Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 4 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
T Serisi Zamanı
#1
Arkadaşlar, aşağıda T 36X XXX seri numaralı, yaklaşık olarak 70 ' li yılların ortasında üretilmiş bir T Serisi BHP görüyorsunuz. Bu yıllarda FN daha farklı seri nosu kodlama sistemleri kullanmasına rağmen, talep üzerine T serisi üretip teslim ediyordu. İşte bu silah da onlardan bir tanesi. Ancak maalesef orijinal hali ile muhafaza edilememiş. Silah görev esnasında zati demirbaş silah olarak kullanılmış, emeklilik sonrası da muhafaza edilen bir tabancadır.



[Resim: 34761640.jpg]


[Resim: 44270823.jpg]
 
Alıntı

#2
Aşağıda T serisinin namlu yüksüğünü görüyorsunuz. Sürgü ile aynı kotta ve yassı.
Arpacık ise klasik olarak punto çakmalı sabir ve dar arpacık.Gez ise yandan dovetail geçme dar yaprak gez.
Silahın gövde sürgü kızaklarındaki bazı yerlerde köşe kenarlarının keskinliğinin gittiği, ancak silah şarjörsüz ve horoz çekili olarak kontrol edildiğinde, tolerans değerlerinin çok bozulmadığı, silahın tokluğunu muhafaza ettiği görülüyor.
Horoz ise tipik delikli yuvarlak mahmuzlu T Serisi horozu.




[Resim: 38108100.jpg]



[Resim: 30000381.jpg]


[Resim: 31830475.jpg]


[Resim: 93200219.jpg]


[Resim: 19973319.jpg]



[Resim: 89501297.jpg]
 
Alıntı

#3
T Serisi ve her türlü eski nesil BHP yi ilgilendiren en önemli konulardan birisi, yetersiz metaluji ve dayanımlarıdır. Özellikle malzeme alaşımı ve sertliğinden kaynaklanan dayanım zaafları vardır.

Bunların en çok göze çarpan ve dikkatsiz davranıldığında en çabuk gözlendiği yerlerden birisi de, sürgü içerisindeki namlı kilit dişi yataklarıdır. Eğer zamanında icra yayı revizyonları yapılmazsa, buna ek olarak da rast gele ve yüksek miktarda yüksek basınçlı mühimmatla atış yapılırsa, sürgü içerisindeki kilit yatakları çok kısa sürede deforme olabilmektedir.

Her ne kadar bu hasarlar belirli bir dereceye kadar silahın mekanik güvenilirlik ve mermi dağılımını etkilemese de, bu konuda sınırın hangi düzeyde bir aşınma olduğu belirsizdir, bu nedenle eski nesil herhangi bir BHP almayı düşünen kişilere tavsiyem, ilk önce sürgü içerisindeki namlu kilit dişi yataklarını kontrol etmeleridir.



[Resim: 68851061.jpg]
 
Alıntı

#4
Aşağıda binen yükle ezilmiş olan diş yataklarını daha farklı açılardan görüyorsunuz;
Namlu dişlerinde ise herhangi bir yuvarlanma veya ezilme yok.



[Resim: 95059662.jpg]


[Resim: 69718471.jpg]


[Resim: 28842568.jpg]
 
Alıntı

#5
T serisi silahların halk arasında tutulduğu aşağı yukarı bu formun müdavimlerinin ve silahlara muhabbeti fazla olan kişilerinde malumudur.Bu şekilde halkın teveccühüne mazhar olmuş mamul maddelerin bir kısmı bu tevvecühü hak etmezken önemli bir kısımınında bu teveccühü hak eden özellikleri vardır.T 26XXX e kadar olan serilerde işcilik ve malzeme kalitesi en üst seviyelerdedir.Büyük bir bölümünün namlusu tek parça yekpare çelikten imal edilmiştir diye biliyorum.Bu seriden sonraki serilerinde (çok büyük bir kısmında) öncekilerde bulunan halk arasında balık tabir edilen sanayi kodu vediğer kodların bir kısmı bulunmamaktadır.ZANNIMCA o yıllardaki aşırı talep üzerine ya fason olarak yaptırılmış yada başka ülkelerde (macaristan gibi) taklit edilmiş olabileceğini düşünüyorum .Sn lupus T3.......ile başlayan hp ler muhtemelen belçika imalatı değil diye biliyorum syglr.slmlr.
 
Alıntı

#6
Sn.Tokoğlu, kontrat teslimatı için üretilmemiş ve özellikle sivil pazar için hazırlanmış T serilerinin işçilikleri gerçekten güzeldir. Aslında bu sadece T serisi için değil diğer BHP ler için de geçerli bir durumdur. Ancak C serileri ama özellikle de MKII ve MKIII lerden itibaren, özel bir istek olmadıkça boya dahil olmak üzere her türlü teslimat için geçerli ciddi bir standard yakalanmıştır. Bu yeni nesil BHP lerin bir artısıdır.

İki parçalı namlu konusuna gelince, şahsen bunun herhangi bir dezavantaj oluşturduğunu düşünmüyorum. İki parçalı BHP namlularında sırf bu konstrüksüyon şeklinden kaynaklanan her hangi bir kırım şimdiye kadar hiç rapor edilmemiştir. Ama yine eski silahların namlu ön alt kilit kamalarında malzeme özelliğinden kaynaklanan pek çok kırım rapor edilmiştir. Bu nedenle yeni nesil BHP namlularında bu bölgeye ayrı bir destek kotu eklenmiştir. Ancak .40 SW kalibre söz konusu olunca bunlar da yeterli olmamış ve üst namlu kilit dişi sayısı ve bunların sürgüdeki karşılığı 2' den 3' e çıkarılmıştır, ancak namlu hala iki parçalı olarak üretilmeye devam etmektedir.

Macaristan'da bir aralar lisanslı daha sonra da lisanssız üretim yapan FEG 'in ürettiği, ancak üzerinde asıl üreticinin değil de FN 'e ait yazıların olduğu BHP 'lerden bir tanesine Ankara'da şimdi faaliyette olmayan bir silahçıda denk gelmiştik. Silahın üzerinde Belçika sanayi kodları yoktu ve seri numarısı da '' B '' ile başlıyordu. Bu esnada kalabalık bir güruh seri nosundaki '' B '' harfinin Belçika ' nın '' B '' si olduğu, bu silahın '' 14' lünün hası '' olduğu ancak neden üzerinde hiç balık, sinek, börtü böcek olmadığını anlayamadıklarını tartışıp duruyorlardı.

Bu arkadaşlara ilk sorduğum soru silahın zor alım olup olmadığı olmuştu. Sahibinden gelen cevap mırın kırın ile karışık zor alım olduğu yönünde olunca, bu silahın Irak Ordusu için zamanında FN üretimi modellerin yanında, FEG 'den direk alınmış olanlardan birisi olduğu yönündeki kanaatim pekişti. FEG ' in Irak için ürettiği bazı HP ' lerde sahte Belçika üretim kodları dahi vardır.

BHP tarihçileri ve duayenleri, kontrat veya ihale silahı olsa da, FN ' nin kendi adına başka üreticilere fason üretim yaptırmadığı konusunda hem fikirdir.

Üretim modeli veya serisi ne olursa olsun, eğer kolleksiyon amaçlı olarak değil de, sürekli olarak atış yapmak için bir BHP alınacaksa, kesinlikle alınabilecek en yeni nesil BHP'nin alınması taraftarıyım. Ama sadece sevilip sefkat gösterilecek ve gelecek nesillere aktırılmak üzere bir BHP alıncaksa, kontrat ve ihale üretimi olmayan, mümkünse mükemmel yüzey tesviyesi ve harika bir menevişle perdahlanmış olan gizli tırnaklı bir BHP, eğer bu bulunamazsa, yukarıda belirttiğim özelliklere uyan bir T serisi edinilmesi konusunda sizinle hemfikirim.

Saygılar.
 
Alıntı

#7
0T series Inglis made in July 1944, all matching, no rebuilds.
[Resim: 0TseriesInglismadeinJuly1944allmatc.jpg]
 
Alıntı

#8
BROWNİNG 1935 hı-power tbnc-seri noları 1957 kadar 70000 1957 70000 80000 1958 80001 85267 1959 85268 85268 1960 89688 93027 1961 93028 109145 1962 109146 113548 1963 113549 115822 1964 115823 T136568 1965 T136569 T146372 1966 T146373 T173285 1967 T173286 T213999 1968 T214000 T258000 1969 T258001 T261000 Ve üzeri 1969 yılında 69 c ile başlayan seri numaralarına geçilmiş (69CXXXXX) 70CXXXXX,71CXXXXX,72CXXXXX,73CXXXXX,74CXXXXX,1975CXXXXX, 1975 YILINDAN itibaren yeni seri noları kullanılmaya başlamıştır RV 1975,RT 1976, RR 1977,RP1978,RN 1979,PM 1980,PZ1981,PY 1982,PX 1983,PW 1984,PV 1985,PT 1986,PR 1987,PP 1988,PN 1989,NM 1990,NZ 1991,NY 1992,NX 1993,NW 1994......................Elimdeki kaynak kitapcık 1995 basımlı (ULUSLAR ARASI SİLAH MÜHİMMAT KAÇAKÇILIĞI İLE MÜCADELEDE MENŞE TESPİT EL KİTABI) Bu nolar ile başlamayan örneğin C ,L ..Aklıma gelenler bunlar çok sayıda hp gördüm sanayi kodları yoktu fakat yazı karakterleri 1 e 1 aynı idi .Bu nolar haricindeki (üstte sıraladıklarım )bhp nerde üretildiklerini bilmiyorum ancak kesin orjinal bir bhp değil. Diğer konuya gelince yeni nesil bhp ler tasarım ve dizayn olarak kabul etmeliyimki çok güzel(emniyet mandalını hariç ) ancak sn lupus çok konuda fikirlerinize iştirak ve bilgilerinizi taktir etmemle beraber bu konuda katılmıyorum dayanım ve kaliteli malzeme olarak eski nesil 14 lü lerden iyi değil .Rüştünü ispat edecek kadar bir zaman henüz gecmedi,buna rağmen azımsanamayak sayıda sıkıntılar cıkartığını eski kuşak silahcı abilerimizden dinledim.Eski silahcılar asla bir T1 ,T2, 1957-1969 Yılları arası üretilen bir bhp yi yeni modellere terçih etmiyorlar,buna R,VE P ile başlayanlar da dahil herkese slmlr. syglr, TOKOĞLU ESKİŞEHİR
 
Alıntı

#9
Sn.Tokoğlu,

'' ULUSLAR ARASI SİLAH MÜHİMMAT KAÇAKÇILIĞI İLE MÜCADELEDE MENŞE TESPİT EL KİTABI '' isimli kaynağın, daha doğrusu bunu hazırlayan arkadaşların atladığı küçük bir ayrıntı var. O da standard olarak T serisi üretiminin bitirilip, ilk önce '' C '' ve üretim yılını kapsayan daha sonra da 245 model kodu ve üretim yılı harf kodu ile başlayan seri nolarına geçilmesine rağmen, ara ara özel siparişlerle T serisi BHP ' lerin üretilip teslim edildiğidir. Bu bilginin kaynağı ise tüm dünyada en ciddi BHP tarihçilerinden birisi olarak bilinen R. Blake Stevens 'dır. Tüm dünyada hazırlanan pek çok resmi kurum kaynağında olduğu gibi bunda da genelde sadece üretici resmi katalog ve sitelerindeki kısıtlı bilgiler kullanıldığından bu tür eksik ya da yanlış bilgilendirmeler ortaya çıkabiliyor. Örneğin bu resmi kaynaklara göre hiç alüminyum alaşım gövdeli bir BHP üretilmemiştir, ama kesinlikle üretilmiştir. Cool

BHP, daha doğrusu tüm FN tarihçilerinin en çok zorlandıkları konulardan birisi de, FN ' nin tüm tarihi boyunca standard bir seri numaralama sistemi kullanmaması, çok önceki yıllarda bıraktığı seri noları ile bazen yeniden üretim yapması ve bu modellerle ilgili siparişlerde bu seri nolarını kullanmasıdır. İşin ilginç yanı bu konudaki resmi FN kayıtları dahi karma karışık bir haldedir. Bu nedenle FN üretimi silahlarda, ama özellikle BHP konusunda, BHP'ye yıllarını, hatta hayatlarını vermiş olan araştırmacıların hazırladığı kaynakçalar, her zaman çok daha güvenilir olmuştur.

BHP dayanımı konusunda ise, yıllar önce ben de kesinlikle ülkemizdeki pek çok kişi ile aynı fikirdeydim. Ancak zaman içerisinde araştırdıkça, ama en önemlisi de silah tamir ve bakımı yapan kişilerle tanışıp, bunların yaptıkları işleri takip ettikçe, durumun sanılanın tam tersi olduğunu gördüm. Şimdiye kadar hatırı sayılır bir miktarda atım görüp de, sürgü kilit yatakları yuvarlanmayan eski nesil bir tane BHP görmdim desem yalan olmaz. Ellerindeki silahlara toz kondurmayan pek çok eski toprak silahsever ağabeylerimizin hiç birisinin bir kez dahi olsa bu bölgeyi kontrol ettiklerini sanmıyorum.

Diğer bir kontrol edilmesi gereken bölge de, sürgü ön kısmındaki kızak yataklarını taşıyan, gövdenin ön korkuluğunun iç kısmında kalan sürgü taşıyıcılarıdır. Eski nesil BHP ' lerde bu bölge de erken aşınma ve gevşeme gösteren alanlardan birisidir. Elinize eski nesil bir BHP alıp, şarjörü çıkartıp, horozu çekip silahı salladığınızda, bu bölgede ciddi bir boşluk oluştuğu derhal gözlenir. Ama asıl yapılması gereken test, bir şarjörü sadece şarjör emniyetine baskı yapacak kadar silaha yerleştirip, yavaşça tetik düşürmektir. Bu esnada tetik kolu, tetik / horoz tulumbası irtibat koluna bastırdıkça, sürgünün ve niaşngahların gövde üzerindeki bariz hareketi rahatlıkla görülebilecektir.

Eski nesil BHP 'lerdeki iç parçalar, özellikle de horoz ve tetik / horoz tulumbası gerçekten çok yumuşaktır. Bunu kendim de şahsen deneyerek gözlemledim. Tetik çekiş karakterini düzeltme üzerinde çalışırken, elimdeki MKIII ' ün tulumbasının orijinal geometrisi bozmamak için, Sn.Göktuğ'un elindeki per olmuş bir T serisinden çıkma tulumba kullandım. Sonuç, yeni nesil BHP horozunun tulumbayı traşlaması oldu. Cool

Benzer bir şeyi tetik yolunu kısaltmayı denerken, yine eski nesil bir BHP nin tetik kolunu kullanınca da gözledik. Eski parça, yeni silahın tetik kolu irtibat kolu tarafından resmen eziliyordu. Kaldı ki bu parçalar hiç bir şekilde zorlanma olmadan ve tesviyeye gerek kalmadan yeni nesil silahlara oluyordu. Diğer yandan bu da FN yıllardır parça ölçülerinde ne kadar sıkı bir standard oturttuğunun güzel bir göstergesi.

BHP dayanımı konusunda bu işin duayenlerinden Bill Laughridge, eski nesil bir BHP nin kilit yataklarının yuvarlanması için sadece bir kaç şarjör sür şarj mermi atılmasının dahi yeterli olabildiğini, bu silahlarda kullanılan fişek ve yaylar konusunda çok hassas olunması konusunda tüm BHP severleri şiddetle uyarıyor. Yoğun atış, özellikle de + P fişeklerle yoğun atış yapmayı planlayan kişilere ise, sadece yeni nesil bir BHP almanın bile yeterli olmayacağını, mümkünse .40 SW için üretilmiş bir BHP alıp, bunu 9x19 mm ye çevirerek kullanmayı öneriyor. Tabii bu tavsiyelerin içerisinde ne kadar ekonomik rant beklentisi olabilir onu bilemem. Cool
Aşağıdaki linklerden söz konusu kişinin BHP konusundaki yetkinliği hakkında daha net fikir sahibi olabilirsiniz. Tabii yapılan işler zevk meselesi, herkese hitap etmeyebilir. Big Grin Ancak ABD'eki Ted Yost, Bob Dunlap gibi BHP ustaları ve S.A.Camp, Jim Wilson gibi duayen BHP kullanıcıları da dayanım ve malzeme kalitesi konusundaki kronolojide mutabıktır.

http://www.cylinder-slide.com/

http://www.cylinder-slide.com/photos.shtml

Yeni nesil BHP emniyet mandalları konusunda ise sizinle tamamen hem fikirim. Özellikle parmaklar ileride, derin tutuşta, resmen avuç içerisindeki kemiklerinizi eziyor. Evet, manüpülasyonu daha kolay ve yumuşak ama atış esnasında resmen eziyet. Bu nedenle ben de eski tip çıkma emniyet mandalı kullanıyorum. Ayrıca adına ergonomik ya da ortopedik ya da her ne karın ağrısı deniyorsa, yeni nesil çıkıntılı ve sırtı kambur kabza kapaklarından da hiç haz etmiyorum, direk değiştirdiğim şeylerden birisi de bunlar.

Saygılar.
 
Alıntı

#10
lupus demiş ki:BHP dayanımı konusunda ise, yıllar önce ben de kesinlikle ülkemizdeki pek çok kişi ile aynı fikirdeydim. Ancak zaman içerisinde araştırdıkça, ama en önemlisi de silah tamir ve bakımı yapan kişilerle tanışıp, bunların yaptıkları işleri takip ettikçe, durumun sanılanın tam tersi olduğunu gördüm. Şimdiye kadar hatırı sayılır bir miktarda atım görüp de, sürgü kilit yatakları yuvarlanmayan eski nesil bir tane BHP görmedim desem yalan olmaz. Ellerindeki silahlara toz kondurmayan pek çok eski toprak silahsever ağabeylerimizin hiç birisinin bir kez dahi olsa bu bölgeyi kontrol ettiklerini sanmıyorum.

sn.lupus üstad peki bu hale gelmiş bir bhp nin sebep olacağı aksaklıklar nelerdir. ve tedavisi varsa neler yapılmalıdır. takdiriniz bhp aşığı bir silahsever olarak en ufak detayı kitaptan da olsa atlamak istemiyorum. inşallah birgün benim de bir bhp ' em olduğunda uygulamada da karşılaştığım problemler hakkında gene fikir ve görüşlerinize başvuracağım. anlayışınıza şimdiden teşekkürler ve hala mkIII süzüm.Big Grin
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi