Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ayilara karsi efektif korunma
#31

Sn Pinus anladığım kadarıyla ayıların nüfusu kadar, yaylalarda yaşan insanların nüfusu da artmış olmalı. Hayvan otlatanların ayıların olduğu bölgeden uzak durması mümkün olmaz mı acaba? Büyüklerden sürekli ayı hikayesi dinlerdik ve anladığım kadarıyla bir şekilde birlikte yaşıyorlardı, "ayıdan dayak yemek" gibi bazı olumsuz hikayeler dışında, öldürme veya bu amaçlı saldırı duymadım.
 
Alıntı

#32
Sn. Mirgun, tam tersine yaylalarda yaşayan insan nüfusu dramatik bir şekilde azalıyor. Kaldı ki orman köyleri neredeyse boşaldı. Yaban hayatı sayısı ise hızla artıyor. Köyler gece yaban hayvanlarının denetiminde. Köylü bazı bölgelerde meyve yiyemiyor. Hayvan otlatanların ayılardan uzak durması demek şehir merkezinden ayrılmamaları demek. Bu gerçekçi değil. Otlaklar da milli servet ve değerlendirilmeli. Yoksa et niye devamlı pahalanıyor diye hep beraber feryat ederiz. Çare yaban hayvanlarını taşıma kapasitesine çekmek. Yoksa bu günkü garip durum oluşur. Örnek vermek gerekirse, kurt avı yasaktır ama aynı kurtlar Bartın şehir merkezinde TOKİ konutları etrafında cirit atmakta ve köylülerin ineklerini yemektedir. Ayının insana zarar vermesine gelince, ayının dövdüğü insanlar biraz araştırıldığında nedense hep ayıya karşı bir fiil gerçekleştirmiş çıkıyor.
 
Alıntı

#33
(15-07-2014, 12:19 PM)Pinus demiş ki: Ayının insana zarar vermesine gelince, ayının dövdüğü insanlar biraz araştırıldığında nedense hep ayıya karşı bir fiil gerçekleştirmiş çıkıyor.

Demek ki ayının sırtını kaşımaya çalışan adam hikayeleri doğruymuş...Smile
 
Alıntı

#34
Benim şahsi düşüncem ayılardan korunmanın en güzel yolu ayılarla karşılaşmamak.Yukarıda zaten sayın üyelerin belirttiği gibi eğer doğada yeterince gürültü yaparak ilerlenir ise ayılar muhtemelen siz onları görmeden sizi fark edip uzaklaşacaktır.

Önemli olan bu durumun dışında kalan karşılaşmalar.Şu ana kadar 3 defa ayı kardeş ile karşılaşmam oldu.Bir tanesi bahse gerek olmayacak kadar uzak bir mesafeden yaklaşık 250-300 metre uzaktan bizi fark edip arkasına bile bakmadan kaçtı.Bir başka olayda ise göreceli olarak ufak bir ayı dere yatağında mesafe tahmini olarak 60-70 metre falandı.Bizim olduğumuz tarafa gelmemek için dereyi geçip, dik bir yamaca tırmanmaya çalışırken iki defa düştü.Bizde orayı hemen terkedip ona kaçması için fırsat verdik.Üçüncü ve en çok korktuğum ise Bir domuz bekinde oldu.Mesafe yine tahmini 40 metre civarı.Önümde atışa müsait açıklık bir alan var.Yaklaşık bir halı saha boyutunda.Açık alanın iki ucundada domuz otobanı var.Yani domuzların tarlalara inmek için kullandığı patika.Patikanın diğer bölümleri sık bitki örtüsü içinde sadece bu açıklıkta atış yapma imkanı var.Ben patikanın açık alana bağlandığı yerin tam karşısındayım.Hava yeni kararmak üzere.Atış istikametimden gelen sesler üzerine hafifçe doğruldum açıklığın karşısından domuz gelecek diye beklerken birden koca oğlan sıklığın arasından çıktı.Bir kaç adım atıp durdu.Sonra kafasını yukarı kaldırıp havayı koklamaya başladı.Sonra benim orada oldumu bildiği halde açıklığın kenarından dolaşıp benim arkamdaki sıklığın içine girdi.Biraz uzaklaşmasını bekleyip çantamı kaptığım gibi diğer bekteki arkadaşımın yanına gittim.Durumu anlattım.Avı bırakıp geri döndük.

Şimdi bu anlattıklarım içinde bence üçüncüsü en tehlikeli olanı çünkü ayının normalde yapması gereken kokumu aldıktan sonra kaçması olacaktı fakat bunu yapmadı.Ben Bursa da ikamet ediyorum.Bursa da bir ayı rehabilitasyon merkezi var.Burada rehabilite edilen ayılar doğaya salınıyor.Bu ayılarla ilgili en büyük sıkıntı insandan diğer ayılar kadar korkmuyor olmaları.Bu çok tehlikeli bir durum.Karşılaşma riskini arttırıyor.Bursa da doğada vakit geçirenlerin bunu mutlaka dikkate alması gerekiyor.Bu ayılar karşılaşabileceğiniz en tehlikeli ayılar.Bu ayılarla ilgili bir kaç saldırı yaşadığım bölgeye yakın yerlerde yaşandı.Özellikle arıcılar ve köylüler.Bir orman yangını sırasında saldırıya uğrayan bir itfaiyeci olmuştu.Yine mantar toplamaya çıkan bir vatandaş bir patikada ayı ile karşılaşıyor ve ayıdan bir miktar dayak yedikten sonra ayı bu kadar yeter deyip adamı bırakıyor.Bunları neden yazdım bunlar Türkiye de doğada vakit geçiren kişilerin ayıyla karşılasması en muhtemel haller.

Sıkıntı, bu hallerin dışındaki düşük yüzdede.Benim yaşadığım bölgenin dağ köylüleri kafa yapılarını bildiğim kadarıyla.Eğer ayıyı görürse ve elinde tüfek varsa %90 ateş eder.Hayvanın ölüp ölmemesi yada yaralı ayının bir başkasına saldırma ihtimalini de düşünmez. İşte en tehlikeli durumlardan biri bu bence.Malesef köylü ile ayı arasında büyük bir husumet var.

İkinci en kötü durum ise kamp veya av amaçlı yada farklı bir durumdan dolayı arazide iken eğer ayı gece gelmiş ise niyetinin iyi olmadığını %100 söyleyebilirim.Bence en kötü senaryo.

Üçüncü durum ise ayı ile karşılaşılan dönem eğer ayının uyuması gereken dönem ise yani kış şartlarında ise yine sıkıntı olabilir.

Yavrusunun olması çiftleşme dönemi gibi durumlar zaten yukarıda yazılmış.

Ayıdan korunma konusunda ise yukarıda bir çok kez söylendiği gibi ses çıkartarak ilerlemek karşılaşma ihtimalini düşürür.Alaskada ki avcılar,balıkçılar, fotoğrafçılar '' hey bear'' diye bağıra bağıra yürüyorlar.

Ayı spreyleri bence en etkili çözümlerden biri.Ama herşeyde olduğu gibi bunda da pratik yaparak kullanma kabiliyetinin geliştirilmesi gerekir diye düşünüyorum.Gavur öyle yapıyor çünkü.Aldım spreyi tamam artık güvendeyim demiyor.Hareketli maketlerle antreman yapıyor.Aşağıdaki video da var.




Bir ayının saldırı süresi ve gücü hakkında biraz düşününce ister silah olsun ister sprey etkili bir şekilde kullanılbilmesi için kişinin kendini ciddi anlamda yetiştirmesi gerekir diye düşünüyorum.Bir ayının ne kadar kısa sürede bir insanı öldürebileceği konusunda aşağıdaki video izlenmeli bence.Adam yalnızca 8 saniye saldırı altında kalıyor ve hayatını kaybediyor.Youtube de 911 kaydıda vardı.Ayrıca buradaki ayı görece eğitimli ve evcil bir ayı.Avlanma içgüdüsü ile hareket eden veya adrenalin deposu haline gelmiş vahşi bir ayı çok daha kötü bir senaryo.Burada ayı spreyininde etkisi görülebilir.




Ayılar hakkındaki şu kalibre ayıyı devirir bu kalibre devirmez.15 kurşun attım ölmedi, ayının derisi şöyle kafatası kurşun geçirmez gibi lafları dikkate almadan, sprey veya silah ensturman ne olursa olsun kişi kendini geliştirmelidir diye düşünüyorum.Bence söylenebilecek en güzel şey, mühimmatın kalibresi değil atıcının kalibresi önemlidir.
 
Alıntı

#35
Bir belgeselde seyretmiştim, kutuplarda yörenin ayıları hakkında araştırma yapan bilim adamları, beyaz oğlanları uyuşturucu iğne atan tüfeklerle vurup, helikopterle kendi mekanlarına götürüp bir süre kapalı bir odada misafir ediyorlardı.

Bu süre zarfında ayıya sudan başka bir şey vermiyorlar ve biliminsanlarıyla temasını en düşük seviyede tutuyorlardı.

Bunu sebebi; sayın pitman'ın belirttiği olayda olduğu gibi ayıların insalara alışmaması ve onları yiyecek kaynağı gibi görmemesi içinmiş.
 
Alıntı

#36
Değerli Pitman;
Uludağ'daki yürüyüş parkurlarında sizce ayı ile karşılaşma ihtimali olabilir mi ? Bursa'da yaşadığınız için biliyor olabilirsiniz. Fırsat buldukça aracımla ya da teleferik ile şehirden kaçarak birkaç saatliğine de olsa doğada vakit geçirmekten mutluluk duyuyorum. En sık yürünen parkurları defalarca bende yürüdüğüm için (Sarıalan - Oteller , Sarıalan - Çobankaya , Çobankaya - Softaboğan Şelalesi , Oteller - Zirve vb...) daha az yürünen tenha parkurları yürümeye niyetim var. Örneğin ; Sarıalan - Zeyniler ya da Soğukpınar - Aras Gözesi gibi. Mesajınızı okuyunca tedirgin oldum. Önceki yıllarda işim gereği Karacabey Ovakorusu'ndaki ayı barınaklarında bulunmuşluğum da var. İnsana çok alışkın olduklarına tanık olmuştum. Oradaki ayıların ormana salındıklarında , doğadaki hemcinsleri ile aynı tepkileri vermeyeceklerinden eminim. Ne dersiniz süpriz bir karşılaşma yaşar mıyım? Saygılar.
 
Alıntı

#37
Sayın jeoid;
Öncelikle kesinikle tedirgin olup doğada zaman geçirmekten vazgeçmeyin.Doğayı seven, orda olmaktan keyif alan kaliteli ve kültürlü insanlar ne kadar artarsa doğanın o kadar iyi korunacağına inanan insanlardanım.Eğer mesajım bu yönde bir tedirginlik oluşturduysa buna çok üzüldüm.Öncelikle doğayı tanıyıp ona saygı duyduktan sonra gerekli önlemleri aldıktan sonra ben doğada bizler için şehirdekinden daha fazla bir tehlike olduğuna inanmıyorum.
Bahsettiğiniz rotaların çoğunda bende yürüdüm.Buralarda ayı olma ihtimali gerek bitki örtüsü gerekse arazi durumundan dolayı epey fazla gibi görünüyor.Ama buralarda hiç ayıya denk gelmedim.Aslında olmaları gereken yerler orası ama ne tuhaftır ki tehlikeli karşılaşmaların yüzde doksanı şehire veya köylere çöplüklere yakın yerlerde oluyor.Bu konuda istatistik falan yapmadım yada bunun bilimsel bir backroundu yok ama duyduklarım hep bu yönde.

Uludağ için şurada ayı var burada yok demek malesef bence kolay değil.Ama Uludağ da ciddi bir ayı popülasyonu olduğu bilinen bir şey.Yani Uludağ'ın hemen her yerinde ayıya rastlamak mümkün.Ayılar kış öncesi yemek buldukları her yere gidiyorlar.Köylerdeki meyve bahçeleri, çöplükler ilk tercihleri oluyor genelde.Sıkıntıda burada başlıyor.Keyfi yerinde olan ayı bu yerlere yaklaşmaz.İnsandan mümkün olduğunca uzak durur.Buralara gelen ayılar hasta , yaşlı ,veya rehabilite edilen ayılardır diye düşünüyorum.Bu durumdaki ayılar zaten sıkıntı içinde olduklarından insanla karşılaştıkları durumda bazen istemeyen hadiseler oluyor.Ben normal, sağlıklı bir ayının siz onu tehdit etmedikten sonra size saldıracağına pek inanmıyorum.Zaten sizin bahsettiğiniz parkurlarda ki ayının keyfi gayet yerindedir.İnsanı hissettiği anda mümkün mertebe kaçmaya çalışacaktır.
Mesela zannedersem geçen yıl temen yerinin oraya inip çöpleri karıştırmışlar ve bir kişiyi kovalamışlardı.Setbaşını bilirsiniz ne kadar kalabalık bir semt. Kaplıkaya da derenin üst taraflarında mantar toplamaya giden birine ayı saldırmıştı.Yine Kaplıkaya da ki sitelere kadar indiklerini orada oturan bir yakınımdan duymuştum. Cumalıkızık'ın üst taraflarındaki tarlalara geliyorlar.Derekızık, Saitabat, Alaçam civarlarında bolca mevcut olduğunu biliyorum. İki yada üç yıl önce Bursa emniyet müdürünün arabası gölbaşı yakınlarında bir ayıya çarpmıştı.

Her ne kadar milli parklar kabul etmesede ben bu rehabilite edilen ayıların genellikle katırlı dağının olduğu bölgeye salındığını tahmin ediyorum.Çünkü buralarda konuştuğumuz köylülerin çoğu bundan şikeyetçi.Bunların haricinde Uludağın doğuya uzanan tarafı bence en çok ayı bulunan kısmı.

Bir şeyi tekrar belirtmek istiyorum.İnsanoğlu doğaya çıktığında ona gereken saygıyı gösterirse onun hakkında ne kadar çok şey öğrenirse ve alması gereken tedbirleri de alırsa hiç bir sıkıntı yaşamayacaktır.Ayılar hakkında da yürürken ses çıkartmak, yiyecek ve ayı temasını mümkün mertebe kesmek, etraftaki emareleri iyi analiz etmek yeterli olacaktır diye düşünüyorum.Yani bizler hem kendimizin hem de ayının üstüne düşen tedbirleri almalıyız.

Bunun için basit bir örnek vermek isterim.Adapazarı soğucak yaylasında bir silah modelinin kullancılarının kurduğu bir forumun, kamplı etkinliğindeyiz.Etkinliğin 2. veya 3. günü Bursadan katılan arkadaşlarla ufak bir doğa yürüyüşü yapmak istedik.Beş altı arkadaş kamptan ayrıldıktan bir saat sonra yabani çileklerle dolu bir alana geldik. Haliyle hepimiz saldırdık çileklere sonra arkadaşlardan biri ya bu ne izi böyle gibilerinden bir şey söyledi.Hepimiz gidip baktık.Yerde muazzam ebatta bir ayı izi vardı gayette yeni idi.Bu izin fotoğrafı bir yerlerde vardı bir sigara paketiyle ölçeklendirmiştim.Eğer bulabilirsem ekleyeceğim.Herneyse izi görünce hemen etrafa baktım.Çürümüş bir ağaç kökünün parçalanmış halinide görünce yusuf hemen ziyarete geldi tabiBig Grin.O kadar geldiki çantamdaki demonte haldeki tüfeğimi çıkarıp tam dolduruşa geçme ihtiyacı doğdu.Tabi bütün arkadaşlar benimle aynı durumda.Abartmadan söyleyebilirim ki hayatımda gördüğüm en büyük ayı izi idi. Arkadaşlarla kısa bi istişare yapıp.İstişare gerçekten kısa sürdüBig Grin. Daha sonra çok dikkatli bir biçimde o bölgeyi terk edip kampa döndük. Daha sonra kampa yakın olan bir ağılda ki çobanlara izi anlattık.Çobanın tepkisi aynen şöyle '' Dalga mı geçiyonuz kardeşim ayı orda diye biz o tepeye bile yaklaşmıyoruz.Siz izini görmüşsünüz bide kendini görseniz bi daha bu yaylaya gelmezsiniz.''

Bu olayı şu sebepten anlatmak istedim.Doğada etrafınızdaki emareleri iyi analiz etmek size pek çok avantaj sağlar.Bu olayda ki emarelerin bana anlattıklarına bakacak olursak.Birincisi ayak izi o kadar büyük ki başka hiç bir emareye gerek yok Big Grin direk topukları yağlamak lazım.İkinci emare ayı kardeş aç etrafta baba bir kütüğü hallaç edip içindeki böcekleri yemiş.Üçüncü emare 2 gündür bu yaylada binlerce fişek atıldı arazi araçlarıyla offroad yapıldı ama baba hala burda ve özgüven tavan.

Yani her mantıklı insanın yapması gereken burayı terketmektir.Bunun aksini düşünen insanlar olabilir.Ya bişey olmaz ya zaten silahınız var falan diye düşünenlerede saygım sonsuz.İhtimal dahilindeki sonuçları ben ve arkadaşlarım yaşamak istemedik.Bu arkadaş grubundan biraz söz edeyim grubun ne kadar deneyimsiz olduğu ortaya çıksın.Bir tanesi domuz avı konusunda uzman sayılabilecek gayet iyi bir atıcı olan bir abimiz.Bir tanesi federasyona kayıtlı tecrübeli bir dağcı, bir tanesi şu an özel harekat polisi, bir diğeri yine doğada çok vakit geçirmiş bir arkadaşımız, ve ben.Yani demem şudur ki her konuda olduğu gibi bu konularda kendimizi eğitir isek ve gerekli güvenlik önlemlerini alırsak doğa da vakit geçirmek en fazla şehirde vakit geçirmek kadar tehlikelidir.

Uzun yazıp baş ağrıttıysam affola.Tüm forum üyelerine saygılar...
 
Alıntı

#38
Biraz gülelim istedim.

Ayı ile ilgili bir hikaye,amcama ait. (şive ile yazmaya çalışacağım , kusurumuz olur ise af ola )

Ormana çittum çestane toplamaya.Çaliların arasunda bir şey çıkayu , bi baktum çi ayu.Çöz çöze çelduk.Ayu başladi kaçmaya.Koştu yetiştum ona.La oğlum ne kaçarsun dedum.Ayu bakti suratima.Ya abi sen miydin.Ben de seni Teyfik zannettim.
Amcan yanındaki Teyfik'e dönerek.La Teyfik , ne ettun ayuya Smile
 
Alıntı

#39
Yukarıda bahsettiğim ayı izi. Bilgisayarı karıştırınca buldum.

[Resim: 04072009655.jpg]
 
Alıntı

#40
Sayın Pitman ;
vakit ayırıp , mesajımı yanıtladığınız için teşekkür ederim. Saygılar.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi