Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
En hesaplı hedef yapımı
#21
Sn. Carbon12 resimden ve videodan hedefin biçimi hakkında tam bir fikre varamadım. Lakin mantıklı ve akıllıca tavsiyeniz üzerine yeni tasarımlar üretmeye çalışacağım. Ses olayı çok motive edici. Hedefin şekli, bağlantı biçimi, kalınlığı, atış mesafesi, kullanılan mühimmat vb. direkt olarak sese etki ediyor. Sizlerin fikirlerine ihtiyacım var. Desteğiniz için teşekkür ederim. Saygılar.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Carbon12
#22
Sn. waltherslv

Her şeyden önce bu bir uzman olmadığımı belirtmekle beraber tasarım ne olursa olsun düşünülmesi gereken ilk şey güvenlik olmalıdır. Öncelikle sizin (yani atıcının) ve çevre-(dekiler)-in güvenliği...

Konu ateşli silahlar ile ilgili olunca güvenlik sadece hedef tasarımında da kalmamalı; atış esnasında da güvenli mesafeyi korumak, hedefin arkasının güvenliğinden emin olmak, atış gözlüğü takmak vs... Bunlar çok bilinenler. Bir tane de ben söyleyeyim; elindeki kalibreyi tanımak. Yani; çeşitli materyallerden hedefler üzerindeki etkilerini/gücünü her mesafeden bilmek... 

Öte yandan malumunuz bizim hobinin düşmanı çok, hemen bir screenshot alınıp bin türlü provokasyon yapılır.

Sonra hedef tasarımını edinilmiş tecrübeler ışığında biraz geliştirebiliriz.

Önceki mesajımda hickok45'in videosundan aldığım görüntüdeki hedefin tasarımı basit olarak aşağıdaki gibi bir şeye benziyor.
[Resim: Ekran-Al-nt-s.png]

Ben kişisel olarak "basit"i severim. Bu tasarım esasında doğu kültüründe vurmalı bir müzik aleti olan "gong"a benziyor. Nitekim vurmalı çalgı olan gong tasarımının temelinde de metalin fiziksel özelliklerini ve fizik kanunlarını (bilerek yada bilmeyerek) -bence tecrübe ederek- kendi kültürlerine, duygularına en iyi şekilde etki edecek, en lezzetli sesi en basit yöntemle elde etmeye çalışmışlardır.

[Resim: 4.jpg]


Temelde konu şu ki; sesi alacağımız kaynağı strese sokmamalıyız. Yani öncelikle ona bir salınım (swinging) sağlamalıyız. Bunu mümkünse tek noktadan, en fazla 2 noktadan yapmalıyız. Tek noktadan bağlantı saat 12:00, iki noktadan bağlantılarda saat 10:00-14:00 veya 11:00-13:00 noktaları en ideal olacaktır. Bu salınım aynı zamanda güvenliğin de önemli bir parçasıdır. Zira çekirdeğin hedefe çarpma anında tabiri caiz ise; kontrolsüz olarak her bir yöne sıçrayan su damlacıkları formuna dönüşecek olan çekirdek şarapnellerini önemli miktarda kontrol altına alıp hedefin saat 16:00 ve 20:00 aralığından yere (yani güvenli bölgeye) yönlendirmesini sağlayacaktır. Salınımı olmayan sabit hedeflerde geri dönen şarapnelden yaralanma riski çok çok fazladır.

Aşağıdaki videoda son paragrafta bahsettiğim salınım, yaralanma ve daha fazlası ile ilgili tecrübelerini aktarıyor hickok45 amcamız. Hatta 7.dk da çok güzel bir teste başlıyor şarapnellerin aşağı doğru yönlendirilmesiyle ilgili... İlham verici olabilir o yüzden izlemenizi öneririm. Tabi buradaki amaç gong almaktan daha çok güvenlik ve aynı hedefin uzun süre kullanılabilirliği, yani maliyeti minimum tutmak.





Metal seçimi konusu da yine uzmanlık gerektirmekle birlikte ben mümkün olduğunca sert 5-10 mm plakaları tercih ederdim. Hedefin boyutu ise yine taktiğe, mesafeye ve kalibreye göre değişik boylarda olabilir. Renk yine aynı şekilde bir taktik meselesi... Bir kaç renk sprey boya çantada her zaman durmalı...


Son olarak benim "basit"ime bir örnek verecek olursam fizik kurallarıyla çatışmayan, kolayca taşınabilir, çalışması zevkli, yapımı hesaplı ve dayanıklı şu aşağıdaki fotoğraf çok iyi bir örnek olacaktır.

[Resim: 1.jpg]



***

Konu ile ilintili fakat konu dışı olarak; bir metal plakadan çıkan sesi, temelleri M.Ö. 3000'lere kadar uzanan doğuluların gong prensibini modern müzik dünyasına en kaliteli, çeşitli, lezzetli ve inovatif olarak sunan "İstanbul Mehmet" ile bizim yani Türklerin yaptığını not etmiş olalım. "İstanbul Mehmet"in zillerini dünyanın en ünlü bateristlerinin ellerinde, en ünlü rock, jazz gruplarının orkestralarında, hatta filmlerde "Turkish Cymbals" olarak her zaman görürsünüz.

İnternet sitesini mutlaka ziyaret edin. www.istanbulmehmet.com

Ben böyle hikayelerden hep etkilenmişimdir. Belki sizlere de ilham kaynağı olur diye Üstad Mehmet Tamdeğer'in kısa bir videosunu buraya bırakıyorum.





Saygılar.
 
Alıntı
6 üye teşekkür etti:
harun, marlinspike, waltherslv, hunter 12, tirendaz, al-me
#23
Sn. Carbon12 çok teşekkür ederim.İlk olarak sizin anlatımınız ve örnek videodan anladığım hedefin ayağa bağlantı noktasını mutlak değişmeli tek noktadan ince ya da çift taraftan asılacak bir hale dönüştüreceğim. Hedefin kendine daha fazla özgürlük tanımalıyım. Benim yaptığım şekliyle de salınımı gayet güzel emniyet açısından zeminden çıkardığı tozdan anladığımız kadarı ile seken parçacıklar hedefin altına yönleniyor fakat ses çok tok çıkıyor. Bağlantıyı değiştirdiğimde daha tiz olacağını düşünüyorum. Deneyerek anlayacağız. Benim yapmak istediğim çevre güvenliğinin atışa uygun olduğu yerlerde arabamın bagajından çıkardığım demonte hedefimi kurup yarım saat (gong)keyif yapıp etrafı kontrol edip oradan ayrılmak. Bunlarla ilgili hepsini videoya çekemesem de mutlak yine bilgi anlamında burada paylaşacağım. Maksat amatörce bile olsa yapacaklarımız hakkında bilinçlenmek ve bunları aktarabilmek bu forumun en temel amacıdır.
Sizin ''Öte yandan malumunuz bizim hobinin düşmanı çok, hemen bir screenshot alınıp bin türlü provokasyon yapılır.'' lafınızı çok doğru buluyorum ve her fırsatta elimden geldiğince insanları bilinçlendirmeye çalışıyorum. İnsanların silaha ve taşıyanlara karşı ön yargılı olduğu ülkemizde biz silah severlere çok iş düşüyor. Ben 12 yaşından beri silah ve tüfekle iç içeyim. Ailem ve akrabalarımda silaha ters bakan kimse yok. Biz bu şekilde silahı severek büyüdük. Silah biz büyürken bizden hiçbir şekilde saklanmadı ve uzak tutulmadı. Sadece kuralları olduğu öğretildi. Bu kurallar temizlik yaparken başladı atış yaparken devam etti. Bu kuralların hepsi güvenlik ile alakalıydı. 20 yılı geçik silah taşırım. Her zaman hedef atıcılığını tercih ettim. Bu seneye kadar basit hedeflerle tatmin oluyordum. Fakat forum sayesinde bilgi arttıkça hedefler yükseliyor. Yeni arayışlara ittiriyor insanı. Gelelim bizim güvenlik kurallarımıza. Bizim atış yaptığımız yer terk edilmiş eski bir kum ocağı. Yüzeyden yaklaşık 30 - 40 m. derinde, orman içinde, yol ve yerleşim birimlerine yaklaşık 4 km. mesafede zemini ve etrafı asla mermiyi sektiremeyecek kadar yumuşak bir yüzeye sahip. Lakin bunlar sadece atış alanı ve çevre güvenliği ile ilgili. Bir de işin atıcı ve atıcılar kısmı var bu en önem gerektiren kısmı. Hiç kimse ben kazaya sebebiyet vermem demez diyemez adı üstünde kaza. Maximum güvenlik gerektir. Bunlardan başlıcaları atıcının gerisinde durmak, atıcı ve haricindekilerin de gözlük ve kulaklık takması, atış kısmına geçmeden silah doldurmamak, tetik ve güvenli bölge disiplinine uymak, atış başlangıcı ve bitişlerde sesli ikaz etmek, atış yokken bile hedefe gitmek için herkesi uyarmak ve öyle gitmek bir nevi poligon kurallarını unutmamak ve kayıtsız yerine getirmek kalabalık atışlarda kazayı önlemenin tek yolu. Tekli çalışmaları her zaman tavsiye ederim. Kaza olasılığı çok düşer. Lakin tek olsanız bile kaza olasılığı hala var.Tüm silah severlere kazasız atışlar dilerim. Saygılar
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
Carbon12, hunter 12, madenci08, xeorx
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 2 Ziyaretçi