Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tabanca Durdurucu Gücüne Dair Alternatif Bir Bakış - Greg Ellifritz
#1
Tabanca Durdurucu Gücüne Dair Alternatif Bir Bakış - Greg Ellifritz


Alıntı: 8 Haziran 2011 
GREG ELLIFRITZ

Ateşli silahların durdurucu güçleriyle oldukça uzun bir zamandır ilgilenmekteyim. 1980'lerin sonlarında Handguns dergisinde Evan Marshall'ın durducu güç hakkında yazdığı makaleleri okuduğumu hatırlıyorum. Marshall'ın ilk kitabı 1992 yılında çıktığında, $39'lık etiketi karşılamak bir üniversite öğrencisi için zor olsa da anında sipariş vermiştim. Yıllar içerisinde Marshall'ın diğer tüm kitaplarını da bu konudaki diğer tüm kaynaklar gibi satın aldım. Hatta Louis Lagarde'nin yazdığı ve 1915 yılında yayımlanan Gunshot Injuries(Ateşli Silah Yaralanmaları) kitabına bile sahibim. 

Okuduğum her kaynak birbirinden farklı önerilerde bulunuyor. Bazıları Marshall'ın verilerinin muhteşem olduğunu söylerken bazıları bunların istatistiki olarak imkansız olduğunu söylüyor. Bazıları ağır çekirdekleri severken, bazıları hafif, hızlı çekirdekleri seviyor. Bir konsensüs yok; okudukça kafam daha da karışık bir hale geldi. 

Massad Ayoob'a ait bir makalede okuduğum bir şey bana oldukça mantıklı geldi. Ayoob, Marshall'ın Handgun Stopping Power (Tabancaların Durdurucu Gücü)'nü yayınladığı zamanlarda kendi durdurucu güç verisiyle ortaya çıkmıştı. Bu makalede Ayoob kendi verileriyle çıkarımda bulunuyordu ve eğer verilerine inanmayan varsa kendi verisini toplayıp kendi analizini yapabileceğini dile getiriyordu. Oldukça mantıklı bir fikir gibi göründü ve ben de bunu yaptım. Marshall ve Sanow'un çalışmalarındaki metodoloji konusunda da hep problem yaşadım. Verinin sürekliliğini sağlamak için SADECE göğüs bölgesinden ve SADECE tek el ateş edilmiş olayları incelemişlerdi. Çoklu vuruşlar verilerini mahvediyordu, onlar da bu verileri çalışmalarına katmadılar. Bu durum, gerçekçi olmayan yüksek durdurucu güç yüzdesi ortaya çıkarıyordu, çünkü vurulduğu halde durmayan bir saldırganın bulunduğu olayları gözardı ediyordu. Bu sebeple durdurucu güç konusunda gerçekçi bir fikir edinmek için vücudun neresinden ve kaç kere vurulduğuna bakmadan veri toplamaya başladım.

10 yılı aşkın bir süre boyunca, bulabildiğim her olaydaki durdurucu güç verisini takip ettim. Çatışmaya katılanlarla konuştum, polis raporlarını okudum, otopsilere katıldım ve gazeteleri, dergileri inceledim, internetteki vurulmuş insan bedenine dair her güvenilir olayı inceledim.

Bulabildiğim her veriyi dökümante ettim; kalibre, çekirdek tipi(eğer biliniyorsa), çekirdeğin nereye isabet ettiği ve vurulan kişinin durdurulup durdurulamadığı. Aynı zamanda ölümleri de inceledim, hangi tip merminin daha ölümcül ya da daha az ölümcül olduğunu anlamak adına. Oldukça yorucu bir projeydi, fakat tamamladığım ve sonuçlarını burada yayınladığım için mutluyum. 

Detaylara girmeden önce bir konuda uyarıda bulunmak istiyorum. Bu tartışmanın herhangi bir tarafı değilim! Mühimmat satmıyorum ve hiç bir silah ya da mühimmat üreticisinden ödeme almıyorum. Kişisel savunma için çok sayıda birbirinden farklı kalibrede silahlar taşıyorum. Örneğin, geçtiğimiz iki hafta içerisinde .22 Magnum, .380 Auto, 38 Spl. toplu tabanca, üç farklı 9 mm tabanca ve bir .45 Auto tabanca taşıdım. Şikayetçi değilim. Eğer kendi 9 mm'niz ile mutluysanız, sizin adınıza mutlu oldum. Eğer herkesin bir 45'lik taşıması gerektiğine inanıyorsanız (Çünkü J.M.Browning .46'lık bir tabanca tasarlamadı), bu fikre de saygı duyarım. Ben sadece topladığım verileri paylaşıyorum; eğer bu verileri beğenmezseniz , Ayoob'un tavsiyesini uygulayın; kendi verilerinizi toplayın ve kendi çalışmanızı yapın. 

Terminolojiye dair birkaç not;

Çalışma boyunca aşağıda tanımladığım değişkenleri saptamaya çalıştım:

- Vurulan kişi sayısı
- Hedefe isabet eden mermi sayısı
- Ortalama olarak, kaç vuruş saldırganı eylemini sonlandıracak hale getiriyor ya da etkisiz hale getiriyor? Bu sayı için, vücudun her tarafına yapılan vuruşları da çalışmaya ekledim. "Anında etkisiz hale getirme" için Marshall'ınkine benzer bir kriter kullandım. Atıcı kurbana vuruş ya da atış yaptığında, bu vuruş saldırıyı durduracak ve başka bir atışa gerek duymayacak. Eğer vurulan kişi koşar haldeyse (atıcıya doğru ya da aksi yönde), 1.5 mt (5 feet) içerisinde yere düşmüş olacak.

Bunu yanı sıra tüm kazara ateşlemeleri ve intihar vakalarını bu çalışmada gözardı etim. Bu çalışmada kullanılan tüm atış hadiseleri ya askeri bir çatışmada ya da bir suçlu ile yapılan çatışmada ateşlenmiştir.

- Ateşli silah olaylarının % kaçı ölümle bitmiştir? Bunun için yalnızca kafaya ve göğse(torso) yapılan atışları dikkate aldım.
- İnsanların % kaçı kendilerine kaç mermi isabet ettiğinden bağımsız olarak etkisiz hale getirilememiştir?
- İsabet. Vuruşların % kaçı kafaya ya da göğse(torso) isabet etmiştir? Bu veriyi değişkenlerin durdurucu gücü etkileyip etkilemediğini anlamak amacıyla inceledim. Örneğin; eğer bir kalibrenin vuruş yüzdesinin büyük kısmını kola isabet eden atışlar oluşturuyorsa, yüksek oranda kafaya isabet etmiş başka bir kalibrenin durdurucu gücünden daha az durdurucu güce sahipmiş gibi görünmesini bekleriz. 
- Tek vuruşta durdurma yüzdesi. Etkisiz hale getirilme sayısının toplam vuruş sayısına oranı. Marshall'ın çalışması gibi, ben de yalnızca göğüs(torso) ve kafaya yapılan vuruşları dikkate aldım.
- Kafa ya da göğse(torso) yapılan tek bir vuruşla anında etkisiz hale gelen insanların yüzdesi. 




[Resim: Sonu_lar_tablosu_2.jpg]





Tartışma:
Sonuçları tek tek mermi tiplerine göre kırılım olacak şekilde ayırmak isterdim; ancak istatistiki bir anlam sağlayacak kadar fazla veriye sahip değilim. Yaklaşık 1800 olaydan isabetli veri toplamak zor bir iş. Bu çalışmada yaptığımdan daha detaylı bir kırılım yapmayı hayal bile edemiyorum. Ayrıca 6.35 mm, 7.65 mm ve .44 Magnum verilerine şüpheyle yaklaşılması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü diğerleriyle karşılaştırıldığında isabetli bir karşılaştırma için bu kalibrelerde daha az veriye sahibim. Ben yalnızca elimdeki verileri karşılaştırdım, fakat .32 ACP(7.65 mm)'nin .45 ACP'den daha yüksek yüzdeyle etkisiz hale getirdiğine gerçekten inanmıyorum!



[Resim: Tek_at_ta_etkisiz_hale_gelme_y_zdesi.jpg]





Bakılması gereken bir diğer veri ise 9 mm verileridir. 9 mm atışlarının neredeyse yarısı FMJ mühimmat ile yapılmıştır. Bence bu durum sonuçları olumsuz anlamda değiştirmektedir. Rahatlıkla söyleyebiliriz ki FMJ mühimmatın durdurucu gücü birer sanat harikası olan yeni nesil genişleyebilir mühimmatlara nazaran daha azdır. Kişisel olarak 9 mm'nin bu verilerde ortaya çıkandan daha iyi bir durdurucu olduğunu düşünüyorum, ancak siz kendi başınıza bu verileri kullanarak da karar verebilirsiniz.

Bazı İlginç Bulgular:

Bana kalırsa buradaki en ilginç bulgu kafaya ya da göğse(torso) yapılan tek atışla durdurulan insanların yüzdesidir. Burada görünen, kalibreler arasında çok ciddi bir değişiklik olmadığıdır. En yaygın savunma kalibreleri arasında (.38, 9mm, .40 ve .45) yalnızca %8'lik bir farklılık olmaktadır. Hangi silahla ateş ettiğinizden bağımsız olarak ateş ettiğiniz insanların yalnızca %50'sinden biraz fazlasının ilk atışla durdurulacağını bekleyebilirsiniz.


[Resim: Etkisiz_hale_getirme.jpg]



Saldırganı etkisiz hale getiren atış sayısı da kalibreler arasında oldukça benzer sonuçlar göstermektedir. Tüm yaygın savunma kalibreleri yaklaşık 2 atış ile salgırganı etkisiz hale getirmektedir. Bunun yanısıra her bir kalibre için cevaplanması gereken soru bu 2 atışın en kısa sürede hangi kalibre ile yapılabileceğidir. .38 Spl yüksek ihtimalle en yavaş atış oranına (uzun çift hareketli tetik ve küçük toplu tabancaların yüksek geri tepmesi sebebiyle) ve hedefi etkisiz hale getirmek için en az atış gerekliliğine sahip kalibredir (1.87 atış yeterli). Bunun tersine 9mm büyük ihtimalle yaygın savunma kalibreleri içerisinde en hızlı atış yapılabilen ve hedefi etkisiz hale getirmek için en fazla atışa ihtiyaç duyan kalibredir (2.45 atış). .40 (2.36) ve .45 (2.08) bu iki kalibrenin arasında bulunmaktadır. Kişisel olarak bu kalibrelerin arasında çok ciddi bir fark olduğuna inanmıyorum. Yalnızca bazı kalibreler diğerlerine nazaran daha hızlı olarak ateşlenebilir ve bu da algısal olarak durdurucu güçte etkili olabilir. Örneğin, eğer bir kişi hedefini durdurmak için vurulmadan önce 5 saniyeye sahipse, daha az tepen bir silaha sahip atıcı bu süre zarfında daha fazla atış imkanı bulabilir. Daha fazla atış saldırganın durdurulma ihtimalini artıracaktır. Ancak saldırgan üzerinde birim zamanda daha fazla atış olması durumu tek bir merminin durdurucu gücüne ait veride herhangi bir değişiklik yapmayacaktır. 


[Resim: Sald_rgan_etkisiz_hale_getiren_vuru_say_s_ort.jpg]



Bu verilerden yola çıkarak vardığım bir diğer sonuç yaygın savunma kalibreleri arasında durdurucu güç arasında farklılık bulunmadığı ve hedefi durduramama yüzdelerin oldukça benzer olduğudur. Eğer vuruşların hedefi durduramama yüzdelerine bakacak olursak sonuçların neredeyse aynı olduğunu görebiliriz. .38, 9mm, .40 ve .45; tüm bu kalibrelerin hedefi durduramama oranları %13 ve %17 arasında görünüyor.

[Resim: Etkisiz_hale_gelmeme.jpg]


Bazı insanlar bu verilere baktıktan sonra şunu söyleyebilir "Bize .22 taşımamızı söylüyor.". Bu doğru değil. Bu çalışma her ne kadar tek atışta durdurulan insanlar verilerinde benzer sonuçlar gösterse de verilerin biraz daha incelenmesi gerekiyor. Şimdi iki veriye tekrar bakalım: durdurulamayan insanların yüzdesi (kaç atış alırsa alsın durmayan salgırganlar) ve tek atışta durdurma yüzdesi. Küçük kalibreli mermiler (.22, .25, .32) büyük kalibreli mermilerin kabaca 2 katı daha başarısız. Tek atışta durdurma yüzdesi (Tüm vuruşlar, vücudun neresine gelirse gelsin) mermi güçlendikçe daha fazla başarı gösterecek şekilde bir trend izliyor. Bu durum bize bazı şeyleri açıklıyor...

Çatışmaların oldukça büyük bir yüzdesinde salgırdan, vuruşun kalibresi ve yerinden bağımsız olarak tek bir atış ile vurulduktan sonra eylemini sonlandırmaktadır. Bu insanlar çoğunlukla mermi tarafından fiziksel olarak etkisiz hale getirilemese de artık daha fazla ateş etmek istememekte ve saldırgan eylemini durdurmaktadır. İsterseniz bunu psikolojik durdurucu güç olarak da adlandırabilirsiniz. Bu tip durumlarda her mermi tipi ve kalibre kombinasyonu benzer sonuçları göstermektedir, ve ne iyidir ki bu "psikolojik durdurucu güç" durumlarıyla çok sık karşılaşılmaktadır. Problem, salgırganı psikolojik olarak durduramadığımızda ortaya çıkmaktadır. Eğer salgırgan maruz kaldığı acıya karşı mücadele eder ve saldırısına devam ederse verebileceğimiz en büyük hasarı verebilecek mermiyi tercih ederiz. Özü itibarıyla, "fiziksel durdurucu güç"ü "psikolojik durdurucu güç"e tercih ederiz. Birini fiziksel olarak saf dışı bırakabilmek için merkezi sinir sistemine (beyin ya da üst omurlar) vuruş yapmalı, ya da kişinin bilinçsiz olana dek kanamasına sebep olmalıyız. Daha güçlü kalibreler ise bu işi yapmada daha başarılı görünmektedir.

Dikkate alınması gereken diğer bir husus bu çalışmadaki verilerin çok büyük bir çoğunluğunda atıcı ile salgırgan arasın herhangi bir bariyer, sığınak ya da ağır giysiler bulunmamaktadır. Eğer gerçek hayatta buna benzer bir senaryoyla karşılaşma imkanınız mevcut ise (Örneğin, araç içindeki salgırgana ateş etmek zorunda kalabilecek bir polis memuru iseniz) daha büyük ve güçlü kalibreleri seçmenizi öneririm.
 
Çalışmamdaki verilere baktığımda gördüğüm şey, çatışmaların çoğunluğunda vurulan kişinin fiziksel olarak gerçekten durdurulamamış olsa da eylemini sonlandırdığı oldu. Bu durumda neredeyse her kalibre iş görecektir. Eğer kolayca pes etmeyecek birine karşı da hazırlıklı olmak istiyorsanız ve saldırganla aranızda bir bariyer olsa dahi iyi performans almak istiyorsanız, size "mouse gun" kalibreleri olarak da adlandırılan .22, .25(6.35mm) ve .32(7.65mm) kalibleri atlamanızı öneririm.

Şimdi de tabanca kalibrelerinden alınan verilerle yivli ve yivsiz tüfek verilerini karşılaştıralım. Bana kalırsa ortada gerçekten herhangi bir çekişme yok. Tabancalar çöp! Eğer birini durdurmak istiyorsanız, yivli ya da yivsiz bir tüfek kullanın!

Sonucu kalibreden daha fazla etkileyen husus ise vuruşun nereye yapıldığıdır. Tüm kalibreleri dikkate alarak vuruş yapılan yerin salgırganı etkisiz hal getirme yüzdelerine baktığımızda bu konuda işe yarar bilgiler elde edebiliriz.

Kafaya vuruşlar: %75 anında etkisiz hale getirme
Göğse(Torso) vuruşlar: %41 anında etkisiz hale getirme
Uzva(kollar ve bacaklar) vuruşlar: %14 anında etkisiz hale getirme

Hangi kalibreyi kullanırsanız kullanın, birini durdurmak için etkili bir yere vuruş yapmak zorundasınız!

Sonuç:

Bu çalışmanın tamamlanması oldukça uzun bir zaman ve çokça enerji aldı. Aldığı zaman ve enerjiye rağmen tamamlamış olmaktan memnunum. Bu çalışmadan kendi adıma çıkarımım yaygın savunma kalibreleri ve mermileri arasında çok fazla fark olmadığıdır. Hiç biri çok kötü değil, hepsi yeterince iş görüyor... hatta küçük .22 Short bile. "Mutlak" savunma kalibresini bulmak konusunda endişelerimi sonlandırdım, çünkü bir tane "mutlak" yok; ve bundan sonra evden çıkarken 9mm'nin yeterli olamayacağı korkusuyla her zaman .45'liğe ihtiyaç duyduğum hissimi de sonlandırdım. Beyler, ne istiyorsanız onu taşıyın. Kalibre gerçekten o kadar da önemli değil.

Verileri inceleyin. Umarım bu veriler size hangi tabancayı taşıyacağınız konusunda yardımcı olabilir. Hangi tabancayı seçecek olursanız olun, düzgün çalışan, hızlı ve isabetli atış yapana kadar çalışacağınız tabancayı seçin. Bunun dışında hiçbir şey yok!

Makalenin orjinal haline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
https://www.buckeyefirearms.org/alternat...ping-power
 
Alıntı
34 üye teşekkür etti:
serdar75, heisenberg, blacksea, Gravis_Pro, LAMRETOEJ, taarruz, tirendaz, lenduha, serdaraktas, alpercuhaci, sparus, harun, Xlll, gazi, marlinspike, ducak, bowhunter, ugurucar57, Porsuk, yyildiz, TrCiviltary, husrev, alpago, Vefasiz, cemal69, wubıh, 1905sss, abrek, Huysuz_ihtiyar, Yusufilkay08, tekoglu, PersonalDefence, SSSalih, Dr.Oz
#2
Sn. Sabri uzun zamandır foruma girmiyor. Konu başlığı açarak bu konuları daha önce aktarmıştı

ATEŞLİ SİLAHLARDA DURDURUCULUK

Saygılar
 
Alıntı

#3
Sn.Sabri'nin paylaşımı bu makaledeki sonuçlardan ve farklı kaynaklardan da faydalanarak yaptığı KENDİ değerlendirmesi.
Benim yaptığım makalenin tamamının Türkçe çevirisi.

Aynı şey mi sizce?
 
Alıntı
9 üye teşekkür etti:
Xlll, gazi, tirendaz, ducak, alpago, Vefasiz, Ktenology, Porsuk, tekoglu
#4


 
Alıntı
8 üye teşekkür etti:
Red Kit, wubıh, tirendaz, Sabri, Carbon12, muhendis1969, Guven Guven, tekoglu
#5
Makelenin pdf halini eklemeniz mümkünmü? Çok değerli bir çalışma olmuş elinize sağlık.
 
Alıntı

#6
Döndük, dolaştık; 454 Casull'un merhametsiz durduruculuğuyla karşılaştık. Paylaşımınız için teşekkürler...
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi