Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YARASA Projesi
#11
ŞAHİNGÖZÜ demiş ki:Konu tabanca sistemi hareketli namlu olmakla beraber namlu önünden herhangibir yere bastırıldığında sistemin çalışırlığına devam edebilmesi için kovan şeklinde tasarım yapılmıştır.
Sn.ŞAHİNGÖZÜ, hareketli namlu derken, gövdeye sabit olmayıp, sökülebilir olan bir namluyu mu, yoksa silahın ve sürgünün çalışması esnasında da hareketli olan bir namluyu mu kast ediyorsunuz ? Eğer sadece söküp takma işlemleri esnasında gövdeden vey sürgü takımından alınabilir, ancak silahın çalışması esnasında hareket ve devinim göstermeyen bir namluyu kast ediyorsanız, namlunuz mekanik olarak sabit namludur.



ŞAHİNGÖZÜ demiş ki:Nedeni ise şu an dünya çapında kullanılan bütün silahların her türlü teste tabi olmalarına rağmen,maddeye yapılarak ateş edilmek kalındığında ileri 250 veya 500 gramlık kuvvet sonrasında sistem açma yaparak geçici bir tutukluk yaşamaktadır..
'' Geçici tutukluk '' kavramı ile, yüksek basınçlı fişeklerle çalışan yarı otomatik tabancalarda kullanılan ve patlama esnasında yatak basınçları çok yüksek bir düzeyde iken sürgünün geriye hareketini geciktiren değişik kilitleme sistemlerini kast ediyorsanız, bunun amacı yüksek atım adedlerinde dahi malzeme dayanımı sağlamaktır. Eğer sürgü fişek yatak basınçları güvenli bir düzeye düşmeden, bir kısmını namlu kilit sistemlerinin karşıladığı yükün tamamı ile geriye doğru hareket ederek çalışırsa, çok düşük atım adedlerinde ve zamansız kırımlar yaşandığı için, yüksek basınçlı fişek kullanan tabancalarda genellikle J.M.Browning ' in öncülüğünü yaptığı, sürgü hareketini bir süre geciktiren kilit sistemleri kullanılmaktadır. Aynı mantıkla ancak Walther P 38 veya Beretta veya HK P7 gibi farklı geometri ve mekanik özelliklerde kilit ve geciktirme sistemleri kullanılsa da, temel mantık ve amaç dayanımı arttırmaktır.



ŞAHİNGÖZÜ demiş ki:tabancayı bu şekilde kullanmak zorunda kalan kişiler silahının tutkluk yaptığını sanarak karşısındaki saldırgana büyük bir koz vermiş olacaklardır.
Sn.ŞAHİNGÖZÜ, uzun yıllardır tabanca atıcılığı ile iştigal eden birisi olarak, gerek kendim, gerekse de yakın çevremdeki dostlarımdan hiç bu tür bir taktik dezavantaj geri bildirimi veremiyorum. Yakınen tanıdığım ve yıllarca çok kritik görevlerde çalışmış ve bu görevlerde belindeki tabancayı son basamak savunma silahı olarak kullanmak zorunda kalmış arkadaş ve tanıdıklarımdan da bu tür bir taktik dezavantaj geri bildirimi hiç duymadım. Takip edebildiğim kadarı yurt dışındaki taktisyen ve atıcılardan da bu tür geri bildirim okumadım. Bu '' geçici tutukluk '' kavramını biraz daha açabilirseniz çok sevinirim.


Saygılar.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
PersonalDefence
#12
Sn Lupus,

Konu patent başvurusunun ''tarifname'' bölümünden de anlaşılacağı üzere namlu sökülebilir olarak,atış esnasında geri tepme sonucu bileğe gelen basıncı almak ve şarjördeki diğer mermiyi alabilmek için mekanizmanın kurs yolunu kısaltmak için ör:CZ75 vb...diğer tabancalardaki gibi yaklaşık olarak 5mm namluya hareket mesafesi verilmiştir.Bu özelliğin YARASA modeli tabancadaki kovan tasarımının içinde hareket alması patlama sonrasında mekanizmanın bileğe gelen,geri tepme basınçını ve kovan konumu itibari ilede şahlanma olayını minimum seviyelere çekerek nokta ayışlarında maksimum verim alabilmektir.Silah ikiye katlama pozisyonu pratik bakım(toz almak) halidir.Sahra sökümüde namlu karşılayıcı kızağının yerinden çıkarılması sonucu, silahdetaylı bakım halini almasıdır.Geçici tutukluk derken Zor ölüm 4 filminin final sahnesinde dondurarak seyrettiğinizde bariz bir şekilde görünen bir sistem hatasıdır.Nedir diyecek olursanız yaralı aktörün omzuna bastırılarak kullanılan jerico marka tabancanın ileri baskı kuvveti sonrasında kapak takımının baskıdan dolayı yaklaşık olarak 5mm açtığı gözlenmektedir.Böyle bir durumda tetik çekilse dahi kapak takımı açık olduğundan silah ateşlemeyeceği için sahne değiştirilerek kapak takımı kapalı hale getirilerek ateşlenmek durumunda kalınmıştır.Yukarıdaki sahne bir film olup böyle bir durumda gerçek hayatta karşı,karşıya kaldığımız zaman silahımızın tutukluk yaptığını veya ne olduğunu anlayıncaya kadar karşımızdaki saldırgana çok büyük bir koz vermiş oluruz bu kozda, silah kullanma şartları yerine geldiğinde kısıtlı zaman içerisinde yakın bir mesafede iken yukarıda anlatılan şekilde silahımızı karşımızdaki saldırgana bastırarak ateş etmek durumunda kalırsak o anki sinir ve sitres sonucu akılcı düşünemeyip avantajlı halden, dezavantjlı duruma düşebiliriz.Bu tarz ileri baskı kuvveti ile şu an dünya çapında kullanılan hareketli namlulu bütün silahlar sistem ve tasarım hatası yüzünden tarif edilen şekilde çalışmamaktadır.Ör:CZ75 boş ve şajörsüz bir şekilde sabit bir cansız cisime bastırarak tetiği çektiğinizde kapak takımı açık olduğu için tabanca kuruluda olsa tetik düşmeyecektir.Taki tabancayı ileri baskıdan kurtarana kadar.
 
Alıntı

#13
ŞAHİNGÖZÜ demiş ki:Nedir diyecek olursanız yaralı aktörün omzuna bastırılarak kullanılan jerico marka tabancanın ileri baskı kuvveti sonrasında kapak takımının baskıdan dolayı yaklaşık olarak 5 mm açtığı gözlenmektedir.Böyle bir durumda tetik çekilse dahi kapak takımı açık olduğundan silah ateşlemeyeceği için sahne değiştirilerek kapak takımı kapalı hale getirilerek ateşlenmek durumunda kalınmıştır..

ŞAHİNGÖZÜ demiş ki:şu an dünya çapında kullanılan hareketli namlulu bütün silahlar sistem ve tasarım hatası yüzünden tarif edilen şekilde çalışmamaktadır.Ör:CZ75 boş ve şajörsüz bir şekilde sabit bir cansız cisime bastırarak tetiği çektiğinizde kapak takımı açık olduğu için tabanca kuruluda olsa tetik düşmeyecektir.Taki tabancayı ileri baskıdan kurtarana kadar.

Sn.ŞAHİNGÖZÜ, silahların namlu ve sürgü sistemi, bir miktar geriye doğru hareket ettiğinde, namlu kilitleri, ama daha önemlisi atım yatağındaki fişek, ideal basınç karşılama desteğini kaybettiği için, tetik sistemi bilinçli olarak devre dılı bırakılmakta olup, bu bir tasarım hatası değildir.

İrtibat kesici ( disconnector ) sisteminin geometrisi ve zamanlamasında yapılacak en küçük bir hata, özellikle hızlı atışlarda, kovan hasarları ve KB dediğimiz hadislere neden olacaktır ki, bu özellikle her gün hasmının sırtına silah dayamayan, ama hatırı sayılır miktarda mühimmatla, oldukça seri atışlar yapan profesyoneller için çok daha tehlikeli bir durumdur.

Diğer yandan, silahın hasma dayanması ve hasmın bu şekilde tehdit edilmesi, sadece filmlerde görülen bir taktik uygulama olup, hiç bir profesyonel atış ve eğitim disiplininde böyle bir pratik yoktur. Tam tersine her zaman için hasmınızla aranızda en az bir kol ulaşımı ve daha uzun mesafeyi korumanız önerilir. Diğer yandan, yukarıda bahsettiğim tetik kontrolünün kaybedilme ihtimalinden dolayı, sırtıma dayanmış hiç bir silahın sürgünü sırtımla iterek, irtibat kesiciyi devreye sokarak hasmıma taktik avantaj sağlamaya çalışmam, çünkü bu esnada belki beni sadece tehdit etmek isteyen hasmımın beni kazara vurması işten bile değildir.

Yine de özellikle filmlerde görülen bu '' Mal Ninja '' taktiklerine hitap eder tarzda üretilen hareketli namlulu tabancalar mevcuttur ve çözüm irtibat kesme sisteminin avantajlarından taviz vermeden, oldukça da basit bir şekilde üretilmiştir. Bir Walther P 99 ve HS 2000 ' i elinize alıp incelediğinizde, bu silahların icra yayı kılavuzlarının ön kafalarının sürgüden kasıtlı olarak bir miktar dışarıda durduğunu göreceksiniz. Bundan amaç, silah burnunun üstüne düşürse, ağırlık ve denge merkezinin etkisi ile yere önce bu çıkıntının ucu ile çarpmasını sağlamak ve HS ' nin iddiasına göre de ekstra avantajı sizin '' geçici tutukluk '' olarak bahsettiğiniz duruma engel olmasıdır.

Kişisel olarak sadece farazi hatalı taktik uygulamalarda yaşanması muhtemel olan bir taktik dezavantaja dayanarak, ki şimdiye kadar filmler dışında, gerçek çatışmaları senaryoları inceleyen literatürde bunun herhangi bir pratik örneği mevcut değildir, yüksek basınçlı mühimmat kullanımında elzem olan tetik irtibat kesme sisteminden taviz vermenin çok akılcı bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum.

Sizin tasarımınızda görebildiğim kadarı ile sürgü, namlu ve bunu örten ön korkuluktan ayrı bir parça olarak dizayn edilerek, bu şekilde irtibat kesme sistemi de korunarak bu handikap aşılmaya çalışılmış. Ancak buna karşılık üretimi aşırı hassasiyet ve maliyet gerektiren bir dizayn ortaya çıkmış. Sürgü ve icra yayı taşıyıcı ön irtibat kolları ile namlu, gövdeye sadece döner bir mafsalla ve sabitleme pimi ile sabitlenmiş. Çalışma esnasında sürgüyü arkada gövde sürgü taşıyıcıları taşırken, ön sürgü kolları, hareketli bir mafsalla gövdeye sabitlenmiş namlu ve bunun üzerindeki ön korkuluk grubu tarafından taşınmaktadır. Bu ayrıntının ve sistemde ekstradan oluşturulan kararsızlığın ( sabit olmayan nokta ve bağlantıların ) özellikle yüksek atım adedlerinde toleransların ve dayanım korunmasında sorun oluşturabileceğini düşünüyorum. Tabii ki silahı prototip olarak üretip, denemeden kesin hüküm vermek mümkün değil.

Saygılar.
 
Alıntı

#14
lupus demiş ki:HS 2000 ' i elinize alıp incelediğinizde,

sn lupus tam da hs2000'i örnek verip bu sorunun kolayca çözülebildiğini yazmayı düşünüyordum ben de...

saygılarımla
 
Alıntı

#15
Sn Lupus,
Örnek olarak vermiş olduğunuz HS2000 veya P99 Modellerdeki icra yayı mil çıkıntısı sadece düz materyal veya silaha uygulanan dikine düşüş testlerinde geçerliliğe sahiptir.Ancak insan vucudu esnek bir yapıya sahip olduğundan bahse konu modellerle uygulama yaptığınızda icra milinin dış çapının geniş olmaması nedeni ile baskı yapılan bölgeye doğru 2-3 mm dalması sonucu vucudun veya baskı yapılan kasın kasılması sonrasında kapak takımını geriye doğru açmaya zorladığından bahse konu veya kızak takımı önden çekilerek sökülen bütün modellerde bu tasarım hatası olarak önümüze çıkmaktadır.Silahta böyle hatayı görmezden gelmenin yanlış olacağı kanısındayım, ayrıca hasmına ''dur tabancama temas etme yoksa ateş edemem veya kullanma kitabım bana bunu söylüyor yoksa bizden kaynakalanan bir sıkıntıyı biz kabul etmiyoruz gibi '' düşüncelerin yanlış olduğuna inanıyorum.Çünkü Özel harekat veya tim görevlilerinin ellerindeki silahları her türlü zorlu koşulda çalışır mantığı ile hareket edildiği için basit bir ileri kuvvet sonrasında,belimdeki tabancamın ''şuan çalışma sistemim izin vermiyor bir miktar geriye doğru sistemimi kapattıktan sonra size hizmet verebilirim'' mantığı sizce doğrumudur.
 
Alıntı

#16
arkadaşlar bence silah kullanan profesyonel biri için bu durum sadece gülünecek bişeydir, silahı adamın sırtına dayadım adam geriye bastırdı bende silahı geri çekerek ateş edebilecek kadar zeki olduğumu düşünüyorum, bunu düşünemeyecek kadar aptal birine zaten silah vermek hata olur, ayrıca bu ancak hasmınız silahı tutatak bunu yapabilir ki o durumda zaten silahın yönünüde başka tarafa çevirebilir, böyle olmayan bir silah elbet iyidir ama gereklimidir işte o tartışılır, bence pek bir anlamı yok...

savunma silahı mümkün olduğu kadar az parçadan oluşmalı ve olabildiğince basit olmalı, tabi silahın ateşleme için gereken kısımları, diğer kısımları nasıl olursa olsun...
 
Alıntı

#17
melihaga demiş ki:savunma silahı mümkün olduğu kadar az parçadan oluşmalı ve olabildiğince basit olmalı, tabi silahın ateşleme için gereken kısımları, diğer kısımları nasıl olursa olsun...

+1
Aman okuyanlar bunu yanlış algılamasın Big Grin Big Grin
 
Alıntı

#18
melihaga demiş ki:savunma silahı mümkün olduğu kadar az parçadan oluşmalı ve olabildiğince basit olmalı, tabi silahın ateşleme için gereken kısımları, diğer kısımları nasıl olursa olsun...

Aman Ağam, karanlık tarafı kredilendirdiniz.
Tekzip bekliyorum Big Grin
 
Alıntı

#19
Arkadaşlar diğer kısımlardan kastım, örnek olarak klasik sig p serilerindeki horoz indirme manivelası gibi kısımlar, bunlar parça sayısını arttırabilir ama ateşlemeyle doğrudan alakası olmadığından, silahın çalışma güvenliğine en ufak bir sorun eklemiyorlar...

kast ettiğim bu tür şeylerdir, yoksa kıloka pirim vermek değil...Big Grin
 
Alıntı

#20
ŞAHİNGÖZÜ demiş ki:... insan vucudu esnek bir yapıya sahip olduğundan bahse konu modellerle uygulama yaptığınızda icra milinin dış çapının geniş olmaması nedeni ile baskı yapılan bölgeye doğru 2-3 mm dalması sonucu vucudun veya baskı yapılan kasın kasılması sonrasında kapak takımını geriye doğru açmaya zorladığından bahse konu veya kızak takımı önden çekilerek sökülen bütün modellerde bu tasarım hatası olarak önümüze çıkmaktadır.Silahta böyle hatayı görmezden gelmenin yanlış olacağı kanısındayım, ayrıca hasmına ''dur tabancama temas etme yoksa ateş edemem veya kullanma kitabım bana bunu söylüyor yoksa bizden kaynakalanan bir sıkıntıyı biz kabul etmiyoruz gibi '' düşüncelerin yanlış olduğuna inanıyorum.Çünkü Özel harekat veya tim görevlilerinin ellerindeki silahları her türlü zorlu koşulda çalışır mantığı ile hareket edildiği için basit bir ileri kuvvet sonrasında,belimdeki tabancamın ''şuan çalışma sistemim izin vermiyor bir miktar geriye doğru sistemimi kapattıktan sonra size hizmet verebilirim'' mantığı sizce doğrumudur.

Sayın Şahingözü,

Yazılarınızdan anladığım kadarıyla, silahın taktik kullanımına ait bilgiler filmolotoji bilimine dayanmakta.

Önceki yazılarda bahsi geçtiği üzere, gerçek dünyada hiçbir profesyönel silah kullanıcısı tehtidi silahına erişim mesafesine yaklaştırmaz. Aksi durumda ise (kendisi silahsız tehtid silahlı iken) tehtide erişim mesafesine yaklaşmak, hatta silahı kendisine temas ettirmek için elinden geleni yapar. Ancak bu temas, sizin öngördüğünüz gibi vücudu silaha yaslayarak sürgüyü hareket ettirmek için değildir; ikinci adımda yapacağınız silahı kendinden uzaklaştırma hareketine hazırlık teşkil eder. Üçüncü adım ise, (yarı otomatik silah için) sürgüyü kavrayıp birkaç milim geri iterek/çekerek silahın ateşlenmesi engellemektir. Böylece kendinden uzaklaştırdığın silahla ateş edilerek çevreye zarar vermesi önlenir.

Buradan görüleceği gibi, sürgü manipülasyonu ile ateşlemeyi engellemek iki ucu keskin bıçaktır. Ola ki sizin iddia ettiğiniz gibi bir tasarım hatası herkezce kabul edilerek, sizin öngördüğünüz sistemle değiştirildi. Bunun faydası profesyönellere mi olur, tehtid olan silahlı kişiye mi, yoksa üçüncü şahıslara mı? Bence en büyük sıkıntıyı, zaten tehtidi silahına yaklaştırmayan, buna karşılık tehtide yaklaşma yollarını arayan profesyöneller; en büyük zararı ise çevredeki masum insanlar görür.

Özetle; teknik durumu diğer arkadaşların açıkladığı, benim de taktik olarak açıklamaya çalıştığım şekliyle bu bir tasarım hatası değildir, olsa bile değiştirilmesi gereken bir tasarım değildir. Eğer yola çıkış noktanız bu ise, konseptiniz hatalı temele oturmuştur.

Saygi ile,
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi