Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
2nci DÜNYA SAVAŞI SİLAHLARI
#1
NORMANDİYA ÇIKARTMASI SIRASINDA KULLANILAN TABANCA VE TÜFEKLER
 
6 Haziran 1944 tarihinde Müttefik Kuvvetler kuzey Fransa sahillerinde Normandiya'ya çıkarma yaptı. Tarihin en büyük amfibi çıkaması olan bu harekat aslında çok cüretkar, bir o kadar riskli ve oldukça detaylı hazırlanmış bir plandı. Amerikan, İngiliz, Kanadalı'lara ek olarak yarım düzine kadar diğer müttefik orduları askerlerinden oluşan 200 bin kişilik çıkarma ordusunu; önceleri şaşıran fakat sonrasında kararlılıkla savaşan 80 bin kişilik Miğfer Devletleri ordusu bekliyordu. 

Bu yazıda, Normandiya çıkarması sırasında her iki tarafın kullanmış olduğu silahlardan tabanca ve tüfeklere ait kısa tanıtım yapılmaktadır. Bu silahların bir kısmı fazla bilinmiyor olsa da, birçoğu iyi bilinen ve tarihe mal olmuş efsane silahlardır. İşte, 75 yıl önce tarafların kullandığı silahların önemli kısmı hakkında kısa bilgileri aşağıda bulabilirsiniz. 

Uzun bir yazı; mesajlardaki fotoğraf kısıtlaması nedeniyle Amerikan, İngiliz ve Alman silahlarını ayrı mesajlarda aktaracağım.

 

Amerika Birleşik Devletleri



M1 Garand

[Resim: R2-M1-Garand.jpg]

Amerikan askeri belki de 2nci Dünya Savaşı'nın en iyi silahı sayılabilecek M1 Garand ile teçhiz edilmişti. Sekiz kapasiteli yarı otomatik tüfek, askerler tarafından takdir edilmekteydi.


Amerikan askerinin bir çok harekat dezavantajı olmasına karşın, Fransa'daki düşmanlarına karşı kullandıkları M1 Garand bir avantajdı. Çıkartma sırasındaki ABD kuvvetlerinin çoğu, 8 fişek kapasiteli, durdurucu etkisi yüksek 30-06 Springfield fişek kullanan, sağlam ve güvenilir M1 Garand ile donatılmıştı.

Kanadalı silah tasarım dahisi ve Springfield Armory şirketi çalışanı olan John C. Garand tarafından tasarlanmış olan bu tüfek, ciddi bir tasarım ve test sürecini geçirdikten sonra, birçok rakip tüfeği geçerek envanterde yer almıştır. 1936 yılında M1 Garand ABD Ordusu'nun emektar elle kurulan (bolt action) Model 1902 Springfield tüfeklerinin yerine kabul edilmiştir. 


Bugün, Garand'ın çalışma sistemi basit görünebilir, fakat o tarihlerde devrimsel nitelikteydi. Metal bükme klip ile fişek besleme sistemi kullanmaktaydı. İlk fişek elle beslenmek zorundaydı. Ateşlemenin ardından gaz basıncı mekanizmayı hareket ettirerek boş kovanı atıyor, gizli horozu (ateşleme iğnesini) kuruyor ve yeni dolu fişeği yartağa sürüyordu. Klip boşaldığında, mekanizmadan dışarı fırlatılıyor, mekanizma açık kalıyor ve yeni bir şarjör klibinin hızlıca yüklenmesine olanak tanıyordu.

Aslında çok daha yüksek olmayan 4,3 kg ağırlığı ve toplam 110 cm uzunluğu olan tüfek, birkaç "tık" ile iki eksende ayarlanan "peep" tipi delikli gezi ile oldukça gelişmiş ve pratik kullanımlıydı. Birçok modelinde, inatçı bir menteşesi olan yaylı kapağa sahip dipçik içi bölmesinde bakım ve temizlik aletleri ile silah yağı bulunmaktaydı.

M1'in emniyet mandalı, tetik korkuluğu içinde yer almaktaydı. Atıcı tetik parmağı ile açıp kapayabilmekteydi. Önceleri sadece Springfield Armory tarafından üretilen M1'lere ihtiyacın artması ile Winchester da Garand üretimine başladı. Savaşın sonunda yaklaşık 4 milyon M1 Garand üretilmişti. 

O zamana kadar üretilmiş tüm savaş tüfeklerinde olduğu gibi M1 de süngü takılacak şekilde yapılmıştı. İlk üretim modelleri, 1903 Springfield tüfeklerde kullanılan U.S. Model 1905 süngü takılacak şekilde üretildiyse de, Normandiya çıkartması zamanında daha modern bir süngüyü kullanılabiliryordu. Model 1905 Tip 2, önceki modeli gibi 40 cm'lik bir süngü olsa da, farklı olarak parkerize edilmişti ve ceviz kabza panelleri yerine sargı tipi plastik kabza kabakları kullanıyordu. Bu model ilk olarak 1941'de görülmeye başlandı. Savaşın ilerleyen yıllarında 25 cm'lik 1905 Tip 2 süngüler de çıktı; bunlar ya yeni üretimdi ya da 40 cm'lik modellerden kısaltılmıştı.

Düzgün bakımı yapılan bir Garand, en zor koşullarda dahi hemen hemen kusursuz çalışırdı. Savaşı kazandıran unsurlardan biri olan bu tüfek, Amerikan askerlerine güven vermiş ve rahatlık sağlamıştı.



M1 Carbine

Çıkartma günü M1 Garand ABD Kuvvetleri'nin taşıdığı tek yarı otomatik tüfek değildi. Gelişmiş, hafif, neredeyse tabanca kalibresinde fişek kullanan bir başka silahları daha vardı: M1 Karabina. Orduda görevli yazıcılar, aşçılar, makinalı tüfekçiler için tasarlanmış olan M1 Karabina, aynı zamanda M1 Garand'ı görevleri gereği çok hantal bulan askerler tarafından da tercih edildi. 

[Resim: R1-M1-Carbine-770.jpg]
M1 Karabinası, Garand kadar güçlü olmasa da, hem standart, hem de M1A1 Paraşütçü versiyonu ile Normandiya'da birçok asker tarafından kullanılmıştır. 


Düz, boyunsuz .30 kalibre fişek, 110-grainlik çekirdeği 45 cm'lik namludan 600 m/sn süratle ateşleyebiliyordu ve 1.300 Joule?e yakın enerjisi vardı (955 ft-lb). Tabii ki bu .30-06 servis fişeğinin 910 m/sn hızdaki 150 grain fişeği ile kıyaslanamaz. 

90 cm'den kısa boyu ve 2,5 kg ağırlığı ile M1 Karabina ekonomikti ve sağlıklı çalışan bir mekanizmaya sahipti. Silah ateşlendiğinde, namlu kanalından geçen küçük bir miktar gaz kısa hareketli pistonu çalıştırıyordu. Piston arkadaki sürgüyü hareket ettirerek döner kafalı mekanizmayı çalıştırıyor ve boş kovanı tahliye ediyordu. İrca yayı mekanizmayı ileri ittirirken, 15 kapasiteli çelik bükme şarjörden yeni bir fişeği alıp, fişek yatağına yerleştiriyordu. 

M1 Karabina, 1941'de üretime girdikten sonra, kısa sürede çok sevilen ve tercih edilen bir tüfek oldu. İlk olarak Winchester tarafından üretilen silah, ABD savaşa girdikten sonra birçok yüklenici ve alt yüklenici tarafından imal edildi. Bu tüfeklerin mekanizmalarında 12 değişik üreticinin ismini görebilirsiniz. 

Karabina'nın emniyeti tetik korkuluğunun önünde, 15 fişeklik şarjörün çıkarma düğmesinin hemen arkasında basit bir buton şeklinde idi. Birçok asker, savaş heyecanıyla emniyet yerine şarjör butonuna basarak istemeden şarjörü düşürmüştür. Bu sorun daha sonra mandal şeklinde emniyet ile değişiklik yapılarak aşılmıştır.

İlk modelleri basit L şekilli katlanan peep tipi gez ile teçhiz edilen tüfekler, sonradan gelişmiş ayarlı gez ile üretilmeye başlandı. 1944 ortalarından sonra artık M1 Karabinalar süngü takılamayacak şekilde üretildiler. Standart sabit ceviz dipçikli model ile birlikte, paraşüt birliklerinin kullanımı için katlanır tüp metal dipçikli M1A1 de üretildi. Her iki model de Normandiya çıkartması ve sonrasında yaygın olarak kullanıldı.
 
Alıntı
34 üye teşekkür etti:
Militia_747, Colt1903, marlinspike, shooter25, blacksea, Koca, demirci57, pasa_7676, 1905sss, tirendaz, Pistov, Shepherd, madenci08, ugurucar57, wubıh, rainman, maho07, al-me, xeorx, LAMRETOEJ, ilksurfer, lenduha, karabasan, Elbruz71, ThePulchra, seceton, drmehmet, iso, alone61, alpago, mhmty74, TheNightHawk, sem, ErhanG
#2
Amerika Birleşik Devletleri: (devamı)

Model 1903A4


[Resim: M1903A4.jpg]

Normandiya'da Amerikan tüfeklerinin asli keskin nişancı tüfeği, Springfield M1903A3 tüfeğin basitleştirilmiş modeli olan M903A4 idi. Bu model, bir öncekinden farklı olarak birçok bükme çelik parçaya, mekanizma üzerine monteli geze ve C tipi tabanca kabzalı dipçiğe sahipti. Hizmette kaldığı sürece keskin nişancı modeli olan 1903A4 dört değişik dürbün ile kullanılmıştır: Ticari olarak Weaver 330C adıyla satılan dürbünün askeri model olan M73B1; Lyman Alaskan ticari isimli dürbünün askeri tipi olan M73; M81 ve M82. Aslında M81 ve M82 aynı dürbünlerdi, sadece artıkıllar farklıydı. Her dört dürbün de, modele göre üretilmiş, özel Redfield bağlama ile silaha takılıyordu. 



Model 1911 & Model 1911A1

[Resim: M1911.jpg]

Çıkarma günü Amerikalılların temel tabancası ünlü Colt Model 1911 ve Model 1911A1 olmuştur. John M. Browning tasarımı olan bu tabanca .45 ACP kalibrede 7 fişek taşıyabiliyordu. Hala da üretilmiş en iyi tabancalardan biri olarak kabul edilmekte ve kullanılmaktadır.

28 Mart 1911'de ABD Ordusu Browning'in yeni .45 kalibreliğini envantere aldı. Birçok klasik tasarımın özünde olduğu gibi, basitlik de 1911'in en önemli özelliğiydi. Tek hareketli olan bu tabanca, namlu altına bağlı hareketli bir bağlantı ve geriye doğru hareket ederken sürgü-namlu kilidini ayıran mekanizmaya sahipti. Genel olarak tüm tabanca mekanizması ekonomik olarak üretilen parçalar ve basit kontrollerden oluşuyordu. Sürgü salıverme mandalı, emniyet mandalı, horoz yarı kurulu emniyeti ve kabza emniyeti vardı. Son fişek ateşlendiğinde sürgü geride kilitli kalıyor ve tabanca yeni bir şarjörü kabul etmeye hazır oluyordu. İlk fişek, sürgü salıverme mandalının basılmasıyla ya da sürgüyü geri çekip bırakarak namlu yerleştirilebiliyordu. 


6 Haziran 1944'te M1911 modifiye edilmişti bile. Önceki modelde düz olan ana yay bölmesi açılı olanla değiştirilmişti; tetik kısaltılmış, tetik arkasına kesikler yapılmış; kabza emniyet mahmuzu uzatılmış, horoz mahmuzu değiştirilmişti. Sonuç olarak "M1911A1 .45 Kalibre Otomatik Tabanca" olarak 2nci Dünya Savaşı'ndan çok sonra da hizmete edecek model geliştirilmişti. Bu silahların Savaş modelleri parkerize edilmişti ve kabza kapakları kalıplı plastiktendi. Savaş boyunca Colt bu tabancanın asli üreticisi olsa da, Remington Rand ve Ithaca, Union Switch & Signal ve Singer (sadece 500 adet) diğer yükleniciler olarak tarihe yazıldı.

M1911 ve M1911A1 subaylar, destek askerleri ve edinebilen herkes tarafından taşındı. .45 ACP fişeğin durduruculuğu yüksekti, tabanca sağlam ve güvenilirdi. Normandiya'nın çalılıklarında askerlerin sadık yardımcısı olmuştu.




Smith & Wesson Victory 

Amerikan askerleri M1911 ve M1911A1 dışında da tabancalar taşıdılar ancak bunlar çok daha düşük adetlerde idi. En önemli iki model Smith & Wesson Victory modeli ve S&W Military & Police revolverin K-gövdeli .38 Special kalibreli modeliydi. Çift hareketli mekanizmaya sahip bu tabanca da parkerize edilmişti ve düz ceviz kabza kapaklarına sahipti. 


[Resim: R4-Pistols.jpg]
ABD askerleri 2nci Dünya Savaşı boyunca en etkin tabancaları taşımışlardı: M1911A1 .45 ACP Government Model (ortada);  S&W .38 Special Victory Model revolver (üstte) ve M1903 Colt cep tabancası (altta).



Colt Model 1903 ve Model 1908

.32 ACP kalibre Colt Model 1903 ve .380 ACP kalibre Model 1908 horozsuz yarı otomatik tabancalardı. Bu tabancalar daha çok general ve üst subayların belinde savaşa katıldı. Özellikle General Patton'un bunlardan birini taşıdığı bilinir. Fişek, askeri kullanım için güçsüz olsa da, yumuşak geri tepmesi sebebiyle bu güzel tabancayı tercih eden sadece Patton değildi. Parkerize kaplamalı ve ceviz kabza kapakları olan bu tabancaların üzerinde "U.S. PROPERTY" (B.D. MALI) yazmaktaydı.



Thompson Model 1928A1 & M1A1

[Resim: Thompson-Model-1928-A1.jpg]

Birleşik Devletlerin Normandiya'daki asli makinalı tabancası, zarif, menevişli Model 1928A1 ve daha basit M1/M1A1 idi. Geri tepme ile çalışan mekanizmaya sahip .45 ACP kalibe M1/M1A1, M1928A1'in basitleştirilmiş modeliydi. M1 ve M1A1 arasındaki farklar, üst taraftan silahın sağına taşınmış kurma kolu ve mekanizma; Cutts tipi konpansatörün ve namlu soğutma kanallarının kaldırılmış olmasıydı. Gez de basitleştirilmişti. Bunlar 1nci Dünya Savaşı sonuna doğru John T. Thompson tarafından tasarlanmış güzel silahlardı. Çoğunlukla "sopa" denilen 30 fişeklik düz şarjör ile veriliyorsa da M1928A1 yüksek kapasiteli tamburalı şarjörlerle kullanılabiliyordu.

Thompson'lar üstün silahladı fakat üretimleri ucuz değildi ve ağırdılar. Üretimleri dikkat gerektiriyor ve zaman alıyordu. Savaşın başlarında, Birleşik Devletler daha basit, maliyet etkin çözüm arayışlarına girdi. Ciddi bir tasarım sürecinin sonunda M3 makinalı tabancası ortaya çıktı.
 
Alıntı
33 üye teşekkür etti:
shooter25, Militia_747, Kıraç Ata, Koca, demirci57, hunter 12, rainman, Kimble, m16a2, marlinspike, mimaslan, acillues2, Sabri, tirendaz, ylmaz94, Colt1903, wubıh, al-me, xeorx, faruk, Murata, LAMRETOEJ, ilksurfer, lenduha, karabasan, Elbruz71, ThePulchra, MB277, seceton, drmehmet, iso, alone61, ErhanG
#3
Devamı geliyor..
 
Alıntı
11 üye teşekkür etti:
Murata, ERDAL, Militia_747, hunter 12, Kinyas, Speed, OCEANBORN, mimaslan, acillues2, Koca, tirendaz
#4
Amerika Birleşik Devletleri: (devamı)

M3

[Resim: R6-M3.jpg]
 .45 ACP kalibre M3, üretimi ucuz fakat hayli etkin bir makinalı tabancaydı. Dakikada 350 ? 450 adet atım hızına sahipti. Fotoğraf ilk üretim öncesi modellerden birine ait. 

M3, kolay kullanılan, geri tepme ile çalışan, M1928A1'in 835 atım/dk ve M1/M1A1'in 625 atım/dk hızlarına göre daha düşük olan 400 atım/dk altındaki bir hızla çalışan, .45 kalibelik bir makinalı tabancadır. Thompson'a göre oldukça ucuza, zamanında 18 $'a üretilebiliyordu. Otomotiv aletine benzerliği nedeniyle "Gres Tabancası" lakaplı M3'te makina işlem süresi en azda tutulmuştu. Kaynak yerlerini gizlemeye veya tesfiye etmeye hiç gayret gösterilmemiş olan bu silah parkerize edilmiştir. Kontrolleri basitti ve kolay kullanılıyordu. Ceviz el kundağı ve teleskopik tel dipçik kullanılmıştı. 




Browning Automatic Rifle (BAR)

[Resim: R7-BAR.jpg]

.30-­'06 Browning Automatic Rifle (BAR) ABD güçlerinde 1nci Dünya Savaşı sonlarına doğru, o zaman savaşın sonucuna ciddi bir etki yaratmayacak kadar geç envantere girmişti. 2nci Dünya Savaşı sırasında en çok kullanılan modeli M1981A2 idi. Manga otomatik silahı olan bu tüfek .30-'06 kalibre fişek kullanıyordu. Fişek beslemesi 20 kapasiteli kutu şarjör ile yapılıyordu. 



1nci Dünya Savaşı sırasında Thompson, Alman siperlerinde etkili olması amacıyla bir makinalı tabanca tasarımı ile uğraşırken, John Browning de .30-­'06 Springfield kalibre fişek atan otomatik tüfek tasarımıyla uğraşmaktaydı. İlk modeller savaşın sonuna doğru Fransa'ya gönderilmiş olsa da, aktif ve etkin hizmet göremeyecek kadar geç varmıştı.

Gaz tahrikli 1818 Browning Otomatik Tüfek (BAR), başarılı bi tasarım olduğunu kanıtladı ve savaş sonrası yıllarda da askeri birlikler ve kolluk kuvvetleri tarafından yaygın olarak kullanıldı. Ne kadar iyi bir silah olsa da, zaman zaman geliştirmeler yapıldı ve 1940 yılında modifiye edilerek Model 1918A2 adını aldı. 9 kg ağırlıktaki bu sağlam tüfekte, genellikle kullanıcıların sonradan çıkardığı çatalayak vardı. İki atış modu vardı; 550 atımlık "normal" ve 350 atımlık "yavaş" modları selektörle seçiliyordu. Kutu şarjörü 20 kapasite idi. Hikayeye göre, manganın en ufak adamı BAR'cı olarak seçiliyordu; bunu destekleyen bazı fotoğraflar olsa da şüpheli bir durumdur. Tüfek parkerize edilmişti. Kullanıcılarının çok sevdiği BAR, bir çok ülkede uzun yıllar seviste kalmıştır.
 
Alıntı
22 üye teşekkür etti:
marlinspike, mimaslan, Koca, Sabri, tirendaz, Militia_747, acillues2, wubıh, al-me, xeorx, ilksurfer, lenduha, demirci57, karabasan, Elbruz71, ThePulchra, seceton, drmehmet, iso, alone61, alpago, ErhanG
#5
İngiltere ve Kanada:



No. 4 Mk I

Birleşik Krallık ve Kanada'nın kullandığı esas tüfek No.4 Mk I idi. Soyu 19ncu yüzyılın sonlarına dayanan elle kurmalı mekanizmalı (bolt action) bir tüfekti. Aslen tüfek ve karabina olarak iki tipte üretilmişti. Short Magazine Lee Enfield - SMLE (Kısa Şarjörlü Lee Enfield), her göreve uygun bir silah olarak 1903'te envantere alınmıştı. 1920'lerin başında SMLE'nin bir çok modeli denenmiş, 1926 yılında hizmet silahlarının terimleri değiştirilmişti. Mark III'e önce No.1 Mk III denildi, ve Mark IV versiyonu No.1 MkIV olarak isimlendirildi. Birçok değişimden sonra, No.1 Mk IV, 1931 yılında No.4 Mk I olarak numaralandırıldı. 

[Resim: R8-Enfield.jpg]
Birçok İngiliz ve Kanada piyade birliği mükemmel performansı olan 10 fişek kapasiteli .303 kalibre Enfield No. 4 Mk I tüfeğini kullanmıştır. Birçokları bu tüfeğin 2nci Dünya Savaşı?nın en iyi keskin nişancı tüfeği olduğunu düşünür.

Almanya düşmanca tutum göstermeye başladığında, No.4 üzerindeki çalışmalara hız verildi, 1939 sonunda esmen son halini aldı. Bu tüfek, No.1 Mk III ile birlikte, Avusturalya ve Hindistan'da üretilmeye devam etti ve 2nci Dünya Savaşı'nda İngilizlerin asli servis silahı olarak kaldı. Birçok farklı fabrikada üretildi. Kanada Long Branch Arsenal bunlardan biriydi. Kanadalı'lar No.4 MkI kullandılar ve Savage tarafından bu model Amerika'ya ithal edildi.

Son resmi ölçülerine göre, No.4 MkI'in toplam uzunluğu 113 cm ve namlusu 64 cm idi. Mekanizma Mark III'e göre daha etliydi. Vidalı tip gezi, 200 ile 1.200 yarda arası ayarlıydı ve yeri namlu üzerinden mekanizmanın üzerine kaydırılmıştı. Lee Enfield'ın mekanizması korunmuştu. Aynı şekilde, 10 adet .303 fişek alan ve klips ile doldurulabilen metal bükme şarjör de kullanılmaya devam ediyordu. Mark III'ün aksine, No.4'ün namlusu gövdeden yaklaşık 7 cm uzundu ve bu sayede kabara tipi süngü ya da tüfek bombası atma tertibatı takılabiliyordu.

1941'de, No.4 Mk I'e daha basit bir maknizma başı salıverme sistemi değişikliği kabul edildi. Bu tüfekler Savage ve Long Branch tarafından üretilmekteydi. Her iki No.4 üretim modeli de sonrasında, 300 ve 600 yarda menzilleri gösteren daha basit bir gez ile donatıldı.




No.4 Mk I (T)

Keskin nişancı tüfeği olarak beklenenden çok iyi olan No.4, Enfield, Holland & Holland ve Birmingham Small Arms (BSA) tarafından üretilmiş olan 4x büyütmeli No.32 dürbün ilavesiyle No.4 Mk I (T) olarak numaralandırıldı ve yüksek sayıda savaşa sokuldu. Bu dürbünlü tüfekler askeri yeşil renkte boyalı ahşap kundaklıydı. Normandiya'da çok sayıda kullanılan No.4 Mk I (T) birçok kişi tarafından 2nci Dünya Savaşı'nın en iyi keskin nişancı tüfeği olarak kabul edilmiştir. 



Enfield No.2


1nci Dünya Savaşı'nda İngiliz birlikleri zamanının en iyi revolverlerinden biri olan Webley ile teçhiz edilmişti. "Marks" olarak tanımlanan birçok modeli siperlerde kullanılmıştır. Fakat en üst modeli olan Mark IV savaşın sonlarına doğru çıkmıştı. Birçok benzeri gibi sağlam ve dayanıklı olan bu çift hareketli revolver, durduruculuğu yüksek .455 Webley fişek kullanıyordu. 28 cm üzerinde boyu ve 1 kg üzerindeki ağırlığıyla oldukça büyük bir revolverdi.

[Resim: Enfield-No-2.jpg]

Enfield No.2 bu savaşı takip eden yıllarda seviste kaldı fakat yetkililer silahın etkinliğini azaltmadan hafifletmenin bir yolu olması gerektiğini düşündüler. 1928'de, London Borough of Enfield'de Royal Small Arms Factory (RSAF) Mk IV'e göre 2 cm daha kısa namlusu olan ve 300 gram hafiflemiş Webley benzeri bir model üretmeye başladı. No.2 .38 S&W fişeğe çok benzer .380 kalibre fişek kullanıyordu, fakat çekirdek 200 grainlik kurşundu. .380/200 Mk1 olarak isimlendirilen fişek .455 kadar güçlü değildi, ancak geri tepmesi hafifti ve askeri fişek olarak yeterli görüldü. Daha sonra çekirdek 178 grain nikel ceketli model ile değiştirildi; bu, silahın etkinliğini daha da düşürdü.


Tek/çift hareketli olarak tasarlanmış olan No.2 Mk1 revolver de, Enfield No.2 gibi horoz mahmuzları çıkarılmış ve sadece çift hareketli çalışır hale getirilmişti. Sözde bunun nedeni olarak tankçı personelin horoz mahmuzunun tank içindeki ekipmana takılmasından şikayet etmeleri gösterilmiştir. No.2 Mk1 daha birçok küçük modifikasyon geçirerek sonunda "Star" ismini almıştır. Belki yeterli bir silahtı ama kesinlikle Amerikan M1911A1 veya Alman P38 ile kıyaslanacak bir tabanca değildi. No.2 Mk1 İngiliz ve Kanada birliklerinin asli tabancası olmasına karşın, başta İngiliz servis fişeği kullanan Smith & Wesson Model 10 olmak üzere birçok değişik tabanca da kullanılmıştır.




STEN


Amerikan Thompson makinalı tabancalarının etkin olarak kullanıldığını gören İngilizler, 2nci Dünya Savaşı başlarında kendi kuvvetlerine de kolay üretilen ve ucuz bir makinalı tabanca gerektiğini fark ettiler. Çalışma RSAF Enfield tarafından yapıldı, asıl tasarımcılar Binbaşı Reginald V. Shepherd ve Harold Turpin idi. Bu ikili 9 mm kalibre, geri tepme ile kurulan makinalı bir tabanca yaptı. Daha önce üretilmiş olan birçok tabancanın özelliklerine sahipti, fakat önemlisi Amerikan M3 gibi, bükme metal teknolojisi ile saatler içinde çok sayıda üretilebiliyordu. Bir akronim olan STEN ismi, Shepherd, Turpin ve ENfield?ın baş harflerinden türetilmişti.

[Resim: R9-STEN.jpg]
İngiliz STEN makinalı tabancası (resimdeki Mark II modelidir)  32 fişeklik yatay beslemeli şarjörden 9 mm fişek atıyordu. STEN ucuzdu ve çok hızlı üretilebiliyordu. Almanlar tarafından bile kısıtlı sayıda kopyaları üretilmişti. 


Alman MP38'den kopyalanmış 32 kapasiteli bir şarjör kullanıyordu. STEN çok sayıda değişim geçirdi, en bilinenleri Mark II ve Mark III olmuştur. İngiltere?de birkaç fabrikada ve Kanada?da Long Branch Arsenal tarafından üretilmiş olan STEN, sağlam bir silah olmasına karşın, tutukluk sorunu yaşıyordu. Tutuklukların nedeni genelde kirlenme ve kullanıcının silahı şarjörden tutmasından kaynaklanıyordu. Fişeklerin şarjöre iyi dizilmemiş olması da, düzgün fişek beslemesine engel olmaktaydı. Tüm bunlara karşın, zamanının parasıyla 10 $'lık maliyeti onu aranan bir dost yapmıştı, Fransa?da kullananların sevdiği bir silahtı.
 
Alıntı
21 üye teşekkür etti:
Koca, Sabri, marlinspike, tirendaz, Militia_747, acillues2, wubıh, al-me, xeorx, ilksurfer, lenduha, demirci57, karabasan, Elbruz71, ThePulchra, seceton, drmehmet, iso, alone61, alpago, ErhanG
#6
İngiltere ve Kanada (devamı):

(Yukarıdaki STEN Konusuna bir not düşeyim: Benim STEN ile yapmış olduğum atışlarda, ki ancak bir kaç yüz fişek atmışımdır, 30 fişeğin tamamını otomatik modda tutukluk yapmadan attığına sadece bir kez denk geldim. Her şarjörde en az bir kez hatalı besleme, kovan kesme gibi sorunlar yaşadım.)




BREN


[Resim: R10-BREN-Mk1-2.jpg]
İngiliz BREN hafif makinalı tüfeği (resimde Mark I) eski bir Çek tasarımını kullanmaktaydı. Değişebilir namlusuyla bir çok açıdan mükemmel bir silahtı. Manga makinalı tüfeği ve uçaksavar rollerinde kullanılmıştır. 

.303 kalibre BREN'in ismi yine bir İngiliz usulü akronim örneğidir. Tasarımının yapıldığı Çek kenti BRno ile İngiltere'de üretildiği ENfield kentinin ilk ikişer harfinden türetilmiştir. İngilizlerin 1937 yılında üretmeye başladığı BREN, Çek ZGB hafif makinalı tüfeğinin lisanslı üretimiydi.

Bu iyi düşünülmüş bu gaz tahrikli tüfekte, mekanizmanın üzerinde takılan 20 veya 30 kapasiteli eğimli bir şarjör kullanılıyordu. Dolu ağırlığı 11 kg kadar olan BREN, omuzdan ateşlenebiliyordu; askı kayışı takılabiliyor, çatalayak ile yatarak atış yapılabiliyordu, hatta tripod ile motorlu taşıtlara dahi takılmıştı. En önemli özelliği olan çabuk değişen namlusu sayesinde, namlu ısındığında değiştirilerek uzun zaman ateş edebiliyordu. Hızı 480 - 500 atım/dakikadır.

Hem İngiltere'de hem de Kanada'da üretimiş olan BREN, birçok "Mark" serisi ile geliştirilmiştir. Mark I ve Mark II serileri Normandiya çıkartması sırasında kullanılmıştır. Mark II modeli Mark I modeline göre daha basittir; daha basit bir gez, yükseklik ayarı olmayan çatalayak, katlanır yerine sabit kurma kolu kullanıyordu. BREN mükemmel bir silahtı, bir çok iyi silah gibi savaş sonrasında da hizmette kaldı. Savaşın biitminden sonra 7,62 NATO kalibrede üretildi ve 1970'lerin başına kadar İngiliz Ordusu'nda hizmette kaldı, bir çok ülke tarafından da kullanıldı.


[Resim: R10-BREN-Mk2.jpg]

BREN Mk II
 
Alıntı
24 üye teşekkür etti:
Koca, Sabri, shooter25, marlinspike, tirendaz, Militia_747, acillues2, wubıh, al-me, xeorx, LAMRETOEJ, ilksurfer, lenduha, demirci57, karabasan, Elbruz71, ThePulchra, seceton, drmehmet, iso, alone61, madenci08, ERDAL, ErhanG
#7
Almanya:



Mauser K98k

Almanların cephede G41 ve G43 gibi yarı otomatik tüfekleri bulunmasına karşın ordunun belkemiği, sıradan piyadelere verilen silah meşhur 98k Karabinası (K98k veya Kar98k) olmuştur. K98k'nın mekanizması, 20nci yüzyıla yaklaşırken hizmete giren ve bu tüfeğin atası olarak kabul edilmesi gereken Gewehr 98 (G98)'in bir benzeriydi. G98, 130 cm'e yaklaşan boyuyla biraz uzundu. 1935'te üretilen kısa modeli K98k olarak adlandırıldı.


[Resim: R11-98K.jpg]
Almanların asli piyade uzun namlulu silahı Mauser 98K Karabinası idi. Atası 20nci yüzyıl başında üretilmeye başlanan G98 olan elle kurmalı (bolt action) bir tüfekti. 1935 yılında servise girmiş olan K98k, Almanya ve diğer ülkelerdeki birçok fabrikada üretildi. 


K98k mekanizması tek parçaydı, önde iki kilitleme kulakçığı ve açıldığında iğnesi kurulan bolt tasarımı mükemmeldi. Dönmeyen tipte çıkarıcısı vardı, bu sayede 7,92x57 mm tablasız fişeği şarjörden alırken çift fişek beslemesini engelliyordu. Gövde altından sarkmayan beş kapasiteli dahili şarjörü üstten klip ile doldurmak da mümkündü. Önceki Model 1898 AZ Karabina modelinden alınan yandan bağlantılı askı kayışı kullanıyordu. Ayrıca K98k'nın 25 cm'lik süngüsü vardı; çoğunluğu polimer saplı ve siyah ve kahverenginin değişik tonlarındaydı.  

Almanya içinde birkaç fabrikada ve de bazı farklı ülkelerde üretilen K98k tüfeklerinin birçok parçası tam bir sanat eseriydi. Montaj ve parça uyumları üst sınıftı. İlerleyen zamanda bükme metal parçaların kullanımının artması ve kozmetik güzellikleri bir miktar azalsa da hala kabul edilebilir kalite seviyesi devam etti. K98k mekanizması o kadar mükemmeldi ki, M1903 mekanizmasının temeli olmasının yanı sıra, sonradan birçok sportif amaçlı tüfekte de kullanıldı. K98k, çeşitli tiplerde montaj ayakları ve dürbünlerin eklenmesiyle keskin nişancı tüfeği olarak da hizmet verdi. M1 Garand ve İngiliz No.4 Mk1 kendi türlerinin iyi örnekleri olsa da, Mauser K98k bir rakip tüfek olmaktan çok öteydi. Savaş sırasında milyonlarca üretilen ve üretici kodları saklanmış olmasına karşın, tüfeğin mükemmelliği saklanamaz bi gerçekti. Dayanıklı, güvenilir, isabetli ve hatırlanması gereken bir güç unsuruydu. 







[Resim: R11-P38s.jpg]
Almanlar envanterlerinde çok çeşitli yerli tabanca kullanmalarına karşın, düşmanlarından ele geçirdiklerinin yanı sıra yandaş ve bağımsız ülkelerden satın aldıkları tabancalardan da çok miktarda kullanmışlardır. Bazı örnekler olarak: FN-­Browning M1922 (Belçika); Star Model B (İspanya); Walther PP (Almanya); (orta sıra soldan sağa): Astra 300 (İspanya); SACM 1935A (Fransa); Beretta M1934 (İtalya); (alt sıra soldan sağa): CZ 27 (Çek C.); Sauer 38H (Almanya).



Walther P.38


Mükemmel PP ve sonrasında 1927'de PPK'yı üretmiş olan Alman silah üreticisi Walther, çift hareketli otomatik tabancalara hiç de yabancı değildi. Tabancayı, namluda fişekle ve horoz aşağıda emniyetli bir şekilde taşıma konsepti oldukça zekiceydi. Tek elle ilk atımı yapmak için sadece tetiği çekmek gerekiyordu. 

Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'ya getirilen kısıtlamalar nedeniyle, ünlü P.08 Luger'in standart Alman tabancası olmasına karşın, hizmet kalibresinde çift hareketli yarı otomatik bir tabanca konusunda çalışmalar ve geliştirmeler devam ediyordu. Birkaç kötü başlangıç ve geliştirmeler sonucunda, resmi olarak 1938 yılında envantere girdiği yıla ithafen numaralandırılan Walter P.38 Nazi Almanyası'nın silahlı kuvvetlerinin standart tabancası oldu. P.38 ile birlikte Luger de savaş boyunca üretime devam etti ama sonunda geri dönen askerlerin savaş ganimeti olarak P.38'in gerisinde kaldı. 

9 mm fişek kullanan P.38, kilitleme ve kilit açma için eğilen blok (tilting block) mekanizmasını kullanıyordu. Tabancada kurulu emniyeti sağlayan mandal, fişek yatağı dolu göstergesi vardı ve şarjörü 8 fişek kapasiteliydi. Toplam uzunluğu 22 cm'den biraz fazla olan silah boş iken 960 gramdı. Kabza kapakları siyah veya kahverengi bakalitten üretilmişti.

İlk olarak Walther Arms tarafından üretimine başlanan P.38, daha sonra Mauser-Werke ve Spreewerk GmbH tarafından da üretildi. Mükemmel bir silahtı, belki de savaşın en gelişmiş tabancasıydı. Asker, polis ve siviller için savaştan sonra da popülaritesini korumuştur. 

Almanlar bu dönemde başka tabancalar da taşıdılar. Cep tabancaları olarak, Walther PP (Polizeipistole veya "polis tabancası"); PPK (Polizeipistole Kriminalmodell, veya "dedektif polis tabancası"); Mauser HSc ve Sauer 38H (genellikle "H" denirdi). Bunlardan başka işgal edilen lkelerden ele geçirilen tabancalar ile bağlaşık devletlerden ve İspanya gibi bağımsız kalan ülkelerden satın alınan tabancalar da vardır. 



[Resim: R12-Walther.jpg]
Walther P.38 9mm tabanca (üstte) Almanya'nın temel tabancası olmasına karşın,  P.08 Luger (altta) de hayli fazla bulunuyordu. Her iki tabanca da, özellikle P.38, savaş sonu ülkeye dönen Amerikan askerlerinin yanlarında en çok getirdiği savaş ganimetiydi. 




MP40

Düşmaları tarafından yanlış olarak "Schmeisser" olarak anılan, Almanlar?ın temel makinalı tabancasının doğru adı Maschinenpistole 38, ya da MP38 idi. Zamanla sadece MP40 olarak anıldı.

Erma-­Werke (Erfurter Maschinenfabrik) tarafından tasarlanan MP38, düz geri tepme ile, 400 - 550 atım/dk hızda çalışan bir silahtı. 32 kapasiteli çıkarılabilir kutu şarjörlü olan MP38, katlanır dipçik kullanan ilk makinalı tabancalardan biriydi. Bu, standart piyade kullanımı için kullanışlı, paraşütçüler ve zırhlı birlikler için mükemmel bir özellikti.

MP38 üretimi pahallı bir silahtı, özellikle karmaşık mekanizmasının üretimi ekonomik olmayacak kadar çok zaman alıyordu. Yerine gelen P40, atasının temel tasarımını devam ettirmesine karşın, farklıydı. Gövde bükme metal yapılarak hızlı ve ucuza üretilebildi. Üç fabrikada üretiliyordu ve bazı parçaları da taşeronlar üretiyordu. 1940 ile 1945 arasında çok milyon adette üretilmiştir. En iyisi değilse bile, İkinci Dünya Savaşı?nın iyi silahlarından birisiydi. Normandiya'da çok etkin olarak kullanılmıştır. 


[Resim: R13-MP40.jpg]

Alman MP38 ve daha yaygın MP40 makinalı tabancaları yanlış olarak "Schmeisser" olarak adlandırıldı. 9 mm'lik 32 fişek kapasiteli kutu şarjörü dakikada yaklaşık 500 atım hızındaydı.
 
Alıntı
27 üye teşekkür etti:
shooter25, marlinspike, Pistov, tirendaz, m16a2, Militia_747, acillues2, Sabri, Carbon12, wubıh, Koca, al-me, xeorx, hunter 12, faruk, LAMRETOEJ, lenduha, demirci57, karabasan, Elbruz71, ThePulchra, seceton, iso, alone61, ERDAL, alpago, ErhanG
#8
Bunlar da yukarıda anlatılan silahlardan bendeki örnekler:  Blush 


M1 Garant

[Resim: M1-GARANT.jpg]






M1 Carbine

[Resim: M1-CARBINES.jpg]







Lee Enfield SMLE No.4 Mk1

[Resim: LEE-ENFIELD.jpg]






Mauser K98


2nci Dünya Savaşı modelinin atası 1914 model olanıdır.

[Resim: K98.jpg]





Walther PPK ve Colt M1911A1 (Super 38)

[Resim: 1911-PPK.jpg]
 
Alıntı
33 üye teşekkür etti:
tirendaz, ylmaz94, shooter25, wildeagle, Karagoz, m16a2, Militia_747, acillues2, AsilCan, Sabri, Carbon12, marlinspike, madenci08, ugurucar57, aseyhan, Koca, al-me, xeorx, Murata, ilksurfer, yyildiz, Tellioglu, lenduha, demirci57, karabasan, Elbruz71, ThePulchra, seceton, iso, ERDAL, alpago, mhmty74, sem
#9
Sn. harun, emeğinize sağlık. Ek olarak Winchester 1897'nin de zikredilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Her istediğinizde M1 ping'i duyabiliyor oluşunuzu da kıskanmadım değil Smile
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
harun
#10
SACM 1935A (Fransa)
Sig P210'a benziyor sanki.!
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
harun
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi