Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bizde olmayan silah dertleri... (Teşekkürler 6136)
#11
Arjantin, Avustralya, Brezilya ve özellikle ABD'de yer yer uygulanan "Silah Geri Satınalım" programı ile yüzbinlerce, hatta milyona varan silah devletçe geri satın alınıyor.

Toplanan silahların niteliğini;
  • Değişen yasalar çerçevesinde, artık yasadışı olan silahlar
  • Kayıtsız (ruhsatsız) silahlar, özelikleri itibarı ile kullanımı yasak olanlar (harp silahları)
  • Gönüllü olarak teslim edilenler
oluşturmuş. Hükümetler ayrılan bütçeler ile 30 ila 200 USD arası değişen bedeller ile silahları -kolluk kuvvetleri marifeti ile- geri "satın" almış. Bu programlar için milyonlaca dolarlık bütçe ayrılmış... 

Programların neticesinde suç oranlarında bir azalma olmayınca istatistikler bir daha yapılmamış (ya da duyurulmamış). 

Ya bizde? Smile Mevzuatımızda "zoralım" nimeti olduğundan böyle işlere bütçe ayrılmamış ve devlet hiç zarara uğramamış. Zaten ilke olarak; bedelini ödediğimiz silahın sadece "5 yıllık kullanım" hakkını satın alabildiğimiz, bunu uzatmamamız durumunda silahı asıl sahibine, yani devlete iade etme zorunluluğumuz olduğu için özel mülkiyetten doğan bir hakkımız da, derdimiz de yok. 

Teşekkürler 6136.

Saygılarımla.



[Resim: 6.6.15_Gun_Buy_Back_Eng_Flyer.jpg]
 
Alıntı
9 üye teşekkür etti:
heisenberg, harun, sem, lupus, Mr. Knowing, defender45acp, Ruhsuz, Sabri, ThePulchra
#12
Sayın lenduha,

Geri alım ilanı veren Santa Clara ilçesi diyelim (county) adına atılan imzalara bakar mısınız?

Bozacı Şerif Laurie ile şıracısı Cindy!

Bence iki hatun bir olup abuklamış. 

Nihayetinde, yazdığınız istatistiki sonuçlar gibi, suç ruhsatlı silahla işlenmediği gibi, suç işleyecek adam da zaten silahını teslim etmez.
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
lenduha, Ruhsuz, Ercan 45
#13
Sn harun öncelikle dikkatinize hayran kaldım. Ancak şimdi baktım da isimler de, program da gerçek görünüyor:

https://www.sccgov.org/sites/scc/Pages/G...ogram.aspx
https://www.sccgov.org/sites/d2/Pages/d2...havez.aspx
https://www.sccgov.org/sites/sheriff/Pages/admin.aspx

Adamların herşeyi masal gibi değil mi? Smile

Saygılarımla.
 
Alıntı

#14
Bizdeki derdi nimet sayan ülkelerin sayısı bir elin parmaklarını geçiyor mudur acaba ?
 
Alıntı

#15
Genelde 6136'dan şikayetçiyiz, Ülkeler bazında kısa bir araştırma yaptım. Wikipedia bu konuda bir başlık yapmış, karşılaştırmalı liste en altta görünüyor.
https://en.wikipedia.org/wiki/Overview_of_gun_laws_by_nation

Türkiye için verilen bilgilerin bir kısmı yanlış. Örneğin Can güvenliği, Kişisel Korunma gibi gerekçelerin  geçerli olmadığı belirtilmiş ki bildiğim kadarıyla doğru değil. Bu nokta dikkat çekici. Silah kültürünün gelişmiş olduğu Baltık ülkeleri veya İngiltere'de gerekçe olarak Kişisel Savunma söz konusu dahi edilmiyor. Ancak Atıcılık, Avcılık veya Koleksiyonerlik amacına yönelikse lisans alabiliyorsunuz.
Cezalar açısından bakarsak, ruhsatsız silah için, kimi ülkelerde müebbet, hatta idam'a varan cezalar var.
Listede görünmeyen komşumuz Yunanistan bize çok benziyor, ama Yivli tüfek tamamen yasak.
Kimi ülkelerde mühimmat çok sıkı kontrol ediliyor. Satın alınacak ve bulundurulabilecek av fişeği sayısında, barut miktarında, yıllık kısıtlamalar var.

Gunsandammo.com'da Silah Kanunları en iyi 10 ülkeyi sıralamışlar.
http://www.gunsandammo.com/network-topics/culture-politics-network/best-countries-gun-owners/

Bunların bir kısmında Avcılık ve Atıcılık kültürü çok gelişmiş. Ama Kişisel Savunma gibi bir kavramları yok. Yani taşıyabilmek çok zor ve nadir. Bir kısmında, örneğin Honduras'ta düzensizlik yüzünden Silah sahibi olmak kolaylaştırılmış, Amerika, Kanada gibi yerlerde ise kuruluşlarından gelen bir gelenek var. İncelediğimizde bize göre daha zor şartlar görebiliyoruz.

Amerika- Hepimiz biliyoruz, 100 kişiye 112 silah'la en çok özel silah olan ülke.
Çek Cumhuriyeti-Silah sahibi olmak kolay ancak, düzgün sicil, yeterlilik testleri, lisans gerek, Silah oranı %16.
İsviçre- Özel durumu var, vatandaşlarını milis gücü kabul ediyor, 2010'a kadar herkes mecburen silah bulunduruyormuş. Rusatsız satın alınabiliyor. Ancak kayıt tutuluyor. Sorumluluğu yüksek, Silah çalınır, suç işlenirse sahibi sorumlu oluyor.  Silah sahibi olanların oranı: % 29
Panama- Kanunlar rahat, ruhsatlı taşınabiliyor ancak Silah bulmak zor ve çok pahallı. İstediğiniz silahı değil bulduğunuzu alıyorsunuz.  Ruhsat için yapılan kontroller (kan, idrar tahlilleri dahil) aylar sürüyor.
Norveç- Silah çok yaygın, % 31. Geçerli sebep gösteren silah alabiliyor. Ancak bulundurma ruhsatı için bile poligonda eğitim ve testler gerekli.
Kanada-Avcılık ve atıcılık kültürü yğksek, Silah çok yaygın, % 24. Kişisel Savunma gerekçesi kabul edilmiyor. Kısıtlamalar var. 4.1 inç'ten kısa namlu tabanca, 5'ten fazla şarjörlü yarım otomatik tüfek ve 10'dan fazla tabanca şarjörü, yasak. Kısa namlu tüfekler sadece poligonlarda kullanılabiliyor. silahlar sadece boş olarak muhafaza edilebiliyor.
İsveç-Silah çok yaygın. %31.5. Ancak Kişisel Savunma gerekçesi kabul edilmiyor. Avcılık ve Atıcılık için yoğun eğitim, testler gerekli. En fazla 6 tüfek, veya 10 tabanca veya 8 adet karışık için lisans veriyor.
Sırbistan-Her tür silah için lisans veriliyor, ancak bir kere reddedilirse bir daha alamıyor. Yılda 60 mermi istihkak var. Doldurmak yasak. Silah oranı % 16
Finlandiya- Avcılık kültürü yüksek, Kişisel savunma hariç gerekçelerle lisans almak kolay, ancak kilit altında muhafaza gerekiyor. Silah oranı % 13.
Honduras- Silah almak kolay, ama ülke dünyada en çok cinayet işlenen yer. Silah ve cephane kontrollu satılıyor ama ruhsatsız 850.000 silah varmış. Ruhsatlı silah oranı nüfusa %2 civarında.

Her ülkenin kültürüne göre faklılaşmalar görülüyor. Silaha sıcak bakan Avrupa ülkelerinde İsviçre haricinde Kişisel Savunma, Silah sahibi olma sebebi sayılmıyor. Dolayısıyla taşımak yasak. Silah sahibi olmanın gerektirdiği bürokrasi, eğitim, kontrol  gibi şartlar bu ülkelerin bazılarında bizden çok ağır.

Bizdeki temel sorunun ekonomik olduğunu düşünüyorum. Silah edinmek ve sahipliği devam ettirmek bizde birçok ülkeden yüksek maliyetlere mal oluyor. Bu da haliyle birçok kişi için caydırıcı oluyor. Ruhsat harcı ödenemediği için satılan silahlara hepimiz şahit olmuşuzdur. İlk alındığında, gönlün istediği bir ithal silahın maliyet olarak, Dünya piyasasındaki değerinin 5-10 misli mertebelerde olması ülkemizde silah sahibi olabilmenin önündeki bence en büyük engel olarak görünüyor. Bu da Devlet'imizin takdiridir. Bu şekilde her canı isteyenin Silah sahibi olması kısıtlanıyor. Veya Yerli'ye yöneliyor, ekonomiye katkıda bulunuyor.
Av tüfeği ruhsatı ise birçok ülkeye göre ülkemizde çok daha kolay alınıyor. Silah sayısında kısıtlama yok. Ruhsat bedeli komik bir rakam. Nüfusa oranla yüksek oranda Silah sahibi olan Baltık ülkeleriyle karşılaştırdığımızda biz çok daha iyi durumdayız diyebilirim. İthal tüfeklerde maliyet ise yine sorun.
Öte yandan, yedek parça, aksesuar ve uzman işçiliğin bulunmaması, veya çok pahallıya mal olması da  yine ekonomik sorunun uzantısı olarak silah sahibi olduktan sonra karşımıza çıkacaktır.
Doğal olarak insan şartlarını en iyisiyle karşıaştırıyor, ama Amerika ile karşılaştırma gerçekçi olmaz ve bizi hep mutsuz edecektir.
Sonuç olarak söyleyeceğim, ben atasözlerimize çok değer veririm, derin bilgi ve tecrübe içerirler. Bu yüzden 'Parayı veren, düdüğü çalar' diyerek bağlayayım.
Nitekim, Satın Alma belgemi alırken, laf arasında 'İyi tüfek bulamıyorum' dediğim görevli Polis memurunun, 'Sen paradan haber ver' cevabı da bunu doğrulamaktadır.
Saygılar
 
Alıntı
29 üye teşekkür etti:
heisenberg, mtaner55, Sabri, PersonalDefence, hevesliamator, hunter 12, sem, Yasin06, husrev, Tongel, asuspc, kuzeybuzulu, iso, TTD, harun, madenci08, osman08, şekerlioğlu, alone61, pasa_7676, LAMRETOEJ, usame, defender45acp, Murata, Yaşar Engin, Gazanfer, ismicey, lupus, ThePulchra
#16
Sn Ahmet Özalp,

Bu kısa araştırmanızda istatistik hataları mevcut. Guns&Ammo bir popüler dergi ve bu konuda verdiği bilgilerden bir kısmı doğru görünmüyor. http://www.gunpolicy.org/ sitesinde referanslı bilgilere erişebilirsiniz.

Yazınızın tümünden "pahalılık dışında şikayet edecek bir şey yok" anlamını çıkarıyorum. Epey de takdir görmüşe benziyor.  Haketiğimiz yasalara sahip olduğumuz bir gerçek.

Diğer taraftan yanyana koyduğunuzda yarımız/çeyreğimiz etmeyen ülkelerdeki daha kötü yasalar ile, Türkiye'nin kıyas edilmesini anlamlı bulamadım. Örneğin düne kadar Avrupa'nın göbeğinde soykırıma bulaşan Sırbistan'daki silahlanma oranı %38 iken (%16 değil), jeopolitik/tarihsel, kültürel olarak kıyas bile edilemeyeceği ülkemizdeki oran %12'dir (buna av tüfekleri ve ruhsatsız silahlar da dahildir). Üstelik gelecekte kapı komşusuna kullanma ihtimali yüksek Sırp halkına senede 60 fişek de az değildir.

Avrupa ülkelerindeki durum da okuduğunuz makalelerdekinden farklı olabilir. Almanya'nın sivil silahlanma sıralamasında 4. ülke olduğu gerçeğini hatırlatmak isterim (%32 ve neredeyse ülkemizin 3 katı silah). Keza Fransa, Avusturya gibi "görmüş geçirmiş" ülkelerin silahlanma oranı da bizden yüksektir. Avrupa ülkelerinin hiçbirinde de silah "taşımak yasak" değildir, sadece bir takım regülasyonlara bağlıdır.

Ancak böyle dediğinizde de birileri çıkıp "e bizim millet de eğitimsiz" deyiveriyor. Mesele de o işte: Eğitimli adamın günahı ne? Sen öyle bir yasa çıkar ki o silahı bir şekilde muhtar seçilmiş magandanın belinden alsın, silahlı saldırıya uğrayan doktorun, rektörün beline soksun. Keşke silah sahibi olmanın gerektirdiği bürokrasi, eğitim, kontrol  gibi şartlar bizde Avrupa'dan çok daha ağır olsa ama hakkını da verebilse...

Lütfen alınmayın, yukarıda yadıklarınızın çoğuna ve özüne şimdilik katılamıyorum. Araştırmaya ve konuyu derinlemesine eşelemeye mahir biri olduğunuzu da -önceki paylaşımlarınızdan- çok iyi biliyorum. Bu noktada yapacağınız olası ek değerlendirmelerin daha sağlıklı sonuçlar getireceğini ve itiraz kabul etmeyeceğine inanıyorum.

Şimdilik tek sıkıntının silahı 5-10 misli fiyatlar ile satın almak olduğunu da sanmıyorum. O silahın 5 yıllık kullanım hakkı ödenmediği takdirde alıkonulmasının en temel "mülkiyet hakkı"na aykırı olduğunu söylüyorum. Aynı silahı profiline, eğitimine, tehlike durumuna bakmaksızın sadece katalogda geçen meslek gruplarının taşımasına izin veren yasanın eksik olduğuna dikkat çekmek istiyorum. 10 misli fiyata aldığı  "bulundurma" ruhsatlı tabancasını izinsiz evraksız, kapalı kutu içinde bile kapının dışına çıkartmayan yasanın garabet olduğunu düşünüyorum. Hereyden öte mevcut yasalarımızın oluşmasına ve devamına neden olan anlayışın, en azından ne olduğuna dikkat çekmek istiyorum.

Saygılarımla.
 
Alıntı
12 üye teşekkür etti:
hevesliamator, Red Kit, tirendaz, sem, Ahmet Özalp, usame, Sabri, iso, Yaşar Engin, DaRkNeSs-, lupus, ThePulchra
#17
(06-07-2017, 03:17 PM)lenduha demiş ki: Yazınızın tümünden "pahalılık dışında şikayet edecek bir şey yok" anlamını çıkarıyorum. Epey de takdir görmüşe benziyor.  Haketiğimiz yasalara sahip olduğumuz bir gerçek.


Ancak böyle dediğinizde de birileri çıkıp "e bizim millet de eğitimsiz" deyiveriyor. Mesele de o işte: Eğitimli adamın günahı ne? Sen öyle bir yasa çıkar ki o silahı bir şekilde muhtar seçilmiş magandanın belinden alsın, silahlı saldırıya uğrayan doktorun, rektörün beline soksun. Keşke silah sahibi olmanın gerektirdiği bürokrasi, eğitim, kontrol  gibi şartlar bizde Avrupa'dan çok daha ağır olsa ama hakkını da verebilse...


Şimdilik tek sıkıntının silahı 5-10 misli fiyatlar ile satın almak olduğunu da sanmıyorum. O silahın 5 yıllık kullanım hakkı ödenmediği takdirde alıkonulmasının en temel "mülkiyet hakkı"na aykırı olduğunu söylüyorum. Aynı silahı profiline, eğitimine, tehlike durumuna bakmaksızın sadece katalogda geçen meslek gruplarının taşımasına izin veren yasanın eksik olduğuna dikkat çekmek istiyorum. 10 misli fiyata aldığı  "bulundurma" ruhsatlı tabancasını izinsiz evraksız, kapalı kutu içinde bile kapının dışına çıkartmayan yasanın garabet olduğunu düşünüyorum. Hereyden öte mevcut yasalarımızın oluşmasına ve devamına neden olan anlayışın, en azından ne olduğuna dikkat çekmek istiyorum.

Saygılarımla.

Sn lenduha, arkadaşımız birşeyler araştırmış, ortaya bir çalışma koymuş bizde kendisine teşekkür etmişiz. Sizden icazet almadan teşekkür ettik diye biz garibanları aşağılamayın lütfen. Kapasitemiz bu kadar demek ki, sizin gibi hayatı siyah beyaz değerlendiremiyoruz. Yazı içinde katıldığımız yerler olabileceği gibi, katılmadığımız yerlerde var muhakkak. 

İkinci paragrafta muhtarlarla ne alıp veremediğiniz var anlamış değilim. Yazınızdan muhtarlara matematik-fizik öğretsek problem çözülüyor anlıyorum çünkü verdiğiniz örnekte doktor, rektör gibi akademik eğitim gören kişilerden bahsettiğinize göre, ki bunlar da silah kültürü ve kullanımı üzerine bir eğitim almadığından bu sonuca varıyorum. Yıllardır forumu takip ederim eğitimden kastedilenin bu olduğundan ciddi şüphem var.

Son paragrafta ki çoğu fikrinize katılmakla beraber bence kanunların, adaletin, istihbaratın ve güvenlik güçlerinin iyi çalıştığı bir ülkede silah taşıma (tabanca, yivli tüfek) hakkı çokta ehveni şer değil. Ama bu silahlara bulundurma hakkı verilip, poligona daha rahat bir şekilde götürülmesi gerekir. Tabanca konusu vahim olsa da yivsiz konusunda bence iyi durumdayız, forumda kaç kişi bu fişek fiyatları ile düzenli pratik yapıyor orası da ayrı bir muamma.

Maalesef gördüğünüz üzere sizin hem benimsediğim hem de karşıt olduğum fikirleriniz var ama hakettiğiniz birşey olduğunu düşünmediğimden teşekkür edip etmeme konusunda karar veremedim. Ama nezaketen bir fikriniz var diye ben yinede teşekkür ederim.

Saygılarımla
 
Alıntı
6 üye teşekkür etti:
hevesliamator, lenduha, Ahmet Özalp, usame, iso, Yaşar Engin
#18
Sn Ahmet Özalp'ın yazısındaki katılmadığım noktaları, kendilerine nedenlerimi ekleyerek ilettim. Elbette ki bunu, getirdiğim eleştirinin şahıslarına değil, görüşlerine yönelik olduğunu bileceklerinden kuşku duymadığım için yaptım.

Bunlar dışındaki had bildirme mesajlarının kimseye bir katkısı olmayacağına eminim.

Bir yanıt olsun istemiyorum, ancak yukarıdaki yazdıklarımdan muhtarlar ile bir sıkıntım olduğunu çıkarabilen, Sn. Ahmet Özalp'in yazısına teşekkür eden değerli forum üyelerini -zinhar- aşağıladığımı düşünen başkaları olur ise peşinen özür dilerim. Hak edip etmediğinin hesabını yapmadan, nezaketen Sn sem'den de özür dilerim.

Saygılarımla
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
Ahmet Özalp, Sabri, iso, Yaşar Engin
#19
Sayın Lenduha,
Araştırma benim de çok içime sinmemişti, Türkiye ile ilgili yanlış bilgileri görünce diğerlerinin de yanlış olabileceğini düşünmüştüm. Başka ülkelere kıyasla durumumuzu merak ediyordum, Vardığım kanaat çok ta kötü durumda olmadığımız oldu. Yazımda paylaşmak istediğim anafikir buydu.
Diğer yandan yazdıklarınızın hepsi mantıklı ve katıldığım şeyler. Yasalarımızın eksik yönleri TBMM'de görüşülerek KHK'larla gereğine göre geliştiriliyor. Sanırım Muhtar'lar da bu şekilde bazı haklara kavuştular. Belli mi olur, yarın gerek görülür, Milli Sporculara, Askerliğini Komando yapmışlara, veya ne bileyim Üniversite Mezunlarına şamil bir KHK çıkar, belki bize de piyango vurur Smile
Şaka bir tarafa, bunun için konunun görüşülmesi ve üzerinde toplumsal bir kanıya varılarak Milletvekillerimizce teklif edilmesi gerekiyor. Sayın Sem'in dediği gibi, evet, Tabanca değil ama Yivsiz tüfek konusunda rahatız. Cüzi rakkamlara Ruhsatlı bir Yivsiz sahibi olmak, gereken şartları haiz herkes için  kolay sayılır. Diğer tarafta Basın'da 'Pompalı dehşeti' haberleri eksik  olmuyor.
Umarım bizTabanca'da kolaylık beklerken, Yivsiz sahibi olmanın önüne zorlaştırıcı engeller gelmez.  Çünkü olursa bu Eğitim, Kurs, Test ötesinde, korkarım  öncelikle Ruhsat Bedeliniin arttırılması yönünde olacaktır.  
Yasa koyucu toplumsal teamüllere göre gerek gördüğü Kanun'ları yapar. Bu yeni haklar olabileceği gibi, kısıtlayıcı şartlar da getirebilir. Silahseverler olarak bize düşen çevremize anlatarak Siilah kültürünü tanıtmak ve oluşmuş kötü imajın değişmesine yardımcı olmaktır düşüncesindeyim.
Örneğin, ODTÜ Fizik Bölümünde Öğretim üyesi bir arkadaşım, gıyabımda benim Silahlara merak sardığımı öğrenip hakkımda çok olumsuz düşünmeye başlamış iken, karşılaştığımızda Fişek doldurduğumu, ve bunları test ettiğimizi, Kronograf'la hız ölçümleri yaptığımızı duyunca, bütün önyargısı değişti ve olaya pozitif bakmaya başladı.
Silah ana fonksiyon olarak öldürmeye yönelik bir makina olduğu için, Silah sahipleri Potansiyel katil olarak algılanıyor. Silahın öldürme ötesinde, bir kültür, hobi, ve yerine göre bir kişisel  savunma mekanizması olduğunu anlatmalıyız.

Saygılar
 
Alıntı
6 üye teşekkür etti:
lenduha, Sabri, Yaşar Engin, wubıh, DaRkNeSs-, lupus
#20
Aslını ararsanız kompakt bir pompalı Türkiye'de edinilecek en iyi silah. UTS 15 diyeceğim. 2600 TL fiyat çekmese. Boyu 70 santimi geçmeyen 3 kilonun altında bir pompalı, 25 TL harç parasıyla mükemmel. Arabanıxda hatta çantasında olması kaydıyla yanınızda taşıyabiliyorsunuz. Ve 6136 size işlemiyorSmile)
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi