Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol


Anket: Yivsiz Tüfeğinizi hangi sıklıkla temizlersiniz*
Her atıştan sonra
Belirli sayıda atıştan sonra
Her 30-45 günde bir
Senede bir-iki
Temizliğe gerek duymam
[Sonuçları Göster]
 
 


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yivsiz Tüfeğinizi hangi sıklıkla temizlersiniz?
#11
Her ne kadar her doktrin atış günü sonunda silah temizlenir dese de "Duruma göre"  olayı gerçekten ben ve etrafımdaki atıcılar için çok daha geçerli. Avcı çevreden sebep o yada bu şekilde silah kullanan insanların alışkanlıklarını gözlemliyorum.

Yakın bir arkadaşım belki 10 senelik  yarı oto gazlı Akkar tüfeğini bir keresinde bir av sezonu sonunda ben temizlemiştim de içinden katranlar kalıplaşmış kirler ve dal parçaları çıktı. Geçen gün de uzatma şoku takabilmek için kaynamış mevcut şokunu güç bela söktükten sonra yahu dur şu tüfeğe el değmişken temizleyim demiş ve tüfeği geri toplayamamış. Smile Benden rica etti kendisini dertten kurtardık. Adam o derece silahını tanıyor yani. Ne var ki ben 24 gram fişeklerin bazıları dışında daha çalışmam dediğini görmedim.

Benim için "duruma göre" olayında 1. Tüfek dede yadigarı eski kırma namlu: Namlu boyasının ve içinin benden kaynaklanmayan bazı saklama hatalarından dolayı oluşan küçük küçük paslanmaların daha da ilerlememesi için atış yapsa da yapmasa da her gezintiden sonra yada en az ayda bir temizlik artı koruma yağı bakımı yaparım.

2. Tüfek Akkar slug kırma namlu. Bu tüfeğimi sıklıkla ıslak ormanda yada yaz sonu bıldırcın avlarında terli ellerle kullandım namlu boyasının berbat olmasından dolayı atış yapmasam da namlu dışını kendim sakal traşı olduğum kadar temizlemişimdir. Yoksa her silmede beze bulaşan turuncu lekeler çıkarmak için bayağı bir keselemek gerekiyordu. Yapışkanlı kamuflaj bantla kaplayarak sorunu bir hayli çözdüm. .

3. Tüfek Sarsılmaz gazlı yarı oto: Her ne kadar yakın bir tarihte  artık envanter dışı kalmışsa da bu tüfeğimin gazlı sisteminden dolayı hemen her atıştan sonra temizlenmezse daha sonraları birikimden dolayı temizlik işi gerçekten zor oluyordu. Uzun bir süre temizlemediğimde   şok namluya kaynamak üzereyken zor kurtarınca her atım sonrası temizliğe şok ve şokun girdiği yuvayı da dahil etmiştim.  Neme maruz kalan namlu dışı Akkar kadar olmasa da dayanımı çok yoktu onu da kamuflaj bantla kaplayarak çözüm bulmuştum.

3.Tüfek Benelli M2 kinetik sistem: Temizlik yönünden sistemi sebebiyle en sıkıntısız tüfeğim. Hava şartlarına maruz kalmadıysa farklı zamanlarda yapılan birkaç yüzlük  atış seansını temizlik olmadan gittiğim de olmuştur.Eğer boş vaktim olursa temizlerim şeklinde bir yapıya ve boya olarak dayanıklıığa sahip. Ne kadar az atım yapsa da doğa  şartlarına maruz kalırsa en çok ertesi günü temizlerim. Örneğin ördek avına  gittiğim son 4 haftadır her gelişimde detaylı temizlik yapmak icab etti. Çünkü içine kadar çamur ve göl suyuna maruz kaldı hep.

[Resim: IMG_6633.png]




[Resim: IMG_6623.jpg]

 Hatta o kadar ki Benelli'nin bu halini görse İtalya da ambargo koyar diye gülüşmemize yol açar hep. 
 
 Hasılı kelam çok takıntılı olmamakla birlikte "duruma göre"...

 Saygılar.
 
Alıntı
15 üye teşekkür etti:
Xlll, alpago, Sabri, 1905sss, Yasin06, Gravis_Pro, heisenberg, Kara45, lupus, harun, kaan han, lenduha, ilksurfer, tirendaz, xeorx
#12
Sn.cnrabt , sizi çok iyi anlıyor ve katılıyorum .

Benelli M4 ümü en son temizlediğimde tetik tertibatı dahil bir çok yerinden sararmış otlar ve toprak çıktı . Bir önceki temizlik ilkbahar da yapmışım demekki . Smile

Yoğun poligon eğitiminde, 300 veya 400 atışta bir . Kış aylarında ,domuz avında ,sağnak yağışa maruz kaldıysam ve saha şartarından çamura maruz kaldıysa , av dönüşü temizliğini yaparım . Silahın Hakkı'nı vererek kullanmak ,diyorum ben bu duruma .  Smile
 
Alıntı
9 üye teşekkür etti:
alpago, cnrabt, Sabri, 1905sss, asuspc, LAMRETOEJ, Gravis_Pro, bilhan, Kanuni
#13
Hiç atış yapılmasa, zorlu şartlara ve çevresel etkenlere maruz kalmasa da, ateşli silahların birbirine temas eden yüzeylerinin arasına sızan kimyasal ve tortular, korozyona neden olan faktörlerden birisidir. Hiç atış yapılmadan, kılıfında muhafaza edilmiş o kadar çok korozyona uğramış, soğuk bir odadan, sıcak odaya geçip, tekrar soğuk odada üzerinde kalan terle muhafaza altına alınmış veya kasada saklama şartlarına uyulmadan kasada muhafaza edilip korozyona uğramış o kadar çok silah gördüm ki. Kullandığınız koruyucu yağın bile zamanla pH değeri değişip silahta korozyona neden olabilir. Dolayısı ile lütfen, atış yapsanız da, yapmasanız da, silahlarınızı kullanma kılavuzlarında belirtilen aralıklarla temizleyip yağlayınız. Önerilen aralıklarla işinin ehli bir silah ustasına kontrol ettiriniz.
 
Alıntı
15 üye teşekkür etti:
Sabri, Gravis_Pro, Xlll, alone61, cnrabt, alpago, mehmetstar, Kara45, lenduha, şahin44, Mechul, kuzeybuzulu, Kanuni, ilksurfer, ducak
#14
İlginç, Sn. cnrabt ve Sn. XIII'ün bahsettikleri sararmış ot (hatta daha çok yanmamış sigara tütünü benzeri) kirler 800 küsür atımdan sonra söktüğüm tetik mekanizması ve dipçik bağlantı nahiyesinde epeyce mevcuttu. Ancak bu tüfek poligon dışında kullanılmadı ve hiç yere bırakılmadı... Fişekle ilgili bir kalıntı olma ihtimali var mıdır?
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
cnrabt, Sabri
#15
Sayın lenduha, bu bahsettiğiniz bariz olarak barutun yanmamış kalıntısı yani cüruf denilen kısımdır. Gazlı tüfeklerde genelde tetik mekanizmasını sökünce arkalarda tam dediğiniz yerlerde olurlar. Karşılaştığım durumlar genelde resize etmediğim fişeklerde sıkışma yetersizliğinden dolayı sağlanamayan tam yanma,ayrıca parmağıma temas edip nem aldığını düşündüğüm taneciklerdi. Geçenlerde beraber dolum yaptığımız bir arkadaşım kısa namluyla mke tip 1 barutuyla doldurduğu fişekte atış sonrası çok cüruf kaldığını belirtmişti. Bilinen modern barutların 56 cm.lik namlularda sağladığı tam yanmanın sizin kısa namlulu tüfeklerde belki sağlanamadığından yanamamış ama renk değiştirmiş pulların gaz tahliye deliklerinden bir şekilde mekanizma arkasına itiliyor olabileceğini sadece tahmin ediyorum.

Kullandığınız fişekleri temizlemeden önce geriye dönük hatırlarsanız belki bir karşılaştırma yapabilir tam yanış sağlayamayanları bulabilirsiniz.

Ancak bunlardan bağımsız olarak, yere konan tüfeklerde dal ot yaprak parçaları da çıkar. Benim ve sayın XIII ün bahsettiği daha çok bu dediğim olmalı.

Saygılar.
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
lenduha, Sabri, Xlll, tirendaz
#16
Soruyu doğru anladığımı düşünüp 30-45 gün aralığında bir şeklinde cevap verdim. Malum eğer avcı değilseniz İstanbul'da hem de Avrupa yakası gibi bir yerin ortasında atış yapmak için pek bir alternatif yok. Tüfeklerin atış için senede yalnızca 2-3 kere çıktığını düşünürsek bu aralık bana az geliyor. Bu sebepten ötürü her atıştan sonra ve düzenli olarak ayda bir olarak cevap vermem daha uygun olur.

Saygılar...
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Xlll
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi