Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
SW 686-3 vs 686-6
#1
Arkadaşlar, SW revolverleri zaman içerisinde bir kısmı gözle görülür, bir kısmı da gözle görülemeyen pek çok değişim geçirdi. Bunların bir kısmı olumlu yönde olurken, bir kısmı da özellikle duayen SW severleri üzecek tarzda oldu. Aşağıda SW' un revolverlerinin amiral gemilerinden birisi olan Distinguished Combat Magnum, ülkemizde en çok bilinen adı ile Model 686'nın farklı jenerasyonları arasındaki bazı farkları değerlendirmeye çalışacağız.

Distinguished Combat Magnum, yüklü miktarda tam güç ve hızlı .357 magnum mühimmata dayanabilecek şekilde dizayn edilip, üretilmiş bir revolverdir. K gövdeli revolverlerin kabza konforu ile, N gövdeli revolverlerin dayanımını bir araya getiren, L gövdeli bir modeldir. Model numaraları ile adlandırma standard bir hale gelince, paslanmaz çelik modeller 681 ve 686, siyah karbon çelik modeller ise 581 ve 586 olarak adlandırılagelmiştir. Ülkemizde en çok bilinen ve tanınan model, ayarlı gezli, paslanmaz çelik model olan 686'dır.

Aşağıda 90'lı yılların başlarında üretilmiş bir 686-3 ile, 2008 yılı üretimi bir 686-6 modelini görüyorsunuz.
686-3 4'' namlulu iken, 686-6 6'' namluludur.

[Resim: resim001.jpg]


Dışarıdan fark edilen ilk şey kabza kapaklarındaki farklılıklardır, ancak bu kapakların model revizyonları ile alakası olmayıp, farklı modelelrde tercihe göre kullanılabilmektedir. Ahşap olan köşe tabanlı klasik '' Target '' kabza kapağı olup, polimer olan Hogue'un SW logolu tek parça kabza kapağıdır. Kişisel olarak ahşap olanı ben de daha klasik bulsam da, polmer kabza kapağının çok daha konforlu olduğunu söylemeliyim.

Hemen göze çarpan diğer fark ise, 686-6' nın top açma manevelasının hemen üzerindeki deliktir. Bu delik, özel bir kilit sistemine ait anahtar girişi olup, -6 revizyonundan sonraki modellerde mevcuttur. Daha önce kullandığım bir 686-5' de bu revizyon olmayıp, sadece hassas döküm MIM parçalar ve gövdeye yerleşmiş iğne sistemi vardı.





[Resim: resim008r.jpg]


[Resim: resim007krr.jpg]

Gövdede dikkat çeken diğer bir fark, 686-6'da top çerçevesinin arka alt tabanında arttırılmış olan destek ve et kalınlığıdır. 686-3 de bu bölgede hem top kenarı, hem de kovan tablası için iki ayrı yol varken, 686-6'da sadece kovan tablası için yol vardır. -6 da o bölgedeki direnç bir miktar arttırılırken, hassas işçilik de bir miktar daha azatılmıştır.




[Resim: resim012h.jpg]


[Resim: resim015e.jpg]


Yukarıda solda görülen gez ve arpacık 686-3' e, sağda görülenler ise 686-6' ya aittir. 686-3 arpacığı namlu ile yekpare iken, 686-6 da ayrı bir parça olup, ayrı bir pim ile sabitlenmiştir. 686-6' nın arpacığı hem namludan ayrı refle yapmayan siyah malzeme kullanmaya uygun olduğu için, hem de hasar gördüğünde değiştirme kolaylığı sağldığı için daha kullanışlıdır. 686-6 ' nın gez takımının önü de, gövdeye daha ince bir işçilikle oturtulmuştur. 686-4' den itibaren gez ve arpacık, yeni nesil 686' lardaki gibidir.





[Resim: resim032.jpg]


[Resim: resim033.jpg]


[Resim: resim031.jpg]



686-3 lerde top kilitleme ve açma manevelası ve düğmesi, parça çelik malzemelerden mamulken, 686-6 tek parça hassas döküm ve tutya türü malzemeden mamüldür. Resimlerde ilk ve solda gördüğünüz malzemeler 686-3' e ait puntolu veya tek parça çelik üretilmiş parçalardır. Top açma düğmelerinden sağda, içi boş tutya olan 686-6'ya aittir. Ayrıca 686-6' daki logonun ne kadar yüzeyel yazıldığı da hemen dikkati çekmektedir.
 
Alıntı

#2
686-3' de top çevirme kolları ve ejektör / kovan tahliye tırnaklarının kolu, top eksenine üzerine açılmış ince ve özel bir oluk ve tırnaklara oturan iki ayrı pimle sabitlenirken, 686-6 sadece düz bir yüzey traşlanarak ve topa buna uygun bir yatak açılarak sabitlenmiştir. Bu işlemin amacı, tetik kolu üzerindeki top çevirme manevelasından alınan hareketin, topa aktarılarak, topun döndürülebilmesidir. 686-3' deki sistem, gerek topta, gerekse de tırnaklarda daha hassas bir işçilik gerektirip, daha iyi bakım ve temizlik gerektiren, biraz daha frajil bir sistem iken, 686-6' daki üretimi daha kolay ve basit, aynı zamanda biraz daha sorunsuz bir sistemdir.


[Resim: resim064d.jpg]


[Resim: resim066.jpg]
 
Alıntı

#3
686-3'de yan gövde kapağını sabitleyen üç vida da birbirinden farklıdır.
Top sabitleyen ve kapağı ortadan sabitleyen vida yuvarlak kafalıdır.
Kapağı en sondan sabitleyen ve kabza kapağının altında kalan vida ise düz kafalıdır.
686-6 da ise tüm vidala yuvarlak kafalıdır. Top sabitleme vidasının ucu ve boyutu farklıdır.


[Resim: resim058wl8.jpg]




Gövde yan kapaklarının yapım tarzı ve işçiliği de çok farklıdır.
Solda görülen 686-3' ün kapağının içi çok daha özenlidir.
Sağda görülen 686-6 kapağının içi ise tipik döküm özellikleri içermektedir.
Ayrıca horoz irtibat kesme manevelasının yatağı da her ikisinde farklı açılmıştır.


[Resim: resim052nx7.jpg]
 
Alıntı

#4
Aşağıda gövde kapağının altında sizi karşılayan parçaları görüyorsunuz.
686-3' de gerek gövde içi gerekse de parça işçiliği çok çok daha iyi.
Tüm parçalar çok daha iyi tesviye edilmiş. Tamamı parça çelik.
Parça taşıyıcı çakma pim kafaları bile yuvarlanarak tesviye edilmiş.
686-6' da maliyet düşürücü her türlü etki daha ilk bakışta göze çarpıyor.
MIM horoz ve tetik ile, bağlantıları hemen dikkati çekiyor.
Parça taşıyıcı pimler olduğu gibi sert kafa kenarları ile bırakılmış.
İğne bir pimle gövdeye sabitlenmiş.
İlk iki resim 686-3, son iki resim ise 686-6' dır.




[Resim: resim040xg8.jpg]


[Resim: resim050cj4.jpg]






[Resim: resim037jf8.jpg]


[Resim: resim049ho1.jpg]
 
Alıntı

#5
686-3 'de horoz ve buna bağlı çift hareket tulumbası, ayrı ve sabit bir pim ile, sabit bir eksende çalışacak şekilde horoza yerleştirilmiştir. Bu özellik çok daha güvenli ve stabil bir çift hareketli çekiş sağladığı gibi, bu tulumbanın altındaki yayın erken deformasyonunu da engellemektedir. SW Performance Center silahlarında hala bu tip horozları, ama sadece parası olanlar için kullanmaktadır. Aynı şekilde horozdaki, horoz yayı bağlantısı da ayrı bir pimle, sabit bir eksene ve yerinden kesinlikle çıkamayacak bir şekilde yerleştirilmiştir.

İğne de horozda olup, horoz gövdede sadece kendi yatağı ile temasta bulunup, bu temas esnasında atım yatağı boş ise, iğne üzerine bir darbe gelmemektedir. Bu da kuru tetik çalışması esnasında meydana gelebilecek iğne hasarlarını azaltan bir özelliktir.


[Resim: resim043yd5.jpg]




686-6 ' da ise, çift hareket tulumbası MIM horoz üzerindeki yatağına geçme olarak oturmuş olup, serbestçe salınmaktadır. Bu kusur bazen mükerrer çift hareketli çekişlerde, sistemde takılmalara neden olabilmektedir. Yine horoz yayı mafsalı da geçme bir yatakta olup, tamamen MIM parçanın yatağının kenarlarının dayanımına emanet bir şekilde durmaktadır. Bu parçaların kısa dönemde ciddi bir sorun çıkaracağını sanmıyorum, ancak uzun vadeli kullanımda, çift hareket tulumbasının yayının daha erken deforme olacağı ki, Ağa'mız da buna kendi silahında bizzat şahit olmuştur, çift hareketli tetik çekişinde çıkabilecek sorunlara ortam hazırlayabileceği ortadadır.
İğne gövdeye ayrı bir pimle sabitlidir. Özellikle kuru tetik çalışmalarında kırılmaya aday bir yapıdadır ki, yurt dışında örnekleri çok olmuştur. Bu iğnenin avantajı, eski sistemdeki iğne yayı ve açısından bağımsız olarak, kapsüle sürekli olarak aynı terden vurma imkanıdır. Teorik olarak bu sistemin daha sağlıklı ateşleme sağlayacağı düşünülse de, pratikteki sonuçlarının öyle olmadığı gelen saha raporları ile gösterilmiştir. Forumun ilgili bölümlerinde yeni nesil iğnelerle yaşanmış ateşleme sorunları ile ilgili ayrıntılı raporlar mevcuttur.

http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...p?tid=1139

Horoz grubunun arkasındaki garabet kilit sistemine ise hiç girmiyorum.


[Resim: resim044le9.jpg]
 
Alıntı

#6
Aşağıda 686-3' ün tetik grubunu görüyorsunuz. Tetik yayı taşıyıcısına uzanan mafsal, top çevirme kolu ve bunun kendi etrafında iki boğumu olan yayı, ayrı ayrı pimlerle, parça çelik tetiğe, yerinden hiç kıpırdamayacak bir şekilde sabitlenmiştir. Tetik ayrıca kromlanmıştır.


[Resim: resim048nz2.jpg]




686-6 'daki hassas döküm MIM tetikte, tetik yayı taşıyıcısına uzanan tetik mafsalı, top çevirme manevelası yayı, tetik içerisindeki yataklara, parçaların birbirine oturumu ile sabitlenecek şekilde yerleştirilmiştir. Sadece top çevirme kolunun iki ayrı pimi ve bunların içerisinde çalıştığı iki ayrı yatak, eski klasik tetiklerdeki gibi sabitlenmiştir. Tetiğin içi doğal olarak boş olup, döküm ve ısıl işlemden çıktığu gibi bırakılmıştır.


[Resim: resim047re6.jpg]
 
Alıntı

#7
Arkadaşlar elimdeki resimleme tekniği yetersiz olduğu için görüntüleyemediğim bir konu da, namlu yiv setlerindeki farklılıklardı. 686-3' de set kenarları oldukça köşeli ve net iken, 686-6' da setler sanki daha silik ve set kenarları sanki daha bir yumuşak şekilde kırılmıştı. Sanırım bu fark halihazırda SW tedarikçilerinin kullanmakta olduğu elektrokimyasal yiv açma tekniğinden kaynaklanıyor. İlk fırsatta daha kaliteli ışık şartlarında her iki namluyu tekrar incelemeyi düşünüyorum. Ancak şunu da belirtmekte fayda, eski 686' nın ön ve arka namlu ağzı, çok daha güzel ve temiz bir şekilde işlenmişti.


Özetlemek gerekirse, 686-3 üretim tekniği ve işçilik açısından çok daha fazla emek istiyen bir silah. 686-6 ise, işin tembel ve aç gözlü adamdan, nasıl ucuza yapılacağı öğrenilerek üretilmiş bir model. Hele hele bu model tanımından sonra eklenmiş olan kilit sistemi de işin tuzu biberi olmuş. Kuşkusuz bu kolaycılık silahı güvensiz veya yetersiz performans sergileyen bir demir yığınına çevirmez, ancak kesinlikle klasik revolverseverlerin alışveriş sepetinin dışına iter.

686-4 de nişangahlar yukarıda gördüğünüz 686-6 daki yapılmaya başlanmıştır. 686-4'de hala parça çelik iç parçalar kullanılmış olup, iç mekaniği 686-3 ile aynıdır. Kişisel görüşüm 686-4' ün en rafine, aynı zamanda da son gerçek 686 olduğu yönündedir. 686-5' ten itibaren hassas döküm MIM tetik ve horoz, gövdeye sabitli iğne kullanılmaya başlanmıştır. 686-6 'da ise, SW severlerin kabusu olan, o meşhur kilit sistemi SW revolverlerinin bir gerçeği olarak karşımıza çıkmıştır.

Saygılarımla.
 
Alıntı

#8
ellerine sağlık üstad karşılaştırma gerçekten çok güzel ellerinize sağlık,
yalnız tek sorun benim 629 u çöpe atasım geldi...
 
Alıntı

#9
Ağa'm yeni nesil SW revolverlerinde maliyeti düşürmek için yapılmayan cambazlık yok. Ancak bu cambazlıklar her nedense tüketiciye bir türlü yansımıyor. Pek çok firma yetkilisi tarafından dile getirilen hikayelerde ise, bu maliyet düşürücü üretim teknikleri olmasa, bir standard SW revolverini ABD'de 1500-2000 USD'den arası fiyattan satmak zorunda kalacakları dile getirilmektedir. Tabii bunlar ne kadar gerçekçi, ne kadar değil bilemem, ancak ilerleyen yıllarda sizin 629'u bile bulamayacağımızdan korkarım.

Saygılar.
 
Alıntı

#10
Sayın üstadım seksenlerde bir 686 kaç dalırs idi acaba? Hiç bahsine denk geldiniz mi herhangi bir yerde?
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi