Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Akkar Churchill 512 HD
#11
(11-10-2017, 07:45 AM)Karakoc demiş ki: Sn ducak yivsiz savunma tufeklerinin slug olması lazım ama bu mobil soklu veya fix soklu tufeklerin yakın mesafede işe yaramayacagini göstermez.1no şok ile 7.5 saçmanın metali tek kurşun gibi dediğine bizzat şahit oldum. Gelelim slug olmasının sebebine kendi yorumumdur bibirinden farklı fişek ele geçtiğinde onu yükleyip kullanmak gerekir ve slug namlu bu konuda daha iyi iş goreçektir unutup 1no şok ile tek kurşun sevrotin atmamanizi sağlar.

Sn Karakoç;

İfadelerimden mobil veya fix şoklu tüfeklerin yakın mesafede işe yaramayacağını savunduğumu nasıl çıkardınız bilmiyorum ama dikkat ederseniz benim öyle bir tezim yok. Ben sadece yakın mesafede şokun gereksiz olduğunu ifade ettim.

Saygılarımla.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Karakoc
#12
Sn ducak yanlis ifade ettim sanırım. Ben daha çok sizi desteklemek için yazdım. Slug namlunun kafa karışıklığıni engelleyecegini mobil şok veya fix şokun kullanilsada savunma için alakasız olacağını söylemek istemiştim.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
1905sss, ducak
#13
Bu arada tüfeğin satış fiyatı 2250 liraymış. Artık fayda-maliyet analizini yaparak silah severler kararını verecektir.

Saygılarımla.
 
Alıntı

#14
(11-10-2017, 04:28 PM)ducak demiş ki: Bu arada tüfeğin satış fiyatı 2250 liraymış.


Double Defense'in ABD tavsiye edilen perakende fiyatı 499$. Bu rakam ABD için bile çok yüksek. Türkiye'ye ithal etseniz 900$'dan satışa çıkabilir.

Herhalde bu 600-650$ bandındaki fiyatı belirlerken Double Defense baz alındı. Veya hiçbir piyasa araştırmasına bağlı kalmadan Churchill türevlerinin 400-450$ arası olan ihraç/toptan fiyatından yola çıkarak perakende fiyat belirlediler. 

Bu, sadece bizim gibi çatlak silahseverlerin ya da gerçekten ne istediğini bilen ihtiyaç sahiplerinin tercih edeceği bir model. Her iki tipteki alıcı için de yüksek bir fiyat etiketi olmuş.
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
madenci08, ducak, 1905sss, Xlll
#15
Ben bu tüfeğin, silah kullanma konusunda tecrübesi, eğitimi, yeteneği ve gücü asgari seviyede olan kişilerin kullanım ihtiyaçları esas alınarak tamamen savunma amaçlı ortaya konulduğunu düşünüyorum. Firmanın söylediği avcılık konusu bence çok mantıklı değil. Aramızdan kaç kişi iyi bir yarı otomatik ya da pompalı yerine bu çifteyle domuz avına gitmek ister? Ya da başka herhangi bir ava? Bu tüfeği kullanacak kişiler yarı otomatik tüfek ya da tabanca kullanacak eğitim ve pratiğe haiz olmayan ya da kendini bu konuda yeterli görmeyen kadınlar, erkekler ve özellikle de yaşlılardır bana göre. Elbette bir yarı otomatik kullanmayı tercih etmeyip daha basit, stres altında elin ayağa dolaşmayacağı bir silah olarak çifte tercih etmek isteyen genç, eğitimli, yetkin bireyler de bu tüfeği kullanmayı tercih edebilir ancak asıl hedef kitlesini bence bu kesim oluşturmuyor. 

Şimdi bu bahsettiğim eğitim, tecrübe, yetkinlik ve belki de yeteneği kısıtlı kesimi daha yakından ele alalım. Ben çevremde ateşli silahlar konusunda bilgisiz çok sayıda insan olduğundan onları bu konuda bilinçlendirmeye çalışırken karşılaştığım istekler ve ihtiyaçlardan bahsedeceğim. Öncelikle bahsettiğim insanlar için bir ateşli silah yapı olarak çok karmaşık ve anlaşılmazlıklarla dolu görünüyor onlara. İşleyiş ve yapıyı anlamak için gerekli konsantrasyon ve dikkati gösteremiyorlar, işin mekaniğini anlamaya çaba sarfetmiyorlar ve bunun sonucunda tıkandıkları noktada en tehlikeli şey olan deneme yanılma, kurcalama yoluna giriyorlar özellikle de bir miktar baskı altında olduklarında. Örneğin yaşlı bir yakınıma yarı otomatik tabanca kullanımını anlatmaya çalışıyorum. Daha önce defalarca kez göstermiş olmama rağmen sürgü geride kaldığında hangi manivelanın sürgüyü düşürdüğünü bulması çoğu zaman uzun zaman alıyor. Eğer bir miktar hız ve baskı eklersem sırayla emniyet manivelasını, sökme takma manivelasını zorladığına hatta tetiği bile çekerek sürgüyü indirmeye çalıştığına defalarca kez şahit oldum. Aynı şeye genç ve eğitimsiz insanlarda da şahit oldum. Bu durum normal şartlar altında nadiren olsa da işe bir miktar hız ve baskı unsuru eklediğinizde insanların eli ayağına dolaşıyor. Ya da silahı boşaltma konusuna gelelim. Defalarca kez tekrar ettirdiğim için silahın boş mu dolu mu olduğunu sürgüyü geri çekerek kontrol etmesi gerektiğini biliyor ama şarjörü çıkarmayı unutarak bunu yaptığı için atım yatağına yeni bir mermi sürebiliyor bu insanlar. Şimdi elbette ben sertifikalı bir eğitmen değilim, ancak doğru şekliyle yüzlerce kez tekrar ettirdiğim bir şeyin en ufak baskı eklediğimde yanlış yapıldığını görünce artık emin oldum ki gerçek bir olay senaryosunda bu başarısızlık kesinlikle tekrarlanacaktır. 

Sonra aynı şeyi bir çifteyle denedim. Sonuç mükemmeldi. Çünkü tek yapılması gereken iki namluya fişekleri yerleştirmek. Silahın boş mu dolu mu olduğu bir yarı-otomatik ya da pompalıya göre çok daha net anlaşılabiliyor bahsettiğim eğitim seviyesindeki insanlar için. Ancak çifte kullanmayı öğretirken işin içine emniyet manivelası girince işler yine sarpa sardı. Tüfeğin kırılmasını sağlayan manivelayla karıştırmalar, yanlışlıkla dokunarak emniyeti açık hale getirip bunu fark etmemeler vs vs... Emniyetin üzerini bantlasam mı diye düşündüğüm bile oldu. Şimdi bu yazdıklarım size komik geliyor olabilir. Ancak bu düzeydeki insanların da kendini savunmasının gerekeceği birçok ihtimal ortaya çıkabilecektir. Bu bahsettiğim gruptaki insanlar eşimiz, çocuğumuz ya da yaşlı bir akrabamız olabilir hatta biz bile olabiliriz. Çünkü dediğim gibi normal şartlar altında her şeyi doğru yapabilen bir çok insanın bir baskı unsuru eklenince çuvalladığı bir çok örneğe şahit oldum. 

Bildiğimiz gibi av tüfeğini dolu bulundurmak sağlıklı değil. Emniyet devrede bile olsa yere düştüğünde kazara ateş alma riski her zaman mevcut. Ayrıca bu tüfekler belki yıllarca kullanılmayacak bir kenarda duracak. Kurulu durumdayken horoz yaylarının evsafını da bilemeyeceğimiz için belki 3 belki 5 sene sonra kullanılmaz hale gelecekler. Arada sırada evde snapcap-kuru tetik çalışması yapmak-yaptırmak gerektiğinde her seferinde dolu silahı doldurup boşaltmak ev içinde güvenlik zafiyeti yaratacak. Tetik disiplini ve namlu disiplininin de bahsettiğim kişilerde ne derece oturacağı meçhul olduğundan eğer çok çok ciddi bir risk altında yaşanmıyorsa çiftenin bence kesinlikle dolu bulundurulmaması gerekiyor. Bu kişilere öğretilecek ve uygulatılacak şey belli, dipçik fişekliği ya da tüfeğin hemen yakınındaki bir noktada mühimmat bulundurup tehlike anında yükleme yapılarak emniyetle hiç uğraşılmadan silahın hazır hale getirilmesi en pratik ve basit yol.  

Tüm bunları göz önüne alınca selektör gerekli midir değil midir diye düşünüyorum. Bahsettiğim gruptaki bir insan o panik altında tüfeğin bir namlusuna tek kurşun bir namlusuna şevrotin ya da saçma koyabilir mi? Bence hayır. Mesafeyi ve tehdidii analiz edip hangi namluyla atış yapacağına anında karar verip selektörü devreye sokabilir mi? Bence yine hayır. Peki selektörü emniyet manivelası gibi zannedip öyle kullanmaya çalışır mı? Bence evet. Ve bu durum büyük bir güvenlik açığı yaratacaktır. Dolayısıyla ben kendi yakınlarım için böyle bir tüfek aldıracak olsaydım tüm bu yazdığım sebeplerden selektörsüz bir modeli tercih ederdim. Ayrıca az parça az sorun kuralı da böyle uzun yıllar kullanılabilecek bir ürünün ömrünü artıran bir etmen olacaktır zannediyorum.

Gelelim şok konusuna. Aynı senaryo üzerinden gidecek olursak, kullanıcımız dipçik fişekliğinden iki fişek alıp namlulara koyarken fişekliğe ihtiyacına göre kullanması için tek kurşun ve saçma koyduysak hangisinin hangi türde fişek olduğunu seçip mantıklı bir karar verebilecek midir? Bence çok zor. Evinin içindeki ya da bahçedeki tehdide karşı hangi mühimmatı kullanması gerektiğine karar verip o esnada doğru mühimmatı seçmek bizim sandığımızdan daha zor olabilir. Kullanıcıyı o anda böyle bir tercihle başbaşa bırakmak vakit kaybına ve tereddüte sebep olabilir. Tek kurşun ve şevrotinin kapalı alanlardaki kullanımının ne kadar tehlikeli olabileceği de göz önünde bulundurulunca bence bu konuya hiç girmeyip, kullanıcının kafasını mühimmat tercihiyle hiç yormamak en iyisi olacaktır. İri saçmalı 28-32-34 gramlık fişekler kapalı alanda en optimum sonucu verecektir diye düşünüyorum.  Peki ya tehdit bahçede veya daha açık bir alanda ortaya çıktı ise? Bu durumda saçmanın dağılımı fazla olacağından atıcının düzgün atış yapma kabiliyeti varsa bile bunu elinden almış olmamak için şoka ihtiyacımız var. Şok sayesinde tek tip iri şaçmalı mühimmatla hem ev içinde ve kapalı alanlarda, hem de ev dışındaki açık alanlarda 25-30 metreye kadar derli toplu vuruş yapma şansımız çok yüksek olacaktır.  Buraya kadar anlattığım tercihlerin kişisel savunma ihtiyacının önemli bir bölümünü kapsadığını düşünüyorum. Ama örneğin çiftliği olan ve yırtıcı hayvandan, yaban domuzundan da kendini korumak isteyen bir kullanıcı varsa her ihtimale karşı elinde tek kurşun bulundurması ve tüfekte de 3 numara şok bulunması seçeneklerimizi sınırlamamak için daha iyi bir yaklaşım olacaktır.

Kısacası tüfekte selektörün bulunmamasını, şokun ise bulunmasını ben olumlu buluyorum. Sayın XIII, sizin değerli görüşlerinizin yetkinliği ve bilinci yüksek, ihtiyaçlarını sınırlandırmak istemeyen kullanıcılar için doğru olduğunu ancak bahsettiğim kullanıcılar için sıkıntı yaratabilecek bir faktör ortaya çıkarabileceğini düşünüyorum. Siz hem yaş hemde tecrübe olarak benden çok ileridesiniz, yanıldığım noktalar varsa benim düşüncelerimi düzeltmenizi ve burada daha doğruyu öğrenmeyi çok isterim. 

Son olarak şunu da belirtmek istiyorum. Her ne kadar savunma amaçlı kullanımına karşı olsam ve yanlış olduğu her yerde belirtilse de, öldürücü olmayan mühimmat kullanımı, ya da geri tepmeyi karşılayamayacak kadar zayıf bireyler için 24-21 gram trap fişeği kullanımı herhangi bir mekanizma aksiyonu olmadığından çiftede rahatlıkla uygulanabilir. Bu durum tüfeğin büyüklüğünden ve geri tepmesinden çekinen, ateşli silahla kendini savunmak durumunda kalmaktansa savunmamayı tercih edecek henüz bu konudaki zihniyeti tam oturmamış bireyler için avantaj yaratacak ve onları da ateşli silah sahibi olmaya ikna edecek bir etmen olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan da tüfeğin bir avantaja sahip olduğunu düşünüyorum. Ancak belirtilen fiyat bence kesinlikle abartılı. Bu tüfeğe verilecek para en fazla 1500-1700 liradır bana göre. O da iki namlusu da 25-30 metrelerde aynı noktayı vurabiliyorsa ve tetik çekildiğinde çift fişek patlatmıyorsa.

Saygılarımla.
 
Alıntı
12 üye teşekkür etti:
Carbon12, ducak, Xlll, wubıh, lupus, husrev, haplo, kepenek50, ThePulchra, alpago, Dr.Oz, defender45acp
#16
Altarnatifli üretim olabilir di , kim ne istiyorsa onu alır dı . Kesinlikle o paraları hak etmeyecek bir tüfeğe 2500 TL para iste ve kullanıcıya tek seçenek sun .

Biz silah severler evet biraz çatlağız ama saf değiliz .


Saygılar .
 
Alıntı
7 üye teşekkür etti:
wubıh, ducak, Alphawolf, 1905sss, PersonalDefence, ThePulchra, alpago
#17
Kırma namlulu taktik tüfek platformu olarak şimdilik ülkemizdeki en uygun seçenek fayda-maliyet anlamında 1250 liralık fiyatıyla Arthemis A200T olarak görünüyor. Bakalım bu kulvarda yarışa katılacak firmalar hangileri olacak.

Saygılarımla.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Dr.Oz
#18
(12-10-2017, 02:08 AM)PersonalDefence demiş ki: Ben bu tüfeğin, silah kullanma konusunda tecrübesi, eğitimi, yeteneği ve gücü asgari seviyede olan kişilerin kullanım ihtiyaçları esas alınarak tamamen savunma amaçlı ortaya konulduğunu düşünüyorum. Firmanın söylediği avcılık konusu bence çok mantıklı değil.

Firmanın bu konuda seçimleri ve tercihleri olduğunu sanmıyorum. Çünkü tamamen benim geçen yıl istediğim konsept ortaya çıkmış. Sadece arkadaşlara optik ray-arpacık kombinasyonu konusundaki isteklerimi tam olarak açıklamamış olduğum için onların her ikisi de anlamsız şekilde yerleştirilmiş. Daha önce de "coach gun/arabacı tüfeği" ile ilgili konularda da böyle bir tüfekte bulunması gereken özellikleri yazmıştım. Aynıları kullanılmış. Sadece fiyat tutmamış!
 
Alıntı
7 üye teşekkür etti:
tirendaz, 1905sss, PersonalDefence, haplo, ThePulchra, Kara45, alpago
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi