Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 9 Oy - 3.44 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Safir T14 Detaylı inceleme
#1
Sn. Lupus'un siteye katkılarını gıpta ile takip ederken, elimden geldiğince çorbada katkım olsun diye, usuma bilgisayarımda bulunan fotolardan Safir ile ilgili bir değerlendirme-karşılaştırma yapma fikri geldi. Özelikle detaylı söküm esnasında aklıma gelip, daha sonra paylaşmalıyım diye düşündüğüm birkaç konuyu aşağıda bulabilirsiniz:

Bildiğiniz gibi, Safir T14, AR-15 platformu üzerine inşa edilmiş, dış görünümü itibariyle memleketimizin çoğunun M-16 adı ile bildiği piyade tüfeğine benzeyen, hatta çoğu askeri M4 ve sivil AR-15 aksesuarının uyduğu bir yivsiz tüfek. Ama çalışma prensibi olarak, her ne kadar şarjörden fişek besleme ve fırlatma mekanizması AR-15 gibi olsa da, geri tepme ile yeni fişek süren gazlı mekanizması AR familyasından çok, klasik yarı-otomatik av tüfekleri gibi işliyor. Dışarıdan fark anlaşılmayacak gibi, ama ön plastik kundak kapakları söküldüğünde altındaki yay, 12'lik yarı otomatik av tüfeklerine benzerliği ortaya koyuyor:

[Resim: img3630m.jpg]

yukarıdaki fotoda, üst gövdesi alt gövdeden pimler ile ayrılmış, ve gaz bloğu kapağı ve sürgüsü çıkarılmış T14'ü görüyorsunuz. Namlu üzerindeki yay ve gaz silindiri, AR-15'ten en büyük farkını ortaya koyuyor:
Aşağıda standart bir AR-15 namlusu ve gaz tüpünü görüyorsunuz, orjinal sistemde merminin arkasında kalan gazlar, üstteki ince tüp ile üst gövdede sürgünün üzerinde yer alan bir yuvaya doğru üfleyerek, atış sonrası kilidi açılan sürgüyü ve tırnağa takılı olan boş kovanı fırlatıyor, dipçik içindeki yay ile geri itilen sürgü, şarjörden yeni bir mermiyi namluya sürüyor:
[Resim: dissipator_barrel.jpg]

Mekanizmadaki bu temel farklılık, Safir'in 36 numara fişeğin zayıf olan gazlarını üst gövdeye taşımak yerine, birden fazla gaz portu ile yarı kapalı sistem olarak çalıştırdığı bir çatal pistonun sürgüye vurması ile kendini gösteriyor.

Bence bu adaptasyon, gayet başarılı bir fikir ve uygulama, bir tek namludaki portlardan sıvama yapan çıplak kurşunun kısa sürede piston mekanizmasını ve portları doldurması sorun oluyor:
[Resim: img3638r.jpg]
Namludaki geriye doğru bakan 4 adet gaz portu. Mekanizma yay ile öne itilip, namlunun üzerindeki açıklığa oturan 2 adet C-klips ve bir o-ring ile durduruluyor. Bu o-ring de çok dayanıksız çıktığı için ben LPG kitlerinde kullanılani yüksek sıcaklığa ve basınca dayanıklı kaliteli Viton O-ring alıp taktım.
Bu portun üzerine gelen pistonun içinde, aşağıda alev ile sıvanmış kurşunu görebilirsiniz, burayı temizlemek gerçekten zor oluyor:
[Resim: img3639.jpg]
Pistonun oturduğu segmanları da bu fotoda görebilirsiniz:
[Resim: img3640.jpg]

Gel gelelim, bence Safir'in en zayıf tasarım farkına:
Aşağıda, bir AR-15 sürgü kilidi, ve namluda oturduğu 8'li kilit mekanizmasını görüyorsunuz:
[Resim: IMG_22251.jpg]
Bu da AR familyasının klasik sürgü ve iğne taşıyıcı bloğu:
[Resim: YOUNGMANUFACTURING.jpg]
aşağıda ise Safir kilit mekanizmasını görüyorsunuz, görüldüğü gibi ikili bir kilit ile çalışıyor:
[Resim: img3642k.jpg]

Görüldüğü gibi, Eugene Stoner'in M-16'sının Mikail Kalaşnikov'un AK-47'sinden daha hassas atış yapmasının en büyük anahatarı olan bu sekizli kilitleme yapısı, Safir'de yine av tüfeği gibi sadece iki noktadan zayıf bir kilide dönüşmüş. Ayrıca aynı fotoda, boş fişekleri tahliye etmekiçin gereken tırnağın da pek iyi gözükmeyen bi işçilik ile üretildiği, ve daha önce neden bazı kullanıcıların sorun yaşadıkları belli oluyor. Altındaki yay normal durumda bile yana doğru kayık iken,fişek tarafından sıkıştırıldığında iyice çapraz hale geçiyor.
[Resim: img3641h.jpg]
 
Alıntı

#2
Şimdi yine AR-15 sürgüsüne dönelim, aşağıdaki fotoda namludan gelen gaz tüpünün girdiği ve sürgü geriye çekildikçe gazları azar azar, sonunda da tamamen mekanizmaya şarj eden gaz "anahtar"ını görüyorsunuz:
[Resim: bcg2e.jpg]
Aşağıda ise Safir'de tekli kilidi sürgü üzerinde görüyorsunuz, ayrıca tırnağın arkasında ve karşıtında görülen iki çelik uzantı da, gaz sisteminin atıştan sonra çarparak sürgünün geri hareketine sebep olan ayaklar oluyor, bunlar AR-15'te mevcut değil:
[Resim: img3644m.jpg]
Burada en büyük sorun, normalde aluminyum gövdeli AR'de 8li kilit sayesinde tüm yük namluya bağlı çelik parçalar tarafından taşınır iken, Safir'de iki adet kaba noktadan kilitlenen sürgünün kilit mekanizmasının üst gövdeye atış sırasında darbeyi yansıtması ve temas noktalarının ezilmesi.
[Resim: img3633n.jpg]
Burada sürgü yatağının üst sol köşesinde bulunan yatağın aşınmaya başladığı görülebiliyor:
[Resim: img3635x.jpg]
Yine karşılaştırma amaçlı, bir AR-15 sürgü yatağı:
[Resim: Noveskefeedramps.jpg]

Bir diğer farklılık olarak, normalde AR'lerde bolt stop tarafından icra edilen, sürgünün tam geri gelmesini engellemek için, üst gövdenin altına takılan pim ile ona geçme çelik büküm stoper görülüyor:
[Resim: img3634i.jpg]
Bu pim ve stoper, üst gövdenin profilindeki standart AR ile olan en büyük fark olarak göze çarpıyor. Tabi elimde iki gövde de olmadan pim çapları ve genel boyutlar hakkında tam bir yorum yapamıyorum, ama standardize edilmiş olarak boyutları yıllardır kamuya açık bulunan AR-15 çizimlerinin kullanılmamış olduğunu düşündürecek herhangi bir bulgu yok.
Amerika'da T14 alan kullanıcıların, kendi tercihleri olan tetik mekanizmaları ve bazen de lisanslı tam otomatik mekanizma içeren alt gövdelerine Safir üst gövde takma girişimleri başarılı olduğununa göre, parçalar arasında uyum olduğuna başka bir örnek olarak görebiliriz.
Biz, mevcut hali ile Safir'e baktığımızda, özellikle kirli çalışmaya ve doğa şartlarına karşı korunması gereken, AK serisine göre daha nazlı diye nitelendirilebilecek AR serisi mekanizmasının, düzenli temizlik ve yağlama ile iyi performans ve güvenilirlik verdiğini, hatta bu platformu geliştiren HK 416 veya Ruger gibi gazlı değil, pistonlu sistemlerin varlığını bildiğimiz için, Safir'den de yivsiz kategorisinde benzer sorunsuzluk ve innovasyon bekliyoruz.

Safir'in bu hali ile naçizane tavsiye edebileceğim iyileştirmeler:
-fişek sürüm rampasının iyice cilalanıp optimize edilmesi.
-aluminyum parçaların daha sert anodize edilmesi, eloksal işlemi sırasında daha derin ve sert bir yüzey kaplaması sağlanması
-namlu toleranslarının iyi ayarlanması, tek kurşun kullanıldığında sıvamanın minimize edilmesi, gaz portlarının özenli açılması
-yarısı plastik ve içi çelik insert olan tetik mekanizmasının honlanıp daha hassas ve mümkün ise ayarlanabilir hale getirilmesi
-şarjör ağızlarının fabrikadan test edilmiş ve kapak ile korunaklı olarak çıkması,
-fişek tutucu tırnağın yayı ile birlikte daha kaliteli malzemeden, daha özenli üretilmesi.
-ön nişangahın söküm takım sonrasında aynı yere takılabilmesi için bir indeksleme işareti kullanılması, alyan vida yerine orjinalindeki gibi namludaki çentiğine pimli geçer hale gelmesi
-ileriye dönük olarak, mümkün olur ise HK416-417 serisi gibi gazlı değil de kısa stroklu piston tasarımına geçilip, hem parça sayısının azaltılması, temizliğin kolaylaştırılması, ve güvenilirliğin artırılması
olacaktır.

Safir, bence uğraşmak isteyen kullanıcıya gayet zevk verebilecek, 36lık hoş bir tüfek. Ama Stoner'in ilk Armalite prototipleri gibi, ilk birkaç yılında farkedilecek ve fabrika yeterince fon ayrırıp kullanıcı isteklerini dinler ise düzeltilebilecek birkaç "bug" içeriyor.
1960'lardan beri yıllardır honlanmış ve sorunsuzluk için uğraşılmış bir platform olan AR-15 varyantlarının güzel özelliklerini ve piyasada zebille bulunabilen aksesuarlarını kullanması, ve göreceli olarak ucuza alınabilen 36lık fişekler ile çok miktarda atış şansı vermesi de ayrı bir avantaj. Ama atışa gidildiğinde, çoğu zaman fişeklerden gerisinin ekseriyetinde de şarjörden kaynaklansa da, takılma ve sıkışma yaptığında kullanıcısını soğutabilen, sadece ufacık düzeltmeler ile sorunsuz hale getirilebilen yapısı yüzünden, fabrikanın bu konulara eğilmesi ve akabinde yurtdışı satışlarını da artırması en büyük dileğimiz.

Saygılarımla.
 
Alıntı

#3
Teşekkürler Sn.Barış, gayet güzel ve ayrıntılı bir inceleme ve karşılaştırma.Dileklerinize gönülden katılıyorum.
Saygılar.
 
Alıntı

#4
İncelemeniz için teşekkür ederim Sn barış.
Sizin tecrübe ettiğiniz problemleri ya da eksiklikleri nasıl giderdiğinizi biz Safir kullancılarla paylaşırmısınız.
Bizde sizin yaptıklarınızı bizim tüfekte kontrol edelim. Ya da tavsiyeleriniz nelerdir.
Fişek, şarjör vs aklıma gelmeyenler gibi...
 
Alıntı

#5
sy baris yaptiginiz karsilastirma icin cok tesekkürler.iyiki usunuza bu fikir düstü.
yanliz benim aklimda bir soru kaldi.bazi ar-15 fotolariyla t 14 fotolari birbirine cok benziyor.gerek fon olarak gerekte aci olarak.demekki ar-15 fotolarinida siz cektiniz.?yada...
 
Alıntı

#6
Hocam, makine muhendisimiydiniz?.... Ne kadar detayli bir analiz ve karsilastirma boyle... Tebrikler...
 
Alıntı

#7
Emeğiniz ve paylaşımınız için teşekkürler Sayın Barış...
 
Alıntı

#8
Ben de hepinize teşekkür ederim, beğenilmesine sevindim. Soruları dilim döndüğünce sırayla cevaplamaya çalışayım:

Sn. Egecaddesi,
Tüfekte ilk yaptığım şey, test atışından sonra komple dağıtıp, çapaklı veya pürüzlü parça var mı kontrol etmek oldu. Gözüme fişek sürme rampası ve alt gövdede bu rampaya çıkan çentik biraz uyumsuz kesilmiş göründüğü için dremel ile agresif olmayan bir uçla buraları yedirdim, sonra da polisajladım. Dikkat isteyen yerler, herhangi bir boyutsal değişiklik asla yapmamanız gereken namlu yatağı ve kilit mekanizması. Daha sonra, namlu üzerindeki gaz portlarını temizlerken açılan C-klipslerin önündeki o-ring'deki yırtık yüzünden alet çantamdan aynı boyutta başka bir o-ring taktım, ama yüksek sıcaklığa dayanımı kafamda şüpheye yer ettiği için gidip orjinal viton o-ring aldım. Bu sayede hem yüksek sıcaklığa hem de basınca dayanacağını biliyorum, hem de takıp sökerken zedelenmiyor yırtılmıyor.
Daha sonra, en çok dikkat ve modifikasyon gereken parça, yani şarjörler geldi. Metal şarjörde ağzı gerçekten çok ayarsızdı, yeni fişek sürerken mutlaka mekanizmayı sıkıştırıyordu. Pense ile şarjör ağızlarını bükerek tam ayarını oturttuğumda sorunsuz çalıştı. Fakat yüksek kapasiteli plastik şarjörlerde ağız genişliği böyle kolayca ayarlanamayacağı için, özellikle yumuşak yerli fişeklerde mekanizmaya sürülme sırasında alttaki fişeği "ısırması" ve sürgünün geride kalması sorunu yaşadığım için, bulabildiğim tek çözüm, plastik şarjörlerde ithal fişek kullanmak oldu.
Daha sonra, tetik mekanizmasını açarak, plastik kalıp içinde metal bir insertten oluşan tetiğin üzerindeki ve uyum yüzeylerindeki çapakları temizledim, ama genel hissiyatına pek te faydası olmadı. Tetik üzerinde çalışmak, ve hatta mümkünse metal ayarlı tetik getirerek daha net ve yumuşak bir tetik çekişi elde etmek gerekli.
Sırada yaptığım, forumda paylaştığım fotolarda görüldüğü gibi, orjinalinde bayağı rahatsız edici miktarda sağa sola oynayan ön kundağın yerine, daha stabil duruşlu ve bu arada namluyu daha iyi destekleyen metal kundak ile değiştirmek oldu. bunun için özel AR-15 gunsmith aletine ihtiyaç var, çünkü hem eski namlunun sabitlemesi, hem de yeni aparatın takılması için farklı ağızlar gerekiyor, hiç tornavida, çekiç vs ile zedelemeden söküp takmak önemli. Bende bu alet bulunduğu için kendim takıp, kalibreli tork anahtarı ile tavsiye edilen tork değerinde namluyu sıktım, bu arada, gaz tüpünün yerine geçen stoper alyan vidanın hizalamasına dikkat ettim. Bu torklama detayı da önemli, çünkü aluminyum rayda fazla tork malzemeyi zedeliyor, azı da namlunun atış sırasında gevşemesine sebep oluyor. Metal ön kundağın bir başka faydası, namluya sadece gövde ile birleştiği noktadan temas edip, önde serbest yüzer şekilde bıraktığı için, silahın isabet oranına olumlu katkı yapması. Bu yivsiz bir silahta yivliye göre çok etki gösteremese de, isabet konusunda yapılacak her tür iyileştirme Safir için iyi olacaktır.

Sn. Altunhan,
Ar-15 fotoları kendi çekimim değil, bazıları dostlardan, bazıları google bey vasıtası ile ulaştı. Aslında elimde aynı anda ikisi de olsa, bazı boyutsal ve ölçümlendirilmiş karşılaştırma yapabilmeyi istiyordum. Umarım bir ara bu imkan hasıl olur.

Sn. İlksurfer,
Teşekkür ederim, evet major'lerimden biri mühendislik, diğeri yerbilimleri. Sn. Lupus teknik inceleme konusunda çıtayı çok yüksekte tuttuğu için, seviyeyi düşürmek olmazdı, elimdeki imkanlar doğrultusunda mümkün olduğunca çok bilgi paylaşmaya çalıştım. İnşallah Türkiye'ye geri döndüğümde Safir ile ilgili daha fazla foto ile modifikasyon konusunda da paylaşımda bulunabilirim. Aslında bulunduğum coğrafyada çok miktarda AK var, ama genelde AR hiç denk gelmiyor, belki ileride de bir Saiga vs AK karşılaştırması yapabiliriz. Smile

Saygı ve selamlarımla...
 
Alıntı

#9
Elinize sağlık.
 
Alıntı

#10
Sn.Barış, çok harika bir SAFIR analizi olmuş, elinize sağlık.
Hem mekanik, hem de malzemeye getirdiğiniz eleştiri ve öneriler çok ayrıntılı ve yerinde.
Özellikle SAFIR kullanıcısı arkadaşlarımızın çok faydalanacağını bir kaynakça olmuş.
Ve bence '' Good enough to make it sticky '' ... Cool
Tekrar çok teşekkürler.
Saygılar.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi