Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YASADIŞI SİLAH TİCARETİ - 6136 12. MADDE İNCELEMESİ
#1
6136 sayılı kanunun 12 maddesinde düzenlenen kısaca ateşli silah ticareti olarak tanımlanan:

a-Ülkeye silah sokulması, sokulmaya kalkışılması veya aracılık edilmesi;
b-Silah ve mermilerin Ülkede üretilmesi;
c-Taşıma, yollama ve taşımaya aracılık yapma;
d-Ateşli silah ve mermileri satmak, satmaya aracılı etmek, veya bu amaçla bulundurmak;

suçları öncelikle lehe kanun değerlendirmesi yapılması amacıyla resmi gazete yürürlük tarihiyle birlikte kanun metni ve değişiklik yapan mevzuat verilerek maddi ve manevi unsurlarıyla tartışılmış, cezayı ağırlaştırıcı nedenler ve içerisinde Yargıtayın vehamet ölçüsü izah edilmiş, teşebbüs, iştirak gibi kurumların uygulama şekline ve görevli mahkemeye değinildikten sonra Yargıtay içtihatlarına yer verilmiştir.

Faydalı olması dileklerimle...



KANUN METNİ

Madde 12 - (Değişik madde: 12/06/1979 - 2249/7 md.)
Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşli silahlarla bunlara ait mermileri ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları Türkiye'de Harp Silah ve Mühimmatı Yapan Hususi Sanayi Müesseselerinin Kontrolu Hakkındaki 3763 ve Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hakkındaki 5591 sayılı Kanunların hükümleri dışında ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis ve onbeşbin liradan altmışbin liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin toplu olarak birinci fıkrada yazılı suçları işlemeleri halinde sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır hapis ve yirmibeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar adli para cezası hükmolunur.

(Değişik fıkra: 23/06/1981 - 2478/6 md.) Birinci fıkradaki eylemleri işlemek amacıyla teşekkül kuranlarla yönetenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada yazılı suçlar işlenirse failler hakkında on yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis ve ellibin liradan yüzbin liraya kadar adli para cezası hükmolunur. Bu fıkrada yazılı teşekkül, iki veya daha fazla kimsenin birlikte cürüm işlemek amacı etrafında birleşmesi ile oluşur.

(Değişik fıkra: 23/06/1981 - 2478/6 md.) Ateşli silahın tüfek veya (...) seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tüfek veya dürbünlü tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması ya da bu niteliği taşımayan ateşli silahlar veya her türlü mermilerin miktar bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.

Dördüncü fıkrada niteliği belirtilen ateşli silahlar ile benzerlerinin miktar bakımından vahim olması halinde 1, 2 ve 3 üncü fıkralarda yazılı cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.

Ateşli silahlar ile mermiler ve bunların yapımında veya taşınmasında bilerek kullanılan her türlü araç ve gereçlerin başkasına ait olsa ve başka amaçla kullanılmak üzere verilmiş bulunsa bile zoralımına hükmolunur

5728 sayılı yasanın MAD­DE 155- 6136 sayılı Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 12- Her kim bu Ka­nu­nun kap­samına gi­ren ateşli si­lah­lar­la bun­la­ra ait mer­mi­le­ri ül­ke­ye so­kar ve­ya sok­ma­ya kalkışır ve­ya bun­ların ül­ke­ye so­kul­masına aracılık eder ve­ya bun­ları 29/6/2004 ta­rih­li ve 5201 sayılı Harp Araç ve Ge­reç­le­ri ile Silâh, Mü­him­mat ve Pat­layıcı Mad­de Üre­ten Sa­na­yi Ku­ru­luşlarının De­ne­ti­mi Hakkında Ka­nun hüküm­le­ri dışında ül­ke­de ya­par ve­ya bu su­ret­le ül­ke­ye so­kul­muş ve ül­ke­de yapılmış olan ateşli si­lah­ları ve­ya mer­mi­le­ri bir yer­den diğer bir ye­re taşır ve­ya yol­lar ve­ya taşıma­ya bi­le­rek aracılık eder, sa­tar veya sat­ma­ya aracılık eder­se ve­ya bu amaç­la bu­lun­du­rur­sa beş yıldan oni­ki yıla ka­dar ha­pis ve beşyüz gün­den beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bi­rin­ci fıkra­da yazılı suç­ları üçün­cü fıkra­da­ki hal dışında iki ve­ya da­ha çok kişinin bir­lik­te işle­me­le­ri ha­lin­de, fa­il­ler hakkında se­kiz yıldan on­beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gün­den on­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra cezasına hük­mo­lu­nur.

Bi­rin­ci fıkra­da­ki fi­il­le­rin, suç işle­mek amacıyla ku­rul­muş bir ör­gü­tün faa­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si ha­lin­de, ve­ri­le­cek ce­za­lar bir kat artırılır.

Ateşli si­lahın tü­fek ve­ya se­ri ateşli kısa sü­re­de çok sayıda ve et­ki­li biçim­de mer­mi ata­bi­len tam oto­ma­tik ve­ya dür­bün­lü ta­ban­ca ve­ya bu fıkra­da sayılan­ların ben­zer­le­ri ol­ması ya da bu ni­te­liği taşıma­yan ateşli si­lah­lar ve­ya her tür­lü mer­mi­le­rin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de yu­karıda­ki fıkra­lar­da yazılı ce­za­lar yarı oranında artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Dör­dün­cü fıkra­da ni­te­liği be­lir­ti­len ateşli si­lah­lar ile ben­zer­le­ri­nin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de bi­rin­ci, ikin­ci ve üçün­cü fıkralarda yazılı ce­za­lar bir kat artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

(8.02.2008 tarihinde kanun resmi gazetede yürürlüğe girerek yayınlanmıştır.)

I-SUÇUN MADDİ UNSURU;

-6136 Sayılı yasanın 12/1 madde ve fıkrasında seçenekli davranışlı bir suç öngörülmüştür. Buna göre seçenekli davranışlardan bir tanesini işleyen sanık, suç işlemiş sayılacaktır.

a)-Ülkeye silah sokulması, sokulmaya kalkışılması veya aracılık edilmesi;

-Ülke dışından hava, deniz, veya karayolu ile getirilen ateşli silah ve mermilerin ülke içine sokulmasının herhangi bir amaca dayalı olup olmaması önemli değildir. Ülkeye tek bir silah sokulsa da suç oluşur. Ancak CGK 11.5.1992 tarih ve 82- 147 sayılı kararında 6136 sayılı yasanın 12. maddesinin uygulanabilmesi için failin çok sayıda yurda soktuğu silahları satma, başkalarına verme, nakletme veya bu eylemlere aracı olma kastının bulunması gerektiği, yurda salt silah sokmanın 12. maddenin uygulanması için yeterli olmadığını belirtmiştir.

-Ülkeye kara, hava veya deniz yoluyla sokulmak istenen silahın, sokma işlemi tamamlanmadan yakalanması halinde, ülkeye silah sokmaya kalkışma suçu oluşur. Kanun kalkışmayı da suç olarak düzenlediği için sanıklara hakkında teşebbüs hükümleri uygulanmaz.

-Yurda silah sokmanın herhangi bir amaca dayalı olması şart değildir. Burada yasa koyucu yurda kaçak silah sokmada, geniş kitleleri yasa yoldan silahlandırma sonucu ileride doğacak tehlikeyi esas almıştır. Yurda sokulacak silahın miktarı da önemli değildir. Bir silah sokulsa dahi maddedeki suçun işlenmesi kafidir. Ancak 8. C.D. kişisel ihtiyaç için getirilen bir tabancanın 6136 sayılı yasanın 13/1 madde ve fıkrası içinde mütalaa edilmesi gerektiğinin daha adil olacağı görüşündedir. Ceza Genel Kurulu da bu görüşü kabul etmektedir.

b)-Silah ve mermilerin Ülkede üretilmesi;

-Ülke içerisinde ateşli silahlarla mermilerin yapılması bun­ları 29/6/2004 ta­rih­li ve 5201 sayılı Harp Araç ve Ge­reç­le­ri ile Silâh, Mü­him­mat ve Pat­layıcı Mad­de Üre­ten Sa­na­yi Ku­ru­luşlarının De­ne­ti­mi Hakkında Ka­nun hü­küm­le­ri çerçevesinde kurallara bağlanmıştır. Bu yasa hükümlerine yakırı olarak ülke içerisinde ateşli silahlarla mermilerin yapılması durumunda 12/1 madde ve fıkrasında belirtilen suç oluşur. Burada önemli olan failin ateşli silahlar ve mermileri üretmesidir.

c)-Taşıma, yollama ve taşımaya aracılık yapma;

-Ülkeye yasal olmayan şekilde sokulmuş veya yasal olmayan şekilde ülkede yapılmış ateşli silahlarla, mermilerin ülke içinde bir yerden diğer bir yere taşınması, bir yerden diğer bir yere yollanması veya bir yerden bir başka yere taşınmasında taşıyan kişiye aracılık edilmesi, bu surette taşıma eyleminin kolaylaştırılması 12/1 madde ve fıkrasına uyan suçu oluşturan eylemdir.

d)-Ateşli silah ve mermileri satmak, satmaya aracılı etmek, veya bu amaçla bulundurmak;

-Yasa koyucu bu eylemleri ağır bir yaptırıma bağlayarak, ticari amaçla ateşli silahların ve mermilerin satılması, satıcı ile alıcının buluşturulması, veya bunları satmak amacıyla bulundurulmasının geniş halk kitlelerinin silahlandırılması sonucunu doğurmasını ve ülkenin güvenliği açısından tehlike oluşturmasını önlemeyi amaçlamıştır. Bu itibarla bir adet tabancanın kişisel gereksenime dayalı olarak, bireysel el değiştirmesi veya satışında 12. maddede öngörülen silahın yayılması ve tehlikeyi genişleterek çoğaltılması şeklinde belirtilen suçun yasal unsurları oluşmayacağından, eylem tek silaha ilişkin ve bu satışta sanığın amacı silah ticareti veya silahın ülkede yayılmasına yönelik olmadıkça 12/1 madde ve fıkrası değil 13/1 madde ve fıkrası uygulanır. Yargıtayın uygulamaları da bu şekildedir.

II-SUÇUN MANEVİ UNSURU;


-Genel kast ile işlenen bir suçtur.

III-CEZAYI AĞIRLAŞTIRICI NEDENLER;

a)- Suçun iki veya daha fazla kişi tarafından işlenmesi;

-12/2 madde fıkrasında suçu iki veya daha fazla kişinin birlikte işlemesi halinde cezanın 8 yıl ile 15 yıl arasında hükmedilmesi gerekeceğini belirterek artırım öngörmüştür. Bu maddenin uygulanabilmesi için 12/3 madde ve fıkrasında belirtilen, suçun örgüt çerçevesinde işlenmemesi gerekmektedir. Suç eğere örgüt çerçevesinde işlenirse 12/3 madde ve fıkrası uygulanacaktır. 5728 sayılı yasadan önce madde metninde suçun iki veya daha çok kişinin toplu olarak işlenmesini öngörüyordu. 5728 sayılı yasa ile bu durum değiştirilmiştir.

b)- Suç işle­mek amacıyla ku­rul­muş bir ör­gü­tün fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si ha­lin­de,

-12/3. madde ve fıkrası, 12/1 madde ve fıkrasındaki eylemlerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde 12/1 madde ve fıkrası kapsamında verilen cezanın bir kat arttırılacağı belirtilmiştir.

- Örgütün varlığından söz edilebilmesi için TCK.nun 220. maddesine bakmak gerekmektedir. Bu madde kapsamında örgütten söz edebilmek için,

aa)-Kanunun suç saydığı fiilleri işleme
bb)-Üye sayısı (en az üç kişi)
cc)-Araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye el verişli olması
dd)-Hiyerarşik bir yapının olması,
ee)-Süreklilik


olması gerekmektedir.

c)- Vehamet;

-Vehamet Arapça kökenli bir kelime olup "sonu tehlikeli ve ağır şeyin hali" anlamına gelmektedir.

-12/4 madde ve fıkrası vehamet halini düzenlemiş olup bu durumda diğer fıkralardaki cezalar yarı oranında artırılacağı belirtilmiştir. 12/4 madde ve fıkrası vehameti iki şekilde düzenlemiştir.,


aa)-Nitelik itibariyle vehamet;

- 12/4 madde ve fıkrasında Ateşli si­lahın tü­fek ve­ya se­ri ateşli kısa süre­de çok sayıda ve et­ki­li bi­çim­de mer­mi ata­bi­len tam oto­ma­tik ve­ya dür­bün­lü ta­ban­ca ve­ya bu fıkra­da sayılan­ların ben­zer­le­ri ol­ması durumda nitelik olarak vehamet kabul edilecektir. Silahların vahim olup olmadığı Bilirkişi raporu ile belirlenecektir.

bb)-Sayısal olarak vehamet;

-12/4 madde ve fıkrasında sayılan niteliği taşımayan silah ve mermiler miktar bakımından vahim olması durumunda bu madde uyarınca yarı oranında artırım yapılacaktır. Kanunda sayısal vehametin ne kadar olacağı belirtilmemiştir. Yargıtay 8.C.D. içtihadında

20 adetten fazla tabancayı
20.000 adetten fazla mermiyi


sayısal vehamet olarak kabul etmiştir.


cc)-Nitelikli silahlarda sayısal vehamet;

-12/5 madde ve fıkrasında, 12/4 madde ve fıkrasında ifade edilen nitelikli silahların miktar itibarıyla vahim olması durumunda 1.,2.,3., fıkralarca hükmedilen cezaların 12/5 madde ve fıkrası uyarınca bir kat arttırılması öngörülmüştür. Burada da kanun sayısal vehametin ne kadar olacağı belirtilmemiştir. Yargıtay 8.C.D. i bu husustaki içtihadında 10 adetten fazla nitelikli silahı vahim olarak kabul etmiştir.

dd)-Eylemin askeri amaçlı savaş silahları veya mermilere ilişkin olması (Ek madde 5);

-6136 sayılı Ek 5. maddesi uyarınca, bu kanunun 12. ve 13. maddelerine aykırı eylemleri, top, havan, roketatar, uçaksavar, tanksavar, ağır ve hafif makineli tüfekler ve benzeri askeri amaçlı savaş silahları mermilerine ilişkin olduğu takdirde anılan maddelere göre hükmedilecek cezalar bir kat artırılacaktır.

IV-GÖREVLİ MAHKEME;

-5235 sayılı yasanın 12. maddesi uyarınca (10 yıldan fazla hapis cezalarına bakma görevi Ağır Ceza mahkemeleri) madde yer alan cezaların üst sınırı 10 yıldan fazla olduğundan görevli mahkeme Ağır ceza Mahkemesidir.

V-YARGITAY KARARLARI;

1-Yurt dışından iki adet tabanca getirmek; sanığın yurt dışından iki adet silah getirme eyleminin 6136 sayılı yasanın 12/1 madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yanılgıya düşerek aynı yasanın 13/1 madde ve fıkrası uyarınca ceza tayin edilmesi,

2-Silahların satış amacıyla bulundurulduğu iddiasının kanıtlanmaması; sanığın son soruşturma aşamasında kabul etmediği ve başka bir kanıtla da desteklenmeyen hazırlık soruşturması dışındaki savunması dışında, silahları satmak üzere bulundurduğuna ilişkin yeterli, inandırıcı ve kesin kanıtlar bulunmadığı, bu koşullarda eylemin 6136 sayılı yasanın 13/1 madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilip, elde edilen silah sayısıda göz önüne alınarak asgari ve azami hadler arasında bir ceza tayin edilmesi gerekirken, satış amacıyla silah bulundurduğu yönündeki kanıtlanmadığı, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,

3-Silah alıcısı ile satıcısını buluşturmak suretiyle satışa aracılık etme; Sanıklar KY ve BYnin, silah almak isteyen Jandarma istihbarat görevlisini silah satıcısı durumunda olan AK. ile buluşturmak suretiyle alıcıya aracılık etmek biçiminde oluşan eyleminin dairemizce sürdürülen ve ceza Genel Kurulunca benimsenen uygulamaya göre 6136 sayılı yasanın 13/1 ve 765 sayılı TCK.nun 65/3 maddelerine ve fıkralarına uyar nitelikte bulunduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek bu sanıklar hakkında 6136 sayılı yasanın 12/1 madde ve fıkrası ile ceza tayini,

-Ceza Genel Kurulu kararında: 6136 sy.nın 12/1 madde ve fıkrasında "satmaya aracılık etme" suçu düzenlenmiş olup, yasada alıcıya aracılık edenler diye bir suç tipine yer verilmediğinden, silah almak isteyenin yardım talebi üzerine alıcı ve sayıcıyı buluşturan sanığın eylemi 6136 sy.nın 13/1 madde ve fıkrasında yazılı suça 765 sayılı TCK.nun 65/3 maddesinde belirtilen biçimde feran iştirak niteliğindedir.

4-Silahların elde edilememesi; sanıkların hazırlık soruşturmasında, babaları sanık Y.B.in ait tabancaları bazı şahıslara sattıklarını beyan etmelerine karşın, son soruşturma aşamasında bu beyanlarından döndükleri, sattıkları iddia edilen silahların ele geçmemesi karşısında silahların 6136 sayılı yasaya aykırı olduklarının saptanamadığı, bu nedenle adı geçen sanıklara atılı suçun kanıtlanamadığı anlaşıldığında beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

5-Silah imalatına eksik teşebbüs; Sanığın evinde ve atölye olarak kullanılan yerde elde edilen silah yapımına elverişli gereçler yanında, kısmen yapılmış tabanca şarjörü ve şarjör kalıbı ile diğer aletlerin elde edilmiş olması karşısında; Eyleminin eksik teşebbüs teşebbüs aşamasında kabul edilip uygulama yapılmasında bir isabet görülmemiş, ve oluşa dosya içeriğine göre de soruşturma yeterli görülmüş olmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

-5.5.1997 tarihli tutanakta müfredatı gösterilen malzemenin, yasanın amaçladığı anlamda imalatına elverişli ve yeterlilikte olup olmadığı, MKE kurumu yada Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinden sorulup araştırılmadan, kolluk görevlilerinin tatminkar görülmeyen kişisel düşüncelerinin mahkumiyet hükmüne dayanak yapılması,

6-Toplu silah ticareti olabilmesi için çıkar paylaşımı olması gerektiği, silahları sadece aracıyla silahları taşıyan sanık NE nin eylemi de 765 sayılı TCK.nun 65/3 madde ve fıkrası yollamasıyla 6136 sayılı yasanın 12/1 madde ve fıkrasını ihlal eder nitelikte olduğu; Sanıkların ajan N.nin zorlamasıyla ellerinde bulunan yada araştırarak temin ettikleri tabancaları kendi adlarına satıp yada sattırıp parasını aldıkları ve çıkar paylaşımı konusunda aralarında bir anlaşma bulunmadığı, yasanın tanımladığı ölçüde bir ortaklık olmadığı, ayrıca sanık NE nin bir adet tabancasını sattırması dışında diğer sanıkların bireysel satışlarında onlara sürücü olduğu taksiyle ücret karşılığı taşıma suretiyle yardımda bulunduğu, bu oluş karşısında sanıklar A, H, A, ve A nin eylemlerinin 12/1 kapsamında bireysel silah ticareti suçunu oluşturduğu, bunlara yardım eden sanık NE nin eyleminin de 765 sayılı TCK.nun 65/3 madde ve fıkrası yollamasıyla 6136 sayılı yasanın 12/1 madde ve fıkrasını ihlal eder nitelikte olduğu gözetilmeden, suç niteliği tayininde yanılgıya düşülerek, tüm sanıkların toplu silah ticaretinden mahkumiyetlerine karar verilmesi,

7-Ticaret maksadı ile silah satışı yapma suçunun sürekliliği ve teselsül içermesi; 6136 sayılı yasanın 12/1 maddesinde yazılı ticaret maksadıyla silah satışı yapma suçunun sürekliliği de içermesine göre teselsülün suçun bünyesine dahil olduğu ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında anılan madde uyarınca artırım yapılması,
 
Alıntı

#2
1-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/16338-Karar No: 2012/23309; Av bayii olan sanığın, satmak amacıyla 497 adet mermi bulundurmaktan ibaret eyleminin 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrasında düzenlenen mermi ticareti suçunu oluşturduğu gözetilmeden 6136 sayılı Kanunun 13/3. maddesi uyarınca mutad sayıda mermi bulundurmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/7986-Karar No: 2012/39917; Sanıklar tarafından yapıldığı iddia edilen 20.9.2006 tarihli telefon görüşmesinde sözü edilen kaleşnikof tüfek ya da mermilerinin satışının gerçekleştiğine ilişkin dosyada herhangi bir kanıt bulunmadığı gibi bu kaleşnikof tüfek veya mermilerinin ele geçmemesi karşısında niteliklerinin, atışa elverişli ve 6136 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı hususlarının saptanamadığı; sanıkların ele geçen tabancaları satış amacıyla bulundurduklarına ve silah ticareti yaptıklarına ilişkin soyut iddia dışında mahkumi- yetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı göze- tilerek, 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bireysel silah ticareti suçundan hüküm kurulması,

3-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/7801-Karar No: 2012/16427; Seyahat ettiği aracın bagajında sanığa ait elma kasası içerisinde gizlenmiş olarak iki adet vahim nitelikte makineli tabanca ile yapılan üst aramasında bir adet niteliksiz tabanca, üç adet 9 mm çaplı dolu mermi ele geçirilen sanığın ülkeye sokulmuş olan ateşli silahları bir yerden diğer bir yere taşıdığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

4-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2009/17339-Karar No: 2012/6026; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan istihbari çalışmalarda sanığın oğlu Kartal Gazi adına kayıtlı büronun vitrininde başkaları adına ruhsatlı tabancaları sergilediği ve ayrıca mermi almaya yasal hakkı olmayanlara mermi sattığının öğrenilmesi üzerine, görevli (x) haber elemanının hiçbir belge göstermeksizin sanıktan bedeli karşılığı 100 adet mermi satın aldığı ve sanığın yüz adet mermi satmaktan ibaret eyleminde, silah ticaretine ve yaymaya yönelik kastı olduğuna dair kanıt bulunmadığından eyleminin 6136 sayılı Yasa 13/3. maddesine aykırılık oluşturduğu ayrıca yapılan aramalarda sanığın ruhsat sahiplerinden aldığı vekaletname ile satışına aracılık ettiği 27 adet ruhsatlı tabanca ve mermileri de ruhsatsız olarak bulundurduğu ve elde olunan silah sayısına göre eyleminin 6136 sayılı Yasa 13/2. maddesine aykırılık oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanığın TCK.nun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 6136 sayılı Yasanın 13/2. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde bireysel silah ticareti suçundan 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,

5-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/17768-Karar No: 2012/5147; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların Karadeniz bölgesinde temin ettikleri silah ve mermilerin ticaretini yaptıkları istihbari bilgisi üzerine, olay günü sanık Hasan'ın Giresun ilinden temin ettiği suça konu 9 mm çapında 2995 adet 6136 sayılı Yasa kapsamındaki mermileri otobüs ile Şanlıurfa iline getirdiği, otobüsten indikten sonra sanık Lütfi'nin kullandığı 63 HE 141 plakalı araca binerek hareket ettikleri sırada yapılan takip neticesinde sanıkların ve mermilerin ele geçirildiği bu oluş içinde sanık Hasan Koyuncu'nun, suça konu mermileri ticaret amacıyla naklettiği ve bulundurduğuna dair istihbari bilgiyi doğrulayan somut bir delil bulunmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğu, diğer sanık Lütfi Ceylan yönünden ise; sanığın inkara yönelik savunmasının aksine yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle sanıkların 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası gereğince mahkumiyetlerine karar verilmesi,

6-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/4067-Karar No: 2012/20796; 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinin 1. fıkrasında seçimlik hareketli bir suç öngörülmüştür. Buna göre; seçenekli davranışlardan bir tanesini işleyen sanık suçu işlemiş sayılacaktır. Bunlar; ateşli silahlarla, mermilerin ülkeye sokulması, sokulmaya kalkışılması ya da ülkeye sokulmasına aracılık edilmesi, 3763 ve 5591 sayılı Yasalara aykırı olarak ülkede üretilmesi; yukarıdaki suretlerle ülkeye sokulmuş ya da ülkede üretilmiş silah ya da mermilerin bir yerden bir başka yere taşınması, yollanması veya taşınmasına bilerek aracılık edilmesi; ateşli silahlarla mermilerin satılması, satılmasına aracılık edilmesi veya bu amaçla bulundurulmasıdır. Suçun maddi unsuru bu eylemlerden birinin işlenmesiyle oluşmaktadır.
Somut olayda; sanıkların, 3 adet tabancanın satışı konusunda pazarlık yapıp anlaşmaları üzerine, alıcı rolündeki haber elemanına tabancaları teslim etmeye götürürlerken, sanık Ayhan Dalkılıç'da 2. diğer sanık Hakkı Kahya'da ise 1 adet olmak üzere 3 adet tabancayla yakalanmaları biçiminde gerçekleşen eylemlerinin, 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrasındaki silah ticareti suçunu oluşturduğu, sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri bu eylem nedeniyle 6136 sayılı Yasanın 12/2 madde ve fıkrasındaki toplu silah ticareti suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, suç nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,

7- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/19763-Karar No: 2012/39736: 2000 adet mermiyi satmak amacıyla naklederken yakalanan sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin yargılama yapma ve kanıtları değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsiz Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

8-YARGITAY 8. Ceza Dairesi,Esas No: 2012/25192-Karar No: 2012/40331: Suça sürüklenen çocuğun, arkadaşı Oktay tarafından getirilen 15 tane kuru sıkı mermisini, mermilerin ucunu matkapla delip bilye yerleştirmek sureti ile yasak nitelikte mermi haline getirmek eyleminin, esaslı alet ve ustalık gerektirmediğinden mermi imalatı suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesi yerine, aynı yasanın 12/1. maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

9- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/1137-Karar No: 2012/40137; Sanıklardan Nizamettin'in suça konu kaleşnikof silahı sanık İsmet'ten satın almak istediği, alışveriş gün ve saatinin kararlaştırıldığı zamanda sanık Nizamettin'in yanında beraat eden sanık Ali de bulunduğu halde İsmet'in evine gittiği, İsmet'in evde olmadığı, evin önünde bulunan sanık İsmet'in kardeşi Mehmet'in arazide olan İsmet'e, beraat kararı kesinleşen Ali'nin cep telefonu ile haber verip onu çağırdığı, kendi evinde İsmet ve Nizamettin'in pazarlık yaptıkları sırada fiyat konusunda fikrini beyan ettiği, bu suretle gerçekleşen olayda sanık İsmet'in silah satıcısı olduğu, kardeşi sanık Mehmet'in satışa aracılık yaptığı bu olayda toplu silah kaçakçılığı suçunun unsurlarının gerçekleşmediği, suça konu bir adet tüfeğin hafif makinalı tüfek olması nedeniyle, sanıklar İsmet ve Mehmet hakkında 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezanın Ek 5. maddesi uyarınca artırılmasıyla yetinilmesi yerine uygulama yeri bulunmayan aynı yasanın 12/4. madde ve fıkrasına göre de artırılması,

10- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/4067-Karar No: 2012/20796; 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinin 1. fıkrasında seçimlik hareketli bir suç öngörülmüştür. Buna göre; seçenekli davranışlardan bir tanesini işleyen sanık suçu işlemiş sayılacaktır. Bunlar; ateşli silahlarla, mermilerin ülkeye sokulması, sokulmaya kalkışılması ya da ülkeye sokulmasına aracılık edilmesi, 3763 ve 5591 sayılı Yasalara aykırı olarak ülkede üretilmesi; yukarıdaki suretlerle ülkeye sokulmuş ya da ülkede üretilmiş silah ya da mermilerin bir yerden bir başka yere taşınması, yollanması veyataşınmasına bilerek aracılık edilmesi; ateşli silahlarla mermilerin satılması, satılmasına aracılık edilmesi veya bu amaçla bulundurulmasıdır. Suçun maddi unsuru bu eylemlerden birinin işlenmesiyle oluşmaktadır.

Somut olayda; sanıkların, 3 adet tabancanın satışı konusunda pazarlık yapıp anlaşmaları üzerine, alıcı rolündeki haber elemanına tabancaları teslim etmeye götürürlerken, sanık Ayhan Dalkılıç'da 2. diğer sanık Hakkı Kahya'da ise 1 adet olmak üzere 3 adet tabancayla yakalanmaları biçiminde gerçekleşen eylemlerinin, 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrasındaki silah ticareti suçunu oluşturduğu, sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri bu eylem nedeniyle 6136 sayılı Yasanın 12/2 madde ve fıkrasındaki toplu silah ticareti suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, suç nitelendiril- mesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,

11- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2010/3803-Karar No: 2012/22286; Sanığın 2 adet vahim nitelikteki tüfeği aracıyla nakletmekten ibaret eyleminin 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 13/2. maddesiyle uygulama yapılması ve kabule göre de sanıkta yakalanan silah sayısı gözetilerek TCK.nun 3 ve 61/1. maddesi uyarınca temel cezanın asgari sınırın üzerinde tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

12- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/12993-Karar No :2012/36236; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.2009 tarih, 2008/245 esas, 2009/49 sayılı kararı uyarınca 2 kişi tarafından işlenen silah ticareti suçlarında da topluluk unsurunun gerçekleştiği ve sanıklara atılı suçun 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden ve suça konu silahlardan birinin yarı ve tam otomatik ateşleme sistemine sahip vahim silahlardan olduğu kriminal raporla tespit edilmesine rağmen, anılan yasanın 12/4 madde ve fıkrasına göre arttırım yapıl- mayarak yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

13- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/19076-Karar No: 2012/29765: Oluşa ve dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk Cengiz Şaptalı'nın boya yapmak için gittiği Gaziantep civarındaki bir evden çaldığı bir adet MP 16 uzun namlulu tüfeği Kahramanmaraşa getirerek aynı mahallede oturan sanık Muhsin Yıldırım'a bedelini sonradan almak şartıyla sattığı, Muhsin'in silahı eve gelen bazı kişilere göster- diği, polisin yaptığı takip sonucu silahın Muhsin'in evinde ele geçtiği olayda sanıklara eylemlerinin ayrı ayrı vahim nitelikteki bir adet silahı satmak olduğu gözetilmeden, ayrıca 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinin 2. fıkrasınında uygulanması,

14- YARGITAY 8. Ceza Dairesi; Esas No: 2012/3101-Karar No: 2013/12187; Dosyada mevcut iletişim tespit tutanaklarının sanığın silah ticareti yaptığı hususunda kesin ifadeler içermediği ve sanığın savunmasının aksine silah sattığına dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında bir adet ruhsatsız silah satın alıp bulunduran sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

15-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2008/9208-Karar No: 2010/5437; 5729 sayılı Kanunun 4. maddesi 1. fıkrasının 6136 sayılı Yasa hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülecek şekilde gaz tabancası imal edilmesi ve satılmasına ilişkin olması ve dosya kapsamına göre de ses ve gaz fişeği atmak için imal edilmiş iken daha sonradan namlularındaki gaz ayırıcı parçası çıkarılarak 6136 sayılı Yasa hükümlerine tabi hale getirilen iki adet tabancayı işyerinde satmak amacıyla bulundurması biçimindeki sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede yeralan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 7.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 
Alıntı

#3
Sayın Merak,
Bu konu ile alakalı bir avukat silahsever, "mermi doldurma aparatı ithal" ederek adeta tüm yetkililere ders verdi yakın zamanda... Sosyal medyadan takip ettim Sayın Avukatın ithalat macerasını yetkililere ders verirken biz silahseverlere çok büyük bir hizmetin de önünü açmış oldu, vermiş olduğu hukuki mücadele ve yolu burada paylaşmakta çok büyük fayda var diye düşünmekteyim.
 
Alıntı

#4
4 üncü sırada yer alan Yargıtay kararının aşağıda alıntıladığım kısmı

"yapılan aramalarda sanığın ruhsat sahiplerinden aldığı vekaletname ile satışına aracılık ettiği 27 adet ruhsatlı tabanca ve mermileri de ruhsatsız olarak bulundurduğu ve elde olunan silah sayısına göre eyleminin 6136 sayılı Yasa 13/2. maddesine aykırılık oluşturduğu..."

şeklinde.

Bir av bayisinin bu satışlara aracılık etmesi için izlemesi gereken yasal bir prosedür var mıdır? Söz konusu Yargıtay Kararında belirtilen miktarda silahın satışına aracılık edebilir mi?

Saygılar.
 
Alıntı

#5
(14-09-2014, 09:24 PM)centaori demiş ki: Sayın Merak,
Bu konu ile alakalı bir avukat silahsever, "mermi doldurma aparatı ithal" ederek adeta tüm yetkililere ders verdi yakın zamanda... Sosyal medyadan takip ettim Sayın Avukatın ithalat macerasını yetkililere ders verirken biz silahseverlere çok büyük bir hizmetin de önünü açmış oldu, vermiş olduğu hukuki mücadele ve yolu burada paylaşmakta çok büyük fayda var diye düşünmekteyim.

Aparatı silah gibi değerlendiremeyiz yani bulundurulması herhangi bir eşya gibidir; silah gibi uyuşturucu madde gibi bulundurulması dahi yasak eşya niteliğinde de değildir. Kaldı ki çok miktarda üretim yapabilen profesyonel alet de değildir. Bizatihi kendisi suç değildir. Dolayısıyla mermi üretiminde kullanılmadığı taktirde suç oluşmayacaktır.

(14-09-2014, 11:19 PM)Karacula demiş ki: 4 üncü sırada yer alan Yargıtay kararının aşağıda alıntıladığım kısmı

"yapılan aramalarda sanığın ruhsat sahiplerinden aldığı vekaletname ile satışına aracılık ettiği 27 adet ruhsatlı tabanca ve mermileri de ruhsatsız olarak bulundurduğu ve elde olunan silah sayısına göre eyleminin 6136 sayılı Yasa 13/2. maddesine aykırılık oluşturduğu..."

şeklinde.

Bir av bayisinin bu satışlara aracılık etmesi için izlemesi gereken yasal bir prosedür var mıdır? Söz konusu Yargıtay Kararında belirtilen miktarda silahın satışına aracılık edebilir mi?

Burada suç oluşturan eylem vekaletle aracılık yapmak değil ruhsatlı tabanca ve mermileri ruhsatsız olarak bulundurmaktır. Dolayısıyla silahları sahibinden teslim almadan aracılık yapsa idi suç oluşmayacaktı.

Saygılar
 
Alıntı

#6
İşte bu nedenle, silah alım satımı yapmak isteyenler önce silahçı olurlar ve ticarethane açarlar. Silahlar "tamire" gelir ve yasal olarak o tükkanda görücüye çıkar.
 
Alıntı

#7
Sayın MERAK :

İlgi ve forumumuza katkılarınızdan ötürü çok teşekkür ederim. Eklemiş olduğum belgelerden de anlaşılacağı üzere, bir arkadaşımız hukuki bir çalışma yapıyor. Bildiğim kadarı ile henüz bir sonuç alamadı. Kendisi ile defalarca forumumuza katılması konusunda görüşsem de, forum sayfalarında yazmak istemediğini, kendine mahsus çekincelerinin olduğunu belirtti. Tabi birazda kırgınlığını dile getirdi. Konunun. Daha geniş ele alına bilinmesi için, elinde bulunan belgeleri düzenleyerek yayınlamama izin verdi.

25 Ocak2014 tarih ve 28893 sayılı Resmi gazetede yayınlanan 5201 Sayılı Kanun gereğince kontrole tâbi tutulacak harp araç ve gereçleri ile silah, mühimmat ve bunlara ait yedek parçalar, askerî patlayıcı maddeler, bunlara ait teknolojilere ilişkin listeyi ve geçmiş yıllarda yürürlüğe konulan ithalat listelerini incelendiğinde; boş tabanca mermisi kovanların yeniden kullanımını sağlayan manüel pres ve bu prese ait rekor tabir edilen, kalıp ağızlarının ilgili liste kapsamında olmadığı, yine ilgili tebliğ namenin 12.a maddesi gereğince; silah parçası ve mühimmat aksamı olmadıkları için, yurda girişinde bir sakınca olmadığının açıkça belirtildiği, bireysel kullanıma mahsus ürünlerin tebliğ name kapsamı dışında tutulduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve İç İşleri Bakanlığı?ndan izin alınmadan bireysel kullanıma mahsus olmak üzere kargo yolu ile yurda getirtilmesinde hukuken bir sakınca olmadığı görülecektir.

Ancak, 6136 Sayılı Kanun 12. ( izin almadan üretim) ve 13. ( menşei belli olmayan mühimmat) maddesi, 5607 Sayılı Kanun 3, 4/7bend, TCK 172,174, 216-217 maddelerine istinaden, yurda bireysel ithalat yolu ile getirilen bu ürünlerin akıbeti belli değildir. Bildirim yapılmadan bu aletlerin elde bulundurulması bir suç teşkil etmese de, TCK, 6136 Sayılı Kanun ve 5201 Sayılı Kanun ve 5607 Sayılı Kanun hükümlerinin; kolluk kuvvetleri ve adli merciler tarafından, aleyhte yorumlanması ihtimali söz konusudur. Bu aletlerin bireysel olarak kullanılmasında hüküm içi boşluk bulunmakta olup, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan sorunların ortaya çıkması muhtemeldir.

Kovan, her yer den bulunur.
Kapsül, fatura ile satın alına bilinir.
Barut her yerden fatura ile alına bilinir.
Ancak, yasal edinilen bu ürünlerin montaj yapılması, hukuken muallak( boşlukta) bir durumdur.


Hukuk devleti; vatandaşlarının hukuk güvenliğini sağlamalıdır. Ayrıca, hukuk devletinin hukuk güvenliği ilkesi; vatandaşlara uygulanacak hukuk kurallarının belirliliğini de zorunlu kılmaktadır. Belirlilik ilkesi, yükümlülüğün hem kişiler hem de idare yönünden belli ve kesin olmasını, yasa kuralının, ilgili kişilerin mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini makul bir düzeyde öngörmelerini mümkün kılacak şekilde düzenlenmesi gerekliliğini zorunlu kılmaktadır. Yasa, yönetmelik, genelge, tebliğ veya tüzük gibi bir düzenlemeye istinaden, bir kısıtlama getirilmemiş, hiçbir kurumun ithalat izni alma zorunluluğu aramadığı, hiçbir bildirim veyahut izin almak hususunda bir zorunluluk yükletilmediği halde, yasal düzenleme ve hüküm içi boşluk, insanların başına çok büyük sıkıntılar açabilir.

[Resim: 10706386_10152735099279866_734170829_n_zps06becffa.jpg]

[Resim: 10694850_10152735098969866_1027079153_n_zps6e45e2ee.jpg]

[Resim: 10706386_10152735099314866_715638319_n_zps22947b67.jpg]

[Resim: 10584953_10152735099359866_211759940_n_zps77910e53.jpg]

[Resim: 10654057_10152735099369866_1817508183_n_zps090cadab.jpg]

[Resim: 10699146_10152735099454866_1329120533_n_zps523e3e35.jpg]

 
Alıntı

#8
[Resim: 10711529_10152735099134866_40964982_n_zps34d1dc82.jpg]

[Resim: 10708386_10152735099229866_972697231_n_zps97f41606.jpg]

[Resim: 10711576_10152735098854866_1701166385_n_zpsbf8f0ff1.jpg]

[Resim: 10707941_10152735099089866_1869911074_n_zps126f8f37.jpg]

[Resim: 10699336_10152735098944866_625669474_n_zps18f4b4d4.jpg]

[Resim: 10695329_10152735098974866_298992209_n_zps6220ab52.jpg]

[Resim: 10656114_10152735099209866_39595419_n_zpscf2f646b.jpg]

[Resim: 10707937_10152735098919866_698138446_n_zpsc22ea1cf.jpg]

[Resim: 10708066_10152735099159866_2042166085_n_zps705c6574.jpg]

[Resim: 10704961_10152735098884866_1255068999_n_zps81069516.jpg]

 
Alıntı

#9
[Resim: 10705146_10152735098824866_897031587_n_zps4fc3116f.jpg]

[Resim: 10681653_10152735099049866_1328448147_n_zps97667bc2.jpg]

Belgelerin ve yol haritasının yapılan mücadelenin elimde olanını paylaştım. Umarım faydalı olur.
Saygılarımla!...
 
Alıntı

#10
Sn Centaori,

Arkadaş bana konuyla ilgili planlarından telefonda bahsetmişti. Lakin o gruptaki muhterem moderatör beni engellediği için son gelişmelerden haberim yok.

Söz konusu aparatın elde bulundurulması suç teşkil etmez. Müsadere de edilemez. 6136 da tanımlanan suç tehlike suçu değildir. Yani kovan, kapsül, barutun elde bulundurulması üretim tehlikesi nedeniyle cezalandırılmaz. Aynı örneği kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü vs için de verebilirsiniz. Yani çelik var, ocak var, usta var diye ustanın yasak bıçak yapma ihtimaline ceza mı vereceğiz?

C.Savcısı olacağa değil mevcut olana bakar. İthalat izni verme gibi yetkisi ve görevi de yoktur. O nedenle KYOK kararı başvuru anı itibarıyla yerindedir.

Daha detaylı yazmak için incelemek gerekir, ilk göze çarpanlar bunlar.

Saygılarımla
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi