Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YERLİ ÜRETİCİNİN HANDİKAPLARI
#41
Bu konuyu bahane edip bazı genel meselelerimiz hakkında AR-GE tecrübeme dayanarak bir kaç kişisel yorumumu aktarayım:

dr.akdal demiş ki:1-Sanayicimizin henüz kültürel evrimini tamamlamamış olması.Yani 3 kuşak sanayici olması gerekir ki zihniyet,mantalite oluşsun ve ufku olan bir nesil yetişsin.Ben ve benim kuşağım 1 ile 2 arası geçiş kuşağı.Moderni ve birazda dünyayı bilen ama yerel metodlardan(üzümlü usulu Smile ) henüz kurtulamamış.

Salt tecrübenin kılavuzluğundaki gelişim bu devirde esasen geride kalmak ile eştir. 21 yy.'ın hızına ayak uydurabilmek için kişisel gelişmeyi sistematik olarak sağlayacak, modern, bilimsel yöntemler uygulanmalıdır. Bu sadece mühendislik yetkinliklerinin gelişiminde değil özellikle de daha iyi yöneticilik için böyle olmalıdır.

Bizde çok zaman mühendislik değil yönetim sıkıntısı çekilir. Hayatım boyunca çok başarılı mühendisler tanıdım, iş hayatında çok değerli mühendislerle çalıştım. Çok durumda başarıyı kısıtlayan faktörün organizasyon ve yönetim kaynaklı olduğunu gördüm. İşi iyi yapan insanın otomatikman iyi bir yöneticiye kendiliğinden dönüşeceği sanılır. Yanılgı da bu noktada gerçekleşir.

-- o --

Aslında yıllardan sonra geçenlerde Üzümlü'ye gidince bir çok şeyi farklı buldum.

[Resim: DSC06041.jpg]

Eskiden birçok parça evlerin altındaki küçük atölyelerde, namlu gibi kimi kısımlar ise kooperatifin atölyesinde üretilirdi.

Okul arkadaşım beni kendi fabrikalarına götürünce çok şeyin değişmiş olduğunu gördüm. Bir çok parçanın modern, yinelenebilir tekniklerle yapılmasıyla hem kalite hem de yüksek üretim adetleri mümkün kılınmıştı.

[Resim: DSC06039.jpg]

dr.akdal demiş ki:2-Ürünü tasarım ve prototip safhasında bilgisayar ortamında çalıştıracak ve silah konusunda uzman olan mühendis eksikliği.Bildiğim kadarı ile sayıları Türkiyede 10 u geçmez.TAİ bünyesinde belki çok kaliteli vardır.Ayrıca uluslarası firmalarda da vardır.Ama bizim gibi orta sınıfın az üstünde firmalarda denk gelirse bir tane düşer.O da karşısındaki tablodan korkup kaçmayacak kadar mücadeleci ve azimli olması lazım.Biz ancak bu sene öyle bir iki arkadaşa ulaşabildik ve çalışmaya başladık.

Bir çok sektördeki bir çok firmanın yanlışı, kendi ihtiyaçlarına cuk oturacak eğitimi almış, tecrübeyi kazanmış insanları kolayca, bir vasıfsız işçi rahatlığında bulmayı beklemeleri. Bir de bu vasıflarda görünen kişinin de istedikleri verimi vereceğini sanmaları.

Halbuki firmaların gereken temel eğitimi almış, gelişmeye uygun yapıdaki, problem çözmeye yatkın, araştırmayı seven, yabancı dil ve bilgisayara hakim gençleri seçmesi; bu gençlere ihtiyaç duyacakları, yapılan işe özel olan eğitimleri verdirmesi
ve son olarak bu gençleri memnun edip elinde tutabilmesi lazımdır.

Türkiye'de işi yenir yutulur boyutta lokmalara ayırıp iyi bir iş bölümüyle üstesinden gelme konusunda zayıfız. İsteriz ki bir süpermen gelsin her konudan anlasın, her derdi çözsün. Hatta o "Ben bundan anlarım, şundan anlamam." diyen yabancıları görünce onları beğenmeyiz, aptal sanırız. Halbuki her konudan anlamaya çalışan kişi her konuda sığ kalır. Bu kişi bir çok konuda fikir sahibi olduğundan yöneticilik için bir avantaja sahiptir ama iş başa düşünce çok da uygun değildir. AR-GE için bilinenleri üretilmişleri çok iyi bilip bunun ötesine geçecek derinlikle bir ihtisas gerekir. Sonuç olarak her şeyi bilen tek bir kişi yerine uzman olduğu alanı çok iyi bilen iki üç kişi büyük fark yaratır.

Yine, her şeyi bilen insanı bulmaya çalışmaktan ise gelişmeye uygun olanı alıp eğitmek doğrudur diyeceğim. Daha önce var olmayan bir ürünü var etmek için gerekecek hazır bilgi ve becerinin de yoktan var edilmesi gerekmektedir.

dr.akdal demiş ki:3-Yan sanayilerde yapılan işler ve toplam kalite problemleri.Türkiyede pompalı tüfeği ilk yapan firmayız.O zaman 200 $ dan yapılan dipçik el kundağı vs şimdi dört dörtlük ve 5-10 TL fiyatlarla yapılıyor.Tüfek sektörünün son 10 yılda ki gelişiminden çok daha hızlı tabanca sektörünün gelişeceğinden ümitliyiz.

Zamanında Üzümlü'deki evimizde bir yerlerde kopya torna tezgahı bulunmaktaydı. Parçayı tamamıyla elde yapmaktan çok ileride bir yöntem iken bir CNC tezgahının verebileceklerinin çok gerisindeydi. Üretimde tercih edilecek doğru proseslerin hem maliyeti hem de kaliteyi nasıl geliştirdiğini siz yıllar içinde bizden çok iyi görmüşsünüz.

dr.akdal demiş ki:Fikir verebilmek için yazdım.Eski formlardan HK nın fabrikasını ve testlerini izledim.Bir arkadaşımızda yerli üreticiler izlesin diye yazmıştı.İzledim.Neden olmasın.Şu an finans ve mühendislik iki önemli handikabımız.Resmi kanallardan ödenen ARGE masraflarının 10 da biri desteklerle 2 yı içerisinde glock un tahtını sallarız desem çok mu sallamış olurum Smile

fakat gene kendi imkanlarımızla da o noktaya yürüdüğümüze inanabilirsiniz.

saygılar...

Firmamızın AR-GE yaptığından dolayı yıllardır devletten destek aldığını biliyorum. Ben AR-GE'de iken her sene Tübitak'tan denetime gelirlerdi, halen de geliyorlar. KOSGEB ile hiç irtibata geçtiniz mi?

Son olarak, ben yukarıda "Şu şöyle, bu böyle." diye yazdım ama gördüğüm kadarıyla ödevinizi iyi yapan, bir çok konuda ileride bir firmasınız. Ben yazdıklarımı esasen bizde genelde görülen problemlerin genel yanıtı olarak yazdım. O yüzden de AR-GE yönetimi gibi konularda çok da ahkam kesiyor olmak istemem.

Ofisiniz de Dudullu'da değil mi? Ben de Dudullu'daki bir çok uluslu firmada çalışmaktayım. Üzümlü ve Huğlu'yu gezmiş biri olarak bir de muhitimin bir firmasını görmek beni mutlu edecektir.
 
Alıntı

#42
Sn.ÇÖLKARTALI!
değerli paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim.Firmamız bostancı cad yol sok no 14 A adresinde.Kalite sorumlumuz Cengizhan beyle irtibata geçerek kıymetli bilgilerinizden istifade etmemizi sağlarsanız mutlu oluruz.
Saygılar...
 
Alıntı

#43
Sn Çölkartalı'nın vurguladığı kimi problemlere kesinlikle katılıyorum.

Özellikle de "uzmanlaşmak" denilen olgudan toplumsal olarak bihaber oluşumuz, çok ciddi-yaşamsal "hastalıklarımızdan" biridir.
Kendi tecrübelerime göre, üretim yapanların da çok az bir oranı aslında "ne yapmakta olduğunu" bilir. Ve evet "ukelalık da" diz boyudur. "Yabancılar bu işleri bilmemektedir." (O yüzden kendileri Dünya'yı yönetmekte, biz ............................. [boşlukları canınızın istediği gibi doldurunuz])
Gelişmiş ülkelerin yıllarca kullanıp geliştirdiği, artık hemen hemen herkes tarafından mükemmelleştirildiği kabul görmüş bir dizayn (mesela) "eksiktir, veya onun "orasına ve şurasına" gerek yoktur.

Bahse konu "işin" eğitimini almış olmak da, hiç önemli değildir. Bizde "plan" denilen olgu da prim yapmaz çünkü.
Daima "hele bir yola çıkalımda, bir problem olunca çözeriz" dir plan. Plan budur, bundan ibarettir. Okuyunca çıkabilecek bir çok problemden önceden haberdar olunacağını, bizden önce o problemleri çözmüş olan insanların "hazır çözüm kalıpları" olduğunu; bütün bunların bize zaman ve emek sarfiyatı açısından inanılmaz bir masraftan kurtaracağını, ondan öte; işleyiş sırasında bulunan ve üst üste yığılan "anlık çözümlerin" zamanla işin genel döngüsünde korkunç bir verimsizliğe yol açacağını düşünmeyiz-düşünemeyiz. Ama "düşün-ebilmek" de okumuş olmakla ilgilidir, maalesef". Bizim bulduğumuz çözüm yolunu, "dilini ateşe uzatan eşek" de bulmaktadır zaten.
"Ateş yakıyormuş, hımmm...o zaman bir daha dilimizi uzatmayalım."

İlkokul mezunundan-milletvekili, işportada tezgah açandan-sanayici, başka iş tutamamıştan-güvenlik elemanı, cnc de çalışmış vasıfsız elemandan-mühendis, ev kadınından-temizlikçi, kültürel etkinlikte uyuyan adamlardan-kültür bakanı.............................................. olan bir ülkedir burası...
"Yahu biz neden bu işlerin 'adam gibi eğitimini' vermiyoruz", demeyiz...
Ek halkaların çok kolay ve hızla geçirildiği "toplumsal cehalet zincirinde" daha da kolayı, ilk halkayı takmaktır çünkü... "Cahil olduğunu kabullenmeyerek" başlarsın...
Memleketim...



Sevgiler
 
Alıntı

#44
dr.akdal demiş ki:Sevgili Şahingözü!
Krizin olumsuz etkilerini atarsak (tahminen Eylül-Ekim gibi)sizde uugun görürseniz konuyu bir daha masaya yatırırız.Sizi yürekten tebrik ederek başarılar diliyorum.
Saygılar....

Sayın Aktal,

Sizcede uygun bir durum ise, kasım ayı içerisinde konuyu dediğiniz gibi masaya yatırabilirmiyiz.
Saygılarımla,
 
Alıntı

#45
ekeke demiş ki:Daima "hele bir yola çıkalımda, bir problem olunca çözeriz" dir plan.
Sn.Ekeke, malum bizde kervan yolda düzülür...
 
Alıntı

#46
lupus demiş ki:
ekeke demiş ki:Daima "hele bir yola çıkalımda, bir problem olunca çözeriz" dir plan.
Sn.Ekeke, malum bizde kervan yolda düzülür...

Sn Üstadım,

Yolda düzülen kervan, sonra pazarda; "üzülür"...

Big Grin

S&S
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi