Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İsrail tekniği
Veya acil durumda emniyet mandalını indir  , tetiği çek  şeklinde hem beyinlerini hem bedenlerini eğitmişlerdir.

Askerde genelde öğretilen ameliye gibi.Tehlike geçince tüfeği emniyette al.Şarjör çıkar , kurma kolu çek bırak , tetik düşür.Yarım dolduruş , tam dolduruş gibi askerden kalan bazı alışkanlıklar.

Ki PÖH'ü de asker kökenli Korkut Eken eğittiğine göre...
 
Alıntı

Kılıftaki bir silahın atım yatağı dolu mu boş mu olduğunu anlamanın imkanı yok gibi bir şey. Emniyet teşkilatında halen İsrail tekniği ile dolduruş yapma fikri hakim fakat farklı düşünüp silahını atım yatağı dolu taşıyan personel de azımsanmayacak kadar var.
Sn Özdemir_, umarım yanlış anlamışımdır ama sorunuzu biraz iğneleyici buldum. Vatandaşa düşen polisin silahını nasıl taşıdığını irdelemek değil kanun ve nizamlara uymaktır, bir kimsenin canına veya malına kast etmediğiniz sürece polisin silahını dolu mu boş mu taşıdığını düşünmek zorunda kalmazsınız. Bırakınız bu konular teşkilat içinde mesleki eğitimlerde irdelensin.
Sn Madenci08, konu hakkındaki düşüncem ise şudur. Çoğu üyemiz bir şekilde duymuştur, bir şehir efsanesi vardır, horoz kurulu iken sürgüyü manipüle etmek için harcanan kuvvet istirahatte olduğu pozisyona göre daha azdır şeklinde. Belki de bu düşünce ile sadece horoz kurulu bırakılıyor olabilir. Ama hiç bir zaman emin olamayız Smile
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
madenci08, usame, ducak
Sn. mtaner55, evet sorum gayet iğneleyiciydi.

Polislerin ne kadar silah eğitimi aldığı belli, yılda kaç atış yaptıkları belli. Çoğu tabancasını tanımıyor. Etrafımda bir sürü acemi atıcı horozu çekili tabanca ile gezince bu durumdan hoşlanmıyorum, tabi ki irdeleyeceğim.
Nedenini anlatıyım;
Bundan yıllar önce Ankara Ulucanlarda hastane önündeki kaldırımda yürürken bir kaç metre önümde birini kovalamaya başlayan polislerden birisi arabadan inerken belinden tabancasını düşürdü. Tabanca yerde dururken namlusu tam beni gösteriyordu. Polisin o tabancayı yerden alırken bana bakışını unutamıyorum. Belki de orda o tabanca kurulu olsaydı şu anda bu cevabı size yazamazdım Smile

Bence siz de bu ülkede yaşıyorsanız irdeleyin bu konuyu Smile
 
Alıntı

Sn. Özdemir_, fikir ve düşüncelerinize saygı duymakla birlikte yanıldığınız konuları da ayrıca belirteyim.
İlk olarak eğer ki teşkilat mensubu değilseniz eğitim seviyesi konusunda ahkam kesmemenizi öneririm. Bir teşkilat mensubu olarak hala eğitimi yeterli bulmamakla birlikte son bir kaç yıl içerisinde eskiye nazaran ciddi bir iyileşme olduğu kanaatindeyim. Personelin ciddi bir kısmı rutin atış eğitimlerine ek olarak farklı kurs ve eğitimlere de çağrılıyor ve bu kurslarda gerek şahsi tabancaları gerekse uzun namlulu silahlar ile baya teşviki mesaide bulunuyorlar.
İkinci olarak acemi atıcıların horozları kurulu olarak etrafınızda dolaştığından bahsetmişsiniz. Yaklaşık 3-4 yıldır ( tam takip edemedim  o yüzden yaklaşık diye belirtiyorum ) yeni mezun Polislere gavurların striker fire diye tabir ettikleri bizim ise iğne ateşlemeli dediğimiz tabancalar ( değişik markalarda ) dağıtılıyor. Yani kaba bir hesapla eğer horozlu silahı olan bir polis ile karşılaşmış iseniz en az 4-5 ( fazlası var eksiği yok Smile ) yıllık meslek tecrübesi olan birisinden bahsediyoruz demektir, takdir edersiniz ki bu süreyi göz önüne alırsak bu arkadaşlara acemi atıcı demek biraz haksızlık olacaktır.  
Yıllar önce yaşamış olduğunuz tecrübe için öncelikle geçmiş olsun diyeyim. Ciddi bir tehlike yaşamışsınız. Fakat , insan hayatının çok ucuz olduğu ülkemizde çok daha saçma ve basit olaylardan insanlar hayatını kaybedebiliyor, kafaya saksı düşmesi veya belediyenin açıp etrafına uyarı yazısı yazmadığı çukura düşmek gibi, ki bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Dolayısıyla bir polis tarafından ' kazara ' vurulma ihtimali, ' kasten ' vurulma veya çok daha başka bir sebeple hayati tehlike yaşama ihtimalinden kat be kat azdır.
Ben konuyu irdelerim, ama bu ülkede yaşama durumundan değil teşkilat mensubu olmamdan dolayı. Bana göre polis silahını ' atım yatağı dolu ' taşımalıdır. Kanaatimce tehlike anında israil tekniği kullanarak dolduruş yapmak ne kadar çalışılmış olursa olsun, sürgü emniyetini yanlışlıkla açma veya silahın sürgüsünü manipüle etmeye çalışırken kabak gibi ortada kalma gibi tehlikelerden dolayı ( atışlarda israil tekniği çalışılırken hedefin karşısında durulur ve komutla birlikte dolduruş yapılarak hedefe atış yapmaya başlanır, bu hareket kas hafızasına yazılır fakat gerçek bir çatışma ortamında ilk yapılması gereken hemen hareket edip arkasına saklanıp kendimizi koruyarak atış yapabileceğimiz bir sütre bulmaktır, sabit durursanız elinizde atım yatağı dolu bir silah ve vücudunuzda size ait olamayan mermiler kalır sadece. ) sakıncalıdır.  Ben silahımı atım yatağı dolu, horoz istirahat halinde ve sürgü emniyeti aktif olmayacak şekilde taşırım. Gereği halinde ilk atışı çift hareketli olarak yapar sonrasına tek hareket olarak devam ederim. Sürgüyü manipüle etmeyle veya emniyet devreye girecek mi derdiyle uğraşmam. Ama şunu da samimiyetle itiraf edeyim, eğer iğne ateşlemeli bir silah ( glock dışında)  kullanıyor olsaydım, muhtemelen ben de atım yatağı boş taşıyıp gereği halinde sürgüyü manipüle ederek dolduruş yapmayı tercih ederdim. Bu yüzden silahın ne şekilde taşındığı hem silah sahibinin kişisel emniyet görüşüne hem de taşıdığı silaha göre değişebilir. Bu konuların teşkilat içerisinde eğitimlerde irdelenmesi gerektiğini belirtirken bu sebepleri göz önünde bulundurarak fikrimi belirttim. Niyetim münakaşaya girmek falan değil lütfen beni yanlış anlamayın, ama buradan konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan tanımadığınız insanları 'acemi' diye yaftalamak haksızlıktır. 
Saygılar.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
ducak, alpercuhaci
(18-09-2018, 09:56 PM)mtaner55 demiş ki: Sn Madenci08, konu hakkındaki düşüncem ise şudur. Çoğu üyemiz bir şekilde duymuştur, bir şehir efsanesi vardır, horoz kurulu iken sürgüyü manipüle etmek için harcanan kuvvet istirahatte olduğu pozisyona göre daha azdır şeklinde. Belki de bu düşünce ile sadece horoz kurulu bırakılıyor olabilir. Ama hiç bir zaman emin olamayız Smile

Sn mtaner55;

Horoz kurulu iken sürgü manipülasyonu, horozun kurulu olmadığı zamanki manipülasyonuna göre emin olun çok daha kolay. Hele benim gibi 9X19 çapta çift irca yaylı compact bir tabancaya sahipseniz bu durum daha çok hissediliyor. Özellikle eşim ile yaptığımız pratiklerde horoz kurulu durumda tabancayı daha rahat kurar iken horozun istirahat halinde olduğu durumda zorlanıyor. Kırıkkale, Walther PP-PPK, Beratta 82-87 yada Fatih 13 vs. gibi sabit namlulu veya basit geri tepmeli tabancalarda irca yayı daha sert olduğundan bu durumu çok rahat gözlemlersiniz. 

Saygılarımla.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
mtaner55
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi