Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YERLİ ÜRETİCİNİN HANDİKAPLARI
#1
Kıymetli Arkadaşlar,Üstadlar,Ustalar!
Formumuzda ki fikir düzeyinin kalitesi ve karşılıklı birbirimizi daha tanıma anlamında böyle bir başlık açmayı düşündüm.Özeleştiri ağırlıklı olmasına gayret edeceğim.
ALT KONU BAŞLIKLARI :
1-Sanayimizin-sanayicimizin durumu.
2-Mühendislik problemleri.
3-Kültürel problemler vb
veya sizlerin teklif edeceği alt konu başlikları.
saygılar.
 
Alıntı

#2
1-Sanayicimizin henüz kültürel evrimini tamamlamamış olması.Yani 3 kuşak sanayici olması gerekir ki zihniyet,mantalite oluşsun ve ufku olan bir nesil yetişsin.Ben ve benim kuşağım 1 ile 2 arası geçiş kuşağı.Moderni ve birazda dünyayı bilen ama yerel metodlardan(üzümlü usulu Smile ) henüz kurtulamamış.
2-Ürünü tasarım ve prototip safhasında bilgisayar ortamında çalıştıracak ve silah konusunda uzman olan mühendis eksikliği.Bildiğim kadarı ile sayıları Türkiyede 10 u geçmez.TAİ bünyesinde belki çok kaliteli vardır.Ayrıca uluslarası firmalarda da vardır.Ama bizim gibi orta sınıfın az üstünde firmalarda denk gelirse bir tane düşer.O da karşısındaki tablodan korkup kaçmayacak kadar mücadeleci ve azimli olması lazım.Biz ancak bu sene öyle bir iki arkadaşa ulaşabildik ve çalışmaya başladık.
3-Yan sanayilerde yapılan işler ve toplam kalite problemleri.Türkiyede pompalı tüfeği ilk yapan firmayız.O zaman 200 $ dan yapılan dipçik el kundağı vs şimdi dört dörtlük ve 5-10 TL fiyatlarla yapılıyor.Tüfek sektörünün son 10 yılda ki gelişiminden çok daha hızlı tabanca sektörünün gelişeceğinden ümitliyiz.

Fikir verebilmek için yazdım.Eski formlardan HK nın fabrikasını ve testlerini izledim.Bir arkadaşımızda yerli üreticiler izlesin diye yazmıştı.İzledim.Neden olmasın.Şu an finans ve mühendislik iki önemli handikabımız.Resmi kanallardan ödenen ARGE masraflarının 10 da biri desteklerle 2 yı içerisinde glock un tahtını sallarız desem çok mu sallamış olurum Smile
fakat gene kendi imkanlarımızla da o noktaya yürüdüğümüze inanabilirisiniz.

saygılar...
 
Alıntı

#3
Klock un tahtını sallamasanızda biraz ortalığı sallamanız bile sektöre yeni bir heyecan getirecektir.
Bu ara da kısa sürede Türkiyede glock un tahtını sallayabileceğinize canı gönülden inanıyorum...

Sektörde işini bilen mühendis ve ustaların gelişmesi için bu konudada talep baskısı oluşması gerektiğine inanıyorum. Bilinçli tüketicinin üretici ve bu konuda hizmet veren ler üzerindeki baskısı arttıkça kalitede meçburen yükselecektir...

Saygılar...
 
Alıntı

#4
Burada yazılacak her tavsiye,teşhis,destek dikkatle kayda geçecektir.Gayretimin sebebi boş zaman veya amatörlük değil forumda ki fikir seviyesi ve nezaketli usluptur.
Katkı yapacak arkadaşlara şimdiden teşekkürler.
 
Alıntı

#5
sn akdal,

aslinda cok guzel bir tespitiniz var. memlketimizde yeterli muhendis yok. asil uzucu ve neden sorusunu hakeden konu bence bu. neden silah sanayimiz bugune kadar gelismemis ve neden ihtiyac duyulan adami yetistiremiyoruz...

bun ben bazen soyleyince cok yadirgiyor insanlar, silah satin alma sartlarini turkiye de kolaylastirmak lazim. ama egitimi de sart kosmak lazim. yerli firmalar, vatandasa satamiyor, devlet almiyor...eee kime satacak bu firma? amerikaya derseniz adamlar uskudari coktan gecmis...onlarla yarisa girmek artik cok zor geliyor bana... bunu size gaz vermek icin soylemiyorum ama ilk defa yerli bir firmanin vatandasa "kaptimadigini" dusunuyorum. makul fiyatlarla silah sundunuz...

yerli firmalarin kendilerini gelistirmesi ve buyumesi icin bence asagidaki konularda bazi duzenlemeler sart;

1-silah satin almak vatandas icin bu kadar eziyet olmaktan cikmali, gereken egitimi aldiktan sonra her vatandas silah sahibi olmali. tasima konusu farkli bir konu o konuda bir sey demiyorum ama silah sahibi olmak konusundaki bu kisitlayici ve zorlastirici zihniyet kalmalidir. boylece silah sanayi ic pazarada yonelecektir. bugun ABDli silah firmalari icin en onemli pazar ic pazardir.

2-devlet guvenlik gucleri icin yapacagi silah alimlarini yerli firmalara kaydirmali ancak yerli firmalar da bu konuda yabancilari aratmayacak bir kalite sergilemeliler. belki tek firma ile calismak yerine bir kac firmaya ihale verilebilir. boylece hem yerli firmalar buyuk bir sorumluluk altina girmezler, hemde guvenlik gucleri icin silahin kalitesi artabilir. guvenlik guclerimizin yerli silah kullanmasi hem firmalarimiza maddi olarak kazanc saglayacak hemde yurt disinda satislari icin referanslari guclu olacaktir.

3-yerli firmalar yurtdisina acilmak icin yabanci ortak konusuna daha fazla mesai harcamalilar. bugun ne uretirseniz uretin markalasamadiysaniz satamazsiniz. benim turkiye de 100 dolar civarinda alidigim birinci sinif takim elbisenin muadili burda 500 dolar gibi ucuk rakamlara satiliyor. ama benim takim elbisem burda marka degil o yuzden de kimse takmiyor...

acizane tavsiyelerim bunlardir. umarim isinize yarar.
 
Alıntı

#6
Aslında ülkemizde gerçekten yetişmiş ve kendini yetiştirmiş çok iyi mühendisler ve yetenekli insanlar var. Mühendislerin haricinde yetenekli insanlarda dedim çünki mühendislik diploması olmadığı halde merak ve hevesle kendini yetiştiren insnalarda var. Ülkemizde sanayi ve şirket yapısında sizinde değindiğiniz gibi bazı yapılar daha oturmuş değil.

benim gördüklerim;

Çalışanlardan beklentiler çok fazla, bu yüzden bir konuda profesyonelleşme malesef mümkün olmamakta.

Çoğu kişi maddi açıdan tatmin olamadıkları için mesleklerinden vaz geçip para kazanabilecekleri alanlara yönelmekte.

Çoğu firma yapılacak herhangi bir işin (ne olursa olsun) takım çalışmasıyla yapılması gerektiğini anlamamakta veya anlamak istememekte. Alacakları elemandan farklı konularda bilgi sahibi olmasını beklemekteler ve süpermenin bir çizgi roman karakteri olduğunu bilmemekteler.

İşi bilen insnalar yerine hamili kart yakınımdır hala geçerli

Dün M1 Abrams'lar la ilgili bir belgesel seyrettim, tankların üretimi tamamen durmuş durumda ve ordu yeniden üretim yaptırmaktansa bunları revizyona sokmakta. Koca tank tamamen sökülüyor, tüm parçalar elden geçiyor ve yeniden toplanıyor. Her istasyon yapacağı işi biliyor ve başkasının işine müdahale etmiyor. Bütün parçalar barkod sistemi ile bilgisayar ve robotlar tarafından depolanıyordu. Gerçekten çok güzel bir takım çalışmasıydı.

Şirkette çalışan insanlar arasında rekabet ortamının doğması ve birbirlerini rakip olarak görmeleri ve bunun sonucunda birbirlerinden bilgi saklamalarıda kötü sonuçlar doğurmakta. Belli dönemlerde şirket aktiviteleri yapmak, çalışanların topluca yemeğe veya benzeri yerlere gitmesi çalışanlar arasında dostlukların artmasına ve verimin artmasına yardımcı olacaktır.

Birde aklıma gelmişken, nedense şirket toplantıları ya mesai bitiminde yada haftasonu insanların dinleneceği zamanlarda yapılmakta ve bu toplantılara katılan çalışanların hiç birinin bu toplantılara hevesli geldiğini düşünmeyin. Herkes biran önce bitsinde gidelim düşüncesiyle bu toplantılara gelmekte ve toplantıların hiç bir faydası kalmamakta.

Ve en önemlisi çalışmak için yaşamakla, yaşamak için çalışmak arasındaki farkın unutulması. Bir insan özel hayatında mutlu değilse, sevdikleri ile zaman geçiremiyorsa ve kazandığı para ile kendini mutlu edecek birşeyler yapamıyorsa çalıştığı yerede verimli olamaz.
 
Alıntı

#7
sevgili courvoisier !

Alıntı: makul fiyatlarla silah sundunuz
silah satin almak vatandas icin bu kadar eziyet olmaktan cikmali
yerli firmalar da bu konuda yabancilari aratmayacak bir kalite sergilemeliler
yerli firmalar yurtdisina acilmak icin yabanci ortak konusuna daha fazla mesai harcamalilar.

Sizden alıntı yaptığım konuların ilki fiyat problemi.Yurtdışından örnek vereyim glock ABD ye 220 $ dan giriyor.Tabii ayda 20-30 000 adetlerde satması fiyatı etkiliyor.Bizim her firmamız doların şu anki kuruyla 200-300 $ a silahb satıp para kazanabilir iç ve dış pazarda.İçeride kdv-ötv-mke derken % 77 fiyat farkıyla satış oluyor.Bu da tabii tüketiciye yansıyor.
Silah taşıma ruhsatının belgelerinden dolayı bende almıyorum.
Kalite konusu tabii bir bütün.Sn XF7er in yazdıklarında olayın sosyal ve kültürel boyutunu da görüyoruz.Demekki toplum olarak topyekün yaşam kalitesi ve zihniyet değişimine ihtiyaç var.
Yabancı ortak malesef ballı börek arıyor.Yıllık net karı olmayan firmalarla görüşmüyor bile veya geberik teklifler yapıyor.
Katkınız için teşekkürler.Devam...
 
Alıntı

#8
sevgili xf7er!
Alıntı: Çoğu kişi maddi açıdan tatmin olamadıkları için mesleklerinden vaz geçip para kazanabilecekleri alanlara yönelmekte
Çoğu firma yapılacak herhangi bir işin (ne olursa olsun) takım çalışmasıyla yapılması gerektiğini anlamamakta veya anlamak istememekte. Alacakları elemandan farklı konularda bilgi sahibi olmasını beklemekteler ve süpermenin bir çizgi roman karakteri olduğunu bilmemekteler.
Şirkette çalışan insanlar arasında rekabet ortamının doğması ve birbirlerini rakip olarak görmeleri ve bunun sonucunda birbirlerinden bilgi saklamalarıda kötü sonuçlar doğurmakta.
Ve en önemlisi çalışmak için yaşamakla, yaşamak için çalışmak arasındaki farkın unutulması. Bir insan özel hayatında mutlu değilse, sevdikleri ile zaman geçiremiyorsa ve kazandığı para ile kendini mutlu edecek birşeyler yapamıyorsa çalıştığı yerede verimli olamaz.
Burada mevcut insan kalitemiz ve kültürel kodlarımızı görmek mümkün.Hani bizde yenilen takımın futbolcusu ağlar ya.Geçmiş forumlarda sn.özeltim e forum üyelerince yapılan meslek tavsiyelerinde vardı.ABD de adam işi bitince resetler ve eve gider.Tabii adamların hayatı kıymetli.Bizde ise herşey aşırılıklarda gider.
Tabii Akdeniz insanıyız,kültürümüz böyle vs denebilir ama bence EĞİTİM VE MEDENİYET olayı.
Saygılar....
 
Alıntı

#9
Alıntı: Demek ki toplum olarak topyekün yaşam kalitesi ve zihniyet değişimine ihtiyaç var.
Sn.dr.akdal, millet olarak yaşadığımız tüm sıkıntıların temel nedeni ve çözüm yolu, sadece bir tek cümlede, ancak bu şekilde özetlenebilirdi.
 
Alıntı

#10
Arkadaşlar, bardağa dolu tarafından baktığımızdada benim glecek için ümidim ve şu anki durumunda o kadar kötü olmadığını düşünüyorum.

Belki pazartesi sendromlerının ruh halimi etkilemesinden olabilir, ancak, bakınız...

Yurdumdaki silah fabrikası sayısını düşünelim. Hangi avrupa devletlerinin bu denli silah fabrikası var.

Yurdumdaki tabanca pazarının handikaplarına rağmen satış adetlerinin azlığına rağmen belirli kalite çizgisinin tutturulmasına baktığımızda (Düşük henüz kabul ediyorum) bir şeyler olduğunu yani kıpırdanmanın ötesinde bir sarsıntılar silsilesinin oluştuğunu gözlemliyoruz.

Bir patlamaya ihtiyacımız var sadece. Yepyeni bir dizayn, klon olmayan yenilikçi ve geliştirilmiş bir teknoloji birleşimi gibi bir hareket ilede taçlandırılması gerekli.

Ardından da bu teknolojinin ergonomiye katkıları ile yeni bir sentezin merkezi bile olmamak içten bile değil.

Neden elektronik Tabanca ve tüfek endüstrisinde ana köşelerden birine yerleşmez, benim merakım bu örneğin.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi