Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
HK VP70
#1
'' Glock Cool Aid '' müptelaları, ilk polimer gövdeli silahı hayranı oldukları firmanın yaptığı hezeyanı ile yaşaya dursunlar, gerçekler oldukça farklı. İlk polmer gövdeli silah Remington Nylon 66 iken, ilk polimer gövdeli tabanca da HK VP70'dir. Gerçi başımıza bu '' laylon '' tabanca belasını sardığı için HK'yı takdir mi etsek, yoksa kınasak mı bilemiyoruz, ama artık bir realite haline gelen polimerlerin başlangıç noktasını olan ilk başarılı örneğine kısaca bir göz atalım. Big Grin

[Resim: hkvp70zhb1.jpg]

[Resim: hkvp70mekaniktw1.jpg]

Aşağıdaki videoda da, VP 70'i çalışmasını izleyebilirsiniz;

http://video.aol.com/video-detail/handk-vp70/1053344060


VP, Volkspistole, 1968 'de dizayn edilip, 1970'de de piyasaya sürülmüştür, bu nedenle de VP 70 olarak kodlanmıştır. VP70Z sadece yarı otomatik olan '' Zivilversion '', VP70M ise '' Militar '' modelidir.Temel olarak 9x19 mm olarak üretilmiş olup, çok az bir miktar da 9x21 mm olarak üretilmiştir. M versiyonun birkaç yıl içerisinde üretimi durmuş olup, sivil versiyon 1989'a kadar üretilmeye devam etmiştir.

Militar modelinin en çarpıcı mekanik özelliği, kabzaya takılan bir dipçikteki selektörün değiştirdiği mekaniklerle, 3'lü burst / darbeli atış yapabilmesiydi. Sivil versiyonda ise bu özellik yoktu. VP70M'in darbeli atıştaki modda atış hızı 2200 atım / dakika oluyordu.

[Resim: hkvp70selektrqm5.jpg]

[Resim: vp70stockoq1.jpg]
 
Alıntı
2 üye teşekkür etti:
Zemre10, blueokkes
#2
Bir silah bu kadarmı bugünün güzellik zevkine ters gelebilir..

Zamanında ne olay yaratmıştır ama...


Bir arada tamamı polimerden -japonlardı galiba- üretilmiş bir silah duymuştum...Smile
 
Alıntı

#3
H&K bu işi layıkıyla yapan bir kaç firmadan biri sanırım yıllar öncesinden bugünün teknolisine uygun bir makine yapmak gayet güzel. Bu ise ileriyi gören bir vizyona sahip olmalarından gecer.
 
Alıntı

#4
Sn.seagull, H&K AR-GE ve tasarıma en fazla kaynak ve zaman aktaran üreticilerden birisi. Kullandıkları makina ve takımlarının dahi büyük bir kısmını yine kendileri üretiyorlar. Ancak özellikle tabanca tasarımlarında, biraz da fazla detaycılıktan kaynaklanan bir sıra dışılık, teferruat ve bunun sonucunda da yüksek maliyet söz konusu. Buna bir de marka imajını korumak adına uyguladıkları pazarlama ve fiyat politikaları eklenince, özellikle sivil kullanıcılar için uç seçeneklerden birisi konumuna düşüyor.
 
Alıntı

#5
Haklısınız sayın Lupus fakat her ne olursa olsun insanlar para veriyorlar ve buna değmesini istiyorlar. Örneğin benim başımdan bir olay gecti kısaca bahsedeyim; 2008 yılında Beretta inox marka bir tabanca aldım, çok uzun bir zaman gecmeden gövdede boya dökülmeleri basladı ve ben silahtan, firmadan oldukca sogudum ve inatla silahı italyada yaptırdım. Bilirsiniz MKE deki bürokrasiyi bu bana yaklaşık 10 aya mal oldu zaman harcadım boş boşuna onun için güvenmek isterim bir firmaya ve ürününe bu silah olursa daha da hassas olmak gerekir. Bunlar sadece şahsi fikirlerim.
H&K firmasının uzun namlulu silahlar konusunda bir çok zaman sınıfta kaldığını düşünüyorum taki 416 yı yapana dek. Makineli tüfek olsun piyade tüfeği olsun çok fazla verim getiren silahlarla karsılaşamadım.
 
Alıntı

#6
Sayın seagull, ne zamandır yazmak istiyorum, kısmet bugüneymiş.

Eğer vaktiniz varsa ve o günleri hatırlamak sinirlerinizi bozmayacaksa; Beretta Inox (F92 idir sanırım) tabancanızı, boya dökülmesinden dolayı,
MKEK aracılığı ile İtalya'daki fabrikasına nasıl gönderdiğinizi,
bürokratik işlemleri, distribütörün tavrını (yardımlarını veya engellemelerini),
nakliyenin nasıl ve hangi firma tarafından yapıldığını ve ne kadara mal olduğunu,
bu sürecin izlenilebilirliğini (tabancanazın nerede ve ne aşamada olduğunu nasıl takip ettiğinizden bahsediyorum)
bütün bu aşamalarda aracı/takipçi kullanıp kullanmadığınızı, kullanmadıysanız size ne kadar vakte mal olduğunu, kullandıysanız ne kadar paraya mal olduğunu hatırlayabildiğiniz ölçüde detaylandırarak yazarsanız, benim gibi elindeki silahı herhangi bir kırıma uğrayınca ne gibi prosedürlerle yüzyüze geleceğini bilmeyen silahseverlere büyük bir iyilik yapmış olursunuz.
 
Alıntı

#7
Sn. Lupus'un da takdirle sürekli yâdettiği H&K markası çoktandır ilgimi cezbediyor. Özellikle de başlığa ismini veren şu silah. Polimer gövdeye sabit namluyu ilk polimer silahta monte etme cesaretini ve özgüvenini gösteren P7'nin de mucidi zatı rahmetle anmaktan başka elden birşey gelmiyor. Bu markanın işçiliği benim silahlardan sadece "Beretta" kadar kültürlü olduğum dönemde bile dikkatimi o zır cahil devirde çekmişti. P7'yi ilk gördüğümde ne kadar tip olarak beğenmesemde "bu nasıl işçiliktir arkadaş" dedirtmişti ki sonraları Sn. Üstad ın methiylerini de görünce demek ki bu adamlar kalite tanımını dolduruyormuş dedim.

P70'de beni en çok etkileyen özellik böylesi bir görünüme ve kabza yapısına nasıl 18'lik şarjörü yerleştirdikleri oldu. Gerçek bir zanaatkarlık ve geometri harikası. Son olarak insana derin derin "keşke keşke üretilse veya 2. eli denk gelse" dedirtiyor.
 
Alıntı

#8
Sayın Suskun.

Bir yabancı forumda VP70 in namlusunun yivlerinin derin açıldığı bu şekilde gazın yivlerden daha fazla kaçtığını yani sıkıştırma enerjisinin namlu çıkış hızını negatif etkilediğini okumuştum. Sanırım o zamanki polimerlerle alakalı bir sorun olabilir.
 
Alıntı

#9
Sayın Musti267, doğrudur. Bende silahın namlusunu ilk gördüğümde yivsetlerinin ne kadar belirgin ve keskin olduğunu gördüm akabinde atım sonrası bir çekirdeğe ait görsellere denk gelince şaşırmadım. Çekirdek resmen torna tezgahından çıkmış gibiydi. Ama şu bir gerçek ki silah alanının ilk örneği olmasından ve kabze yapısıyla 18 kapasiteyi uzaktan yakından andırmayacak şekilde bir tasarım sanatına sahip olması ve tabi H&K olması beni fazlasıyla etkiliyor. Maatteessüf 18'lik şarjörü bile bizim sahip olmamız adına hayalden ötesi değil.

160 ülkede okul açan bir kuruma "neden?" sorusunu yönelttiğimde bana "ilerde buralarda okuyanların bir kısmı o ülkede mevki makamlara gelecek ve..." diye devam eden bir cevap vermişti, bakarsınız forumumuzdan da ilerde bu koşulları değiştirecek birileri çıkarSmile.

Saygılar.
 
Alıntı

#10
Yıl 1999-2000 PlayStation'lar yeni gelmiş enişteyle deli gibi oyun oynuyoruz en favorimiz "Resident Evil" serisi.

Serinin 2.oyununda, 2 farklı karakterle oyun oynanıyor. 1.karakter ablamız oyun başında bir polis aracının torpidosunda bulduğu Browning HP kullanıyor. 2.karakterimiz ise çaylak polis memuru HK VP70 kullanıyor. Zaten yaşımız küçük ama silah merakı var. İyi kötü silahlar görmüş tanımış kullanmışım ama bu da ne. Acaba uydurma birşey mi. Oyun açıklamasında plastic, ergonomic design gibi ibareler var. Neyse oyunda ilerliyoruz ve bir aparat buluyoruz. Silahın ardına dipçik şeklinde takılıyor ve burst mode (üçlü atış) geliyor. VP70-M ile ilk tanışmam böyle oldu.

Çok çok sonraları merak edip internette araştırıyorum hakikaten böyle bir silah 1960'ların sonlarında üretilmiş. Polimer gövdeli limitli seri atabilen bir tabanca. Bugün bakınca G18 akla geliyor ancak tam 40 sene önce üretilmiş meğer.

http://www.forgottenweapons.com/ böyle bir site var eski silahlar için açılmış takip etmenizi öneririm.

Şöyle bir VP-70 videoları var youtube'da söküm-atım güzelce anlatılıyor. Özellikle yivlerin derinliği nedeniyle oluşan gaz kaçağının, atılmış çekirdek üzerinde gösterildiği bir resim var çok etkileyici. Silahın namlusu sabit ve icra mili yok. Namlu hem icra mili rolünde ve icra yayı namlu etrafında.





(Unutmadan videoyu çeken kişinin gerçek bir profosyonel olduğunu düşünüyorum lütfen sizlerde öyle düşünün ve o tip hangi ortamlara maruz kaldığı, üreticisi vs.belli olmayan fişeklerle atış yapmayın. Hele hele kovanın fırlamaması, merminin patlamaması gibi durumları videodaki arkadaş gibi boş geçmeyin. Dediğim gibi kendisi muhtemelen squib load durumunu analayabilecek bir kimse bu yüzden patlamayan fişeklerin veya tahliye olmayan kovanların üzerine rahatça atış yapabiliyor)

Bir noktada videoda özellikle yavaş çekimlerde tetiğin son noktaya geldiğinde nişangahın nasıl bozulduğunu gösteriyor. Bu tetikten mi atıcıdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum. Ama bozulma bana çok fazla geldi. Bu arada atıcı solak.

Silahın tasarımına üst mesajlarda laf edilmiş. Tasarıma bende takığımdır ancak bu bir hizmet sınıfı tabanca hatta her yanıyla askeri bir tabanca. Tam otomatik (nispeten, üçlü atışı sayarsak), yüksek kapasiteli, hafif ve tasarımı günümüz hassas hedef atıcılığı silahlarına (browning buckmark, ruger target vs.) çok benzer. Bu nedenlerle silah bana neredeyse kusursuzmuş gibi geliyor (tabi burada tetik tasarımını ayrı ele almak zorundayım kullanmadan emin olamayız öyle bir tetiğin işlevsel olup olmadığından).

Şununda altını çizeyim G18'den 40 yıl önce üretilmiş bir tabancadan bahsediyoruz ve onunla neredeyse aynı özelliklerde. Hatta şarjörünün şu fotoğrafı bence G18'den bazı alanlarda biraz daha önde olduğunu bile gösterir nitelikte.

[Resim: IMG_4405.jpg]

Tahmin edebildiğiniz gibi şarjörü otomatik piyade tüfeği şarjörleri gibi üstten basma ile dolduruluyor.

Anlatmak istediğim H&K neden bu platformu geliştirme, ilerletme yoluna gitmeyip tamamen rafa kaldırmış. Yazdıklarımdan bu silah kusursuz harika gibi bir sonuç çıkmasın lütfen. Sadece bu üretimin geliştirilebileceğini düşünüyorum (tabi o zaman geçti artık) bunun neden yapılmadığını merak ediyorum ve dönemine göre çok iyi bir silah olduğunu düşünüyorum. Glock'un günümüzdeki hakim durumunu göz önüne alınca VP-70'in önemi bence daha belirgin oluyor ancak H&K pek çok işinde yaptığı gibi bu iyi işini de batırmayı başarmış görünüyor.

Silahla ilgili
 
Alıntı
11 üye teşekkür etti:
lupus, PersonalDefence, batuhanvurall, Zemre10, husrev, Vefasiz, heisenberg, tirendaz, Rockatansky, usame, defender45acp
  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi