Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Doğada İlkyardım
#1
Değerli forum üyeleri, aslında en önemli konu olan ilkyardımın üzerinde fazla durulmadığını gördüm. Ve elimde bulunan birkaç dökümanı paylaşma kararı aldım.(Bitene kadar konu bütünlüğü açısından yorum yapılmazsa sevinirim. Bağlantı problemlerim dolayısıyla hemen bitiremiyorum. Birde bazı fotoğraflar elimde olmadığından onlarla uğraşıyorum)


YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ DAĞCILIK KULÜBÜ
DOĞADA İLKYARDIM DERS NOTLARI
HAZIRLAYAN: BURAK YILDIZ
BÖLÜM 1:
GİRİŞ:
İlkyardım, Doğada İlkyardım, Liderlik, Hareket Akışı:
İlkyardım: Hasta yada yaralanmış kişinin bir profesyonel servise ulaştırılmadan önceki acil tedbir ve tedavi uygulamalarıdır. Zaman, ilkyardımı uzun süreli bakımdan ayıran ana etkendir. İlkyardım uygulamaları asıl tıbbi tanı ve tedavi yöntemlerinin yerine geçmez. Ancak profesyonel yardım sağlanıncaya kadar geçici destek görevi görür.
İlkyardımın temel amaçları;

i. Yaşamı korumak,
ii. Hasarın ilerlemesini önlemek,
iii. Enfeksiyonu önlemek yada en aza indirmektir.

Doğada İlkyardım:
-Gecikmeli Tahliye:
- Şehirde yaralıyı hızlıca hastaneye ulaştırma imkanımız olabilir fakat doğada hasta bakımı bizim sorumluluğumuz altında saatler hatta günler alabilir. Yaralıyı hastaneye ulaştırma süresi 1 saati geçiyorsa, uzun süreli ilkyardım bilgileri önem kazanır.
-Kısıtlı Kaynaklar:
- İnsan kaynağı; insan sayısı .
- Malzeme kaynağı; malzeme sıkıntısı(azlığı).Tedavi ve tahliye için gerekli malzemenin elde bulunanlardan uyarlanarak yapılması gerekebileceğini unutmayın.
-Çevresel Faktörler:
- Meteorolojik olaylar; kazazedenin kar, yağmur, soğuk ve sıcağa maruz kalması.
- Jeolojik faktörler;müdahale düzgün olmayan zeminlerde, engebeli patikalarda yapılmak zorunda kalınabilir veya tahliye sırasında uzun nehirler aşmak gerekebilir.
Liderlik:
-Acil bir durum ortaya çıktığında, demokrasi yada her şeyi oluruna bırakan liderlik türleri için zaman yoktur.
-Genelde liderlik vasıflarına ve ekip arasındaki tecrübesine göre seçilebilir.
-Liderlerin tıp bilgisi çok iyi olsa bile, bunu en iyi kullanma yolu yardımcılarına yapacakları işleri bildirmekle olur. Lider geride durarak, herkesi ve yapılan her şeyi görerek, hiçbir şeyin atlanmadığından emin olmalıdır.
-Acil durumda liderlik, sakin ve sistematik bir şekilde yapılmalıdır.
-Başarılı bir kurtarmanın en önemli öğesi sakin kalabilmektir. Hızlı hareket etmekle telaşlı hareket etmek aynı şeyler değildir.
Hareket Akışı:
Eğer bölge güvenli ise:
-DUR !!!: Yaptığın işi bırak; koşuyorsan dur, düşünme fırsatın olsun. Panikten sıyrılmaya vaktin olsun, nefes nefese isen dinlen. Derin bir nefes al, sakin ol, telaşlanma.
-DÜŞÜN !!!: Ne olduğunu düşün; olay yerine giderken neyin olmuş olabileceğini düşün.
-GÖZLEM !!!: Olay yerinin, kazazedenin, ekibin kafanda bir fotoğrafını çek. İnsan kaynağı, yaralı nerede, kim, hastane nerde gibi konulara açıklık getir. Etraftaki bulguları hızlı şekilde gözden geçirip (2-3 sn) olası kaza mekanizmasını belirlemeye çalış; müdahale için önemli.
-PLAN !!!: Her şeyi planla; yardım çağrısı, nasıl müdahale edileceği, nasıl tahliye edileceği vb...
-UYGULA !!!: En son aşama, önceki aşamaları çok doğru ve sıralı uygulamak gerekir. Zaman kaybı olarak düşünme ama süreyi mümkün olduğunca kısa tutmaya çalış.
 
Alıntı

#2
BÖLÜM 2:

İLK MÜDAHALE:
Bölge Güvenliği, Kişisel Güvenlik, Kaza Mekanizması ve Yaralı Sayısı, Hareket Akışı, Genel Kurallar, Kazazedeye Manevi Bakım Sağlanması:
Bölge Güvenliği:
-Bir kurtarma sırasında ikinci bir yaralı yaratmamak için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız! Yaralıya sadece sağlıklı kurtarıcılar tarafından müdahale edilebilir, başka yaralılar tarafından değil.
-Çevredeki insanlar düşünebilen, yaralıya yardım edebilecek, sedyeyi taşıyabilecek kaynaklardır. İkinci bir yaralı sorunları ikiye katlamakla kalmayıp eldeki kaynakları da azaltacaktır - yani böyle bir durumda sorun iki katından fazladır!
-Uzakta kalıp bölge güvenliğini araştırmak için harcanan çok değerli zaman genellikle kurtarmanın en önemli anlarıdır. Kendinize şu soruları sorun:
i. Kurtarmacılar yada yaralı için varolan bir tehdit; örneğin taş düşmesi, çığ veya yıldırım tehlikesi var mı?
ii. Yaralıya yaklaşmak için kullanılacak en güvenli rota hangisi?
iii. Kurtarmacı ve yaralılar için zamanla ortaya çıkabilecek soğuk hava, rüzgar, aşırı sıcak vb. sorunlar var mı?
iv. Bölgeyi daha güvenli hale getirmek için bir şey yapılabilir mi?
1. Kendi güvenliğiniz: Her şeyden önce sizin güvenliğiniz önemli. Eğer siz de yaralı pozisyonuna düşerseniz yaralıya yardım edemezsiniz. Yaralıyı kendinizi koruyarak korumalısınız!
2. Ekip arkadaşlarının güvenliği: Sizin başınıza bir şey gelirse sizi kurtaracak kişi o !
3. Yaralının güvenliği:
4. Çevredekilerin güvenliği:
Eğer bölge güvenli değilse .
Eğer bölge güvenli değilse tehlikeyi bertaraf etmeye çalışın, edemiyorsanız (çığ, kaya düşmesi.) bitinceye kadar bekleyin.
Kaza Mekanizması ve Yaralı Sayısı:
-Sorduğunuz soru (kendimize, yaralıya, çevreye ); NE OLDU?
-Yaralı şuursuzsa ve kimse yoksa kendine sor ve İPUCU TOPLA. Hastalık veya yaralanmanın boyutlarını ve nasıl oluştuğunu saptamaya çalışın. Örneğin yaralı dik bir kayanın dibinde yatıyorsa, düşme ve buna bağlı kafatası, omurilik yaralanması, kırık, iç organların zedelenmesinden şüphelenin.
-Kaza mekanizmasınca, senaryoya göre 1 taneden fazla yaralı olabilir, olaya ve toplanan ipuçlarına göre çevreye GÖZ AT!
-Bir çok yaralı varsa öncelik sırası BELİRLE!
Hareket Akışı:
-DUR !!!: Yaptığın bütün işi bırak ve derin nefes al, sakin ol!
-Bölgenin güvenliğinden emin ol! : Bölge güvenliğini sağlayabiliyorsan sağla yada geçinceye kadar bekle !
-DÜŞÜN !!!: Ne olmuş olabileceğini düşün, kazazedeye ulaşabileceğin en güvenli rotayı düşün.
-GÖZLEM !!!: Olay yerindeki kişilere, kazazedeye ne olduğunu sor veya ipucu topla. Kaza mekanizmasını öğren veya bulmaya çalış. Çevreye göz at ,kazazede sayısını ve öncelik sırasını belirle.

-PLANLA !!!: Her şeyi planla ; yardım çağrısı, nasıl müdahale edileceği, nasıl tahliye edileceği vb.
-UYGULA !!!:
Genel Kurallar:
-Her hastalık veya yaralanma kendi özel problemini sergiler. İlk yardımı öğrenmeye başlamadan önce aşağıdaki uygulamaları çok iyi bilmelisiniz:
- Hastalığın veya yaralanmanın genişliğini, ciddiyetini tanımlayana kadar kazazedeyi baş ve vücut aynı seviyede olacak şekilde sırtüstü yatırın.
- Doğada bulduğunuz her kazazedenin (bilinci yerinde dahi olsa) kafatası veya omurilik yaralanması varmış gibi müdahale edip, hareket ettirmemeye çalışın. Tahliye esnasında kazazedeyi gerekli ölçüde sabitleyip taşıyın.
- Eldiven giyin veya başka bir bariyer kullanın, hayat öpücüğü verirken varsa maske ve ağızlık kullanın, yoksa ince bir tülbent kullanın. Müdahaleden sonra ellerinizi dezenfekte edin, eldiven giymiş dahi olsanız.
Kazazedeye Manevi Bakım Sağlanması:
-Hasta veya yaralanmış bir kişi bir duygu karmaşası içerisine girecektir. Bu karmaşaya, hastalığın yada yaralanmanın sonuçlarından kaynaklanan, tahliyenin süresini ve bakımın kalitesinin de içinde bulunduğu korku, kontrolünü kaybetme ve özgürlük hissi, kendisine saygısını kaybetme ve hatta utanma hissi dahildir.
-Kazazedeye bu tip değişken duygularıyla baş etmesini sağlamak için öncelikle soğuk kanlılığınızı koruyun, sorularına hızlı ve net cevaplar verin (lafı gevelemeyin) ve kazazedeye hassasiyetle ve saygıyla müdahale edin.
-Kazazedeye saygıyla davranmanız demek ortalama bir sosyal durumda nasılsanız o şekilde davranmanız demektir.
-Kendinizi tanıtın, kazazedeye kendi ismi ile hitap edin ve müdahale için iznini alın. Böylelikle hem kazazedeye olan saygınızı göstermiş olursunuz hem de onu da kendi bakımına dahil etmiş olursunuz.
-Kazazedeyi inceleyip müdahale ederken ne yaptığınızı açıklayın ve bu işlemler sırasında belki canının yanabileceği konusunda uyarın. Tahliye kararlarına kazazedeyi de dahil edin.
-Kazazedeyle kazayı tartışmak iyi bir karardır. Kaza hakkında konuşmak duygusal iyileşme aşamasının başlangıcıdır. Kesinlikle kazayı eleştirmeyin veya hiçbir kısmında suçlama hissi bırakmayın! Bu sadece kazazedenin kaygılarını ve heyecanını arttıracaktır.
-Hevesinizin yatışacağını ve enerjinizin yavaş yavaş azalacağını önceden tahmin edip ona göre davranın, çünkü zamanla yorgunluk çökmeye başlayınca hala hastaya bakım uygulanması ve tahliye edilmesi gerektiğini fark edeceksiniz. Bu tip duygular kurtarmanın gerçekleridir. Fakat bunlar hastaya ilginin azaldığı işaretlerini verecek şekilde yansıtılmamalıdır.
 
Alıntı

#3
[Resim: 1.gif]

SODP Bilgileri ve Gözlemleme !
(1. ve 2. Değerlendirmeleri tekrar et, gelişen problemlere hazırlıklı ol, SODP'yi tekrarla!)



Bölge Güvenliği

Birincil Değerlendirme

Birincil Değerlendirme:
Bilinç Kontrolü, ABC Kontrolü, Değerlendirme ve Müdahale:

-Birincil değerlendirmede amacınız hayati tehlike yaratan unsurları belirlemek ve müdahale etmektir. Ani ölüm:

i. havayolunun kapalı olmasından (airway),

ii. yetersiz solunumdan veya (breathing),

iii. yeterli kan dolaşımının olmamasından (çünkü kalp durmuş yada yaralının kanı olmaması gereken bir yerde, vücudun dışında yada vücut boşluğunda olabilir ) (circulation)

iv. boyun omurlarının zedelenmesi sonucu oluşan felç veya (disability)

v. çevresel etkenlere, örneğin aşırı soğuğa maruz kalmak yoluyla olabilir (environment)

-Yaralıya yaklaşırken onun sizi görebileceği yerden yaklaşın.

-Sorunu bulduğun noktada DÜZELT, bir sonrakine geç.

-Her aşamada BAK, DİNLE, HİSSET kurallarını uygula.

Yaralının yanına güvenli bir şekilde ulaştıktan sonra aşağıdaki kontrolleri yapın:

1. Bilinç Kontrolü:

- Yaralıya dokunarak (omzunu hafif sallayarak) ve ani hareketini önlemek için kafayı alından tutup desteklerken ''İYİ MİSİN'' sorusunu sorun.

- Öncelikle tepki kontrolü önemli çünkü yaralı konuşup cevap verebiliyorsa bilinç var ve havayolu açık, nefes alıyor ve nabız var demektir.

2. Havayolu: (Airway): Havayolu Açma Teknikleri:

- Havayolu burun ve ağızdan başlayarak akciğerlerde oksijenin karbondioksit ile değiştirildiği küçük keseciklerde biter. Eğer bu yol baştan sona kadar açık değilse çalışmayacaktır. Havayolunun açık olmaması bir an önce düzeltmek istediğimiz bir şeydir.

- Solunum hava yolu kapalı olsa da bir süre daha (30 sn - 1 dak.) devam eder. Dolaşım da devam eder ama her halükarda havayolu açılmalıdır.

- Hava hareketinin kısıtlılığı, güçlükle nefes alma, nefes almak için boyun ve üst göğüs kaslarını kullanmak tıkalı havayolunun işaretleridir.

- Bilincini kaybetmiş bir kazazedede en yaygın havayolu engeli dilin arka kısmıdır. Kafayı geriye iterek çeneyi kaldırmak çoğu zaman havayolunu açabilir. Eğer omurilik yaralanmasından şüphe ediliyorsa havayolunu omuriliği tehlikeye sokmadan, kafayı destekleyerek çeneyi arkaya doğru nazikçe kaldırırız. Bakarak, dinleyerek ve hava hareketini hissederek havayolunun açıklığını kontrol edin.

[Resim: 2.gif]

- Bilinci yerinde olan bir kazazedede en yaygın tıkanma sebebi yemek parçalarıdır. Eğer kazazede konuşabiliyor veya öksürebiliyorsa hiçbir şey yapmadan izleyin ve bekleyin.

- Eğer kazazede sessizleşir ve hırıltılar çıkarmaya başlarsa Heimlich Manevrasını deneyin. Arkasına geçip yumruk yaptığınız bir elinizi, başparmak içeriye gelecek şekilde göbek deliğinin biraz üstüne yerleştirin. Diğer elinizle yumruğunuzu kavrayın. Hızlı ve güçlü bir şekilde içeri ve yukarıya doğru bastırın. Eğer tıkanan nesne dışarı çıkmadıysa, bu işlemi işe yarayana kadar devam ettirin.

[Resim: 3.jpg]

- Not: Heimlich Manevrasını, boğulduğunuzu hissettiğinizde ve yalnızsanız kendi üzerinizde de yapabilirsiniz. Hamile ve aşırı şişman kazazedelerde ellerinizi göğsün üzerinde birleştirip, yumruğunuzu göğüs kemiği üzerine bastırarak aynı hareketi gerçekleştirin.

[Resim: 4.jpg]

. Eğer kazazede havayolu açılmadan önce bilincini kaybederse onu yavaşça yere yatırın. Ağzını açın ve içini elinizle temizleyin. Bu bazen takılı kalan maddeyi çıkarmanızı sağlayabilir.

- Havayolunu kafa itme-çene kaldırma yöntemiyle açın. Eğer solunum kendiliğinden başlamazsa yardımcı solunum uygulamasına başlayın. Bunun için kazazedenin burnunu parmaklarınızla sıkarak kapatın, ağzınızı kişininkini tam örtecek şekilde yerleştirin ve içine hava üflemeye çalışın. Eğer başarılı olmazsa kazazedenin başını oynatarak tekrar deneyin. Eğer içeri hava girmezse hastanın kalçası üzerine ayaklarınızı iki yana açarak çömelin. Bir elinizin avuç içini göbek deliğinin biraz üzerine yerleştirin, diğer elinizi bunun üzerine koyun ve yukarı ve içeriye doğru kuvvetlice bastırın. Beş karın baskısı yaptıktan sonra ağzı tekrar temizleyip nefes vermeye çalışın. Bu düzeni havayolu açılana kadar devam ettirin.
- Not: Herhangi bir yardımcı solunum uygulamasında, özel maske kullanmak kurtarıcının sağlığı açısından daha güvenlidir.

[Resim: 5.jpg]

3. Solunum: (Breathing): Solunum Durması, Tedavi:

- Solunumu ''Bak, Dinle, Hisset'' formatını kullanarak değerlendirin. Göğüs kafesinin, havanın akciğerlere girip, terk etmesi ile beraber kalkıp inmesine bakın. Havanın üst havayolundan geçmesini dinleyin. Yanağınızda, hastanın burnundan hava almasını ve ağzından vermesini hissedin.

- Eğer nefes kontrolünüz hiçbir solunum hareketi olmadığını gösterirse iki defa tam ve yavaş nefes verin. Verdiğiniz nefesler içeri giriyor ve her seferinde kazazedenin göğsü inip kalkıyorsa, bu kazazedenin havayolunun yeterince açık olduğunu, fakat kullanamadığını gösterir.

- Soluduğumuz hava %21 oranında oksijen taşır. Nefes aldığımızda ciğerlerimizdeki havanın çeyrek kadarı kana karışır. Nefesle verdiğiniz havanın %16'sı oksijendir. Yaşamı desteklemek için yeterli bir orandır.

- Bu kazazedeye nefes vermeye devam etmelisiniz. İlk iki tam nefesten sonra, 10 saniye kadar ara verip nabzını kontrol edin.

- Eğer nabzını hissedebiliyorsanız her 5 saniyede bir nefes vererek hastanın akciğerlerine hava üflemeye devam edin (eğer kazazede bir çocuk ise daha sık aralıklarla 4 saniyede 1 nefes üfleyin)

- Eğer kazazedeyi bilinçsiz bir durumda bulursanız, ilk önce yavaşça sallayıp, '' İyi misin?'' diye sorarak tepkisini kontrol edin. Eğer tepki vermezse ağzını açın ve kulağınızı yaklaştırarak herhangi bir hava hareketi için bakın, dinleyin ve hissedin. Eğer kazazede nefes alıp veriyorsa ve sırt üstü yatıyorsa havayolunu açık tutmak için, başını ve boynunu destekleyerek yavaşça yana çevirin (iyileşme pozisyonu). Eğer solunum durmuşsa kazazedeye yardımcı nefes vermeye çalışın. Eğer nefesiniz içeri girmezse kafasını düzeltin ve tekrar deneyin. Eğer hala hava girmiyorsa kalçasının yanına diz çökün, 5 karın baskısı yapın, ağzını temizleyin ve tekrar nefes vermeyi deneyin.

[Resim: 6.jpg]

4. Dolaşım: (Circulation): Kan Dolaşımının Durması, Kanama Kontrolü:

- Nabız alma (Şahdamarından): İşaret ve orta parmağınızın uçlarını kullanarak şahdamarından 10 saniye boyunca nabız alın. Şahdamarı, soluk borusu ve geniş boyun kasının arasında, tam çene ekleminin altındaki hizada bulunur.

- Şah damarından nabız olup olmadığını kontrol edin. Diğer olası nabız alabileceğiniz yerler el ve ayak bilekleridir. Nabız yoksa hastanın kalbi çalışmıyor demektir.

- Kazazedenin nabzı şok, soğuk veya kalın kıyafetler nedeniyle zayıf olabilir ve bu nedenlerle nabız almak güçleşebilir. Nabzı bulmak her zaman kolay olmayabilir. O nedenle şah damarından nabız alamadıysanız el ve ayak bileklerinden de almayı deneyin.

- Eğer kazazede bilinçli veya mırıldanıyorsa nabzı olması gerekir. Eğer yoksa CPR (KAC)gerekir. Eğer nabız var ama solunum yoksa yardımcı nefes verin.

- Eğer kazazedenin kalbi nefesinizle oksijen verdiğiniz kanını vücudunda dolaştırmak için atmıyorsa, yardımcı solunum uygulamasının hiçbir faydası yoktur. Burada Kalp-Akciğer Canlandırması (KAC) [Cardiopulmonary Resuscitation (CPR)] gerekebilir. Unutmayın KAC'yi iyi öğrenebilmek için gözlenmeli ve pratik edilmelidir!

[Resim: 7.gif]
 
Alıntı

#4
Kalp-Akciğer Canlandırması (KAC) [Cardiopulmonary Resuscitation (CPR)]:

1. Yavaşça dokunup seslenerek tepkiyi kontrol edin.

2. Eğer gerekiyorsa, kazazedenin başını ve boynunu destekleyerek sırtının üzerine çevirin.

3. Havayolunu açın (kafa itme- çene kaldırma) ve solunumu kontrol edin (bak-dinle-hisset)

4. Eğer solunum yoksa, kazazedenin akciğerlerine iki yavaş nefes üfleyin ve göğsünün kalkıp inmesini gözlemleyin. Nefes aralarında akciğerlerin içindeki havanın boşalması için zaman verin.

5. Şah damarından nabız kontrolü yapın. Eğer şah damarından nabız alamazsanız el ve ayak bileklerinden almayı deneyin.

6. Nabız yoksa KAC yapmak için hazırlanın.

7. Kazazedenin set bir zeminde üzerine yattığından emin olun (kum ve çamur gibi bir ortam değil).

8. Kazazedenin göğsüne ulaşın. Üzerindeki kalın kıyafetleri sıyırın, çıkarın veya kesin, bayanlarda ise sutyeni sıyırın veya kesin.

9. Kazazedenin sol tarafında, omuzlarının yanında diz çökün.

10. Ellerinizi kazazedenin göğüs kafesinin altına, bir eliniz sağa diğer eliniz sola olmak üzere kaburgaların bittiği noktaya yerleştirin. Yavaş yavaş aşağıdan yukarıya doğru en alt kaburgayı izleyerek çıkın ve kaburganın birleştiği noktadaki kemiği bulun.

11. Tam bu noktadan yukarı doğru bir elinizi iki parmağınız yanyana gelecek şekilde yerleştirin. İkinci parmağınızın bittiği noktaya ikinci elinizi yerleştirin. Bu nokta kalp masajını uygulayacağınız yerdir.

12. Kalp masajı uygulayacağınız noktayı bulduğunuz elinizin üzerine diğer elinizi de yerleştirin ve kollarınızı dik tutarak 4-5 cm içeriye bastıracak şekilde göğüs baskısına başlayın. Göğüs baskıları tek bir doğrultu üzerinde, dik ve yeterince kuvvetli olmalıdır.

13. Göğüs kemiğine 15 kere, dakikada 80-100 baskı ritmiyle bastırın (her baskıda bir bin, iki bin, üç bin... şeklinde sayabilirsiniz).

14. 15 baskıdan sonra 2 yavaş ve tam nefes verin.

15. 4 tur 15 baskı- 2 nefes ritminden sonra(yaklaşık 1 dak.) tekrar nabzı kontrol edin. Eğer nabız alınamıyorsa, 15 baskı- 2 nefes döngüsüne devam edin.

[Resim: 8.jpg]


- Kanama: Şimdi ABC değerlendirmesi bittiğine göre kanamaya bakın. Çünkü ciddi bir kanama birkaç dakika içinde ölümcül olabilir (circulation).

i. Hayati tehlike içeren atardamar kanamalarında kan, yaralının kalp atışıyla beraber yaradan fışkırır. Aynı şekilde tehlikeli olabilecek toplardamar kanamalarında ise kan, hızlı ve sürekli bir şekilde akar.

ii. Süratli bir görsel kontrol şiddetli bir kanamanın farkına varmak için genelde yeterlidir – ama her zaman değil! Kalın kışlık giysiler giyen birisinin elbiselerinin içini kontrol edin. Her bölgede elinizde kan olup olmadığına bakın, sonrasında kanamanın nerede olduğunu karıştırabilirsiniz. Kum, kaya yada kaybedilen kanı gizleyebilecek bir zemin üzerinde bulunan kazazedenin altını da kontrol edin.

iii. Ciddi kan kaybı aynı zamanda iç kanama yoluyla da olabilir.

iv. Herhangi bir dış kanamayı durdurmak için elinizle yaranın tam üzerine bastırın. Eğer yara kol veya bacaktaysa bu uzvu yaralının kalp seviyesinden yukarı kaldırmak kan akışını daha da azaltacaktır.


5. Engellilik: (Disability):

- Önemli işlevleri olan omurilik, omur kemikleri boyunca aşağı kadar uzanır. Eğer sinirsel iletim yaralanma sonucu kesilirse, sonuç kalıcı felç yada ölüm olabilir.

- Omurilik zedelenmesinden şüphelenilen yaralıya müdahalenin ilk aşamasında yaralı sakinleştirilmeli ve ayrıntılı muayene tamamlanana kadar kafatası eller ile sabitlenmelidir.

- Omurilik zedelenmesine yol açma olasılığı yüksek yaralanmalar arasında:

i. Hastanın bilincini kaybetmesine neden olanlar,

ii. Boynun kırılmasıyla sonuçlanabilecek, ani zorlamalı duruşlar, yüksekten düşme ve dalış kazaları gibi kazalar,

iii. Hastada boyun ağrısına yol açan yaralanmalar,

iv. Boyunda, dokunulduğu zaman ağrı veren yaralanmalar,

v. Uzuvlarda his kaybına yol açan yaralanmalar (kol ve bacaklarda karıncalanma, uyuşma, hareket kaybı)

6. Çevresel Faktörler: (Environment):

- Çevresel faktörlere uzun süre maruz kalmak, hastanın vücut sıcaklığının hayatını tehlikeye atacak kadar düşmesine yol açabilir. Bu nedenle yaralı, mümkün olduğunca erken ve güvenli bir şekilde çevresel faktörlerden korunmalıdır (örneğin soğuktan korumak için yavaşça bir matın üzerine konulup üzeri örtülerek).

[Resim: 9.gif]

İkincil Değerlendirme:
Yaralı Muayenesi: İlkeler, Fiziksel Muayene, Yaşamsal Bulgular, Hasta Geçmişi, SODP Notları:

-Şimdi bir saniyeliğine durun ve olay mahalline bir göz atın. Birincil değerlendirme tamamlanmıştır, hayatı tehdit edecek tehlikeler derhal tespit edilmiştir.

-Kazazedenin ve kurtarıcının ihtiyaçlarını düşünün. Eğer kazanın olduğu yer dengesiz ise – mesela büyük bir kaya yanı, dengesiz ve potansiyel çığ parkuru olan bir yer – daha güvenli ve rahat çalışabileceğiniz bir yere taşının.

-Kazazedeyi dış ortamdan yalıtın, gerekiyorsa kıyafet takviyesi yapın, barınak oluşturun.

-Görevleri sıralayın ve dağılım yapın; sıcak içecekler için su kaynatın, kampı veya çadırı kurun, yaşamsal bulguları not edin. Yapılması gerekenleri açık bir şekilde sıralarsanız her kurtarıcının bir şeyler yapmasını sağlamış olursunuz ve yaralıya karşı liderlik ve görev zinciri atmosferini hissettirmiş olursunuz.

-İkincil değerlendirme, yaralının hayatını tehlikeye sokacak durumlar için gerekli önlemlerin alınmasından sonra, yaralının olay yerinde tam olarak muayene edilmesidir. İkincil değerlendirme üç aşamada yapılır. Bunlar fiziksel muayene(baştan ayağa muayene), yaşamsal bulgular ve hasta geçmişidir. Ancak bunlar nadiren kesin bir şekilde sıralanabilirler. Sonuçta emin olmanız gereken şey, hastanın sağlığı açısından hiçbir şeyi gözden kaçırmamış olmanızdır.

[Resim: 10.jpg]


Fiziksel Muayene: (Baştan Ayağa Muayene)

- Baştan ayağa muayene kapsamlı bir fiziksel incelemedir. Varsa hasar görmüş bölgeyi bulmak için hasta başından ayaklarına kadar muayene edilmelidir.

- Fiziksel muayeneye hastayı rahat bir konuma getirerek başlayın. Tehlike yaratabilecek durumlar dışında yaralıyı muayene tamamlanana kadar hareket ettirmeye özen gösterin. Elleriniz temiz ve kuru olmalı. Muayeneyi yapan kişinin yaralı ile aynı cinsiyetten olması daha iyi olacaktır. Değilse en azından aynı cinsiyetten bir gözlemci tüm muayene aşamalarında bulunmalıdır.

- Yaralıyı muayene ederken NE yaptığınızı ve NİÇİN yaptığınızı açıklayın. Böylece kibarlıktan öte yaralıyı kendi müdahalesine dahil etmiş olursunuz.

- Bu inceleme kafadan başlayarak sistematik olarak tüm vücudu kontrol ederek ayaklara kadar devam eder.

- Fiziksel incelemeyi karışıklık yaratmaması, sonuçların tutarlı olması ve yaralıya minimum rahatsızlığı vermek için sadece tek bir kişi yapmalıdır. Bütün bulguları her aşamada not edin.

- Muayene tekniği bakmayı, dinlemeyi, hissetmeyi ve koklamayı içerir. Yaralara, şişme ve diğer şekil bozukluklarına gerekiyorsa giysileri çıkararak bakın. Neresinin ağrıdığını ve dokunmalarınızı ağrı verip vermediğini sorun. Yavaşça ve daha fazla zarar vermeden, elinizi genişçe açıp masajımsı hareketlerle ağrılı yerleri hissedin. Eğer neyin anormal olduğundan şüphe ediyorsanız yaralı olan uzvu vücudun diğer tarafındaki simetriği ile veya sağlıklı bir insanınki ile karşılaştırın.

- Aşağıdaki bölgeleri kontrol edin:

i. Baş; kulaklarda ve burunda sıvı olup olmadığını, ağızda havayolunu tıkayacak yaralanma olup olmadığı kontrol edin. Alından çeneye kadar yüzdeki simetriyi kontrol edin. Elmacık kemiklerinin durumu genelde yüz simetrisi için yeterli bulguları verir. Kafatasındaki hassasiyet ve şekil bozukluklarını hissedin. Parmaklarınızı kafatasında gezdirerek kanamayı veya kesikleri tarayın. Gözlerde yaralanma olup olmadığını, gözbebeği anormalliklerini ve görüş bozukluklarını kontrol edin.

ii. Boyun; yemek ve soluk borusu boynun tam ortasında olmalı. Kafatasından itibaren omuzlara kadar omurlarda ağrı, hassasiyet, kasılma yada şekil bozukluğu olup olmadığını kontrol edin.

iii. Omuzlar; omuzlarda ve köprücük kemiklerinde deformasyon, hassasiyet ve acı olup olmadığını kontrol edin

iv. Kollar; kollardaki simetriyi kontrol edin, her iki bilekteki nabzı kontrol edin, ikisi de aynı olmalı. Hastaya parmaklarını oynatmasını söyleyin. Avuç içini gıdıklayarak ve çimdikleyerek hissiyatı kontrol edin. Parmağınızı avuç içine sokarak sıkmasını isteyin. Eğer herhangi bir yaralanma görünmüyorsa yaralının kollarını hareket menzili boyunca hareket ettirmesini isteyin.

v. Göğüs; bütün göğüs kafesini deformasyon ve hassasiyet için kontrol edin; yukarıdan ve yanlardan bastırın. Bastırırken hastaya derin nefes almasını söyleyin. Göğüsün inip kalkması esnasında simetrisini inceleyin. Göğüs kafesinde eşit olmayan hareketler, anormal solunum sesleri olup olmadığını kontrol edin.

vi. Karın; hafifçe bastırarak ağrı, kasılma veya anormal çıkıntı ve sertlikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer hassasiyet varsa bulunduğu çeyreği tespit edin, morarma, renk atması, göçme gibi belirtileri kontrol edin.

vii. Kalça; leğen kemiklerinin üzerine ve yanlarına bastırarak deformasyon, dengesizlik veya baskı esnasında ağrı oluşup oluşmadığını kontrol edin.

viii. Sırt; belin altından elinizi sokarak omuriliği ve olası yaralanmaları kontrol edin. Her bir omuru hissetmeye çalışın; piyano çalar gibi parmaklarınızı boyundan kuyruk sokumuna kadar kaydırarak hareket ettirin. Eğer omurilik yaralanmasından şüphe ediyorsanız, daha ayrıntılı muayene için hastayı dikkatli bir şekilde yana çevirin. Eğer bulduğunuzda hasta yan tarafının üzerindeyse, sırt üstü çevirmeden önce sırtını kontrol edin.

ix. Genital bölge; eğer gerekli görülürse kontrol edilmelidir.

x. Bacaklar ve ayaklar; simetriyi kontrol edin. Her iki ayak bileğindeki nabzı kontrol edin, aynı olmalılar. Hastanın ayaklarına dokunarak motor fonksiyonlardaki hissiyatı kontrol edin. Elinizle destekleyerek hastaya ayaklarını itmesini ve çekmesini söyleyin.


2. Yaşamsal Bulgular:

- Yaşamsal bulgular, vücudun normal işleyişi için gerekli fizyolojik çalışmanın ölçümleridir. Size neyin yanlış olduğunu söylemek yerine hastanın durumu hakkında bilgi verirler.

- Yaşamsal bulgular solunumun, dolaşımın, kalp fonksiyonlarının, kan hacminin ve vücut sıcaklığının(ateş) objektif göstergeleridir. Yaşamsal bulguların kontrolü birincil değerlendirmedeki ABC kontrolünün adımlarıyla benzeşir.

- Havayolu ve solunum hakkındaki bilgiler derinin rengi, solunumun ritmi ve derinliği, bilinç düzeyi ile kontrol edilebilir. Dolaşım ise nabız, deri rengi, derinin sıcaklığı, kapiler dolum süresi ve bilinç düzeyi ile değerlendirilebilir.

- Zaman içinde yaşamsal bulgularda gözlenen değişimler hastanın durumunu değiştiğinin göstergesidir. Bu bulguları bir an önce ve devamlı olarak kontrol ederek, periyodik olarak kaydedin; 15 dakikada bir uygun bir süredir.

- Ve başka bir kağıtta, yaşamsal bulgular ile ilgili verileri düşey eksende, zamanı da yatay eksende yerleştirip kabaca bir grafik çizebilirsiniz ve yaşamsal bulgular ile ilgili değişiklikleri daha iyi takip edebilirsiniz

[Resim: 11.jpg]


i. Bilinç Düzeyi:

-En önemli göstergedir çünkü beyin fonksiyonlarının göstergesi ve beynin dış dünyayla nasıl iletişim kurduğunun kontrolüdür.

-Bilinç düzeyi dolaşım ve solunum sistemlerinin beyine oksijen taşıyabilme durumundan etkilenir. Kafa yaralanmalarında, kan şekerinin düşmesi gibi metabolik düzensizliklerde dolaşım ve solunum sistemleri etkilenebilir.

-Bilinç düzeyini kontrol etmek için BSAT çizelgesini kullanın.

(B) Hasta Bilinçli mi? Size kim olduğunu, ne zaman, nerede, ne olduğunu söyleyebiliyor mu?
(S) Hasta sadece Sözlü uyarılara mı tepki veriyor? Sizin sesinizle beraber yüzünü ekşitiyor yada bir yana çeviriyor mu? Yaralı tamamı ile uyanık değildir ancak sözlü uyarılarda gözlerini açabilir, hareket edebilir ve uyanabilir.
(A) Hasta sadece çimdiklenme gibi Ağrılı uyarıya mı tepki veriyor? Yaralı uyanık değildir, sözlü uyarılara cevap vermez fakat ağrılı uyarılara hareket ederek, kıpırdanarak, gözlerini açarak veya mırıldanarak tepki verir.
(T) Hasta tamamen Tepkisiz mi? Sözlü ve ağrılı uyarılara tepki vermeyen yaralı bilinçsizdir.

ii. Göz Bebekleri:

-Göz bebekleri beyin fonksiyonlarının ipuçlarıdır. Kafa yaralanmalarını, darbeleri, beyine az oksijen gittiğini belirtebilirler.

-Gözbebeklerini, değişen büyüklüklerine, eşitliğine ve ışığa tepkilerine göre değerlendirin.

-Her iki gözbebeği de yuvarlak ve aynı büyüklükte olmalılar.

-Işığa maruz bırakıldığında simetrik olarak kısılmalı, ışık azaltıldığında simetrik olarak büyümelidirler.

-Işık kaynağının olmadığı ortamlarda hastanın gözlerini 15 saniyeliğine elinizle kapatın, sonra hızlı bir şekilde açın. İkisi de eşit olarak kısılmalı. Eğer tam olarak saptayamazsanız aynı ışık ortamında hastanın tepkilerini sağlıklı olan biriyle karşılaştırın.

-Beyin hücrelerine az oksijen giden hastanın gözbebekleri eşit büyüklükte fakat yavaş tepki verecektir.

-Bir tarafta geniş, tepkisiz, küçük diğer tarafta tepki veren gözbebekleri varsa büyük olanın tarafında hasar veya hastalık var demektir.

-Çok küçük eşit büyüklükte gözbebekleri ilaç zehirlenmesine işaret olabilir.

[Resim: 12.jpg]
 
Alıntı

#5
iii. Nabız (Kalp Ritmi):

-Nabız belli bir zaman dilimindeki kalp atışını belirtir. Yetişkinler için bu sayı 60-90 olup bir atletinki 50’ye kadar düşebilir. Şok, egzersiz, yükseklik, hastalık ve duygusal stres ya da ateş nabzı yükseltebilir.
-Nabız el bileğinin iç kısmının baş parmağa yakın bölgesinden, şah damarından, kasıktan veya ayak bileğinden ölçülebilir.

-İşaret ve orta parmağınızın(yüzük parmağını da kullanabilirsiniz) ucunu atardamara yerleştirin. Dakikadaki kalp atımını sayın. Zaman kazanmak için 15 saniye sayıp 4 ile çarpın.

-Nabza ek olarak nabız ritmini ve şiddetini de not edin. Normal ritim düzenlidir. Düzensiz ritimler kalp hastalıkları ile ilişkilendirilebilir ve genellikle hızlıdırlar. Nabzın şiddeti parmak uçlarınızda hissettiğiniz baskının miktarıdır. Zayıf veya kuvvetli olabilir. Normal nabız şiddeti kuvvetlidir.

-Standart nabız ölçme, nabzın sayısını, ritmini ve şiddetini içerir. Örnek vermek gerekirse: ’’Nabız 110, düzensiz ve zayıf’’ veya ‘’Nabız 60, düzenli ve kuvvetli’’.

[Resim: 13.jpg]

iv. Solunum Ritmi:

-Solunum ritmi de nabız ritmi gibi ölçülür; göğüs kafesinin 15 saniye boyunca şişme(kalkma) sayısını sayın ve 4 ile çarpın, ya da 30 saniye sayıp 2 ile çarpın. Normalde akciğerler dakikada 12-18 defa, rahat ve düzenli bir ritimde çalışır.

-Hastanın nefes alışındaki derinlik veya nefes alma çabası havaya ihtiyacını ve göğüs kafesinde yaralanma olup olmadığını ölçmenizi sağlar. Sağlıklı bir bireyde solunum çaba gerektirmez ve bilinçsiz gerçekleşir.

-Göğüs kafesi yaralanması olan hasta sığ, hızlı ve acıyla beraber gelen bir solunum sergiler.

-Düzensiz nefes alma beyindeki bozukluğun belirtisidir. Sesli solunum nefes yolundaki bir tıkanmaya işaret eder. Gerekiyorsa havayolunu temizleyin.

-Nefesi koklayın. Asetonvari veya aroma gibi kokan nefes bir diabet komaya işaret olabilir. Pis kokulu(dışkı gibi) kokan nefes bağırsak tıkanıklığına işaret olabilir.

-Solunumun sayısını, ritmini, eforunu, derinliğini, sesini ve varsa kokusunu not edin. Örnek olarak’’ Solunum dakikada 13, düzensiz, derin ve güçlükle yapılıyor. Ağızda herhangi bir koku yok.’’

v. Deri:

-Derideki belirtiler solunum ve kardiovesküler sistemler hakkında bilgi verebilirler. Bu belirtiler deri rengi, sıcaklığı ve nemliliği kapsar.

o Pembelik: Açık tenli insanlarda normal deri rengi pembedir. Esmer veya koyu tenli insanlarda deri rengi tırnak köklerine, avuç içlerine, ayak tabanlarına veya dudaklarına bakılarak değerlendirilir.

o Kırmızılık: Vücutta ani bir kan hücumunun belirtisidir. Genelde sıcak çarpması, karbon monoksit zehirlenmesi, ateş veya alerjik tepkilerinden kaynaklanabilir.

o Solgunluk: Soluk deri kanın deriden çekildiğine işarettir. Solgunluk korku, şok, baygınlık veya soğukluk esnasında oluşur.

o Morarma: Mavi cilt derideki dolaşımın azaldığı veya kandaki oksijen oranın düştüğü zaman meydana gelir. Oksijence zengin kan daha parlaktır.

o Sarılık: Sarı cilt ve sarı beyaz gözler genelde karaciğer veya safra kesesi hastalıklarının işaretidir. Bu durum kandaki safra pigmentlerinin fazlalığından kaynaklanır.

o Sıcaklık ve Nemlilik: Hızlıca derinin sıcaklığını ve nemliliğini çeşitli noktalardan (alın, eller ve gövde) kontrol edin.

-Sağlıklı insanda deri ılık ve genel olarak kurudur. Vücut ateş gibi fazla ısıdan veya dış ortamdaki ısı artışından kurtulmak için çaba sarf ederken deri sıcaklığı yükselir.

-Sıcak ve kuru cilt ateş veya sıcak çarpması işaretidir.

-Sıcak, terli cilt vücudun fazla ısıdan kurtulma çabası sırasında görülür ve gene ateş veya sıcak hastalığı belirtisi olabilir.

-Deri sıcaklığı vücudun ısıyı tutma çabası sırasında derideki kan akışını azaltmasında görülür. Mesela soğuğa maruz kalındığında.

-Soğuk, nemli deri aşırı stres ve şok belirtisidir.

-Derinin durumu hakkındaki notlar derinin rengini, sıcaklığını ve nemliliğini içermelidir. Örnek vermek gerekirse: ‘’Kazazedenin cildi soluk, soğuk ve nemli.’’

vi. Vücut Sıcaklığı(Ateş):

-Vücut sıcaklığının ölçümü yaralı değerlendirmede önemli bir kriterdir, fakat genellikle doğa koşullarında ender olarak not edilen bir yaşamsal bulgudur.

-Vücut sıcaklığı bize saklı bir enfeksiyonu veya anormal yüksek yada düşük ateşin varlığını belli edebilir.

-Ateş oral veya rektal olarak ölçülebilir. Koltuk altından yapılan ölçümler en az güvenilir olanlarıdır. Rektal sıcaklık ölçümleri kurtarıcılara vücut sıcaklığı hakkında en güvenilir işaretleri verir. Rektal ölçümler hipotermiden şüphelenilen durumlarında bazen gereklidir. Ancak çoğu zaman yaralının utanmasından ve soğuğa maruz bırakmasından dolayı ender olarak kullanılabilen bir ölçüm şeklidir.

-Ateşi ölçmeden önce termometreyi cıva seviyesini derece çizgilerinin altına düşürmek için sallayın. Bu doğru ölçüm için şarttır. Termometreyi yaralının dilinin altına yerleştirin ve 3 dakika boyunca kalmasını sağlayın. Yaralının bu zaman zarfında konuşmaması veya bir şeyler içmemsi gerekir. Ateş ölçümlerinin notu tutulmasına örnek vermek gerekirse; ‘’ 37 oC oral’’ veya ‘’36 oC rektal’’.

vii. Kan Basıncı:

-Sağlıklı insanlarda 120/80 olmalıdır. Tam bir kıstas değildir, ölçümünde stetoskop gerekir. Fakat çeşitli yerlerden nabız alınarak tahmin yürütülebilir.

-Bilekten nabız alınırsa kalp yeterince kuvvetli ve her yere kan pompalıya biliyor demektir, tahmini 80 denilebilir.

-Bilekten yok koltuk altından alınıyorsa 70, sadece şah damarından alınıyor ise 60 denilebilir. Kan hayati organlarda toplanıyor demektir.

viii. Kapiler Dolum Süresi:

-Kapiler dolum süresi kardiovesküler sistemin deriyi kanla doldurma kapasitesini ölçer. Dolaşımı kontrol etmek için bir araçtır.

-Bunu kontrol etmek için hastanın alnına baskı yapın yada parmak uçlarını renk atana kadar basın.

-Sağlıklı bir insanda kan geri 2 saniye içinde dönecek ve rengi atmış beyaz deri pembeleşecektir.

-Kapiler dolum süresinde gecikme bize kalbin ve kan damarlarının oksijence zengin kanın deriye taşıyamadığını gösterir.

3. Hasta Geçmişi:

• Soru sorma yöntemiyle, nesnel bulgulardan daha çok bilgi edinilebilir. Hasta geçmişi ile ilgili bilgiler çoğu zaman içinde bulunduğunuz acil durumla alakalı bir altyapı sağlar.

• Hasta geçmişi oluşturma fiziksel muayene ve yaşamsal bulguların kontrol edilmesi aşaması ile birlikte yürüyen bir süreçtir. Hastanın doğru cevap verebilecek durumda olması önemlidir. Bazen görgü tanıkları önemli bilgi kaynaklarıdır. Sakin bir şekilde ve ön cevapsız sorular sorun.

• Bu bilgileri olay yerine geldiğiniz andan itibaren edinmeye başlıyorsunuz.

• BAGİYO Soruları:
Belirti ve Bulgular: Mide bulantısı, baş dönmesi gibi göremeyeceğiniz şeyleri sorun
Alerjiler: Bilinen herhangi bir alerjisi var mı?
Geçmiş Öykü: Daha önce böyle bir şey başına geldi mi?
İlaçlar: Düzenli olarak kullandığı ilaç var mı?
Yemek: En son ne zaman yemek yedin veya bir şey içtin?
Olay: Kaza yada hastalığına ne yol açtı, ne oldu?

SODP Notları:
Acil bir durumda aklınızın durduğunu hissedebilirsiniz. SODP kısaltması size biran önce her şeyi yazarak not etmenizi hatırlatacaktır.
Subjektif Bilgi: Kim, ne, nerede, ne zaman?
Objektif Bilgi: Yaşamsal bulgular, hasta muayenesi sonuçları, hasta öyküsünün sonuçları
Değerlendirme: Sizce sorun nerede?
Plan: Bundan sonra ne yapacaksınız?
Uzun Süreli Hasta Bakımı:

-Doğada ilkyardım müdahalesi saatlerce veya yalıtım sağlanmış bir yerde günlerce sürebilir. Doğaçlama bir şekilde ateller, barınaklar veya sedyeler yapmanız gerekebilir. İlkyardıma ek olarak hastanın fiziksel ve manevi ihtiyaçlarını gidermek için temel hemşire bakımını da üstlenmeniz gerekir.

-Hastayı sıcak, temiz ve konforlu tuttun. Çamurlu ve ıslak kıyafetlerini çıkartın, temiz ve kuru olanları ile değiştirin. Sedyeye sabitlenmiş bir kişinin yalıtımını sağlamak için kıyafetlerden başka uyku tulumu gibi şeylere de ihtiyacınız olur. Sıcak su şişeleri, ateş veya diğer grup üyeleri gerektiğinde ısı kaynağı olarak kullanılabilirler.

-Normal olmayan bilinç düzeyindeki hastaların, karın veya kafa yaralanması olan yaralıların yemesi ve içmesi uygun değildir. Eğer yaralının 6 saat içinde herhangi bir operasyon geçirme olasılığı varsa yemek veya sıvı vermeyin.

-Eğer hasta bir şeyler içebiliyorsa su veya Tang gibi meyve suları verin. Sıcak çikolata, kahve, çay veya yüksek oranlarda şeker ve kafein konsantrasyonu olan içeceklerden uzak durun. Fazla şeker vücudun su tutmasını engeller ve fazla kafein de sıvı kaybını arttırır. Birkaç günlük zaman dilimi sonunda, sıvı alımı katı yiyecek alımında daha önemli bir rol oynayacaktır. Dehidrasyon herhangi bir tıbbi durumu daha da karmaşık bir hale sokabilir.

-Hastanın tuvaletini mümkün olduğunca rahat yapmasını sağlayın. Bu temel vücut fonksiyonları, utanma ve geçici konforsuzluğun yanı sıra, hastanın kendini rahatlamış hissetmesini sağlar. Kurtarmacının, hastanın bu ihtiyaçlarını karşılama konusundaki hassasiyeti ve desteği önemlidir.

-Erkek hastalar için su şişesi çiş kabı olarak genellikle işe yarar. Bayan hastalar için ise tavadan uyarlanmış bir sürgü veya kıyafetlerden yapılmış bir çocuk bezi kullanılabilir.

ÖZET : YARALI DEĞERLENDİRME SİSTEMİ
Kurtarıcının güvenliği birinci sırada!!!
Birincil Değerlendirme: Hayati tehlikeleri hızlı bir biçimde değerlendirin:
tepkisizlik, havayolu, solunum, dolaşım ve kanama. Omurilik yaralanması varlığını gözlemleyin. Şok müdahalesine başlayın.
Bölge güvenliğini değerlendirin
Yaralının tepkisini değerlendirin
Yaralıyı sallayarak veya bağırarak uyandırmayı deneyin
Havayolunu(Airway) değerlendirin
Havayolunu açın
Bak, Dinle, Hisset
Solunumu(Breathing) değerlendirin
Göğüs kafesindeki hareketliliğe Bakın
Hava hareketini Dinleyin
Yanağınızdaki hava hareketini Hissedin
Dolaşımı(Circulation) değerlendirin
Boyundan nabız alın
Kanama olup olmadığını değerlendirin
Ciddi kanama/lar olup olmadığına bakın
Yaralının kıyafetleri altından gizli kanama/lar olup olmadığını Hissedin
Omurilik Tedbirlerini Yerine Getirin; Felç Oluşmasını Önleyin(Disability)
Yaralıyı hareket ettirmekten kaçının
Havayolunu açmak için çene-itme yöntemini uygulayın.
Şok Tedavisine Başlayın; Çevreden Koruyun(Enviroment)
Yaralıyı soğuktan ve ıslaklıktan koruyun
Havayolunu açık tutun
Ayaklarını kaldırın(eğer kafa yaralanmasından şüphe etmiyorsanız)
İkincil Değerlendirme: Hayati tehlike yaratabilecek problemlere müdahale edildikten sonra bu aşamaya geçin.
Fiziksel Değerlendirme: Baştan Ayağa Değerlendirme:
Bak- yaralara, kanamaya, anormal hareket ve şekillere, deformasyonlara, dışkıya ve kusmuğa
Dinle- karındaki ve havayolundaki sesleri
Hisset- yaraları, rijitliği, sertliği, yumuşaklığı, hassasiyeti, deformasyonları
Kokla- alışılmadık kokuları
Aşağıdaki durumlar için alarmda olun;
Kafa- havayolu, kulak ve burundaki akıntı veya kan, çökme ve şekil bozukluğu, gözbebeği anormallikleri
Boyun- havayolu, omurilik
Omuzlar- deformasyon,
Kollar- deformasyon, nabız, hareket ve hissiyat
Göğüs- deformasyon, acılı ve zorlu solunum
Karın- hassasiyet, rijitlik, göçme, morarma
Kalça- acı, dayanıksızlık
Sırt- acı, olası omurilik yaralanması
Bacaklar ve Ayaklar- deformasyon, nabız, hareket ve ayakta hissiyat
Yaşamsal Bulgular:
Bilinç Düzeyi: BSAT çizelgesi ile değerlendirin
Gözbebekleri: Işığa tepkilerini, simetrisini ve büyüklüklerini değerlendirin
Nabız: Sayısını, ritmini ve gücünü değerlendirin
Solunum: Sayısını, ritmini, gücünü değerlendirin
Deri İşaretleri: Rengini, sıcaklığını ve nemliliğini değerlendirin
Sıcaklık: Termometre ile ağızdan ölçün
Kan Basıncı: El ve ayak bileklerinden ve boyundan nabız alarak değerlendirin ve not edin
Kapiler Dolum Süresi: Parmak ve tırnaklardan dolaşımı değerlendirin
Hasta Geçmişi:
BAGİYO soruları ile değerlendirin:
Belirti ve Bulgular
Alerjiler
Geçmiş Öykü
İlaçlar
Yemek
Olay

SODP Notlarını her aşamada doldurun ve hiç birini atlamadığınızdan emin olun!
 
Alıntı

#6
BÖLÜM 3
KANAMA VE ŞOK:
Kardiovesküler Sistemin(Dolaşım Sistemi) Anatomisi ve Fizyolojisi, Kanama, Şok(Hipoperfüzyon):
Kardiovesküler Sistemin(Dolaşım Sistemi) Anatomisi ve Fizyolojisi:

-Kardiovesküler sistem(dolaşım sistemi), esas olarak kalpte birleşen 2 farklı dolaşım sisteminden meydana gelmiştir: Büyük dolaşım ve küçük dolaşım.

-Dolaşım sistemi kalp, kan damarları ve kandan oluşur. Ana görevi dokulara belirli miktarda oksijen ve besin taşımaktır.

-Hücrelerdeki yaşam, düzenli ve sürekli olan, oksijence zengin, besleyici kan akışına bağlıdır. Dolaşımdaki herhangi bir kesinti hücrelerin iş göremez duruma gelmesini ve akabinde de ölmesine neden olur.

-Ortalama bir erkek yetişkinin vücudunda 5 ila 6 litre arası kan bulunur.

-Dolaşım sistemi aynı zamanda hücrelerden akciğerlere CO2 taşır, elektrolit koşullarını sabit tutar, hormonları kaynaklarından aktif olacakları bölgeye taşırlar ve vücudun savunma sistemlerini mobil hale getirir.

-Düzenli ve sürekli olan kan akışıyla beraber hücrelere oksijen ve besinin taşınması ve hücrelerdeki atıkların uzaklaştırılması olayına perfüzyon denir.

[Resim: 14.jpg]


-Kalp, kanın borular(atardamar, toplardamar, kılcal damarlar) içerisinde ilerlemesini sağlayan iki taraflı bir pompadır. Sağ taraf toplardamarlardan gelen kanın toplandığı ve akciğerlere CO2 ile O2 değişimi yapılması için pompalandığı yerdir. Sol taraf oksijence zengin kanın akciğerlerden gelip bütün vücuda dağıtıldığı yerdir.

-Kan kalbi atardamarlar sayesinde terk eder. Bu atardamarlar daha ufak atardamarlara(arteriole) ayrılırlar ve sonunda çok geniş ve mikroskobik damarlardan oluşan(kılcal damarlar) bir damar ağını oluşturur.
Kanama:
Vücudun Kanamaya Karşı Tepkisi, Kanama Durdurma Yöntemleri, İç Kanama:
Vücudun Kanamaya Karşı Tepkisi:

-Kan damarları hasar gördüğünde vücut gayri ihtiyari kan kaybını durdurmak ve iyileşmeye başlamak için bir takım önlemler alır.

-Damarların çeperlerini daraltarak kan akışını yavaşlatmaya çalışır. Trombozitler damarın çeperlerindeki yırtığa yapışarak pıhtı oluşturmaya başlarlar.

-Birçok kılcal damar ve ufak toplardamarlardaki kanama, oluşan pıhtı ile sizin çabanız olmaksızın durur.

-Her ne kadar çoğu ciddi atardamar kanamasında, damar kanamayı durduracak kadar daralabilirken, atardamardan kan fışkırması veya ciddi toplardamar kanamalarında, kanamayı durdurmak için dışarından müdahale etmek gerekebilir.

Kanama Durdurma Yöntemleri:

-Ana damarlardaki herhangi bir yırtık nedeniyle ani ölüm gelişebilir. Kanamayı durdurmak için 5 yöntem vardır. En etkili yöntem direk baskı ve kaldırmadır. Beraber uygulandıklarında birçok kanamayı durdururlar. Bunlara ek olarak baskılı sargı, baskı noktaları ve turnike vardır.

1. Direk Baskı:

. Kanamayı durdurmak için en iyi yöntem yaranın olduğu bölgeye direk baskı yapmaktır. Varsa steril gazlı bez ile direk yaranın üzerine baskı uygulayın. Eğer steril bir malzeme bulamazsanız mevcut kıyafetlerden en temizini kullanın.

. Eldiven giydiğinizden emin olun. 5 dakika boyunca baskı uygulayın sonra yavaşça elinizi kaldırın. Eğer kanama devam ederse 15 dakika boyunca baskı yapın. Birçok kan kaybı 10 ila 20 dakika içerisinde oldukça yavaşlar veya durur.

. Eğer yaranın üzerine baskı yaptığınız malzeme tamamı ile kan emmişse ve sızdırıyorsa ikinci bir malzeme ile destekleyin, değiştirmeyin.

. Ellerinizle kapatamayacağınız kadar büyük yaralar baskı öncesinde emici bir malzeme ile sarılmayı gerektirebilir.

2. Kaldırma:

. Mümkün olduğunca en kısa zamanda yaralanmanın olduğu uzvu kalp seviyesinden yukarı kaldırın. Bu yöntem kan akışını yavaşlatacak ve pıhtılaşmayı destekleyecektir.

. Kaldırma yarayı daha da kötüleştirmeyecek durumlarda yapılmalıdır. Örnek olarak ciddi kırılar veya çıkıklarla beraber oluşan yaralanmalar verilebilir.

. Direk baskı ve kaldırma iyi uygulanırsa neredeyse tüm kanamaları durdurabilir. Küçük yaralardaki kanamaların kendiliğinden durmalarına izin verebilirsiniz ki, bu yöntem aslında yarayı biraz temizler.

. Aslında kurtarmacının kanamayı durdurmak için baskı noktalarını ve turnike kullanma gereksinimi pek görülmez.

3. Baskılı Sargı:

. Eğer kanama 20 dakikadan uzun sürerse ve/veya başka bir şey yapabilmek için ellerinizi kullanmanız gerekirse yaraya baskılı sargı yapmalısınız.

. Bu sargı yaranın üzerine devamlı olarak direk baskı uygular. Yaranın üzerine yerleştirilecek sarılmış bir gazlı bez, elastik bandaj veya uzvun etrafında güvenli bir şekilde bağlanmış ve yaranın üzerinde düğümlenmiş, temiz bir kıyafet parçası gibi hacimli malzeme kullanın.

. Baskılı sargı yaralı uzvun altındaki bölgelere giden kan akışını kesecek kadar sıkı olmamalıdır. Yaralı uzvun altından alınacak nabız ve hissiyat kontrolü yaparak kan akışının normal seviyede kalmasını sağlayabilirsiniz.

4. Baskı Noktaları:

. Baskı noktaları atardamarların deriye yakın geçtiği ve kemiklerin üzerinde yer aldığı noktalardır. Bu noktalardaki atardamarlardan birine uygulanacak baskı o damara giden kanı azaltır veya durdurur. Böylece o bölgedeki kanamayı azaltır.

. Baskı noktaları direk baskı yöntemi yerine kullanılmamalıdır, sadece bu yönteme ek ve destek olarak kullanılmalıdır.

. Hızlı ve kolayca uygulanabilecek 2 adet baskı noktası vardır. Bunlar:kolda ve kasıktadır. Koldaki atardamarı üst kolun içinde ve koltuk altı ile dirsek arasında yer alır. Baş parmağınızı hastanın kolunun dışında ve diğer 4 parmağınızı da atardamarın üzerinde tutarak üst kol kemiğine baskı uygulayın. Kasıktaki atardamar leğen kemiğinin altıyla kasık arasından geçer. Leğen kemiğiyle bacak arasındaki bölgeye baskı uygulayarak bacaktaki kan akışını azaltabilirsiniz.

. Bu noktalardaki baskılar tek başına çok nadiren etkili olurlar ve genellikle diğer tekniklerle birleştirilerek uygulanır. Pratik değildir çünkü hasta veya yaralı hareket eder ve baskı sürekli olmazsa faydası olmaz.

[Resim: 15.gif]


5. Turnike:

. Turnikeyi kanamayı durduracak hiç bir şey yapamadığınızda en son çare olarak uygulayın. Turnike tamamı ile uygulandığı bölgedeki kan akışını durdurur ve birkaç saatten daha uzun uygulanırsa ciddi doku ölümlerine sebebiyet verir.
Turnikenin Uygulanışı:

1. Turnikenin gerekli olduğunu belirlediğinizde yaraya mümkün olduğunca yakın uygulamaya çalışın; kalp ile yara arasında. Bir bez parçası veya tişörtü(10-15 cm genişliğinde) 6-8 kat kalınlıkta olacak şekilde kullanın. Kesinlikle tel, ip veya deriyi kesecek herhangi bir şey kullanmayın.

2. Bandajı iyi otaracak şekilde yaranın biraz üstüne bir kat adi düğüm ile bağlayın.
3. Ufak bir sopa veya benzeri objeyi düğümün üstüne koyun ve bir düğüm daha atın.

4. Sopayı kanama durana kadar döndürüp bandajı sıkın. Bandajın uçlarını sıkılığın çözülmemesi için bağlayın.

5. Yaralının alnına tükenmez kalem veya benzeri bir kalemle '' TURNİKE'' diye ve uygulandığı zamanı yazın. Turnikeyi uygulayınca kesinlikle uygulamayı kesmeyin! Turnike yaralı acile ulaşana kadar yerinde kalmalı.

[Resim: 16.jpg]

NOT: Bazı yaralar doğrudan baskı ile kontrol edilmemelidir. Yaralının boynundaki yaraya uygulanacak baskı hava akışını kesebilir, bu durumda açık yarayı dikkatlice kapatarak kanamayı durdurun. Kafa yaralanmasında uygulanacak baskı kırık kemik uçlarını beynin içine itebilir, bu durumda yarayı şişkince bir bandajla kapatıp hafif baskı uygulayın.
İç Kanama:

-İç kanama göğüs kafesi veya karın boşluğu gibi geniş bölgelerde olursa hayati tehlike oluşturabilir. Leğen kemiği veya uyluk kemiği kırıklarında da hayati tehlike söz konusudur.

-Hayati tehlike, yaralının kanamasının olduğunu fark etmenizden önce veya tek bir damla kan akmadan oluşabilir. Hastayı, iç kanama ihtimalini göz önünde bulundurarak dikkatli bir şekilde değerlendirin.

-Karın üstüne düşme gibi bir kaza mekanizmasına sahip durumda, meydana gelebilecek şokun belirti ve bulguları başka belirgin bir neden yoksa iç kanamayla bağdaştırılabilir.

-Kanca zengin organın üzerindeki morarmalara dikkat edin. Korunma çabasına dikkat edin; hastanın fiziksel olarak bir yerini koruma gereksinimini değerlendirin. Yukarıdaki örnek de karın.

-İç kanamanın sonraki belirtileri karında gittikçe artan sertliktir. Bunun nedeni karın kaslarının yaralı bölgeyi korumak için kasılmasıdır. Ayrıca kanın karın boşluğuna dolmasıdır.

-Ne yazık ki doğa koşullarında kurtarmacının yapabilecekleri mevcut yaralanmaları sabitlemek, şok tedavisi uygulamak ve hızlı tahliye ile sınırlıdır. Organı rahat ettirin. Karın için belki soğuk kompres konabilir, bacaklar kıvrılır.

Şok(Hipoperfüzyon):
Anatomi & Fizyoloji, Şoka Neden Olan Durumlar, Değerlendirme, Müdahale:
Anatomi ve Fizyoloji:

-Şok, hücre atıkları ve karbondioksit ile oksijen ve besin transferinin az olması yani oksijence ve besince zengin kanın vücuda eşit dağılmaması olarak da tanımlanabilir.

-Yeterli perfüzyon belirli bir minumum kan basıncı gerektirir, bu yaklaşık 90 mmHg'dir.

-Dolaşım sisteminin 3 ana bileşenleri -kalp, kan ve kan damarları- yeterli kan basıncı sağlamak için bir uyum içerisinde çalışmalıdırlar

[Resim: 17.gif]


Kalp:

o Kalp, sistemde düzenli bir kan akışı sağlamak için yeterince hızlı ve kuvvetli bir ritimde kasılmalıdır.

o Kalbi, bir kabinin tabanındaki su pompası olarak düşünebilirsiniz. Eğer pompa duş almanız için gerekli olan su basıncını sağlayamazsa, o zaman su pompasının dakikadaki pompalama sayısının hızını arttırırsınız.

o Benzer biçimde kan basıncının azalması durumunda kalp daha hızlı atmaya başlar.


Kan:

o Sistemde kan damarlarını doldurabilecek kadar kan bulunmalıdır.

o Gene kabin ve duş örneğini model aldığımızda, sistemdeki borularda yeterli su olmadığında, herhangi bir hızlı pompalama suyun kabine kadar olan tüm yolda yükselmesine yeterli olmaz.

o Benzer biçimde, eğer vücuttaki kan miktarında azalma olursa, kalp yeterli basıncı oluşturabilecek kadar çalışamaz. Bu sorunun tek çözümü sistemdeki kan miktarını arttırmaktır. Vücut bunu kendi başına yapabilir ancak bunun için zamana ve hammaddeye ihtiyacı vardır: su ve besin.

Kan Damarları:

o Oldukça esnek olan atardamar ve toplardamarlar kan için bir konteyner vazifesi görürler. Ve sistemin optimum seviyede çalışması için uygun ve belli bir büyüklükte olmaları gerekmektedir.

o Kişi, kabinde yeterli su basıncı oluşturabilmek için boruların çaplarını daraltmak gerektiğini tespit eder. Belli bir hacimde ve belirli bir pompalama kapasitesi altında, aynı su daha dar borulardan geçerse sistemin sonundaki basınç artar.

o İnsan vücudu da kendi borularını oldukça verimli biçimde daraltıp, genişletebilir.

Şoka Neden olan Durumlar:

-Bütün şoklar kardiovesküler sistemdeki bir veya birden fazla ana elemanın görevini yerine getiremediği zaman ortaya çıkar.

-Kan kaybı, dehidrasyon, kalp krizi, omurilik yaralanması ve ciddi alerjik tepkiler gibi çok çeşitli yaralanma veya hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilir.

1. Kan Hacminin Azalması: Hipovolemik Şok:

. Sıvı kaybı şokun ana nedenidir. Sıvı kaybının birinci nedenleri kanama, enfeksiyon, ciddi yanıklar ve metabolik düzensizliktir.

. Ciddi kanamalar kan hacminde azalmaya neden olur; kan damarları yeterince dolu değildir ve kan basıncı düşer.

. Şok ishal sonucu aşırı sıvı kaybı sonucunda da oluşabilir.

. Ortalama bir yetişkin 6 lt. kana sahiptir. Bunun %10 kaybı(0,5 lt.) kan basıncını etkilemeye yeter. % 25 kaybı(1,5 lt.) ileri şoka sokabilir. %30 kaybı ise(2 lt.) ciddi bir şok demektir.

2. Azalmış Kalp Verimi: Kardiojenik Şok:

. Kalp kasları bir kriz sonucunda o kadar zarar görmüş olabilirler ki yeterince verim sağlayamazlar yani pompalama bozukluğu yaşanır.

. Kalp krizi sonucu oluşan şoka kardiojenik şok denir.

3. Kan Damarlarındaki Daralma/Genişleme Gecikmeleri: Vasojenik Şok:

. Omurilikteki yaralanmalar damarların çapını kontrol eden sinirlerin zarar görmesine neden olur ve bunların genişlemesine izin verir.

. Kan damarlarının çapındaki değişiklikler küçük damarlardaki yaygın bir gecikme enfeksiyonu çok önemli bir şok nedeni olmayabilir.

. Geniş bölgelerden sorumlu olan damarlardaki kan basıncının düşmesi ve perfüzyonun azalması kalbin ekstra pompalama çabalarına rağmen şoka sebebiyet verebilir.

. Bayılma kısa süreli kan damarlarında gecikmeye neden olabilir. Bu da kalbe dönen kanın azalması, kan basıncını düşmesi sonucu oluşur.

Değerlendirme:

-Sebebi ne olursa olsun şok bir insanı öldürebilir. Doğada şok tedavisi oldukça sınırlıdır. Erken tanı ve önlem en kritik faktördür. İlk başta, aksi ispatlanana kadar her yaralının şokta olduğunu varsayın. Kısa zamanda durumu gelişme göstermeyen - yaşamsal bulguları kontrol edin - yaralının süratle tahliye edilmesi gerekir.

-Şoktaki bir hasta zayıf hissedilen, düzensiz, hızlı ve tehlikeli bir nabza sahip olabilir. Artarak ilerleyen bir nabız, devam eden kan kaybına veya artan şoku gösteren kötü bir işarettir.

-Deri soluk, soğuk ve nemlidir(yapış yapış). Hasta sığ, hızlı solunum gösterebilir ve yorgun, endişeli, sinirli ve susamış olabilir.

-Bilinç düzeyi değişken olabilir. Eğer şok oksijence zengin kanın beyine dağılımını engellerse bilinç düzeyi bozulabilir.
-Bu belirti ve bulgular uygun ''savaş veya kaçış'' tepkileridir - yani vücudumuzun tehlikeye karşı tepkisi, olan adrenalin salgılanması nabzı arttırır, derinin soluklaşmasına, terlemeye, mide bulantısına ve yorgunluğa yol açar. Kan sindirim alanlarından uzaklaşmış ve kaslarda ve esas organların etrafında yoğunlaşmıştır.

-Sebebi ne olursa olsun şok hastaları bazı ortak belirti ve bulgular gösterirler:

o Telaş, endişe hissi, huzursuzluk

o Mide bulantısı, kusma

o Titreme

o Terleme

o Soluk, soğuk deri

o Nabız artar, hızlı ama zayıf nabız

o Solunum artar, yüzeysel ve sığ

o Kan basıncı ilk aşamada hiç değişmez ama geç belirti olarak düşer

o Susuzluk hissi, susama

Müdahale:

-Şok, birçok yaralanmalar, ciddi hastalıklar, büyük kanamalar, dehidrasyon veya büyük kırıklarla birlikte gelse de biz her yaralıya ilk andan itibaren şok tedavisi uygulayacağız.

-Eğer kaza mekanizması ciddi değilse, belirti ve bulgular istikrarlı veya daha kötüye gitmiyorsa, hasta çok büyük olasılıkla stres reaksiyonu gösteriyor demektir.

-Eğer kaza mekanizması ciddiyse ve belirti ve bulgular kötüleşiyorsa, değerlendirmemiz şoku da kapsar.

-Doğadaki şok müdahalelerinde bandajlama, atelleme, fiziksel ve manevi destek gibi esas müdahalelerimizi vücut sıcaklığını koruma, ayaklarını yükseltme ve sıvı değerlendirmesi ile desteklememiz gerekir.

-Havayolunu açık tutun. Eğer bir sebep bulunursa, kanama gibi, buna müdahale edin. Hastayı sakinleştirin.
-Her zaman için şokun oluşabileceğini düşünerek belirti ve bulguları baş göstermeden müdahaleye başlayın.

-Müdahale havayolu, solunum ve dolaşım üçgeninin kontrolü, düzgün çalışmasını sağlama ve bunlara ek olarak kanama kontrolü, kırık veya çıkıkların sabitlenmesi ve diğer yaralanmaların kontrolünü içermelidir. Bu yüzden müdahale ikinci bir ara üçgene doğru kayar: sıcaklığın korunması, ayakların yükseltilmesi, sıvılar.

Vücut Sıcaklığını Koruyun:

-Hastayı aşırı soğuk ve sıcaktan koruyun. Amacınız vücut sıcaklığını normal limitlerinde tutmak olmalıdır. Hastayı yatırmaya engel olacak bir durum yoksa yere yatırın ve ısı kaybına engel olun; altına bir şey koyarak soğuk yerden koruyun, üzerine bir şey örterek rüzgardan ve hava koşullarından koruyun. Islak kıyafetleri çıkartarak kuru olanları ile değiştirin.

Ayakları Kaldırın:

-Eğer kafa yaralanmasından şüphe etmiyorsanız, kalça veya bacaklardaki yaralanmalar engel olmuyorsa hastanın ayaklarını 25-30 cm kaldırın yada eğimli arazide ayakları başından biraz yukarıda olacak şekilde yatırın. Böylece kanın göğüs ve kafaya geri dönmesini hızlandırırsınız.

Sıvıları Değerlendirin:

-Her ne kadar sıvı takviyesi ve sıvı kaybının geri konulması gerekli olsa da cerrahi müdahale ihtimalini göz önünde bulundurarak hemen sıvı takviyesi yapmayın. Eğer müdahale 6 saat içerisinde cerrahi müdahale olacaksa sıvı vermeyin. Tahliye uzun sürecekse son 6-7 saat hastanın yemesini, içmesini kesin.

-Cerrahi müdahale ihtimali gözükmüyorsa, yaralı değişken bilinç durumuna sahip değilse, karın yaralanması yoksa ve tahliye 6 saatten uzun sürecekse sıvı verebilirsiniz.

-Zorla bir şey yedirip içirmeyin çünkü kendisi içiyorsa havayolu yada solunumda problem yok demektir. Küçük yudumlar halinde soğuk su verilmesi uzun tahliye süresince dehidrasyonu önlemeye yardımcı olabilir. Tatlı veya tuzlu olmamalı. Sıvı verilmesinin temel amacı dehidrasyonu engellemek ;hastanın midesinin bulanmasına veya kusmasına neden olmak değildir.

[Resim: 18.jpg]

NOT:
1. Her zaman hasta yere yatırılıp ayakları kaldırılmaz! Eğer beyin kanaması ve yaralanması varsa, solunum güçlüğü çekiyorsa ve parçalı kırıklar varsa ayakta müdahale edilir.

2. Şokta ½ saat : Ölüm x 2

ÖZET: ŞOK
Kalp, kan damarları ve kandan oluşan dolaşım sisteminin esas görevi hücrelere oksijen sağlamaktır.
Şok ise bu sistemdeki oksijence zengin kanın dokulara geçişinde oluşan hatadır.
Şok Neden Olan Durumlar
Kan Hacminin Azalması Azalmış Kalp Verimi
Kanama Kalp krizi
Ciddi enfeksiyon Kalp yaralanması
Yanıklar
Ciddi dehidrasyon
Kan Damarlarında Daralma/Genişleme Gecikmeleri
Ciddi enfeksiyon
Omurilik yaralanması
Bayılma
Şokun Belirtisi ve Bulguları
Hızlı ve/veya zayıf nabız
Hızlı ve/veya sığ solunumlar
Büyümüş gözbebekleri
Soluk, soğuk, terli cilt
Tedirginlik/yorgunluk
Mide bulantısı
Susama
Bilinç düzeyinde değişimler
Şok Müdahalesi
ABC: Havayolunu açın ve açık tutun, gerekiyorsa yardımcı nefes verin
Kanamayı kontrol edin, kırıkları sabitleyin
Sıcaklık sağlama: yalıtın, kurutun, rüzgardan koruyun
Kanın vücudun üst kısmına gitmesi için ayakları 25-30 cm yükseltin
Sıvıları değerlendirin: derhal cerrahi gerekmiyorsa su verin
 
Alıntı

#7
BÖLÜM 4
OMURiLiK VE KAFA YARALANMALARI:
Merkezi Sinir Sistemi Anatomisi, Omurilik Yaralanmaları, Kafa Yaralanmaları:
Merkezi Sinir Sistemi Anatomisi:

- Beyin, omurilik ve sinirler bütün vücut fonksiyonlarını görüntüler ve kontrol ederler.

- Beyin temel fizyolojik fonksiyonlarını yanı sıra düşüncelerin, duyguların, duyuların, hafızanın ve hareketin oluştuğu yerdir. Beyin duyularımızın topladığı bilgileri işleyen, motor tepkileri başlatan, hatırlayan, problemleri çözen ve yorum yapan birimdir.

- Cerebrum beynimizin en büyük parçası ve yüksek kavrama fonksiyonlarının gerçekleştiği bölümdür (problem çözme, hafıza, konuşma, duyma, görme vb.).

- Cerebellum (beyincik) kafatasının altında kalır ve duruşu, koordinasyonu ve motor tepkileri düzenler.

- Omurilik soğanı beyinin en altında (tabanında) yer alır ve bilinç, nabız, kan basıncı ve solunumu sağlar.

- Merkezi sinir sistemi oksijen azlığına karşı çok duyarlıdır. Beyni birkaç dakikalığına oksijensiz bırakmak kalıcı hasarlara yol açabilir.

[Resim: 19.jpg]

Omurilik Yaralanmaları :
Anatomi & Fizyoloji, Değerlendirme, Müdahale, Vücut Döndürme ve Kaldırma Yöntemleri:

- Omurilikteki yaralanmalar hastanın ölümüne, boyundan veya belden aşağı felce neden olabilir.

- Omurilik beynin kafatası dışındaki uzantısıdır. Sinir sisteminin bir elemanı olarak omurilik, beyin ve vücudun geri kalanı arasındaki sinir iletimini sağlar.

- Omurilik, 33 adet omurdan oluşan omurga ile korunur. Omurları ve omurgayı normal hizasından çıkartamaya zorlayacak bir kuvvet omurların kırılmasına veya kaymasına neden olabilir ve bu yolla omuriliğe zarar verebilir. Fakat omuriliğe, zarar vermeden gerçekleşen omurgaya zarar verecek kırıklar veya ligament ve kas hasarları da olabilir. Kırılmış veya kaymış bir omur, omuriliğe batabilir, ezebilir veya kesebilir ve sinir iletimine hasar verir.

- Ebat olarak en küçükleri olmalarına karşın, en geniş hareket kapasitesine sahip omurlar boyun bölgesinde bulunan omurlardır ve burası omuriliğin en nazik olduğu bölgedir. Buradan itibaren omurga daha fazla yükü kaldırabilecek şekilde gittikçe kalınlaşır.

- Omurilikte zararın olduğu bölge yaralının ölüp ölmeyeceğini veya boyundan aşağıya ya da belden aşağıya felç kalıp kalmayacağını belirler.

Değerlendirme:

- Bilinçsiz bulduğunuz kazazedelerde, kafa yaralanması bulunan veya yüksek yerden düşmüş herhangi birinde, yüksek hızda yaşanan kayak düşüşü veya dalma kazazı yaşamış kazazedelerin hepsini her zaman için, aksi ispat edilene kadar omurilik yaralanmasını varmış gibi değerlendirmelisiniz ve bunu göz önünde bulundurarak müdahale etmelisiniz.

- Eğer kazazede bilinçli, oryantasyon kaybı yoksa,başka yaralanma veya uyuşma yoksa, uç organlarda(eller, ayaklar gibi) his veya güç kaybı yoksa,omurga veya sırtta herhangi bir ağrı ve hassasiyetten şikayet etmiyorsa bu kazazedede omurilik yaralanması pek olası değildir.

- Ellerde ve ayaklarda kuvveti, hissiyatı, hareket kabiliyetini ve güçsüzlük veya uyuşukluğu kontrol edin. Kazazedeye el ve ayak parmaklarını hareket ettirmesini, parmaklarınızı elleri ile sıkmasını, ayaklarını ellerinizle sabitledikten sonra topuktan sabit olmak şartı ile size doğru itmesini ve sonrasında da parmaklarından kuvvet uygulayarak kendisine doğru çekmesini isteyin.
- Eğer kazazede bilinçsiz ise avuç içlerini veya parmaklarını gıdıklayarak ve cimdikleyerek, hastanın tepki olarak kazandığı yüz ifadesini inceleyerek hissiyatı kontrol edin.

[Resim: 20.jpg]

Belirti ve Bulgular:

- Omurilik yaralanmalarındaki belirti ve bulgular, güçsüzlük, hissiyat veya hareket kabiliyeti kaybı, el ve ayaklarda uyuşukluk, omurganın üzerindeki veya etrafında yumuşak doku yaralanmaları veya hassasiyet olarak sıralanabilir.

Omurilik Yaralanmasının Kontrolü:

1. Kaza Mekanizması:

. Pozitif yaralanma mekanizmaları (belirtileri ortada); yüksekten düşme, dalma yaralanmaları, motorlu taşıt kazaları, ateşli silah yaralanmaları.

i. Yaralanma mekanizması ciddi mi?

2. Bilinç Düzeyi: Bx4 olmalı

i. Yaralı değişken bilinç düzeyi yüzünden güvenilmez bir durumda mı? (alkol, uyuşturucu vb.)

3. Yanıltıcı Yaralanma: Her halükarda paketle!

i. Fiziksel muayeneyi tamamlayıp yaralıyı yanıltabilecek başka bir yaralanma buldun mu?

4. Uzuvlarda His Kaybı:

i. Yaralının uzuvlarında duyu kaybı var mı?

5. Ağrı/ Hassasiyet:

i. Yaralı boyun ve/veya sırt ağrısından, uyuşmasından, karıncalanamadan şikayet ediyor mu?

ii. Yaralı kafası desteklenirken kafasını ve boynunu nazikçe hareket ettirdiğinizde ağrı duyuyor mu?

6. Boyunda Hareketlilik Sınırı:

i. Yaralının boynu belli bir noktada kilitlenip normal hareket sınırında hareket edemiyor mu?

ii. Yaralı hareket ettirmesine izin verildikten sonra boynunda ve/veya sırtında keskin bir ağrı duyuyor mu?

Müdahale:

- Omurilik yaralanmalarına müdahalede ilk amaç yaralıya daha fazla zarar gelmesini önlemek olmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için yaralının omurgası sabitlenmelidir.

- Omurilik yaralanması bulunan bir kazazedenin, örneğin sıcak bir çadırın içerisine sokulmak veya çığ bölgesinden uzaklaştırmak için hareket ettirilmesi gerektiğinde Vücut Kaldırma ve Taşıma yöntemiyle hareket ettirilmesi gerekir.

Omurgayı Sabitlemek:

- Herhangi bir sabitleme veya paketleme işlemine başlamadan önce bir kişi devamlı kazazedenin başında kalarak elleriyle başının ve boynunun sabit kalmasını sağlaması gerekir.

- Eğer kazazedenin boynu çok garip bir açıyla duruyorsa çok hafif bir çekme ile düzeltilir ve omurganın geri kalanıyla aynı hizaya getirilir. Eğer bu hareket ağrıya yol açıyor yada bir direnişle karşılıyorsa durun ve kazazedenin başını bulunduğu şekilde sabitleyin.

- Omurilik düzeltildikten sonraki aşama, kazazedenin boynunun sabitlenmesidir. Doğada hazır ateller (SAM Splint), fazla elbiseler veya matınızın bir parçasını yaralının boynuna göre kesip yerine bantlayarak boyunluk üretebilirsiniz.

- Boyunluklar omuriliğin tamamını sabitleyemezler. Eğer mümkünse hasta tamamen bir sedyeye sabitlenene kadar boyun elle desteklenmelidir. Sedye ulaştığında kazazede bu sedyeye, bolca destek ve bağlantı kullanılarak hareket etmeyecek şekilde sabitlenmelidir. Dizlerinin ve belinin altını, vücudun hareket etmesine neden olacak diğer boşlukları yumuşak desteklerle doldurun. Kazazedenin başı her zaman için en son bağlanmalıdır!

- Dikkatli çalışın; Kalıcı omurilik yaralanmaları genelde olay yerinde uygunsuz müdahalelerden kaynaklanır.

- Kazazedeyi en azından iki defa hareket ettirmek zorunda kalabileceğinizi varsayın. Birincisi, hipotermiyi ve şoku engellemek için vücudunun altına mat veya benzeri bir şey koymak için, ikincisi ise sedyeye yerleştirmek için.

- Kazazedenin değerlendirmesi ve sabitlenmesi yüzüstü, yan veya sırtüstü yatarken yapılabilir. Havayolu, solunum ve dolaşım problemleri olmadığı müddetçe kazazedeyi hareket ettirmek için vücut döndürme ve kaldırma yöntemlerini uygulanırken oldukça nazik davranın ve yapacağınız her hareketi yaralıya anlatın.

[Resim: 21.jpg]

Vücut Döndürme Yönteminin Uygulanışı:

[Resim: 22.jpg]

1. Kurtarmacılar pozisyon alırlar:

. Kurtarmacı #1: tüm aşamalarda kafanın sabit kalmasını sağlar ve komutları verir.

. Kurtarmacı #2: yaralının göğüs bölgesinde diz çöker ve yaralının omzu ile üst kolu arasındaki bölgeye ulaşabilir duruma gelir.

. Kurtarmacı #3: yaralının bel bölgesinde diz çöker ve yaralının sırtının alt kısmı ile kalçası arasındaki bölgeye ulaşabilir duruma gelir.

. Kurtarmacı #4: yaralının uyluk bölgesinde diz çöker ve bir eliyle yaralının kalçasının altından tutarak bacaklarını destekleyebilir ve diğer eliyle de dizinin altına ulaşabilir duruma gelir.

[Resim: 23.jpg]

2. Kurtarmacılar yaralı kendi taraflarına doğru döndürürler:

. Kurtarmacı #1: kafayı sabitler ve komutları verir:'' 3'te döndür. Hazır 1,2,3, Döndür'' ve kurtarmacılar yaralının tüm vücudunu aynı hizada tutacak şekilde yavaşça kendilerine doğru döndürürler. Kurtarmacı #1 kafayı destekler ve omurilik ile aynı hizada kalmasını sağlar. Yararlı yana döndüğü anda backboard veya mat hastanın döndürme işlemi tamamlandıktan sonra altına gelecek şekilde serilir.

[Resim: 24.jpg]

3. Kurtarmacılar yaralıyı sırt üstü döndürürler:

. Kurtarmacı #1 komutu verdiği zaman,''3'te indir. Hazır 1,2,3, İndir'' önceki işlem terse doğru kurtarmacıların vücudu bir bütün halinde aynı hizada tutmaya özen göstererek uygulamaları ile yaralı matın üstünde sırtüstü yatar pozisyona getirilir.

[Resim: 25.jpg]

Vücut Kaldırma Yönteminin Uygulanması:

- Yaralı, dört kişinin yardımı ile kaldırılabilir. Beşinci kişi de backboard, mat veya sedyeyi yaralının altına yerleştirebilir. Yaralının kafasını sabitleyen kişi komutları verir. Diğer üç kurtarmacı yaralının iki yanında, bir kişi göğüs bölgesinde, ikincisi aynı tarafta kalça bölgesinde, üçüncüsü karşı tarafta ise bel bölgesinde diz çökerek pozisyon alırlar.

- Kaldırmadan önce kurtarmacılar ellerini yaralının üzerinde çapraz biçimde koyarak ellerini göğüsün, sırtın altında, kalça ve uyluğun altında nasıl yerleştireceklerini görürler. Daha sonra yaralıyı itelemeden, ellerini yaralının altında uygun pozisyona gelene kadar mümkün olduğunca kaydırırlar.

- Komutla beraber '' 3'te kaldır. Hazır, 1,2,3, Kaldır'' kurtarmacılar yaralıyı 20-25 cm havaya kaldırırlar ve sonra matın üzerine veya sedyenin üzerine indirirler.

[Resim: 27.jpg]

[Resim: 28.jpg]

ÖZET: OMURİLİK YARALANMALARI
Omurilik beyin ile vücudun diğer kısımları arasındaki sinir bağlantısıdır. Omuriliğin hasar görmesi
felce yol açabilir.
Omurilik Yaralanmasının Belirti ve Bulguları:
Kaza mekanizması
Uç organlarda zayıflık
Uç organlarda güç kaybı veya hareket kabiliyetinde azalma
Uç organlarda his kaybı
Omurgada hassasiyet
Ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma
Omurilik Yaralanmasına Müdahale:
Omurgayı sabitleyin
Yaralının kafasını ellerinizle
Kıyafet veya battaniye sargısı
Vücut Kaldırma ve Döndürme yöntemini kullanın
Omurganın hareketini önleyin
Boyunluk
Backboard



Kafa Yaralanmaları:
Anatomi & Fizyoloji, Değerlendirme, Belirti ve Bulgular, Müdahale:

- Kafa yaralanmaları kafa derisi, kafatası ve beyin yaralanmalarını içerir.

- Büyük bir kan kaynağı kafa derisini besler ve kesildiğinde büyük kanamalara yol açar.

- Morarmış veya incinmiş kafa derisi gizli bir kafatası veya beyin yaralanmasının göstergesi olabilir.

- Kafa derisi yaralanmalarını, kemiklerin veya beyinin şekil bozukluğu sergileyip sergilemediğini kontrol etmek için dikkatlice inceleyin

- Kafa dersisindeki bir kanama yaranın köşelerine yapılan nazik bir baskıyla kontrol altına alınabilir. Olası dengesiz alanlara direk baskı yapmamaya çok özen gösterin.

- Kafatasındaki şekil bozuklukları gizli bir beyin veya omurilik yaralanması ile birleşmediği müddetçe veya kırıklar beyinle kafa derisi arasındaki damarları kesip kanamaya neden olmadıkça, tek başına hayati tehlike yaratmazlar. Birçok kafa yaralanması kafatasında şekil bozukluğu yaratmadan gerçekleşebilir.

- Kafatası kırıkları açık veya kapalı olabilir. Açık kafa yaralanmaları kafaya çok sert bir darbe geldiğini gösterdiği gibi beyni enfeksiyona maruz bırakabilir.

- Beyin yaralanması kalp atışını ve solunumu altüst ederse ölümcül olabilir. Uzun zaman diliminde ciddi bir beyin yaralanması kazazedeyi fiziksel olarak hareketsiz ve zihnen yetersiz bırakabilir.

- Beyin, direk hareket etmenin veya döndürücü kuvvetlerin neden olduğu deformasyon ve kafatasının içine çarpma sonucu zarar görebilir. Kafatası ile beyin arasında belli bir hareket de söz konusudur.

- Beyinin kafatası içine hareketi ve çarpması sonucu kafatasında sarsıntıya, zarlardaki kan damarlarında yırtılmaya veya kendisinde bir sarsıntıya yol açabilir.

Belirti ve Bulgular:

- Belirti ve bulgular kafa yaralanmasının derecesine ve oluşumuna göre değişir. Bazı göstergeler kazadan hemen sonra bazıları ise zamanla oluşur.

o Bilinç düzeyindeki değişme:
- Bilinç kaybı kısa olabilir veya saatlerce hatta günlerce sürebilir.

- Kazazede bilinçlilik ve bilinçsizlik arasında gidip gelebilir veya bilinçli fakat kafası karışmış ve tavırlarında ve kişiliğinde tutarsızlıklar sergiliyor olabilir.

- Kazazede bilinçsiz fakat uyarılara tepki veriyor olabilir, bilinçsiz fakat acıya tepki veriyor olabilir yada tamamı ile bilinçsiz ve tepkisiz olabilir.

o Baş ağrısı, görme bozukluğu, denge kaybı, mide bulantısı ve kusma, felç, nöbet:

- Bütün bu belirtiler kafa yaralanmasına işaret olabilir. Ciddi vakalarda kazazedenin bacaklarında ve kollarında anormal pozisyonlar, gerginlik ve düzensizlik olabilir veya kollarını göğsünde kavramış olabilir.

- Beyin yaralanması olan kazazedede nöbetler görülebilir.

o Saldırganlık:

- Kafa yaralanması geçiren kazazede saldırgan, gelişigüzel ve beklenmedik derecede kuvvetli bir şekilde en yakınındaki kişiye ataklar yapabilir.

- Eğer beyin oksijenden yoksun kalmışsa, yardımcı nefes veya hava sağlanması bu davranışları ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir. Hareketlerini kısıtlamak hem kazazedeyi hem de kurtarıcıları korumak açısından iyi olabilir.

o Kan veya omurilik sıvısı, kafatasındaki yumuşak doku yaralanması, belirgin kafatası çatlağı, rakun gözler:

- Kulaklardan, ağızdan, burundan kan veya omurilik sıvısı gelmesi kafatası çatlağının belirtisidir. Aynı durum için ağrı, hassasiyet, yara çevresinde veya belirgin derin kesiklerin çevresindeki şişlikler de görülür.

- Kafatası çatlaklarındaki başka belirti de gözlerin çevresinde ve kulakların arkasında morarma, kan oturmasıdır (rakun gözler) , genelde kazadan birkaç saat sonra görülür.

o Yavaş nabız, artan kan basıncı, düzensiz solunum:
- Hayati bulgulardaki değişimler ciddi bir beyin yaralanmasının işaretidir. Bunlar yavaş nabız, artan kan basıncı ve düzensiz solunumdur.

- Bunların karşıtı olan artan nabız, düşen kan basıncı ve hızlı ve düzenli solunum ise ŞOK belirtileridir.

o Gözbebeklerinin belirgin şekilde eşit büyüklükte olmaması,

o Özellikle yüz bölgesinde derinin terli ve sıcak olması,

o Gitgide artan şiddetli baş ağrısı.

Değerlendirme:

- Beyin yaralanmasının birincil değerlendirmesi zor olabilir.

- En ufak yaralanmalardan biri olan beyin sarsıntısının belirtileri ile daha ciddi olanlarla aynı olabilir.

- Eğer kazazedenin bilinci ilaç, alkol veya diğer travmatik yaralanmalardan dolayı etkilenmişse değerlendirme daha karmaşık olabilir.

- Değerlendirme havayolunun, solunumun, dolaşımın (ABC), kanamanın ve omuriliğin kontrolü ile başlar. Kafa yaralanması olan kazazede çok büyük oranda omurilik yaralanması riski altındadır.

- Boynu hareket ettirmekten kaçının. Eğer kafa veya boyun yaralanmasından şüphe ediyorsanız çene ittirme yöntemi ile havayolunu açın.

- Hayati bulguları da kapsayan fiziksel muayene sonrasında sinir sistemini değerlendirin. Bilinç düzeyini ve kazazedenin hissedebilme ve uç organlarını hareket ettirebilme kapasitesini not edin.

- Bilinç düzeyi kontrolü için BSAT çizelgesini kullanın. Kazazedeye veya kaza yerindeki kişilere bilinç kaybı için sorular sorun : Ani miydi yoksa bilinç kaybında bir gecikme var mıydı?, Kazazede uykulu, dalgın, kafası karışmış mıydı ? Kazazedenin bilinci gidip geliyor mu?

Müdahale:

- Birkaç dakikalığına da bilinçsizleşmiş, görme veya denge problemleri çeken, saldırgan tavırlar sergileyen, uyuşukluk sergileyen veya ani kafa darbesi sonucu mide bulantısı olan ve kusan yaralı derhal tahliye edilmelidir.

- ABC'yi koru:

o Zarar görmüş beynin oksijene ihtiyaca vardır. Havayolunu açık tutmak müdahalenin ilk adımıdır.

- Kusuyorsa yana çevirin:

o Kafa yaralanması olan kazazedelerin kusma eğilimleri vardır. Omuriliği ve kafatasını destekleyerek aynı doğrultuda tutmak kaydı ile kazazedeyi çevirip havayolu açıp şekilde kusmasını sağlayın.

o Havayolunu açmak için çene itme yöntemini kullanın.

[Resim: 30.jpg]

- Kafa derisi kanamasını kontrol edin:

o Açık yaraları enfeksiyona karşı bariyer olması açısından steril örtülerle kapatın.

o Kafa derisi yaralanmalarını silmek kabul edilebilirken açık kafatası yaralanmalarında direk beyinde enfeksiyon oluşmasına davetiye çıkarır. Öyleyse bulduğunuz gibi bırakın.

o Kalkmış, ayrılmış parçaları sabitleyin.

- İç kanamaları veya sızıntıları kontrol altına almaya çalışmayın:

o Kulak veya burundan gelen kan akışını veya omurilik sıvısını bloke etmeye çalışmayın. Bloke etmek kafatası iç basıncının artmasına neden olabilir.




- Kafayı yükseltin:

o Kazazedeyi yatay veya kafası yükseltilmiş şekilde tutun (belden yukarısını yerle 30 derece yapacak şekilde).

o Bacaklarını kaldırmayın, kafatası iç basıncının artmasına neden olabilir.

- Nörolojik değerlendirmeleri not edin:

o Kazazedeyi bilinç değişiklikleri için yakından izleyin. Bu gözlemleri kazazede değerlendirme formunda kayıt edin.

ÖZET: KAFA YARALANMALARI
Kafa yaralanmaları kafa derisi, kafatası ve beyin yaralanmalarını kapsar. Sarsıntı beyin fonksiyonların
geçici olarak bozulmasına ve bilinç kaybına neden olabilir.
Kafa Yaralanmasının Belirti ve Bulguları:
Bilinç seviyesindeki değişimler
Bilinçsizlik
Zihni karışmak, tutarsızlık, mantıksızlaşmak
Baş ağrısı
Görme problemleri
Denge kaybı
Mide bulantısı ve kusma
Uç organlarda his kaybı, uyuşma ve zayıflık
Nöbet
Saldırganlık
Kulaktan, ağızdan veya burundan kan veya omurilik sıvısı gelmesi
Kafa derisinde yumuşak doku yaralanması
Belirgin kafatası çatlağı
Raccoon eyes, Battle's sign
Yavaş nabız, artan kan basıncı, düzensiz solunum
Kafa Yaralanması Müdahalesi:
ABC
Omurilik yaralanması olduğunu varsayın
Eğer kusarsa yan döndürün
Kafa derisi kanamasını kontrol edin
İç kanamayı kontrol altına almaya veya bloke etmeye çalışmayın
Başı yükseltin
Nörolojik değerlendirmeleri not edin
 
Alıntı

#8
BÖLÜM 5
YUMUŞAK DOKU YARALANMALARI VE YARA BAKIMI:
Anatomi & Fizyoloji, Yara Çeşitleri, Müdahale, Yara Temizliği ve Bakımı, Yara Enfeksiyonu:
Derinin Anatomisi:

- Deri vücudun en büyük organıdır. Su geçirmez tabaka olarak sıvıları içeride, bakterileri dışarıda tutarak İç organları korur.

- Deri ısıyı dağıtarak vücut sıcaklığını ayarlamaya yardımcı olur. Ter bezleri buharlaşan teri üreterek vücudun soğumasını sağlarlar. Deri yüzeyine yakın sinirler beyine sıcaklık, soğukluk, basınç, acı ve vücut pozisyonu hakkında sinyaller gönderirler.

- Deri 3 tabakadan oluşmuştur. En iç tabaka büyük oranda yağlardan oluşan yağ tabakadır. Bu tabaka vücut için yalıtım ve enerji deposu görevini görür. Bu tabakanın altında kaslar vardır.

- İkinci tabaka dermis tabakasıdır. Bu tabaka ter bezleri, yağ bezleri, kıl kökleri, sinirler, kan damarlarını barındırır. Ter bezleri, çoğunluğu el içleri ve ayak tabanlarında olmak üzere bütün vücut yüzeyinde bulunurlar.

- Derinin en dış tabakası epidermis tabakasıdır. Bu tabaka yağ bezleri tarafından üretilen yağ ile bir arada tutulan ölü hücrelerden oluşmuştur. Bu ölü hücreler devamlı olarak atılır ve değişirler.

[Resim: 1.jpg]



Yumuşak doku yaralanmaları kapalı ve açık olmak üzere ikiye ayrılır:
Kapalı Yaralar:

- Kapalı yaralarda deri bütünlüğü bozulmaz. Kapalı yaralar çürüme ve kan toplaması/oturmasıdır.

- Bu tip yaralanmalarda epidermisin altındaki dokular ve kan damarları zarar görmüştür. Zarar gören damardan dışarı çıkan plazma nedeniyle şişkinlik ve renk atması meydana gelir. Çürümede kan dokular arasında sıkışmıştır. Kan oturmasında ise kan havuzu oluşur. Ana bir kemik kırılmasında 0,5 lt' ye kadar olabilir.

- Sızan kanın, oranına bağlı olarak, tekrar emilmesi 12 saate kadar çıkabilir hatta bazen bir doktor tarafından şırınga ile çekilmesi gerekebilir.

Kapalı Yaralara Müdahale:
Dinlendir :

- Dinlenme pıhtı oluşumu sağlayarak kanamayı azaltır. Uç organlar, yeni oluşan pıhtıların dağılmasını ve kanamanın devam etmesini engellemek için birbirlerine atellenebilirler.

Soğuk Kompres (Buz):

- Buz kan damarlarının daralmasını sağlayarak kanamayı azaltır. Buzu asla direk çıplak deri üzerine uygulamayın; bu frozbite neden olabilir. Bunun yerine soğuk kompresi deriye uygulamadan önce bir kumaşa veya havlu benzeri bir şeye sarın.

- Yaraya ilk 24 ile 48 saat boyunca her 2 ile 4 saatte bir olmak koşuluyla, 20 ile 40 dakika arasında soğuk kompres uygulayın.

Baskılı Sargı:

- Manuel olarak baskı yada baskı yaratacak bir malzeme ile yapın(bez veya tişört bağlama,vb.).

- Herhangi bir baskılı sargı kullanırken kanamayı durduracak kadar sıkı olmasına fakat kan akışını kesmemesine özen gösterin. Yaranın olduğu bölgede nabız ve hissiyatı kontrol ederek değerlendirin.

- Baskılı sargının turnikeye dönüşmemesi için sıkılığını ilk 2 saat boyunca her 20-30 dakikada bir, sonrasında ise her 2 saatte bir kontrol edin.



Kaldırma:

- Yarayı kalp seviyesinden yukarı kaldırın. Kaldırma etkilenmiş bölgeye kan akışını azaltarak kanamayı azaltacaktır. Ve toplardamarlardaki basıncı azaltacaktır.

Açık Yaralar:

- Açık yaralar sıyrıklar, kesikler, delici yaralanmalar ve başlıca travmatik yaralanmalar olan avülsiyonlar, kopmalar ve çarpma yaralarını içerir.

[Resim: 2.gif]

1. Sıyrıklar:

. Sıyrık epidermisin ve dermis tabakasının bir kısmının sürtünme sonucu ayrılması sonucu oluşur. Genelde çok az kanarlar fakat oldukça acı verirler. Merhemler sayesinde daha hızlı iyileşirler.

2. Kesikler:

. Kesikler keskin cisimlerin oluşturduğu yarıklardır. Yarık derinin bütün tabakalarına nüfuz edebilir ve köşeleri düz veya çentikli olabilir.

. Eğer deride boşluk bırakacak kadar büyük ve derin kesiklerse dikiş atmak gerekebilir. Yüzdeki, ellerdeki, eklemlerdeki kesiklerde veya kesiğin ayırdığı tendon, ligament veya kan damarlarında da dikiş atmak gerekebilir. Tendon ve ligamentlerin düzgün iyileşebilmesi için birlikte dikiş atılması gerekir. Ellerdeki veya eklemlerin üzerlerindeki kesiklere, yaranın hareket nedeniyle devamlı olarak birbirinden ayrılmasını engellemek için dikiş atılması gerekebilir.

. Kesiğe müdahalede ilk adım yarayı temizlemektir. Daha sonra yarayı kapatıp bandajlayarak kir bulaşmasını engelleyin. Kelebek bandaj uçları bir arada tutmaya yardımcı olur.

3. Delici Cisim Yaralanmaları:

. Delici cisim yaralanmalar sivri cisimler tarafından oluşur. Her ne kadar delici yaralanmanın olduğu bölgedeki deri kapalıda kalsa ve az bir kanama da olsa, cisim bir atardamarı veya organı delmiş ve iç kanamaya sebebiyet vermiş olabilir.

. Saplanmış nesne havayolu engellemesine yol açmadıkça olduğu gibi bırakın. Nesneyi çıkarmak kanamayı arttırabilir. Eğer saplı cisim havayolu engellemesi yaratıyorsa hastanın nefes alabilmesi için çıkarılması gerekir.

. Delici yaralanmaları temizlemek zor ve bazen imkansızdır. Yaranın büyüklüğüne göre povidon-iyotlu çözeltiyi şırınga ile yüksek basınçla püskürtmek temizleyebilir.

. Tetanos nadir fakat ciddi bir komplikasyondur. Her ne kadar tetanos, tarla veya çiftlik ortamlarında daha sık görülse de, doğaya çıkmadan önce aşınızın güncelliğini koruduğundan emin olun. Tetanos aşıları en azından 10 yılda bir yenilenmelidir.

[Resim: 3.gif]

4. Başlıca Travmatik Yaralanmalar:

i. Avülsiyon:

. Avülsiyon ufak bir deri parçasından neredeyse uzuv kopmasına kadar gidebilecek kadar geniş bir yelpazedeki deri kalkmalarıdır. Deri, yağ tabaka veya kaslar gibi anatomik düzlemler boyunca ayrılma eğilimindedir.

. Ufak ve orta büyüklükteki avülsiyonlara müdahalede deri kulağını temizleyin ve tekrar yaranın üzerine yerleştirin. Yaranın kurumasını sağlamak için her şerit arasında boşluk kalacak şekilde ufak bandaj şeritler veya kelebek bandajlar kullanabilirsiniz.
ii. Kopma(Ampütasyon):

. Kopma uç organın tamamı ile vücuttan ayrılmasıdır. Kanama bolca veya diğerlerine göre az olabilir. Eğer kan damarları kısmen yırtılmışsa daralamayacaktır ve kanama çok büyük olabilir. Bunun zıttı olarak kopan organın vücutta kalan büyük kısmı fazla kanamayabilir çünkü vücutta kopma sonrası kalan büyük kan damarları geri çekilerek ve daralarak tepki verirler.
. Yaralıyı tedavi ettikten kopan uzvu temiz suyla yıkayıp kuru bir steril gazlı beze sarıp plastik bir poşete koyun. Poşeti soğuk suya veya buza yerleştirin. Sakın buzun içine gömmeyin, soğuk aciline sebebiyet verebilir. Uzvun yaralı ile beraber hastaneye gittiğinden emin olun. Eğer direk baskı ve yükseltme kanamayı durdurmazsa turnike gerekebilir.

5. Çarpma Yaralanmaları:

. Çarpma yaralanmaları alttaki doku ve kemiklerde büyük zararlara yol açabilir ve geniş alanlar kesilebilir veya avülsüyona uğrayabilir. Her zaman alt kısımdaki hangi bölgelerin zarar görmüş olabileceğini değerlendirin ve her zaman ikincil değerlendirmede herhangi bir kemik kırığı veya iç organlarda hasar olup olmadığını gözlemleyin.

Açık Yaralara Müdahale:

- Kan veya vücut sıvılarına dokunmadan önce, koruyucu eldiven giymek en iyisidir. Eğer kanın gözünüze sıçrama ihtimali varsa gözlük kullanın(güneş gözlüğü, vb.)

- Yara bakımının 3 ilkesi vardır :

o Ciddi kanamaları durdur

o Enfeksiyonu önle

o İyileşmeye yardımcı ol

Yaranın Temizlenmesi:

- Yarayı temizlerken, potansiyel bakterilerin ve döküntülerin çoğunu deriye daha fazla zarar vermeden ortadan kaldırırsınız. Yaranın uygun şekilde temizlenmesi, kapatılması ve bandajlanması, neredeyse enfeksiyonun önlenmesiyle eş anlamlıdır.

- Temizlik aynı zamanda iyileşmeyi hızlandırır ve yara izi kalmasını azaltır.
- Ellerinizi Yıkayın ve Eldiven Takın:

o Ellerinizi yıkayın. Sabun ve su kullanarak yaranın kirlenmesini engelleyin. Steril lastik veya latex eldiven giyin. Mümkün olduğunca açık yaranın üzerine doğru solumak, öksürmek veya tükürük sıçratmaktan kaçının.

- Yarayı Temizleyin ve Yıkayın:

o Yüzeysel yaralarda kalıp sabun ve suyla yıkayıp akıtmak uygulanabilir. Oksijenli su, tentürdiyot, alkol kullanılmaz.

o Bunlar yerine povidon-iyot kullanılır. Bunlar %90-%10 olarak bulunsalar da direk yaraya sürülmez. Pamuk kullanmadan gazlı bez ile yaranın dibinden başlayarak uzağına doğru temizlenir.

o Temizleme için en iyi yöntem mekanik yıkamadır. Tercihen bir yıkama enjektörü ile yüksek basınçla yaraya yönlendirilen uygun bir solüsyon ile yapılır.

o Birçok yara için en iyi solüsyon saf dezenfekte sudur. Kötü şekilde kirlenmiş yaralar için 1 lt dezenfekte edilmiş suyu bir miktar(20 ml) povidon-iyot(Betadin, Baticon) ile iyice karıştırıp, 5 dakika bekledikten sonra bir temizleme solüsyonu elde edebilirsiniz. Bu solüsyonu kesinlikle göz ve ağız temizliğinde kullanmayın.

o Solüsyonu bir şırıngaya çekin, yaraya dik ve 5-10 cm uzaklıkta tutun ve enjektörü kuvvetlice aşağıya itin.

o Yarayı suyun akıp gitmesi için açık tutun. En az 0,5 lt kullanın. 1 cm' lik yaraya toplamda 250 ml karışım.

[Resim: 4.jpg]



Yaranın Kapatılması:

- Yüzdeki ve kafa derisindeki gibi açık küçük yaraları temizledikten sonra yarayı, kapatma bantları veya yara bantları ile kapatabilirsiniz. Eğer yaraya saç giriyorsa bunlar dikkatlice kesilip kısaltılabilir ama tamamen tıraşlanmamalıdır.

- Eğer elinizde tendür de benzoat karışımı var ise bunu yaranın iki tarafına bir çizgi halinde sürün. Doğrudan yaraya değdirmeyin ve 30 sn kurumasını bekleyin. Benzoatın yapışkanlığı kapatma bantlarının yerinde kalmasına yardımcı olacaktır.

- Kapatma bantlarını sadece uçlarından tutun. Önce bandın bir ucunu yaranın bir ucuna sonra diğerinin karşı tarafa yapıştırın. Karşılıklı bantları tutacak gibi kullanarak yaranın uçlarını doğal durumuna en yakın halini alana kadar çekebilirsiniz.

- Büyük yaralar, eklem yerlerindeki yaralar ve hayvan ısırıkları açık bırakılmalıdır. Bu yaraları enfeksiyonu önleyecek kadar temizlemek oldukça güçtür. Yıkadıktan sonra bu yaraları steril gazlı bez ile örtün.Ayrıcalıklı olarak kirli yaralar nemli gazlı bezle sarılıp kuru steril gazlı bezle örtülmelidir ki bir doktor bulana kadar yaranın içindekiler aksın.

[Resim: 5.jpg]


Yaranın Bandajlanması :

- Gazlı bez yarayı örten ilk tabakadır. Steril, yapışmayan, gözenekli, bakteri geçişine dirençli ve kolay kullanılır olması en iyisidir.

- Yaralar, eğer antibiyotik kremle veya vücut nemini yerinde tutacak ince, şeffaf örtülerle kapatılıp hafifçe nemli tutulursa daha hızlı iyileşir ve az yara izi bırakırlar.

- Gazlı bez yarayı tamamen örtmeli ve kenarlardan 1-2 cm veya daha fazla dışarı uzanmalıdır.

- Bandajın görevi gazlı bezi sabitlemek, korumak ve görevine daha çok yardımcı olmaktır. Sargı bezi, bant, elastik bandaj, pamuklu sargılar yada o an elinizdeki malzemelerden üretebileceğiniz herhangi bir şey olabilir. Şişme durumunda kan akışını kesebilecek yüzük veya benzeri nesneleri bandajın altında bırakmayın.

- Sargı bezi gelince yara tam noktadan sarılır. Bez ilk turda yarısı ette yarısı gazlı bezin üzerinde olacak şekilde aşağıdan yukarıya doğru sarılmaya başlanır. Her turda yarısı kapatılarak ilerlenir ve tekrar geri dönülürken yarım tur döndürülerek aşağı doğru sarılır.

- Bandaj çok bol olmamalı, çok sıkı sarılmasıyla tehlikeli durum alabilir. Bandajı sık sık kontrol edin.

- Yarayı bandajladıktan sonra yaranın aşağısında kalan bölgedeki dolaşımı, hissiyatı, ve hareket kabiliyetini kontrol edin.
Yaralı nereye dokunduğunuzu söyleyebiliyor mu? Yaralı uzvunu büküp, açabiliyor mu?
Yaranın aşağısında kalan bölge, kan akışının düzgün olduğunu gösteren pembelik ve ılıklık özelliklerini gösteriyor mu?
Bu sorulara verilecek olumsuz yanıtlar, hastanın tahliyesini gerektiren sinir, atardamar veya tendon hasarlarına işaret edebilir.

- Eğer gazlı bezin dışına kan sızdığını görürseniz veya artık gazlı bez kan ememeyecek kadar kana bulanmışsa, sakın gazlı bezi kaldırıp yenisiyle değiştirmeyin. Bunun yerine üzerine takviye gazlı bez koyun, ta ki kanama durana kadar. Gazlı bezi kaldırmak yeni oluşan kan pıhtılarının yok olmasına neden olacaktır. Kanama kontrol altına alındıktan sonra gazlı bezler her gün değiştirilmeli ve yaralı bölge enfeksiyona karşı izlenmelidir.




Yara Enfeksiyonu:

- Bütün yaralarda enfeksiyon belirtilerini kontrol edin. Bunlar:

o artan ağrı, sıcaklık, kızarıklık ve şişme,

o iltihap

o yaranın hemen kenarında derinin altında oluşan kırmızı izler ve

o sistematik ateştir.

- Eğer enfeksiyon belirtileri görürseniz yarayı tekrar açın ve iltihabın akmasına izin verin. Bu işlemi hastanın dayanabileceği sıcaklıktaki antiseptik suyla yarayı yıkayarak hızlandırabilirsiniz.

- Yarayı steril gazlı bezle örtün ve akmasına izin verecek şekilde sarın. Sarmadan önce tükenmez kalemle kızarıklığın etrafını çizin, yarayı gözlemleyin.Yayılan enfeksiyon tehlikelidir, lenf bezlerine ulaşır ve öldürür.

- Eğer mümkünse günde 2 defa yarayı temizleyin ve yeniden sarın.

- Antibiyotik gerektirir, yaralıyı tahliye edin ve doktora ulaştırın.


ÖZET: YUMUŞAK DOKU YARALANMALARI
Yumuşak Doku Yaralanmalarına Müdahale:
Kapalı Yaralar:
Dinlendirme, pıhtılaşmayı hızlandırın
Buz(Soğuk Kompres), her 2-4 saatte bir 20-40 dakika
Baskılı sargı, şişkinlik ve kanamayı azaltmak için
Kaldırma, kalp seviyesinden yukarıya
Açık Yaralar:
Kanamayı durdurun
Hasarı belirleyin
Yarayı temizleyin
Kapatma ve bandajlama
Enfeksiyon belirtilerini gözlemleme
Yara Temizliği:
Ellerinizi su ve sabunla yıkayın
Steril eldivenlerinizi giyin ve gözlüğünüzü takın
Dolaşımı, hissiyatı ve hareketliliği kontrol edin
Yarayı temizleyin ve yıkayın
Yaranın etrafını solüsyonlu gazlı bez ile temizleyin
Yaradaki büyük partikülleri temizlemek için steril cımbız kullanın
Yarayı mekanik yıkama yöntemi ile yıkayın
Antibiyotik merhemle sarın
Yarayı kapatıp bandajlayın
Enfeksiyon Belirtileri:
Kızarıklık ve şişme
İrin, sıcaklık ve acı
Yara etrafında kırmızı yayılmalar
Ateş ve üşüme
Şişmiş lenf bezleri
Enfeksiyon Kapmış Yaraya Müdahale:
Gerekiyorsa yara uçlarını ayırıp yarayı temizleyin
Ilık antiseptik suyla yıkayın
 
Alıntı

#9
BÖLÜM 6
YANIKLAR:
Yanık Çeşitleri, Değerlendirme, Müdahale:
Yanık Çeşitleri:

1. Termal Yanıklar:

. Termal yanıklar alevler, ısı patlamaları(patlamalarda olduğu gibi), sıcak sıvılar veya sıcak cisimlere temas sonucu oluşurlar.

. Etkilenmiş doku ölümlerinin derecesi ısının yoğunluğuna ve maruz kalma süresine göre değişir. 60 derecedeki bir su deriyi 5 saniyede yakabilirken, 48 derecedeki bir su 5 dakikada yakar.

2. Soluma Yanıkları:

. Soluma yanıkları sıcak havayı veya gazı ve/veya partikülleri teneffüs etmek sonucu olur. Mesela yanan bir yapı içerisinde kalma.

. Üst havayollarındaki kıllı yapılar ve soluk borusundaki mukus(balgam) tabaka hemen yok olabilir. Mukus tabaka şişebilir ve ciğerlere sıvı sızdırabilir. Kıllı yapılar hasar gördüğü için vücut balgam çıkaramaz ve üst havayolunda birikerek karbondioksit ve oksijen değişimini azaltır.

. Yanan cisimden kaynaklanan karbonmonoksit oksijenin kırmızı kan hücreleri ile bağ kurmasını engelleyerek oksijenasyonu zayıflatır.

3. Kimyasal Yanıklar:

. Kimyasal yanıklar alkalilerle, asitlerle veya aşındırıcı materyallerle temas sonucu oluşur. Doğada kimyasal yanıklarla karşılaşma olasılığı çok enderdir fakat akan bataryalar veya kazara dökülen gazlar sonucu oluşmaları muhtemeldir.

4. Elektrik Yanıkları:

. Yıldırım çarpması doğa koşullarında karşılaşılabilecek elektrik yanığıdır.

Yanık Değerlendirmesi:

- Yanık değerlendirmesinde ve sınıflandırmasında 3 ciddi kriter var. Bunlar derinlik, yüzey alanı ve bölge.



1. Yanığın Derinliği:

. Yanıklar nüfuz ettikleri derinliğe göre sınıflandırılırlar. Birinci ve ikinci derece yanıklarda ''kısmi'' derinlik söz konusu iken üçüncü derece yanıklarda ''tam derinlik'' söz konusudur.

i. Birinci Derece Yanıklar:

. Birinci derece yanıklar sadece epidermise zarar verir. Birinci derece yanıklar açık kırmızı ve acı vericidir. Baskı uygulandığında rengi beyaza döner.

. Bölge epidermisin soyulmasıyla beraber 4-5 gün içinde iyileşir.

. Bu klasmana giren, güneş yanıkları için Alloe Vera içeren kremler kullanın.

ii. İkinci Derece Yanıklar:

. İkinci derece yanıklar hem epidermise hem de dermise zarar verir ve en çok acı verici yanıktır.

. Deri kırmızı, beyazımsı, benekli, ıslak ve kabarcıklı bir yapı alır. Baskı uygulandığında rengi beyaza döner.

. Su keseleri oluşur ve bu oluşum 24 saat sürebilir.

. Yanık bölgenin iyileşmesi 5 ile 25 gün arasında zaman alabilir ve enfeksiyon kaparsa çok daha uzun sürer.

iii. Üçüncü Derece Yanıklar:

. Üçüncü derece yanıklar epidermise, dermise ve yağ tabakaya zarar verir. Yani bütün tabakalar yanar, kemiğe kadar inebilir.

. Deri kösele gibi görünür, kömürleşmiştir ve kurudur. Yanık bölge çökmüştür ve yanık kokusu mevcuttur.

. Deriye baskı uygulandığına rengi beyaza dönmez ve acı vermez çünkü kan damarları ve sinir uçları tamamı ile yok olmuştur.
. Acı veren birinci ve ikinci derece yanıklar üçüncü derece yanığın çevresini sarmış olabilir.

. Üçüncü derece yanıklar dermisi yok ederler ve eğer büyük olurlarsa iyileşmeleri için deri nakli gerekebilir.
2. Yüzey Alanı: Avuç İçi Kuralı ve Dokuzlar Kuralı:

. Yanığın boyutu Dokuzlar Kuralı ve Avuç İçi Kuralı ile belirlenir.

. Yaralının avuç içi vücudunun %1'lik kısmına denk gelir. Avuç içini bir büyüklük göstergesi olarak kullanarak, etkilenmiş bölgenin yüzdesi tayin edilir.

. Yaklaşık olarak kafa toplam vücut yüzey alanının(TVYA) %9'luk kısmını, gövdenin her bir yüzü %18'lik kısmını, kolların her biri %9'luk kısmını, bacakların her biri %18'lik kısmını ve kasıklar %1'lik kısmını oluşturur.

. Genelde TVYA' nın %15'ini geçen yanıklar yaşamsal tehlike yaratırlar. %20'den fazla ikinci derece yanık ve %10'dan fazla üçüncü derece yanık mevcutsa yaralının ölüm riski mevcuttur.

. Doğa koşullarında çok ufak dahi olsa bütün üçüncü derece yanıklar acil tahliye gerektirir.

[Resim: 6.jpg]


3. Bölge:

. Kafa bölgesi; çok tehlikelidir ve derhal tahliye gerektirir

. El ve ayaklar; çok büyük oranda tahliye edilir

. Koltukaltı; tahliye gerektirir

. Genital bölge ve kasıklar; enfeksiyon riski çok fazladır ve derhal tahliye gerektirir

. Çepeçevre yanıklar; derhal tahliye edilmelidir çünkü şişlik artınca önce dışarıya doğu deriyi zorlayacaktır sonrasında ise içeriye doğru şişerek dolaşımı engelleyeceklerdir.

Müdahale:

- Termal, soluma ve kimyasal yanıklara aslında aynı şekilde müdahale edilir. Yanığın nedeni yok edilmelidir. Eğer herhangi bir işaret varsa havayolu kontrol edilmelidir.

- Sonra yanığın kendisi soğutulmalı, değerlendirilmeli, temizlenmeli ve kapatılmalıdır.

1. Termal Yanıklar:

. Isı Kaynağından Uzaklaştır!:

- Eğer birisi ateş ile yanmaya başlarsa(alev alırsa) ''Durdur, Yatır ve Yuvarla'' işlemlerini sırasıyla yapın. Koşuyorsa durdurun çünkü koşmak ateş için oksijen kaynağı yaratacaktır. Yere yatırın ve yuvarlanmasını sağlayın veya uyku tulumuna sokarak yada ceketle alevlerin üstünü kapatın.

- Hızlıca yaralının kıyafetini ve takılarını çıkarın. Çünkü bu nesneler ısıyı saklar ve yanmanın devam etmesini sağlar.

- Polyproplyene veya yünlü kıyafetlerle kaplı bacaklara dökülmüş sıcak su ciddi yanıklara sebebiyet verebilir yada aynı şekilde ayakkabının içine dökülmesi ayakkabının ve çorapların ısıyı absorbe etmesini ve bilekte yoğunlaşmasına neden olabilir.




. Havayolunu Kontrol Et:

- Eğer hasta nefes almıyorsa suni solunuma başlayın. Nabzı kontrol edin. Eğer nabız yoksa KAC'ye başlayın.

. Yanığı Soğut:

- Kıyafetleri çıkardıktan sonra yanık bölgeye soğuk su dökün(buz soğukluğunda değil) veya soğuk, ıslak örtü uygulayın.

- Büyük oranda yanık varsa soğutma kademeli olarak yapılır. Bir seferde vücudun %10'undan fazlasını soğutmayın çünkü soğutma hipotermi riskini de artırır. Her bir uzuv için 15-20 dakika soğutma sürdürülür.

- Asla yanık bölgeye direk olarak buz koymayın, frozbite neden olabilir. Ayrıca buz kan damarlarını büzülmesini sağlayarak yanık bölgeye kan akışını ve bunun sayesinde de oksijen ve besin akışını azaltacaktır.

. Yanığın Derinliğini ve Yüzey Alanını Değerlendir:

- Genelde yanıklar birinci, ikinci ve üçüncü derece yanık kombinasyonlarından oluşur. Avuç içi kuralını uygulayarak hangi yanığın ne kadarlık yüzey alanını etkilediğini değerlendirin.

. Yanığı Temizleyin ve Kapat:

- Yanığı ılık, temiz bir suyla ve sabunla nazikçe yıkayın ve kurulayın.

- Patlamış su keselerini temizleyin ancak kesinlikle siz patlatmayın.

- Yanık alandan sızan vücut sıvılarını ve kirleri temizleyin.

- Sonrasında ince bir tabaka antibiyotik merhem sürün.

- Yanığı gazlı bez ile veya ince bir tabaka sargı bezi veya temiz, nemli bir örtü ile kapatın. Yarayı kapatmak ağrıyı dindirir ve buharlaşmayı azaltır.

- Tahliye kısa sürecekse yarayı tekrar açıp incelemeyin. Uzun sürecekse günde 2 defa bandajı çıkartın, yarayı yeniden yıkayın(eski kremi temizleyin) ve yeni bir örtü ile kapatın. Eski örtüyü çıkartmak için ılık suyla yumuşatmak gerekebilir.

- Enfeksiyon belirtilerini gözlemleyin.

- İbuprofen yanık ağrıları için muhtemelen en iyi ağrı kesicidir(güneş yanıkları dahil)

- Eğer kreminiz, sargınız yada bilginiz yoksa yarayı örtmeyin, açık bırakın. Yanık yüzeyi kuruyacak ve kabuk bağlayacaktır ve bu kabuk doğal bir koruma sağlayacaktır.

. Yükselt:

- Şişmeyi en aza indirmek için yanık bölgeyi kalp seviyesinden yukarıya kaldırın. Şişme iyileşmeyi geciktirir ve enfeksiyonu kolaylaştırır.

2. Soluma ve Kimyasal Yanıklar:

. Soluma Yanıkları:

- Soluma yanığından şüpheleniyorsanız ağızda, burunda ve boğazda is, kızarıklık ve akmayı kontrol edin. Yüz kıllarında ve geniz kıllarında hafif yanıklık var mı?

- Solunumda öksürme, hırıltı veya hızlı solunum gibi zorlanma belirtilerini kontrol edin.

- Başka bulgular arasında baş ağrısı, halsizlik, mide bulantısı, kusma, el becerileri kaybı, zihin karışıklığı ve uyuşukluk sayılabilir.

- Soluma yanığı olan yaralıda karbonmonoksit zehirlenmesinden şüphe edilmelidir. Deride kirazvari kırmızı renklilik karbonmonoksit zehirlenmesinin ileri belirtisidir ve yaralı ölmeden meydana gelmeyebilir. Çadır içinde veya kar mağarasında ocak yakmak karbonmonoksit zehirlenmesine neden olabilir.

- Soluma yanığı olan yaralı derhal tahliye edilmeli ve sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

- Solunum zorluğu belirtileri ve bulguları 24 ile 48 saatten evvel belirgin olmayabilir.




. Kimyasal Yanıklar:

- Kimyasal yanıkları en az 20 dakika boyunca suyla yıkayın. Kimyasalı yanıkla karışmasına izin vermeden uzaklaştırın.

- Kıyafetleri, takıları ve kontak lensleri çıkarın bunlar kimyasalları tutarak yanmanın devam etmesini sağlarlar.

- Hız önemlidir çünkü kimyasal vücutta ne kadar uzun kalırsa o kadar çok zarar verir. Başka spesifik çareler aramak zaman kaybın neden olur. Su ve sabun ile yanığı temizleyin.

- Kimyasal yanık olan gözü en azından 20 dakika boyunca suyla yıkayın. Yıkama sonrasında nemli bir örtü ile kapatın. 20-30 dakika sonra örtüyü kaldırın. Eğer yaralı görme bozukluğunda şikayet ediyorsa örtüyü tekrar uygulayın ve yaralıyı tahliye edin.

Yanıkların Büyüklüklerinin Değerlendirilmesi:
Ufak Yanıklar:

- TVYA' nın %15'inden az ikinci derece yanıklar

- TVYA' nın %2'sinden az üçüncü derece yanıklar ve yüz, el ve ayakları veya kasıkları kapsamayanlar

Orta Derece Yanıklar:

- TVYA' nın %15-25'ini kaplayan ikinci derece yanıklar

- TVYA' nın %10'undan az üçüncü derece yanıklar ve yüz, el ve ayakları veya kasıkları kapsamayanlar

Büyük Yanıklar:

- TVYA' nın %25'inden fazlasını kaplayan ikinci derece yanıklar

- TVYA' nın %10'undan fazlasını kaplayan üçüncü derece yanıklar

- Yüz, el ve ayaklar veya kasıklar gibi kritik bölgeleri kapsayan ikinci ve üçüncü derece yanıklar

- Soluma yanıkları

- Elektrik yanıkları

- Travma yaratan yanıklar

- Ciddi medikal problemler saklayan yanıklar

ÖZET: YANIKLAR
Yanık Çeşitleri:
Termal: alevler, ısı patlamaları, sıcak sıvılar
Soluma: sıcak hava veya gazları solumak
Kimyasal: alkaliler, asitler, aşındırıcılar
Elektrik: yıldırım
Değerlendirme:
Derinlik:
Birinci Derece: Sadece epidermise zarar verir. Birinci derece yanıklar açık kırmızı ve acı vericidir.
Baskı uygulandığında rengi beyaza döner.
İkinci Derece: Hem epidermise hem de dermise zarar verir ve en çok acı verici yanıktır. Deri kırmızı,
beyazımsı, benekli, ıslak ve kabarcıklı bir yapı alır. Baskı uygulandığında rengi beyaza döner.
Üçüncü Derece: Epidermise, dermise ve yağ tabakaya zarar verir. Yani bütün tabakalar yanar, kemiğe
kadar inebilir.Deri kösele gibi görünür, kömürleşmiştir ve kurudur. Yanık bölge çökmüştür ve yanık kokusu
mevcuttur. Deriye baskı uygulandığına rengi beyaza dönmez ve acı vermez çünkü kan damarları ve sinir
uçları tamamı ile yok olmuştur.
Yüzey Alanı: Avuç İçi Kuralı veya Dokuzlar Kuralı:
Yaklaşık olarak kafa toplam vücut yüzey alanının(TVYA) %9'luk kısmını, gövdenin her bir yüzü %18'lik
kısmını, kolların her biri %9'luk kısmını, bacakların her biri %18'lik kısmını ve kasıklar %1'lik kısmını
oluşturur.
Bölge:
Kafa bölgesi; çok tehlikelidir ve derhal tahliye gerektirir
El ve ayaklar; çok büyük oranda tahliye edilir
Koltukaltı; tahliye gerektirir
Genital bölge ve kasıklar; enfeksiyon riski çok fazladır ve derhal tahliye gerektirir
Çepeçevre yanıklar; derhal tahliye edilmelidir çünkü şişlik artınca önce dışarıya doğu deriyi zorlayacaktır
sonrasında ise içeriye doğru şişerek dolaşımı engelleyeceklerdir.
Müdahale:
Isı Kaynağından Uzaklaştır!:
Termal yanıklar için; Durdur, Yatır, Yuvarla
Kuru kimyasal yanıklar için; kimyasalı silerek uzaklaştırın
Islak kimyasal yanıklar için; 20 dakika boyunca suyla yıkayın
Kıyafetleri ve takıları çıkarın
Havayolunu Kontrol Et
Soluma yanıkları için karbonmonoksit zehirlenmesini değerlendirin
Yanığı Soğut
Yanığın Derinliğini ve Yüzey Alanını Değerlendir
Yanığı Temizleyin ve Kapat
Yükselt
 
Alıntı

#10
BÖLÜM 7
KAS-İSKELET SİSTEMİ YARALANMALARI:
Anatomi & Fizyoloji, İncinmeler,Burkulmalar, Kırıklar, Çıkıklar, Değerlendirme, Müdahale, Temel Sabitleme Teknikleri:
İskelet Sistemi:

- İskelet sistemi kemikli yapısı ile bir yapı iskelesi gibi vücuda şekil verir. Bu yapı iskelesi sayesinde dokular; hayati organlar, kan damarları, kaslar, yağ ve deri taşınır. İskelet sistemi iç organları destekleyecek ve koruyacak kadar kuvvetli, baskı sonucu esneyebilen ve harekete olanak sağlayan eklemli bir yapıdadır.

- Kemik bünyesinde cansız hücresel elemanları barındıran yaşayan bir dokudur. Cansız öğeler kemiğe sertlik veren kalsiyum barındırır. Kemikler ligamentler(eklemlerde kemiği kemiğe bağlayan bağlar) ve diğer bağlayıcı dokularla birbirlerine bağlanmıştır.

- Yetişkinlerde 206 adet kemik vardır. Bunların en büyüğü femur(uyluk), en küçüğü ise iç kulak kemikçiğidir. İskelet sisteminin hem eksenel hem de ilave bileşenleri vardır. Eksenel olanlar leğen, boyun, kaburga ve kafatası kemikleridir.

- Üst ekstremitiler kürek kemiği(scapula), köprücü kemiği, üst kol kemiği(humerus), ön koldaki iki kemik(baş parmak tarafındaki radius, serçe parmak tarafındaki de ulna'dır), bilek ve parmaklardaki 22 kemikten oluşur.

- Alt eksremitiler leğen kemiği, uyluk kemiği(femur), dizin önündeki ufak kemik(patella), alt bacaktaki iki kemik(tibia ve fibula), ayak bileği ve ayaktaki 26 kemikten oluşur.

- Kemikler birbirlerine eklemlerde bağlanırlar. Bazı eklemler sabit bazıları ise harekete izin verirler. Eklemler ligamentlerle ve diğer bağlayıcı dokularla bağlanmışlardır. Eklem yüzeyleri sürtünmeyi azaltmak için kıkırdakla kaplıdır ve eklem sıvısı kıkırdakların daha rahat hareket etmesini sağlamak
için bir çeşit yağ görevi görür.

[Resim: 7.gif]


İncinmeler:

- İncinmeler, kaslarda ve/veya kasları kemiklere bağlayan tendonlarda(kiriş) meydana gelen aşırı gerilmelerdir. Özellikle bel bölgesinde oluşanlar insanı güçten düşürebilir.

- İncinen bölüm ağrı sınırları içerisinde kullanılabilir yani ağrıdığı yerde bırakın.

Müdahale:

- Eğer bel ağrısı aniden ortaya çıkarsa ilk 48 saat içinde günde birkaç defa 20-30 dak. soğuk kompres uygulayın. Eğer ağrı yavaş yavaş artıyorsa sıcak kompres uygulamak çoğu durumda daha işe yarar.

- Yaralı yan tarafına veya dizlerinin altında yüksek bir destek ile sırt üstü yatarak dinlendirilmelidir. Yaralı Ibuprofen(Brufen) gibi non-steroid anti inflamatuar bir ilaç ile daha hızlı iyileşir. Masaj faydalıdır.

- Beli incinmiş bir yaralıyı tahliye etmeyi gerektiren durumlar arasında;

o kol veya bacaktan aşağıya inmeye başlayan ağrı yada uyuşma

o dinlenme sırasında bile azalmayan ağrı

o bir hastalık sonucu başlayan ağrı ve

o yüksek bir yerden düşme ya da ani, sarsıntılı bir duruştan sonra meydana gelen keskin ağrı bulunmaktadır.

Burkulmalar:

- Burkulmalar, eklem bölgelerinde kemikleri birbirine bağlayan bağlarda meydana gelen yaralanmalardır ve basit bir aşırı esnetmeden tam kopmaya kadar değişen türde olabilirler.

- Güçlü bir şekilde burkulmalar gerektiği gibi tedavi edilmezse sık sık tekrar edebilir. Gerektiği kadar ağrıya yol açmazlar. Ağrı hasar görmüş organı mantıklı hareket ettirmesine neden olur.

Müdahale:

- İlkyardım DSBK' dır yani dinlenme, soğuk kompres, baskılı sargı ve kaldırma. DSBK değerlendirmeden hemen sonra uygulanmalıdır.

- Yaralanan bölgeyi en az 30 dakika Dinlendirin.
- Diğer yandan da donmasına izin vermeden yaralı bölgenin sıcaklığını mümkün olduğunca düşürün- Soğuk Kompres. Ezilmiş buz en iyisidir çünkü o bölgenin şeklini alır. Buzu asla doğrudan derinin üzerine koymayın, önce bir torbanın için koyun, daha sonra bir tişörte yada çoraba sarın.

- Buz yoksa soğuk suya sokun veya hazır soğuk paketlerinden kullanın yada ıslak pamuklu örtüyle sarın ve buharlaşmanın yaralı bölgeyi serinletmesini sağlayın.

- Baskılı sargı bir elastik bandaj gerektirir. İyice oturacak şekilde sarın ancak sağlıklı kan dolaşımını kesecek kadar sıkı olmasın.

- Yaralı bölgeyi kalp seviyesinden yukarı Kaldırın.

- Tedaviyi 20-30 dakikalık DSBK' dan sonra durdurun ve eklemi kullanmaya başlamadan önce 10-15 dakika kendi kendine ısınmasını sağlayın.

- Eğer DSBK ağrı ve şişme durana kadar günde 3-4 defa tekrar edilirse yara daha hızlı iyileşir.

- Yaralı bölge ısındıktan sonra tekrar değerlendirilmelidir. Morarma ve şişmenin derecesi, ortadaki hasarın derecesinin bir göstergesidir.

- Eğer yaralı burkulmuş eklemini kullanamıyorsa eklem hareket ettirilmemeli, sabitlenmeli ve yaralı tahliye edilmelidir.

- Anti-inflamatuar ilaçlar ağrıyı hafifletirler ve kas-iskelet yaralanmalarındaki yanma duygusunu azaltırlar. İbuprofen en çok önerilen ilaç grubudur.

- Burkulmaların iyileşmesi uzun zaman alır ama 1 hafta yada daha kısa zamanda rahatlama duyulabilir.
Kırıklar ve Çıkıklar:

- Kırık kemik bütünlüğündeki bozulmadır. Kırıklar açık veya kapalı olabilir.

- Açık kırıklarda deri bütünlüğü de bozulmuştur ve kemik deriden dışarı çıkmıştır. Kapalı kırıklarda ise bütünlüğü bozulmamış kaslar ve deri ile örtülmüştür.

[Resim: 8.jpg]

- Kırıklar enine(çapraz), sarmal, yatık, parçalı olabilir. Genelde röntgenle belirlenir ve ilkyardıma çok az etkisi vardır.

- Kırıklar ağrının yanı sıra, hareket kaybı ve şişmeye neden olabilir. Ayrıca enfeksiyona neden olabilir ve kan damarlarının ve sinirlerine hasar vererek daha komplike bir hal alabilir. Kırık kemik uçları kan damarlarını ezebilirler veya zarar verirler, dolaşımı engelleyebilir kanamaya yol açabilirler.

- Genelde büyük, uzun kemiklerde kırıklar(femur, kalça gibi) hayati risk içeren kan kaybını da beraberinde getirirler.

- Enfeksiyon açık kırıklarda potansiyel ciddi tehlikedir.

- Çıkık ise kemik ucunun eklemde normalde olması gerektiği pozisyon dışında yer değiştirmesidir. Eklem ''yanlış'' pozisyonda görülür. Çıkıklar eklemlerdeki destekleyici yapılara zarar verirler. Kan damarları ve sinirler kesilebilir.

- Kırık ve çıkıklar aynı anda gerçekleşebilirler.



Belirti ve Bulgular:

- Belirgin şekil bozukluğu

- Bozuk DHH(Dolaşım, His, Hareket)

- Acı, dayanılmaz ağrı, hassasiyet

- Crepitus(kırık kemik uçlarının birbirine sürttüğünde çıkardığı ses)

- Hareket kısıtlılığı

- Şişme ve renk değişikliği

Değerlendirme:

- İnsanlar simetrik yaratılmıştır yani vücudun bir tarafı diğerinin aynısıdır. Yaralanmanın olduğu tarafı normal olanıyla karşılaştırmak deformasyonu belirlemeye yardımcı olur.

- Kaza mekanizması da yaranın boyutunu ve yerini tespit etmeye yardımcı olur.

- Belirgin olmayan kırıklar için BSH(Bak, Sor, Hisset) yöntemi kullanılır:

o Bak:

- Elbiseyi dikkatlice kaldırıp yada keserek yaralı bölgeye bakın. Soğuk havalarda kesip çıkarma işlemini minimumda tutun.

- Renk değişikliği yada şişlik var mı?

- Yaralı yarasını rahatlıkla hareket ettirebiliyor mu yada korumaya mı çalışıyor?

- Yaralı bölgeyi sağlam tarafla karşılaştırın; kırılmış gibi görünüyor mu?

o Sor:

- Yaralıya yaralanmanın nasıl olduğunu sorun

- Sence kırık var mı?(yaralının cevabı genelde doğruyu yansıtır)

- Ne kadar acıyor?(yaranın etrafında kasılan kaslar ağrıya yol açar ve yaranın ciddiyeti hakkında ipucu verir)

o Hisset:

- Yaralı bölgeye nazikçe dokunun. Yaralı sizin dokunuşlarınıza tepki veriyor mu? Kas spazm gibi mi hissediliyor? Dengesiz mi? ''Nokta ağrı'' yani dokunulduğunda hissedilir biçimde daha fazla ağrı veren belirli bir nokta var mı?

- Yaralı bölgenin ötesinde Dolaşım, His, Hareket (DHH) kontrolü yapın. Nabzın kaybolması, uyuşma, karıncalanma ve hareket ettirememe normal kan akışının ve normal sinir iletiminin kaybının belirtileridir ki, bu da kırıkla meydana gelen ciddi komplikasyonlardır.

Müdahale:

- Müdahaleye yarayı sabitleyerek başlayın. Sabitleme kemiklerin hareket etmesini engeller, acıyı, şişmeyi ve başka yaralanma olasılığını azaltır, kapalı kırığın açık kırık haline gelmesini engeller.

o Sabitleme:

- Eklem veya kemiklerde hareket kısıtlılığı olduğu her zaman yaralanma atelle sabitlenmelidir.

- Genel kural: Emin değilsen sabitle! Burkulmayı sabitlemek kırığı sabitlemeyi atlamaktan daha iyidir.

o Hareket Ettirmeden Önce Atelle:

- Yaralıyı tehlikeli bir bölgeden güvenli bir bölgeye almanız gerektiğinde hızlı bir atelleme ile yaralı organı sağlıklı olanına veya vücuda sabitleyerek taşıyın.

o Yarayı Temizleyin ve Ört:

- Atellemeden önce bütün yaraları temizleyin ve örtün.

- Açık kırıklara aynı zamanda yumuşak doku yaralanması gibi müdahale edin ve tamamen temizleyin. Çıkmış kemik uçlarını ovmadan temizleyin.

- Kemiği, eğer yapabiliyorsanız(fazla zorlamadan) çıktığı yere doğru nazikçe itip kemik uçlarını derinin içine sokun ve yarayı bandajlayın . Nemli ve vücut sıcaklığında saklamak en iyisidir çünkü kemikler canlılıklarını vücut içinde daha uzun sürdürebilirler.

- Eğer kemik uçlarını derini içine sokamıyorsanız dezenfekte suda ıslattığınız bir gazla bez ile sarıp nemli tutun. Çünkü enfeksiyon çok hızlı gerçekleşebilir.

o Takıları, Saati ve Sıkı Kıyafetleri Çıkart:

- Dolaşımı engelleyebilecek ve şişme yaratabilecek takı, saat ve vücudu saran sıkı kıyafetleri çıkartın. Eğer soğuk havada atelleme yapıyorsanız sıcak su torbaları veya kimyasal ısıtıcı toz torbalarını atelin içine yerleştirerek sıcaklık sağlayabilirsiniz.

o Şişmeyi Azaltmak İçin Kaldır:

- Yaranın olduğu bölgeyi kalp seviyesinden yukarıya kaldırmak şişmeyi azaltacaktır.

- Hipotermi ve frozbit riskinin olmadığı ılık ortamlarda çoraba veya tişörte sarılmış soğuk torbaları veya plastik bir poşete konulmuş ve sarılmış kar veya buz uygulaması acıyı ve şişmeyi azaltacaktır.

o Dolaşımı, Sıcaklığı ve Hissiyatı Değerlendir:

- Atelleme öncesinde ve sonrasında parmaklardaki veya tırnaklardaki dolaşımı, sıcaklığı ve hissiyatı değerlendirin. Bu uygulamayı tahliye sırasında da devam ettirin.

o Şok Tedavisi Uygula:

- Kırığın veya çıkığın kendisi şoka neden olmayacaktır. Ama yakınındaki dokulardaki, organlardaki ve kan damarlarındaki hasarlar hayati tehlike yaratacak problemlere neden olabilirler.

- Atelleme temel şok müdahalesidir çünkü acıyı ve devam edebilecek yaralanmayı azaltır.

- Femur ve kalça kemiklerindeki kırıklar, parçalı ve açık kırıklar için özellikle şoka karşı alarmda olun.



Yerine Oturtma ve Düzeltme:

- Açı yapmış kırıkları veya çıkıkları doğa koşullarında düzgün olarak yerine oturtmak yıllar süren uğraşılar sonucunda öğrenilebilir.

- Elle düzeltme aşamasında eklemlerden ve genellikle kemiklere yakın geçen kan damarları kesilebilir veya ezilebilir.

- Bu gibi durumlarda istisna yaratabilecek yaralanmalar: uyluk kemiği kırıkları(çekme ateli gerektirirler), bulunduğu yerde sabitleme ve taşıma imkanı olmayanlar ve yaralanmanın alt bölgesinden nabız alınamayanlardır.

- Eğer doktor uzaktaysa çıkıkları sabitlemeden önce yerlerine oturtmayı deneyebilirsiniz.

- Süratli ama sakin bir şekilde çalışın.

- Yaralıyı, özellikle yaralı eklemin rahatlamasına odaklanarak mümkün olduğunca cesaretlendirin.

- Kendinize çekme uygulayabilecek bir pozisyon bulun. Çıkık eklemin iki tarafından tutarak(bazen iki kurtarmacı gerekir) kemiklerin doğrultusunda çekin.

- Nazikçe çekerken kemikleri normal şekillerine doğru itin. Güç kullanmayın. O bölgede yaralanmadan dolayı kasılmış olan ve eklemi yanlış pozisyonda kendine doğru çeken kasları yorarak eklemin doğal olarak yerine oturmasını sağlayın.

- Yaralı artan ağrıdan şikayet ediyorsa daha ileri gitmeyin.

- Yerine oturtulduktan sonra eklem atellenmelidir.

[Resim: 9.jpg]

[Resim: 10.jpg]

Atelleme:

- Atelleme kırık kemikleri sabit kılmalı, daha fazla yaralanmayı önlemeli ve tıbbi yardım ulaşana kadar hastanın en üst düzeyde rahat etmesini sağlamalıdır.

- Bunu en iyi şekilde yapabilmek için atel;

1. yarayı rahatça sarmalı

2. destekleme sağlayacak ölçüde sert bir malzemeden seçilmiş olmalıdır.

- Yaralı bölgenin hareketini engellemek için sistemdeki tüm boşluklar yastıklanarak doldurulmalıdır. Boşluklardan kaçının!

- Bununla beraber atel;

3. kırılan kemiğin altındaki ve üstündeki eklemleri yada yaralanan eklemin altındaki ve üstündeki kemikleri sabitleyecek kadar uzun olmalıdır.

- Ateller yarayı kullanım pozisyonunda yada kullanım pozisyonuna en yakın halinde sabitlenmelidir.

- Atel seçiminde sadece hayal gücünüzle sınırlasınızdır. Uyku tulumları, matlar (gerektiğinde kesilebilirler), fazla giysi, fazla giysinin içine doldurulmuş yumuşak orman örtüsü, sertliği sağlamak için sopalar, çadır polleri kayak batonları, sırt çantalarının iç ve dış frame'leri gibi malzemeler kullanılabilir.

- Atelleri yerine sabitlemek için ilkyardım çantanızda bant, elastik bandaj ve sargı bezi gibi kullanışlı malzemeler bulundurun. Büyük üçgen bandajlar askı olarak kullanışlıdırlar.

o Temel Atelleme Teknikleri:

- İki temel atelleme tekniği birçok ilkyardım durumu için geçerlidir. Birincisi kol veya bacağı atellemek için matı katlayarak tüp haline getirmektir. Diğeri ise askı kullanarak ve sararak yaralı bölgeyi daha üstteki ekstremitilere sabitlemektir.

o Matla Tüp Yapmak:

- Mattan tüp yapmak için, matınızı katlayarak U-kesitli bir şekil verin ve uzva uygun şeklide kısaltın. Bandajlarla(üçgen vs.), perlonlarla veya bantlarla sabitleyin. Ekstra sabitleme için çadır pollerini, çanta pollerini veya ağaç dallarını dışarıdan atelleyin.

o Askıya Alma ve Sarma:

- Askıya alma ve sarma metoduyla 2 adet üçgen bandaj kullanarak, kol, omuz ve köprücük kemiği yaralanmaları sabitlenir.

[Resim: 11.jpg]

o Spesifik Atelleme Teknikleri:

- Vücudun çeşitli bölgelerindeki kırık ve çıkılar için sabitleme ve atelleme metodları aşağıdaki gibidir:

o Kaburga:

- Kaburga kırıkları yaralı taraftaki kol askıya alınarak korunabilirler. Sargıyı yaralının göğsü çevresinde sıkıca bağlamayın.

- Acı verse bile akciğerleri temizlemek için yaralıyı düzenli olarak derin nefes almaya teşvik edin

- Yaralıyı artan solunum güçlüğü için gözlemleyin.

o El:

- El ve parmaklar kullanım pozisyonuna göre sabitlenmelidirler yani hafif açı yapacak şekilde bardak tutarken aldığı şekil.

- Bu şekli sağlamak için avuç içine gazlı bez veya herhangi bir malzeme sıkıştırılabilir. Parmak uçlarını dolaşımı ve hissiyatı kontrol etmek için açık bırakın.
- Eğer kırık parmaklarda ise bileği sabitlemeye gerek yoktur fakat parmakların başlangıcındaki kemiklerdeki kırıklarda bilek ve el atellenmelidir.

- Kırık parmaklar yanındaki sağlam olanına atellenirler.

- Parmak çıkıkları yaygındır. Parmağı hafif bükülmüş şekilde tutarak ucundan çekerken diğer elinizle çıkık eklemi yerine bastırın.

- Çıkık parmağı, arasına gazlı bez koyarak yanındaki sağlam parmağa bantlayın. Eklemin üzerinden bantlamayın.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi