Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çeviri: Bosna'da hayatta kalan biri ile röportaj
#1
Aşağıdaki linkte bulunan; Fransızca kaydedilip, Rusya çevrilen, oradan 2015 yılında İngilizce'ye çevrilmiş olan röportajın, kaba bir Türkçe çevirisini aşağıda bulabilirsiniz. 

Bosna'da zor günler yaşamış birinin ablukada tecrübe ettikleri; bizler için de faydalı olabilir. 

Alıntı: Words from a Bosnian Survivalist.pdf (powersfirearmstraining.com)

Bosnalıyım. Bildiğiniz gibi 1992 ve 1995 yılları arasında Bosna cehennem gibiydi. Yaşadığım ve hayatta kaldığım 1 sene boyunca, 6000 kişilik şehrimizde su, elektrik, benzin, tıbbi yardım, polis, dağıtım servisi ve aklınıza gelebilecek diğer türden herhangi bir hizmet ve kural yoktu.
 
Şehrimizin ordu tarafından abluka altına alındığı 1 yıl içerisinde şehir tamamen mahvoldu. Ne ordumuz ne de polisimiz vardı, yalnızca kendi evini ve ailesini korumak için silahlanmış silahlı gruplardık.
 
Olaylar başladığında bazılarımız daha hazırlıklıydı, fakat çoğu komşu ailelerin yalnızca birkaç gün yetecek yiyeceği vardı. Bazıları tabanca, çok azı ise AK47 ya da yivsiz tüfeğe sahipti.
 
1 ya da 2 ay sonra çeteler operasyonlara başladı, her şeyi yok ettiler. Örneğin hastaneler mezbahaya dönüştü. Polis yoktu. Hastane personelinin %80'i  ortadan kayboldu. Ben şanslıydım çünkü geniş bir ailem vardı, büyük bir evde 15 kişi, 6 tabanca ve 3 AK47; ve hayatta kaldık, en azından çoğumuz.
 
Amerikalılar her 10 günde bir abluka altındaki şehirlere yardım için uçaklardan MRE (Meal Ready to Eat, paketli hazır yiyecek) attılar. Fakat asla yeterli değildi. Çok çok az insanın bahçesi vardı. 3 ayın sonunda açlıktan ve soğuktan ölen insanların dedikoduları yayılmaya başlamıştı. Terkedilmiş evlerdeki bütün kapıları, pencere çerçevelerini, halıları söktük ve eşyalarla birlikte ısınabilmek için yaktık. Çok sayıda insan hastalıklardan, özellikle su ile bulaşan hastalıklardan dolayı hayatlarını kaybetti (benim ailemden 2 kişi). Çoğunlukla yağmur suyu içtik, güvercin ve hatta fare yedik.
 
Para, çok kısa zaman içerisinde değersiz hale geldi. Takasa geri döndük. Bir konserve tushonka (Rusya ve Rus bağımlı ülkelerde yaygın bir çeşit konserve tuzlanmış et) ile bir kadını takas edebilirdiniz (Söylemesi zor ancak doğru). Kendini satmak zorunda kalan kadınların çoğu, başka bir umudu kalmamış annelerdi.

Silah, mühimmat, mum, çakmak, antibiyotik, benzin, batarya ve yiyecek. Bunlar için hayvanlar gibi dövüştük. Böyle bir durumda her şey değişir. Erkekler hayvana döner. İğrenç bir durumdu.

Güç, sayıyla orantılıydı. Tek başına yaşayanların öldürülmesi ya da soyulması yalnızca zaman meselesi halini aldı, silahlı olsalar bile.

Bugün ben ve ailem iyi hazırlanmış ve iyi silahlanmış durumdayız; böyle bir duruma karşı tecrübeliyim.

Ne olacağının bir önemi yok; deprem, savaş, tsunami, uzaylılar, teröristler, ekonomik çöküş ya da her ne ise. Önemli olan bir şeyin er ya da geç olacak olması.

Tecrübem şu: kendi başına yapamazsın. Ailenden ayrı düşme, birlikte hazırlan ve güvenilir arkadaşlar seç.
 
1.      Şehirde güvenli bir şekilde hareket edebilmek

Şehir sokaklar boyunca gruplara bölünmüştü. Bizim sokağımız (15-20 ev) çetelere ve düşmanlarımıza karşı gözetleme yapacak kendine ait bir devriyeye (Her hafta 5 silahlı adam) sahipti.
 
Tüm alışverişler sokakta gerçekleşiyordu. 5 kilometre uzaklıkta tamamen alışveriş için organize olmuş bir sokak vardı, ancak oraya gitmek keskin nişancılar yüzünden oldukça tehlikeliydi. Ayrıca çapulcular tarafından da soyulabilirdiniz. Oraya yalnızca 2 kez çok ihtiyacım olan ve zor bulunan şeyleri almak için gittim(İlaç, çoğunlukla antibiyotik).
Şehirde kimse araç kullanmıyordu; sokakların çoğu enkaz parçaları ve terkedilmiş araçlarla kapatılmıştı. Benzin çok pahalıydı. Eğer birinin bir yere gitmesi gerekiyorsa, bunu gece yapmak zorundaydı. Asla tek başına seyahat edemezdin, ancak büyük grupla seyahat da mantıklı değildi, her zaman 2-3 kişi halinde olmak gerekirdi. Hepsi silahlı, süratli bir şekilde açık sokaklardan değil, kalıntıların arasından olacak şekilde hareket ederek gitmek gerekirdi.
 
2.      Yakacak ne durumdaydı? Şehriniz etrafı ormanla kaplıydı, neden kapıları ve eşyaları yaktınız?

Şehrin etrafında çok fazla ormanlık yoktu. Çok güzel restoranlar, sinemalar, okullar hatta havaalanımız vardı. Şehir ve şehir parklarındaki her ağaç ilk iki ay içerisinde ısınmak için kesildi ve yakıldı.

Isınmak ve yemek pişirmek için elektrik olmadığından, yakılabilir ne varsa yaktık. Eşyalar, kapılar, döşemeler, ki bunlar hızlı yanan ahşaplardı. Şehrin varoşları ya da şehir dışı çiftlerimiz yoktu. Düşman o çiftliklerin içindeydi. Etrafımız çevrilmişti. Zamanla şehrin içinde bile kimin düşman olduğunu bilemez hale geldik.
 
3.      O dönemde hangi bilgi işe yarardı?

Şöyle düşünmek olayları kafada daha iyi canlandırabilir, pratik anlamda taş devrine geri dönülmüştü.

Örneğin, bir depo ocak yakıtım vardı, fakat onu ısınmak için hiç kullanmadım çünkü çok pahalıydı. Bunun yerine depoya kendi yaptığım bir nozıl takıp çakmakları doldurmaya başladım. Çakmaklar inanılmaz değerliydi.

Bir adam bana boş bir çakmak getirdiğinde bir konserve yemek ya da bir mum karşılığında çakmağını dolduruyordum.

Acil tıp teknisyeniydim, o durumda bu bilgi benim zenginliğim demekti. Meraklı ve yetenekli olmak. O koşullarda bir şeyleri tamir edebilmek altından çok daha kıymetliydi.

Elinizdeki malzemeler elinde sonunda bitiyor, ancak bilginiz ve yetenekleriniz sizi beslemeye devam ediyor.

Şunu söylemek isterim: Bir şeyleri tamir etmeyi öğrenin, ayakkabıları ya da insanları.
Örneğin komşum lambalar için nasıl gazyağı yapacağını biliyordu, hiç açlık yaşamadı.
 
4.      Eğer şuan hazırlanmak için 3 ayın olsaydı, ne yapardın?

3 ay? Ülkeden kaçardım (şaka).

Bugün şunu biliyorum, her şey bir anda baş aşağı gidebilir. Bu yüzden en az 6 ay yetecek yiyecek, temizlik malzemesi ve batarya depolamış durumdayım.

Şuan oldukça güvenli bir apartman dairesinde yaşıyorum ve aynı zamanda 5 kilometre uzaklıktaki bir köyde sığınağı olan bir evim var. Bir 6 aylık stok da orada tutuyorum. Çoğu yaşayanın iyi hazırlıklı olduğu küçük bir köy. Savaş onlara hazırlanmayı öğretti.

4 silahım ve her biri için 2000 adet mühimmatım var.

Bir  bahçem var ve nasıl ekip biçeceğimi öğrendim. Ayrıca hislerime güveniyorum, bilirsiniz herkesin her şey yolunda dediği zaman içten içe felaketin yaklaştığını bilirsiniz.

Ailemi korumak için gerekenleri yapacak güce sahibim. Çünkü her şey baş aşağı gittiğinde, çocuklarınızı hayatta tutmak ve ailenizi korumak için "kötü" şeyler yapmaya da hazır olmak zorundasınız.

Kendi başınıza hayatta kalmanız pratik olarak imkansız, bu benim görüşüm. Silahlı ve hazır olsanız dahi, yalnızsanız, ölürsünüz. Bunu çok kereler gördüm.

İyi hazırlanmış, becerikli ve farklı alanlarda bilgi sahibi aileler ve gruplar çok daha iyidir.
 
5.      Ne stoklanmanlı?

Değişir. Eğer hırsızlık yaparak yaşamayı planlıyorsanız tek ihtiyacınız olan silah ve mühimmattır. Çok fazla mühimmat.

Eğer değilse, yiyecek, temizlik malzemeleri, bataryalar, aküler, küçük takas malzemeleri (bıçaklar, çakmaklar, sabun, çakmaktaşı). Ayrıca çeşitli alkollü içecekler de iyidir. En ucuz viski iyi bir takas aracıdır.

Çok sayıda insan yetersiz temizlik sebebiyle hayatını kaybetti. Bazı basit şeylere yüksek sayıda ihtiyaç duyacaksınız. Örneğin, çöp torbası, çok sayıda. Ve tuvalet kağıdı. Tek kullanımlık tabak ve bardaklar, bunlara çok sayıda ihtiyaç duyacaksınız. Bunları biliyorum, çünkü bunlara sahip değildik.

Bana kalırsa, temizlik malzemelerini sağlamak, gıdadan çok daha önemli. Bir güvencin vurabilir ya da yenilebilir bir bitki ya da sebze bulabilirsiniz; ancak herhangi bir temizlik malzemesini doğada bulamaz ya da vuramazsınız.
Dezenfektan, deterjan, çamaşır suyu, sabun, eldiven, maske.

İlk yardım becerisi, yarayı ve yanıkları temizleyebilmek; doktor bulabileceğiniz ve ona ödemeye gücünüzün yeteceği şüpheliyken oldukça değerlidir.

Antibiyotikleri nasıl kullanacağınızı öğrenin. Onları da stoklamak iyidir.

En basit silahı seçin. Ben Glock .45 taşıyorum, seviyorum da, ancak buralarda oldukça nadir bir silah, bu yüzden 2 adet TT tabancam daha var, buralarda herkeste var ve mühimmatı çok yaygın.

Kalashnikovları sevmiyorum, fakat yine de, aynı hikaye - herkeste ondan olduğu için, bende de var.

Küçük, göze batmayan malzemelere sahip olmalısınız. Örneğin, jeneratör sahibi olmak iyidir, ancak 1000 adet Bic çakmak daha iyidir. Bir sorun olduğunda jeneratör çok fazla ilgi çeker, ancak 1000 çakmak küçük, ucuz ve her zaman takas edilebilir durumdadır.

Genellikle yağmur suyunu 4 büyük varilde toplayıp, kaynatarak kullandık. Küçük bir nehir de vardı nehir suyu çok hızlı biçimde kirlendi.

Su depolamak için varil ve kova da önemli bir malzemedir.
 
6.      Altın ve gümüş kullanılır durumda mıydı?

Evet, evimdeki tüm altınları mühimmat ile takas etmiştim.
Bazen elimize Dolar ve Alman Markı geçiyordu, bunlarla da bazı malzemeler aldık. Ancak bunlar nadirdi ve fiyatlar da inanılmaz yüksekti. Örneğin bir konserve fasülye 30-40 dolardı. Yerel para çok kısa sürede değersiz hale geldi. İhtiyacımız olan her şey için, takas yaptık.
 
7.      Tuz pahalı mıydı?

Evet, fakat kahve ve sigara çok daha pahalıydı. Çok fazla alkolüm vardı hepsini problemsiz takas ettim. Alkol tüketimi barış zamanına göre 10 kat artmıştı. Bugün bile sigara, çakmak ve batarya depolamak iyidir. Daha az yer kaplarlar.

O zamanlar survivalist değildim. Hazırlanacak hiç zamanımız yoktu - her şeyin baş aşağı gitmesinden birkaç gün öncesine kadar politikacılar TV'lerde her şeyin plana göre yürüdüğünü, endişelenecek bir şey olmadığını söylüyorlardı. Gök başımıza indiğinde ise, elimizde ne varsa onunla kaldık.
 
8.      Silah satın almak zor muydu? Silah ve mühimmat için neleri takas ediyordunuz?

Savaştan sonra her evde silah var. Polis, savaşın başında çok sayıda silahı topladı. Fakat çoğumuz silahlarımızı sakladık. Şuan yasal olarak ruhsatlandırılmış bir silahım var. Kanunda geçici toplama denilen bir ifadeyle bir karmaşa durumunda devletin kayıtlı tüm silahları toplayacağını bilin ve bunu sakın unutmayın.

Bildiğiniz üzere, yasal bir silahı olan çok sayıda insan var - fakat bunun yanında çok sayıda kayıtsız silah da var yasal olana el konulabileceği korkusu ile. Eğer takas için değerli malzemeleriniz varsa zor durumlarda bile silah edinebilirsiniz; ancak şunu hatırlayın, en zor günler ilk günlerdir ve bu zamanlarda ailenizi korumak için silah bulacak zamanınız olmayacak. Kaos ve panik dönemlerinde silahsız olmak kötü bir fikirdir.

Benim durumumda, radyosu için araç aküsüne ihtiyacı olan bir adam vardı ve 2 yivsiz tüfeği vardı, aküyü 2 tüfeğine karşılık takas ettim. Bazen yiyecek için mühimmat takas ettim, ve birkaç hafta sonra da mühimmat için yiyecek. Asla evde ve büyük miktarlarda takas yapmadım.

Yalnızca birkaç insan evde neyden ne kadar stokladığımı biliyordu.

En önemli konu para ve yer oldukça depolayabildiğiniz kadar fazla şey depolamaktır. Hangisinin daha değerli olacağını ise zaman geçtikçe anlayacaksınız.

Düzeltme: En fazla silah ve mühimmata kıymet verdim. İkinci? Belki gaz maskesi ve filtreleri.
 
9.      Güvenlik hakkında ne dersiniz?

Savunmamız oldukça ilkeldi. Yeniden, hazır değildik ve ne bulabilirsek onu kullandık. Bombalamalardan sonra camlar kırılmış ve çatılar mahvolmuş durumdaydı. Bazı camları kum torbaları bazılarını da taşlarla kapattık.

Bahçe kapısını enkaz ve çöplerle kapattım ve duvarı aşmak için merdiven yerleştirdim. Eve geldiğimde, birinden içerideki merdiveni uzatmasını istiyordum. Sokağımızda bir tanıdığımız vardı ve kendini barikatlarla tamamen evine hapsetmişti. Duvarda bir delik açıp kendisi için komşusunun evine geçebileceği bir geçit yarattı, bir tip gizli geçit şeklinde.

Belki bu durum ilginç görülebilir, fakat en korunaklı görünen evler ilk soyulan ve yok edilen evler oldu. Şehrin benim yaşadığım kısmında duvarları, köpekleri, alarmları ve korkuluklu camları olan evler vardı. İnsanlar ilk olarak bu evlere saldırdı. Bazıları kendilerini koruyabildi, diğerleri koruyamadı - tamamen içeride ne kadar fazla silah ve onu kullanan ne kadar fazla el olduğuna bağlı olarak.

Bence savunma oldukça önemli, fakat mutlaka dikkat çekmeyecek şekilde olmalı. Eğer bir şehirde yaşıyorsan ve her şey baş aşağı giderse basit, dikkat çekmeyen bir eve ve çok miktarda silah ve mühimmata ihtiyacınız olacak.
Ne kadar mühimmat? Olabildiğince fazla.

Evinizi elinizden geldiğince dikkat çekmeyecek şekilde tutun.

Şuan çelik kapılı bir evde oturuyorum, fakat bu sadece kaosun ilk dalgasına karşı koyabilmek için. İlk dalga geçtikten sonra şehirden ayrılıp ailem ve arkadaşlarımdan oluşan daha geniş bir insan grubuna katılacağım.
Savaşta bazı durumlar oldu - detay vermeye gerek yok, fakat her zaman yüksek atış gücüne ve tuğla duvarlara sahip olduk, kendi tarafımızda.

Ayrıca sürekli sokağı gözleyen birilerine sahip olduk. Kaliteli organizasyon çetelerden korunabilmek için oldukça önemli.

Silah sesi şehir içlerinde kolaylıkla duyulabilir.

Çevremiz oldukça ilkel bir şekilde savunuluyordu, tüm çıkışlar barikat oluşturacak şekilde kapatılmıştı ve yalnızca atış yapmak için küçük delikler vardı. İçeride, her an çatışmaya hazır silahlı 5 kişi bulunuyordu ve sokakta da 1 kişi sürekli gözetleme yapıyordu.

Gün içerisinde keskin nişancı ateşinden korunmak amacıyla evde kalıyorduk.

İlk başta, zayıflar yok olur. Geri kalanlar ise savaşır.

Gün içerisinde, sokaklar keskin nişancı ateşinden dolayı tamamen boş olurdu. Savunmalar yalnızca kısa mesafede savunma yapacak şekilde düzenlenmişti. Örneğin, çok sayıda insan bilgi toplamak için dışarı çıktıklarında hayatlarını kaybettiler. Şunu hatırlamak önemli, hiçbir bilgiye erişimimiz yoktu, ne radyo ne de televizyon, yalnızca dedikodular, sadece o kadar.

Düzenli bir ordu yoktu, herkes savaşıyordu. Başka bir şansımız yoktu. Herkes silahlı ve kendini korumak için hazırdı.
Şehirde kaliteli kıyafetler giymemelisiniz, biri sizi öldürüp onları alabilir. Hatta gereğinden uzun bir silah taşımanız, dikkat çekebilir.

Size bir şey söylememe izin verin: eğer yarın her şey baş aşağı giderse, alçakgönüllü davranırım. Herkes gibi görünürüm. Depresif, korkmuş. Hatta belki biraz bağırır ve ağlarım.

Güzel kıyafetler tamamen kullanım dışıdır. Yeni taktik kıyafetlerimle dışarı çıkıp "Hey kötü adamlar, ben geldim!" diye bağırmam. Hayır, gözden uzakta, iyi silahlanmış, iyi hazırlanmış, imkanlarını ve seçeneklerimi değerlendirir halde en iyi arkadaşım ya da kardeşimle birlikte beklerim.

Süper-savunmalar, süper silahlar anlamsızdır. Eğer insanlar senden bir şey çalmalarını gerektiğini düşünürlerse, sen onlar için karlıysan, yapacaklardır. Bunun gerçekleşmesi ise sadece zaman ve imkan meselesi halini alır.
 
10.  Tuvaletlerle alakalı durum nasıldı?

Kürek ile evin yakınlarında bir çukur kazıp, orayı kullanıyorduk. Kirli mi göründü? Öyleydi. Yağmur suyunda ya da nehirde yıkandık - fakat çoğu zaman nehir fazla tehlikeli oluyordu. Tuvalet kağıdımız yoktu, ve eğer bir yerlerden elimize geçmişse, başka bir şey ile takas ediyorduk.

Açıkça "kirli" bir işti.

Size ufak bir tavsiye vermeme izin verin: İlk olarak silaha ve mühimmata ihtiyacınız var ve ikinci olarak ise diğer her şeye. Kelimenin gerçek anlamıyla HER ŞEYE! Tamamen saklayacağınız alana ve sahip olduğunuz paraya göre, her şeye ihtiyacınız var.

Eğer bir şey unuttuysanız, onun için başka bir şeyi takas edecek birilerini her zaman bulacaksınız, ama eğer silah ve mühimmatı unuttuysanız, ticarete erişiminiz olmayacak.

Büyük ailenin her kafadan bir ses anlamına geldiğini düşünmüyorum. Büyük aile demek daha fazla silah ve güç demek, ve buradan hareketle herkes kendi başına hazırlanır.
 
11.  Hasta ve yaralılar nasıl tedavi ediliyordu?

Çoğu yaralanma silahla oluyordu. Uzman ve doğru ekipmanlar olmadan, yaralı bir adam bir doktor bulabilse bile hayatta kalma şansı %30 oluyordu.

Film gibi değildi, insanlar ölüyordu. Çok sayıda insan yaralarındaki enfeksiyon sebebiyle hayatını kaybetti. 3-4 kullanımlık antibiyotiklerim vardı, ailem için tabii ki.

İnsanlar aptalca şeyler yüzünden de sıklıkla ölüyordu. Basit bir ishal bile ilaçsız ve yetersiz sudan kaynaklı sebeplerde birkaç günde ölüme sebep olabiliyordu.

Çok sayıda cilt hastalığı ve gıda zehirlenmesi de vuku buluyordu. Bunlara yapacak bir şey yoktu.

Yerel bitkiler ve saf alkol çoklukla kullanıldı, kısa vadede çözüm sunsa da uzun vadede yararsızdı.

Hijyen son derece önemli, ancak onun kadar bulabildiğince fazla ilaca sahip olmak da önemli, özellikle antibiyotiklere.
 
Alıntı
52 üye teşekkür etti:
Berserk, mk39, ceruh, pırpır, m16a2, splendes, efedrin, ylmaz94, ilksurfer, Sakin, Kıraç Ata, hunter 12, OCEANBORN, Colt1903, JoTuN, Rangeman, marlinspike, bilalkabao, fsmy, Sabri, ugurucar57, Hakan_, Bariss, SSSalih, ombra, Xeror, harun, blacksea, ErhanG, alone61, yyildiz, Cotyora5252, SerkanYılmaz, kiraztepe, Acemi Silahşör, osman08, Dost, BayUlgen, browning 61, Ercan 45, wildeagle, Mechul, Ahmet Efe, al-me, kaan han, wubıh, kotucenk, byfortius, lenduha, PersonalDefence, Muhammed Han Demirci, Kayrahan
#2
Sayın Red Kit çok faydalı bir paylaşım olmuş.
Yazıyı sonuna kadar okudum ve kendi kendime sordum. 
Ben böyle bir duruma ne kadar hazırlıklıyım !!??
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
Red Kit, Bariss
#3
Nefes almadan okudum, teşekkürler Sn. Red Kit
 
Alıntı

#4
Alıntı: 8.      Silah satın almak zor muydu? Silah ve mühimmat için neleri takas ediyordunuz?

Savaştan sonra her evde silah var. Polis, savaşın başında çok sayıda silahı topladı. Fakat çoğumuz silahlarımızı sakladık. Şuan yasal olarak ruhsatlandırılmış bir silahım var. Kanunda geçici toplama denilen bir ifadeyle bir karmaşa durumunda devletin kayıtlı tüm silahları toplayacağını bilin ve bunu sakın unutmayın.

Yazıyı okuyan forumdaşlarımıza bir soru sormak istiyorum. Yukarıda alıntı yapmış olduğum kısımdan anladığım kadarıyla olayları anlatan şahıs elimizde kayıtlı olan silahların haricinde de devletin, yönetimin olmadığı zamanlar için silah sahibi olmamız gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Biz bireysel silahlanma derken ruhsatlı silahlardan bahsediyoruz fakat gerçekten zor günler görmüş olan birinden bu tarz bir ifadeyi duymak da kafamı oldukça karıştırdı. Tabi ki ruhsatsız silaha sonuna kadar karşıyım ve burada olanlarla da hemfikir olduğumu biliyorum. Böyle bir durumu göz önünde bulundurarak siz eğitimli bir bireysel silahsever olarak ne yapardınız? 
Teşekkürler

Saygılarımla Bilal
 
Alıntı

#5
Ruhsatsız silah almayın.
Devlet ruhsatlı silahlarınızı getirin derse, götürmezsiniz.
 
Alıntı
10 üye teşekkür etti:
ugurucar57, Sabri, hunter 12, mk39, bilalkabao, harun, ErhanG, yyildiz, kotucenk, lenduha
#6
Sayın Red Kit paylaşım için teşekkürler.
Çıkarılacak çok ders,alınacak çok not var...
 
Alıntı

#7
Ders niteliğinde bir yazı
 
Alıntı

#8
(20-10-2021, 10:54 PM)Red Kit demiş ki:
Alıntı: Words from a Bosnian Survivalist.pdf (powersfirearmstraining.com)

... Kanunda geçici toplama denilen bir ifadeyle bir karmaşa durumunda devletin kayıtlı tüm silahları toplayacağını bilin ve bunu sakın unutmayın...

(11-07-2016, 04:13 PM)lupus demiş ki: Silahınızı teslim ettiğinizde veya silahsız bir dünyada çok daha güvende olacağınızı vaat veya iddia eden hiç bir politikacı, bürokrat, yönetici, kanaat önderi, sivil toplum kuruluşu temsilcisine asla inanmayın! Bilin ki, kesinlikle canınızda, ırzınızda gözü vardır veya gözü olanların satılmış işbirlikçisidir.


Yaşanmış bir tecrübe ve bunu gayet net olarak destekleyen bir öngörü!
 
Alıntı
9 üye teşekkür etti:
mk39, harun, Kıraç Ata, kyle_katarn, hunter 12, ermane, kaan han, Sabri, Rangeman
#9
Düşmanın sadece Sırplar ya da bilinen değil , dostların ve dost bildiklerinin de olacağını öğrendik . Kafamızda kurduğumuz senaryoların , millete uçuk kaçık gelen (Bazen kendimize de ) düşüncelerin hiç de öyle olmadığını öğrendik . İnsan denen varlık çok karmaşıktır . Trafikte size tahammülü olmayan , ufak bir tartışmada size balta , bıçak , silah çekenler öyle bir ortamda neler yapar . Ummadık insanlardan olmadık şeyler bekleyin . Bu paylaşım için çok teşekkür ederim .
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
Rangeman, harun, mk39
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi