Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
6136 sk 13. madde İncelemesi(Ruhsatsız silah ve mermi satın alma-taşıma-bulundurma)
#1
Star 
6136 sayılı kanunun 13. maddesinde düzenlenen Ruhsatsız silah ve mermi satın alma-taşıma-bulundurma suçuna ilişkin bu konuyu hazırlayalı uzun bir süre olmuştu fakat taslaklarda kalmış, yüklemeyi unutmuşum.

Birçok sorunun cevabını anlatım ve içtihatlarla vermeye çalıştım, faydası olması dileklerimle.

Saygılar


Kanun Metni
5728 sayılı yasanın MADDE 156- 6136 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 13- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(8.02.2008 tarihinde kanun resmi gazetede yürürlüğe girerek yayınlanmıştır.

(Değişiklikten önceki kanun) Madde 13 - (Değişik madde: 12/06/1979 - 2249/8 md.)
Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin liradan beş bin liraya kadar adli para cezası hükmolunur.


I-SUÇUN FAİLİ: Bu suçun faili herkes olabilir.

II-SUÇUN MADDİ UNSURU;

- Suçun maddi unsuru ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulundurulması halinde suç oluşmaktadır. Seçenekli şekilde gösterilen bu fillerden birinin işlenmesi halinde suç oluşmaktadır.

-Bulundurma ruhsatına haiz tabancanın ruhsatın belirlediği yerlerin dışında bulundurmak veya taşımakta suç teşkil eder.

-Madde de belirtilen satın alma ve bulundurma eyleminin, ticari maksada yönelik olmayıp, kişisel ihtiyacı karşılama iradesi ile hareket edildiğinin belirlenmesi gerekir. Hakim kişisel ihtiyacı, olayın özelliği, sanığın kişiliği, mesleği, olayın oluşu gibi nedenleri dikkate alarak tayin edecektir.

-Bireysel olarak tek silahın satışında alıcıya aracılık yapan fail hakkında 5327 sayılı TCK.nun 39/1 madde ve fıkrasını oluşturur. (765 sayılı TCK.nun 65/3 madde ve fıkrasını oluşturuyordu.)

-Mahkumiyet hükmü kurulabilmesi için silahın kullanıma ve atışa elverişli olması gerekir. Bu nedenle silahın ele geçmesi gerekir. Ele geçirilen silahın atışa el verişli olup olmadığının tespiti açısından, Adli Tıp, Polis ve Jandarmadan aldırılacak Kriminal raporlarla belirlenir. Bunun yanında mahkeme ve savcılık aşamasında atış keşfi de yapılarak tespit edilebilir. Birde uygulamada Savcılığa ve Mahkemeye Bilirkişi çağrılarak silahın atışa elverişli olup olmadığı tespit ettiriliyor, Dairemiz bu uygulamayı da yeterli görmektedir. Eğer silah ele geçmezse en azından silahtan atılan boş kovanların veya mermi çekirdeklerinin ele geçmesi gerekir. Boş kovanlar ve mermi çekirdeklerin üzerinde yapılan Bilirkişi incelemesinde, 6136 sayılı kapsamında bir silahtan atıldıkları belirtilirse, silah ele geçmese bile boş kovanların veya mermi çekirdeğinin ele geçmesi, mahkumiyet için yeterlidir. Bunun yanında Doktor raporunda sanığın 6136 sayılı yasa kapsamında bir silahla yaralandığı tespit edilebiliyorsa (örneğin mermi çekirdeği giriş çıkış deliğinin bulunması) suçun unsurları oluşmuş olur. Netice itibarıyla silah ele geçmemiş bunun yanında olay yerinden boş kovan veya mermi çekirdeği de ele geçmemişse mahkumiyet hükmü kurulamayacaktır. Birde tabanca ile atış yapıldığı somut olaya ilişkin tutanak ve maddi kanıtlarla anlaşılıyorsa silahın atışa elverişli olup olmadığı hakkında rapor aldırılmaya gerek yoktur.

-Mermilerinde bir bölümü patlatılarak 6136 sayılı yasa kapsamında olup olmadığı belirlenmelidir. (Mermilerin miktarları itibarıyla patlatılacak sayıya dikkat edilmesi gerekmektedir.)

-Sanık savunmasında silahın çalışmaz nitelikte olduğunu veya arızalı olduğunu ileri sürerse, Bu hususta Bilirkişiden rapor aldırılarak, silahın arızalı olup olmadığı, arızası varsa bir silahçı ustasının esaslı müdahalesine gerek olmadan, basit bir müdahale ile giderip giderilmeyeceği konusunda görüş alınmalıdır. Eğer silahta ki arıza basit müdahele ile giderilebilir nitelikte ise silah 6136 sayılı yasa kapsamında değildir. Eğer silahta ki arıza basit müdahele ile giderilebilir nitelikte değil esaslı usta müdahalesi gerektirir nitelikte ise 6136 sayılı yasa kapsamındadır. Bazen raporlarda silahtaki arızanın "basit usta müdahalesi ile giderilebilir" denmektedir, rapor bu şekilde gelmişse bu silahı tekrar rapora gönderip (Rapor Polis Krimanele gelmişse adlitıpa göndermek gerekir veya tersi) arızanın esaslı usta müdahelesi ile mi Yoksa basit bir müdahele ile mi giderilip giderilmeyeceğinin tekrar sorulması gerekir.

-06.12.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6136 Sayılı Yasanın uygulamasına ilişkin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer aletler Hakkındaki Yönetmeliğin 2. maddesinin (f) bendinde öngörülen barut veya bu çeşit patlayıcı ve itici güç ile gülle, mermi, saçma veya füze ile gaz ya da diğer nesneleri atabilen silahların 6136 Sayılı Yasa kapsamında olabilmesi için namlu uzunluğunun fişek yatağı hariç 30 cm'den ve tüm uzunluğunun 50 cm'den fazla olamayacağı kuralı getirilmiştir. Tüfeklerin namluları kesilerek bu hale getirilebilmektedir. Bu hususun tespit edilmesi açısından da Bilirkişiden rapor aldırılması gerekmektedir. Köstebek tabancaları da ölçüler tuttuğu zaman 6136 sayılı yasa kapsamında kabul edilmektedir.

-6136 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca "Hatıra teşkil eden veya antika olan ateşli silahlarla bıçakların bulundurulmasına izin verilmesi zorunludur" olduğu belirtilmiştir. Aynı zaman aynı maddenin 3. fıkrasında bu silahların üstte taşınmasının yasak olduğu belirtilmiştir.

-5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Sınıraşan Örgütlü Suç- lara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretime ve Kaçakçılığa Karşı Protokolün Uygun Bulunduğuna Dair Kanunun Genel Hükümleri bölümünün 3. maddesinin (a) şıkkında, "... 1899 yılından sonra üretilmiş olan silahlar hiçbir koşulda antika sayılmayacaktır."

-Silahın ANTİKA özelliğinin bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, 6136 sayılı yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğinin 59. maddesi uyarında Emniyet genel Müdürlüğü Polis Kriminal laboratuarına silah gönderilerek antika olup olmadığı tespit ettirilmesi gerekmektedir. Eğer Antika olduğu tespit edildiği taktirde bu silahlara sadece bulundurma ruhsatı verilebileceği yönetmelikte belirtilmiştir. Bu nedenle eğer antika silahın ev ve iş yerinde bulundurulması suç oluşturmaz. Eğer antika silah taşınması durumunda suç oluşmaktadır.

-Taşıma ve bulundurma ruhsatlı silahlarda, ruhsat süresi onay tarihinde itibaren beş yıl da bir yenilenir. Süresi biten taşıma ruhsatı, yenisi verilinceye kadar bulundurma ruhsatı yerine geçer. Sürenin bitiminden itibaren 1 ay içinde idarenin ruhsat sahibine, yenileme işlemleri bakımından tebligat yapması zorunludur. 1 aylık süre tebligatın yapıldığı tarihten itibaren başlar. Usulüne uygun tebligattan sonra 6 ay içinde ruhsat yenilenmezse, ruhsat iptal olur. Silahına el konulur. Silahına el konduktan sonra silah sahibine silahı devretmesi için tebligat yapılır. Bu sürede 6 aydır. 6 ay içinde silah sahibi silahını devretmezse, idare mahkemeden silahın müsaderesini ister ve silahın müsaderesine karar verilir.

-13. maddede öngörülen suçlara teşebbüs mümkün değildir.

III-SUÇUN MANEVİ UNSURU;

-13. madde de düzenlenen şekli suç olmakla birlikte, suçun manevi unsur bakımından failde bulundurma, taşıma, ve satın alma kastı aranır. Biçimselliğin yanında taşıma ve bulundurma eylemlerinin makul bir süre temadi etmesi de gerekir. Kısa bir süre için silahın taşınması ve bulundurulması ile suç kastı gerçekleşmez. Bulundurma ruhsatlı tabancanın, ruhsatında belirlenen (mesken, iş yeri) yerin güvenlik alanı içerisinde taşınmasında da ruhsatsız tabanca taşıma kastından söz edilemez.

-Hukuki kesinti olmadan (iddianame ile kamu davası açılmamış ise) değişik zamanlarda birden fazla silah taşıma veya bulundurma eylemleri ek suç oluşturmaz. Bu nedenle suçun temadi etme özelliği nedeniyle TCK.nun 43. maddesi hükümleri uygulanmaz. Ancak hukuki kesinti söz konusu ise ikinci eylem yeni bir suç oluşturur. Bu durumda sanığın kastının yenilediği kabul edilir. 6136 sayılı yasaya aykırılık suçları temadi eden suç olduğundan, iddianame ile suç kesintiye uğramaktadır. İddianame ile dava açıldıktan sonra sanıktan ikinci silah yakalanırsa ikinci suç oluşur. Eğer sanıktan iki ayrı zamanda silah yakalanmış ve ikinci silah yakalanana kadar birinci silah hakkında dava açılmamışsa iki suç mu oluşur, tek suç mu oluşur sorusuna da, 8. Ceza Dairesi, sanıktan birinci silah yakalandıktan sonra gidip ikinci silahı almış ise kastının yenilenmesi nedeniyle iki suç oluşur diyor, eğer kastının yenilendiği ispat edilemez ise tek suç oluşur alt hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekir.

IV- CEZAYI ARTIRICI NEDENLER;

13/2. madde ve fıkrası "Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması ya da silâh veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur."

-08.02.2008 tarihinde değişiklikten önceki durumda sadece temel para cezası değişmiştir. Hapis cezası ve madde metninde değişiklik yoktur.

-Bu madde cezayı arttırıcı neden olarak düzenlenmiştir.

a)- Ateşli Silahın Bu kanunun 12. maddesinin 4. fıkrasında Sayılan silahlardan olması;

-Buna göre ateşli silahın 6136 sayılı kanunun 12. maddesinde sayılan; "Ateşli silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması" olması halinde sanığa verilen hapis cezası 5-8 yıllar arasında olduğu düzenlenerek artırıma gidilmiştir. Silahın bu nitelikte olup olmadığı Kriminal veya Adli Tıptan aldırılacak rapordan tespit edilmesi gerekmektedir.

b)-Sayı ve Nitelik Bakımından Vehamet Olması;

-Maddenin ikinci fıkrasında ikinci olarak artırım nedeni olarak silah ve mermilerin sayı ve nitelik olarak vehamet olmasını aramaktadır. Silah ve mermilerin nitelik olarak vahim olup olmadıklarını Kriminal veya Adli Tıptan aldırılacak rapordan tespit edilmesi gerekmektedir. Sayısal olarak vehameti de Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararlarında belirtmiştir. 5000 adetten fazla mermiyi 13/2 madde ve fıkra kapsamında sayısal vehamet olarak kabul etmiştir. 4 adetten fazla tabancayı da 13/2 madde ve fıkrası kapsamında sayısal vehamet kabul etmiştir. Bu tabancaların niteliksiz olması gerekmektedir.

c)-Eylemin konusunun Askeri Amaçlı Savaş Silahları veya Mermilere İlişkin olması;

Ek Madde 5 - (Ek madde: 23/06/1981 - 2478/9 md.)

Bu Kanunun 12 ve 13 üncü maddelerine aykırı eylemleri; top, havan, roketatar, uçaksavar, tanksavar, ağır ve hafif makinalı tüfekler ve benzeri askeri amaçlı savaş silahları veya mermilerine ilişkin olduğu takdirde anılan maddelere göre hükmedilecek cezalar bir kat artırılır.

6136 sayılı yasanın EK 5. maddesi uyarınca bu kanunun 12 ve 13. maddelerine aykırı eylemlerin top, havan roketatar, uçaksavar, tanksavar, ağır ve hafif makineli tüfekler ve benzeri askeri amaçlı savaş silahları veya mermilerine ilişkin olması durumunda anılan maddelere göre hükmedilecek cezalar bir kat artırılacaktır.


d)-Taşıma veya Bulundurma Eyleminin Yasanın Ek 1. maddesinde Sayılan Yerlerde İşlenmesi;

6136 sayılı yasanın EK 1. maddesinde sayılan yerlerde bu yasaya aykırı olarak ateşli silahları ve mermileri ve 4. maddede yazılı olan bıçakları veya sair aletleri veya benzerlerini taşıyan veya TCK.nun 174. maddesinde yazılı olanları taşıyan veya bulunduranlar hakkında ilgili kanunlarda belli edilen cezaların iki katına hükmedileceği öngörülmüştür.

Ek Madde 1 - (Değişik madde: 22/11/1990 - 3684/2 md.)
A) Duruşmalarda, mahkeme salonlarında, hastanelerin psikiyatri bölümlerinde, akıl hastanelerinde, ceza ve tutukevleri ile her türlü ıslah ve infaz kurumlarında veya bunların eklentilerinde,
B) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurtlarda, eğitim ve öğretim kurumlarında, siyasi partilerin açık hava ve kapalı yer toplantılarında, izinli veya izinsiz yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, sendikalarda, derneklerde veya bunlara yönetim ve yapı olarak doğrudan doğruya bağlantılı olan yerlerde veya bunların toplantı ve kongrelerinde, her türlü spor karşılaşma veya yarışmalarının yapıldığı yerlerde, kanuna uygun veya kanuna aykırı olarak grev ve lokavt yapılmakta olan iş yerlerinde,
C) Türkiye Büyük Millet Meclisi ana binaları ile Meclis Başkanlığınca belirlenen yerlerde,
Ateşli silahlar taşınamaz.

Yukarıda sayılan yerlerde bu Kanuna aykırı olarak ateşli silahları veya bunların mermilerini 4 üncü maddede yazılı olan bıçakları veya sair aletleri veya benzerlerini veya Türk Ceza Kanunun 174 üncü maddesinde yazılı olanları taşıyan veya bulunduranlar hakkında ilgili kanunlarda belli edilen cezaların iki katı hükmolunur.
(A) ve (B) bentlerinde sayılan yerlerde 7 nci maddenin 1, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde belirtilen, kişiler ile bu yerlerin güvenliği için görevli bulunan polis ve jandarma personeli, © bendinde sayılan yerlerde ise yalnız bu yerlerin güvenliği ile görevli bulunan polis, jandarma ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Mumafız Taburu personeli silahlarını taşıyabilirler."
-Burada kanun iki katı hükmolunur dediği için 6136 sayılı yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedildikten sonra EK 1. maddesi uyarınca iki katına kadar dediği için 2 yıl cezaya hükmedilir 3 yıl verilemez.

V-CEZAYI AZALTICI NEDENLER;

13. madde de öngörülen suçların cezasını azaltıcı nedenler, aynı maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrasında gösterilmiştir.

a)-Bir adet tabanca ve mutat sayıda mermi bulundurulması;

-13/3. madde ve fıkrası uyarınca ev de ve iş yerinde bir adet tabanca bulundurulması halinde sanığa bu fıkra uyarınca 1 yıl dan 2 yıla kadar ceza takdir edilecektir. Burada önemli olan, tabancanın bir adet olması ve aynı zamanda, tabancanın 12/4. madde fıkrasında sayılan silahlardan olmaması gerekmektedir.

-Mutat sayıda merminin bulunduranlar ve taşıyanlar da aynı şekilde cezalandırılacakları belirtilmiştir. Kanun mutat sayının ne olduğunu belirtmemiştir. Yargıtay 8. C.D. İçtihadında mutat sayıda merminin 50 dan fazla 251 den az (51 ve 250 dahil) mermi olarak kabul etmiştir.

b)-Mermilerin Pek Az Sayıda Bulundurulması veya Taşınmasının Mahkemece Vahim Kabul Edilmemesi;

-13/4. madde ve fıkrası uyarınca, mermilerin pek az sayıda bulundurulması ve taşınması veya taşınmasının mahkemece vahim olarak kabul edilmemesi durumunda sanığa 6 aya kadar hapis cezası ve yanında adli para cezasına hükmedileceği belirtilmiştir. Pek az sayının ne olduğu kanunda belirtilmediği için Yargıtay 8.C.D. içtihatlarında 50 adet dahil mermiyi pek az olarak kabul etmiştir. Burada diğer bir hususta elde edilen mermilerin mahkemece sayısal olarak vahim kabul edilmemesi gerekmektedir. Sayısal Vehametin ne olduğunun yine Yargıtay 8.C.D. içtihatla belirlemiş olup 5000 adetten fazla mermiyi sayısal olarak vahim nitelemiş olup bu durumda sanık hakkında 13/2 madde ve fıkrası uyarınca işlem yapılacaktır.



VI- KURU SIKI SİLAHIN DURUMU;

5728 sayılı yasanın MADDE 156 maddesi ile 13. maddenin son fıkrasına eklenen "Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır."
(8.02.2008 tarihinde kanun resmi gazetede yürürlüğe girerek yayınlanmıştır.)

5728 sayılı yasa ile 13. maddesinin son kısmına eklenen fıkra ile, Kuru sıkı silahlarda değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişinin 13/1 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılacağı belirtilmiştir. Ayrıca bu şekilde silahı taşıyan 13/1 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılacaktır. Eğer iş yerinde ve evinde bulundurursa 13/3. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırma yapılacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken konu Kuru sıkı silah Bilirkişiye gönderilerek değişikliğin ne şekilde yapıldığının tespiti yapılarak 6136 sayılı yasa kapsamında olup olmadığına ilişkin rapor aldırılması gerekmektedir.

Kuru sıkı tabancaların özelliği tabancanın namlu kısmında gaz ayırıcı parça bulunmaktadır. Bu gaz ayırıcı parça namlu kısmından mermi çekirdeğinin çıkmasını engeller. Bu nedenle kuru sıkı silahlarla ateş edildiği zaman sadece bir ses çıkar ve namlu kısmından herhangi bir şey çıkmaz. Bu nedenle kuru sıkı silahlar 6136 sayılı yasa kapsamında değillerdir. Ancak Kuru sıkı silahların namluları üzerinden yapılan değişiklikle bu silahlar 6136 sayılı yasa kapsamında bir silah haline getirilmektedir. Kuru sıkı tabancalar üzerinde yapılan değişiklik karşımıza üç şekilde çıkmaktadır. Birinci olarak kuru sıkı tabancaların namlu kısmı çıkartılarak yerine yeni namlu takılmaktadır. Bu silah bu şekilde 6136 sayılı yasa kapsamında bir silah haline gelmektedir. İkinci olarak kuru sıkı silahın namlu içerisinde buluna gaz ayırıcı parçasının çıkartılması suretiyle özel nitelikli mermileri atar hale getirilmektedir. Bu durumda da değişiklik yapılan kuru silah 6136 sayılı yasa kapsamındadır. Üçüncü olarak da Kuru sıkı silahların namlu içinde bulunan gaz ayırıcı parçasının delinmesi suretiyle özel nitelikli mermileri atar duruma getirilmektedir. Bu durumda da değişiklik yapılan kuru silah 6136 sayılı yasa kapsamındadır. Bu üçüncü durum da dikkat edilmesi gerekirken gaz ayırıcı parçanın deliğin, sonradan mı açıldı, yoksa Orijinal bu şekilde yapılıp yapılmadığını araştırmak Kriminalden veya adli Tıptan sormak gerekir. Eğer Kuru sıkı tabancanın orjinali bu şekilde yapılmış ve gaz ayırıcı parçada ki deliğin sonradan açıldığı tespit edilemiyor ve sanıktan özel nitelikli mermi de elde edilememişse sanığın suç kastı yoktur, silah 6136 sayılı yasa kapsamında olduğundan silahın müsaderesine karar verilir. (Kuru sıkı silahın Sanayi ve ticaret bakanlığından çizim şeması getirtilecek, 2008 yılı öncesi kuru sıkı silahların çizim şeması, yaptırılmamış bu durumda silahın namlu kısmının fotoğrafları çektirilerek, üretim firmadan orjinalı bu şekilde üretilip üretilmediği sorulup buna göre namluda değişiklik yapılıp yapılmadığı Kriminalden tekrar sorulması gerekir, eğer namluda bir değişiklik varsa suç oluşur.)


VII-GÖREVLİ MAHKEME;

Asliye Ceza Mahkemesi yetkili olup, ruhsatsız kalma ve suçta kullanılmama durumunda taşıma ve bulundurma ruhsatlı silahların müsaderesinde görevli mahkeme Sulh Ceza Hakimliğidir.

VIII-YARGITAY KARARLARI;

1-Silahın bulunduğu yerin sanığın gözetim ve denetimi altında olup olmadığı; Suça konu silahların bulunduğu yerin özelliği göz önüne alınarak bu yerin sanığın gözetim ve denetimi altında olup olmadığı ve aynı yere başkaları tarafından konulup konulmadığının kesin biçimde saptanması açısından olay yerinde keşif yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, böyle bir araştırma yapılmaksızın eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması (23.9.2002 tarih 520/8516)

2-Sanığın silaha zilyet olduğunun, bulundurup taşıdığının kanıtlanması gerekir: Silah taşıma ve bulundurma suçu şekli suçlardan olup silahın taşınması, bulundurulması veya satın alınıp herhangi bir şekilde zilyet olunmasıyla oluşacağı, olayda sanık C.A.'ın diğer sanık R.'da yakalanan silaha zilyet olduğu, bulundurup taşıdığının kanıtlandığı kanıtlanmadığı, böylece atılı suçun oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

3-Mermilerin sağlamlıklarının saptanması; Suça konu 9 mm. çapındaki mermilerin sanığın 7.65 mm. çapındaki taşıma ruhsatlı silahına ait olmadığının anlaşılması karşısında, sağlamlıklarının saptanması açısından, patlatılması gerektiğinin düşünülmeden, harici incelemeyle yetinilerek eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

4-Diğer sanıkların oluşa uygun düşmeyen atfı cürüm niteliğindeki beyanları; Suça konu silahın beraat eden sanık B'nin otomobilinde elde edildiği, sanık B ve iş ortakları diğer sanıkların bu tabancanın sanık A'ya ait olduğu yönündeki beyanları oluşa uygun düşmediği gibi atfı cürüm niteliğinde bulunduğu gözetilmeden oluşa ve dosya içeriğine aykırı bir kabulle sanık A hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,

5-Yeminli bilirkişi incelemesi-Eksik inceleme; Hazırlık soruşturmasında kolluk memurunun düzenlediği belge hukuksal ve teknik anlamda expertiz raporu niteliğinde bulunmadığı halde, silah üzerinde yönetime uygun yeminli bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

6-Tabancanın, mermi kovanı veya çekirdeklerinin ele geçmemesi; Sanığın olayda kullandığı iddia edilen tabancanın elde edilemediği, olay yerinde mermi kovanı yada çekirdeği de ele geçirilemediğine göre; ne şekilde 6136 sayılı yasa kapsamında olduğu saptanmadan ruhsatsız tabanca taşımaktan mahkumiyetine karar verilmesi,

7-Suçun maddi bulguyla ve tanık anlatımıyla kanıtlanması; Sanığın, elde edilemeyen tabancasıyla kamyonun arka lastiğine ateş ederek patlattığı ve kamyon lastiğinden çıkarılan bir adet tabanca mermisi gibi maddi bulguyla da kanıtlandığının anlaşılması karşısında, sanığın mahkumiyeti yerine beraatina karar verilmesi,

8-Evin bahçesinde bulunan silah; Sanık T'ye ait olduğu belirtilen silahın, onun evde olmadığı sırada evin bahçesinde bulunduğu açıklanmış olması karşısında, sanığın savunması da göz önüne alınarak silahların bu yere başkaları tarafından konulmasının mümkün olup olmadığının saptanması için olay yerinde keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi, gerekirken eksik soruşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi,

9-Çok kısa zaman zarfında başkasına ait silahı alıp ateş etme; Sanık Sefer'in birahanede Akın'ın taşıdığı tabancayı çok kısa zaman zarfında ondan alıp havaya ateş etmesinden ibaret eyleminde 6136 sayılı yasayı ihlal kastının kabul edilemeyeceği gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyete karar verilmesi,

10-Silah taşıma kastı; Sanığın, süresi biten taşıma ruhsatını, yenilemesi için kendisine yapılan tebligattan sonra, 6 aylık süre geçmeden silahı taşırken yakalanmış olması karşısında, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

11-Suçun kast unsuru; Sanığın hakkında tefrik kararı verilen diğer sanık Mehmet tarafından da doğrulanan savunmasına ve dosya içeriğine göre suça konu tabancayı merak saiki ile Mehmet adlı arkadaşının elinden almasından sonra görevlilerce yakalanmasından ibaret eyleminde 6136 sayılı yasaya aykırılık suçunun kast unsurunun bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

12- Taşıma ruhsat süresi; Sanık, ruhsat süresinin bitiminde kendisine gerekli tebligat yapılmasına karşın 6 aylık süre içinde ruhsatını yeniletmeyerek suça konu silahı bulundurmuş ise de; 03.01.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 3. maddesi hükmü gereğince ruhsatın iptal edilerek silahın başkasına devrinin gerekeceği, bunun temini için aynı yönetmeliğin 17.maddesi gereğince ruhsatın iptalinden sonra silahın zaptedileceği ve koşulları gerçekleştiğinde gerekli devir işleminin yönetimce yapılacağı da gözönüne alınarak sanığın beraaatine ve silahın ruhsat sahibine iadesi gerekirken yazılı biçimde mahkumiyetine ve zoralıma karar verilmesi,

Ruhsat süresinin bitiminde kendisine gerekli tebligat yapılan sanık altı aylık süre içinde ruhsatını yeniletmemiş ise de, 29.12.1999 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 3. ve 17. maddelerinde öngörülen yeniletilmeyen ruhsatın iptali ile silaha el konulup başkasına devrinin sağlanacağı hükmü karşısında, sanığın 17.9.2001 tarihinde taşıma ruhsatının iptaline karar verilerek 26.09.2001 tarihinde silaha el konulup altı ay içinde başkasına devrinin sağlanması için kendisine tebligat da yapıldığı anlaşılmasına göre, dava konusu silahı taşıdığına ilişkin kanıt da bulunmadığından, silahın zoralımı ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hüküm kurulması,

13-Sanıktan 2 adet mermi ele geçmesi; Oluşa, savunmaya ve elde edilen mermilerin 2 adetten ibaret olmasına göre, sanığın eyleminde 6136 sayılı yasaya aykırı davranış suçunun kasıt ögesinin olmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması, (Bu içtihatta değişikliğe gidilerek 8. Ceza Dairesi sanıktan 1 adet mermi yakalansa suç oluşur demektedir.)

14-Bulundurma ruhsatlı silah sahibinin ölümü-suç kastı; Elde edilen silahın bulundurma ruhsatlı oluşu, ruhsat sahibinin ölümünden sonra geride kalan mirasçılarının birden fazla bulunması ve silahın ruhsatta yazılı yerde makul bir süre bulunması karşısında sanığın suç kastından söz edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

15-Suçun oluşumuna yetmeyen işlem eksikliği; Sanığın Ünye ilçesi balık köyündeki evinde bulundurma ruhsatlı silahını oturma adresini değiştirmiş olması nedeniyle Ünye Çamurlu mahallesi Arif Kaptan sok. N:27/a adresindeki evine nakledip bulundurmaktan ibaret eyleminde; Nakil sırasında idareye haber vermemesinin suçun oluşumuna yetmeyen bir işlem eksikliği olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle 6136 sayılı yasaya aykırılık suçunun oluşmadığı, gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

16-İddianame ile suç kesintiye uğrar ve mükerrer cezaların önlenmesi; Sanıkta 21.4.2003 tarihinde ele geçen ruhsatsız silah nedeniyle 30.5.2003, 19.5.2003 tarihin ele geçen başka bir ruhsatsız tabanca nedeniyle 22.5.2003 tarihli iddianameler ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kamu davaları açıldığı ve bu davaların yargılama aşamasında birleştirildiği anlaşılmakla, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun şekli ve temadi eden bir suç olduğu ve 22.5.2003 tarihli iddianamenin 21.4.2003 tarihli suçu da kapsayacağı gözetilerek, sanığın kendisinde toplam iki adet silah ele geçtiğinden alt sınırdan uzaklaşılarak 6136 sayılı Yasanın 13/1 madde ve fıkrasının bir kez uygulanması suretiyle cezalandırılması gerekirken iki kez uygulanması suretiyle ceza tayini,

17-Silah sayısının birden fazla olması; Sanıkta yakalanan silah sayısına göre alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin adaletli bir uygulama olacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanıkta ruhsatsız 1 adet tabancanın yanında 1 adet sustalı çakının da yakalanmış bulunması karşısında, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin adaletli bir uygulama olacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

18-Silahın uzunluğu; 06.12.2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6136 Sayılı Yasanın uygulamasına ilişkin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer aletler Hakkındaki Yönetmeliğin 2. maddesinin (f) bendinde öngörülen barut veya bu çeşit patlayıcı ve itici güç ile gülle, mermi, saçma veya füze ile gaz ya da diğer nesneleri atabilen silahların 6136 Sayılı Yasa kapsamında olabilmesi için namlu uzunluğunun fişek yatağı hariç 30 cm'den ve tüm uzunluğunun 50 cm'den fazla olamayacağı kuralı karşısında; Adli Tıp Kurumunun Fizik- Balistik İhtisas Dairesinin 18.09.2001 tarihli raporunda namlu uzunluğu fişek yatağı dahil 10 cm olduğu bildirilen silahın toplam uzunluğunun belirtilmemiş olması nedeniyle söz konusu silahın toplam uzunluğu tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun tayini gerekirken yazılı biçimde eksik soruşturmayla mahkumiyet hükmü kurulması,

19-Mutat sayıda mermi; Dairemizce sürdürülen uygulamaya göre, 31 adetten fazla mermi mutad sayıda kabul edildiğinden, suça konu 35 mermi nedeniyle sanık hakkında 6136 Sayılı Yasanın 13/3. madde ve fıkrası yerine aynı maddenin son fıkrası ile uygulama yapılması suretiyle noksan ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. (8. Ceza Dairesi bu içtihadında değişikliğe giderek 50 adet ve daha az mermiyi pek az kabul etmektedir. 51 dahil 250 adet mermiyi mutat sayı olarak kabul etmektedir.)

Dairemizce sürdürülen uygulamaya göre ele geçen 250 adedi geçmeyen merminin mutad sayıda olduğu gözetilmeden, uygulamanın 6136 Sayılı Yasanın 13. maddesinin 3. fıkrası yerine 1. fıkrası ile yapılması ceza miktarı açısından sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

20-İdareden izin almadan silahı taşıyarak tamirhaneye götürülmesi suçun oluşmasına engel değildir; Dosyadaki bilgi ve belgelere göre sanığın silahı idareden izin almadan 7.6.1999 günü taşıyarak tamirhaneye götürdüğü anlaşıldığından sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı doğru olup tebliğnamedeki suç oluşmayacağına ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.

21-Antika silahın muhafaza edilmek amacıyla getirilip götürülmesi; Antika silahın ancak taşınması halinde 6136 sy. aykırılık suçunun oluşacağı, bu silahın sadece muhafaza edilmek amacıyla getirilip götürülmesi, muhafazası eyleminin taşıma niteliğinde kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,

22-Antika silah hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Laboratuarından görüş alınması gerekir; Yönetmeliğin 59. maddesi gereğince; silahın antika özelliğe sahip olup olmadığı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Kriminal Polis Laboratuarından görüş alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece tayin edilen laboratuarda görevli bir asistanın düzenlediği rapora dayanılarak hüküm kurulması,

23-Bulundurma ruhsatlı silahı ile güvenlik alanı içerisinde ateş etme; Dosya kapsamından sanığın kendi evinin giriş kapısına 3-5 metre mesafeden ateş ettiği anlaşılmaktadır. Katılan ve yakınlarının evinin önlerine gelmeleri ve tanık Emin tarafından uzaklaştırılmaları sırasında sanığın bulundurma ruhsatlı silahı ile evin giriş kapısına yakın mesafede ve güvenlik alanı içinde bulunurken ateş etmesinden ibaret kalan olayda, ruhsatsız silah taşıma kastının varlığından söz edilemeyeceğinden direnme kararında isabet görülmemiştir. (Genel Kurul karara)

24-Silahın tamir için iş yerinde bırakılması; Dosya içeriğine göre sanığa 2 gün önce tanıdığı polis memuru tarafından tamir için bırakılan ve iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen tabancanın ruhsatını sormayarak bulundurmaktan ibaret ihmali hareketinde 6136 sy. Aykırı davranış kastının varlığı kabul edilemeyeceği halde, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

25-Ruhsata bağlanmış silaha ait yabancı menşeli mermiler; Yönetmeliğin 3. maddesinin 7. fıkrasına göre ruhsata bağlanmış silahlara ait yerli ve yabancı menşeli mermiler için ayrıca ruhsat aranmayacağını belirtmiş olup, Ancak, yabancı menşeli mermilerin kanuna uygun yollardan temin edildiğinin ispatı yetkililerce istenebileceğini belirtilmiş olup, olayımızda sanığın ruhsatının mermiler içinde geçerli olacağından bu nedenle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

26-Delilleri saklamak; Oluşa ve dosya bilgi ve belgelere göre sanık Nnin taşıdığı tabancayı onu kolluğun takibinden kurtarmak için alıp lokantasının masasında 2 gün saklayan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 296. (5237 sayılı TCK.nun 281.) maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek 6136 sayılı yasaya aykırılıktan mahkumiyet hükmü kurulması,

27-Silahtaki arızanın esaslı müdahale ile giderilebilmesi; Ekspertiz raporunda dava konusu tabancanın ateşleme iğnesinin ve ateşleme iğnesini sürgüye tespit eden parçanın bulunmaması, bu nedenle de çapına uygun fişekleri patlatmaması nedeniyle 6136 sayılı yasa kapsamında bulunmadığı, bu parçaların bulunması halinde basit bir işlemle yerine takılması, bu parçaların bulunmaması halinde ise bir silah ustasının esaslı aletli müdahelesi sonucu anılan yasa kapsamına gireceği bildirilmiş ve söz konusu parçaların da elde edilmemiş olması karşısında, silahın 6136 sayılı yasa kapsamına girdiğinin kabulünü olanaksızlaştıran önemli işlevsel eksikliğinin bulunduğu göz önüne alınarak sanığın oluşmayan suçtan beraati yerine sözü edilen rapor içeriğine yanlış anlam verilerek mahkumiyet hükmü kurulması,

28-Silahtaki arızanın basit müdahale ile giderilebilir olması; Ekspertiz raporunda suça konu tabancanın ateşleme iğnesinin kısa oluşu nedeniyle ateşlemeyi gerçekleştiremediği, ancak yerine başka bir iğne takılması halinde silahın memnuniyet vasfı kazanacağı belirtilmiş olmasına, yerleşik uygulamanın bu tür bir eksikliğin basit bir müdahale ile giderilebileceği ve sonuçta silahın 6136 sayılı yasa kapsamı dışında kalmayacağı yönünde bulunmasına göre mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

29-Kuru-Sıkı Silahların Namlusunun açık olması: Sanıktan ele geçen 2 adet tabancadan 33070 seri numaralı, cobra marka, magnum 2004 model tabancaya ilişkin olarak dosyada mevcut ekspertiz raporuna göre; davaya konu gaz tabancasının namlusu içerisinde gaz ayırıcı parçasının bulunmasına rağmen katı bir cisim atmasını engelleyen tahdit parçasının bulunmadığı, bu haliyle de özel şekil ve nitelikteki fişeklerin ucunda bulunan ve mermi çekirdeği özelliği taşıyan kurşun küre veya saçma tanelerinin geçebileceği kadar bir boşluk sağladığının, davaya konu gaz tabancasının marka, model ve üretim yılı tespit olunup Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından marka, model ve üretim yılı itibariyle bu silahların mevcut haliyle üretilmesine izin verilip verilmediği sorulup, bu silahların üretim şeması getirtilip dosya kül halinde tekrar Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek silahın üretim izni verilen orjinal haline göre bilye geçişine imkan verecek şekilde gaz ayırıcı parçasının tadil edilip edilmediğine dair alınacak bir rapor ile 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı hususu kesin olarak saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,

30-Silah Parçalarının Müsaderesi; Adli emanetin 2007/166 nolu makbuzunun 1.sırasında kayıtlı 44717 seri nolu tabanca gövdesi ve adli emanetin 2007/104 sırasında kayıtlı 4 adet tabanca şarjörü, 1 adet tabanca iğnesi, 1 adet tetik mandalı, 1 adet plastik yay kabının, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.4.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokol" ün 6 ve 9. maddeleri hükmü gereğince müsaderesi yerine sahibine iadesine karar verilmesi,

31-Mermide Nitelik Olarak Vehamet; Kriminal Polis Laboratuvar'ınca düzenlenen 12.12.2006 tarihli ekspertiz raporunda, sanıktan ele geçen 1 adet 12.7x99 milimetre çapındaki uçaksavar mermisinin, parçalarına ayrılmak suretiyle fiziki olarak yapılan incelemesinde patlama niteliğini koruduğu ve kullanılmaya elverişli olduğu ayrıca 6136 sayılı Yasanın EK-5.maddesi kapsamına da girdiğinin belirtildiği, ancak; merminin 6136 sayılı Yasanın 13/2. madde ve fıkrası kapsamında nitelik olarak vahim olup olmadığına ilişkin bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla, anılan merminin nitelik olarak vahim olup olmadığı saptanmadan eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Serhatkorkmaz
#2
Sayın merak bilgilendirmeniz için teşekkürler.
Saygılarımla.
 
Alıntı

#3
Sayın Merak;
Bu ayrıntılı çalışma ve paylaşım için teşekkürler..
 
Alıntı

#4
Geçen ay İzmir de 33 ruhsatsız yivsiz otomatik tüfek ve 1000 kusur şişe sahte içki ele geçirildi. Bu suçla ilgili 3 kişi suç üstü yakalandı.

Sonuç: Savcılık talimatıyla karakoldan serbest . 1 değil 2 değil 33 silah. Hemde organize. Hemde kaçak içki. Burası Turkiye.
 
Alıntı

#5
Doğru yapmışlar. Yivsiz tüfekler 6136 sayılı yasaya tabi değil, 2521 sayılı kanun ve kabahatler kanunu kapsamına girer. Sadece idari para cezasını gerektirir, TCK kapsamında suç değildir. Müsaderesine de mülki amir yetkilidir, savcılık işlem yapmaz. Kaçak içki ise 5607 sayılı yasanın 3/18 maddesine girer. Lakin uygulamada 5-6 binden aşağısı için sevk istenmiyor. Serbest kalmaları ceza almayacakları anlamına gelmez.

Saygılar
 
Alıntı

#6
Havalı tabanca ile ilgili bir karar

[Resim: haval%20tabanca%201_zpsnkjyhjum.jpg]

[Resim: haval%20tabanca%202_zpslly9fvzl.jpg]
 
Alıntı

#7
30-Silah Parçalarının Müsaderesi; Adli emanetin 2007/166 nolu makbuzunun 1.sırasında kayıtlı 44717 seri nolu tabanca gövdesi ve adli emanetin 2007/104 sırasında kayıtlı 4 adet tabanca şarjörü, 1 adet tabanca iğnesi, 1 adet tetik mandalı, 1 adet plastik yay kabının, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.4.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokol" ün 6 ve 9. maddeleri hükmü gereğince müsaderesi yerine sahibine iadesine karar verilmesi,

Ben mi yanlış anlıyorum ama burda silah gövdesi ve ateşleme iğnesi yakalanmış ve bunlar yine sahibine geri teslim edilmiş.

Ne yasak? Ne yasak değil? Anlamak zor gerçekten.
 
Alıntı

#8
Evet, doğru anlamışssınız. Yargıtay da o kararı bozmuş. Yani yerel mahkemeye müsadere etmeniz gerekiyordu demiş.
 
Alıntı

#9
T.C.
YARGITAY
8. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

Esas No : 2012/4948
Karar No : 2012/25346
Tebliğname No : 8 - 2010/158110

.............Gereği görüşülüp düşünüldü:

Gözaltında geçen 1 günün cezasından mahsubuna denilmesiyle yetinil- mesi gerekirken, cezadan mahsup edilerek sonuç cezanın belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahke- menin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

Adli emanetin 2007/166 nolu makbuzunun 1.sırasında kayıtlı 44717 seri nolu tabanca gövdesi ve adli emanetin 2007/104 sırasında kayıtlı 4 adet tabanca şarjörü, 1 adet tabanca iğnesi, 1 adet tetik mandalı, 1 adet plastik yay kabının, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.4.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokol" ün 6 ve 9. maddeleri hükmü gereğince müsaderesi yerine sahibine iadesine karar verilmesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "adli emanetin 2007/166 nolu makbuzunun 1.sırasında kayıtlı 44717 seri nolu tabanca gövdesi ve adli emanetin 2007/104 sırasında kayıtlı 4 adet tabanca şarjörü, 1 adet tabanca iğnesi, 1 adet tetik mandalı, 1 adet plastik yay kabının karar kesinleştiğinde sanık ..........e teslimine, ibaresinin çıkarılarak yerine ?adli emanetin 2007/166 nolu mak- buzunun 1. sırasında kayıtlı 44717 seri nolu tabanca gövdesi ve adli emanetin 2007/104 sırasında kayıtlı 4 adet tabanca şarjörü, 1 adet tabanca iğnesi, 1 adet tetik mandalı, 1 adet plastik yay kabının TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi? denilmek suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 04.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 
Alıntı

#10
Bu havalı tabanca düzenlemeleri ilginç. Havalı tabancayı niye taşır birisi? Bu tabancanın hiçbir şekilde güvenlik getirisi yok, ya insanları tedirgin etmeyi seviyordur ya da çevreye gösteriş. Belirli bir silah bilgisi olmayan insanların bu silahları gerçeğinden ayırt etmesi zor. Dolayısıyla tedirgin eder. Taşıma ruhsatlı silahı insanları tedirgin edecek şekilde taşırsanız, idari para cezası alıyorsunuz, havalı tabancayı insanları tedirgin etmek dışında mantıklı bir amacı olmadan taşırsanız, hiç bir ceza olmuyor. Polis de iyilik olsun diye, şahıstan şüphelendiğini unutarak, "görünür" şekilde taşınmadığına ilişkin tutanakla, bu ne amaç taşıdığı belirsiz kişiyi kovuşturmadan kurtarmış. Havalı tabancaların sahte veya gerçek olup olmadığını ben açıkçası anlayamıyorum, yargı bize yardım etse de anlasak, yoksa benim bildiğim kadarıyla çok sayıda böyle insanları taciz ve korkutma vakası var.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi