Doğada çaresiz kaldığınız o an
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Doğada çaresiz kaldığınız o an
#11
Sn. absc42 ,

Açıkcası bilerek yazmıyorum kanyonun adını , biraz araştırınca zaten belli neresi olduğu . İnsanların ilgisini çekmesin diye . Bu sporla uğaraşan kişiler zaten gidecekleri yerin tehlikelerini araştırıp giderler . Son yıllarda cazip olmaya başlayan bir spor ve her yıl sayısız kaza gerçekleşiyor .

Saygılar .

Bozkurt Işıklı .
 
Alıntı

#12
Sn. kararsız,

Kurtarmaya gittiğiniz ekipte ki arkadaşım, nasıl bir mücadele verdiğinizi ve yaşadığınız zorlukları bir bir anlatmıştı. Allah sizden ve diğer arkadaşlarınızdan razı olsun. Bununla beraber kaç canı, canınız bahasına kurtardığınızı çok iyi biliyorum. Kazada rahmetli olan genç arkadaşımıza Rabb' im rahmet eylesin.

Saygılar, selamlar...
 
Alıntı

#13
Sn.XIII, kanı takip eden yalnızca siz olmayıp, kurt sürüsü de olabilirdi.Ya da aç bir ayı...Geçmiş olsun...

Yanınızda en azından küçük bir balta ya da büyük bir bıçak olsa(pala tadında) fena olmazdı.Tabii ayı ile karşılaşırsanız bunlar da anlamsızlaşır.

Saygılar.
 
Alıntı

#14
Sn. Sarp kılıç, İzmir ve civarında kurt veya ayı bulunmuyor , büyük bir azılı başlı başına bir tehlike zaten , yanımda büyük bir bıçağım vardı , o an tek düşündüğüm ,domuzun ani manevra kabiliyetinin olmadığından başka bir yöne kendimi atmak oldu . Tek kurşunun zor durdurduğu hayvana bıçak çekmek inanın yapmak isteyeceğim en son şey olacaktır . Smile

 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
DaRkNeSs-
#15
Köyümüzde, baltayla domuz öldüren birisini duymuştum.Kütük yontarken, yukarıdan dere boyunca koşarak gelmiş.Balta darbesini kafasına alınca da yıkılmış.

Bıçak konusunda size katılıyorum.Ama ciddi boyutta bir bıçak, kaçınılmaz buluşmalarda caydırıcı darbeler indirebilir belki... Big Grin

Saygılar.
 
Alıntı

#16
2011'de Erciyes dağından Hisarcık beldesine inen hoş bir vadiyi takip ederken, şansımızı zorlayarak daha derin bir kanyona kendimizi yönlendirmiş, ardından kurumuş akarsu yatağında ilerlerken ipsiz inilmeyecek kadar yüksek bir yer ile karşılaşınca, tüm geldiğimiz mesafeyi, kenardaki dikenli bitki örtüsü dolu yamaçtan tırmanarak geri katetmek zorunda kalmıştık.
İp ve teknik malzeme bulundurmadan ve bunları kullanmayı öğrenmeden çıktığımız gezi, diken ve kıymık dolu avuç ve bacaklarla sonlanmıştı Smile
 
Alıntı

#17
Sn.sarp kılıç, şimdilik bununla idare ediyorum.

[Resim: image_zpsded9f29a.jpg]

[Resim: image_zps547f4c58.jpg]
 
Alıntı

#18
Çantada bulunan battaniye ile, çamura batan arabayı kurtarmak için kullanacağımı hiç düşünmemiştim .
Minibüsü çam ormanın dibine parkettim, amacım geçit beklemekti. Hava bulutlu olduğundan yağmur yağabilme ihtimaline karşı arabadan fazla uzaklaşmadan geçit yerine geldim , sırt çantamı ağacın dibine yasladım ve başladım beklemeye. Yaklaşık bir saat sonra şiddetli bir sağnak başladı , çantamı ve tüfeğimi kaptığım gibi arabaya gittim. Yağmur sabaha kadar devam etti , minibüsün yan kapısını açıp yağmuru , Doğan'ın o eşsiz güzelliğini seyrederek vakit geçiriyordum.
Sabah oldu , toparlanıp yolaçıkmak üzere direksiyona geçtim , arabayı çalıştırdım gaza bastım , patinaj sesi. Zorlamadan aşağa indim , arka lastiğin olduğu yeri gördüm ve göçtüm, yağan yağmurun suları lastiğin altındaki toprağı aşındırark arabanın gömülmesini sağlamış. Etraftan topladığım orta boydaki taşları lastik altını besledim, kestiğim pıynar dallarını bütün lastiklerin altına koydum ve yavaş yavaş gaz vererek çıkartmaya çalıştım , diğer lastikler kavrarken batan lastik zorluyordu. Çantadan battaniyeyi çıkarıp o lastiğe sardım , kavramak için bir yüzey oluşturmuş oldum ve tahmin ettiğim gibi kavradı ve çıktım . Olan battaniyeye oldu ama dağın başında kalmaktan da kurtulmuş oldum.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Ahmet Özalp
#19
Yüksek bir yerde güme yapama imkanım olmayan bir meraya denkgeldim ve yerde güme yapmak zorunda kaldım.

Yaklaşık 30 m ileride bir armut ağacı . Gündüz kestiğim izlerden büyük bir azılının orayı mesken tutmuşolduğunu keşfettim.
Büyük bir çalının gövdesini kesip bir yer yaptım, dolun ay olduğu için karanlık bölgede kalmam gerekiyordu.
Yerimi yaptım , rüzgar karşıdan estiği için rahattım , azılının da karşıdan geleceği için dahada rahatlamıştım.
Hava karardı, çatırtılar gelmeye başlamıştı . Bir kaç dişi yayılıyor , birbirinle dalaşıyordu ,biraz seyrettim , armudun altını karıştırdılar ve gittiler. Saat iki gibiydi , öyle bir çatırtı koptu ki ,sanki çalılığı yara yara geliyordu.
Açığa çıkmadan önce klasik koku alma merasimi , puffff puffff.
Nefesim kesildi sanki , tek ses azılının sesi ve kalbimin yerinden çıkmak üzere olduğu sesti.
Armut ağacına doğru gelen bir grilik sezdim, tüfeği omuzladım , yan vermesini bekliyorum.
Ay olduğu için çok temkinli, ağır ağır havayı koklaya koklaya geliyor . Yan verdi ve tetiğe dokundum , dehşet bir böğürme ve doğru üzerime , tetiğe bir daha dokundum.

Gümeye girmek üzereyken kaldı.

Bende dona kaldım. O anı asla unutmam.

O an ,hiç beklemediğiniz anda sizi bulur . Verdiğiniz sağlıklı karar, sizi hayatta kalmanızı sağlayacak tek unsurdur.


 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
ckenarli, tugrul
#20
(19-05-2014, 10:43 PM)Xlll demiş ki: Yüksek bir yerde güme yapama imkanım olmayan bir meraya denkgeldim ve yerde güme yapmak zorunda kaldım.

Yaklaşık 30 m ileride bir armut ağacı . Gündüz kestiğim izlerden büyük bir azılının orayı mesken tutmuşolduğunu keşfettim.
Büyük bir çalının gövdesini kesip bir yer yaptım, dolun ay olduğu için karanlık bölgede kalmam gerekiyordu.
Yerimi yaptım , rüzgar karşıdan estiği için rahattım , azılının da karşıdan geleceği için dahada rahatlamıştım.
Hava karardı, çatırtılar gelmeye başlamıştı . Bir kaç dişi yayılıyor , birbirinle dalaşıyordu ,biraz seyrettim , armudun altını karıştırdılar ve gittiler. Saat iki gibiydi , öyle bir çatırtı koptu ki ,sanki çalılığı yara yara geliyordu.
Açığa çıkmadan önce klasik koku alma merasimi , puffff puffff.
Nefesim kesildi sanki , tek ses azılının sesi ve kalbimin yerinden çıkmak üzere olduğu sesti.
Armut ağacına doğru gelen bir grilik sezdim, tüfeği omuzladım , yan vermesini bekliyorum.
Ay olduğu için çok temkinli, ağır ağır havayı koklaya koklaya geliyor . Yan verdi ve tetiğe dokundum , dehşet bir böğürme ve doğru üzerime , tetiğe bir daha dokundum.

Gümeye girmek üzereyken kaldı.

Bende dona kaldım. O anı asla unutmam.

O an ,hiç beklemediğiniz anda sizi bulur . Verdiğiniz sağlıklı karar, sizi hayatta kalmanızı sağlayacak tek unsurdur.


Sn.XIII sizi hala misafirliğe bekliyorum,
özellikle yukarıda anlattığınız hikayeler de rol alıyorsanız sizinle daha çok teşviki-mesai durumu olacaktır gibime geliyor Wink
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi