Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 4.5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mühimmat
Hatta 200'lük istihkak zamanlarında, istihkakı bitirdikten sonra poligona gidip 200 daha alıp, yarısını orada atıp kalanı "Dünyalık" olarak eve getirdiğim durumlar da vardı.  Blush
 
Alıntı
6 üye teşekkür etti:
ilksurfer, Rangeman, tirendaz, waltherslv, lenduha, ROG
(21-12-2019, 12:52 AM)waltherslv demiş ki: Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan geceler en sevdiğim gecelerdir. Aylak kalmanın verdiği keyifle kendime angarya işler üretirim aylak bakkal tutar ........... tartar misali. Uzun zamandır aklımda olan kullanmadığım ya da yarım kalmış mühimmat kutularımı içine nem alıcı koyarak vakumlamak vardı. Bu geceye kısmetmiş. Boş zamanımı değerlendirip evdeki vakum poşetlerini harcamadan normal şeffaf poşetlerle internetten izleyip kendimce uyguladığım bir yöntemle vakum işlemini gerçekleştirdim. Her zamanki gibi kısıtlı imkanlarla bir kaç fotoğraf paylaşacağım. Bu arada uzun zamandır kullanmadığım tabancalarımı kağıt havluya sarıp etrafına nem alıcı atıp vakumlayarak kaldırıyorum. Kağıt havluyu hem rutubet açısından faydalı olacağını hem de naylonun metale temasını önleyeceğini düşündüğüm için kullanıyorum. Bu şekilde 6 ayda bir atışa götürüp tekrar vakumluyorum. Saygılar

[Resim: IMG-E6818.jpg]

[Resim: IMG-6822.jpg]

[Resim: IMG-6819.jpg]

[Resim: JZOQ6168.jpg]

Ayrıca laksız Sterling Luger  mermileri  üç yıllık olunca açmak üzere vakumladım. Kendimce deney yapmak istedim. Acaba dayanacak mı diye lakin kuru ve nemsiz ortamda dayanacaktır diye tahmin ediyorum.

[Resim: IMG-6825.jpg]

[Resim: IMG-6824.jpg]

[Resim: IMG-6826.jpg]

Sn. waltherslv muhimmat ve tabancaları vakumlayarak saklamanin artı ve eksi yönleri nelerdir bu konuda bilgi verirseniz sevinirim. İyi forumlar.
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
MEHMETEMİN73, tsuba, wubıh
Sn. dockyus Vakumlama hakkında istediğiniz kadar net bir açıklama yapacak kimya bilgisine sahip değilim. Lise düzeyi kimya bilgim. Paslanmanın oluşabilmesi için metal yüzeyinin havada bolca bulunan oksijen ile reaksiyona girmesi gereklidir. Hava içindeki diğer elementler, su buharı ve nem pas oluşumunda etkilidir. Bunlar bir araya geldiğinde paslanma kaçınılmazdır. Bir diğer örnek ise annelerimizin yaptığı konservelerin vakumlanması sonrası küflenme tamamen engellenemese bile çok geciktirilebiliyor. Küf de bir nevi pas sayılabilir besinlerin havayla teması ile girdiği reaksiyon sonucu oluşur. Benim vakumlamaktan kastım ise öncelikle metali havasız bırakıp oksijenden ve diğer elementlerden uzak tutabilmek. Yeterli gelmez ihtimaliyle de poşetin içine nem alıcı ekliyorum. Maksadım ata yadigarı 100 yaşını geçmiş halen orjinalliğini kaybetmemiş tabancalarımı muhafaza edebilmek. Daha önce de belirttiğim gibi 6-7 ay gibi sürelerde poşetleri açar tabancalarla atış yapar sonra temizler tekrar kaldırırım. Bunun sebebi ise yağlı bıraktığım tabancanın üzerindeki yağında bir ömrünün olması. Bu yüzden sık sık temizler ve ateş ederim. Sizi aydınlatmayı çok isterdim lakin kimya bilgim bundan ibaret. Ben daha çok hayatın pratik bilgileri ışığında hareket ediyorum. Saklanacak bir çok şey vakumlanarak saklanıyorsa neden tabanca vakumlanmasın gibi. Forum içerisinde bu konuyu çok daha ileri seviyede açıklayacak üyeler vardır. Okuduktan sonra mutlak konuya el atarlar. Saygılar
 
Alıntı
6 üye teşekkür etti:
harun, dockyus, yyildiz, lenduha, MEHMETEMİN73, wubıh
(31-01-2020, 01:52 PM)waltherslv demiş ki: Sn. dockyus Vakumlama hakkında istediğiniz kadar net bir açıklama yapacak kimya bilgisine sahip değilim. Lise düzeyi kimya bilgim. Paslanmanın oluşabilmesi için metal yüzeyinin havada bolca bulunan oksijen ile reaksiyona girmesi gereklidir. Hava içindeki diğer elementler, su buharı ve nem pas oluşumunda etkilidir. Bunlar bir araya geldiğinde paslanma kaçınılmazdır. Bir diğer örnek ise annelerimizin yaptığı konservelerin vakumlanması sonrası küflenme tamamen engellenemese bile çok geciktirilebiliyor. Küf de bir nevi pas sayılabilir besinlerin havayla teması ile girdiği reaksiyon sonucu oluşur. Benim vakumlamaktan kastım ise öncelikle metali havasız bırakıp oksijenden ve diğer elementlerden uzak tutabilmek. Yeterli gelmez ihtimaliyle de poşetin içine nem alıcı ekliyorum. Maksadım ata yadigarı 100 yaşını geçmiş halen orjinalliğini kaybetmemiş tabancalarımı muhafaza edebilmek. Daha önce de belirttiğim gibi 6-7 ay gibi sürelerde poşetleri açar tabancalarla atış yapar sonra temizler tekrar kaldırırım. Bunun sebebi ise yağlı bıraktığım tabancanın üzerindeki yağında bir ömrünün olması.  Bu yüzden sık sık temizler ve ateş ederim. Sizi aydınlatmayı çok isterdim lakin kimya bilgim bundan ibaret. Ben daha çok hayatın pratik bilgileri ışığında hareket ediyorum. Saklanacak bir çok şey vakumlanarak saklanıyorsa neden tabanca vakumlanmasın gibi. Forum içerisinde bu konuyu çok daha ileri seviyede açıklayacak üyeler vardır. Okuduktan sonra mutlak konuya el atarlar. Saygılar
Sn. waltherslv üst düzey kimya bilginiz olmasada pratik kimya bilginiz ve samimi tavrınız çok fayda ve yardımda bulundu şahsıma. İlgi ve alakanız için teşekkürler waltherslv beyefendi.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
waltherslv
Sayın arkadaşlar merhabalar

Aklıma takılan bir şeyi size danışmak istiyorum, aşşağıdaki linkde  Tisas  m1911 ile farklı markaların 45 lik  mermisini ateşliyor bazı markaların  mermilerini atarken namluda kovan sıkışması yapıyor  bazılarında yapmıyor nedendir acaba kovan türleriyle mi alakalı?



 
Alıntı

(02-02-2020, 04:51 PM)ROG demiş ki: Sayın arkadaşlar merhabalar

Aklıma takılan bir şeyi size danışmak istiyorum, aşşağıdaki linkde  Tisas  m1911 ile farklı markaların 45 lik  mermisini ateşliyor bazı markaların  mermilerini atarken namluda kovan sıkışması yapıyor  bazılarında yapmıyor nedendir acaba kovan türleriyle mi alakalı?




Sn. ROG 1911 modelleri klonlarında ve eski 1911 modellerinde bazı kronik sorunların olduğunu haliyle bunların klonlarınada geçtiğini başka bir ecnebinin kanalında öğrenmiştim. Kronik problemlerden birinin atım yatağı rampasının hayli fazla dik yapılmış olması bu sebepten ötürü hollow point ve RIP tarzı fişeklerin dolduruş esnasında veyahut ilk atımdan sonra rampadan atım yatağına kolaylık ile geçişinin sağlanamayışındandır. Ecnebiler çözüm olarak genellikle dremel vasıtasıyla atım rampasının eğimini azaltmaktadırlar. 

Videoya bakıldığında ise üç sefer tahliye problemi yaşandığı açıkça görülmekte. Ayrıca ecnebi arkadaşımız Kimber tabancasına ait şarjör ve meggar marka( tabanca ile beraber gelen) iki ayrı şarjör kullanıyor fakat videoda görülen problem tahliyeden kaynaklı şahsımca.
Şahsi fikrim şu yönde; aliminum case/aliminyum kovan fişeklerde atım yatağındaki açılma, diğer kullanılan fişeklere nazaran daha fazla oluyor. Kovan atım yatağı içerisinde hesaplanmış ölçülerden fazla açılma yapan kovam haliyle atım yatağı içerisinde takılı vaziyette kalabiliyor bu sebeple tırnak görevini tam anlamıyla yerine getiremeyebiliyor. Yorumum tamamen kendi gözlemlerim ve izlediğim videolardan kaynaklıdır. Eminim ki üstadlar yanlışlarımızı düzelteceklerdir.

Saygılar.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
yyildiz, ROG
Sn ROG, kafanızda tamamlamanız gereken bir soru sorma kotanız mı var?

Şimdi baktım, daha öncekiler de foruma hiç göz atmadan, konuyu hiç okumadan, konu ile hiç ilgisi olmayan sorularmış. Bu sorduğunuz da onlardan farksız. Ülkede kaç farklı 45'lik mermi satın alınabiliyor, hiç baktınız mı?

Fakültede süperiletken dersine giren bir hocamız güzel soru soranları çok sever, uzun uzun cevaplardı. Ancak dersle ilgiliymiş gibi görünmek için soru soranları da ayırır, bir güzel haşladıktan sonra "Bana beyninizin bariyerinden geçirip öyle soru sorun" derdi... Sizden bu genç yaşınızda istirhamım, yeni üye olduğunuz bir topluluğa; hele çoğu "arkadaşınız" olabilecek yaştan büyük ve tecrübeli bir topluluğa soru sormadan önce biraz daha seçici olmanız.

Saygılarımla.
 
Alıntı
9 üye teşekkür etti:
kut4, red, Red Kit, waltherslv, Xlll, xf7er, wildeagle, Alpayd, mimaslan
Değerli forum üyeleri, internetten av fişeği satın alınması OHAL sırasında yasaklanmıştı. Bu yasak halen devam etmekte mi ? Yasak kalktıysa güvenilir alışveriş yapabileceğim site önerileriniz nelerdir ?
 
Alıntı

Saygıdeğer forumdaşlar,
Bugün istihkak için şifremi aldım. Fakat piyasada fişek marka ve modellerinin çoğalmasından ötürü bir markadan 550 adet diğer markalardan da deneme amaçlı 50-100'er adet şeklinde 9*19 istihkakımı almayı düşünüyorum. Ürün yelpazesi geniş önerebileceğiniz bir MKE bayisi var mıdır ?
Saygılarımla
 
Alıntı

(02-02-2020, 06:31 PM)Alpayd demiş ki:
(02-02-2020, 04:51 PM)ROG demiş ki: Sayın arkadaşlar merhabalar

Aklıma takılan bir şeyi size danışmak istiyorum, aşşağıdaki linkde  Tisas  m1911 ile farklı markaların 45 lik  mermisini ateşliyor bazı markaların  mermilerini atarken namluda kovan sıkışması yapıyor  bazılarında yapmıyor nedendir acaba kovan türleriyle mi alakalı?




Sn. ROG 1911 modelleri klonlarında ve eski 1911 modellerinde bazı kronik sorunların olduğunu haliyle bunların klonlarınada geçtiğini başka bir ecnebinin kanalında öğrenmiştim. Kronik problemlerden birinin atım yatağı rampasının hayli fazla dik yapılmış olması bu sebepten ötürü hollow point ve RIP tarzı fişeklerin dolduruş esnasında veyahut ilk atımdan sonra rampadan atım yatağına kolaylık ile geçişinin sağlanamayışındandır. Ecnebiler çözüm olarak genellikle dremel vasıtasıyla atım rampasının eğimini azaltmaktadırlar. 

Videoya bakıldığında ise üç sefer tahliye problemi yaşandığı açıkça görülmekte. Ayrıca ecnebi arkadaşımız Kimber tabancasına ait şarjör ve meggar marka( tabanca ile beraber gelen) iki ayrı şarjör kullanıyor fakat videoda görülen problem tahliyeden kaynaklı şahsımca.
Şahsi fikrim şu yönde; aliminum case/aliminyum kovan fişeklerde atım yatağındaki açılma, diğer kullanılan fişeklere nazaran daha fazla oluyor. Kovan atım yatağı içerisinde hesaplanmış ölçülerden fazla açılma yapan kovam haliyle atım yatağı içerisinde takılı vaziyette kalabiliyor bu sebeple tırnak görevini tam anlamıyla yerine getiremeyebiliyor. Yorumum tamamen kendi gözlemlerim ve izlediğim videolardan kaynaklıdır. Eminim ki üstadlar yanlışlarımızı düzelteceklerdir.

Saygılar.

Bu 1911'lerde fişekten ve silahtan gene olarak bağımsız bir durumdur. 1911'in orijinal şarjör tasarımında (yani Colt'un güncel tasarımı) aşağıdaki resimde göreceğiniz üzere "magazine follower"da bir çıkıntı bulunmaktadır.

Bu çıkıntı 2 yönlü çalışır özellikle en sağdaki şarjörün konumuna bakarsanız fişeğin şarjöre oturduğu ağzın hemen önünde başladığını fark edeceksiniz. Bu boşalan şarjörde son fişeğin kovanının tahliye edilirken geri şarjöre girmesini engelleyerek bir çeşit ilave extractor (fırlatıcı) görevi görür. (Şarjör dolu olduğunda bu görevi fişeklerin kovanlarının ağzı yani crimp bölgesi yerine getirir bu nedenle 1911'lerde boş mermi maniplasyonlarında mermilerin ağızlarında deformsayon olduğunu gözlemleyebilirsiniz bu hep olmaz ancak olduğu durumlar vardır)

Aynı şekilde bu çıkıntı yine bu şarjör tasarımına göre mermilerin şarjörde belirli bir açıda durmalarına da yardımcı olmaktadır. Aftermarket pek çok 1911 şarjörünün bu followerı değişkenlik gösteriyor bu da silahtan silaha şarjöre bağlı olarak bu tür sorunların görünmesine neden oluyor.

Benim zig-1911 üzerinde çok fazla değişiklik ve iyileştirme yaptım, namlu rampasında da iyileştirme yapıldı ancak tüm bunlardan önce silahın fabrika halinde 100'ün üzerinde federal mermi attım (alüminyum bile değildi kovanlar daha basit-yumuşak bir alaşımdandı) tek bir tutukluk sorunu yaşamadım.

1911 platformunda kullanmanız gereken şarjörleri özel olarak seçmelisiniz. Ben Zig-1911'de 8'lik mec-gar (ki bunların şarjör ölçüleri ve followerı farklı tasarımdır - 1911 platformlarına jenerik olarak en uygun şarjör bildiğim kadarıyla budur hepsinde sorunsuz çalışıyor "ki colt bu tasarımda da artık şarjör üretmektedir") ve 7'lik orijinal colt (nikel) şarjörler kullandım tahliye-besleme sorunu hiç yaşamadım. (Tek tahliye sorunum var bunun da nedeni wilson-combat'ın özel üretim farklı ağırlıkta bir icra yayı kullanmamdı test amaçlı)

[Resim: Colt-magazines-1.jpg]


Forumda bununla ilgili çok fazla içerik vardır, bilgilerimin kaynağı şahsi tecrübelerim ve forumdur.

Ek not: Colt'larda inceleme fırsatım olmadı ancak tisaşlarda mermi yatağına giren fişeklerin ağızlarında ve çekirdeklerinde (atış yapılmadan gözlenebilir) deformasyon ve çekirdeğin içe doğru girmesi meydana geliyor bu da forumda konuşulmuş setlerin olması gerektiğinden geride olduğu veya atım yatağının uygun ölçüde olmaması gibi sorunların olabileceği düşünülmüştür ancak bunu ispatlayacak bir ölçümü yapamadığım gibi yapılmış bir inceeme de görmedim. Bunu alüminyum fişeklerin bir çeşit olması gerektiğinden fazla bozunuma uğramasıyla söyledim ancak durum pirinç kovan fişeklerde de geçerlidir (S&B, Fiocchi ve Geco fişeklerde gözlemledim)


Saygılarımla.
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
ErhanG, harun, waltherslv, marlinspike
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi