Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 3.5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Resimli anlatım
#31
Konu geceden bu yana baya renklenmiş Smile
Şakalarımızda yüz ifadelerini kullanmamız belki niyetimizi daha iyi aktarır ve esprinin ciddi anlaşılmasını önleyebilir diye düşünüyorum Wink

Sn.Ortaç, ilk meajımdaki teknik ile ilgili biraz daha ayrıntı ve durum koşullarını vermem anlatmak istediğim
konusunda daha net anlam taşıyabilir, başta deyinmeliydim belkide;

Atış yaptığımız poligonlar genellikle aydınlatma konusunda yetersiz donanıma sahip, ve genellikle atıcılar 15m civarında ki mesafeleri tercih ettikleri için o bölgenin aydınlatması yeterli, ancak 25m civarı genelde yeterince aydınlık olmamakta. Tek göz ile odaklanarak, sabit hedefe, puanlı atış kartına atış yaptığımız düşünürsek;

1.Ortam yeterince aydınlık değil,
2.Hedef kartının ortası siyah (ki bu siyah olan merkez, 25m de zaten oldukça küçük görünmekte, hem küçük hem siyah)
3.Arpacık ve gez siyah (benim attış yaptığım silahta)
4.Mesafe 25m veya daha uzak.

Bu şartlar altında zaten görüş kaybı normalde mevcut iken, üzerine arpacığın hedefin siyahlığı içerisinde kayıp olduğunu, birde arpacığa odaklandığımızda hedefin hali hazırda mesafeden küçülen görüntüsü hem küçük hemde daha da flu hale geldiğini düşünürsek bana göre hedefi kaçırmak, arpacık-gez kombinasyonunu kaçırmaktan daha olası bir hale dönüşüyor. Bundan dolayı bu şartlar altında gözü hedefe odaklayıp, arpacığı flu'laştırıyorum.
Mesafeden dolayı küçülen hedef atıcını görüş kabiliyetinden dolayı olumsuz bir durum oluşturmuyorsa ve aydınlatma şartlarınıda, ışık toplayan sarı camlı gözlük gibi ekipmanlarla lehine dönüştürebiliyorsa o atıcı için zaten sorun kalmamış oluyor.

Hattı zatında uzak mesafede sabit hedeflere tabanca ile yapılan atışlarda, hedef ve arpacık renk olarak kontrast oluşturmuyorsa, görüş kaybından oluşacak nişan alma tekniğini (hedefe odaklanıp, arpacığın flu olmasını tercih etme) yabancı bir makalede okumuştum, vakit olursa tekrar araştırıp paylaşmaya çalışırım.

Baştaki mesajımı böyle yazsa idim sanırım daha iyi anlaşılırdım.
Saygılar.

.
 
Alıntı

#32
ORTAÇ demiş ki:
SPARTAN demiş ki:Sizin farklı bir tekniğiniz var ise öğrenmekten mutluluk duyarım sn.Ortaç.
Neyin yarışını yapıyoruz efendim anlayamadım.Hakem olarakta
erman toroğlundan başkasını tanımam bu tip konularda.Smile

saygılar

Efendim,
Benim farkı ve kişiye özel bir tekniğim yok.
Ancak uzun yıllar boyu çalışmam ve çok fazla sayıda (Türkiye şartlarında) yaptığım atışlar ve daha önemlisi çok bilge atış eğitmenlerinden aldığım feyz ışığında kendim için kabul ettiğim teknik, gez ve arpacığın kenarlarlarından geçen ışığa odaklanmak olmuştur.
Malumunuz, nişan hattına paralel yapılan silah oynamaları çıkış noktasında minimal hatalara sebep olurken, arpacığın iki tarafından farklı ışık gelmesi maksimal hatalara neden olabilmektedir.
Dolayısıyla ne mesafede olursa olsun hedefin flu, gez ve arpacığın net ve hedeften yansıyan ışıkla denetenmesi, bana daha başarılı atış yapma imkanını sağlamıştır.
Saygılarımla.
Osman

iscapula demiş ki:Konu geceden bu yana baya renklenmiş Smile
Şakalarımızda yüz ifadelerini kullanmamız belki niyetimizi daha iyi aktarır ve esprinin ciddi anlaşılmasını önleyebilir diye düşünüyorum Wink

Sn.Ortaç, ilk meajımdaki teknik ile ilgili biraz daha ayrıntı ve durum koşullarını vermem anlatmak istediğim
konusunda daha net anlam taşıyabilir, başta deyinmeliydim belkide;

Atış yaptığımız poligonlar genellikle aydınlatma konusunda yetersiz donanıma sahip, ve genellikle atıcılar 15m civarında ki mesafeleri tercih ettikleri için o bölgenin aydınlatması yeterli, ancak 25m civarı genelde yeterince aydınlık olmamakta. Tek göz ile odaklanarak, sabit hedefe, puanlı atış kartına atış yaptığımız düşünürsek;

1.Ortam yeterince aydınlık değil,
2.Hedef kartının ortası siyah (ki bu siyah olan merkez, 25m de zaten oldukça küçük görünmekte, hem küçük hem siyah)
3.Arpacık ve gez siyah (benim attış yaptığım silahta)
4.Mesafe 25m veya daha uzak.

Bu şartlar altında zaten görüş kaybı normalde mevcut iken, üzerine arpacığın hedefin siyahlığı içerisinde kayıp olduğunu, birde arpacığa odaklandığımızda hedefin hali hazırda mesafeden küçülen görüntüsü hem küçük hemde daha da flu hale geldiğini düşünürsek bana göre hedefi kaçırmak, arpacık-gez kombinasyonunu kaçırmaktan daha olası bir hale dönüşüyor. Bundan dolayı bu şartlar altında gözü hedefe odaklayıp, arpacığı flu'laştırıyorum.
Mesafeden dolayı küçülen hedef atıcını görüş kabiliyetinden dolayı olumsuz bir durum oluşturmuyorsa ve aydınlatma şartlarınıda, ışık toplayan sarı camlı gözlük gibi ekipmanlarla lehine dönüştürebiliyorsa o atıcı için zaten sorun kalmamış oluyor.

Hattı zatında uzak mesafede sabit hedeflere tabanca ile yapılan atışlarda, hedef ve arpacık renk olarak kontrast oluşturmuyorsa, görüş kaybından oluşacak nişan alma tekniğini (hedefe odaklanıp, arpacığın flu olmasını tercih etme) yabancı bir makalede okumuştum, vakit olursa tekrar araştırıp paylaşmaya çalışırım.

Baştaki mesajımı böyle yazsa idim sanırım daha iyi anlaşılırdım.
Saygılar.

.

Değerli Üstadlarım; Sn Ortaç,Sn Iscapula ve Sn Spartan'ın böylesine önemli bir konuda açmış oldukları forum için teşekkür ederim. Ancak bu konunun tam netleşmediğini düşünüyorum ve siz değerli üstadlarımızdan yardım bekliyorum. Ayrıca değerli üstadım Sn Lupus'un tetik düşürmenin ne kadar hayati önemi olduğundan bahsettiği ve yapmış olduğu araştırma için teşekkür ederim. Aşağıdaki iki yöntem arasında yeni başlayan(benim gibi)atıcıların; atış anındaki karar için 4-5 saniye arasında iki yöntem arasında gidip geldiğini ve bu süreçteki kararsızlıktan dolayı nişangah hattında kayma ve/veya tetik düşürmedeki hatalardan dolayı; hedefte sapmalar oluştuğunu söyleyebilirim. Savunma amaçlı olmamak kaydıyle, hedef atıcılığı açısından aşağıdaki iki görüşten hangisini tercih etmemiz gerekir?

''Dolayısıyla ne mesafede olursa olsun hedefin flu, gez ve arpacığın net ve hedeften yansıyan ışıkla denetenmesi, bana daha başarılı atış yapma imkanını sağlamıştır.''

''Bu şartlar altında zaten görüş kaybı normalde mevcut iken, üzerine arpacığın hedefin siyahlığı içerisinde kayıp olduğunu, birde arpacığa odaklandığımızda hedefin hali hazırda mesafeden küçülen görüntüsü hem küçük hemde daha da flu hale geldiğini düşünürsek bana göre hedefi kaçırmak, arpacık-gez kombinasyonunu kaçırmaktan daha olası bir hale dönüşüyor. Bundan dolayı bu şartlar altında gözü hedefe odaklayıp, arpacığı flu'laştırıyorum.''
 
Alıntı

#33
Hedef aticiligi yapilacak ise, "benim icin" en iyi calisan yontem, arpaciga odaklanip, sag-sol isigi esitlemek, ve bu sirada tetik kontrolune azami dikkat etmek oluyor. Ayrica cok uzun sure kolumu idirmeden atis yaptigimda, sorjorun sonlarini siyahin disina cikarmaya basliyorum, bu yuzden kollarimi indirip biraz dinlendirme iyi geliyor.

Puan atisi disinda, gercek hayat kosullarinda atis yaptiginizda bunlar pek birsey de ifade etmiyor, kombat calismaya basladiginda insan sifirdan atis ogreniyor gibi geliyor, panik atista 5mden kagidi tutturamadiginizi yasiyorsunuz, ama bu tamamen farkli bir konu tabii ki...

Konuya donersek, ozellikle 15m'den uzak hedeflerde, genelde atis noktasini arpacik kapattigi icin, hedefe odaklanma "bende" pek te ise yaramiyor. Arpaciga odaklanarak cok daha iyi atis yapabiliyorum...

Saygilarimla.
 
Alıntı

#34
Sn Baris,

İlginize teşekkür ederim.
 
Alıntı

#35
Konuyla ilgili güzel bir video ve animasyon.




 
Alıntı

#36
alpago demiş ki:Konuyla ilgili güzel bir video ve animasyon.





Sn Alpago,
Youtube daki sorunu yeni cözdüm. Sn Egecaddesi sağolsun.Big Grin Eklemiş olduğunuz bu harika iki video için sağolun. İkinci video bende bir farkındalık yarattı sayenizde. Şöyle anlatayım;İkinci videoda kırmızı topu lazer dersek eğer; nişan yolunun nasıl değiştiğini net bir şekilde görebiliyoruz. Demek ki lazerli silah dahi olsa atıştaki istikrar en ufak hareketle nasıl değişebiliyor. Lazerli silahla hiç atış yapmadım demek ki lazer nişan yolunu nokta olarak sabitleyip hedefe kilitlenmeyi sağlıyor. Yani işaretleyici görevi görüyor. Aslında bence bu olay atıcı açısından psikolojik kanımca. Lazer hedefteki nişangah yolunun kararlılığını beyne iletiyor sadece. Lazer ya da pointer olmadan da bu yapılabilir. Ama lazerin beyne ilettiği nişanga yolunu kararlılığını, lazer olmadan(ama varmış gibi düşünerek) iletebilirsek doğru nişangah yolunu bulabileceğimizi düşünüyorum. Düşüncem konusunda yanılgılarım varsa düzeltirseniz sevinirim Sn Üstadlar...
 
Alıntı

#37
Bence, sürekli güncel tutulması gereken bir konu.
 
Alıntı

#38
Dave Sevigny den ipuçları...
 
Alıntı

#39
İnsanın atış konusunda kendisini ileri bir düzeye getirebilmesi için,başta da imkan şart.Asker milletin çocuklarının çoğu,silahlarla askerde tanışıyor.Üç atış serbest.
Saygılar.
 
Alıntı

#40
Sn.mahmut hoca, kesinlikle katılıyorum. Bizler karadenizli olarak biraz şanslı sayılırız heralde. Komutanlar özellikle karadenizlilerden tam perfonmans beklentisi içinde oluyorlardı. Başarısız atışlar yapıldığında ise, sen nasıl karadenizlisin diye sitemde bulunuyorlardı. Tabiki bizim gibi silah severler için, atış gününü iple çekip, uykusu gelmediğinde zamanını silahını temizleyerek geçirenler için durum her zaman pozitif oluyordu. Askerde olsun, sivil hayatımda olsun atıcılık kulvarında çok kez onure olmuşumdur. Değinmek istediğim nokta ise, severek yapılan her işin sonunda başarı vardır.

Saygılarımla...
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi