Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Nişan Almak Ama Nasıl ?
#81
Atış yaparken nişan alma olayı kişiden kişiye göre değişiyor.Kendimden örnek verirsem silah kullanırken ellerim titrediği için kullandığım silaha göre kendimi 2 3 atıştan sonra net odaklıyabiliyorum.Ama tüfek atışlarımda böyle bi sıkıntı yaşamıyorum vurmak istediğim noktaya direk nişan alıp vurabiliyorum nişan olayı bence kendini bilmekle ilgili teknik kurallardan sonra.
 
Alıntı

#82
Yatarak dirsekler üzerinde doğru bir atış için , sağ ayak bel izasına çekilir , tüfeğin kundağı çok sıkmadan kendi halinde bırakılır , dipçik omuz boşluğuna yerleştirilir , nefes kontrolü yapılır ( nefes verilir ve beş saniye içinde atış yapılır) , tetik işaret parmağının boğumu değil ucu ile , eze eze yapılır . Bu atışın isabetli olması , atış esnasında göz kırpmamak için, şarjöre boş dolu karışık mermi koyma eğitimi ile pekiştirilip , atış esnasında ani panik halini minimuma indirgemeyle doğru bir atış yapmayı sağlayabiliriz.

 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Sabri
#83



 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
yavuzmete
#84
Tabanca ile hedef atıcılığında bakışı arpacığa odaklanmanın önemini vurgulayan çok güzel bir video. (Videoda 3 tane örnek uygulama mevcut, bu uygulamaları yaparken gerekirse videoyu durdurarak-her iki gözünüz açık halde-doğru şekilde arpacık üzerinde bakışınızı odaklayabilene kadar her birini bir kaç defa tekrarlamanızı tavsiye ederim!)





Her ne kadar videoda kullanılan silahın eşşek kulakları konsantrasyonu bozsa daWink ben çok ciddi faydasını gördüm, sizlere de faydalı olacağını umuyorum...

Saygılarımla
 
Alıntı

#85
Bu da, yukarıda anlatılanın tam tersi, silahın nişangahından ziyade, direkt hedefe odaklanma ile ilgili bir video!!! Ayrıca yukarıda size tavsiye ettiğimin tersine, buradaki atıcı başarılı bir atış için her iki gözün açık olmasına gerek olmadığına bizi gerçekten ikna ediyor...

Her ne kadar, ikisi birbirine taban tabana zıt teknikler olsa da, sonuç her ikisinde de mükemmele yakın. Bu iki teknikten hangisi elinize daha iyi oturuyor ve bütçenize uygunsa, artık tercih size kalmış... Tongue

Saygılarımla


 
Alıntı
5 üye teşekkür etti:
lupus, ugurucar57, sem, fbalun, Karacula
#86


 
Alıntı
18 üye teşekkür etti:
demirci57, S@riyerli, lupus, ugurucar57, asuspc, ismicey, Ahmet Efe, sem, TTD, tirendaz, fbalun, maho07, Karacula, hunter 12, mrtgz, serdaraktas, husrev, Haritacı1461
#87
Selamlar herkese. Sitede av tüfeği ile ilgili eğitim bölmünde güncel bir konu göremedim. Yivsiz av tüfekleri üzerine eğitim almak istiyorum ancak "öğrenirsin, bir şey yok onda" anlamında söylemler ile karşılaşıyorum. Ya ben çok ciddiye alıyorum yada insanlar yivsiz av tüfeğini su tabancası olarak görmeye başlamak gibi bir gaflete düşmüşler.

Yivsiz av tüfeği üzerine 1e1 eğitim almak istiyorum ancak ne bu konuda bir kişi bulabildim ne de av tüfeğine müsade eden bir poligon.

Bilgisi olan lütfen paylaşsın.
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
Xlll, Antiterör, Sabri
#88
(23-03-2017, 11:06 AM)austin powers demiş ki: Selamlar herkese. Sitede av tüfeği ile ilgili eğitim bölmünde güncel bir konu göremedim. Yivsiz av tüfekleri üzerine eğitim almak istiyorum ancak "öğrenirsin, bir şey yok onda" anlamında söylemler ile karşılaşıyorum. Ya ben çok ciddiye alıyorum yada insanlar yivsiz av tüfeğini su tabancası olarak görmeye başlamak gibi bir gaflete düşmüşler.

Yivsiz av tüfeği üzerine 1e1 eğitim almak istiyorum ancak ne bu konuda bir kişi bulabildim ne de av tüfeğine müsade eden bir poligon.

Bilgisi olan lütfen paylaşsın.
 Sayın austin powers,
 
Aynı dertten muzdarip bir çaylak olarak tecrübelerimi paylaşmak isterim.
 
 50 sene önce Ankara'da mahallede tek kırmayla atardık, karton fişekleri kendi dolduran bir arkadaşım bile vardı. Sonra seneler geçti, askerde M1 Garand ve Kırıkkale tüfekle,bir kaç kere de Emniyetin poligonunda tabanca ile atış yaptım, son 30-35 senedir elime (gaz tabancası haricinde) silah geçmedi. Birkaç ay önce kısmetine elime bir tüfek geçince baktım  herşey değişmiş, makinalar farklı, Kinetik, yok Kinematik, yok yok Inertia sistem, (ama Beretta Blink sistemmiş), fişekler plastik, bior tapa, keçe tapa, Gualandi, Brenneke, vs. konu çok derin. 
 
 Başladım TTC forumu taramaya, Yivsiz tüfeklerle ilgili ne kadar konu bulduysam okudum, bu arada You tube'da Hickok gibi atıcıların kanallarını öğrenip izlemeye başladım. Sayın Sabri'nin Beretta 1301 Tactical konusunu 3.cü okuyuştan sonra (her seferinde gözden kaçmış yeni bir şey bulabiliyorsunuz) bir tane de 1301 alıp, tüfekleri çiftledim. Biraz daha dalıp Türkiye'de bu konuda çok fazla forum olmadığını görünce, 1-2 yabancı foruma üye olup, oradaki bilgileri de takip etmeye başladım. Kronografla yapılmış ölçümleri inceleyip, balistik konusunu okumaya başladım. Okumaktan sıkıldıkça, silahları dağıttım, tozları temizleyip, yağlayıp, silip  tekrar topladım. Artık nerdeyse, gözüm kapalı sök-tak yapacak hale geldim. 
 Ancak atış yapmadan 2 ay geçti sanırım. 35 sene sonra ilk defa sıkacağım, insan tedirgin oluyor haliyle, yanında tecrübeli biri olsun, yol göstersin istiyor. Birde üstüne OHAL, terör olayları, üstelik Ankara çevresi olunca epey tereddüt ettim. Gerçi ruhsat, av teskeresi filan herşey tamam ancak işgüzarın biri çıkar, telefon eder, Jandarma gelmek zorunda kalır, sıkıntı olur, kimseyi rahatsız etmeyeyim şeklinde düşündüm.

 Yılbaşından önce kimseyi bulamayıp, canıma tak diyince, artık o kadar bilgiyi yalayıp, yutup kendime güven geldiğinden midir bilmem, tek başıma aldım silahları, vurdum yola, Google Earth'te uzun araştırmalar sonucu bulduğum Ayaş civarındaki boş bölgeye doğru gittim. Bir gün önce kar yağmıştı, tepeler beyaz. Tesadüf, yolda Jandarma çevirmesi varmış, beni durdurmadılar ama ben durdum, gidip Komutan'a 'Bu civarda atış yapacak meskun mahal dışı yer arıyorum' şeklinde sordum. 'Tepeye doğru çık, sağa, sola istediğin tarafa gir at' şeklinde cevap  alınca, tedirginliğin büyük kısmı geçti.
 
 Sonrasında, ücra bir tepeye yerleşip bir süre çevreyi kolaçan ettikten sonra, 2 tüfekle de atışlarımı yaptım. İlk atış heyecanlı oluyor tabi. Ama iyi çalışıp öğrendiğim için, rahat bir atış oldu. 28 gm. tek kurşun, dipçik pedi, kulaklık, epey konfor sağladı. 50 adım mesafeden attığım, yaklaşık 1mtx1mt boyutunda sac levhadan gelen sesten tek kurşunların isabet ettiğini duydum. Benelli M3 Inertia sistemin namluya süremeyip sıkıştırdığı 24 gm.lık3 adet  trap fişeğini şaşırmadan ve duraksamadan elle sürebildim. Her fişeğin normal şekilde patladığını ve kurşunların namludan çıktığını takip ettim. Kalitesini ispatlamış silah ve ithal fişek kullandığım halde, her atışı dikkatlice izledim. Hedeften önce, duruş, görüş, nefes ve tetiğe konsantre oldum. Teorik ve boş tüfekle yaptığım pratik çalışmalar sayesinde, problemsiz olarak atışa başlangıç yaptım. 
 
 Bu 'tek başına atış' kısmını kesinlikle tavsiye etmem. Özellikle, silah ve fişeklerinizin kalitesinden emin değilseniz bir güvenlik zaafiyeti olabilir. Muhakkak ki, tecrübesiz  bir atıcının arkasında bir gözetmen olması, önce güvenlik sonra eğitim açısından istenilen durumdur. Öte yandan teorik ve boş silahla yapacağınız pratik çalışmalar şahsi tecrübeme göre atışta çok yararlı olacaktır. Umarım yakın zamanda bulunduğunuz yerde size rehberlik edecek bir arkadaş çıkar.
 
 Saygılar

Not: Şimdi aklıma geldi, 17 yaşında araba kullanmaya da aynı böyle başlamıştım, arkadaşım 'Al şu anahtarları, karşıdaki minibüsü al, arkaya park et' deyince, ilk defa direksiyona oturup, 30-40 metre gidip, geri manevrayla hatasız park etmiştim. Gerçi uzaktan bakıyorlardı, ama araç resmi araçtı. Ne deliymişiz ya..
 
Alıntı
10 üye teşekkür etti:
Sabri, fbalun, hymer, tirendaz, husrev, heisenberg, sem, xlcod3r, karabasan, lupus
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi