Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BU SIRALAR SİLAH KARŞITLIĞI TAVAN YAPTI NEDENSE????
#1
Değerli forumdaşlarım,
Bir süredir malum bir partimizin üst düzey temsilcileri bireysel silahlanmanın önlenmesi, güvenlik güçleri dışında kimsenin silah sahibi olmaması gerektiği, bireysel silahlanmanın iç savaş nedeni olabileceği gibi kerameti kendinden menkul açıklamalar yapıyorlar. Dikkatimi çekiyor son 1 aydır dertleri başları bu oldu. Meclise bireysel silahlanmanın ele alınması için araştırma önergesi verdi bir vekil. Genel Başkan Yardımcısı üşenmemiş av bayilerini araştırmış, 15 Temmuz'dan sonra silah satışlarında patlama oldu yanıtını aldığını söylüyor.
Sonuncusu aşağıda, kanunda değişiklik teklifi veriyorlar. Ruhsat süresi iki yıla insin ama vergiler daha da artırılsın diye.

Memleketin sınırları yangın yeri, doğumuzda güneydoğumuzda PKK'nın silah yığınağı var, şehitler her gün üçer dörder geliyor. Ordunun bir kısmı Suriye bir kısma Irak topraklarında, Musul operasyonu başlamak üzere ve yabancı basında Türkiye karşıtı yayınlar gırla gidiyorken bu hangi akla hizmettir. Siz hangi dünyada yaşıyorsunuz birader.
Efendim bilmem kaç milyon ruhsatsız silah varmış. Hep aynı terane. engelleyebiliyor musun ruhsatsızı? YOK.... Ruhsatlıyı dövelim...Oldu canım. Döv. Onları da ruhsatsız alanlar sınıfına sok. Çok sevinir silah kaçakçıları.

Vergiyi yükseltecek, süreyi azaltacakmış. Böylece caydırıcı olacakmış. Ne güzel yakışır size. Zenginler sahip olsun fakir baksın. Gerçi şu anda da aynı ya... Tam fırsat eşitliği. Al sana sosyal demokrasi...


İşte yasa değişikliği teklifi arkadaşlar...


CHP?li Tekin?den bireysel silahlanma ve iç savaş uyarısı

TEHLİKE?NİN FARKINDA MISINIZ

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası bireysel silahlanmanın arttığını belirterek, 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanununda değişiklik yapılmasını istedi. Tekin, kimi siyasilerin de açıklamalarıyla bireysel silahlanmayı açıkça teşvik ettiğini ve iç barışın tuzağa düşürülmek istendiğini savundu.

TBMM?ne verdiği kanun teklifi gerekçelerinde çarpıcı sayılara da yer veren CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Türkiye?nin biran önce silah kullanmanın neredeyse doğal görüldüğü bir ülke görüntüsünden kurtulması gerektiğini ve bireysel silahlanmanın sonuçlarını ortadan kaldıracak düzenlemeleri ivedilikle gerçekleştirmesi gerektiğini de belirtti.

Tekin?in, siyasilerin de sorumluluklarını da hatırlattığı tehlikenin boyutlarını
gösteren kanun değişikliği teklifinin gerekçeleri şöyle:
Bireysel silahlanma eğilimi ne yazık ki dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla yayılarak devam etmedir. Ülkemizde her yıl ortalama 5000 kişi bireysel silahlarla ölmektedir. Bu küçük çaplı bir savaş demektir.
Bireysel silahlanma artıkça, suç sayısı ve insan hakları ihlallerini artmakta, sosyal adalete, gelişmeye ve barışa zarar vermektedir.

Umut Vakfı verilerine göre; Türkiye?de 2016'nın ilk 9 ayında, kesici aletler ve ateşli silahların kullanıldığı olaylarda 1549 kişi hayatını kaybetti. Bu olayların yüzde 77'sinde ateşli silah kullanıldı.

Ateşli Silah Sayısı 25 Milyona Ulaştı
2012 yılında TBMM İçişleri Bakanlığı Silah Kanun Tasarısı Komisyonu?nda gündeme gelen silah sayılarına göre; o dönem Türkiye?de yüzde 15?i ruhsatlı, yüzde 85?i ruhsatsız 17 milyon bireysel silah bulunurken, 2016 itibarı ile bu sayının 25 milyona kadar ulaştığını düşünülüyor.

Siyasiler Bireysel Silahlanmayı Teşvik Ediyor
Veriler bu denli çarpıcı bir noktaya ulaşmışken ve siyasilere önemli görevler
düşerken, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında bazı siyasilerin yaptığı
açıklamalarda; toplumun büyük bir kısmının silahlanmaya başladığı ve önümüzdeki günlerde ülkemizde bir iç savaşın çıkabileceğine yönelik beyanları, iç barışımıza tuzak olarak görüyorum.

Bu beyanlar, bireysel silahlanmayı açıkça teşvik etmekte olup, toplumu silah karşıtlığı noktasında bilinçlendirmeye açıkça gölge düşürmektedir.
Ülkemizde zaten yüksek olan suç oranları göz önüne alındığında, öncelikle
vatandaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması, kanun dışı yaşam ve davranışların önlenmesi, güven ve huzur ortamının sağlanabilmesi için yasadışı ve yasal olarak silahlanmanın önüne geçilmesi zaruriyet oluşturmaktadır.

[b]Silah Ruhsatından Alınan Vergiler Artırılmalı
[/b]
İnsanlarımızın silah taşıması ve kullanmasının neredeyse doğal görüldüğü bir ülke görüntüsünden biran önce kurtulmalıyız ve bireysel silahlanmanın sonuçlarını ortadan kaldıracak düzenlemeleri ivedilikle gerçekleştirmeliyiz.
Toplumsal sorunlarımızın çözümünde, barışçı, uzlaştırıcı ve sağduyulu olmalıyız. Öfkeye, şiddete ve silaha gerek duymayan bir gelecek oluşturmak için silah ruhsatlarından [b]beş yılda bir alınan vergiyi iki yıla indirerek daha fazla vergi ödemek zorunda kalan bulundurma ve taşıma ruhsatı sahiplerinde caydırıcı etkisi yaratmak amaçlanmıştır

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- 6136 Sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun

6. Maddesinde yapılacak değişiklik ile silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarında

yenileme harcı süresi beş yıldan iki yıla indirilerek caydırıcılık sağlanması

amaçlanmıştır.

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.

6136 SAYILI ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA

KANUNUN 6. MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 6136 Sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun

6. Maddesinin 1.fıkrası aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

?Bu Kanun kapsamına giren silahlar için verilen taşıma ve bulundurma ruhsatları yenileme harcı alınmak şartı ile iki yıl için geçerlidir. Ruhsatların veriliş sebeplerinin ortadan kalkması halinde ruhsat sahibi durumu ruhsatı veren makama altı ay içinde bildirmekle yükümlüdür. Aksine hareket edenlere bir daha silah ruhsatı verilmez.?

MADDE 2- Bu Kanun; Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.



 
Alıntı

#2
Biz buna alışkınız Sn.gunman .

Malesef bu ülkede kanunlara saygılı , silah ile ilgili bilinçli , devletine her türlü vergisini vererek silah sahibi olan , silahını gerektiği yerde çeken , AK 47 yi hiç bir zaman sahip olabilme ihtimalini aklından bile geçirmeyen , ama aynı ülkede yapılan düğünler de , aklımızdan bile geçiremediğimiz bu silah ile havaya Ateş eden Türkiye Cumhuriyeti evladı insanları nı , aynı ülkenin TV ekranlarında görmeye alışkın insanlarız .

Yani ; asayiş berkemal...!



Saygılar .


Not : Bu konuda çok fazla kuruluyum , affola .
 
Alıntı

#3
Bu kadar kendi ile çelişen bir yasa teklifi zor bulunur. İlkokul 5 nci sınıf matematik yazılısında sorulması gereken soru :

Ruhsatlı silahların toplam yüzdesi %15, ruhsatsız silahların % 85 olduğu bir ülkede, ruhsatlı silah alımını zorlaştırmak hangi yüzdelik dilimin artmasına neden olur?

Saygılar.
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
Shepherd, Turkmen
#4
Kim kime hizmet ediyor anlamıyorum.Yasaklasınlar bakalım.Neye konu derine inecek oturayım oturduğum yerde.
 
Alıntı

#5
Sn. gunman; daha önce de bahsetmiştim. Ülkemizdeki son olaylar ve silah yasalarımızı anlattığım Norveçli meslektaşımın objektif yorumu kısaca şu şekildeydi:

Sn. Bjørnstad: Parasını sizin verdiğiniz silahı; devlet para karşılığında size geri kiralıyorsa ruhsatlı silah sahibi olanlar ("sucker" evet aynen bu kelimeyi kullandı) kerizdir.

Mevcut yasa ve aleyhimizde çıkabilecek yasalarla ilgili ben de aynen şunu söylüyorum;

Nezaman ki kaba etleri ceylan derisine sürten ülke yönetimindeki kişiler; bizler gibi sağlık raporu (özellikle MMPI-2), haraç ve bürokratik işlemlerle uğraşır. Hatta silahlanmaya hayır diyen kişilerin bellerindeki silahlara el koyulur, korumaları ve altlarındaki zırhlı GMC ler alınır. İşte ozaman ben kendimi güvende hisseder ve silahlarımı devlete iade (parasını ben verdim ama ne iş anlamadım) etmeye hazırım.

Mevcut yasa silah sahipleri lehine değişmezse; bir daha "Ülke elden gidio, koşun kurtarın, tankın önüne atlayın, sizin silahlara biz elkoyduk ama siz bi yolunu bulun gene bizi kurtarın" vakasında kimse kusura bakmasın kılımı kıpırdatmam. Daha Cumhurbaşkanı'ndan haber alınamazken; elimde tüfekle karakolu korumaya gidiyorum, komiser: "Lan manyak gene mi sen geldin. Yürü git evine akşam akşam bi de senle uğraşmayak." diye fırça atıyor. Mahallenin "National Guard" ı benim işte daha ne istiyon?

Daha bugün darbe günü ülke için mermi yiyen, 5 çocuğa bakan bir seyyar satıcının okuduğum kadarıyla 6. defa tezgahını dağıttılar, adamın kafasını yardılar. Hesabını yapın artık 1 ay hastanede yatmış olsa geriye 1 ay kalıyor, tezgahını 6. defa parçalıyorlar ve malesef yöneticilerimiz halka olan vefa borçlarını böyle geri ödüyor.

Allah sonumuzu hayır etsin. Saygılar abilerim, arkadaşlarım.


 
Alıntı

#6
Daha önce de çok konuşuldu fakat forum kuralları gereği işin içine siyaset sokmadan yorum yapmanın çok zor olduğu bir durum olduğu için açık şekilde tartışamıyoruz.

Tek söyleyebileceğim kapımızda onca tehlike varken neden bunlar oluyor diye şaşırmak yerine zaten asıl amacın gün geldiğinde vatanseverlerin silahsız kalmasının amaçlandığı gerçeğinin farkındalığında olmaktır ve daha da önemlisi bence o gün artık çok ama çok yakın.
 
Alıntı

#7
Çoban uzun bir süre otlattı,yaydı,semirtti kasapla anlaştığı ve günü geldiğinde kesilecek koyun sürüsünü...

Günü gelmişti... Kasap bıçağını bileylemeyi bitirdi. Ağılın kapısının açılıp kasabın bıçağı ve önlüğüyle içeri girmesi yakındı...

Kişi ve karakterlerin memleketimizle hiçbir alakası yoktur tamamen kurgudur.

Saygılar.
 
Alıntı

#8
Yasama organı siyasiler olunca dolaylı yoldan konuşmaya mecbur kalıyoruz. Suça konu ateşli silahların %85'i ruhsatsiz %15'i ruhsatlı silahlarla işlendiğini ben bile biliyorum Rolleyes Hal böyle iken millet memleket menfaatlerine aykırı bu ve bu gibi girişimlerin amacının neye kime hizmet ettiğini pekala biliyoruz. Velhasılı dağ fare doğurmadı. Fıtratının gereğini yapıyor.

Saygılarımla.
 
Alıntı

#9
Bence problem yok. Kanun koyucular böyle istiyorlarsa madem, satış fiyatları üzerinden parasını geri ödeyerek silahlarımı alabilir.

Oluşan bütçe ile ortak bir poligon ve atış klubü kurulur Ankara' da. Hem milletin öğrenimi hem de her tür silahın temini sağlanır.

Olmadı her şehirde silah fabrikası kurulur.. Fabrikaları da kapatacak değiller ya.

Para istiflemeye alıştıklarından, ödeme yapmak işlerine gelmezse de elbet vatandaş olarak bizde işimize gelene gelmeyene göre çözüm üretiriz.

Bizim gibi doğu toplumları bireylerinin algılamakta en çok zorlandığı şeylerden biri de devlet yönetiminin toplumdan güçlü olmadığı gerçeği.





Saygılarımla
 
Alıntı

#10
(15-10-2016, 04:09 AM)Ruhsuz demiş ki: Daha bugün darbe günü ülke için mermi yiyen, 5 çocuğa bakan bir seyyar satıcının okuduğum kadarıyla 6. defa tezgahını dağıttılar, adamın kafasını yardılar. Hesabını yapın artık 1 ay hastanede yatmış olsa geriye 1 ay kalıyor, tezgahını 6. defa parçalıyorlar ve malesef yöneticilerimiz halka olan vefa borçlarını böyle geri ödüyor.

Her okuduğumuza da inanmamamız lazım:

15 TEMMUZ GAZİSİ OLDUĞU İDDİA EDİLMİŞTİ

Bu arada Tatlıcı Ali'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında bacağından vurulduğu ve kendisine gazi maaşı bağlandığı iddia edilmişti. Ama bir TV kanalına konuşan Ali Kıtmir 15 Temmuz gazisi olmadığını açıkladı.

''15 TEMMUZ GAZİSİ DEĞİLİM''

Kıtmir, "Ben 15 Temmuz gazisi değilim, sabaha kadar onlara dua eden normal bir vatandaşım" dedi.

Hürriyet'teki haber

Bu başlığın esas konusuyla ilgili olarak da: Yav he he !
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi