Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Forumumuzun Motosiklet Kullanıcıları
#1
Değerli forum üyeleri;
Forumda hepimizi bir araya getiren en önemli şey ortak silah sevgisi ve ve bu sevgiye dair yeni bir şeyler öğrenme ve paylaşma amacı.
Bu sevgi bazılarımız için milletimizin ortak bir kültür mirası olan "At, Avrat, Pusat" üçlemesinden, bazılarımız için ise başka ailevi veya kültürel değerlerden kaynaklanıyor olabilir.
Her ne kadar atlara ve binicilik sporuna da ilgi duyuyor olsam da imkanların yetersizliğinden ve kullanım alanı iyice daraldığından bu asil hayvanlardan ve bence silah sevgisi ve sporları ile birebir örtüşecek bir spor olan binicilikten uzak kalıyoruz.
Eminim ki çoğu forumdaşımız imkanı olması halinde atçılık ve binicilik sporuyla ilgilenmek isteyecektir.
Üçlemeyi günümüze uyarladığımızda "AT"ın yerini motorlu araçlar almış durumda.
Belki de ata en çok benzeyen motorlu araçlar motosikletlerdir dersek abartmış olmayız. Nitekim motosiklet konusunda önemli bir yeri olan Amerika'da bu araçlara 'demir at' manasında ' iron horse' lakabı takılmış. Smile
Ben de atları ve silahları tarihi mirasımızdaki yerinden ve eskiden beri TRT' de her pazar yayınlanan western kuşağından, motosikletleri ise babamın eski bir motosiklet kullanıcısı olmasından ve ilk gördüğümden beri beygir gücünün asfalta en güzel aktarılış şekli olarak düşünmemden dolayı sevdim. Smile
Bu konu başlığını açarken amacım bünyesinde hem silah sevgisini hem de motosiklet sevgisini bir arada bulunduran diğer forum üyeleri ile paylaşımda bulunmak.
Şu an ne yazık ki aktif bir motosiklet kullanıcısı değilim. Ama şeytan sürekli dürtüyor, imkanım olursa tekrar bir motor almak istiyorum.
Benim motosiklet serüvenim şu şekilde;
1996 Yılında 1992 model Lambretta 200 cc scooter ( Yer Samsun, yaş 14 Smile )
2007 Yılında 2006 model Honda CBR 600 F ( Yer İstanbul, askerden dönüş Smile )
2008 yılında 2005 model Honda CBR 1000RR Repsol ( Yer İstanbul)
2007-2010 yılları arasında Honda Varadero XL 1000 ( Görev Gereği)
2005-2012 yılları arasında piyasa çıkan neredeyse bütün supersport modelleri deneme fırsatım oldu. Ama ağırlık Japon markalarıydı.
2011 yılında 2011 model Piaggio Vespa LX 150
2012 yılında ise şark görevine giderken çok sevdiğim Vespa'mı satmak durumunda kaldım.
Şu an Ankara'da ikamet ediyorum. Motorum yok Sad Rüyalarımda Doğukent bulvarında teker yapıyorum. Sanırım bu bana bir işaret Smile
Neyse biraz gevezelik ettim sanırım ama motosiklet sevgimi anlatabilmişimdir umarım.
Saygılarımla.
 
Alıntı

#2
Yıllar konusunda pek emin değilim ama;

2005 - 2006 MZ etz 251
2006 - 2007 Honda Xlr 125
2008 - 2010 Suzuki Gs500
2009 - 2011 Yamaha Fazer Fz6

Üniversitede yıllarında jawa ceylan kullanmışlığım vardır. Hayatımda beni varlığı ile koşulsuz mutlu eden ender şeylerden biridir. Gecenin 3 ünde gidip 2 3 saat yıkadığımı bilirim. Satacağımda ocak ayında kar buz üstünde binip vedalaşmıştım. Evlenirken sattım, almayı da düşünmüyorum zira memlektimizde silah kültürü bile çok daha yüksek. Ankara motosiklet sevdası için uygun bir şehir değil. Silahları garip bulanlara motosikletten sonra bu hobide çok rahat ediyorum, tetik benim kontrolümde, kendimi aşırı güvende hissediyorum diyorum.

Çok kaza atlattım, sol dizim ve sağ omzumda sorun kaldı. 2 senelik bir süreç sonunda sağ omzumda hareket kaybından başka sıkıntım kalmadı. Yine de motosiklet kullanıcısı olmak harika bir histir.. ışıklarda cama yapışan çocukların sevimliliği her daim yarışmak isteyen serserilerin çirkinliğini kapatır. Metre konumuna düşersiniz, kamyonu, otobüsü, arabası, kuryesi, diğer motosikletçiler, berkes sizinle yarışmaya kalkar.. Bu memlekette bir kaç şehir dışında motosiklet kullanılmamalı. Adana, antalya, muğla veya bir sahil kasabası dışında bir yerlerde yaşıyor isek, alınmamalı.

Saygılarımla
 
Alıntı

#3
Benimde son aylarda içimde olan bir hobi olmaya başladı .Araştırmaya da başladım hatta kafama da koymuştum CBR 250'nin üstüne oturdum kullandığımı hayal ettim inanılmazdı. Fakat motorun üstünde kendimi tutamamaktan korkmaya başladım. Bundan dolayı vazgeçer gibi oldum.
 
Alıntı

#4
Bende motosiklet hastasıydım bir zamanlar laf dinlemeyip ilk motor olarak Yamaha Fazer la başladım altı ay sonra kaza yapıp kolu bacağı kırdım bir daha da motora binmeyi düşünmüyorum en azından İstanbulda yaşadığım sürece.

Saygılar.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Sabri
#5
1995/96/97 yıllarında sırasıyla 125cc. 251cc. 301 cc. MZ Smile

N'apalım kırsalda ona yetiştirebilmiştik bütçeyi. O zamanki bilinçsizliğime dönüp baktığımda iyi ki daha fazla süratli bir şeye ulaşamamışım diyorum.
21 yaşından sonra ne olduysa birden gaz kaçtı A2 öylesine bir belge olarak B tipinin yanında kaldı. Şimdilerde bazen trafikte, altımda olsaydı dediğim oluyor ama camı açıp hava şartlarını hissedince... Smile
 
Alıntı

#6
Bende uzun sürelerdir biniciyim. Şu an 17 ci motosikletime sahibim. 2015 model R6 aldım ocak ayında. 2011 de 0 km aldığım 1000RR 'ımı çocuğum olacağını öğrenince ertesi yıl satmıştım. Binmeyeceğim dedim bir daha kendime, ama hastalık işte insan duramıyor. Motosiklet bambaşka bir keyif, 20 li yaşlarımın sonunda 2008 yılında bir tam sezon Türkiye pist şampiyonasında yarışmışlığımda vardır. Tabi o zaman bekardım ve şimdiki gibi 100 kilo değildim. Smile

Hatta bu son motosikletimi almak için elimdeki .22cal. yivliyi ve Benelli M2 'de dahil olmak üzere tüm tüfeklerimi sattım. Havalı hobimde vardı elimdeki 2 kaliteli Diana'yıda satmak durumunda kaldım.
Şu an çok mutluyum ama haftasonu olsada motosikletime binsem diye gün sayıyorum resmen.
Elimde tek silah denecek nesne dandik bir Hatsan tüfek kaldı Smile Onunlada atışa dahi gidemiyorum. Hafta sonu geldimi; mühimmat mı? yoksa benzin mi? ikileminin kazananı benzin oluyor hep Smile

 
Alıntı

#7
Ben de eski motorculardanım efendim.
1994-1997 Ördek jawa
1997-2000 MZ 251
2000-2002 BMW F650
2004-2009 TRANSALP 650
Şimdilerde ise ilaçlık YBR 125 var. Beş yıldır bisiklete biniyorum. Daha önce motorsiklet ile gezdiğim yerleri bisiklet ile geziyorum...
 
Alıntı

#8
Sn. turkmenoglu, haklısınız, ne yazık ki Ankara motosiklet için pek uygun bir yer değil. Soğuğu bir yandan, öbür yandan da trafikte yaşanılan olumsuzluklar. İnanın İstanbul'da 3 saat araç kullanın Ankara'da yarım saatte yaşadığınız gerginliği yaşamazsınız. Dolayısıyla motosiklet kullanmak daha da zor. Ama ne yapalım şeytan da dürtüyor Smile
Sn. Kara45; benim pist tecrübem çok kısıtlı, sadece bir kez antrenman amaçlı körfez pistine girip 5-6 tur attım. Ama bu tecrübe bile tam bir yarışı bitirmenin ne kadar zor olduğunu öğrenmeme yetti. Sizi gönülden tebrik ederim. Dışardan görüldüğü gibi kolay bir şey değil kesinlikle. 2015 R6 yı da çok merak ettim açıkçası. Ama benim gönlüm hala Repsol'den yana. Smile
Sn. ertugrulgazi; F 650' ye bir türlü alışamadım ben. Hem safkan Alman olmayışı, hem de görece güçsüz motorundan dolayı hiç sevemedim. Belki de benim tecrübe ettiklerim biraz hor kullanılmış olmalarından kaynaklanıyordu. Transalp'i ise çok severim çok keyifli bir motordur. Gerçi benim teşviki mesaim daha çok onun abisi sayılabilecek Varadero ile oldu. Varadero'nun yeri ben de ayrıdır Smile
Bir de aynı sizin gibi bisiklete binmeyi gerçekten düşünüyorum, spor amaçlı hem de keyifli bir aktivite olacağını düşünüyorum, hem de yakıt masrafı yok Smile
Saygılarımla.
 
Alıntı

#9
Sayın Kara44,

Üstadım seçimlerinizden çok rafine bir motor sevginizin ve bilginizin olduğu anlaşılıyor. İstanbul Parkı dönen biri olarak kanaatim şu an 600 lük kategorisinde pist için en ideal olanı R6. Ama kilo ve boy sorunsalı mecburen deli 1000rr a meyletmemimize sebep oluyor Smile)

Saygılar
 
Alıntı

#10
(02-02-2015, 11:35 PM)BekciHursit demiş ki: Sayın Kara45,

Üstadım seçimlerinizden çok rafine bir motor sevginizin ve bilginizin olduğu anlaşılıyor. İstanbul Parkı dönen biri olarak kanaatim şu an 600 lük kategorisinde pist için en ideal olanı R6. Ama kilo ve boy sorunsalı mecburen deli 1000rr a meyletmemimize sebep oluyor Smile)

Saygılar

 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 2 Ziyaretçi