Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Av Tüfeği İle Leopar Öldürmek
#1
Arkadaşlar haberleri yakından takip eden üyeler hemen hatırlayacaktır.. Diyarbakır'da leoparın öldürülme davası sonuçlanmış. Karar sanıkların beraati yönünde..

Saygılar.

http://www.ntv.com.tr/turkiye/leopar-dav...UzLSqv_hIw
 

#2
Leopar onları öldürseydi beraat edebilirmiydi? Dünyanın tek sahibi biziz ya başkasının yaşama hakkı yok.
 

#3
Leopar zor ama bir daha ki sefere, üzerinize köpek, kurt, ayı veya memlekette bolca bulunan iki ayaklı hayvanlardan birisi atladığı zaman, onların yaşam hakkı için, kendi yaşamınızdan feragat edersiniz.

En azından rahat bir vicdanla değiştirirsiniz kalıbı.
 

#4
(01-01-2015, 03:16 AM)evrenay demiş ki: Leopar zor ama bir daha ki sefere, üzerinize köpek, kurt, ayı veya memlekette bolca bulunan iki ayaklı hayvanlardan birisi atladığı zaman, onların yaşam hakkı için, kendi yaşamınızdan feragat edersiniz.

En azından rahat bir vicdanla değiştirirsiniz kalıbı.

Ben leoparın, onu öldüren iki ayaklı hayvanlara saldırdığını düşünmediğim için böyle bir görüş belirttim. Köpek ve ayıya bir şey diyemem ama kurtlar kolay kolay saldıracak hayvanlar değildirler, hele bu leopar gibi nadir hayvanlar hep insanlardan uzak durur. Bu güne kadar kolay kolay kimsenin görmediği ürkek bir hayvan gelip bu dangalaklara mı saldırdı? Siz bu hayvanı Eskişehir'de kendi ruhsatlı silahınızla öldürmüş olsaydınız bu kadar kolay kurtulacağınızı sanmıyorum.
Saygılarımla.
 

#5
Milli parklar'da vazifeli bir arkadaşımın olayın vatandaşın tarif ettiği biçimde gerçekleştiğine kanaat getirdiklerini söyleyeli birkaç ay oluyor sayın blueokkes Sad

http://en.wikipedia.org/wiki/Leopard_attack
 

#6
Cezaya değil ama ülkemizde nesli tükenmenin eşiğindeki bir hayvanın ölmesine çok üzüldüm.
Onların yaşam alanlarını her geçen gün daraltarak,çölleştirerek,betonlaştırarak ve zehirleyerek biz zaten onları öldürmeye,toplu katliamlar yapmaya çok önceden başladık...

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak."

Saygılar
 

#7
Bu rapor tramem üyelerince hazırlanmış. internette daha fazla detay bulmak mümkün.Keşke devlet eliylede böyle bir çalışma yapılıp mahkemenin önüne konsaymış. Olayı en başında zaten örtbas etmeye çalıştılar ama medyada yoğun ilgi görünce mecburen mahkeme yapıldı.Bakanın gidip leoparın başında sırıtarak poz verdiği memlekette mahkemenin böyle karar vermeside normal. Benim gözümde o hayvan bu ülkedeki bir çok iki ayaklı hayvandan kıymetlidir. Onlardan daha güzel bir renktir bu ülke için. Ama malesef adı üzerinde hayvan olunca bazı şeyler bu kadar basit olabiliyor.
Raporu hazırlayanlar: Dr. Hüseyin Ambarlı, Halim Diker ve Serhat Tigrel
Leopar (Panthera pardus), Türkiye?de nesli tehlike altında olan ve sayısı çok az olduğu tahmin edilen
bir büyük kedigil türüdür. Leoparların, Türkiye?de yok olma sürecinden bir ölçüde kurtulabilmeleri
yaklaşık 30 yıl kadar bir zaman almıştır ve tür 2000?li yıllardan itibaren yeniden görülmeye başlamıştır.
Maalesef araştırmacıların, genelde bu hayvanları kaçak avcılar tarafından vurulup, derisi yüzüldükten
sonra görme imkanları olmuştur. Son talihsiz olay Diyarbakır Çınar İlçesi Solmaz Köyü yakınlarında 3
Kasım 2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Leopar vurulduğu haberinin duyulması sonrasında, olay ulusal
basında 1974?de Ankara Beypazarı?ndaki olaya benzer başlıklarla televizyon haberlerinde ve
gazetelerde yer almıştır. Bu haberler leoparı genel olarak bir canavar ve zararlı olarak göstermiştir.
Örneğin ?Leopar, koyunlarını otlatan çobana saldırmış ve yanındaki akrabası da bunu görünce leoparı
vurduğunu? belirtmiştir. Oysa bu örnekte leoparın insana neden saldırdığına dair açıklamalar
bulunmamaktadır. Halbuki leoparlar bizim coğrafyamızda insanlara genelde nedensiz olarak
saldırmazlar. Dolayısıyla bu haber, yaban hayatıyla ilgilenen ve araştırma yapan insanlarca oldukça
garip karşılanmıştır. Ayrıca leoparın ilk defa, yaşadığı tahmin edilen ve vurulma kayıtları gelen Bitlis,
Şırnak ve Siirt gibi illerden daha batıda bir alanda, Diyarbakır?da vurulması araştırmacılarda merak
uyandıran başka bir gelişmedir.

Haberdeki çelişkiler ve yeni bilgiye istinaden vurulma vakasını araştırmak için Türkiye?nin Anonim
Memelileri grubu (http://www.tramem.org) ve Serhat Tigrel?in öncülüğünde bir ekip oluşturularak 8 Kasım
2013 günü Diyarbakır?a gidilmiştir. Olayda leopar saldırısına uğrayan ile vuran kişiler, resmi yetkililer,
veterinerler ve köylüler ile iki gün boyunca görüşmeler yapılmış ve olayın gerçekleştiği araziygidilerek gözlemlerde bulunulmuştur. Olayla ilgili bakanlık yetkilisinin soruşturmasının halen devam
ettiği bilgisi alınmış ancak rapor açıklandığı sırada leoparı vuran şahısa sadece idari para cezası
kesildiği öğrenilmiştir. Yapılan arazi çalışmaları ve görüşmeler sonucunda aşağıda belirttiğimiz
durumlar tespit edilmiş ve leoparın korunabilmesiyle ilgili öneriler getirilmiştir:
? Vurulan bireyin Anadolu leoparı mı yoksa İran leoparı mı olduğu tartışmasının bilimsel açıdan
alttür kavramına dayalı olması ve bu tanımlamaların da muğlâk olması nedeniyle Anadolu?da bir
leoparın bulunmasının bu tartışmadan daha önemli olduğu düşünülmektedir. Bulunan leoparın
mevcut durumda en büyük kaynak populasyon olan İran?daki ile bağlantılı olması çok büyük
olasılıktır. Ama bu durum, Türkiye?de bulunan bir leoparın önemini azaltmaz.
? Arazi çalışmasında türe ait başka herhangi bir veriye, orada bir populasyonun varlığına ya da
vurulan bireyin orada uzun bir süredir yaşadığına dair bir bilgiye ulaşılamamıştır. Fakat bu
gözlemlerde, havanın oldukça yağmurlu olması ve bütün iz ve dışkıların da yıkanmış olmasının
olumsuz etkisi söz konusudur. Yine köylülerle yaptığımız konuşmalarda, yakın bir zamanda evcil
hayvanlarına yırtıcı hayvan saldırısı olmadığı belirtilmiştir.
? Hayvanın vurulduğu yer yaklaşık olarak 800 metre rakımda, eğimli ve kayalık bir yamaçtır. Etrafta
irili ufaklı küçük mağaralar bulunmaktadır. Bu mağaralarda yapılan incelemelerde oklu kirpiye ait
dışkı ve oklar bulunmuştur. Ancak leopara ait bir iz veya belirtece rastlanamamıştır.
Olayın gerçekleştiği söylenen kaya kovuğu ve etrafında yapılan incelemelerde, leoparın buraya
Mardin Mazıdağı tarafını kullanarak yaşadığı bilinen alanlardan gelebileceği, geçiş için uygun
kayalıklı, seyrek meşelikli bir yapı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca alanın batısında Karacadağ
volkanın tüflerinin oluşturduğu başka bir alan daha mevcuttur. Ancak bu alan da yakın zamanda
bir leopar kaydı yoktur ve hayvanın buradan gelme olasılığı daha düşük olarak değerlendirilmiştir.
Bu nedenle leoparın ana populasyonunun Güneydoğu Anadolu?nun doğusunda bir alanda olduğu
ve vurulduğu yere, buradan geldiği tahminleri daha fazla ağırlık kazanmaktadır.
? Alanda yapılan incelemeler ve yapılan görüşmeler neticesinde leoparın doğrudan bir saldırı
gerçekleştirdiğine dair bir bulgu söz konusu değildir. Leoparın normalde gececil olması ve Anadolu
coğrafyasında insanla çatışmaya girmek istemeyen bir tür olarak bilinmesi nedeniyle olayın
arkasında bir kışkırtma veya yaralama vakası olduğu düşünülmektedir. Otopsi ve derinin yüzülmesi
sırasında ortaya çıkan bir tabanca mermisi de olayda tek suçlanması gerekenin leopar olmadığını
anlamak için önemli bir ipucudur. Otopsiye giren veteriner hekimler tarafından tam zamanı
söylenemese de hayvanın öldürülmeden önce tabanca mermisi ile ayağından yaralandığı
belirtilmiştir. Buna ait olduğu düşünülen boş kovan, arazi çalışması sırasında olay yerinde
tarafımızdan bulunmuştur.
? Öldürme olayından önce leoparın insanlarla karşılaşması ve ayağından yaralanması söz konusudur.
Bu nedenle ayağından yaralanan leoparın kovuğa girerek insanlardan gizlenmeye ve kendini
korumaya çalıştığı düşünülmektedir. Ancak yaralanmış leoparın bulunduğu kovuğun yanına
çobanlar daha sonra muhtemelen yerini bilerek gelmiştir. Bu esnada hayvanın rahatsız edilmesi
veya rahatsız olması üzerine, Mahmut Kaplan ve kovuktan çıkan leopar arasında kısa süreli bir
boğuşma gerçekleşmiştir. Olayın çok eğimli bir yerde olması sonucu leoparın ve Mahmut Kaplan?ın
yuvarlanıp, iki farklı yana düştüğü söylenmiştir. Bu sırada kovuğun önünde bekleyen Kasım Kaplan,
hayvanın tekrar saldıracağını düşünerek 9?lu misket fişeği ile leoparı, yakın mesafeden (5-10
metre) boyun bölgesinden vurmuş ve öldürmüştür.
Leoparın Korunmasıyla İlgili Öneriler
? Bu son olay da göstermiştir ki türün varlığı tespit edildikten sonra ne yapılacağı hakkında bir fikir
birliği, eylem planı ya da strateji bulunmamaktadır . Önerimiz öncelikle türün alandaki varlığı ve
nasıl korunabileceği ile ilgili gerekli bilgileri edinmek için yaban hayatı araştırmacılarından oluşan
ekipler tarafından kapsamlı araştırmalar gerçekleştirilmesidir çünkü Türkiye?de leoparın yaşam
alanlarının tespiti oldukça güç, vakit gerektiren ve yorucu bir iştir. Elde edilecek bulgular ışığında
tür koruma eylem planı hazırlanması ve hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bunun için de ulusal ve
uluslararası düzeyde bu konuda çalışmak için araştırmacıların bir araya gelmesi ve ortak bir
çalışma platformu oluşturulması gerekmektedir.
? Leoparların doğal yaşam alanlarında rahatsız edilerek alanlarını terk etmesinin önlenmesi de
yurdumuzda kalan son leoparların yok olmasını engelleyecektir. Bu sebeple leopar yaşam alanların
tespit edilerek baskı oluşturabilecek insan faaliyetlerinin ( örneğin otlatma, avcılık, mantar
toplama vs. gibi) sonlandırılması gerekmektedir.
? Güneydoğu?da leoparın yaşadığı artık bu son olayla da iyice ortaya çıkmıştır. Bir kez daha böyle
bir olayla karşılaşmamak için bölge halkı acilen leoparlar hakkında bilgilendirilmelidir. Nedensiz
bir şekilde insanlara saldırmayacağı, neslinin kritik düzeyde tehlike altında olduğu ve
vurulmasının kesinlikle yasak olduğu halka anlatılmalıdır.
 

#8
Arkadaşlar, leopar konusuna girmemek için oldukça direndim, fakat bir kaç yanlış bilginin düzeltilmesi gerekir diye düşündüm.

Birincisi bu olaylara çok dramatik ve duygusal yaklaşılıyor. Biraz daha gerçekçi bakılmalı. Fakat öncelikle düzeltilmesi gereken şey şu. Türkiye'de epeyce leopar veya pars olarak adlandırılan yabani kedi var. Bu türün en büyük araştırıcısı olan öğretim üyesi çok yakın bir dostumdur. Sadece doğuda değil, batıda da var. Hem de en az 20 noktada. Görülmeme nedeni gece yırtıcısı olmaları. Gündüz çok nadir görülüyormuş. İkincisi İran parsı Anadolu parsı geyiği. Arkadaşlar muhtemelen ikisi aynı alttür. Örneğin Beypazarı parsının DNA'sı elde edilemediğinden karşılaştırılamıyor. Üçüncüsü ben bu parsın av amaçlı vurulduğuna inanıyorum. Şahıslar yaralanmasa olay duyulmayacaktı bile. Genelde yasak avlarda avcı yaralanmamışsa sorun yoktur. Eğer yaralanmış ve tedavi amaçlı hastaneye gitmesi gerekiyorsa mutlaka hayvan saldırmış ve şahıs kendini savunmuştur. Ve genellikle de hayvan saldırıp kaçmıştır.

Bu aralar herkes hayvan sever oldu. Ama insan sever yok. Ne demek istiyorum?

Efendim bazı hayvanların sayısı rekor düzeylere ulaştı. Sorarsanız sorumlu yetkililere sayıda artış yok. Ama geçen hafta yapılan domuz avında bir bağda 5 ayı içeride kaldı. Vatandaş avı terk edip kaçtı. Köylerde millet ayı korkusundan sokağa çıkamıyor. Çünkü ayılar kış beslenmesini bitirip inlere giremedi. Hayvansal gıda arıyorlar. Sayıları her yıl artıyor. Artık mezardan adam çıkarıp yemeye başladılar. Taşıma kapasitesi kat kat aşıldı. Ağaçlarda meyve, tarlada ekin bırakmadılar. Arkadaşlar, biraz da kendinizi insanların yerine koyun. Tamam yaban hayvanı korunacak, bu gerekli ama insan da korunmalı. Bazen bu hayvanların avlanması bir zaruret oluyor.
 

#9
Çınar ilçesinde bizzat çalıştım, oraları ve vatandaşı iyi bilirim, bu olduğunda da uzak değildim.

Olayın Sn. Pinus'un tarif ettiği şekilde olduğunu düşünüyorum.

Şırnak'ta o kadar çok domuz var ki, gece bir çıkıyorlar, sıra sıra ailelerin geçmeleri yarım saat alıyor bazen...

 

#10
Yasal olarak avcılık yapmayı sonuna kadar destekliyorum, hayvan popülasyonunun kontrol altına alınması gerekli aksi halde tehlikeli olmakta. Benim tepkim olayın Sn.Pinus'un tarif ettiği şekilde cereyan ettiğine inanmamdan, ruhsatın v.s nin hak getirdiği bir yerde, hayatta kalmış bir dinazor bile görseler "para eder mi" diye öldürmeye çalışanlara tepkisiz kalamadım hepsi bu.
Saygılarımla.
 

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 2 Ziyaretçi