIR TETİK.
FORCING CONE: Bkz.; BİRLEŞTİRME KONİSİ
FORE SIGHT: Bkz.; ARPACIK
FOREEND: Bkz.; EL KUNDAĞI
FOLLOWER: Bkz.; GERDEL TABLASI.
FOULING: Bkz.; KALINTI.
FPS : Bkz.; FEET PER SECOND.
FRAME: Bkz.; ÇERÇEVE.
FREE PISTOL: Bkz.; SERBEST TABANCA.
FREE RIFLE: Bkz.; SERBEST TÜFEK.
FRIZZEN veya BATTERY: Bkz.; ÇELİK.
FRONT SIGHT: Bkz.; ARPACIK
FULL AUTOMATIC: Bkz.; TAM OTOMATİK
FULL CHOKE: Bkz.; ŞOK
FULL METAL  JACKET/ED: Bkz.; TAM GÖMLEK/Lİ.
FURNITURE: Bkz; KUNDAK METAL AKSAMI.
 
G
 
GAIN TWIST: Bkz.; ARTAN HADVE. Bkz.; HADVE
GAUGE: Bkz.; NUMARA/GEYC.
GAS OPERATED: Bkz.; GAZLA ÇALIŞAN
GAS PORT: Bkz; GAZ DELİĞİ.
GATLING GUN*: Bkz; MAKİNALI TÜFEK (insan veya motor gücüyle çalışan)
GAZ DELİĞİ (Gas Port): Gaz tazyiği ile çalışan yarim veya tam otomatik silâhların namlusundan gaz pistonuna barut gazını geçiren
delik.
GAZLA ÇALIŞAN (Gas Operated): Barut gazı tazyiği ile çalışan yarım veya tam otomatik silâh.
GAZ TAPASI (Gas Check) : Kurşun mermiyi sıcak barut gazından korumak için mermi dibine takılan metal bir plâka veya kısa
gömlek.
GECİKTİRİLMİŞ GERİ FIRLATMALI(?) (Delayed Blowback): Güçlü fişeklerin güvenli olarak atılabilmesi için geri fırlaması
mekanik veya gaz basıncına dayalı bir düzenle geciktirilen yarım veya tam otomatik silâh mekanizması.
GEÇ ATEŞLEME (Hang Fire) : Kapsüle ateşleme iğnesi çarptıktan sonra geciken ateşleme.
GENİŞLEYEN MERMİ (Expanding Bullet): Avda kullanılan, genelde yarım gömlekli, bazen ucu delik, doku içinde genişleyen
mermi. (Uluslararası antlaşmalarla askeri maksatlarla kullanılması yasaklanmıştır.)
GERDANE (Barrel Band): Kundağı, el kundağını, boru şarjörü, kayış halkalarını veya nişangâhları namluya bağlamak için
kullanılan halkalar.
GERDEL TABLASI (Follower): Şarjör yayı ile itilip fişekleri yukarıya kaldıran tabla.
GERİ FIRLATMALI (?) (Blowback): Ateşleme sırasında kilitli olmayan kapak takımı patlama basıncıyla geriye fırlayan kovan
tarafından çalıştırılan tabanca (9mm.KB, 7.65mm gibi düşük güçlü silâhlar için).
GERİ TEPME (Recoil): Atışta silâhın geriye doğru hareketi. Mermi ağırlığı ve hızı ile düz, silâh ağırlığı ile ters orantılı tepki.
GERİ TEPMELİ (Recoil Operated): Geri tepme gücüyle çalışan yarım/tam otomatik silâh.
GILDING METAL: Bkz.; YALDIZ METALİ.
GİZLİ HOROZ (Hammerless): Ateşleme horozu mekanizmanın içerisinde olup dışardan gözükmeyen veya yaylı iğneli ateşleme
sistemi.
GİZLİ TETİK: Bkz; KATLANIR TETİK.
GÖMLEK (Jacket): Merminin metal nüvesini örten dış metal kaplama.
GÖRÜŞ ALANI (Field-of-View): Bir boşluk/delik/dürbün içinden bakılınca görülen alan.
GÖZ MESAFESİ (Eye Relief): Tüfek dürbünü ile göz arasındaki mesafe. Çok tepen tüfeklerde dürbünün göz veya alına
çarpmaması için oldukça önemlidir.
GRAIN*: 0.0648 gr. gelen bir ağırlık birimi.
GRIP: Bkz.; KABZA.
GRIP SAFETY: Bkz.; KABZA EMNİYETİ.
GROOVE(S): Bkz.; YİV(LER)
GROOVE DIAMETER: Bkz; YİV ÇAPI.
GROUP: Bkz; GRUP (1)
GRUP (Group)(Assembly): 1- (Group) Bir silâhla aynı nişangâh ayarında aynı nişan noktasına yapılan bir seri atışın vuruş
şekli/ebadı. 2- (Assembly) Silâhın birden fazla parçadan oluşan ve birlikte çalışan ayrı aksam grupları (şarjör aksamı, tetik grubu, ayarlı gez grubu, vb.)
GUN CASE: Bkz.; SİLAH KILIFI/KUTUSU
GUN LOCK: Bkz; ATEŞLEME MEKANİZMASI
GUN POWDER: Bkz.; BARUT
GUN STOCK: Bkz.; KUNDAK
H
 
HADDE KALIBI (Die): Boş kovan haddeleme kalıbı.
HADDELEMEK (Resizing): Atılmış (boş) kovanları orijinal boyutlara getirmek için kalıplama.
HADVE (Twist): Yiv/set'in bir turu. tamamladığı mesafe.
ARTAN HADVE (Gain Twist): Mermi dönüşünü namlu boyunca hızlandırmayı amaçlayan, ve namlunun dibinden ucuna doğru gittikçe artan bir dönüşü olan yiv/set.
HADVE HIZI (Rate of Twist): Mermi dönme hızını tayin eden yiv hadve boyu.
HAIR TRIGGER: Bkz; HASSAS TETİK.
HAKİM GÖZ (Master Eye): Nişan alırken açılıp kapatıldığında nişanı değişmeyen göz.
HALKA (Swivel): Bkz.; KAYIŞ HALKASI.
HALKA PATERN (Ring Pattern): Av tüfeği saçmalarının üst karton tapa sebebiyle halka şeklinde, ortası boş bir paternle dağılımı.
HAMMER: Bkz.; HOROZ
HAMMER BLOCK: Bkz.; HOROZ EMNİYETİ
HAMMERLESS: Bkz.; HOROZSUZ
HAND CANNON: Bkz; EL TOPU.
HAND GUARD: Bkz; ÜST EL KUNDAĞI.
HANDGUN: Bkz.; TABANCA
HANDLOADING/RELOADING:  Bkz.; FİŞEK DOLDURMA
HARBİ (Ramrod):  Ağızdan dolma silâhlarda kurşunu namlu dibine itmeye, gerek eski gerek yeni tip silâhlarda namluyu temizlemeye
yarayan tahta veya metal çubuk.
HARQUEBUS veya ARQUEBUS: Bkz; ARKEBÜS
HARTUÇ: Bkz; KARTUŞ
HASSAS TETİK (Hair Trigger): Çok hafif bir dokunmayla düşen tetik. Bazı silâhlarda kurularak hassaslaşan tetik (Bkz;
KURULAN TETİK
HASSASİYET: Bkz.; İSABET
HAVALI SİLAH (Air Gun): Kurulmuş yayla veya pompalanarak sıkıştırılmış hava ile çalışan silâh.
HAZNE MANDALI (Cutoff): Bazı mükerrer atışlı veya yarım otomatik tüfeklerde hazne ağızını kapatarak haznedeki fişeklerin
yedekte kalmasını ve silâhın bu arada elle tek tek doldurulak kullanılmasını sağlayan parça(lar). (Örnek; Bazı  İngiliz SMLE piyade tüfekleri, 1887 Model Osmalı Mauser?i, 5?li Browning av tüfeği)
HEAD SPACE: Bkz.; KOVAN KAFA BOŞLUĞU.
HEDEF (Target): Atış sırasında vurulmaya çalışılan cisim. Nişan alınan cisim/şekil.
HEDEF MERKEZİ (Bullseye): Hedefin siyah merkez dairesi. ?12?
HEEL*: Tüfek dipçi tabanının en üst ucu/köşesi.  Bkz.; TOPUK.
HIGH BASE/BRASS: Bkz.; UZUN DİPLİ
HIZ (Velocity): Sürat. Merminin namlu ucunda en yüksek olup hedefe varana kadar devamlı azalan hızı.
HIZLANDIRICI (Accelerator): Bazı tam veya yarı otomatik silâhlarda sürgünün geri hareketini hızlandıran aksam.
HOLLOW POINT: Bkz.; UCU DELİK MERMİ
HOLSTER: Bkz.; TABANCA KILIFI
HOROZ (Cock)(Hammer): Horoz. Taşlı çakmaktan günümüze gelen tabir.Bazı silâhlarda ateşleme darbesini sağlayan aksam.
HOROZ EMNİYETİ (Hammer Block): Horozun düşmesini veya iğneye/kapsüle vurmasını önleyen aksam.
HOROZSUZ (Hammerless): Bkz.; GİZLİ HOROZ.
HULL: Bkz.; KOVAN.
 
I
 
IGNITING CHARGE: Bkz; AĞIZOTU, ATEŞLEME HAKKI, YEMLEME BARUTU.
IGNITION: Bkz.; ATEŞLEME
IMPROVED CYLINDER CHOKE: Bkz.; ŞOK.
IRON SIGHTS: Bkz.; AÇIK NİŞANGÂH
 
İ
 
İBİK? (Comb): Tüfek kundağında, kabzadan sonra yukarı doğru yükselip dipçiğe dönen köşe. Kuş gagalarından  yükselen ibik gibi
kabzadan yükseldiği için olsa gerek, İngilizce?de bu ismi layık görmüşler.
IGNITION CHARGE: Bkz.; ATEŞLEME BARUTU.
İĞNE/PİM: Bkz.; ATEŞLEME İĞNESİ.
İĞNE ATEŞLEMELİ (Needlefire)(Needle Weapon): Uzun bir iğnenin kâğıt/bez barut kesesini boydan boya delip mermi dibindeki
kapsüle vurarak ateşleme yapması (İlk olarak N. von Dreyse tarafından icat edilen sürgülü tüfeklerin ateşleme sistemi).
İNGİLİZ KUNDAK (English Stock): Kabza çıkıntısı olmayan, tetik tablasından dipçik taban alt ucuna düz çizgiyle birleşen kundak
İNHİRAF: Bkz.; KAYMA
İNKİTA: Bkz.; TUTUKLUK.
İRKİLME (Flinch): Patlama sesi veya tepme beklentisiyle silâhın istek dışı olarak oynatılması/sarsılması.
İRTİFA (Elevation): Vuruş noktasının yukarı-aşağı ayarlanması
İSABET (Accuracy): Bir silâhtan atılan mermilerin belirli bir hedefe vuruş düzgünlüğü. (Genelde artan mesafe, mermi hızı veya
mermi yolu açısı isabet derecesini azaltır.)
İŞARET TABANCASI (Signal/Very Gun): Çeşitli şekillerde işaret vermeye yarayan tabancalar. Ağızdan dolma olup çukur bir
metal ayna içindeki çeşitli kimyasal maddeleri ateşleyerek gece uzaktan görünecek renkli işaretler sağlayan tipleri oşduğu gibi, mükemmel cephane icadından sonra yapılmış olan ve büyük bir av fişeğine benzer işaret fişekleri kullanan kırma tipleri vardır. Kırma işaret tabancalarının mucidinin adından dolayı ?Very Pistol/Gun? olarak bilinir.    
İŞÇİLİK/GÖRÜNÜM (Finish): Silâhın metal ve ahşap aksamının rengi/cilası/boyası.
 
J
 
JACKET: Bkz.; MERMİ GÖMLEĞİ.
JAM: Bkz.; TUTUKLUK
 
K
 
KABZA (Grip): Bıçak, tabanca veya tüfeğin tetik eliyle tutulan kısmı, sapı
KABZA EMNİYETİ (Grip Safety): Silâhın ateşlenmesi için tetik eliyle sıkılması gereken ek emniyet.
KABZA TABANI (Grip Cap): Tüfek kabzalarının altına konulan, değişik tahta, boynuz, metal, vs. malzemeden yapılmış dekoratif
kapak.
KALINTI (Fouling): Namlu içinde kalan barut, kurşun, vb. kalıntıları.
KALİBRE (Caliber): Çap. Namlu içinin, yiv çekilmeden önceki çapı (Yivli namlularda, setler arası çap). Bu çapın "inç"in yüzde ve
binde kesirleriyle, tam ve ondalık kesirle milimetre olarak, veya numara (saçma tüfeklerinde) ile belirtilen ölçüsü (Bak; NUMARA).
KANAL (Cannelure): Kılıç veya bıçak ağızının bir veya her iki yüzüne esnekliği artırmadan ağırlık azaltmak için uzunlamasına
açılan yiv (oluk).
KANALCIK (Cannelure): Mermi veya kovan çevresinde, yağlama, sıkıştırma veya hareket kısıtlama maksadıyla açılmış ince
radyal oluk.
KAPSÜL (Cap)(Primer): Fişeklerde barutu ateşlemeye yarayan patlayıcı eczanın bulunduğu ufak metal kasecik. ?Dolma tüfek
kapsülü? ağızdan dolma silâhların memesine takılır. Fişek dibine yerleştirilen kapsüller Berdan ve Boxer olarak iki cinstir.
Berdan Kapsülü?nün örs?ü kovanın bir çıkıntısıdır. Boxer Kapsülü?nün örs?ü kendi içindedir. Merkezi Ateşilemeli fişeklerde
kapsül kovan dibi merkezine takılıdır. Çevre Ateşlemeli fişeklerde, kapsül eczası kovanın dibine bir tabla teşkil edecek şekilde
şişirilmiş olan ince kovan cidarı arasına sürülür.
KAPSÜLLÜ ÇAKMAK (DARBELİ ÇAKMAK) (Caplock)( Percussion Lock): Namlu kuyruğundaki meme, oyuk veya deliklere
yerleştirilen çeşitli şekilde kapsüller horozun çarpması ile patlar ve patlama alevi ince bir falya deliğinden namlu içine geçer.
KAPSÜL YUVASI/CEBİ (Primer Pocket): Fişek kovanlarının dip merkezinde, ateşleme kapsülünün yerleştirilmesi için açılmış
oyuk.
KARABARUT (Blackpowder): Üç temel maddesi olan Güherçile (Potasyüm Nitrat), odun kömürü (Karbon) ve kükürt'ün (Sülfür)
ince bir şekilde öğütülüp karıştırılmasıyla yapılan patlayıcı.
KARABİNA/FLİNTA (Carbine): Süvari, bindirilmiş piyade (dragoon) ve atlı topçu gibi askeri birliklerin personeli için üretilen
namlusu piyade tüfeğinden daha kısa yivli tüfek
KARINCALANMA (Pitting): Silâhın metal kısımlarının pas sebebiyle ufak noktalar veya lekeler halinde oyulup aşınması.
KARTUŞ (Cartouche): Bkz.; FİŞEK. 1- Dolma tüfek zamanlarında; sadece barut hakkı veya barut hakkı ve misketi bir arada tutan
kâğıt, bez, ahşap veya metal tüpler. 2- Kâğıt fişek. Cephane kesesi. 3- Topçulukta; gülle dolu tahta kutu. 4- Silâh üretimi sırasında yapılan muayene ve denemelerde uygun bulunan parça veya aksama vurulan bazı muayene damgaları. 5- Kovanların tablasında bulunan yazılar.
KATLANIR TETİK (Folding Trigger): Öne doğru katlanarak kubuz altına gömülen ve horoz kurulduğunda ortaya çıkan tetik. Son
yüzyılda pek görülmeyen ve genellikle tek nemlulu eski dolma tabancalarda görülen bir tetik tipi.
KAVAL (Smoothbore): Yivsiz namlu (19.yy ortalarına kadar, askeri silâhların büyük çoğunluğu yivsizdi), yivsiz av tüfeği.
KAYIŞ (Sling): Kayış. Tüfekleri taşımak için, ve yivli tüfek atışlarında nişan almaya yardımcı olarak kullanılan deri, bez veya
sentetik malzemeden mamul kolan.
KAYIŞ ASKISI (Sling Swivel): Kayışı silâha bağlamak için silâh üzerine monte edilmiş (sökülebilen modelleri de olan) yassı halka.
KAYMA (Wind Deflection/Drift): Merminin veya saçma kitlesinin namludan ayrıldıktan sonra normal uçuş hattından yatay olarak
ayrılması (Rüzgarla veya merminin dengesiz dönüşüyle ortaya çıkabilir). Menzil kısalığı sebebiyle yivsiz av tüfeklerinde genelde
dikkate alınmaz.
KAYMA SÜRGÜSÜ (Drift Slide)(Windage Slide/Knob): Nişan ve vuruş noktaları arasındaki yatay farkı ortadan kaldırmak için
yapılan nişangâh ayarını sağlayan sürgü, vida, düğme, vb..
KEMER (Belt): Bazı tablasız fişek kovanlarının tırnak çentiği üstünde kalan kısmında bulunan set. Kovan dibi cidar kalınlığını
arttırarak tazyike karşı bir güvenlik unsuru olduğu gibi, aynı zamanda da fişeğin yatağa gereğinden fazla girmesine mani olup
tam yerinde kalmasını sağlar.
KENDİNDEN DOLDURMALI (Self-Loading): (Bak, YARIM OTOMATİK)
KESİT YOĞUNLUĞU (Sectional Density) : Bir merminin mermi ağırlığının kesit alanına bölünmesi ile elde edilen ve mermi
etkenliği hesaplarında kullanılan sayısal değer.
KEYHOLING: Bkz YAN DÖNME.
KICK: Bkz.; GERİ TEPME.
KIRMA MANDALI (Top Lever): Kırma tüfeklerde doldurma/boşaltma/sökme için kubuz kilitlerini açan mandal/levye.
KISA DİPLİ (Low Base/Brass): Metal kısmı alçak olan av kovanı. Eskiden 65mm.lik olarak bilinen av doluları.
KISA GAZ BASINÇLI(?) (Short Stroke Gas Operated): Barut gazı basıncının çok kısa bir mesafe hareket ettirdiği bir pistonun
veya fişek yatağı parçasının itmesi/vurması sonucu namlu-sürgü kilid açılarak sürgünün geri gittiği  yarım veya tam otomatik
silâh mekanizması.
KISA TEPMELİ(?) (Short Recoil Operated):  Namlu ve sürgünün geri tepme sonucu kısa bir mesafe kilitli olarak beraber
hareketinden sonra namlunun durduğu ve sürgünün geri hareketinin devam ettiği yarım veya tam otomatik silâh mekanizması.
KIVIRMA (Crimp): Kovan ağığızının kıvrılması.
KIVRIM (Crimp): Kovan ağızının mermiyi veya saçmaları tutması için içeriye doğru kıvrılan kısmı.
YILDIZ KIVIRMA (Star Crimp):Yivsiz av fişek ağızlarının yıldız şeklinde kapatılması.
YUVARLAK KIVIRMA (Roll Crimp): Av fişeği ağızlarının rulo şeklinde kapatılması.
KİLİT KULAKLARI (Locking Lugs): Silâh sürgüsü üzerinde, kubuzdaki karşıt oluklara girerek sürgü ve kubuzu birbirine kilitleyen
çıkıntılar.
KOLİMATOR (Collimator): Nişangâh ayarlamaları için silâh namlu ekseni ile paralel bir hatta hedefe bakan özel optik cihaz.
KONİK BÖLÜM (Cone): Av (saçma) tüfekleri fişek yatağı çapının namlu çapına indiği konik kısım; ve yine av tüfeği namlularında
şoklu kısmın başlangıcındaki koni.
KONİK MERMİ (Conical Bullet): Konik burunlu mermi.
KONİK KUYRUKLU (Boat Tail): Aerodinamik randımanı artırmak için kullanılan yarım konik bir mermi mermi dibi şekli.
KORDİT/KORDAYT (Cordite): Nitrogliserin ve nitroselüloz karışımından yapılan uzun çubuk şeklinde dumansız sevk barutu.
KOROZYON (Corrosion): Bak; KARINCALANMA
KORUYUCU KULAKLIK (Ear Protectors): Patlama sesine karşı koruyucu kulaklık.
KOVAN (Brass)(Case)(Hull): Pirinçmetal kutucuk: Genellikle pirinç/sarı/çelik ve mermi, barut hakkı ve kapsülü bir arada tutan
borumsu aygıt. Saçma fişeği kovanları kâğıt, metal veya plâstikten  yapılır.
KOVAN BAŞI/KAFASI (Cartridge Head): Kovanın en dibinde bulunan ve içine kapsül yuvası açılmış olan ve aynı zamanda
tırnak, tabla kemer, vs.yi haiz kalın cidar. Kovanın sürgü yüzüne temas eden kalın dibi.
KOVAN KAFA BOŞLUĞU (Head Space): Kovan başı/kafası ile sürgü yüzü arasındaki boşluk. Bu boşluk bilhassa yüksek
basınçlı fişekler kullanan silâhlarda çok mühimdir. Boşluk fazla olduğunda, iğne vuruşu ile öne giden fişek ateşlenince kovan
cidarı basıçla fişek yatağı kenarlarına yapıır ve kovan içindeki basınç kovan kafasını sürgü ile arasında kalan boşluğa doğru
uzatır. Bunun sonucunda kovan kafası kopar veya yarılır, veya kapsül bu boşluğa fırlar. Çok yüksek ısılı ve basınçlı barut
gazları ve kovan parçacıkları mekanizma içlerine hatta atıcının gözüne kadar gidebilir.
KRONOGRAF (Chronograph): Balistik çalışmalarında bir merminin süratini hesaplamak için iki nokta arasında sarfettiği zamanı
ölçen araç.
KUBUZ (Receiver): Bir silâhın, kuyruk, kilit ve doldurma düzenlerini bir araya getiren ana aksam.
KUBUZ KUYRUĞU/KOLU (Tang/s):  Kubuzu kundağa bağlamak için geriye uzanan kuyruk veya kol/lar.
KUBUZ YÜZÜĞÜ (Receiver Ring): Namlunun vidalanması için kubuzun ön tarafına açılan vida dişli deliğin bulunduğu bölüm.
KUBUZ NİŞANGÂHI (Bak; DİOPTER): Kubuzun  arka ucuna takılan delik gezli nişangâh.
KULAKLIK: Bkz.; KORUYUCU KULAKLIK.
KULAK TIKACI (Ear Plug): Yumuşak ve elâstik maddelerden yapılmış (bazıları supaplı) koruyucu tıkaç.
KUNDAK (Gun Stock)( Stock): Omuzdan atılan ateşli silâhların ellerle tutulmasını sağlayan, metal aksamın bağlandığı genellikle
tahtadan mamul parça (günümüzde cam ve/veya karbon elyafı gibi malzemelerin polyester resinlerle bağlanmasıyla yapılan kundaklar ekonomik sebepler yanı sıra bilhassa ısı, nem gibi çevre faktörlerinden etkilenmedikleri için sıkça kullanılmaktadırlar)
KUNDAK BOYU(Length of Pull):  Bkz.; TETİK BOYU.
KUNDAK METAL AKSAMI (Furniture): Bir silâhın namlu ve kubuz ve mekanizma aksamı dışında kalan tetik köprüsü, gerdane,
dipçik tabanı gibi metal parçaları.
KURMA ANAHTARI (Spanner): Çarklı çakmaklarda çarkı kurmak için kullanılan dört köşe delikli anahtar. Bazı silâhlarda çakmak
taşını sıkan çeneyi sıkmaya da yarar. (Arbaletlerin kurma levyesi içinde kullanılan bir terim)
KURMA KOLU (Operating/Cocking Handle): Bilhassa Tam/Yarım otomatik silâhların kurma kolu .
KURŞUN (Lead): Simgesi ?Pb? olan ?Kurşun? elemanı (Lt. Plumbum). Yumuşaklığı, erime kolaylığı, yüksek özgül ağırlığı
yüzünden mermi/saçma yapımında kullanılır (?kurşun? sözcüğü ?mermi?, ?mermi çekirdeği? anlamını da almıştır).
KURŞUN KALIBI (Bullet Mould): Kurşundan mermi dökmek için kullanılan kalıp.
KURŞUNLANMA (Leading): Sıcak ve sürtünme sebebiyle mermi ve saçmalardan namluya sıvaşan kurşun parçacıkları.
KURULAN TETİK (Set Trigger): Bir veya birkaç parça ile bir yayı sıkıştırarak kurulan ve çok hafif bir dokunma ile düşürülebilen
tetik mekanizması.
ÇİFT KURULAN TETİK (Double Set Trigger): Görünüşte iki tetik gibi gözüken (genelde tetiklerin biri farklı görünüşlüdür) fakat bir tanesinin asıl tetiği kurmaya yaradığı tetik mekanizması. Bazı mekanizmalarda tetik kurulmadan silâh ateşlenemediği gibi, bazılarında da tetik hem normal hem de kurularak hassas şekilde çalışabilir.
TEK KURULAN TETİK (Single Set Trigger): Normal tetik gibi grünen fakat (genelde) öne itilerek kurulan ve hassas tetik haline gelen mekanizma. Bazı yivli çiftelerde her iki namluya kumanda eden tetiklerin ikisi de kurulabilir.  
KURULMA GÖSTERGESİ (Cocking Indicator): Silâhın kurulu/atışa hazır olduğunu gösteren düzen.
KURUSIKI (Blank/Blank Cartridge):  Sadece gürültü çıkartmak veya bomba, vb. atmak için yapılmış özel mermisiz fişek.
KUTU ŞARJÖR (Box Magazine): Genelde silâhtan ayrılmayan şarjör. Ör; Mauser tüfek.
KUYRUK (Breech):Namlunun arka ucu. Modern silâhlarda, namluya fişeğin sürüldüğü taraf.
KUYRUK BASINCI (Breech Pressure): Fişek ateşlendiğinde namluda oluşan en yüksek basıncın yeri (fişek yatağı veya sevk
hakkı haznesi.
KUYRUK  SÜRGÜSÜ/BLOĞU (Breech Bolt/Breech Block): Kuyruk mekanizmasında kovanın arkasını kapatan sürgü veya
blok.
KUYRUK ŞERİDİ (Tail):  Kubuzun arkasından kundağa bağlantı yapmak için uzanmış metal şerit.
KUYRUKTAN DOLMA (Breech Loader): Namlu arkasından dolma (ağızdan dolma olmayan) ateşli silâhlar.
KUYRUK TIPASI (Breech Plug): Ağızdan dolma silâhlarda namlu dibini (kuyruğunu) tıkayan genellikle vidalı kör tıpa. Bazı
silâhlarda Bu tıpanın bir uzuntusu namluyu kundağa vidalamaya yararken bazılarında da kanca şeklinde bir uzantı ile kundağa vidalı bir yuvaya geçerek namluyu silâha bağlar.
KÜÇÜK ÇAPLI (Small Bore): Genelde 6.35 mm den küçük çaplı yivili av tüfeklerine ve genellikle .22 çap (5.6mm) çevre vuruşlu
nişan silâhları ve cephanelerine verilen isim.
 
 
L
 
LAND(S): Bkz.; SET(LER)
LEAD: Bkz.; ÖNLEME
LEAD: Bkz.; KURŞUN.
LENGTH OF PULL: Bkz.; TETİK BOYU
LEVER: Bkz.; LEVYE
LEVER ACTION: Bkz.; LEVYELİ MEKANİZMA
LEVYE (Lever): Levyeli mekanizma çalıştırma kolu. Kırma tüfek açma mandalı.
LEVYELİ MEKANİZMA (Lever Action): Kuyruk düzeni altındaki bir levyenin oynatılması ile çalışan silâh  (filmlerde çok görülen
kovboy tüfeği benzeri) mekanizması.Bazı levyelerin tali bir görevi de tetik köprüsünün yerini almaktır.
LOAD: Bkz.; DOLU/SIKI
LOADING GATE: Bkz; DOLDURMA KAPAĞI.
LOADING PRESS: Bkz.; DOLDURMA MAKİNASI
LOCK: Bkz.; ÇAKMAK
LOCKPLATE: Bkz; ÇAKMAK TABLASI.
LOCKING LUGS: Bkz.; KİLİT KULAKLARI.
LOCKTIME: Bkz.; ÇAKMAK GECİKMESİ
LONG RECOIL OPERATED*: Bkz; UZUN GERİ TEPMELİ(?)
LONG STROKE GAS OPERATED*: Bkz; UZUN GAZ BASINÇLI(?)
LOW BASE/BRASS: Bkz.; KISA DİPLİ
 
M
 
MAGAZINE: Bkz.; FİŞEK HAZNESİ ve ŞARJÖR.
MAGAZINE CATCH/RELEASE: Bkz.; ŞARJÖR KİLİDİ/MANDALI.
MAGAZINE CUT-OFF/DISCONNECTOR: Bkz.; ŞARJÖR.
MAGAZINE GUN: Bkz; ŞARJÖRLÜ SİLAH.
MAGAZINE PLUG: Bkz.; ŞARJÖR TAKOZU.
MAGNUM: Benzer çaptakilerden daha güçlü fişekler (Ör; .300 Magnum / 12 Gauge 3 inch (75mm)Magnum).
MAINSPRING: Bkz.; ATEŞLEME ANA YAYI.
MAKİNALI TÜFEK / TAM OTOMATİK (Machine Gun): Tetik çekildiğinde patlayan fişeğin tepmesi veya gaz basıncı ile  tetik
bırakılana veya haznedeki fişekler bitene kadar ateş etmeye devam eden silâh. Aynı zamanda, aslında mekanik bir düzenle insan veya motor gücü ile çalışan mükerrer atışlı silâh.
MALFUNCTION: Bkz.; ARIZA/İNKİTA.
MANDAL (Catch): Silâhın herhangi bir parçasını (şarjör, sürgü, kasatura, tetik, horoz, vb.) bağlamaya veya sabitlemeye yarayan
mekanik aksam:
MANTAR (Mushroom): Darbeyle ucu genişleyen mermilerin alması arzulanan şekil.
MASTER EYE: Bkz.; HAKİM GÖZ.
MATCH: Bkz.; YARIŞMA,  FİTİL
MATCH AMMUNITION (AMMO): Bkz.; YARIŞMA FİŞEĞİ.
MATCHLOCK: Bkz.; FİTİLLİ ÇAKMAK.
MAT CİLA (Matte Finish): Mat/Parlamayan silâh boyası/kaplaması/verniği.
MATTE FINISH: Bkz.; MAT CİLA.
ME (Kısaltma): MUZZLE ENERGY.
MEKANİZMA (Action): Ateşli silâhın kuyruk kısmında bulunup, hareketli Aksamla silâhın doldurulması, kitlenmesi, ateşlenmesi ve
boşaltılmasını sağlayan tertibat.
MEME (Nipple): Kapsüllü silâhlarda, kapsülün takıldığı ortası delik çıkıntı.
MENEVİŞ (Bluing)(Browning): Isıl veya Kimyasal işlemlerle silâh çeliğine renk verme. Ateşli silâhların metal aksamının
paslanmaya mani olmak için kimyasal maddelerle muamele sonucu aldığı koyu renk.
MENZİL (Range): Merminin Silâh ucundan hedefe kadar aldığı mesafe.
ETKİLİ MENZİL (Effective Range): İsabetli vuruşların yapılabileceği en uzak mesafe.
AZAMİ MENZİL (Maximum Range): Bir merminin gidebileceği en uzun mesafe.
MENZİL ORTASI (Mid-Range): Namlu ucu ve hedef arasındaki mesafenin ortasında mermi yolunun çizdiği hattın  tepe noktası..
MERCURY FULMINATE: Bkz.; CIVA FULMİNATI.
MERKEZİ VURUŞLU ATEŞLEME (Centerfire) : (Bak; KOVAN)
MERMİ (Projectile): Her hangi bir şekilde fırlatılan/atılan cisim/tane.
MERMİ (Bullet): Mermi çekirdeği.  Mermi. Ateşli silâhlardan atılan ve genelde kurşundan yapılmış cisim.
MERMİ ENERJİSİ (Bullet Energy): Merminin namludan çıktığı andan hedefe varana kadar ağırlığı ve sürati sebebiyle taşıdığı ve
mesafeye/süratine göre değişen enerji. Ft/lb veya m/kg veya joule ile ifade edilir.
MERMİ GÖMLEĞİ (Bullet Jacket): Bakır, bronz, yumuşak çelik veya diğer metallerden yapılan ve kurşun nüveyı örten mermi
kılıfı. Bir yandan kurşun çekirdeğin namlu içine sıvaşmasını önlerken, diğer yandan, askeri fişeklerde merminin genişlemesini
önler, ayrıca av maksatlı mermilerde kurşun nüvenin kontrollu genişlemesini sağlar.
MERMİ HADDELEME (Sizing): Kalıba dökülmüş kurşun mermilerin özel bir kalıpla gereken çapa getirilmesi.
MERMİ RAMPASI (Bullet Ramp): Namlu kuyruğunda veya gövdeye namlunun bağlandığı kısımda mermi ve/veya fişeği namluya
yönelten rampa.
MERMİ UCU (Nose): Mermi ucu tipi/şekli.
MERMİ UCU KAVİSİ (Ogive): Mermi uç kavisi eğrisi veya  yarıçapı (genelde mermi kalibresi katları olarak verilir).
MERMİ YOLU (Trajectory):  Merminin namlu ucundan hedefe gidişi sırasında çizdiği eğri.
MESAFE ÖLÇER (Range Finder): Odaklandığı cismin mesafesini ölçen alet.
METAL KAPLI (Jacketed): Kurşun nüve üzerine daha sert bir metalden gömlek geçirilmiş mermi çekirdeği.
METAL FİŞEK/KOVAN (Metal Case) : Metalden yapılmış gövdesi olan fişek kovanı. Plâstik ve kâğıttan saçma fişeği kovanları
olduğu gibi, eski silâhlarda kullanılan kâğıt, keten, kauçuk vs. kovanlar bulunmaktadır.
METALLIC SIGHTS: Bkz.; AÇIK NİŞANGÂH
MINIÉ MERMİSİ (Minié Ball): Ağızdan dolma yivli silâhlarda kullanılan konikçe uçlu ve dibi oyuk tek kurşun. Mermi tabanındaki
oyuk merminin namluya rahat doldurulmasını, fakat atışta barut gazının tazyiki ile şişip yivleri doldurarak setleri kavramasını
sağlar.
MİSKET (Ball): Eski ateşli silâhlarda ve halen bazı av tüfeklerinde kullanılan küresel kurşun mermi .
MİSKET DOLUSU (Canister): Toplarda kullanılan çok misketli (şevrotinli av doluları gibi) anti personel dolusu.     
MODIFIED CHOKE: Bkz.; ŞOK
MUNITION: Bkz.; CEPHANE.
MUSHROOM: Bkz.; MANTAR.
MUZZLE: Bkz.; AĞIZ.
MUZZLE BRAKE: Bkz.; NAMLU UCU FRENİ.
MUZZLE ENERGY: Bkz.; NAMLU (ÇIKIŞ) ENERJİSİ.
MUZZLE FLASH: Bkz.; NAMLU UCU ALEVİ
MUZZLE VELOCITY: Bkz.; NAMLU (ÇIKIŞ) HIZI.
MÜHİMMAT (Ordnance): Genelde askeri ikmal malzemelerinin, bilhassa silâh, cephane ve bunlara ilişkin şeylerin adı. 
Bkz.; CEPHANE.
MÜKEMMEL CEPHANE (Fixed Ammunition): Kapsül, sevk hakkı ve mermiyi bir arada tutan bir kovanla tek bir ünite halinde
kullanılan ve hiçbir parçası el ile ayrılamayan cephane. (Örnek; Tüm modern hafif silâh cephanesi)
MÜKERRER ATIŞLI (Magazine Gun)(Repeater): Her hangi bir tür şarjörden her atış arasında mekanizma elle çalıştırılarak
doldurulan silâhlar ? Örnek: Mavzer tipi sürgü, pompa veya levye mekanizmalı silâhlar).
MV (Kısaltma): MUZZLE VELOCITY.
N
 
NAMLU (Barrel):  Ateşli silâhların demir veya çelikten yapılmış, boru şeklinde olan ve silâh ateşlendiğinde mermi veya saçmaların
içinden geçip çıktığı boruya benzer kısmı.
NAMLU ÇAPI (Bore Diameter): Namlu delik çapı. Yivli namluda, yiv çekilmeden önceki, yani setler arası çap.
NAMLU (ÇIKIŞ) ENERJİSİ (Muzzle Energy): Namludan tam çıktığı sırada, mermi veya saçma kitlesinin enerjisi (Genelde ft/lb,
        jul (joule) veya m/kg olarak verilir).
NAMLU HATTI (Line of Bore): Namlu merkezi boyunca ve sonsuza kadar uzanan sanal çizgi.
NAMLU (ÇIKIŞ) HIZI (Muzzle Velocity): Namludan tam çıktığı sırada mermi veya saçma kitlesinin hızı (ft/sec veya m/sn olarak
verilir).
NAMLU İÇİ (Bore): Namlunun içi/deliği.Silâh tipine göre yivli veya yivsiz olabilir.
NAMLU ÇAPI (Bore Diameter):Yivsiz namluların birleştirme konisi ile şok arasında kalan paralel namlu iç çapı.Yivli silâhlarda, yiv
çekilmeden önceki, yani setler arası çap.
NAMLU KANALI (Barrel Channel): Kundakta namlunun içinde bulunduğu kanal.
NAMLU UCU ALEVİ (Muzzle Flash): Atış sırasında sıcak gazlar namlu ağzından çıkarken görülen parlak ışık.
NAMLU UCU FRENİ (Compensator)(Muzzle Brake): Tepmeyi azaltmak için namlu ucuna takılan delikli veya yarıklı bir aygıt.
NAMLU UCU PATLAMASI (Muzzle Blast): Bir Ateşli silâhın atılışı sırasında namlu ağzından havaya çıkan sıcak ve süratli
gazların sebep olduğu şiddetli gürültü.
NECK: Bkz.; BOĞAZ.
NEEDLEFIRE / NEEDLE WEAPON: Bkz; İĞNE ATEŞLEMELİ.
NIPPLE: Bkz.; MEME.
NİŞAN (ALMAK) (Aim): Göz, nişangâhlar ve hedefin hizalanması.
NİŞAN ÇAPRAZI (Crosshair): Bazı ağır makinalı tüfek nişangâhları ve tüfek dürbünleri içinde görülen nişan çaprazı.
NİŞANGÂH (Sight): Atıcının nişan almasını sağlamak için silâh üzerine konulan çeşitli aygıtlar.
AÇIK NİŞANGÂH (Open Sight): V veya U çentikli klâsik gez.
AYARLI NİŞANGÂH DÜRBÜNÜ (Variable Scope): Büyütme gücü ayarlı dürbün.
DİOPTER GEZ (Peep Sight): Av için 3-4 atıcılık için 1 mm takribi çaplı delik gez.
DİOPTER NİŞANGÂH (Aperture Sight): Delikli gez ve/veya halka arpacık
DÜRBÜNLÜ NİŞANGÂH (Telescopic Sight)(Scope): Silâha kalıcı/geçici olarak bağlanan içi nişan işaretli dürbün.
METAL NİŞANGÂH (Iron Sights) Mercek, lazer. vb., kullanılmayan metal gez ve arpacıklı nişangâh
NİŞANGÂH DELİĞİ (Aperture): Gez ve/veya arpacıkta kullanılan delik (halka)
SABİT NİŞANGÂH (Fixed Sights): Ayarlama tertibatı olmayan nişangâh
NİŞAN HATTI (Line of Sight): Göz ve silâhın nişangâhlarından geçip hedefe uzanan düz çizgi.
NİŞAN İŞARETLERİ (Reticle): Nişangâh dürbünlerinde nişan almayı sağlayan işaretler (Ör.; çapraz tel).
NİŞAN NOKTASI (Point of Aim): Nişan alınan nokta.:
NOSE: Bkz.; MERMİ UCU.
NUMARA/GEYC (Gauge): Av (saçma) tüfeklerinde hala kullanılan namlu çapı ifade şekli. Namlu içinden ancak geçebilen kurşun
misketlerin kaç tanesinin bir libreye (454 gr) eşit olduğunu gösteren bir sistem. 12 Numara (Gauge) bir av tüfeği namlusundan
geçen 12 kurşun top 1 libre gelir.
NÜVE (Core): Gömlekli mermilerin içindeki genellikle kurşun alaşımından yapılan kısım. Zırh delici mermilerin çelik iç nüvesi.
O
 
OBTURASYON (Obturation): Fişek kovanının ve/veya merminin şişerek gaz kaçağını önleyecek şekilde fişek yatağı veya
namluyu tıkayabilme özelliği.
OGIVE: Bkz; MERMİ UCU KAVİSİ. OMUZ (Shoulder): Fişek kovanlarının gövdesi ile boynu arasındaki açılı kısmı (sadece şişe
şekline benzeyen yivli tüfek  fişeklerinde olur).
OMUZLU (Bottleneck): Bkz; BOYUNLU
OPERATING HANDLE: Bkz.; KURMA KOLU.
OPTİK NİŞANGÂH (Optical Sight): Mercekli (genellikle dürbünlü) nişangâh.
ORDONAT (Ordnance): Askeri birliklerde silâh, cephane ve mühimmat  imali, tamiri ve bakımı ile ilgili sınıf/birim/personel.
ORDNANCE: Bkz; 1. MÜHİMMAT;  2.ORDONAT.
OTOMATİK (Automatic): Tetik basılı tutulduğunca şarjördeki bütün fişeklerini sırayla doldurup, ateşleyip, boşaltan ateşli silâh.
Yanlış olarak yarım otomatik silâh için de kullanılır. Bk.; TAM OTOMATİK.
OTOMATİK DOLDURMALI (Autoloading): Bkz.; YARIM OTOMATİK)
OTOMATİK EMNİYET (Automatic Safety): Kubuz açılıp kapandığında kendiliğinden emniyete geçen düzen.
OVAL BORE: Bkz; OVAL NAMLU.
OVAL NAMLU (Oval Bore): Namlu içi kesitinin mermiye yiv/set gibi dönüş vermesi için  helis çizerek ilerleyen bir şekilde  oval
kesitle açılması. 1800?lerde Lancaster tüfeklerinde kullanılan bir yiv tipi. Yiv/set gibi barut curufu ve kurşun, vb. artıkları tutmaması yönünden bazı çevrelerce tercih edilen bir yöntem. (H&K yapısı bazı günümüz silâhlarında aynı mantıkla yuvarlak köşeli altıgen bir namlu içi kesiti kullanılmaktadır.)
OVER/UNDER: Bkz.; SÜPERPOZE.
O&U veya O/U (Kısaltma): OVER/UNDER.
OVUNDO*: Westley & Richards firmasının yaptığı süperpoze tüfeğe verdiği model adı.
 
Ö
 
ÖNLEME (Lead): Hareketli hedefin kendisine değil önüne atış yapma.
        ANİ ATIŞ (Snap Shooting)(Point Shooting): Doğrudan hedefin önüne atış. Nokta atışı, insiyaki atış.
        DEVAMLI ÖNLEME (Sustained Lead): Korunan/Muhafaza edilen önleme tekniği.
        SÜPÜRME ÖNLEME (Swing Through Lead): Hedefi arkadan öne doğru hızla geçerek önleme tekniği.
ÖNLEYİCİ (Deterrent): Patlayıcı maddelere yanma hızını azaltmak için eklenen madde
ÖRS (Anvil): Fişek kapsülü veya kovan içinde, iğne vurması ile kapsül cidarı ve eczasının sıkışıp patlamasına sebep olan  parça
veya çıkıntı. Kapsül içi ateşleme destek pimi.
 
P
 
PAÇAVRA/ÇAPUT (Patch): Ağızdan dolma silâhlarda mermiyi sarıp gaz kaçağını önlemek için kullanılan bez veya deri parçası.
Silâh temizliğinde kullanılan ufak bez parçası.
PAÇAVRA KUTUSU (Patchbox): Bazı eski silâhların kundaklarına oyulmuş ve paçavra, gres, yedek parça vs taşımaya yarayan
kapaklı oyuk.
PARALLAKS (Parallax): İki ayrı pozisyondan bakıldığında cisimlerin yer değiştiriyor gibi görünmesi. Sağ ve sol gözlerle tek tek
bakıldığında, dürbünlü nişangâhın arkasında göz pozisyonu değiştirildiğinde, veya silâhın bir namlu içinden birde nişangâhından bakılınca farkedilen hedef oynamaları.
PARKERİZE* (Parkerizing): Genellikle askeri silâhların metal aksamında kullanılan, fosfatlı bazı kimyasal maddeler kullanımı ile
elde edilen oldukça dayanıklı ve gri/yeşil renkli bir pas önleme yöntemi.
PATCH: Bkz.; PAÇAVRA.
PATCH BOX: Bkz.; PAÇAVRA KUTUSU.
PATERN (Shot Pattern):  Av tüfeği saçmalarının dağılması (Standart ölçümler için 37 metre mesafede 76cm çaplı bir daire
kullanılır. Full Choke bir namlu saçmalarının %70?ini bu daireye isabet ettirir).
PATLAYICI MERMİ (Explosive Bullet): Küçük bir imla hakkı (patlayıcı madde) taşıyan ve hedefe çarptığında patlayan mermi
çekirdeği (Hatalı olarak dom dom olarak tanınır).
PATRON*: Kağıda sarılı bir atımlık barut ve kurşundan ibaret cephane.
PEEP SIGHT: Bkz.; DİOPTER NİŞANGÂH
PELET* (Pellet) : Av fişeklerinde veya havalı silâhlarda kullanılan saçma veya MERMİ.
PENETRASYON (Penetration): Mermi veya saçmanın hedefe vurduktan sonra hedef içinde durana kadar kat ettiği mesafe.
PERCUSSION LOCK: Bkz.; ÇAKMAK.
PIN: Bkz.; İĞNE/PİM.
PINFIRE: Bkz.; PİMLİ ATEŞLEME.
PISTOL*: Revolver dışındaki tabancalar. Bkz.; PİŞTOV.
PITCH*: Tüfeklerde, dipçik tabanı ile namlunun arasındaki açı. Genellikle, yere dik bir yüzey yanında dipçik tam yere basılı olarak
kubuzun en yüksek noktası dik yüzeye değen durumda, namlu ucunun dik yüzeye olan mesafesi ölçülerek saptanır.
PITTING: Bkz.; KARINCALANMA
PİMLİ ATEŞLEME (Pinfire): Kovan dibine içten bağlı bir kapsüle, yine kovan dibine yandan bağlı bir pimin vurmasıyla ateşlenen
fişek, ve bu fişeği kullanan silâh.
PİRİT (Pyrites): Bkz; ÇAKMAK TAŞI.
PİŞTOV (Pistol): Eskiden, revolver olmayan dolma tabancalar.
PLAIN LEAD BULLET: Bkz.; ÇIPLAK KURŞUN.
PLÂKA (Clay Bird/Pidgeon): Saçma tüfeği atışlarında kullanılan uçar kırılgan hedef.
PLUG: Bkz.; ŞARJÖR TAKOZU.
POINT OF AIM: Bkz.; NİŞAN NOKTASI.
POINT OF IMPACT: Bkz.; VURUŞ NOKTASI.
POINT SHOOTING: Bkz.; ÖNLEME.
POLİGON (Shooting Range): Ateşli silâh atış çalışma ve yarışmaları için yapılmış özel mekan.
POMPALI (Pump/Slide/Trombone Action): Sürgünün namluya veya namlu altındaki bir şarjör/vb boruya takılı hareketli bir el
kundağı ile çalıştırıldığı mükerrer atışlı mekanizma.
POWDER: Bkz.; BARUT.
POWDER CHARGE: Bkz.; BARUT HAKKI.
POWDER MEASURE: Bkz.; BARUT ÖLÇEĞİ.
PRESSURE: Bkz.; BASINÇ.
PRIMER: Bkz.; KAPSÜL.
PRIMER POCKET: Bkz.; KAPSÜL YUVASI.
PRIMING CHARGE: Bkz.; AĞIZOTU.
PROJECTILE: Bkz.; MERMİ.
PROOF: Bkz.; DENEME/SINAMA.
PROOF LOAD: Bkz.; DENEME HAKKI/FİŞEĞİ.
PROOF MARK: Bkz.; DENEME İŞARETİ.
PUMP ACTION: Bkz.; POMPALI.
PYRITES: Bkz; ÇAKMAK TAŞI.
 
R
 
RAMROD: Bkz.; HARBİ.
RANGE: Bkz.; MENZİL,  POLİGON.
RANGE FINDER: Bkz.; MESAFE ÖLÇER.
RECEIVER: Bkz.; KUBUZ
RECOIL: Bkz.; GERİ TEPME.
RECOIL OPERATED: Bkz.; GERİ TEPMELİ
RECOIL PAD: Bkz.; TEPME YASTIĞI
RECOIL SPRING: Bkz.; TEPME YAYI/ANA YAY
RELOADING: Bkz.; FİŞEK DOLDURMA.
REPEATER: Bkz.; MÜKERRER ATIŞLI SİLAH.
RESIZING: Bkz.; HADDELEME.
REST: Bkz.; DESTEK.
REVOLVER: Bkz.; TOPLU TABANCA.
RETICLE/RETICULE: Bkz.; NİŞAN İŞARETLERİ.
RIB: Bkz.; ŞERİT.
RICOCHET: Bkz.; SEKME.
RIFLE: Bkz.; YİVLİ TÜFEK.
RIFLED SLUG: Bkz.; TEK KURŞUN.
RIFLING: Bkz.; YİV/SET.
RIFLING MARKS: Bkz.; YİV/SET İŞARETLERİ.
RIM: Bkz.; TABLA.
RIMFIRE: Bkz.; ÇEVRE VURUŞLU.
ROLL(ED) CRIMP: Bkz.; KIVIRMA.
ROUND: Bkz.; ATIM.
 
S
 
SAÇMA (Shot): Erimiş sıcak kurşunun yüksek kulelerden veya döner tablalardan damlacıklar halinde dökülmesi/savrulması sonucu
oluşan küçük kurşun bilyacıklar.  
        ÇELİK SAÇMA (Steel Shot): Su kuşlarında kurşun zehirlenmesini önlemek için imal edilen çelik saçma.
SAÇMA TÜFEĞİ (Shotgun): Bkz.; YİVSİZ AV TÜFEĞİ.
SAFETY: Bkz.; EMNİYET.
SAĞMAL TETİK (Double-Action): Bkz.; TETİK.
SARMA NAMLU (Damascus Barrel):  Demir ve çelik şeritlerin veya tellerin bir malafa üzerine spiral bir şekilde (yay gibi) sarılıp
demirci ocağında dövülerek kaynaklanması ile yapılan namlu cinsi. Kaynak yerlerinin kimyasal işlem veya zamanla aldığı renkler namlu yüzeyinde çeşitli şekillerde görülebilir. Dumansız barutla kullanılması çok tehlikelidir.
SCATTERGUN: Bkz.; YİVSİZ AV TÜFEĞİ.
SCATTER LOAD: Bkz.; DİSPERSAN. Ayrıca; saçma doluları için genel tabir.
SCOPE: Bkz.; SİLAH NİŞAN DÜRBÜNÜ.
SCOPE BASES/MOUNTS: Bkz.; DÜRBÜN AYAKLARI
SCOPE RINGS: Bkz.; DÜRBÜN HALKALARI
SEAR: Bkz.; TETİK  AYAĞI.
SEÇMELİ / TERCİHLİ TETİK: Bkz.; TETİK.
SEKME (Ricochet): Merminin her hangi bir yüzeye çarparak yön değiştirmesi.
SELECTIVE EJECTOR: Bkz.; EJEKTÖR.
SELECTOR: Bkz.; TETİK.
SELF LOADING/SELF LOADER: Bkz.; YARIM OTOMATİK.
SEMI-AUTOMATIC: Bkz.; YARIM OTOMATİK.
SERBEST TABANCA (Free Pistol): Bir tür müsabaka tabancası.
SERBEST TÜFEK (Free Rifle): Bir tür müsabaka tüfeği.
SERPANTİN (Serpentine): Yılankavi, "S" şekilli. Kavlı çakmaklarda kavı tutan ve aynı zamanda tetik görevi yapan aksam.
SET(LER): Bak; YİV/SET
SET ÇAPI: Bkz; NAMLU ÇAPI.
SET TRIGGER (DOUBLE/SINGLE): Bkz; KURULAN TETİK.
SHELL: Bkz.; FİŞEK.
SHOOTING GLASSES: Bkz.; ATIŞ GÖZLÜĞÜ
SHOOTING RANGE: Bkz.; POLİGON.
SHORT RECOIL*: Bkz; KISA TEPMELİ
SHORT STROKE GAS OPERATED*: Bkz; KISA GAZ BASINÇLI(?)
SHOT: Bkz.; SAÇMA
SHOTGUN: Bkz.; YİVSİZ AV TÜFEĞİ
SHOT PATTERN: Bkz.; PATERN
SHOTSHELL: Bkz.; AV FİŞEĞİ
SHOULDER: Bkz.; OMUZ.
SIDE ARM*: Kemerde taşınmak üzere tasarlanmış silâhlar (Kılıç, kasatura, kama, tabanca, vb.).
SIDE-BY-SIDE*: Klâsik çifte (Yan yana).
SIGHT: Bkz.; NİŞANGÂH.
SIGHTING-IN: Bkz.; SIFIRLAMA.
SIGNAL GUN: Bkz; İŞARET TABANCASI.
SIFIRLAMA (Sighting-in/Zero/Zeroing): Belirli bir mesafede nişan ve vuruş noktalarının bir araya getirilmesi için yapılan ayar.
SINAMA: Bkz.; DENEME.
SINGLE ACTION: Bkz.; TEK HAREKETLİ.
SINGLE SELECTIVE TRIGGER: Bkz.; TETİK.
SINGLE SHOT: Bkz.; TEK ATIŞLI.
SINGLE SET TRIGGER: Bkz.; TEK KURMALI TETİK.
SINGLE TRIGGER: Bkz.; TETİK
SIRT:  Kundağın İBİK (Comb) ile TOPUK (Heel) arasında bulunan ve elmacık kemiğinin değdiği üst hattı.
SIZING: Bkz.; MERMİ HADDELEME.
SİLAH KILIFI/KUTUSU (Gun Case): Çanta, torba, kutu veya kılıf tarzında sert veya yumuşak muhafaza.
SİLAH NİŞAN DÜRBÜNÜ (Scope): Silâha monte edilen ve içinde nişan çizgileri bulunan mercekli nişangâh.
SIMPLE BLOWBACK:  Bkz; BASİT GERİ FIRLATMALI(?)
SLACK: Bkz.; BOŞLUK(TETİK).
SLIDE ACTION: Bkz.; POMPALI MEKANİZMA.
SLING: Bkz.; KAYIŞ.
SLING SWIVEL: Bkz; KAYIŞ HALKASI.
SLUG: Bkz.; TEK KURŞUN.
SLUG GUN*: Tek kurşun atılacak şekilde nişangâh takılmış (bazıları kısmen/tamamen yivli namlulu) av tüfeği.
SMALL BORE: Bkz.; KÜÇÜK ÇAP.        
SMOOTHBORE: Bkz.; KAVAL.
SMOKELESS POWDER: Bkz.; DUMANSIZ BARUT.
SNAP CAP: Bkz.; TETİK DÜŞÜRME FİŞEĞİ.
SNAP SHOOTING: Bkz.; ÖNLEME.
SOLID: Bkz.; TAM GÖMLEKLİ.
SPANNER: Bkz; KURMA ANAHTARI.
SPIN: Bkz; DÖNÜŞ,  YİV/SET.
SPREADER LOAD: Bkz.; DİSPERSAN.
SPITZER* : Uçuş sırasında daha iyi bir dengeleme sağlayan ve mermi hızı azalmasını yavaşlatan sivri uçlu
mermi.
STAR CRIMP: Bkz.; KIVIRMA(YILDIZ).
STEEL SHOT: Bkz.; SAÇMA
STOCK: Bkz.; KUNDAK.
SUPERPOSED*: Browning tasarımı ?FN? yapısı üst üste namlulu kırma tüfek için ?superimposed? sözcüğünden türeme model
ismi. Zamanla tüm üst üste namlulu kırma tüfeklerin genel adı. Bkz.; SÜPERPOZE.     
SÜPERPOZE (Superposed)(Over/Under): Üstüste iki  namlusu olan av tüfeği/silâh.
SÜPÜRME ÖNLEME: Bkz.; ÖNLEME
SÜRGÜ (Bolt): Silâh mekanizmalarında, ileri geri oynayarak fişek doldurma ve boşaltma işlemini yapan, namlu kuyruğunu kilitleyen
ve genellikle ateşleme iğnesi,yayı, kilit kulakları ve fişek tırnağını da içeren uzunca çelik parça.
SÜRGÜLÜ MEKANİZMA (Bolt Action): Bazı kapı sürgüleri gibi ileri itip sapını aşağıya döndürerek fişek sürüp kuyruğu kilitleyen,
sapını yukarı döndürüp geri çekerek kuyruğu açıp boş kovanı dışarı çıkartan ateşli silâh kilitleme düzeni. Günümüzde
kullanılan bütün sürgülü mekanizmalar ateşleme düzenini de içerdiği gibi bir çokları emniyet düzenini de bünyesinde taşır. (Mauser Tipi)
SÜRGÜ KOLU (Bolt Handle): Mekanizma sürgüsüne kumanda etmeyi sağlayan  kol.
SÜRGÜ MANDALI (Bolt Release/Bolt Stop): Sürgünün mekanizmadan sökülmesini veya açık kalmasını sağlayan mandal.
SÜRGÜ YÜZÜ : Sürgünün, fişek kovanı dibine dayanan ön sathı. (Ateşleme pimi deliği ve fişek çıkartma tırnağı bu yüzde olur).
SÜRTÜNME (Creep): Tetik ayağının horoz çentiğinde sürtünerek ilerlemesi.
SWING THROUGH LEAD: Bkz.; ÖNLEME
SWIVEL: Bkz.; ASKI
Ş
 
ŞARJÖR (Magazine): Bir miktar fişeği bir arada tutan, bilhassa tabancalarda genelde silâhtan ayrılabilen, metal kutu/hazne.
ŞARJÖR KİLİDİ/MANDALI (Magazine Catch/Release): Kutu şarjörleri çıkartmak veya sabit şarjörleri boşaltmak için kullanılan
mandal/düğme/vb.
ŞARJÖR KESİCİ)AYIRICI (Magazine Cut-Off/Disconnector): Şarjörü devreden çıkartıp silâhın her atış için tek tek
doldurulmasını sağlayan düzen.
ŞARJÖRLÜ SİLAH (Magazine Gun): Her hangi bir tür şarjör kullanımı ile mükerrer, yarım veya tam otomatik atış yapabilen silâh.
ŞARJÖR TABANI (Floor Plate): Mekanizmalı tüfeklerin şarjörünün altındaki sökülebilir metal tabla.
ŞARJÖR TAKOZU (Magazine Plug): Yüksek kapasiteli şarjörleri yasal kapasiteye indiren parça.
ŞERİT (Rib): Namlu üstü veya namlular arası bandı.
          AYAKLI ŞERİT ((Ventilated Rib): Özel ayaklar üzerinde namludan yükseltilmiş bant/şerit.
          YÜKSEK ŞERİT (Raised Rib): Yüksek ayaksız şerit.
ŞEV (Cant): Nişan alınırken silâhın  sağ veya sol tarafa meyli.
ŞEVROTİN (Buckshot): Çok iri Saçma.
ŞOK (Choke): Av tüfeği namlularının uç kısmında, saçma kitlesinin dağılmasını kontrol eden  daralma.
Cylinder Choke: Şoksuz, hiç daralmayan namlu ucu.
Improved-Cylinder Choke: Çeyrek (1/4) şok.
Modified Choke: Yarım (1/2) şok.
Full Choke: Tam (4/4) şok.
Extra-Full Choke: Tam (4/4) şoktan daha toplu saçma atan şok.
ŞOK TÜPÜ (Choke Tube): Namlu ucuna vidalanarak takılan tüplerle değişebilir şok.
 
T
 
TABAK: Bkz.; PLÂKA
TABANCA (Handgun): Genelde bir elle kullanılan ateşli silâh.
TABANCA KABZA (Pistol Grip): Tüfek kundaklarında tetik gerisinde tabanca kabzasına benzer el çıkıntısı.
TABANCA KILIFI (Holster): Tabancaların kişi üzerinde taşınması için doğal veya sentetik malzemeden yapılmış kılıf.
TABANCA TOPU (Cylinder): Toplu tabancaların ?top?u (Genelde 5 veya 6 fişek yatağı olup bu sayı daha az veya daha çok da
olabilir).
TABLA (Rim): Fişek kovanı dip çevresinde, fişek yatağı dibine dayanarak kovanın daha ileri gitmesini önleyen, ve boşaltma
tırnağının takılmasına yarayan çıkıntı.
TAIL: Bkz.; KUYRUK ŞERİDİ..
TAKEDOWN*: Namlu/mekanizma/kundak kısımları taşıma kolaylığı için ayrılabilen tüfek.
TAM GÖMLEK/Lİ MERMİ (Ball Ammunition)(Full Metal Jacket/ed)(Solid): Askeri maksatla veya atıcılık yarışmaları için imal
edilmiş, (çok büyük hayvanlar dışında) avda kullanılması uygun olmayan, dibi hariç tamamen sert bir metalle kaplı mermi
çekirdeği.
TAM OTOMATİK (Full Automatic): Tetik basılı tutulduğuğunda şarjöründeki fişekleri arka arkaya atmaya devam eden silâh.
TAMBUR (Drum): Bilhassa otomatik silâhlarda yüksek fişek kapasitesi sağlamak için kullanılan silindirik veya kısmen konik
şarjör/ler. (Bazı otomatik silâhlar (Örneğin; HK-11) tek yuvaya iki yandan fişek besleyen çiftli tambur kullanır.)(P-08
(Parabellum) tabancanın 32 fişeklik bir tambur şarjörü de vardır.)
TAMPON (Buffer): Mekanizma veya kundak içerisine şok ve/veya tepme emici olarak yerleştirilmiş sabit veya hareketli parça.
TANG: Bkz.; KUBUZ KUYRUĞU.
TAPA (Wad): Barutla saçmaları ayıran, arkasındaki barut gazını kaçırmadan saçmayı iten, veya saçmanın dökülmemesi için
kullanılan çeşitli malzemelerden disk veya silindir şeklinde yapılmış bir aygıt.
TARAK: Bkz.; İBİK.
TARGET: Bkz.; HEDEF.
TAŞLI ÇAKMAK (Flintlock):  17.yy başlarından itibaren ateşli silâhlarda kullanılan ve çelik bir parçaya çakmak taşının çarparak
çıkarttığı kıvılcımlarla barutu ateşleyen mekanizma.
TEK ATIŞLI (Single Shot): Tek atışlı (her atış için ayrı doldurulan) silâh.
TEK HAREKETLİ (Single Action): Bkz.; TETİK.
TEK KURMALI TETİL (Single Set Trigger): Hassas tetik düşürebilme için kendi başına kurulabilen tetik.
TEK KURŞUN (Slug): Yivsiz av tüfekleri için imal edilmiş çeşitli tiplerde mermi.
        YİVLİ KURŞUN(Rifled Slug): Dış yüzeyi yiv/setli tek  kurşun.
TEK TETİK: Bkz.; TETİK
TEMİZLEME TAKIMI (Cleaning Kit) : Temizleme takımı. Harbi, fırça, bez, yağ, vs..
TEMİZLEME HARBİSİ (Cleaning Rod): Namlu temizleme harbisi. Tek veya çok parçalı olabilir. Ahşaptan veya metalden yapılır. Tel, ip  veya metal boncuklardan mamul yumuşak harbiler de vardır.
TEPME (Kick): Bkz.; GERİ TEPME.
TEPME YASTIĞI (Recoil Pad): Tepmeyi azaltmak için dipçik tabanına takılan  kalın, yarı sert, esnek (genelde lâstik veya plâstik)
tampon.
TEPME YAYI (Recoil Spring): Geri tepme etkisiyle çalışan silâhların ana mekanizma yayı.
TETİK (Trigger) : Parmakla çekilerek doğrudan veya tetik ayağı vasıtasıyla horoz veya iğneyi düşürerek ateşleme sürecin
 
Alıntı

#2
Sn.Ali hocam,
Ellerinize sağlık, her ne kadar yardımcı olmak istemiş de olsam size bu konuda istediğim gibi yardımcı olamadım kusuruma bakmayın lütfen. Şimdi bilgisayarıma indirdim. Müsait zamanda aklımda olan bir kaç terim vardı, eğer yoksalar not eder, sizinle paylaşırım.
Saygılar,
TT
 
Alıntı

#3
Sn. Ali Kozanoğlu, şahsen benim bilgi birikimim size yardımcı olabilecek düzeyde değil ama gözüme çarpan bir hususu paylaşayım. İngilizcede 'Tactical' , 'Custom' diye tabir edilen silahlarda kullanılan ilave aksesuarlara sözlükte rastlayamadım. İnşallah sözlüğünüzü eksiksiz olarak tamamlayıp bizlerler paylaşırsınız, bizde faydalanma imkanı buluruz.
 
Alıntı

#4
Sayın Alikozanoğlu;

Sanıyorum bu çalışmaları, yaşı genç olan bizleri "gıcık" etmek için yapıyorsunuz..Hayır bu ne enerjidir, ne meraktır çözemedik..

Geçen sefer de gündeme getirmeye çalıştım..Yerli silah şirketlerinden birisi çıkıp böyle bir çalışmayı desteklemeye düşünmez mi acaba? Bilmiyorum bütçelerini hangi ülkede hangi silahı kopyalarız diye harcamayı mı tercih ederler.?

Akıllı birisi çıkıp bunu üstlense, hem saygın bir işe aracılık etmiş olur hemde kurumsal kimlik oluşturmayı hedeflemiş bir şirket izlenimi yaratarak, piyasadaki yerini sağlamlaştırır...
 
Alıntı

#5
Sayın arkadaşlar,

Aslında sözlük tanıtma yazısı uzuncaydı. Okuyanları sıkmamak için biraz budadım, fakat o arada tema eksikliği sayılabilecek bazı konuların neden eksik olduğunu kısmen açıklayan kısımları da yonttum.

1968-1992 arasında yayınlanan Türkiye Avcılar ve Atıcılar Kulübü'nün yayın organı olan ?AV? dergisinde 1969'da başlayarak yayınlanan ?Ateşli Silâhların Tarihçesi? ve ?Av Tüfekleri? gibi yazılarıma daha sonra ?Cephane? ile ilgili bazı yazılar eklemiştim. 20. Yüzyıl sona ermeden bir arkadaşımın işyerinde tanıştığım ?kitap ve okuma meraklısı? silâh sever bir zat bir zamanlar mezkûr dergide Ali Kozanoğlu tarafından yazılan bazı yazılar okuduğunu, bunları yazan kişi ben isem neden biraz elden geçirip tekrar yayınlamadığımı sordu.

Bu yazıları kısmen yenilerken yurdumuzdaki silâh literatürünün büyük çoğunluğunun yabancı dillerde, bunların çoğunluğunun da İngilizce olması, hatta dilimizde kullanılan bir çok silâh deyiminin de yine yabancı dillerde okunduğu gibi yazılarak kullanılması (hatta bazılarının, meselâ; ?ejektör? yerine ?enjektör? denilerek yanlış söylenilmeleri) sebebi ile bu bahsettiğim yazıları destekleyecek kapasitede bir sözlük hazırlamaya karar verdim. İlk etaplarda 2001 yılında yayınlanan Sn. Mehmet Emin Bora'nın hazırladığı ?Sürdürülebilir Avcılık İçin Temel Eğitim Kitabı? sonunda bulunan ufak bir sözlüğe katkılarım oldu. Bunu yavaş yavaş geliştirerek sözcük haznesini de genişletmeye çalıştım. Bu etapta gerek mezkûr kitapta gerek http://www.arpacik.net sitesinde bu sözlüğü gören bir çok av ve silâh siteleri bunu kopya ettiler.

Şimdiki haline getirirken sözlüğe elimize geçebilecek Almanca ve Fransızca dergiler filân yönünden de bir nebze faydası olsun istedim. Lisan ve kelime kapsamını genişletmeye çalışırken genelde haklarında pek bilgim olmayan modern (1960-70 sonrası) silâhlara ve mühimmata da pek bulaşmamaya çalıştım. Silâh kullanımıyla ilgili sözcük ve terimler hakkında da neredeyse hiç bilgim yok. Şayet sizler isterseniz ve tabii sizlerin katkılarıyla, kapsam tüm hafif silâhlarlı ihtiva etmek üzere büyütülebilir.

Şekilleri ve çok temel prensipleri dışında hemen hiç bilgim olmayan ağır silâhlara girmek de kapsamı çok değiştirecekti ve bu yönde de tamamen kifayetsiz kalacaktım.

Sizlerin eksikler, hatalar hakkındaki hatırlatmalarınız, öneri, eleştiri, düzetme gibi katkılarınız hep birer geliştirici faktör olacak. Ve lütfen unutmayın, hepimiz şöyle bir; ?Hah, şimdi oldu galiba? dediğimizde bu artık benim hazırladığım değil hepimizin hazırladığı bir sözlük olacak.
Şimdiden yardımlarınız ve katkılarınız için teşekkürler ederim.

Saygılarımla,

alikozanoglu


DEVAMI:

TETİK (Trigger) : Parmakla çekilerek doğrudan veya tetik ayağı vasıtasıyla horoz veya iğneyi düşürerek ateşleme sürecini başlatan
kol veya düğme.
ÇİFT HAREKETLİ / SAĞMAL TETİK (Double Action): Tabancalarda, horozun tetiğin çekilmesi ile kurulup düştüğü düzen.
TEK HAREKETLİ (Single Action): Atış için horozun elle kurulmasını gerektiren düzen.
TEK TETİK (Single Trigger): Birden fazla namluyu hep aynı sırayla ateşleyen tek tetik.
TERCİH MANDALI (Selector): Ateşleme sırasını seçen mandal/düğme. 
TERCİHLİ TEK TETİK (Single Selective Trigger): Namlu tercihli tek tetik.
TETİK AYAĞI (Sear): Silâhın ateşleme düzeni içinde, tetikle horoz veya ateşleme iğnesi irtibatını sağlayan oynar aksam.
TETİK BOYU (Length of Pull): (Ön)Tetikten dipçik taban ortasına kadar olan mesafe.
TETİK DÜŞÜRME FİŞEĞİ (Snap Cap): Boşa tetik düşürürken silâh aksamımı koruyacak şekilde yapılmış özel fişek.
TETİK KÖPRÜSÜ (Trigger Guard): Tetiğin etrafına hem mekanik hem de güvenlik yönlerinden koruyucu olarak silâha takılmış
bir çerçeve.
TETİK PLÂKASI (Trigger Plate): Tetik veya tetik düzenini kundak veya mekanizmaya bağlamaya yarayan aksam.
TETİK SÜRTÜNMESİ (Creep): Tetiğin/tetik ayağının iğne veya horoz düşene kadar kurma çentiğinde sürünerek hareketi..
THUMB SAFETY: Bkz.; EMNİYET
TIRNAK (Extractor): Kovan/Fişek çekme tırnağı.
TIRTIL (Checkering): Ateşli silâhların kabza ve el kundağında tahta üzerine, veya horoz, emniyet mandalı gibi yerlerinde metale, el
kaymaması için yapılan kare veya baklava şeklinde derin çizgiler.
TOE*: Tüfek kundağı dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Bkz.; AYAK PARMAĞI.
TOP (Cannon): Hafif silâhlardan daha büyük çaplı ve ferdi silâhtan ziyade ekip silâhı olarak kullanılan ağır ateşli silâhların genel adı.
TOP LEVER: Bkz.; KIRMA MANDALI
TOPLU TABANCA (Revolver): Fişek yatakları namlu gerisinde dönen bir silindirin çeperine açılmış silâh.
TOPUK? (Heel): Dipçik tabanının alt ucu/köşesi.  Dipçik tabanı bir ayağa benzetilirse, topuk.
TRAJECTORY: Bkz.; MERMİ YOLU.
TROMBONE ACTION: Bkz; POMPALI.
TWIST: Bkz.; HADVE.
TIRNAK (Extractor): Fişek yatağında bulunan dolu fişek veya boş kovanı geri çekmeye yarayan aksam.
TRIGGER: Bkz.; TETİK
TRIGGER GUARD: Bkz.; TETİK KÖPRÜSÜ
TUBULAR MAGAZINE: Bkz.; BORU ŞARJÖR.
TUTMAK (Hold): Tetiği çekerken nişangâhları hedefle bir hizada tutmak.
TUTUKLUK (Jam): Herhangi bir sebepten dolayı silâhın patlamaması veya mekanizmanın çalısmaması.
 
U
 
UCU DELİK MERMİ (Hollow Point): Daha çabuk genişleme sağlamak için ucu delik olan mermi çekirdeği
UZUN GAZ BASINÇLI(?) (Long Stroke Gas Operated): Barut gazı basıncının bir pistonu mekanizma çalışma boyunda  hareket
ettirerek işlev gören yarım veya tam otomatik silâh mekanizması.
UZUN GERİ TEPMELİ(?) (Long Recoil Operated): Namlu ve sürgü grubunun tepmesi boyunca beraber kilitli kaldığı ve
namlunun geri hareketi sonunda sürgüyü bırakıp yerine döndüğü yarım veya tam otomatik silâh mekanizması.
 
Ü
 
ÜST EL KUNDAĞI (Handguard): Genellikle askeri tüfeklerde kullanılan ve namlunun üstünü örten tahta, metal veya kompozit
malzemeden yapılma parça. (Isınan namlunun üstünü örtmek yanı sıra, namludan yükselen ısı dalgalarının nişan hattını bozmasını önler.
 
V
 
VARIABLE CHOKE: Bkz.; AYARLANABİLİR ŞOK
VARIABLE SCOPE: Bkz.;  NİŞANGÂH.
VELOCITY: Bkz.; HIZ.
VENTILATED RIB: Bkz.; AYAKLI ŞERİT
VERNIER*: Genellikle diopter tipi çok hassas ayarlı gez.
VERY PISTOL: Bkz; İŞARET TABANCASI.
VURUŞ NOKTASI (Point of Impact): Merminin atış neticesinde vurduğu nokta.
 
W
 
WAD: Bkz.; TAPA
WADCUTTER*: Tabanca atışlarında hedefi temiz delecek şekilde keskin ön kenarlı olarak imal edilmiş özel mermi
WHEELLOCK: Bkz.; ÇARKLI ÇAKMAK
WINDAGE: Bkz.; DİRİSA/KAYMA
WIND DEFLECTION/DRIFT: Bkz.; KAYMA/İNHİRAF.
 
X
 
X-RING: Hedefin orta siyah kısmı içinde maksimum puanlı ?10? halkasından daha küçük çaplı daire. Eşit vuruşlu ve eşit puanlı
beraberlikler için bir çözüm olarak kullanılmaktadır.
 
Y
 
YALDIZ METALİ (Gilding Metal): Mermi gömleği için kullanılan %5-10 çinko içeren bakır alaşımı. Bakıra yakın kızıl renkli bir
çeşit ?pirinç? alaşımı. Mobilya ve silâh süsü olarak kullanılacak ve sonradan altın kaplanacak aksamın, yaldızlamaya daha zengin bir renk vermek maksadıyla, döküldüğü alaşım).
YANAKLIK (Cheekpiece): Tüfek kundaklarında yanağa destekleyecek şekilde yapılmış veya eklenmiş kısım.
YAN DÖNME (Keyholing): Merminin her hangi bir sebeple yan dönerek hedefte yuvarlak yerine uzunlamasına delik açması.
YARIM ÇAKMAK (Box Lock): Kırma tüfeklerde basküle bağlı ateşleme mekanizması. Bkz.; ÇAKMAK.
YARIM OTOMATİK (Semi Automatic): Barut gazı tazyiği veya geri tepme gücüyle çalışan bir mekanik düzenle, tetiğin her bir
çekilişinde fişeği ateşleyip, boş kovanı namludan çıkartıp dışarı atan ve dolu bir fişeği tekrar ateşlenmeye hazır olarak namluya süren ateşli silâh.
YARIŞMA (Match): Müsabaka (Atıcılık)
YARIŞMA FİŞEĞİ (Match Ammunition): Av veya askeri maksatlı fişeklere nazaran daha hassas hazırlanmış özel yarışma
cephanesi.
YATAK BASINCI: Bkz; KUYRUK BASINCI.
YEMLEME: Bkz. AĞIZOTU.
YEMLEME BARUTU (Booster Charge): Bazı fişeklerde kapsül alevini destekleyerek sevk hakkının yanmasını kolaylaştıran/
hızlandıran az miktarda kolay yanıcı barut (genelde karabarut).
YİV(LER) (Grooves): Bak; YİV/SET. Yivler ve bu oluklar arasında çıkıntı şeklinde kalan orijinal namlu çapındaki setler.
YİV/SET İZLERİ (Rifling Marks): Mermi üzerinde oluşan (her biri farklı) yiv-set izleri.
YİV ÇAPI (Groove Diameter): Yivli silâh namlularında iki karşılıklı yivıin arasındaki çap (Namlu çapı +     2 Yiv derinliği). Mermi
çapı genelde yiv çapına eşit olur.
YİVLİ KURŞUN: Bkz.; TEK KURŞUN.
YİVLİ TÜFEK (Rifle): Omuza dayanıp iki elle tutularak, bir defada bir mermi atmaya yarayan yivli namlulu ateşli silâh.
YİVSİZ : Yivleri olmayan namlu veya silâh (KAVAL).
YİVSİZ AV TÜFEĞİ (Shotgun): Çok sayıda kurşun saçmayıı bir seferde atabilmek üzere yapılmış yivsiz namlulu  tüfek (Saçma
tüfeklerinden tek kurşun da atılabilir).
YİV/SET (Rifling): Mermiyi döndürerek dengelemek maksadıyla, namlunun iç yüzeyine açılmış spiral (oluklar)
YÜKSEK DİPLİ (High Base/Brass): Metal kısmı yüksek olan av kovanı. 70mm.lik dolu.
YÜKSEK GÜÇLÜ(High Power) : Takriben 2000 fps (610 m/sn) sürati olan ilk dumansız barutlu fişekler için kullanılan bir terim. 
YÜKSEK SÜRATLİ (High Velocity): 2700 fps (823 m/sn) veya daha fazla sürati olan fişekler.
 
 
Z
 
ZERO/ZEROING: Bkz.; SIFIRLAMA
ZIPLAMA (Jump) : Mermi fişek yatağından namlu ucuna varana kadar namlu ekseninin dikey ve/veya yatay yer değiştirmesi.
ZIRH DELİCİ (Armor-Piercing): Mermi gömleği içinde, kurşun dolgu önüne sert metal bir parça yerleştirilerek merminin metal
levhaları delmesini sağlamak üzere üretilmiş mermi çekirdeği. (Sadece askeri ve asayiş maksatlı kullanılan bir mermi olup, genelde üçları değişik renklerde boyanarak işaretlenmiştir.)
 
 
 
* Türkçe karşılıkları bulunamadığı için sadece İngilizce olarak bırakılan sözcükler.
?  Türkçe karşılıkları bulunmadığı için benzetilen/uydurulan sözcükler.
 
AYAK PARMAĞI? (Toe): Dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Dipçik bir ayağa benzetilirse, parmaklar. 
COMB*: Tüfek kundağında, kabzadan sonra yukarı doğru yükselip dipçiğe dönen köşe. Bkz.; İBİK. TARAK.
HEEL*: Tüfek dipçi tabanının en üst ucu/köşesi.  Bkz.; TOPUK.
İBİK? (Comb): Tüfek kundağında, kabzadan sonra yukarı doğru yükselip dipçiğe dönen köşe. Kuş gagalarından yükselen ibik
gibi kabzadan yükseldiği için olsa gerek, İngilizce?de bu ismi layık görmüşler.
SIRT:  İBİK (Comb) ile TOPUK (Heel) arasında bulunan, atış sırasında elmacık kemiğinin yaslandığı kundak üst hattı.
TOE*: Tüfek kundağı dipçik tabanının alt ucu/köşesi. Bkz.; AYAK PARMAĞI.
TOPUK? (Heel): Dipçik tabanının alt ucu/köşesi.  Dipçik tabanı bir ayağa benzetilirse, topuk.

 
Alıntı

#6
Sn. NAVIGATOR,

Bir çocuk/genç 8-10 yaşlarında poligon ziyaretlerine, 12-13 yaşlarında harçlığı yettiği kadar silâhlarla ilgili dergi ve kitapları almaya, okumaya başlarsa 67 yaşına geldiğinde kütüphanesinde sadece silâhlarla ilgili 600'e yakın kitap olursa, hemen hemen bütün bu süre boyunca silâhları eline almış, sökmüş, takmış, koklamış ara sıra da atmış olursa "müzmin hasta" veya klinik vaka" oluyor.
Tabi bütün bu süreç içinde öğrendiklerini de birilerine devretmek istiyor. Site üyeleri arasında da bildiklerini öğretmekten sakınmayan, araştırıp meraklılara sunan değerli arkadaşlar var. Onlardan da çok şeyler öğreniyorum.
Bir de bence en mühim şeylerden biri zıt fikirlerin dahi medenice tartışılabilmesi. İnsan en ummadığı durumlarda bile bir şeyler öğreniyor. Tom Sawyer’in Maceraları gibi hikâyelerde bostanlarına girip karpuzlarını kavunlarını yürüten küçük hırsızlara karşı dolma tüfeklerini kaya tuzuyla dolduran bostan sahipleri vardı. TT.Com’un son haftalarında ise gerçek fasulya fişekleriyle kuş vuranlar. Dava aklı açıp tutup hiçbir girdiyi küçümsememek olsa gerek.
Bir de bu sevdiğimiz nesnelerin ve faaliyetlerin elimizden alınmaması için güvenliğe son derece dikkat etmemiz, mesuliyetlerimizi bilmemiz lâzım “anti”lerin eline, diline cephane vermemek için.

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı

#7
Sn. turan tactical,

Yardımcı olma isteğinizi biliyorum, hatta sizin gibi hem konuyu iyi bilen hem yabancı dillere vakıf arkadaşlara güveniyorum bu sözlüğün hızla ilerlemesi için.
Çok iyi farkındayım ki iş benim aheste beste tempoma kalırsa bir değil bir kaç on yıl daha "çalışsam" ancak bir arpa boyu ilerler.
Her ne kadar bu aralar başınız kalabalık olsa da katkılarınızı intizar ediyorum.

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı

#8
Sn. syılmaz,

Aslında bahsettiğiniz tactical ve/veya custom aksesuarların çoğunu doğru dürüst tanımıyorum bile ve Türkçe karşılıklarını da bilmiyorum çoğunun. Fakat sitedeki bu konuları bilen arkadaşlar da yardımcı olurlarsa (sizin de bildiklerinizle beraber) eklenebilirler. Anlatmaya çalıştığım gibi aslında çok dar kapsamlı bir yazı serisini desteklemek için hayata geçen bir sözlük.
Z harfinden sonra bazı resim setleri koymaya çalıştım. Bu tip bir ek resim/çizim sayfası olarak da eklenebilir belki.

İlgilerinize çok teşekkür ederim. Eklenmesini istediğiniz sözcük, tabir veya aksamı bildirirseniz sevinirim.

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı

#9
Sn. arkadaşlar,

Bazı sözcük ve terimlerin karşılığını bulmakta zorlanıyorum, bazılarını ise bu sözlüğün konusu içinde olmadığı için şimdiye kadar düşünmedim.

1- "wildcat cartridge" için nasıl bir karşılık uygundur?
2- "shaped charge" bu sözlüğe dahil edilmeli mi, edilirse "çukur imlâ" mı yoksa "çukur imlâ hakkı" mı olmalı?
"propellant charge" : sevk hakkı
"demolition charge" : imlâ hakkı

Bu arada yukarılarda yapılan bir espriyle birlikte tercüme ile ilgili bir noktaya değineceğim.
"Kadın Savaşçıların Hücumu" = "The Amazon's Charge" = "Kadın Hakkı" olabilir mi? (Tercümenin tercümesi çok iyi ve doğru olmayabilir diye bir deyiş vardır çevirmenler arasında.)

Saygılar,

alikozanoglu

Halen yurdumuzda kullanılan terimlerin mevcut hali de hatalı veya eksikse onu da belirtmeliyiz sanırım. Bu şekilde belki 10-20 yıl sonra bir branş lisanı birliği oluşacaktır.

Saygılar,

alikozanoglu
 
Alıntı

#10
Sn. Kozanoğlu,sözlüğe dahil edilmesi,sizin takdiriniz. Tabirle ilgili sadece mantık yürüttüğümde,çukur imlanın bir sistem, imla hakkının bir sistem elemanı olduğunu düşünüyorum. Yani pekçok patlayıcı yemleme ve imla hakkına sahipken, imla hakkına şekil verilmesiyle tabiri caizse namlu efekti sağlanması ve parça veya basınç tesiri yerine delme tesiri elde edilmesini sağlayan uygulamaya çukur imla denmelidir. Buna karşılık,postu deldirmemeye yönelik aktif sisteme de, karşı patlangaçlı korugaç(reaktif zırh) ismi düşünülebilir Smile
Işık ve sevgiyle...
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi