Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YİVSİZ TÜFEKLERDE BAKIM
#11
(29-12-2016, 11:20 PM)Kanuni demiş ki: Yerliye güvenir veya güvenmezsiniz.  Yukarıda bahsettiğim hususlar için farklı görüşleriniz de olabilir.  Ancak, sanıyorum ki belirli bir atım yapmadan silaha güvenmemek, (yukarıda da bahsettiğim gibi, benim için bu atım adedi 800-1000'dir), platforma aşina olup, sorun ortaya çıkmasa bile olası sorunlara baştan hazır olmanın faydalı olacağı konusunda çoğu forumdaşım ile hemfikir olduğumuzu düşünüyorum.

Sayın Kanuni,

Uçaklarda, helikopterlerde bazı parçalar belirli uçuş saati sonrası hiçbir sorunu olmasa bile yenisi ile değiştirilir. Acaba ateşli silahlarda (irca yayı, iğne vb... ) hareketli parçaların, belirli bir atım sayısı sonrası sorun olmasa bile değiştirilmeleri gerekir mi? Yoksa arıza yapmasını mı beklemeli?

Saygılar
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
tsuba
#12
Sn.Hocam,

Bu sorunuzun cevabı malzemenin yorulma karakteri ile ilgilidir. Şöyle ki, malzemenin maruz kaldığını gerilmeleri ve elinizdeki malzemenin özelliklerini biliyorsanız; belirli bir emniyet katsayısı ile kabaca bir tahminde bulunabilirsiniz.

Sizin sorunuzun en kestirme cevabı; yayları gerilimleri azalmaya başladığında, metal parçaları ise üzerinde rodaj sonrasında oluşan alışma durumu hariç vuruntular başladığında değiştirmeniz olur.

Ancak iğne-gövde-namlu-mekanizma-tetik grubu gibi parçaların tüfek ömrü boyunca dayanım gösterecek şekilde tasarlanmış olması gerekir. Ancak her zaman olduğu gibi ihtiyatı elden bırakmamak adına yedekleyebildiklerimizi yedeklemek iyidir.

Selamlar.
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
Sabri, tirendaz, lupus, alpago
#13
Değerli forumdaşlar şöyle bir şey buldum.

Military Spesification standardı gereksinimi Mil S-3443G e göre 3000 ticari 70 mm atımı veya 00 buckshot ( olin corp. military olan mı bilemiyorum) atışını servis dışı kalmadan parça kırımı olmadan, en fazla 3 defa malfunction olması şartı aranıyor. Aynı şartnamenin geri kalanında süngü takılması ile ilgili standarda değinilmiş.

Üyemiz de bu kriteri kendince uyarlayarak 3000 atımı kişisel kriter olarak belirlemiş olması muhtemel diye düşünüyorum.

Saygılar.
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
Gravis_Pro, demirci57, PersonalDefence, lupus
#14
Sn. cnrabt
Bu konuya müsebbib Sn. türkmenoğlu maalesef banlanmış, ancak yivsiz tüfeklerle ilgili yazı ve deneylerini severek takip ediyordum. Akdaş denemelerinde hiç temizlik yapmadan problemsiz 1700 atım yapabildiğini paylaşmıştı. Hatasız 3000 atım sonrası parça değişimi ile rüşdünü ispat eden yerli kötü gün dostu olarak ayrılabilir demişti. Şahsen ben 1500 tl tüfek 4000 tl fişek kötü gün dostu Benelli alırdım. Ama 3000 atimin vereceği keyiften mahrum olma, Benelli süs mü olacak... vb pek cok soru sorulabilir. Ben de bu kriteri kişiselleştirdiği kanaatindeyim.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
cnrabt, lupus
#15
Ben tüfeklerimi her atış sonrası temizliyorum. Bu ağırlıklı namlu içi kurşun temizliği oluyor. Temizlemeden kaç atım yapacağını hiç merak etmiyorum. Her şekilde namluda kalacak kurşunun, bir süre sonra yüksek basınca, gerilmelere ve eninde sonunda zarara sebep olacağını biliyorum. Dolayısıyla sürekli bakımlı tutmayı tercih ediyorum. Zaten her sefer temizleyince daha kolay ve çabuk oluyor.

Namluyu harbilemek için mutlaka ayırıyorum, Bakır tel harbi kullanıyorum ancak ileri geri yapmadan kurşun temizlenmiyor. Halbuki okuduğum tüm anlatımlarda atış yönünde, yataktan ağıza doğru harbilemek öneriliyor. Ama bu şekilde pratikte mümkün değil, Gunslick köpük vs fayda etmiyor. .Mekanik temizleme metotları kullanılan araçlar daha yumuşak malzemelerden olsa bile mutlaka bir miktar aşınma yapacaktır, bu yüzden kullandığım fişekleri  kontrol ederek kurşun sıvaşmasını dolayısıyla mekanik aşınmayı ve bakım için harcanan zamanı azaltmaya çalışıyorum.

Diğer kısımları bezle temizleyip hafifçe yağlayıpfazlasını silip bırakıyorum. Gaz pistonundaki biriken kurşunu mutlaka temizleyip, içini, yuvasını siliyorum. Yatağı parmağımla kapatıp, namludan üfleyerek, gaz kanallarını temizliyorum.

İnertia sistem daha kolay oluyor, Benelli M3 için toplamda 15-20 dakika, Beretta 1301 için ise,1 saatten fazla zaman harcıyorum. Aynı kurşunları attığım halde, sanki Beretta 1301'İn namlusu M3'ten daha fazla kurşun topluyor. Bunun mantığını anlıyamadım. Belki bana öyle geliyor ama namlu temizliği nerdeyse yarı yarıya daha az zaman alıyor.

Kılıflar açık duruyor, bir kaç günde bir mutlaka pratik amacıyla çıkıp havalanıyorlar. Kılıf ancak araçta gideken kapanıyor.

Çalışan parçaların metal yorgunluğu ve kırıma uğrama süreleri, atılan fişeğin gramajına göre değişebilir. Herhalde 3000 adet ağır dolu, aynı adette 24 gm dan daha fazla etki yapacaktır. Ben 30-31 gm dan ağır kurşun atmıyorum. Genelde 29 gm. oluyor.

Yedek parça, iğne yay vs. alayım diye düşünmedim, herhalde kırımsız 5-10.000 atım yaparlar, o zaman kadar da ben elimi zaten çekerim bu işlerden.

 Saygılar
 
Alıntı
7 üye teşekkür etti:
sem, foottwo, heisenberg, PersonalDefence, şekerlioğlu, lupus, Dr.Oz
#16
(09-05-2017, 06:00 AM)Ahmet Özalp demiş ki: Aynı kurşunları attığım halde, sanki Beretta 1301'İn namlusu M3'ten daha fazla kurşun topluyor. Bunun mantığını anlıyamadım. Belki bana öyle geliyor ama namlu temizliği nerdeyse yarı yarıya daha az zaman alıyor.

Yivsiz namlularının iç çapları tam olarak birbirinin aynısı değildir. Yani 12 Ga namlusu, marka modele göre küçük çap farklılıkları gösteriyor. 1301'in namlusu M3'e göre daha darsa sıvaşma fazla oluyordur.
 
Alıntı
7 üye teşekkür etti:
cem321, Sabri, Ahmet Özalp, şekerlioğlu, lupus, alpago, Dr.Oz
#17
Sayın Harun,
Kumpas ile Benelli M3 18.27, Beretta 1301 ise 18.26 mm gösteriyor. Ölçüm çok hassas olmamasına rağmen, aradaki fark çok küçük, ve sanırım bir etkisi olmaz. Ancak bu ölçüler namlu çıkışında, (Benelli mobil şoklu) dolayısıyla fişek yatağından itibaren namlu boyunca kesitte daha belirgin farklılık olabilir. Bunu belirlemem ise mevcut aletlerle mümkün değil.
Artık böylece kabulleniyorum.Smile  Sayın Gunman'in tavsiyesiyle bundan sonra, 66 cm, mobil şoklu namluyu Saçma atışı için, 46.5 cm, Kaval namluyu ise, tek kurşun atışı için kullanacağım.

DÜZELTME: Kumpasla iç çap ölçmek dikkat gerektiriyor. Aslında Numaralı Malafa ile ölçmek gerek, 1301'i tekrar ölçüp farklı değer bulunca, namluyu çizme pahasına tekrar daha sağlıklı ölçüler aldım. Beretta 1301, 18.60 mm Benelli M3 CYL Şok çapı ise 18.60 mm olarak görünüyor.
[Resim: 18902962_10155343771293659_287478087_n.jpg]

[Resim: 18902845_10155343771348659_1465691094_n.jpg]
Saygılar
DÜZELTME: Görünen o ki her iki namlu da Beretta ve Benelli tarafından 18.60 olarak veriliyor. Beretta 1301'in namlusunda 18.6 diye yazmışlar.
 
Alıntı

#18
(12-05-2017, 04:21 AM)Ahmet Özalp demiş ki: Sayın Gunman'in tavsiyesiyle bundan sonra, 66 cm, mobil şoklu namluyu Saçma atışı için, 46.5 cm, Kaval namluyu ise, tek kurşun atışı için kullanacağım.

Doğrusu da bu... Üstad gereken tavsiyeyi vermiş zaten.
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
Ahmet Özalp, tirendaz, Sabri, lupus
#19
Az önce şu linkteki kaydı seyrettim=>







Görüntülerde tüfek parçalara ayırdıktan sonra tetik grubu, bolt, yaylar ne varsa bir kabın içine koyup üzerine kaynar su dökerek temizlik yapılıyor. Yanlış anlamadıysam bunu yapma nedeni silah üzerindeki yağı ve kiri temizlemek. Yorumlarda her türlü silah için bu temizliğin uygun olup olmadığını soran bir kişiye, tekniği dedesinden öğrendiğini ve 2. Dünya Savaşında askerlerin silahtaki yağları temizlemek için bu yöntemi kullandığını belirtiyor.

Stoeger M3000 gibi pas konusunda bir çok eleştiri alan bir tüfeğe bu tür bir temizlik uygun mudur?

Saygılarımla.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
tsuba
#20
Böyle videoları samimi buluyorum. Çocuğunu döve-pataklaya seven ebeveynlere benziyorlar. 

Ancak polimer parçalar için sıcak su ne kadar sağlıklı olur bilemiyorum. 

Yağlı ve inatçı artıklar için önerim, BİM'de satılan Güldal marka yağ sökücü. Ucuz ve inanılmaz etkili. Fabrikada amansız bir şekilde yağlandığından elimi-ayağımı siyaha boyayan Barak BR36'mın dış yüzeyini silmiş, ve çok memnun kalmıştım. Elektronik aletlerde de senelerdir kullanıyorum. Mutlaka zararsız değildir ancak kaynar su kadar olmadığına eminim.

Saygılarımla.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Karacula
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi