Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tabancayı Kontrol Etmek - Şahlanmayı Dizginlemek
#11
(26-10-2016, 09:26 PM)ilksurfer demiş ki:
(26-10-2016, 01:22 PM)tirendaz demiş ki: Peki, atıcının fiziksel durumu ne olmalıdır? Belli bir seviyede fiziksel güce de sahip olmak gerekir mi? Tabanca atışında hangi kaslarımız daha fazla çalışır, ne tip egzersizlerle ilgili kaslarımızı güçlendirebiliriz? Yoksa sadece bu teknikleri doğru uygulamak kafi midir?

Kendi adıma gözlemlediğim ve tabanca ve tüfek atışlarımı etkileyen konuların başında kas gücü konusu geliyor. Bu vesile ile rica etsem, forumdaşlar katkıda bulunurlar mı acaba?

Saygılarımla.

Sn tirendaz, ben fiziksel güç ve kondisyonun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hatta ondan daha da önemlisi zeka seviyesi ve ruhsal durum.

Bu forumu takip edenlerin hayatta kalmaya önem veren şahıslar olduğunu düşünürsek, silah seçimi ve atış kabiliyetini geliştirmeden önce kendilerini fiziksel, ruhsal ve entellektüel olarak geliştirmeleri öncelik konusu olması gerekir.

Sonuçta parayı verince silahı alıyorsunuz ama para vererek kondüsyon ve sağlık kazanılamıyor maalesef.

Saygılar,
Sn. İlksurfer, yazdıklarınızın altına imza atmak istiyorum müsaadenizle, zira konuya katkıda bulunmak için yazmayı düşündüğüm herşeyi birebir yazmışsınız. 22 yıldır  hem yaşadığım  hem gözlemlediğim şeyler  yazdıklarınız.  Teşekkürler.
 
Alıntı
3 üye teşekkür etti:
Dr.Vatan, ilksurfer, asuspc
#12
Bugün yapmış olduğum ufak çalışmayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Günümüzde, bilgiye ulaşmanın kolaylığı ve gelişen teknoloji ile, her türlü spor dalı / hobide eskiye oranla insanın kendini geliştirmesinin çok daha kolaylaştığını düşünüyorum.  Her ne kadar ülkemizde ateşli silahlarla ilgili uğraşıda bir Amerikalı'ya göre gerek eğitim imkanı, gerek mühimmata erişim gibi nedenlerden dolayı çok büyük bir dezavantajda olsak da...  Tabi, o ayrı bir konu...

Bugün, klasik Enos / Leatham tarzı kavrayış ile agresif kavrayış (bileğin ileriye / öne doğru bükülmesi) arasındaki farkı alüminyum gövdeli (polimer ve çelik gövdeli tabancalara göre tepmesi daha yüksek) Canik L120 ile gözlemlemek için bir çok video çektim.  Aşağıda çektiğim videolardan ikisini hem normal hızda, hem de yavaşlatılmış bir şekilde görebilirsiniz:

















Normal hızda şahlanma veya diğer etkileri tespit etmek zor.  Ancak, yavaşlatılmış çekimde bazı detaylar net ortaya çıkıyor.  Agresif tutuş, şahlanmayı da belli ölçüde azaltsa da, ayrıca sürgünün geriye dönüşündeki "zıplatma" etkisini azaltmakta da olumlu bir etki yapıyor.  +P kıvamındaki MKE mühimmatından tabancalarımızı korumak için daha sert irca yayları kullanmak zorunda kalıyoruz.  Ancak bu irca yayları şahlanmayı olumsuz etkilemenin yanı sıra sürgünün sert bir şekilde geri kapanmasına ve dolayısıyla ikinci bir aksi yönde harekete / zıplamaya neden oluyor.  Maalesef yasalar gereği başka mühimmat kullanamıyoruz.  İşin kötüsü, birçok kullanıcının tabancalarına uygun farklı sertliklerdeki irca yaylarına erişimi çok zor.

Sonuç olarak, MKE mühimmatı ile kullandığım platformlarda bana en uygun tutuş biçiminin agresif tutuş biçimi olduğunu bir kez daha görmüş oldum.  Herkese tavsiye edemem.  Sonuçta herkesin vücut yapısı farklıdır.  Özellikle bileği bu derece herkes ileri bükemeyebilir...  Ancak bükebiliyorsanız, denemenizi tavsiye ederim.  Bir süre çok garip gelecek, ve hoşlanmayacaksınız, ancak alıştıktan sonra memnun kalacağınızı düşünüyorum.
 
Alıntı
22 üye teşekkür etti:
Sabri, efe1753, heisenberg, kut4, fbalun, lupus, fuat_61, Oberon, Kara45, shelby, Gazanfer, Xlll, Alperka, cnrabt, babasultan00, PersonalDefence, karaca, LAMRETOEJ, alone61, Gunsnroses, orpeus, Vectra
#13
Merhaba değerli üyeler, öncelikle bu başlıkta emeği geçen herkese başta sayın Kanuni olmak üzere teşekkür ediyorum.

Bugün yaptığım poligon çalışmasında tabanca şahlanmasının kontrolü ile ilgili küçük bir aydınlanma yaşadım, bu konuda belki benimle aynı sıkıntıyı yaşayanlar olabilir diye paylaşmak istiyorum çünkü bu ayrıntıyı daha önce okuduğumu ya da gördüğümü hatırlamıyorum.

Uzun süredir sayın Kanuni'nin agresif thumbs forward grip olarak bu konu başlığında tavsiye ettiği tutuşun ben de en uygun tutuş olduğunu düşünerek kendimi bu yönde eğitmiş, üzerine uzun uzun çalışmıştım. Ancak ara sıra imkan buldukça yaptığım poligon ziyaretlerinde gelişme kaydetsem dahi sayın Kanuni'nin ve diğer birçok profosyonelin videolarındaki gibi sürgünün hiç şahlanmadan gidip gelmesi mümkün olmamıştı. Doğru noktalara baskı yaptığımı, doğru bir bilek açısı ve doğru bir  duruşta olduğumu biliyordum ancak istediğim düzeyde bir kontrol sağlayamıyordum. Tabancanın ucu mutlaka her atışta yukarı kalkıyordu. 

Bugün yaptığım çalışmada şunu farkettim. Ben sağ elini kullanan bir atıcıyım. Thumbs forward gripte, sağ el baş parmağının, sol el baş parmağının bileğe birleştiği eklemi üzerine konulması gerekir. Ancak bu esnada ben her zaman sağ el başparmağım ile aynı zamanda silaha da temas ediyor, sanki tek elle silah kullanıyormuşçasına silahı kavrıyordum.  Aşağıdaki görseldeki gibi:


[Resim: 2.jpg]




Bu tutuşu biraz değiştirip, sağ el baş parmağımı silahla arasında yaklaşık yarım santim olacak kadar boşluk bırakarak, sadece sol el eklemi üzerine bastırarak konumlandırdığımda her şey bir anda çözülmüş oldu. Şahlanma, izlediğim profosyonellerin videolarındaki gibi mükemmel şekilde kontrol edilebilir hale geldi.

Düşününce aslında bu sonuca ulaşmak çok normal, çünkü sağ el baş parmağını silaha temas ettirmeye çalıştığınız zaman sol elin avuç içi asla tam olarak kabzaya oturmuyor ve destekleyemiyor. Sol el bileği de yeterince agresif bir açıyla-bükülmeyle konumlanamıyor. Çünkü üstünde silaha dokunmaya çalışan ve kendisini aşağıda konumlanmaya zorlayan bir sağ el baş parmağı oluyor. 

Bu küçük değişikliğin bir diğer çok önemli faydası ise sürgü düşürme ve emniyet manivelalarına temas etme probleminin ortadan kalkması. Özellikle alışık olmadığınız bir silahla atış yaparken karşılaşılan bu durum, dediğim şekilde tuttuğunuz zaman muhtemelen çok daha az karşılaşılır hale gelecektir ya da tamamen ortadan kalkacaktır. En azından benim için denediğim 4 farklı silahta böyle oldu. Şu ana kadar bilenlerin uyguladığını videoları tekrar izlediğimde gördüğüm bir ayrıntı aslında bu bilgi, daha önce de özel olarak bunun tavsiye edildiğini duymadığım için paylaşma ihtiyacı hissettim. 

Bu teknik sonrası atışlarım iyileşerek on metrede orta hızda yaptığım atışlarda şu şekilde bir sonuç ortaya çıktı. 
[Resim: 3.jpg]



Saygılarımla.
 
Alıntı
18 üye teşekkür etti:
heisenberg, alpago, pasa_7676, efe1753, Sabri, tirendaz, kurtkan, Taylan Topaloglu, yyildiz, madenci08, Gravis_Pro, kut4, lupus, Yasin06, usame, sem, wubıh, husrev
#14
Şimdi hatırladım, üstadım siz Jeff Cooper'ın bir sözünden bahsetmiştiniz bir konuda, deneyimli atıcıyı karşıdan bakınca baş parmaklarının konumundan anlarmış.

Acaba anlatmaya çalıştığım şey aynı şey midir?

Saygılarımla.
 
Alıntı

#15
(07-12-2017, 08:46 PM)PersonalDefence demiş ki: Bu tutuşu biraz değiştirip, sağ el baş parmağımı silahla arasında yaklaşık yarım santim olacak kadar boşluk bırakarak, sadece sol el eklemi üzerine bastırarak konumlandırdığımda her şey bir anda çözülmüş oldu. Şahlanma, izlediğim profosyonellerin videolarındaki gibi mükemmel şekilde kontrol edilebilir hale geldi.

Sn.PersonalDefence,

Ben bu tekniği SIG Sauer ile atış yaparken uyguluyorum. Malum parmaklar ileride, derin tutuş tekniğinde SIG Sauerlerin sürgü durdurma manivelası, özellikle parmaklarınız kısa ise tam sağ el başparmağı altına denk geliyor... Baş parmak sürgü durdurma manivelasına temas ettiğinde genelde son fişekten sonra sürgü geride kalmıyor... Buna engel olmak için sağ el başparmağımı silahtan bir santimetre kadar sola, sol başparmağın el eklemi üzerine veya biraz gerisine, başparmak tarak kemiğinin üzerine yerleştiriyorum. Ama el bileği eklemine kadar indirmiyorum.

(07-12-2017, 08:46 PM)PersonalDefence demiş ki: Jeff Cooper'ın bir sözünden bahsetmiştiniz bir konuda, deneyimli atıcıyı karşıdan bakınca baş parmaklarının konumundan anlarmış.

Acaba anlatmaya çalıştığım şey aynı şey midir?

Alb.Jeff Cooper .45 ACP kalibre 1911' den başka kuş tanımazdı. Smile Kast ettiği şey de tam olarak sağ el başparmağının 1911 emniyet manivelasının üzerine yerleşmesidir. Bundan maksat atış ise esnasında emniyet manivelasının kazara emniyet konumuna geçmesini engellemektir.

Saygılar.
 
Alıntı
8 üye teşekkür etti:
sezgin63, yyildiz, hunter 12, PersonalDefence, Sabri, usame, kut4, alpago
#16
(08-12-2017, 09:06 AM)lupus demiş ki: Sağ el başparmağımı silahtan bir santimetre kadar sola, sol başparmağın el eklemi üzerine veya biraz gerisine, başparmak tarak kemiğinin üzerine yerleştiriyorum. Ama el bileği eklemine kadar indirmiyorum.

Benim anlatmak istediğim de tam olarak buydu, temas noktası olarak tarak kemiği üzerine yoğun bir baskı uygulamak. 

Teşekkür ederim bilgilendirmeniz için üstadım.
Saygılarımla.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi