Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ANTİKA SİLAH KAVRAMI VE 2863 UYGULAMASI
#1
Antika silahlarla ilgili herhangi bir yazı olmadığını görünce naçizane bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Faydalı olması dileğiyle.

Antika silah kavramı:

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 11. Maddesinde tanımı yapılan antika silahlar, eskiden kalma, değerli, belli bir özelliği olan, benzerlerine az rastlanan ve artık imal edilmeyen ateşli, ateşsiz silah, bıçak ve kılıç gibi aletleri ifade eder.

5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretime ve Kaçakçılığa Karşı Protokolün Uygun Bulunduğuna Dair Kanunun Genel Hükümleri bölümünün 3. maddesinin (a) şıkkında, "... 1899 yılından sonra üretilmiş olan silahlar hiçbir koşulda antika sayılmayacaktır." açıklaması karşısında Antika silahın, 1899 yılı öncesi üretilen silahları kapsadığı anlaşılmaktadır.

01.06.1991 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 91/1779 sayılı Yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca silahın antika vasfında olup olmadığının belirlenmesi yönünden Kriminal Polis Laboratuarından rapor alınması zorunludur. En iyi inceleme Ankara Merkez Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde yapılmaktadır.

Ruhsatlandırma:

Antika olduğu tespit edilirse 6136 sayılı kanunun 11 maddesi uyarınca hatıra teşkil eden veya antika olan ateşli silahlarla bıçakların süreye bakılmaksızın bulundurma ruhsatı verilmesi verilmesi zorunludur. Ancak, görevleri nedeniyle Devletçe verilen veya kendilerince bu amaçla temin edilen ve bu görevleri sona erdikten sonra meskenlerinde kalan veya kanuni yakınlarına intikal eden kılıç, meç ve benzeri aletler için izin belgesi aranmaz.

Antika olan ateşli silahlarla bıçaklar için verilen izin bunların yalnız sahibine bırakılmasına veya nakline müsaadeyi tazammun edip üstte taşımaya cevaz vermez. Yani antika silahın taşınması suçtur fakat bu durumda müsadere kararı verilmeyecek müze müdürlüğüne teslim edilecektir.

Antika olan ateşli silahlarla bıçakların izin vesikalarıyla birlikte satışı serbesttir.

Antika silahlar yönünden sadece 6136 yı gözetmek bizi hataya sürükleyebilir. Muhakkak surette 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yasası göz önünde bulundurulmalıdır.

2863 SAYILI YASA YÖNÜNDEN:

Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir. Bu Kanun; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hususları ve bunlarla ilgili gerçek ve tüzelkişilerin görev ve sorumluluklarını kapsar. Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir.

Antika silahlar korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarındandır.

Kültür varlıkları; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu 23. Maddesine göre kesici, koruyucu ve vurucu silahlar ve bunların parçaları korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasındadır.

Haber verme zorunluluğu:

Aynı yasanın 4. Maddesine göre taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar.

Bu gibi varlıklar, askeri garnizonlar ve yasak bölgeler içinde bulunursa, usulüne uygun olarak üst komutanlıklara bildirilir.

Böyle bir ihbarı alan muhtar, mülki amir veya bu gibi varlıklardan doğrudan doğruya haberdar olan ilgili makamlar, bunların muhafaza ve güvenlikleri için gerekli tedbirleri alırlar. Muhtar, aynı gün alınan tedbirlerle birlikte durumu en yakın mülki amire; mülki amir ve diğer makamlar ise on gün içinde, yazı ile Kültür ve Turizm Bakanlığına ve en yakın müze müdürlüğüne bildirir.

İhbar alan Bakanlık ve müze müdürü bu Kanun hükümlerine göre, en kısa zamanda gerekli işlemleri yapar.

Yönetim ve gözetim:
Devlet malı niteliğini taşıyan korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının Devlet elinde ve müzelerde bulundurulması ve bunların korunup değerlendirilmeleri Devlete aittir. Bu gibi varlıklardan gerçek ve tüzelkişilerin ellerinde bulunanlar, değeri ödenerek Bakanlık tarafından satın alınabilir.

Müzelere alınma:

25 maddeye göre Dördüncü maddeye göre Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile 23 üncü maddede belirlenen korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bilimsel esaslara göre tasnif ve tescile tabi tutulurlar. Bunlardan Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler, usulüne uygun olarak müzelere alınırlar.

Korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnifi, tescili ve müzelere alınmaları ile ilgili kıstaslar, usuller ve esaslar yönetmelikte belirlenir.

Türk askeri tarihini ilgilendiren her türlü silah ve malzemenin bulundukları veya ihbar edildikleri yerde, tarihi niteliklerinin araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi Genelkurmay Başkanlığınca yapılır.

Tasnif ve tescil dışı bırakılan ve müzelere alınması gerekli görülmeyenler, sahiplerine bir belge ile iade olunurlar. Belge ile iade olunan kültür varlıkları üzerinde, sahipleri her türlü tasarrufta bulunabilirler. Bir yıl içinde sahipleri tarafından alınmayanlar, müzelerde saklanabilir veya usulüne uygun olarak Devletçe satılabilir.

Müze, özel müze ve koleksiyonculuk:
Gerçek ve tüzelkişiler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilecek izin belgesiyle korunması gerekli taşınır kültür varlıklarından oluşan koleksiyonlar meydana getirebilirler.

Koleksiyoncular faaliyetlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirmek ve yönetmelik gereğince, taşınır kültür varlıklarını envanter defterine kaydetmek zorundadırlar.

Koleksiyoncular, ilgili müzeye tescil ettirerek, koleksiyonlarındaki her türlü eseri onbeş gün önce Kültür ve Turizm Bakanlığına haber vermek şartı ile kendi aralarında değiştirebilir veya satabilirler. Satın almada öncelik Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.

Haber verme zorunluluğu:
Kamu kurumu ve kuruluşları (Belediyeler ve il özel idareleri dahil, vakıflar, gerçek ve tüzelkişiler satacakları eşya ve terekeler arasında bulunan veya yapacakları müzayedelerdeki satışlara konu olan taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile koleksiyonları, önce Devlet müzelerine haber vermeye ve göstermeye mecburdurlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültür ve tabiat varlıklarından meydana getirilen koleksiyonları kuracağı komisyonun takdir edeceği bedel üzerinden satın alabilir. Bunlardan hazineye intikal etmiş olup da müze koleksiyonlarına girmesi lüzumlu görülenler, Devlet Ayniyat Yönetmeliği hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığına devrolunurlar.

Yurt dışına çıkarma yasağı:
Yurt içinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları yurt dışına çıkarılamaz. Ancak, milli çıkarlarımız dikkate alınarak, bunların hertürlü hasar, zarar, tehdit veya tecavüz ihtimaline karşı, gideceği ülke makamlarından teminat almak ve sigortalanmak şartı ile, yurt dışında geçici olarak sergilendikten sonra geri getirilmelerine; Kültür ve Turizm Bakanlığınca teşkil edilecek yükseköğretim kurumlarının Arkeoloji ve Sanat Tarihi bilim dallarının başkanlarından oluşan bilim kurulunun kararı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir.

Türkiye deki kordiplomatik mensupları, Türkiye ye girişlerinde beyan ederek beraberlerinde getirdikleri yabancı kökenli kültür varlıklarını, çıkışlarında beraberlerinde götürebilirler.

CEZAİ HÜKÜMLER
Haber verme sorumluluğuna ve kültür varlığı ticaretine aykırı hareket edenler:
Kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlığını satışa arzeden, satan, veren, satın alan, kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Ticareti yasak olmayan taşınır kültür varlıklarının izinsiz olarak ticaretini yapan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Özel mülkiyete konu olanlar:
Tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlığını izinsiz bulundurmak 2863 sayılı yasanın 70. Maddesine aykırılık teşkil eder ve bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

Elkoyma ve müzeye teslim:
2863 sayılı kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle elkonulan taşınır kültür ve tabiat varlıkları müzeye teslim edilir.



İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

1- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/2539-Karar No: 2012/21056 : Sanık Mehmet Kıraç müdafiinin, sanıkta ele geçen Mauser marka tüfeğin antika niteliğinde olduğunu savunması karşısında, ERFORT 1915 yazılı 2468 seri nolu Bila marka, halk arasında Mauser olarak ifade edilen tüfeğin antika vasfında olup olmadığının belirlenmesi yönünden 01.06.1991 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 91/1779 sayılı Yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarından bu hususta düşünce alınıp, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2-YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/12694-Karar No: 2012/38591 ;Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 17.05.2010 tarihli Uzmanlık Raporunda suça konu tabancanın 6136 sayılı Yasanın 11. maddesine göre antika olduğunun belirtilmesi karşısında; 6136 sayılı Yasa ve Yönetmelik ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası'nın 23 ve 25. maddeleri hükümleri uyarınca gerekli işlem yapılmak üzere idareye teslimine karar verilmesi gerekirken, sanığa iadesine karar verilmesi,

3- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2010/5690-Karar No: 2012/3207; Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 04.05.2007 tarihli ekspertiz raporunda dava konusu kılıcın 6136 sayılı Yasanın 11. maddesine göre antika olduğunun belirtilmesi ayrıca söz konusu kılıcın alınan bilirkişi raporu uyarınca 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 23. maddesinde belirtilen taşınır kültür varlığı olduğunun bildirilmesi karşısında; 6136 sayılı Yasa ve Yönetmelik ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 23 ve 25. maddeleri hükümleri uyarınca gerekli işlem yapılmak üzere yönetime teslimine karar verilmesi gerekirken müsadere kararı verilmesi,

4- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/7697-Karar No: 2012/37947; Sanık Memduh Güneş'in evinde bulunan dava konusu toplu tabancaların Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuarının 03.04.2007 ve Ankara Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünün 02.01.2009 tarihli ekspertiz raporlarında, 6136 sayılı Yasanın 11. maddesine göre antika tabanca olduklarının belirtilmesi ve anılan madde gereği antika niteliği olan tabancaların bulundurulmasına izin verilmesinde zorunluluk bulunması karşısında; sanık Memduh Güneş'e yüklenen suçların yasal unsurları oluşmadığından beraatine, sanık Memduh Güneş'ten elde edilen tabancaların 6136 sayılı Yasanın 11. maddesi ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 23. maddesinde belirtilen taşınır kültür varlığı olduğunun bildirilmesi karşısında; 6136 sayılı Yasa ve Yönetmeliğinin 59. maddesi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 23 ve 25. maddeleri hükümleri uyarınca gerekli işlem yapılmak üzere yönetime teslimine karar verilmesi gerekirken müsadere kararı verilmesi,

5- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2011/3894-Karar No: 2012/34308; Sanığın ikametinde ele geçen Erma Werke marka silahın antika olduğunu ilişkin savunması karşısında, silahın antika vasfında olup olmadığının belirlenmesi yönünden 01.06.1991 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 91/1779 sayılı Yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarından bu hususta düşünce alınıp sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

6- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2010/3453-Karar No: 2012/3083; Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 11.02.2008 tarihli ekspertiz raporunda, dava konusu kama ve kılıç benzeri bıçağın 6136 sayılı Yasanın 11. maddesine göre antika bıçak olduklarının belirtilmesi ve anılan madde gereği antika niteliği olan bıçakların bulundurulmasına izin verilmesinde zorunluluk bulunması karşısında yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilip sanığın beraati yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,

7- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/28791-Karar No: 2013/5386; Sanık 08.02.2006 tarihinde Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne müracatta bulunarak, 1960 yılında ölen büyük dedesinden kalma 1909 model Almanya yapısı Mauser marka tüfeğin bulunduğunu, söz konsu tüfeğin antika özellikler taşıdığını düşüne- rek 6136 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca bulundurma ruhsatı almak üzere sözlü olarak başvurmuş ve ruhsat verilebileceği cevabı üzerine aynı gün dava konusu tüfeği emniyet müdürlüğüne getirerek teslim etmiştir.
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun salt biçimsel açıdan dar bir yorumla değerlendirilmesi halinde suçun oluştuğu düşünülebilir ise de; bu silahı her zaman başka bir surette elinden çıkarma olanağı bulunan sanığın, bu yolları denemeden Devletine güvenerek hakkında hiçbir ihbar ve araştırma konusu olmadan kendiliğinden teslim etmesinden ibaret yasaya saygılı olma irade ve hareketinde Yasaya aykırı biçimsellik saptamanın vatandaşlık görevi yaptığı inancında huzur arayan kişileri yasa dışı yollara yönelteceği, adalet duygularını incilteceği, kanunun dürüst davranışlara pirim vermediği yargısını doğuracağı cihetle sanığın dedelerinden kalan ve antika olduğunu düşüdüğü silahı evinde bulundurması eyleminde suç kastının bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraatı yerine yazılı şekilde yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.

8- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2012/60-Karar No: 2013/12816; Sanığın suça konu harp tüfeğinin Kurtuluş Savaşı gazisi olan dedesinden kaldığını beyan etmesi karşısında, dava konusu tüfeğin hatıra silah veya antika silah olup olmadığının belirlenmesi yönünden Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanunun 11. ve anılan kanuna ilişkin 01.06.1991 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1991/1779 sayılı Yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca Kriminal Polis Laboratuvarından bu hususta rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden Jandarma Kriminal Laboratuvarının raporu esas alınarak eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi,

9- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2013/1322-Karar No: 2013/13652: Polis Kriminal Laboratuvarınca verilen ekspertiz raporu ve 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Sınıraşan Örgütlü Suç- lara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretime ve Kaçakçılığa Karşı Protokolün Uygun Bulunduğuna Dair Kanunun Genel Hükümleri bölümünün 3. maddesinin (a) şıkkında, "... 1899 yılından sonra üretilmiş olan silahlar hiçbir koşulda antika sayılmayacaktır." açıklaması karşısında; tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

10- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2009/5595-Karar No: 2011/6523; Sanıkların suça konu silahların atalarından kaldığını savunmaları karşısında; silahların seri numaraları da incelenerek hangi tarihlerde imal edildikleri, Türk ordusunda veya savaşa katılanlar tarafından kullanılıp kullanılmadığı, gerektiğinde ordu donatım ve askeri silahlarla ilgili müze yetkililerinden sorulup 6136 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında hatıra silah vasfında bulunup bulunmadığı bu suretle belirlenerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

11- YARGITAY 8. Ceza Dairesi, Esas No: 2010/2206-Karar No: 2011/17752; Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/601 esas sayılı dosyasında çok sayıda tarihi ve eski ev eşyası bulunan, tarihi bir evde yaşayan 1951 doğumlu ev hanımı olan sanığın, gazi olan eşinden kalan suça konu silahı antika olduğu, ölen eşinden hatıra kaldığı düşüncesi ile evde bulunan büfede saklamadan ortada bulundurmasında yaşı, kültür ve silah bilgisi gözetildiğinde suçun manevi unsuruna ilişkin savunmanın aksini gösterir delil bulunmadığından, beraati gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

12- YARGITAY 1.Ceza Dairesi Esas: 2002/13398 Karar: 2004/636 Karar Tarihi: 11.02.2004

2863 SAYILI YASAYA AYKIRLIK SUÇU - DEVLET MALI NİTELİĞİNDEKİ TAŞINIR KÜLTÜR VARLIKLARININ MÜZEYE TEVDİİ YERİNE ZORALIMINA KARAR VERİLMESİ - İÇTİMADA HESAP HATASI - SANIĞA FAZLA AĞIR PARA CEZASI HÜKMOLUNMASI

ÖZET: 2863 Sayılı Yasa gereğince devlet malı niteliğindeki taşınır kültür varlıklarının müzeye tevdii yerine zoralımına karar verilmesi ve içtimada hesap hatası sonucu sanığa fazla ağır para cezası hükmolunması isabetsizdir.

(6136 S. K. m. 13) (2863 S. K. m. 24, 67, 70) (765 S. K. m. 36, 72, 59, 81) (647 S. K. m. 4, 5)

Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet ve ruhsatsız silah bulundurmak suçlarından sanık Mehmet Şen'in yapılan yargılanması sonunda, 6136 Sayılı Yasanın 13/1, 2863 Sayılı Yasanın 67, TCK. nun 59, 81/1-3, 36, 72, 40, 647 Sayılı Yasanın 4 ve 5. maddeleri gereğince 1.986.384.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair Mudurnu Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2001 gün ve 2000/28 Esas, 2001/144 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 20.11.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1- Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın eyleminin tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarını izinsiz bulundurmak suçunu oluşturduğu ve 2863 Sayılı Kanunun 24. maddesi yoluyla 70. maddesiyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

2- 2863 Sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince devlet malı niteliğindeki taşınır kültür varlıklarının müzeye tevdii yerine zoralımına karar verilmesi,

3- İçtimada hesap hatası sonucu sanığa fazla ağır para cezası hükmolunması,

Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

13- T.C. YARGITAY
8.Ceza Dairesi

Esas: 2003/10149
Karar: 2004/9921
Karar Tarihi: 15.12.2004

RUHSATSIZ SİLAH TAŞIMA SUÇU - ANTİKA SİLAHLAR İÇİN VERİLEN RUHSAT - BULUNDURMA RUHSATI

ÖZET : Antika olan ateşli silahlarla bıçaklar için verilen izin bunların yalnız sahibine bırakılmasına veya nakline müsadeyi tazammun edip üstte taşımaya cevaz vermez. Antika silah olduğu tespit edilen silahlar ruhsata bağlanabilir. Bu silahların sadece bulundurma ruhsatı verilir.

(6136 S. K. m. 11/3)

Dava: 6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanıklar N. ve İ'nin yapılan yargılanmaları sonunda; beraatlerine dair ( KÖRFEZ ) Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 16.04.2002 gün ve 52 Esas, 186 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 09.09.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:

Karar: 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine tetkik olunan dosya münderecatına göre üst C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, silahın diğer sanık İ. tarafından polis ekibinin görülmesi üzerine şoför mahallinin yanında oturan sanık N'nin kucağına atılması ve telaşa kapılan sanık N'nin de silahı beline yerleştirmesi eyleminde 6136 Sayılı Yasaya aykırılık oluşturacak biçimde silah taşıma kast ve iradesi bulunmadığından, sanık N. hakkındaki gerekçesi yanlış sonucu itibariyle doğru olan hükmün oybirliği ile ONANMASINA,

2- Üst C.Savcısının sanık 1. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

6136 Sayılı Kanunun 11. maddesinin 3. fıkrasının "antika olan ateşli silahlarla bıçaklar için verilen izin bunların yalnız sahibine bırakılmasına veya nakline müsadeyi tazammun edip üstte taşımaya cevaz vermez..."; yönetmeliğin antika silahlar başlıklı 59. maddesinin "Kriminal Polis Laboratuvarlarında antika silah olduğu tespit edilen silahlar ruhsata bağlanabilir. Bu silahların sadece bulundurma ruhsatı verilir..." şeklindeki hükümlerine ve suça konu silahın sanık tarafından üzerinde taşındığının anlaşılmasına göre 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçunun oluştuğu gözetilmeden, yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, üst C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

14- T.C. YARGITAY
8.Ceza Dairesi

Esas: 2001/9819
Karar: 2002/1967
Karar Tarihi: 19.02.2002

SİLAH-6136 SAYILI KANUNA AYKIRILIK-ANTİKA SİLAHLAR

ÖZET: Sanığın, suça konu silahın dedesinden kaldığını ve 150 yıllık antika olduğunu ileri sürmesi karşısında silahın Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Kriminal Polis Laboratuarınca incelemeye tabi tutulması ve sonucuna göre hüküm kurulmasında yasal zorunluluk vardır.

(6136 s. ASK. m. 11) (Ateşli Silahlar Yön. m. 59)

6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık M. Yalçın'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ve zoralıma dair (ALANYA) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.5.2000 gün ve 195 esas, 842 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 22.5.2001 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,

Sanığın, suça konu silahın dedesinden kaldığını ve 150 yıllık antika olduğunu ileri sürmesi karşısında; Silahın 6136 Sayılı Yasanın 11 ve ilgili Yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Kriminal Polis Laboratuarınca incelemeye tabi tutulması, sonucuna göre hüküm kurulmasında yasal zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş sanık ve vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı (BOZULMASINA), 19.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.


15- T.C. YARGITAY
8.Ceza Dairesi

Esas: 2001/14991
Karar: 2002/3455
Karar Tarihi: 20.03.2002

6136 SAYILI KANUNA AYKIRILIK-ANTİKA SİLAH- TÜFEK

ÖZET: İngiliz filintası tabir edilen tüfeğin, ancak iyi bir tamirden sonra kullanılabilir hale geleceğinin anlaşılmasına karşın, Adli Tıp kurumu raporuna göre namlusu ile kundağının birleştirildiği deneme atışında sağlam ve kullanılmaya elverişli olduğu ve 6136 Sayılı Yasa kapsamına girdiğinin belirtilmesi karşısında, suça konu silahın bilinen bu haliyle esaslı bir müdahaleyi gerektirip gerektirmediği ve antika silahlardan olup olmadığının belirlenmesi yönünden yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarından rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizdir.

(6136 s. ASK. m. 11) (Ateşli Silahlar Yön. m. 59)

6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık H. Hase'nin yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ve zoralıma dair (ŞANLIURFA) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.12.2000 gün ve 1307 esas, 1122 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 11.12.2001 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü;

Duruşmada dinlenen yeminli bilirkişi beyandan suça konu steyr marka, 1906 seri numaralı tahta kundağı ile demir aksamı birbirinden ayrı vaziyette duran, üsten mermi konulan ve tek tek ateş edebilen, boş kovanın mekanizmanın ileri geri hareket ile çıkarılması icap eden İngiliz filintası tabir edilen tüfeğin, bu haliyle ateşe salih olmadığı ancak iyi bir tamirden sonra kullanılabilir hale geleceği anlaşılmasına karşın, Adli Tıp kurumu raporuna göre namlusu ile kundağının birleştirildiği deneme atışında sağlam ve kullanılmaya elverişli olduğu ve 6136 Sayılı Yasa kapsamına girdiğinin belirtilmesi karşısında, suça konu silahın bilinen bu haliyle esaslı bir müdahaleyi gerektirip gerektirmediği ve 6136 Sayılı Yasanın 11. maddesinde tanımı yapılan antika silahlardan olup olmadığının belirlenmesi yönünden yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Labratuvarından rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı (BOZULMASINA), 20.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.

16- T.C. YARGITAY
8.Ceza Dairesi

Esas: 1995/15154
Karar: 1995/16260
Karar Tarihi: 04.12.1995

6136 SAYILI KANUNA AYKIRILIK SUÇU - SANIĞIN KAMANIN DEDSİNDEN KALDIĞINI BEYAN ETTİĞİ - KAMANIN KRİMİNAL POLİS LABARATUARINDAN GÖRÜŞ ALINARAK ANTİKA OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ SONUCUNA GÖRE HÜKÜM KURULMASI GEREĞİ

ÖZET: Sanığın iş yerinde elde edilen Kamanın dedesinden kalma antika değerde olduğunu savunmuştur. Bilirkişi beyanı da aynı doğrultuda olduğuna göre kriminal polis labaratuarından görüş alınarak, antika olup-olmadığının saptanması ve antika olduğunun anlaşılması halinde ise ruhsata bağlanacağı göz önüne alınarak buna göre hüküm kurulması gerekir.

(765 S. K. m. 36) (6136 S. K. m. 11) (Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik m. 59)

Dava: 6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Zafer Torunlar'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ve zoralıma dair (ANTALYA) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.03.1995 gün ve 947 esas, 245 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 21.11.1995 günü daireye gönderilemekle incelenip gereği düşünüldü:

Karar: Sanığın iş yerinde elde edilen Kamanın dedesinden kalma antika değerde olduğunu savunmuş olmasına veğ duruşmada dinlenen bilirkişi Burhan Varkıvanç'ın beyanı da aynı doğrultuda bulunmasına göre 3684 sayılı yasanın geçici 1 ve 01.06.1991 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1991/1779 sayılı Yönetmeliğin 59. maddesi gereğince kriminal polis labaratuarından görüş alınarak, antika olup-olmadığının saptanması ve antika olduğunun anlaşılması halinde ise ruhsata bağlanacağı göz önüne alınarak buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurularak suça konu Kamanın da zoralımına karar verilmesi,

Sonuç: Yasaya aykırı ve bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı (BOZULMASINA), 04.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.

17- T.C. YARGITAY
8.Ceza Dairesi

Esas: 1985/5718
Karar: 1985/6377
Karar Tarihi: 26.12.1985

6136 SAYILI KANUNA MUHALEFET SUÇU - SİLAHIN ANTİKA NİTELİĞİNDE BULUNMASI - BERAAT KARARI VERİLEREK ANTİKA SİLAH KONUSUNDA GEREKLİ İŞLEM YAPILMAK ÜZERE SİLAHIN YÖNETİME TESLİM EDİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Polis Laboratuvarının raporunda yabancı yazmakla, 1889 modeli, manzer marka av tüfeğinin antika silahlardan olduğu açıkça belirtilmiş olmasına göre, beraate ve antika silah konusunda gerekli işlem yapılmak üzere yönetime teslimi yerine sanığın hükümlülüğüne ve silahın zoralımına karar verilmesi, kanuna aykırıdır.

(6136 S. K. m. 11, 13) (765 S. K. m. 59) (1412 S. K. m. 66)

Dava: 6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık B.Ö.'ın yapılan yargılanması sonunda; adı geçen kanunun 13/2, TCK.'nun 59. maddeleri uyarınca 4 sene 2 ay hapis 20833 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne, zoralıma dair KAYSERİ 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.2.1985 gün ve 774 esas 88 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 14.11.1985 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:

Karar: Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Polis Laboratuvarının 19.12.1984 günlü ve 2498 sayılı raporunda yabancı yazmakla, 1889 modeli, manzer marka av tüfeğinin antika silahlardan olduğu açıkça belirtilmiş olmasına göre, 6136 sayılı Yasanın 2478 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin ilk üçüncü ve sonuncu fıkraları ile 28.12.1982 günlü, 17619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 8/4182 sayılı Bakanlar Kurulu kararına bağlı yönetmeliğin 17. maddesi hükümleri karşısında beraate ve antika silah konusunda gerekli işlem yapılmak üzere yönetime teslimi yerine sanığın hükümlülüğüne ve silahın zoralımına karar verilmesi,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.12.1985 gününde oybirliği ile karar verildi.

18- T.C. YARGITAY
Ceza Genel Kurulu

Esas: 1982/8-545
Karar: 1983/70
Karar Tarihi: 21.02.1983

6136 SAYILI YASAYA AYKIRI DAVRANIŞ SUÇU - HATIRA SİLAHLAR - ANTİKA OLUŞTURAN SİLAHLAR İÇİN BAŞVURU DURUMUNDA İZİN VERME ZORUNLULUĞU - BAŞVURU İÇİN SÜRE BELİRTİLMEDİĞİ - SANIĞIN KASTI AÇISINDAN SUÇ OLUŞTURUP OLUŞTURMADIĞININ ARAŞTIRILMASI GEREĞİ

ÖZET: Sanığın silahın durumunu yetkililerden daha iyi bilmesine olanak bulunamayacağı gibi kılıcın görev nedeniyle edinilmek suretiyle sanığa intikalinde izin aranmayacağına, antika oluşturan silahlar için başvuru durumunda izin vermek zorunluluğu bulunmasına ve bunun için de gerek yasa ve gerekse yönetmelikte açık bir süre belirtilmemiş olmasına göre, sanığın kastı açısından eyleminin suç oluşturup oluşturmayacağı araştırılıp tartışılarak karar verilmesi gerekir.

(6136 S. K. m. 4, 11, 15) (647 S. K. m. 4)

Dava: 6136 sayılı Yasaya aykırı davranıştan sanık Refik'in hükümlülüğüne dair (Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesi)'nden verilen 15.6.1982 gün ve 156/134 sayılı hüküm, sanık vekilinin temyizi üzerine; Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi'nce incelenerek 11.11.1982 gün ve 3959/4624 sayılı ilam ile bozulmasına karar verilmiştir.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, CMUK.nun 322. maddesi uyarınca özel dairenin bozma kararına itiraz etmesi, bozma kararının kaldırılması ve hükmün onanması istemini bildiren 20.12.1982 gün ve 192 sayılı itiraznamesiyle dosyanın Birinci Başkanlığa gönderilmesi üzerine; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: 6136 sayılı Yasaya aykırı davranışta bulunmaktan sanık Refik'in, anılan Yasanın 15/1, 647 sayılı Yasanın 4/1. maddeleri uyarınca hükümlülüğne ilişkin karar, sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Sekizinci Ceza Dairesi'nce incelenerek; (Savunmaya ve 6136 sayılı Yasanın 2478 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin ikinci fıkrası ile buna ilişkin olarak 28 Şubat 1982 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 15. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre sanığın eyleminin suç oluşturup oluşturmayacağı araştırılıp tartışılmadan yazılı olduğu biçimde hükümlülük kararı verilmesi, yasaya aykırıdır) biçimindeki gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma kararına karşı itiraz yoluna başvuran C. Başsavcılığı; Sekizinci Ceza Dairesi'nin 11.11.1982 gün ve 3959/4624 sayılı bu kararı yasaya uygun bulunmadığından süresinde itiraz etmek zorunluluğu doğmuştur.

14.9.1980 tarihinde sanığın evinde yapılan aramada bir kılıç bulunmuş, sanık alınan savunmalarında suç konusu kılıcın babasından kendisine kaldığını, 200 yıl öncesinden beri evlerinde durduğunu ve antika olduğunu ileri sürmüştür.

Sanığımız, 6136 sayılı Yasa kapsamına girdiği Adli Tıp Raporu ile tespit edilen bu kılıcı ruhsatsız olarak evinde bulundurmaktadır.

Özel dairenin bozma kararına dayanak yaptığı, 6136 sayılı Yasanın 2478 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasında, "hatıra teşkil eden veya antika olan ateşli silahlarla bıçakların bulundurulmasına izin verilmesi zorunludur." hükmü yer almakta, ikinci fıkrasında ise, "ancak, görevleri nedeniyle Devletce verilen veya kendilerince bu amaçla temin edilen ve bu görevleri sona erdikten sonra meskenlerinde kalan veya kanuni yakınlarına intikal eden kılıç, meç ve benzeri aletler için izin belgesi aranmaz" denmekte, 28 Şubat 1982 Tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğin 15. maddesinde de aynı hükümler tekrarlanmaktadır.

Olayımızda, üzerinde durulması gereken iki husus vardır. Bunlardan birincisi, kılıcın gerçekten hatıra veya antika olup olmadığı; ikincisi ise, hatıra ve antikaysa, dahi sanığın bunu ruhsatsız bulundurmasının suç teşkil edip etmeyeceğidir.

Hangi silahın hatıra silah sayılacağı, yukarıda belirtilen yönetmeliğin 16. maddesinde açıklanmıştır. Köyde yaşayan sade bir vatandaş olan sanığımızın durumu bu maddede sayılan hallerin hiçbirine uymadığı için suç konusu kılıç, yasal olarak hatıra kabul edilemez. Aynı yönetmeliğin 17. maddesinde ise, ".. silahların antika olup olmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Laboatuvarlarınca tespit edilir. Antika silahlar ancak bu tespitten sonra belgeye bağlanır" hükmünü ihtiva etmektedir. Böyle bir laboratuvar incelemesinden geçirilmeyen suça konu kılıcı antika olarak kabul etmek de mümkün değildir.

Bir an için suç konusu kılıcın hatıra veya antika olduğu kabul edilse, dahi, sanığımız 6136 sayılı Yasanın 2478 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin ikinci fıkrasındaki istisnai hükümden faydalanamaz. Zira sözü edilen fıkra hükmünden yararlanıp izin belgesi almadan kılıcı bulundurabilmesi için, bu kılıcın görevi nedeniyle Devletçe verilmesi veya kendisi tarafından bu amaçla temin edilmesi ve görevi sona erdikten sonra meskeninde kalması veya kanuni yakınlarından intikal etmiş olması gerekir. Yukarıda özel durumu açıklanan ve suç tarihinde 44 yaşında olan sanığın bu yolda bir savunması bulunmadığı gibi böyle bir tespit de yapılmış değildir.

Bu durumda, kılıcın babasından hatıra kaldığını ve antika olduğunu ileri süren sanığın bunu evinde bulundurabilmesi için kılıcın durumunu yönetmelikte yazılı esaslara uygun olarak belgelemesi ve bundan sonra izin (ruhsat) alması gerekir. Sanığın durumu Yasanın 11. maddesinin 2. fıkrasına uymadığı için ancak izin alarak bulundurma eylemini yasal hale getirebilir. Aksi halde fiili suç teşkil eder. Sanık, ruhsat olmadan kılıcı evinde bulundurmakla 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmıştr.." gerekçesiyle Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmnün onanmasına karar verilmesini istemiştir.

6136 sayılı Yasanın hatıra teşkil eden veya antika olan ateşli silahlarla bıçakların bulundurulmasına izin verilmesi zorunluluğundan söz eden 11. maddesine, 2313 sayılı Yasa ile eklenen ikinci fıkra ile (görev nedeniyle Devletçe verilen veya kendilerince bu amaçla temin edilen ve bu görevleri sona erdikten sonra meskenlerinde kalan veya kanuni yakınlarına intikal eden kılıç, meç ve benzeri aletler için bulundurma izin belgesi aranmaz) hükmü ile hatıra ve antika nitelikleri yanında üçüncü bir özel edinim koşulu ile izin ve ruhsat alma zorunluluğu kaldırılmış, ancak ateşli silahlar bu hüküm dşında tutulmuştur.

11. maddede 2478 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikte ise hatıra, antika ve görev nedeniyle edinilen ateşli silahlar ile bıçak ve benzerleri konusunda tanımlamalar yapılarak ayrıntılı bir düzenlemeye gidilmiş ve bu düzenleme doğrultusunda çıkartılan 15.1.1982 gün ve 8/4182 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulup 28 Şubat 1982 Tarihli 17619 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmeliğin 15, 16 ve 17. maddelerinde yasanın 11. maddesinin uygulama biçimine açıklık getirilmiştir. Gerek yasa ve gerekse yönetmelik hükümlerine göre hatıra ve antika olan silahlar açısından yönetim izin vermek zorundadır. Görev nedeniyle edinilen bıçak ve benzerleri için ise izin ve ruhsata da gerek olmadığı yukarıda vurgulanmıştır.

Sanık, soruşturmanın tüm evlerinde 14.9.1980 günü, evinde yapılan aramada duvarda asılı olarak bulunan kılıcın ikiyüz yıldan bu yana ailede olduğunu ve kendisine de babasından kaldığını ve antika olduğunu savunmuştur.

Bu savunmaya göre mahkemece görüşü sorulan Adli Tıp Kurulu Fizik Tetkikler Şubesi'nin 4 Şubat 1981 tarihli raporunda: (Kılıç'ın nitelik olarak 6136 sayılı Yasada sayılanlardan olduğu, ancak antika ve hatıra olup olmadığı konusunda teknik görüş belirtilemeyeceğine) işaret edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığı kiriminalistik uzmanlarından mahkemece oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulunun 15.9.1981 tarihli raporunda ise, (kılıcın, tip ve niteliği itibarıyla eski tip bir kılıç olduğu, eskiden kaldığı, değerli ve belirli bir özelliği bulunduğu, benzerlerine az rastlanan ve artık imal edilmeyen, antika olarak kabulü gereken bir silah) sayılacağı belirtilmiştir. Mahkemece üçüncü kez ve Topkapı Sarayı Müzesi uzmanlarından oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulunun, 13.5.1982 tarihli raporunda ise : (Kılıcın, antika değer taşımadığı, müzelik evsafta ve kolleksiyon tamamlayıcı mahiyette bulunmadığı, 1710 sayılı Yasaya göre eski eser sayılmayacağı) açıklanmıştır.

Adli Tıp Kurulu Fizik Tetkikler Şubesi'nin kendi uzmanlık, alanındaki raporu ayrık tutulursa, diğer iki rapor arasındaki açık çelişki belirgin ve göze çarpıcıdır. Yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 17. maddesi (antika) niteliğinin Emniyet Genel Müdürlüğü Laboratuarlarınca saptanmasını öngörmektedir. 15.9.1981 tarihli rapor, düzenleyenlerin görevleri açısından yeterli sayılmalıdır. Aksi düşünülse bile bilirkişi kurullarının raporları arasındaki açık çelişki, karşısında; sanığın bu durumu yetkililerden daha iyi bilmesine olanak bulunamayacağı gibi kılıcın görev nedeniyle edinilmek suretiyle sanığa intikalinde izin aranmayacağına, antika oluşturan silahlar için başvuru durumunda izin vermek zorunluluğu bulunmasına ve bunun için de gerek yasa ve gerekse yönetmelikte açık bir süre belirtilmemiş olmasına göre, sanığın kastı açısından eyleminin suç oluşturup oluşturmayacağı araştırılıp tartışılmadan karar verilmesi, usul ve yasa hükümlerine aykırı sayılmalıdır.

Bu itibarla itirazın reddine karar verilmelidir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, C. Başsavcılığı'nın 20.12.1982 gün ve 192 sayılı itiraz yazısındaki isteminin (REDDİNE), 21.2.1983 gününde oybirliği ile karar verildi.




















 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
Tonyukuk ÖTUKEN
#2
Sayın üyeler.

Antika silahlar harca tabimidir ? Birde sayı sınır var mıdır ? Yurt dışından getirelebilir mi ? Mesela internette Martini_henry ler ve winchester model 1866 ler satılıyor.

Biliyorsunuz ABD de Türk tüfekleri ile ilgili ciddi bir birikim var . Eğer birgün ABD ye yerleşirsem Türk tüfeklerini toplamak çok isterim . Ama çoğunluğu 1899 sonrası yapımı olduğu için malesef antika silaha girmiyor .
 
Alıntı

#3
Ben cezai boyutunu değerlendireyim. Aynı yasanın 33. Maddesine göre Yurt dışından kültür varlığı getirmek serbesttir. Lakin detaylarını danışmakta fayda var.
 
Alıntı

#4
Merhaba, öncelikle şunu söyliyeyim silahlardan pek anlamam.

Konu şu büyük dedem Balkan savaşlarından başlayarak İzmir'de düşmanı denize dökene dek savaşmış bir gazidir. Büyüklerim kendisi ile ilgili birçok hikaye anı aktarırlar. Özellikle Çanakkale savaşı anıları beni çok etkilemiştir. Kendisi Anadolu'da o yıllarda savaşan ve geri dönebilen nadir insanlardan biriymiş. Rabbim tüm şehit ve gazilerimizden Razı olsun ve bizleri onlara layık evlatlar yapsın.

En son Savaş'tan dönerken getirdiği, büyük ağır 9 mm kurşunun sığmadığı üzerinde at resmi olan 1898 yazan toplu bir tabancası bize hatıradır. 80 ihtilalinde silahlar toplanırken büyükannem onu sarıp toprağa gömmüş biraz küf var ama mekanizma çalışıyor.

Şimdi babam hala saklıyor onu, bunu resmi olarak kayıt altına almak istiyorum. Ayrıca bakımını yaptırmak istiyorum. Bunlar mümkünmü, ne kadar masrafı olur. Bu Silahı güzelleştirecek bir tamirci bulabilir miyim ?

Destek olabileceklere şimdiden teşekkürler
 
Alıntı

#5
(19-05-2015, 07:54 PM)Sahbaz demiş ki: Merhaba, öncelikle şunu söyliyeyim silahlardan pek anlamam.

Konu şu büyük dedem Balkan savaşlarından başlayarak İzmir'de düşmanı denize dökene dek savaşmış bir gazidir. Büyüklerim kendisi ile ilgili birçok hikaye anı aktarırlar. Özellikle Çanakkale savaşı anıları beni çok etkilemiştir. Kendisi Anadolu'da o yıllarda savaşan ve geri dönebilen nadir insanlardan biriymiş. Rabbim tüm şehit ve gazilerimizden Razı olsun ve bizleri onlara layık evlatlar yapsın.

En son Savaş'tan dönerken getirdiği, büyük ağır 9 mm kurşunun sığmadığı üzerinde at resmi olan 1898 yazan toplu bir tabancası bize hatıradır. 80 ihtilalinde silahlar toplanırken büyükannem onu sarıp toprağa gömmüş biraz küf var ama mekanizma çalışıyor.

Şimdi babam hala saklıyor onu, bunu resmi olarak kayıt altına almak istiyorum. Ayrıca bakımını yaptırmak istiyorum. Bunlar mümkünmü, ne kadar masrafı olur. Bu Silahı güzelleştirecek bir tamirci bulabilir miyim ?

Destek olabileceklere şimdiden teşekkürler

Sayın Sahbaz,

Benim bildiğim öncelikle polis kriminal laboratuvarına gönderilir. Antika olup olmadığı belirlenir. O rapordan sonra antika ise bulundurma ruhsatı veriliyor, mekanizma çalışıyorsa müsadere ediliyor. Adli işlem ile ile birlikte. Kastamonu taşköprü'de bir abim kar 98 peşine düşmüştü. Ruhsatsız elbette. Alsa da ruhsat çıkaramayacağını öğrenince vazgeçmişti. Oradan biliyorum.

Saygılar,
 
Alıntı

#6
(19-05-2015, 08:02 PM)binajwaad demiş ki:
(19-05-2015, 07:54 PM)Sahbaz demiş ki: Merhaba, öncelikle şunu söyliyeyim silahlardan pek anlamam.

Konu şu büyük dedem Balkan savaşlarından başlayarak İzmir'de düşmanı denize dökene dek savaşmış bir gazidir. Büyüklerim kendisi ile ilgili birçok hikaye anı aktarırlar. Özellikle Çanakkale savaşı anıları beni çok etkilemiştir. Kendisi Anadolu'da o yıllarda savaşan ve geri dönebilen nadir insanlardan biriymiş. Rabbim tüm şehit ve gazilerimizden Razı olsun ve bizleri onlara layık evlatlar yapsın.

En son Savaş'tan dönerken getirdiği, büyük ağır 9 mm kurşunun sığmadığı üzerinde at resmi olan 1898 yazan toplu bir tabancası bize hatıradır. 80 ihtilalinde silahlar toplanırken büyükannem onu sarıp toprağa gömmüş biraz küf var ama mekanizma çalışıyor.

Şimdi babam hala saklıyor onu, bunu resmi olarak kayıt altına almak istiyorum. Ayrıca bakımını yaptırmak istiyorum. Bunlar mümkünmü, ne kadar masrafı olur. Bu Silahı güzelleştirecek bir tamirci bulabilir miyim ?

Destek olabileceklere şimdiden teşekkürler

Sayın Sahbaz,

Benim bildiğim öncelikle polis kriminal laboratuvarına gönderilir. Antika olup olmadığı belirlenir. O rapordan sonra antika ise bulundurma ruhsatı veriliyor, mekanizma çalışıyorsa müsadere ediliyor. Adli işlem ile ile birlikte. Kastamonu taşköprü'de bir abim kar 98 peşine düşmüştü. Ruhsatsız elbette. Alsa da ruhsat çıkaramayacağını öğrenince vazgeçmişti. Oradan biliyorum.

Saygılar,

Bende Kastamonuluyum. Eğer böyle bir Tecrübe varsa bizde karıştırmayalım. Başka bilen Tecrübe eden var mı ?
 
Alıntı

#7
Değerli silahseverler,

İçinde bulunduğumuz yıla ait antika silah bulundurma ruhsat bedeli hakkında bilgisi olan var mıdır?

İkinci olarak ateşli silah ile kılıç, kama vb. kesici silahların ruhsat bedelleri arasında bir fark var mıdır?

Konu ile ilgili yasa maddelerini ve ilgili emniyet birimlerindeki bilgilendirmeleri okuduğum halde harç miktarı ile ilgili bilgiye ulaşamadım. Her yerde aynı bilgi tekrarlanmış: "Dilekçe ile başvurulacak, silah kriminal'e gidecek, rapor verilecek..." Burası tamam da, harcı borcunu geçecek mi? 

Saygılarımla
 
Alıntı

#8
(11-07-2017, 08:25 PM)lenduha demiş ki: Değerli silahseverler,

İçinde bulunduğumuz yıla ait antika silah bulundurma ruhsat bedeli hakkında bilgisi olan var mıdır?

İkinci olarak ateşli silah ile kılıç, kama vb. kesici silahların ruhsat bedelleri arasında bir fark var mıdır?

Konu ile ilgili yasa maddelerini ve ilgili emniyet birimlerindeki bilgilendirmeleri okuduğum halde harç miktarı ile ilgili bilgiye ulaşamadım. Her yerde aynı bilgi tekrarlanmış: "Dilekçe ile başvurulacak, silah kriminal'e gidecek, rapor verilecek..." Burası tamam da, harcı borcunu geçecek mi? 

Saygılarımla

Forumdan yanıt gelmeyince BİMER üzerinden Maliye Bakanlığına sormuştum. Benzer yanıtı arayanlar için gelen cevabı aşağıda iletiyorum:

BİMER e ilettiğim soru demiş ki:Sayın Yetkili,
"Antika Silah Bulundurma Harç Bedeli" hakkında ilgili emniyet birimlerinde yahut web sitenizde bilgi bulunmamaktadır. 2017 yılı için 5 yıllık harç bedeli kaç Türk Lirasıdır?

Saygılarımla.

BİMER den gelen cevap demiş ki:    Cevap: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI > HARÇLAR MÜDÜRLÜĞÜ (09.08.2017 14:40)
    18/07/2017 tarihli ve xxxxxxxxxx sayılı BİMER başvuru dilekçenizin incelenmesinden, antika silah bulundurma ruhsat harcı güncel harç tutarları hakkında bilgi talep ettiğiniz anlaşılmıştır.

    492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin "Silah taşıma ve bulundurma vesikaları" başlıklı 16 ncı maddesinin (b) fıkrasında, bulundurma vesikalarından (2017 yılı için) 1.285,05 TL ruhsat harcı aranılacağı hükme bağlanmıştır.

    Bilgi edinilmesini rica ederim.

Özet: Yeni bir tabanca ile çalışmayan, 100+ yaşında hurda bir tabancanın bulundurma harç bedelleri aynı.

Görünen o ki ateş etme yeteneğini haiz olmayan, 1899'dan önce tarihlerde üretilmiş olsa bile sadece tarih değeri için almak-saklamak düşüncesinde olacağınız ancak antika değeri olmayan bir tabancayı yasal hale getirmek mantık dışı olacak. Bir yığın evrak işi ile uğraşıp, yeni bir silahın yüksek bulundurma harç bedelinin aynını ödeyeceksiniz. Tevekkeli almış bir de-facto başını gidiyor: Feriköy Bit pazarında her tezgahta bir yorgun tabanca-tüfek sereserpe satılıyor. Bu harç bedeli ile sıkı bir pazarlıkla 3-5 tanesini alabilirsiniz. Elbette yasadışı olmayı göze alıyorsanız.

Saygılarımla.
 
Alıntı
5 üye teşekkür etti:
tsuba, Sabri, husrev, Karagoz, sem
#9
Dededen kalma 60-70 yıllık 16 Ga bir çifte evde yatıyor. 
En az 40 yıldır kullanılmamıştır. 
Antika olduğunu sanmıyorum. Bu silahı ruhsatlı hale getirmem mümkün mü?
 
Alıntı

#10
(04-11-2017, 03:53 PM)muyasar demiş ki: Dededen kalma 60-70 yıllık 16 Ga bir çifte evde yatıyor. 
En az 40 yıldır kullanılmamıştır. 
Antika olduğunu sanmıyorum. Bu silahı ruhsatlı hale getirmem mümkün mü?

Forumda daha önce paylaşılmıştı.Yivsiz silahlarla (antika olsun veya olmasın) yivli silahların prosedürü ayrı.Normal yivsiz tüfek ruhsatnamesi için gereken tüm evrakları hazırlayıp kolluğa gidiyorsunuz ve onlara kaydettirmek istediğiniz tüfeğin bu çifte olduğunu senelerdir kullanılmadığını dededen vesaire intikal ettiğini , evraklarının kaybolduğunu belirtiyorsunuz onlarda tüfeği kaydediyorlar.Bu sadece yivsizde olan bir uygulama.Kollukta çalışanlar daha iyi yönlendirebilir.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
muyasar
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi