Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol


Anket: Yivsiz Tüfeğinizi hangi sıklıkla temizlersiniz*
Her atıştan sonra
Belirli sayıda atıştan sonra
Her 30-45 günde bir
Senede bir-iki
Temizliğe gerek duymam
[Sonuçları Göster]
 
 


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yivsiz Tüfeğinizi hangi sıklıkla temizlersiniz?
#1
[Resim: Tfek%20Temizlik_zpsmnakpnnr.png]

Yivsiz av tüfeğinizi ne sıklıkla temizlersiniz sorusuna en çok alacağınız cevap "Duruma göre" olabilir.

Uçar avına süperpoze tüfeğiyle gidip bir hafta içinde hiç temizlik yapmadan  2-3 bin atım yapan avcının hikayesini de okuyabilirsiniz, yarı-otomatik tüfeğini 300 atımda bir temizleyen atıcıyı, ya da  bir kaç turda bir tüfeğini temizleyen skeet atıcısını da...

Hangisi doğru? Hangisi yanlış? sorularının cevabıdır "Duruma göre"

Benim kişisel uygulamam; yarı-otomatik tüfeğime her atıştan sonra namlu ve piston temizliği, ayda bir genel temizlik şeklinde.

Yeni kullanıcıların temizliğe başlamadan önce silahın el kitapçığını okumalarında fayda var. Yeni kullanıcıların en çok düştüğü hata fazla yağlamaları. aslında hareket eden mekanik kısımların çok az kaydırıcı yağ ile yağlanması yeterli. Silahın diğer kısımlarının temizlik sonrası kurulanması gerekir.

Her yağ tüfeğin her bölümü için uygun düşmez. Metal kısımları temizlediğimiz yağlar, ahşap kısımlarda kullanılmaz, çürümesine, cilasının bozulmasına neden olurlar.

Pompalı ve kinetik tüfeklerin, gazlı sistem tüfeklere göre daha az sıklıkla temizliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Bu konuyu açmamdaki neden, bir arkadaşımızın bu soruyu sorması, yaptığım araştırmalarda ise her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğunu saptamamdı.

Üstatların katkısı ile idealini yakalayacağımızı düşünüyorum.

Saygılarımla
 
Alıntı
16 üye teşekkür etti:
PersonalDefence, kurtcebe88, fbalun, Gravis_Pro, LAMRETOEJ, mfarukarikan, lotus72, Xlll, fuat_61, aseyhan, lenduha, Gazanfer, cnrabt, 1905sss, Dr.Oz, KaanY34
#2
Konu için teşekkürler Sabri Bey benim gibi birçok acemi faydalanacaktır.
 
Alıntı

#3
Sn. Sabri,

Üzerinde düşünülmüş faydalı konularla bizleri aydınlatıyorsunuz. Öncelikle teşekkür ediyorum.

Ben şahsen atış sonrasında temizlerim lakin bazen miskinlik hasıl olunca 2 günü geçirmiyorum. Bu başlığa ilave olacak diğer iki husus da nasıl temizler nasıl muhafaza edilir sorusu olmalı diye düşünüyorum.

Düzgün temizlenmemiş, kir kalıntıları kalmış bir namlu yada mekanik aksamı yağlamak ne kadar fayda sağlayacaktır? Ya da düzgün temizlenmiş ve yağlanmış bir tüfek nemli, tozlu bir ortamda muhafaza edilirse ne kadar koruyucu olacaktır?

Nasıl temizlenmeli sorusuna cevaben;

Her atış sonrasında, namlu, piston, mekanizma ve gövde genel temizliği ve yağlamasını yaparım. İki veya 3 atışta bir yada ayda bir yukarıdakilere ilave olarak tetik grubu, şarjör borusu ve yayı, irca yayı gibi diğer tali parçaların temizliği ve yağlamasını yaparım.

Yalnız yağlama yapmadan önce tüm parçaların kirden arınmış olmasına ve kuru olmasına dikkat ederim. 

Silah yağı ile tüm aksamın yağlanmasına ise karşıyım. Genelde tüfek gövdeleri alüminyum, mekanizma ise çelik malzemeden imal olduğu için ince bir yağın kayıt-kızak koruması sağlamayacağını düşünüyorum. Mekanizmanın alüminyum kayıt içinde sürtünmesi aşınmayı hızlandıracaktır. Bu sebeple gövde kayıtları, mekanizma grubu ve tetik grubunun gerilime maruz kalan bölgelerine gres tarzı düşük viskoziteli yağları kullanmayı uygun buluyorum.


Nasıl muhafaza edilmeli sorusuna cevaben;

Genellikle arazide tüfek kılıfını çimenlerin üzerine, taş, toprak üzerine bırakıyoruz. Hava şartlarına göre kılıf nemleniyor, ıslanıyor vb. etkenlere maruz kalıyor. Dolayısıyla atış sonrası dönüşte tüfeği kılıfından çıkarıp muhafaza etmek ve kılıfı da açık halde havalandırmak çok faydalı olacaktır. Bana göre en iyisi ahşap bir dolapta ve kılıfsız olarak temizlenmiş ve yağlanmış olarak muhafaza edilmesi evladır.


Yukarıdaki hususlar benim tecrübe, uygulama ve düşüncelerim olup konuyu takipteyim  Shy


Saygı ve sevgilerimle.
 
Alıntı
10 üye teşekkür etti:
fbalun, Sabri, PersonalDefence, lotus72, mfarukarikan, lenduha, SKN, 1905sss, MSB, KaanY34
#4
Yerli fişek kullanıyor olduğumdan (ekser YAF 29 g Speedy Slug) namludaki sıvaşmış kurşunları her atış sonrası temizlemeden rahat edemiyorum. Çünkü her poligon günü tüfekle yaklaşık 100 atış yapılıyor ve bir sonraki atış üzerine bindiğinde inatçı kurşunları temizlemek çok güçleşiyor.

İlk kullandığım bakır menşeili harbi ile bu kurşunları temizlemek işkence idi. Mekanik kazıma yetersiz kaldığı için namlu içine WD40 boca etmek durumunda kalıyordum ve kurşunlu WD40 çamuru tüfeğin her tarafına sıçrıyordu. Tüfeğin ve namlunun üzerindeki bu "yıldız bulutunu" da alüminyum bulaşık teli ile hiç bastırmadan siliyordum.

Çelik uçlu harbi ile çok daha rahat temizliyorum ve her atış seansı sonrası hiçbir şey yapmazsam mutlaka harbi çekiyorum. Namlu içine artık  WD40 vb. hiç bir solvent sıkmıyorum. Namlu içi krom kaplama olduğundan çelik harbi ucu kesinlikle çizmiyor, bu konuda rahat olunuz.

Bunun dışında acelem yoksa ya poligonda ya da sonra ofiste gaz pistonunu alüminyum bulaşık temi ile mutlaka temizlemem gerekiyor. Çünkü bu ameliyeyi aksattığım vakit, biriken kurşun gazı ve kurum birikintileri neredeyse gaz deliklerini kapatacak hale geliyor. Burada önemli nokta; Beretta'nın tavsiesi ile piston içine kesinlikle yağ bulaştırmıyorum. Tüm bunlara ek olarak mekanizmayı bezle siliyor ve çok çok az yağlıyorum.

Tetik grubunu ise ilk defa geçtiğimiz günlerde, 820 atım sonrası söktüm ve "temizledim". İşin doğrusu çalışmasını etkileyecek hiç bir birikme, kurum vs yoktu. Kozmetik temizlik yapıp çok az yağlamakla yetindim.

İrca/icra/rica yayını ise ilk 1-2 poligon gününden sonra söküp temizlemiştim (meraktan). Tüfeğin mekaniği itibarı ile bu parçada kirden kaynaklı bir arıza olamayacağından, ancak gözle görülür bir kirlilik olur ise kozmetik amaçlı temizlik yapıyorum (WD40 banyosu).

Daha çok "nasıl" temizlersiniz sorusuna yanıt gibi oldu ama toparlayacak olursam,
  • Her atış seansı sonrası harbi + mekanizma temizliği
  • Her atış seansı sonrası piston kontrolü ve kuru temizliği
  • 1-2 atış seansı sonrası şarjör tüpü üzerindeki kurşun sıvaşmalarının bulaşık teli ile temizliği.
  • 400-500 atımda bir detaylı piston temizliği (kurşun kazıma)
  • Keyfe keder tetik mekanizması kontrolü, temizliği.
Yine yararlı bir konu başlığı ile paylaşma imkanı sunduğunuz için elinize/aklınıza sağlık Sn. Sabri.

Saygılarımla.
 
Alıntı
8 üye teşekkür etti:
Sabri, SKN, 6patlar, Gravis_Pro, kurtcebe88, tirendaz, 1905sss, KaanY34
#5
(14-12-2016, 10:09 AM)lenduha demiş ki: İrca/icra/rica yayını ise...

Ufff, ne desem ki acaba ?  Big Grin
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
lenduha, tirendaz, 1905sss
#6
(14-12-2016, 10:09 AM)lenduha demiş ki: İlk kullandığım bakır menşeili harbi ile bu kurşunları temizlemek işkence idi. Mekanik kazıma yetersiz kaldığı için namlu içine WD40 boca etmek durumunda kalıyordum ve kurşunlu WD40 çamuru tüfeğin her tarafına sıçrıyordu. Tüfeğin ve namlunun üzerindeki bu "yıldız bulutunu" da alüminyum bulaşık teli ile hiç bastırmadan siliyordum.

Çelik uçlu harbi ile çok daha rahat temizliyorum ve her atış seansı sonrası hiçbir şey yapmazsam mutlaka harbi çekiyorum. Namlu içine artık  WD40 vb. hiç bir solvent sıkmıyorum. Namlu içi krom kaplama olduğundan çelik harbi ucu kesinlikle çizmiyor, bu konuda rahat olunuz.

Tüfeğin mekaniği itibarı ile bu parçada kirden kaynaklı bir arıza olamayacağından, ancak gözle görülür bir kirlilik olur ise kozmetik amaçlı temizlik yapıyorum (WD40 banyosu).

Sayın lenduha,

WD40 suyu uzaklaştırma etkisi dolayısıyla silah temizliğinde sıkça kullanılan bir malzeme. Ancak ben hiç kullanmıyorum

lupus
MECO demiş ki:Ballistol veya WD40 hangisini ne şekilde kullanmalıyım
İmkanınız varsa WD 40 'ın yerine kesinlikle Ballistol kullanın. WD 40 ' ın mahsurlarını forumda pek çok farklı yerde tartıştık, ama özetle resin bazlı olması ve iç aksamda tortu bırakabilmesi, nadiren de fişek kapsüllerine hasar verebilmesi nedeni ile, kıstılı şartlar haricinde ateşli silahlarda rutin kullanımı çok tavsiye edilmemektedir.


Silah temizleme işinde kullanılan yağların iki amacı vardır. Birincisi, paslanma ve korozyona karşı koruması, ikincisi kaydırıcı özellikle mekanik aksamın rahat çalışmasını sağlamak. Başlangıçta petrol bazlı olan silah temizleme yağları artık sentetik olarak üretiliyor (WD40 %80 oranında petrol bazlı).

Silahlar üretilirken çalışan yüzeyler çok düşük toleransla üretilirler. Araya giren fazla yağ zaman içinde bazı sorunlara yol açabilir. Korozyona karşı kullanılan yağlar mikro düzeyde yüzeyde kalmalıdır. Temizlik sonrası kuruladığımızda geri kalan kısım korozyon önlemede yeterli olacaktır. Kaydırıcı özellikli yağlarında çok az kullanılması gerekir. Yüzeye damlatacağınız bir damla, yüzey gerilimi ile yataklara yayılacaktır.

Namlu temizliğinde namlu iç yüzeyi krom çeliği bile olsa sert malzeme ile fırçalanması, gözümüzün görmeyeceği mikro çiziklere yol açıp daha çok kir tutmasına neden olur. Ben şahsen çok çok kirlenmişse bakır, daha sonra plastik fırça ile harbileyip, sonra kimyasal temizlik yapmayı tercih ediyorum. Temizlik bitiminde de namluyu mutlaka kuruluyorum

Saygılarımla
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
lenduha, Gravis_Pro, Kanuni
#7
Ülkemize ilk ithal edilen WD40 kutularının üzerinde, kullanım alanlarını gösteren ikonların arasında, ateşli silahlarda kullanmaya uygun olduğunu belirtir bir tabanca ikonu mevcuttu. İlerleyen yıllarda kutuların üzerindeki bu tabanca ikonu kaldırıldı. Bilginize.
 
Alıntı
6 üye teşekkür etti:
Sabri, alpago, Gravis_Pro, Haritacı1461, 1905sss, ERDAL
#8
Benim tüfek gazlı olduğu için ne kadar kaliteli fişek olursa olsun temizlik istiyor. Bu yüzden 3 tane atsam bile temizliyorum.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
lupus, ERDAL
#9
Atış yaptığım günün akşamı temizlerim. Bazen, o gün temizleyemezsem ertesi gün mutlaka temizlerim.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
lupus, ERDAL
#10
Ben temizlik konusuna geçmişte biraz takıntılıydım, kullanılmasa bile sık sık temizlenecek diyordum, yivsiz tüfeklerim için. Gerçi oldukça sık kullanım aralığım var mevcut bulunduğum yere poligonun yakın olmasından dolayı, ancak son zamanlarda temizliğin çok da elzem olmadığını anladım, Gaz pistonu ve namlu içi aşırı kirlenme harici dokunmuyorum artık. Atış sonunda namludan ip harbi geçiriyorum, yeterli geliyor. Tüfeğimizi sürekli söküp takmak, tüfeğimiz ve kendimizi kimyasala maruz bırakmak, hem vakit kaybı, hem kendi sağlığımız için iyi değil, hem evde etraf kirleniyor, istemsiz başkalarınada zarar veriyoruz..

Eskiden her atıştan sonra tetik aksamına kadar söker, canım sıkılırsa tetiği falan dağıtırdım, o denli hastaydım, temizliği yaptığım tüfeğime o gün çantadan çıkarır çıkarır bakar, küçük bir prüz kalmışmı diye defalarca kontrol ederdim. Şimdi ise her atışta olmasada birkaç atış gününden sonra dışını hafif bir yağlı bezle silip, çok sayıda atış yapmışşsam namludan spirali birkaç kez geçirip, üstüne ip harbi çekip. bırakıyorum. Gaz pistonunu bile çok atış yapmadıysam temizlemiyorum, tüfek için hiç bir şeyde de farketmiyor her şey eskisiyle aynı. Tüfeğimi sökmüyorum çoğu atış sonu, atış bitiyor çantaya koyup geçiyorum.

Geçmişte abarttığımı düşünüyorum, vakit ve nakit kaybıydı benim için, Zaten yoğun iş temposu, evde iki bebek aileme zaman ayırdığım için, silahıma bakacak fırsat bile olmuyor pek. Doğruyu söylemek gerekir ise artık zerre keyif de almıyorum söküp temizlemekten, Silah ile atış yapıyorum sadece.

Saygılarımla.
 
Alıntı
8 üye teşekkür etti:
Sabri, lenduha, Gravis_Pro, lupus, tirendaz, Kanuni, ERDAL, xeorx
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi