Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Canik TP9 ve TP SA; En iyi '' youtube '' videoları.
#21
Videoda, Massad Ayoob'un bahsettiği "4+1 sendromu" nedir? Neden ilk atışlar alakasız yere gidiyor?
 
Alıntı

#22
(31-01-2015, 10:42 PM)overlord73 demiş ki: Videoda, Massad Ayoob'un bahsettiği "4+1 sendromu" nedir? Neden ilk atışlar alakasız yere gidiyor?

İlk mermi şarjörden atım yatağına sürülürken, atış esnasında sürgü hareketiyle kapanan sürgüden daha yavaş bir hareketle kapama işlemini gerçekleştirir. Sürgünün elle kurularak ya da sürgü durdurma manivelasına basılarak ilk merminin beslenmesi esnasında bu ufak farklılık, kilitlerin atış esnasındaki kadar düzgün kilitlenememesine sebep olduğundan ilk atış grup dışına çıkar.

Yani teoride her seferinde 1 atış yapılacak (şarjörde 1 mermi) şekilde atış yaparsanız, 4+1'deki 4'lüden çok daha geniş bir grup elde edersiniz.

Saygılar.
 
Alıntı

#23
Çok ilginç! Bu kadar ufak bir fark bile, ölümle yaşam arasındaki çizgiyi belirleyebilir yani. Açıklama için çok teşekkürler. Massad Ayoob işini biliyormuş desenize...
 
Alıntı

#24
Merhaba arkadaşlar.

CANİK TP9 SF modelinde iğne düşürme mandalının olmadığını resimlerinden gördüm. Tek hareketli mekanizma özelliğine sahip.

Size sorum:

Bu silahı dolduruş yaptıktan sonra güvenli taşımak , TP9 modeline göre ( çift hareketli ve iğne düşürme mandalı var) daha riskli hale gelmiş olmuyor mu?

Fişek yatağını boşaltmak için şarjörü çıkarıp, sürügüyü çekmekten başka çözüm görünmüyor.

Bu hali ile SF modeli operasyon silahı anlamına geliyor, göreve yeni başlayan veya silahla yeni tanışanlar için büyük risk taşıyor demektir. Ne dersiniz?
 
Alıntı

#25
Şahsi görüşüm, her ne olursa olsun zaten şarjör çıkartılıp sürgü sürülmeli garantiye alınmalı diye düşünüyorum.
 
Alıntı

#26
(01-02-2015, 08:11 PM)remo54 demiş ki: (...)
1)Bu silahı dolduruş yaptıktan sora güvenli taşımak , TP9 modeline göre ( çift hareketli ve iğne düşürme mandalı var) daha riskli hale gelmiş olmuyor mu?

2)Fişek yatağını boşaltmak için şarjörü çıkarıp, sürügüyü çekmekten başka çözüm görünmüyor.

3)Bu hali ile SF modeli operasyon silahı anlamına geliyor, göreve yeni başlayan veya silahla yeni tanışanlar için büyük risk taşıyor demektir. Ne dersiniz?

1) Glock tarzı Safe Action benzeri bir sistemi olmadığı müddetçe oluyor. Ama zaten iğne emniyeti ve tetik emniyeti var. Yani riskli olup olmayacağı göreceli bir kavram.

2) Zaten bütün silahlarda fişek yatağını boşaltmak için ya tetiğe basılır, ya da şarjör çıkarıp sürgü çekilir. Başka şekilde fişek yatağı boşalmaz.

3) EGM iğne düşürme mandalı istememiş. Boş taşıyıversinler demişler galiba. Smile

SA modeli, iğne düşürme mandalı ve düşük mesafede iğne kurma avantajı ile daha mantıklı geliyor bana.

Saygılarımla...
 
Alıntı

#27
Sayın cos30 ilginize teşekkürler.
Göreve yeni başlayan polisler için Canik TP9 SF modeli daha tehlikeli hale gelmiş demektir.
Ülkemizde silahını iradi olarak kullanmamaktan veya teknik olarak kullanamamaktan,
hayatını kaybeden veya hukuksal sorun yaşayan polis bilmiyorum.
Halbuki bir çoğu güncel olmak üzere silahını kullanmaktan dolayı bir çok polis cezaevinde veya yargılanmaktadır.
Bu gerçekliğe rağmen EGM nin, mandal emniyeti olmayan, iğne düşürme mandalı da iptal edilmiş, tek hareketli mekanizma özelliğine sahip CANİK TP9 SF operasyon silahını, tercihindeki mantığı anlamış değilim! Bu yüzden bu konuda mantıklı yorumlar, açıklamalar arıyorum.
Saygılar.
 
Alıntı

#28
(03-02-2015, 11:43 PM)Steyr demiş ki: Prosedür boş fişek yatağıyla taşımayı şart koştuğundan artan bir risk yok,herkez boş yatakla taşır konu kapanır.

Her ne kadar bütün eğitim bunun üzerine bina edilse de, emniyet teşkilatın bu şekilde bir prosedürü yok. Bir süre önce bir polis memuru otomatik iğne kilidi olmayan PreB bir CZ 75 ( Bantsız, tırnaklı CZ tabir edilenlerden ) tabancayı namlu fişek yatağı dolu taşırken düşürmüş, silah patlamış, memur ağır bir şekilde yaralanmıştı. Bunun üzerine Pre B CZ 75 taşıyan tüm memurlardan, ya silahlarını namlu fişek yatağı boş olarak taşıyacaklarına dair bir taahhütname vermeleri veya silahlarını güncel otomatik iğne kilidi olan bir tabanca ile değiştirmeleri istenmişti.

Her ne kadar teşkilatın tamamına yakını silahlarını namlu fişek yatağı boş olarak taşısa da, silah kullanmak durumunda kalınan tüm örnekleri incelediğinizde, durum tamamen değişiyor. Örneğin bir asayiş olayında silahınızı çekip, namluya fişek sürmek durumunda kaldınız, daha sonra silahınızı ateşlediniz veya ateşlemediniz, silahınızı tekrar kılıfına koymak durumunda kaldınız...Bu durumda kaç polis memuru işi gücü bırakıp da namlu fişek yatağını boşaltarak silahın güvenliğini aldıktan sonra silahını kılıfına koyuyor? Hiç birisi. E hani silahlar namlu fişek yatağı boş olarak taşınıyordu? Her zaman söylüyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz, sakal da bıraktık ama bu işin yıllar içerisinde gelişen ve olgunlaşan bir felsefesi, mantığı, bakış açışı olduğunu
kimseye anlatamıyoruz.

(03-02-2015, 11:43 PM)Steyr demiş ki: Öte yandan yerli üretimdeki titizlik göz önünde bulundurulduğunda tasarımın gereksiz tertibattan arındırılması isabetli olmuş hele hele seri üretimde.

Bu konuda haklısınız. Seri üretimdeki kalite ve kalite kontrol düzeyi ile, personelin eğitim düzeyi düşünüldüğünde, kafa karıştırıcak ayrıntılar ne kadar az olursa o kadar iyidir.
 
Alıntı

#29


 
Alıntı

#30


 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi