Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 4 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
MKII ve MKIII ve MKIII İncelemesi
#61
Sn. Jeykil benim size nadide tavsiyen çok acele etmemeniz olur. Boş vakitleriniz nispetinde forumda vakit geçirin sizin sorduğunuz soruyu soran yüzlerce soru ve ona verilmiş belki binlerce cevap var. Çok farklı parametreleri olan bir soru bu. Horozsuz silah kullanırım derseniz glock tan şaşmayın derim biraz araştırmayla o fiyat aralığında ikinci elleri bulunabilir ancak bu konularda forumda kullanıcıların paylaştığı pek çok değerli tecrübe ve bilgiden faydalanmadan hareket etmeyin derim. Aramıza hoşgeldiniz Smile

Saygılar.
 
Alıntı

#62
Sn.Alpsaral,
Gerçekten hoşbulduk. Bu kadar seviyeli ve kaliteli bir foruma üye olmak mutluluk verici.. Cevabınız için tekrar teşekkürler, tavsiyenize uyacağım ve bekleyeceğim.

Saygılarımla.
 
Alıntı

#63
Aşağıdaki videonun kanalında bir başka marka ve model ilgili video seyrederken aşağıdaki video gözüme çarptı. Bir Browningsever olarak merak ettim açtım izledim. 










 

1. Browning HP tabancalarda  Amerikan serisi  diye herhangi bir tanım yoktur. Amerika pazarında satılmak üzere markalanmış modelleri vardır, ancak teknik olarak diğer pazarlarda satılan modellerden hiçbir farkları yoktur.

2. MKIII öncesi Browning namlularının arka üst bölümündeki çıkıntının varlık nedeni çok tartışılagelmiştir ve bugün FNH' de bile bu sorunun cevabını bile birisi yoktur. Kabul gören iki ayrı rivayet vardır; 1. JMB' in 1911' den BHP' ye taşıdığı, adapte edilmiş ek bir kilit takozu, 2. Şarjörden dik açı ile yukarı uzanan fişeğin ucunu fişek yatağına yönlendiren bir rampa.  

3. MKIII' lerde namlu fişek yatağına tırnağın yerleştiği dikdörtgen boşluk tırnağa çalışma alanı sağlamak amacı ile değil, namlu fişek yatağındaki fişeğin dılarıdan görülebilmesi için açılmış bir penceredir, ki üretici bu özelliği '' loaded chamber indicator '' yani namlu fişek yatağı müşiri olarak tanımlamaktadır.

4. MKIII namlularının alt kilit takozunun önündeki takviyenin amacı, irca yayı kılavuzunun üzerinden kayacağı bir rampa oluşturmak değildir. Eski ve gerçek ustalar BHP namlularının en sık kırım gördüğü yerin burası olduğunu bilir, bu takviyenin amacı burada görülen kırımları azaltmaktır.

5. MKIII' lerin sürgü içerisindeki tetik irtibat manivelasının yaylı olmasının nedeni, tetik sistemi arızalarını azaltmak değildir. MKIII tetik irtibat manivelasının arka kısmındaki kare şeklindeki tadilat, tetik çekilmedikçe iğnenin serbest kalmasını engelleyen iğne emniyet bloğu olarak çalışır, bu nedenle aktif yay gerimi ile iğneyi yakalaması gerektiği için bu manivela eski modellerdeki gibi serbest değil, yay gerimi altındadır.

6. MKIII kabza tabanındaki çizgiler takım izi olmayıp, döküm kalıp giriş izleridir. 1991-92 öncesi BHP' lerin gövdeleri tamamen dolu malzemeden talaş kaldırılarak üretilirken, bu tarihten sonra dökümden tadilatla üretilmeye başlanmıştır. Bu şekilde alaşım ve ısıl işlem prosedürlerine daha kolay ve etkili müdahaleler yapılarak .40 SW kalibreye dayanıklı gövdeler imal edilmeye başlanmıştır.  

7. 1993-94 sonrasında MKIII arka gövde raylarının önlerinin traşlanma nedeni ise, .40 SW kalibrede modeller üretilince gözlenen erken kırımlardır. .40 SW kalibrede salınımı sertleşen ve hareketi hızlanan sürgü vuruntularının bu rayların ön kısımlarında erken kırımlara neden olmasıdır.  İşte gerçek duayen üreticinin mühendislik birikiminin farkı burada ortaya çıkıyor, burada namlu alt takozunda olduğu gibi malzemeye takviye yapmak yerine, tam tersine anormal yük alan alanı traşlayarak sorunu fonksiyon ve dayanımdan taviz vermeden çözüyorlar.    

8. Mekanikte altın bir kural vardır; 
Bir şey anahtar ve kilit gibi birbirine uymuyorsa, bir şekilde zorlanıyorsa, kaslarınızı değil, beyninizi kullanın.
Herhangi bir tabancanın namlu-sürgü grubunu gövdeye yerleştirirken bir yerlere takılırsa, videodaki '' öter '' in yaptığı gibi önden vurmayınız!

9. Argon kaynağı ile doldurup, işlenen namlu kilit yataklarının MKEK fişekleri ile ömrü en fazla birkaç şarjör dolusu atıştır. Çünkü sürgü kilit yataklarında yığılma sorunu ile atölyeye gelen tabancaların neredeyse tamamı Macar FEG üretimi kopyalardır.
  

Cahillik zor iş... Cahil olduğunu bilmemek çok zor iş... Cahilin ocağına düşmek çok çok zor iş.
 
Alıntı
27 üye teşekkür etti:
mtaner55, Karagoz, blackbaz, alpsaral, batuhanvurall, Sabri, blacksea, taarruz, foottwo, tirendaz, heisenberg, Kimble, scarface4086, alpago, Rockatansky, husrev, tekoglu, Sedo, pasa_7676, alone61, ErDiNi78, fuat_61, sadık, Gazanfer, Sakin, yavuzmete, xeorx
#64
Sn.üstad ben bu videoyu sanırım 1 ay önce filan izlemiştim tesadüfen önerilenlerde çıktığı için. Tabancayı "langur lungur" söküp toplamasından (bir an kendi BHP'mi düşündüm orda ve dehşete kapıldım) kaliteyi zaten anlamıştım.

Saydığınız maddelerin 7.olanı hariç diğer hepsini bende videoyu izlerken aklımdan geçirmiştim, bunlar elbette forumun bana kazandırdığı bilgiler doğrultusunda oldu.

Ancak değinmediğiniz ve benim çözemediğim bir sorun var bu videoda. 08:18.dakikadan itibaren "Çoğu insan bunu bilmez"le başlayıp "browning ondörtlünün uzağa sürümü vardır", "çoğu tabancaya göre uzağa biraz daha fazla sürer", "delici özelliği çok aşırı bir tabancadır" cümle kombinasyonlarından ben hiçbir şey anlamadım. Sizde değinmediğiniz için bilmediğim bir konudur diye sormak istiyorum.

1) Uzağa sürmek nedir?
2) Tabancanın sürmesi ne demektir? Deliciliğe nasıl bir etki yapmaktadır?
3) Mermi atımı ve hedef arasındaki bağı nedir? (sürmenin?)
4) Tabancanın sürmesiyle (sürmek fiilinden kastedileni bilmiyorum) tetik arasında ne gibi bir bağlantı vardır.

Yardımcı olabilirseniz gerçekten sevinirim, saygılarımla.
 
Alıntı
4 üye teşekkür etti:
lupus, alpago, Rockatansky, tekoglu
#65
(16-06-2017, 03:09 PM)alpsaral demiş ki:  Tabancayı "langur lungur" söküp toplamasından (bir an kendi BHP'mi düşündüm orda ve dehşete kapıldım) kaliteyi zaten anlamıştım.
Ama çok profesyonel gösteriyor...  Smile
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
alpago, tekoglu
#66
Bir de yeri gelmişken, videodaki "uzman" kişinin sürgüyle gövde arasındaki boşluklara bu kadar takılmasının ve laf söylemesinin gerçekle bir alakası var mıdır?
Saygılarımla.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
alpsaral
#67
Sn.gunner.1,

Eğer sürgü ve gövde arasındaki boşlukların videodaki '' öter '' in iddia ettiği şekilde handikapları olsaydı herkes canını bir P210' a, CZ75' e veya benzeri sürgü/gövde yerleşimi olan tabancalara emanet etmeye çalışırdı...
 
Alıntı
7 üye teşekkür etti:
alpago, gunner.1, Kimble, fuat_61, tekoglu, yavuzmete, mtaner55
#68
(16-06-2017, 10:50 PM)gunner.1 demiş ki: Bir de yeri gelmişken, videodaki "uzman" kişinin sürgüyle gövde arasındaki boşluklara bu kadar takılmasının ve laf söylemesinin gerçekle bir alakası var mıdır?
Saygılarımla.

Önceleri sürgü ile gövde arasındaki boşluğu hata olarak kabul ediyor ve yerli tabancalarda gördüğümüz bu hata, yani sürgü ve gövde arasındaki boşluk Glock tabancalarda da mevcut diyordu. Sonradan, söz konusu boşluğun, sürgünün gövde üzerinde aşınmaya neden olmaması ve ayrıca fişeğin patlamasıyla oluşan basıncın gövdeyi patlatmaması için bırakıldığını söylemeye başladı.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi