Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BU SIRALAR SİLAH KARŞITLIĞI TAVAN YAPTI NEDENSE????
#11
Sn. evrenay; düzeltme için teşekkür ederim. İçim içimi yiyordu, sayenizde biraz ferahlamış gibi oldum.
 
Alıntı

#12
Silah edinmesinden endişe ettiğim insanlar var. Öfke kontrolü konusunda problemi olanlar, psikolojik rahatsızlıkları olup da aramızda gezenler, terörist yandaşları... Listeyi uzatmak mümkün. Fakat sırf bunlar ruhsatlı silah edinemesinler diye (zaten ruhsatlı silaha ihtiyaç duyacaklarını da sanmıyorum), benim evimi, kendimi, eşimi, ailemi koruma hakkım da elimden alınacak öyle mi?
Akıl tutulması bu olsa gerek. Koruma ile gezen, silaha ihtiyaç duyacağı bir anla karşılaşması muhtemel olmayan siyasilerin bu yönde bir talepte bulunmasını kendimi zorlarsam anlayabilirim belki. Benim tuzum kuru diyorlardır muhtemelen.
Ama bu adamların ardına düşüp de destekleyenleri anlamakta gerçekten zorlanıyorum.
 
Alıntı

#13
Devlet millet için olmalıdır, millet devlet için değil !

Ben vergimi veririm , hukuka uygun yaşarım o da aldığı paranın hakkını vererek bana devletlik yapar. Olması gereken budur...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti benim ve ailemin güvenliğini sağla(ya)mıyor, benim namusumun, malımın, mülkümün güvenliğini sağlayamıyor... Yetmezmiş gibi Allah korusun bunlara bir zarar gelmesi halinde adaleti de sağlayamıyor...

Hala yetmezmiş gibi bunları korumak için benim bir çabada bulunmamı engelliyor, elimi kolumu bağlıyor... Bu ülkede yasaya saygılı vatandaş olmak devlet eliyle imkansızlaştırılmaya çalışılıyor.

Ben, yani millet devlet için olacaksa , devlet niye var?
 
Alıntı

#14
Bu lafları eden vekilin silahı var mı, yok mu çok merak ediyorum. Ben olmadığına ihtimal vermiyorum.

Son olarak da bu olayla ilgili düşüncelerimi küfürsüz anlatamayacağımdan susma hakkımı kullanıyorum.

Saygılarımla.
 
Alıntı

#15
Sn Forumdaşlar,

Ruhsatlı ve bilinçli silahlanma karşıtı yasaların karşısındayım ve bu konudaki yanlışları üslubunca dile getirmekten vazgeçmeyeceğim. Bu ayrı bir konu.

Ancak Devlet bizim paralı elemanımız değil. Devlet, ödediğimiz vergilerle de bize Devletlik yapmaz Sn. FeLis_Leo bağışlayın. Bunlar Holywood zırvaları...

Devletin fiilen olmadığı Ortadoğuda, Afganistan'da, Pakistan'da parasını vererek dilediğiniz kalibrede ve adette alacağınız şey Devlet değildir unutmayalım.

Yanlışları, eksikleri eleştirmek ayrı... Ancak yekten Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakkında namusumu ve adaletimi SAĞLAMIYOR demek yapılacak en büyük haksızlıktır. Bu durumda "Tece bize bahmir" diyenden ne fark kalır geriye?

Saygılarımla.
 
Alıntı

#16
Sn.lenduha

Benim söylediğim şey ile hainlerin "Tece bize bahmir" ideolojisini aynı cümle içinde kullanmanızı kınıyorum, lafınızın maksadını aştığını umuyorum.

Ben otoriteye saygılı ama bilinçli bir sivil vatandaş olarak hiç Hollywood zırvası olduğunu düşünmüyorum, olması gereken olduğunu biliyorum. Eğer bu böyle değilse bunu kasten yada şehven engelleyenler vebal altıntadır.

Ben lafımın arkasındayım. Devlet millet için olmalıdır. Bütün medeni ve gelişmiş ülkelerde bu durum böyledir. Demokrasi de bunu gerektirir diye düşünüyorum. Böyle olmayan ülkelere bakıp hep dahada azına tamah eden milletlere daha çoğu bahşedilmez diye düşünmekteyim.

Ancak maalesef günümüz Türkiye'sinde devlet / hükümet / bilimum kamu kurum ve kuruluşları ; memurları ve bürokratları Türk vatandaşının hayatını kolaylaştırmak için uğraşmak biryana tam aksine vatandaşa zorluk çıkartmak ve maddi olarak daha fazla sömürmek için uğraşıyorlar gibi görünüyor.
Belki gerçekte oturup "bugun vatandaşın hayatını nasıl zorlaştıralım, var mı fikri olan?" diye beyin fırtınası yapmıyorlardır , orasını bilemem. Ama her ne ise yaptıkları, sonuç olarak varılan nokta, vatandaşın hayatına yansıması genel itibariyle budur.
Beni etkiyen problemin gidiş yolu değil sonucu olduğundan bunu dikkate alıyorum doğal olarak.

"Benim ve ailemin güvenliğini sağla(ya)mıyor, benim namusumun, malımın, mülkümün güvenliğini sağlayamıyor... Yetmezmiş gibi Allah korusun bunlara bir zarar gelmesi halinde adaleti de sağlayamıyor..." tabirimin bir iddia değil, günümüzde herhangi bir tarihte haberleri açıp izledikten sonra yaptığım bir TESPİT diye düşünün.

Benim ve değer verdiğim insanların başına henüz birşey gelmemiş olması ve yaptığım bu tespitin bir tecrübeye HENÜZ dönüşmemiş olması tamamen şans.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak daha iyisine layık olduğumu düşündüğüm için haksızlık yapanın ben olmadığımı düşünüyorum.

Ben üzerime düşeni (sadece vergi değil kasettiğim ) yapmama rağmen bir sivil vatandaş olarak hayat koşullarımın iyiye gitmeyip, üstüne bir de daha kötüye gitmesine razı kalacak değilim.

Neyse konu başka mecralara kayıyor, cevap hakkı doğuracak birşey söylenmezse ben bu mevzuda başka birşey söylemeyeceğim.

Saygılar.
 
Alıntı

#17
Sn. FeLis_Leo en son isteyeceğim şey tanımadığım birini gücendirmektir. Cevap hakkı doğuracak hiç bir şey sarfetmeyeceğim, zaten siz fazladan beni kınadınız, alındı-kabul edildi. Ancak emin olun, "ne fark kalır geriye" dememin nedeni; zaten tahmin ettiğim profilinizle, sözkonusu eleştiriyi getiren hainleri bir arada tutamadığım içindir.

Lütfen aşağıda yazdıklarımı bir yanıt olarak değerlendirmeyiniz. Yazdıklarımı yanlış algılayabilecek forumdaşlar için özetliyorum.
  • Yasama sorumluları (çoklukla Hükümet) ve icraatları eleştirilirken Devletin yürütme ve yargı organlarına sınır ihlali yapılmamalı.
  • Tespitim: Bu Devlet, Cumhuriyet Rejiminde de, öncesinde de binlerce yıldır Türk milletinin canını, namusunu koruyor ki halen varız.
  • Kesinlikle katılıyorum: "Devlet, millet içindir". Tıpkı 0'ların başındaki 1 gibi... Millet çoğaldıkça, devlet başımızda oldukça güçlü oluruz. Ancak devletsiz millet de bir hiçtir (Tek örnek: Suriye ve Suriyeliler)

Konu dışılıktaki katkım için üzgünüm. Cevap hakkı doğsa da doğmasa da gayrısını yazmayacağım.

Saygılarımla.
 
Alıntı

#18
Değerli dostlar,

Sayın vekillerimizin emin olun silahtan yana hiç sıkıntıları yok.
Sağlık raporu dertleri yok, harç dertleri yok, 5 yıl dertleri hiç yok. Vekil olduktan sonra süresiz istedikleri kadar ruhsatlı silah alabilirler. Ama silahları evet var.
Ve bu ülkedeki en büyük sıkıntı da şu : Var yokun halinden bir türlü anlamıyor... Kendinde varsa olay bitiyor. Diğerleri sakıncalı oluyor, tehlikeli oluyor, ne olur ne olmaz oluyor. Nesine gerek oluyor. Ne yapacakmış oluyor. Bencillik öylesine yerleşmiş ki karakterlerine işi tamam mı bitiyor.

İç savaş tehlikesinden bahsediyorlar. Yahu ülkenin bir kısmı cephanelik olmuş. Bırak bir kısmında da tabanca olsun. Kıçı kırık yivsiz tüfek olsun. En azından kendisini savunur adam. Bir tarafta silah olur diğer tarafta olmazsa kusura bakmasın sayın vekiller katliam olur adı iç savaş değil.
IŞİD, yakaladığı garibanları çukurlara yatırıp yüzer yüzer öldürürken olan olur, teker teker kafasına tabancayla kurşun sıkıp Fırat'a cansız bedenini atarken olan olur. Evimizde, elimizde, belimizde silahımız yoksa olacağı budur. Kuzu kuzu boynumuzu uzatırız kasapların bıçağına...

80'lı yılların başında doğu ve güneydoğuda terör henüz başlarken ve PKK'lıların adı haber bültenlerinde henüz şaki olarak geçerken bir mezrayı basmaya giden teröristleri köylüler çifte tüfeklerle vurmuşlardı. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'de kendisinden daha etkili silah isteyen köylülere, Av tüfeğiyle bile kendinizi savunuyorsunuz. Gerek yok devlet sizi korur gibisinden karşılık vermişti. Eh zaman en büyük öğretmen... Sonuç ortada... Umarım göstereceği, öğreteceği daha kötü şeyler yoktur.



 
Alıntı

#19
(17-10-2016, 08:32 PM)lenduha demiş ki:
  • Yasama sorumluları (çoklukla Hükümet) ve icraatları eleştirilirken Devletin yürütme ve yargı organlarına sınır ihlali yapılmamalı.
  • Tespitim: Bu Devlet, Cumhuriyet Rejiminde de, öncesinde de binlerce yıldır Türk milletinin canını, namusunu koruyor ki halen varız.
  • Kesinlikle katılıyorum: "Devlet, millet içindir". Tıpkı 0'ların başındaki 1 gibi... Millet çoğaldıkça, devlet başımızda oldukça güçlü oluruz. Ancak devletsiz millet de bir hiçtir (Tek örnek: Suriye ve Suriyeliler)

Vatandaşın canını, namusunu İstiklal Savaşımızda da devlet mi korudu?

Suriyeliler, Afganlar, Ukraynalılar, Libyalılar, Iraklılar ve hatta Almaya ve Japonya gibi savaş kaybedip boyunlarına tasma takılmış ülkelerin vatandaşları da, devletleri olsun veya devletleri başkalarının menfaatine çalışsın, gayet güzel yaşıyorlar. Televizyonda her gördüğümüze inanmamak lazım.
Örneğin; Alman basın yayın organlarına bakarsanız Türkiye dikatörlükle yönetilen bir baskı rejimi. Big Grin Big Grin
Herhalde insanların yarısından fazlasında Stockholm sendromu gelişmiş, habire bu dikta rejimine oy veriyorlar.

Devlet dediğiniz; bizim, sizin hayatımızı kolaylaştırmak için kurduğumuz bir organizasyondur. İnsan yapısı bu organizasyona kutsal manalar biçip, onu ve onun çalışanlarını erişilmez varlıklar haline getirmek cahilliktir.

Kendi kurduğum bir organizasyonun hataları eleştiremeyeceksem, bu organizasyonu nasıl daha verimli işler hale getirebilirim ki?

Sonra bir de bakmışsınız ki, sizin o pek kutsal organizasyonunuz verimsizlikten çalışamaz hale gelmiş.

İşte o zaman başkası gelir kendi organizasyonunu kuruverir.

Yani toprağınız işgal edilir, sen çekil şöyle kenara biz bu işi daha iyi yaparız denilir. Yukarıda ismini zikrettiğim ülkelerde bu olmuştur.

15 Temmuz 2016 tarihinde de Türkiye toprağında bunun denemesi yapılmıştır.

Eğer başarılı olsaydı şimdi bu "devlet" gitmiş yerine başka "devlet" gelmişti!


 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Yabgu35
#20
Bizde toplum olarak halen yaptığımız gibi; ağzı açık ayran budalası gibi yeni devleti izliyor olurduk.

Kendimizin müdahil olduğu bir organizasyonun hataları eleştiremeyeceksem, bu organizasyonu nasıl daha verimli işler hale getirebilirim ki?

Bir konuda haklısınız. Ancak şu da bir gerçek ki;

Sn Lupus'un bazen söylediği gibi "elin oğlunun matbaayı yasaklamasında bir hikmet de varmış" konusu da var.

Avrupa olsun ABD olsun Japonya olsun, bilmemne kabilesi olsun..
Her topluluğun / toplumun / grubun sadece belli bir kısmı zeka anlamında nazaran üstündür. Pek azı gelecek tehlikeleri öngörebilir veya davranışların arkasındaki niyetleri hissedebilir. Yine bunlardan sadece bir kısmı iyileştirme, güzelleştirme adına üretilen eleştirileri; toplum menfaatleri nazarında irdeleyebilir ve çözüm üretebilir / çözüm sunabilir.

Toplum bu nazaran üstün bireylerine ne oranda sahip çıkarsa; bu bireyler toplumu yönlendirecek veya idare edebilecek pozisyonlarda ne yoğunlukta bulunur ise toplum huzuru ve mevcudiyeti o denli sağlanabilir. Aksi halde neler yaşanacağını veya yaşandığını ortalama zekadaki her birey tarih sahnesinden veya diğer toplumların hayatlarından veya kendi hayatından bizzat tecrübe ederek öğrenebilir.

Devlet dediğiniz; bizim, sizin hayatımızı kolaylaştırmak için kurduğumuz bir organizasyondur. İnsan yapısı bu organizasyona kutsal manalar biçip, onu ve onun çalışanlarını erişilmez varlıklar haline getirmek cahilliktir.

Ne yazık ki bunu vatan hainliği olarak gören devlet idarecilerimiz de var. Her zaman oldular, biz cahilliğimize devam ettiğimiz sürece de olmaya devam edecekler.

Ancak doğu toplumlarının genel algısında (ki bende böyle yetiştim); toplumun genelinin sağlığı ve devamı "devlet" ifadesinde kendine anlam bulur, bireylerin sağlığı ve devamından önemlidir. Dolayısı ile oluşturulan organizasyonun devamlılığı da bireysel ihtiyaçlardan önce gelir.

Organizasyona körü körüne bağlılık değilde; organizasyonu oluşturan bireylerin birbirine ve birlikteliğine körü körüne bağlılık duyması gerçekten ne taktire şayan bir hareket olurdu.





Saygılarımla
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 2 Ziyaretçi