Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
MPT 55
#11
Forward assist button özelliğinin, karanlık ortam şartları ile ilişkilendirilmesine bir tek ben mi takıldım acaba?

Karanlık olunca sessizlik şart mıdır, aydınlıkta sessiz olmanın gerekeceği anlar hiç mi olmaz, kafamda deli sorular. Big Grin
 
Alıntı

#12
(27-10-2017, 01:36 PM)PersonalDefence demiş ki: M240 hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz? Rafine, kendini kanıtlamış bir platform mudur? 
Doğru bir seçim mi yapılmıştır yoksa HK417 temelli MPT76 gibi yanlış bir platform üzerine bina edilecek bir proje gibi mi görünmektedir?

Maalesef benim de FN MAG/M240 hakkında bilgim sizin gibi mutad. Tecrübem ise hiç yok.

Seçimin doğru olup olmadığı konusunda da görüş beyan edemem. Sadece el oğlunun artık bu tüfekleri Yirminci Yüzyıl' a gömmek istediğini, gerçek manada yenilikçi ve modern seçeneklerin çoktan ihalelerinin bile yapılıp, bunların yerini almaya hazırlandığını söyleyebilirim. ( TEXTRON' a ihale edilen LSAT programı ). 

Konu ile ilgili çevrelerde söz bize düştüğünde hep söylediğimiz şey şudur; MKEK en kısa sürede geçen yüzyılın konvansiyonel silah ve mühimmat üretimini özel sektöre bırakıp, gerçek görevi olan yenilikçi, ancak devlet desteği ile yürütülebilecek projelere yönelmelidir. Bugün ABD' de özel sektör açık mekanizma veya kapalı mekanizmalı düzen, tam otomatik atış yanında yarım otomatik atış seçeneği olan tetik tertibatları dahil tam boy veya kompakt onlarca konvansiyonel hafif makinalı tüfek seçeneği sunarken, devlet destekli kuruluşlar LSAT gibi programları yürütmektedir. Doğrusu ve olması gereken budur. Bizim şartlarımızda ise kim yaparsa yapsın çalışan ve ihtiyacı gören bir makinalı tüfek olsun yeter.  

Saygılar.
 
Alıntı
5 üye teşekkür etti:
blueokkes, PersonalDefence, alpago, tirendaz, xlcod3r
#13
(27-10-2017, 01:36 PM)PersonalDefence demiş ki: Sayın üstadım, 

M240 hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz? Rafine, kendini kanıtlamış bir platform mudur? 
Doğru bir seçim mi yapılmıştır yoksa HK417 temelli MPT76 gibi yanlış bir platform üzerine bina edilecek bir proje gibi mi görünmektedir?

Saygılarımla.

Hemen hemen 60 senelik oldukça rafine oturmuş bir sistem. Ama MKE hakkını vererek üretir mi ? Zor.

NATO da MG-3, M-60 ile beraber en çok kullanılan 3 MT den biri.  Hatta ABD ordusu M-60 'ı bırakıp ufak tefek değişiklikle  aynı silaha M240B adını vererek kullanmaktadır.  

ABD ve İsrail ordusunda demirbaş MT dir. Gayet memnunlar.    Dünya çapında kabaca 100 civarı ülkede kullanımda. 

MG-3 ten farklı olarak gaz pistonlu  sistemle çalışıyor. Regülatör ayarı sayesinde yaz kış kullanımına ayarlanıyor. Atış hızı ayarlanabiliyor. Ama yaklaşık ağırlığı Mg-3 ile aynı. Hızlı namlu değişimi mümkün. Ayrıca tank ve  panzer gibi araçlarda eşeksenli silah kullanımına uygun.  

Bizde PÖH, Ordu ve  Jandarmanın kullandığı Samson ve  SARP  uzaktan kumandalı silah sisteminde  kullanılıyor. Yani bizdede epeydir kullanımı olan bir silah. 
 
Özgün bir proje değil. Medyaya yansıdığı kadarıyla olursa üretim Belçikalı FN lisansı ile olacak.  Aslında henüz seçilmiş silah değil. 7.62 NATO fişekli  PKM kopyası ile yarışıyor. TSK karar verecek yani.


Ama muhtemelen kazanır. Çünkü eldeki devasal miktardaki mayonlu 7.62mm NATO fişek cephaneliğine uygun. PKM kopyası farklı bir mayon kullanıyor. Seçilirse ona uygun mayonlu fişek gerekecek.

Saygılar.
 
Alıntı
8 üye teşekkür etti:
PersonalDefence, alpago, lupus, tirendaz, DaRkNeSs-, madenci08, Zemre10, ardenne
#14
Ar-15 temelli tüfekleri üretmek nispeten hem basit hemde zor. İnce işçilik hassasiyet önemli. Ama bir kere oturdumu üretim, ondan sonra iş kolaylaşıyor. Özellikle hem duralüminyumdaki gelişmeler ( havacılık sektörü sağolsun) hemde CNC teknolojisindeki ileri gelişmeler bu konuda bayağı avantaj sağlıyor. İnsana dayalı kusuru bir miktar azaltıyor.

Zaten askeri tasarımdaki bir amaçta kolay ve bol üretilebilir olmasıdır. Böyle ordu ortalama tüfek yaşı için belirlediği standartı tutturabilir. Eskiyen tüfekleri kolayca yeniler. Envanteri her zaman genç tutar. Üretim hattı her daim açık kalır. ( TSK da silahın pert-HEK olması beklenir.)

MPT-55 TSK ya bu yönle hizmet edebilir. Kapak ve gövde alüminyum. Geriye namlu , irca yayı yuvası kalıyor. Aslında komplike görünüme karşı oldukça basite indirgenmiş bir silah. Ama ince işçilik ve kalite kontrol işin demirbaşı.

Ama bence hatadır tüfek kısa geri vuruşlu pistonlu mekanizmalı yapılıyor. Sebebine gelince bizim MKE "mehendis beyleri" silahı Alman HK dan direkt kopya çekerek yaptıkları için diye hiç o konuya dokunmamışlar diye düşünüyorum

Bunun sakıncaları üstadlar tarafından forumda daha önce paylaşıldı.
Direk gaz itişli sistem hem basit hemde hareket eden parça sayısı az. İmalat avantajı maliyeti sunuyor.

Bu arada tevatürdür polisin aldığı HK-417 lerde çok sıkıntı varmış. Fişek beğenmiyormuş.

Saygılar.
 
Alıntı

#15
(28-10-2017, 01:47 PM)musti267 demiş ki: Bu arada tevatürdür polisin aldığı HK-417 lerde çok sıkıntı varmış. Fişek beğenmiyormuş.

Sn.musti267,

İşin aslına bakarsanız sorun tüfekten ziyade kullanıcıda... 


http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...ight=HK417


(10-02-2017, 12:47 PM)lupus demiş ki:
(10-02-2017, 11:29 AM)specialforces demiş ki: Fişek seçimi MPT' de daha az . 
HK 417 eski fişekleri seçiyor tutukluk yapıyor, hatta bir kez çekirdegin namluda kaldigina sahit oldum . 


Bir fişek ateşlendiğinde çekirdeği namluda kalıyorsa, burada sorun silahta değil, tamamen fişektedir... Bu fişeği hangi silahla ateşlerseniz ateşleyin, çekirdeği namluda kalacaktır.

Diğer yandan, HK417' lerin fişek seçtiği doğrudur. Envanterdeki HK417' ler Hornady üretimi fişeklerle gerek yarı otomatik, gerek tam otomatik atışta, her şartta sorunsuz bir şekilde çalışırken, Samson üretimi fişeklerle temiz ve yağlı iken gerek yarı otomatik, gerek yarı otomatik atışta sorunsuz, kirli ve yağsız halde yarı otomatik atışta sorunsuz bir şekilde çalışıyor. MKEK üretimi fişeklerle ise her an çoğunluğu kovan tahliye sorunu, nadiren kovan tahliye sorununa eşlik eden çift besleme şeklinde tutukluk yapmaya aday bir şekilde çalışıyor.

Konuya açıklama getirmeden önce Sn.Harun' un yıllar önce ( 2009 ) JNG 90 / BORA 12 konusunda yazdığı bir mesajı paylaşmak istiyorum, lütfen kalın harflerle işaretlenmiş cümlelere dikkat ediniz;


(22-12-2013, 12:36 AM)harun demiş ki: Efendim, hanidir foruma üstünkörü bakıyordum. Bu konuyu da görüyordum, asabımın bozulacağını tahmin ettiğimden okumuyordum. Sayın lupus ile görüşmemden sonra okuma ihtiyacı doğdu. Önce sondan, sonra baştan alarak okudum. Daha sonra koltuğuma yaslandım, ellerimi başımın arkasına aldım ve dedim ki: "Vah! Vah! Vah!"

Sayın holce53 gerçekten bu tüfeğin tasarımcısı ise, yandı gülüm keten helva! Bir "silah mühendisi" tasarladığı silah tipi, gerekleri, üretim teknik ve ihtiyaçları hakkında bu kadar mı yanlış bilgiye sahip olur? Olursa, sonuçta çıkan mal da bu olur...

Kimse şimdi kalkıp da "Vatan, Millet, Sakarya!" edebiyatı yapmasın. Buradaki çok az kişi vatanı için canını benden fazla ortaya koymuştur. Bu silahı eleştirmemizin nedeni kıskançlık değil, hepimiz aynı taraftayız. Ama doğruları göremeyen birileri varsa, belki okur da düzeltir dile yazarız.

Silahın tasarım mantığı baştan hasta: Bir yarış otomobili yapıyorsun. Ama 130 oktan yarış yakıtını ileride belki bulamam diye, 91 oktanlık benzinle kullanmak üzere tasarlıyorsun. Arkadaş, senin yarış arabası yapmana, yarışa girmene gerek yok... Zaten sen yarışı baştan kaybettin!

Aklı evvel bir komutan diyor: "Çamurdan çıkardığında da çalışsın" (garibim ne yapsın hep piyadeymiş herhalde). Mühendis de eyvallah deyip tasarım yapıyor. Arkadaş, AK47 mi yapıyorsun? Piyadenin silahı yerde sürünür, batar-çıkar; çamurlu da olsa çalışması gerekir. Sniper, silahını gözünden sakınır, kullanacağı yere kadar sarıp sarmalar götürür. Silahını çamura batıran sniper değildir. 

Hiçbir hassas silah, toz çamur vs kaldıracak toleransta yapılmaz, çünkü o zaman "hassas" olamaz. Eğer bunu sağlasın diye yağlama ihtiyacı olan bir silah yapıyorsan, o zaman da sahra silahı yapmıyorsun demektir. Yani baştaki istek hasta, bulunan çözüm de sakat...

Keskin nişancı tüfeklerinin hassasiyeti hiçbir zaman 100 metrede 3 cm olmadı. Bu 1 MOA'nın da üzerinde bir değer. Günümüzün 500$'lık başlangıç seviyesi av tüfekleri 1 MOA veriyor. Amerikalı'nın piyade tüfeği AR bozması marksman tüfekleri MOA altında hassasiyet veriyor. Sizin çıta çooook düşükte kalmış. 

Armi e Tiro'nun Aralık sayısını (Türkçe) okudunuz mu bilemiyorum (aslında biliyorum okumadınız; zaten bu konuda dergi, kitap, makale vs okusaydınız size bunları yazmak durumunda kalmazdık). Dergideki bir makalede McMillan LRH EOL tüfeği test etmişler. Aslında bu McMillan TAC serisinin sivilleştirilmiş versiyonu olan LRH. Bir de hafiflesin diye ağır namlu yerine orta-ağır kanallı (fluted) namlu kullanılmış ve kundak hafif olsun diye karbon destekli fiber - yani en iyi sonuç veren ağır namlu ve ağır sniper tipi dolgulu kundak değil. Derginin test elemanı bu tüfekle ilk kez atış yapıyor ve 300 metreye atıyor. Grupmanlardan biri 14 mm, yani 300 metrede 1/6 MOA. Bu, elalemin toplam 25 kişilik ekiple (ar-ge değil, depocu dahil ekip) yaptığı avcı tüfeği, snipera daha gelmedik. Şimdi gelin de "Biz Dünya'nın süper tüfeğini yaptık" diye böbürlenin. Dünya'yı bilmeyen sizi alkışlar, bilen tüm delikleriyle güler... İlahi komedyaya bir eksik kalmış; güzide em-4 mühimmatını nasıl olmuşsa sniperda kulanmamışlar.

Dünya'nın hangi sniper/marksman silahında aksak tetik var ya? Bu da nereden çıktı? İcatlar iyileştirme için olur, kötüleştirmeye icat mı yapılırmış? Elalem en hafif, en akıcı tetiği yaptığı için öğünür, bu tetiğe isimler tescil ettirir, biz çift istinatlı sniper tetik yaptık diyoruz. 1.3 kg nefes al, 1.5 kg nefes tut, 1.7 kg üçte bir nefes ver, 1.9 kg bak tam ateş ediyor noktası, 2 kg aha tetik düştü... Yüce Rabbim akıl fikir ihsan eylesin... Allah'ı andım ya, bu işe de önce Kur'an ile başlamak lazım gelirmiş: Oku! Oku! Oku!


Bir süre önce uzak bir galakside kullanılmakta olan HK417' lerin fişek seçtiği ve tutukluk yaptığına dair şikayetler yayılır. Hasbelkader aynı galakside yaşayan bir garibana konuyu sorarlar. Sağolsun bu işgüzar gariban üstüne vazife olmadığı halde konuyu iş edinir, sorar soruşturur, HK417' nin orasına bakar, burasına bakar, konuyu derler toplar ve '' HK417 bir piyade tüfeği değildir, belirlenmiş hedef / hedeflere, örtü ve gizlemesi tam bir mevziden, hücum tüfeklerinizin terminal balistik etkisinin azalmaya başladığı menzilde, keskin ve net mükerrer atışlar yapmak üzere tasarlanıp üretilmiş, toleransları sıkı, hassas bir nişancı tüfeği ( DMR )' dir. Bakımlı, temiz, gerektiği şekilde yağlanmış olarak, kaliteli fişeklerle, büyük oranda yarı otomatik olarak kullanılmalıdır. Tetik tertibatında tam otomatik atış seçeneği olması sürekli bu şekilde kullanılması için değil, mevzideki nişancının kullanmak zorunda kalabileceği durumlarda kullanması içindir. Eğer bu tüfeği meskun mahalde bir yere sıkışabilecek ve tam otomatik olarak atış yapmak zorunda kalabilecek bir kişiye veriyorsanız, bu tüfeği ve bu tüfeği kullanabilen kişiyi yanlış yerde, yanlış şekilde kullanıyorsunuz  demektir.''  demiş.

Tabii bu sözü söyleyen kişi de aynı galaksiden olunca pek itibar etmemişler, HK417' lerin üretildiği galaksiden bu işte mahir bir Hans çağırmışlar. Hans Efendi ışınlandığı gibi HK417' lerin kullanıldığı galakside zuhur etmiş. Tüfekleri, özellikle gaz kaçırma delikleri .308 basıncına yakın kaliteli mühimmat basıncına göre açılmış gaz pistonlarını iyice bir temizleyip, tüm mekanik çalışma yüzeyleri ve aksamını güzelce yağlamış. Müteakiben tüfekleri omuza yaslayıp, MKEK fişekleri ile gerek yarı otomatik, gerek tam otomatik şekilde onlarca fişeği sorunsuz bir şekilde atmış.

Kıssadan hisse... HK417 gaz odası ve gaz pistonundaki gaz kaçırma deliğinden, mekanizma başı kilit takozları ve yataklarına, mekanizma başı kilit açma/kapama kaması ve bunun mekanizma taşıyıcısındaki yatağından, namlu fişek yatağına kadar toleransları son derece sıkı bir nişancı tüfeğidir. İlk üretildiğinde namlu fişek yatağı klasik AR' ler gibi dümdüz iken, Afganistan' da yaşanan kovan tahliye sorunları sonrası namlu fişek yatağına kanallar açılmıştır. Bunun dışında temiz, yağlı bir halde kaliteli fişeklerle sorunsuz çalışan bir tüfektir. Sn.harun' un dediği gibi kural çok basit, eğer hiç umursamadan, her şartta, her fişekle çalışan bir tüfek istiyorsanız, hassasiyetten taviz vereceksiniz... Eğer hassas bir tüfek isteniyorsanız, tüfeğinize gözünüz gibi bakıp, olabilecek en kaliteli mühimmatı kullanacaksınız. 


Saygılar.


DİPNOT: İmkanı olan arkadaşlar bir kutu 7.62X51 mm MKEK fişeğinin çekirdek ucundan kovan dip tablasına boylarını ölçüp, en kısa ve en uzun fişekle aradaki farkı bizlerle paylaşabilirse sevinirim.


http://www.tabancatufek.com/forum2/showt...343&page=4



(17-02-2017, 05:23 PM)xlcod3r demiş ki: Fotoğraflar için teşekkürler. Konuyu takiben bütün mesajları okudum. HK nın nasıl ve ne amaçla üretildiğini sn. Lupus yazmış buradan tekrarına gerek görmüyorum. HK nın ince noktası regülatör, regülatör başı ve kısa stroklu pistonunda yatmaktadır. Klasik bu silahlarla defalarca atış yapmış biri olarak falan filan şeklinde de lafa girmeyeceğim.
HK nın regülatörü alışılagelmiş regülatörlerden biraz farklı. Regülatör başına takılmış gaz pistonları geri tepme basıncının kaybını önlüyor. Ancak oluşturduğu artefaktı fazla olan mühimmat bu silahta her zaman sorun yaşatacaktır. Boş kovan tahliyesi yapmayan, yada boş kovanı tahliye edip yatağa fişek sürememeye başlayan silah gerekli basıncı sağlayamıyordur ve piston vuruşu mekanizmayı yeterince geri itemiyordur.Regülatör delikleri ve namlu üzerindeki gaz kaçış deliğinin her daim temiz olması gerek ki buda bu silahın handikapı bence. 
Tabii çoğunlukla S konumunun ne işe yaradığını bile tam anlamıyla bilmeyen kullanıcılarında olduğunu unutmamak lazım. 
Hayırlısıyla engin bilgili mühendislerimiz şu yerli silahı tam anlamıyla çalışır vaziyete getirirlerde biz de "İşte bu bizim silahımız" diyerek şişiniriz. Ha Bora gibi LAPUA fişekten başkasıyla isabet kaydedemem ben dersede assault rifle olacak sonuçta. 300 metrede 20 cm çaplı bir isabet yüzdesiyle de yetiniriz icabında.
 
Alıntı
7 üye teşekkür etti:
Dr.Vatan, Karagoz, madenci08, alpago, PersonalDefence, eraonk, xlcod3r
#16
MPT-55 kullanacak personel bugüne kadar öğrendiği şarjör değiştirip atışa devam etme manevrasını bir kenara bırakıp bu silah ile birlikte yeniden oluştursun.
Zira "aradığınız mandala şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyin" durumu oluşabilir.

Bizim vatandaşlar silaha fazladan nokta koymayıp yıllardır süregelen sistemi basitçe üretmeyi ayıp kabul ediyor.
Sonuçta da karşımıza böyle şeyler çıkıyor.

Saygılar.
 
Alıntı

#17
Beni bağışlayın ancak sormak istiyorum... Bu forumdaki bazı silahseverler devletle iş yapan savunma sanayi sektörünün içindeki insanlar... Bu sorum özellikle onlara.

Şimdi... Aslında hepimiz biliyoruz, MPT 55, MPT 76 tüfekleri, aslında 40 yıllık AR 15 ve AR 10 tüfekleri... Neden devletin resmi yetkilileri '' Mühendislerimiz çok çalıştı.. Şu kadar saat mesai harcadı... Özel ekip oluşturuldu... '' gibi söylemlerde bulunuyorlar? Yani ortada özgün bir ürün yok, ancak hasbel kader lisans mevzularına takılmamak için faydalı modelde değişiklik yapılmadan bir üretim sürecine giriliyor, ama bunu dünyada tek yapan biziz havası veriliyor... Ben anlayamıyorum bu durumu... Kimse de çıkıp '' Hadi yaa.. Bak sen...'' demiyor.
 
Alıntı

#18
Sn. Bayevler.

Milletimizin ordumuzun polisimizin ve silahseverlerin başı MKE denen ucube rezil kepaze kurumla beladadır.

Hem kötü iş yapar. Hemde piyasadaki diğer firmaların iş yapmasını engeller.

MPT aslında mehmetçik-1 ismiyle başladı. O zaman 5.56mm bir tüfek hedefteydi. Alman malı orjinal HK-416 tüfeklerindeki HK ibaresi silinerek , üzerine MKE mehmetçik-1 yazıldı. Yerli silah diye lanse edildi.

Sonra TSK dedi ki 5.56mm boşverin .7.62mm NATO bir tüfek istiyorum dedi. Ben o zaman dediydim. Bunlar HK-417 kopyalar dediydim. Anlı şanlı MKE miz beni yalancı çıkarmadı. Aşağı yukarı 417 üzerinden kopya bir tüfek yapıldı.

Bizim anlı şanlı MKE denen kokuşmuş kurumumzun 4 senesini aldı 1 tüfeği kopyalamak. Kopyaldıkları silahı bile hatalı yaptılar. İlk partide ısınma takılma sorunları çıktı . Düzelltik dedidler.

Sonra 5.56mm yapalım dediler. Ondanda MPT-55 çıktı.

Hatta genel müdürü yabancılara silah tasarımı satacak kadar şeref haysiyet yoksunu bir kişiydi. İhbarla tutuklandı.

Daha size uzun uzun anlatırımda kıss-adan hissemiz Türk milletinin başının büyük belasıdır MKE.

Saygılar.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
bayevler, Tonyukuk ÖTUKEN
#19
(04-11-2017, 10:18 PM)musti267 demiş ki: Sn. Bayevler.

Milletimizin ordumuzun polisimizin ve silahseverlerin başı MKE denen   ucube rezil kepaze kurumla beladadır.

Hem kötü iş yapar. Hemde piyasadaki diğer firmaların iş yapmasını engeller.  

MPT aslında mehmetçik-1 ismiyle başladı. O zaman 5.56mm bir tüfek hedefteydi. Alman malı orjinal HK-416 tüfeklerindeki HK ibaresi silinerek , üzerine MKE mehmetçik-1 yazıldı. Yerli silah diye lanse edildi.

Sonra TSK dedi ki 5.56mm boşverin  .7.62mm NATO bir tüfek istiyorum dedi. Ben o zaman dediydim. Bunlar HK-417 kopyalar dediydim. Anlı şanlı MKE miz beni yalancı çıkarmadı. Aşağı yukarı  417  üzerinden kopya bir tüfek yapıldı.

Bizim anlı şanlı MKE denen kokuşmuş kurumumzun 4 senesini aldı 1 tüfeği kopyalamak. Kopyaldıkları silahı bile hatalı yaptılar. İlk partide ısınma  takılma sorunları çıktı . Düzelltik dedidler.

Sonra 5.56mm yapalım dediler. Ondanda MPT-55 çıktı.

Hatta genel müdürü yabancılara silah tasarımı satacak kadar şeref  haysiyet yoksunu bir kişiydi. İhbarla tutuklandı.

Daha size uzun uzun anlatırımda kıss-adan hissemiz Türk milletinin başının büyük belasıdır MKE.

Saygılar.
Bu arada internette cnc makinalarda üretim kodlarına kadar bulunabilen AR  platformunu kim neden satın almak istesin onu da anlayamıyorum bir türlü.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
alpsaral
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi